Sign in or Join FriendFeed
FriendFeed is the easiest way to share online. Learn more »
A Brief History of John Baldessari - http://www.youtube.com/watch...
A Brief History of John Baldessari
Play
"This is John Baldessari's pencil." - Ucunu görseydik. -- bkz. http://tumblr.austinkleon.com/post... - m.
The Unabomber's Pen Pal - http://chronicle.com/article...
"What can be learned from the Unabomber? And just as important, should we be listening to an admitted killer in the first place?" - Zamanında dinlemediniz, bakın ne oldu şimdi? Akademinin halen terörörö demeden Unabomber diyememesi. - m.
"The book is a kind of complete works of this violent tech skeptic, including the original manifesto [...]" - Bu doğru olmayabilir: Kaczynski, Lutz Dammbeck'in "Das Netz" belgeselinde Dammbeck'le yine 2003 civarındaki yazışmalarında manifestonun tam ver gerçek metninin dağıtımda olmadığı, hiç bir zaman da yayınlanmadığı gibi bir şey söylüyordu (biraz çarpıtıyor olabilirim; meraklısına tam alıntı temin edilir. Gerçi meraklısı ve tüm neo-Luddizm sempatizanları bu kapsamlı belgeseli izlemeli.) - m.
Ya bu adama bi gicigim var da ne cikaramadim. - der wille¿
Kaczynski'ye mi? - m.
He ya. - der wille¿
İnsan öldürdü diyedir (bütün dünyanın gıcığı oradan). - m.
Muhtemelen. - der wille¿
ben seviyom - ferayebend
Ben de. - m.
Isabelle Huppert and Michael Haneke working - http://www.youtube.com/watch...
Isabelle Huppert and Michael Haneke working
Play
Sanat çok zor. - m.
Altta akan replikler değil; basbayağı NOTASYON. - m.
Sanat yolda olmak midir m.? - der wille¿
Sanat gol atmaktır. - m.
Nehhe. Sanat oradan iyi gormektir. - der wille¿
İyi görmek, iyi vurmak, kaleyi bulmaktır. - m.
Gerektiginde defansa gelmektir. <hisli muzik gir> - der wille¿
O politika; gerektiğinde defansa gelip kayıpları hafifletecek. Sanat santrfordur, golü düşünür. - m.
No Useless Leniency: The Melancholy of Resistance - http://leniency.blogspot.co.uk/2012...
Designing for the Future Book - http://ilovetypography.com/2012...
Prem Krishnamurthy: Project Projects and the Identity of SALT - http://vimeo.com/29519078
Prem Krishnamurthy: Project Projects and the Identity of SALT
Play
1:02 ― "Kurum kimliği denen şey artık daha esnek"; şurada da SALT örneğini de içeren şekilde konuşulduğu üzere: http://ff.im/WlOW8 - m.
1:37 ― (Giampietro'nun da hep lafını ettiği favori PP kitapları yine sahnede: "How Buildings Learn" ve "The Shape of Time" - bkz. http://ff.im/VRB5u) - m.
5:03 ― N'ye layk. - m.
9.05 ― "It's all about the identity of the institution being embedded in its own communications." - m.
9:43 ― "[...] if somebody asks them 'can we have your logo to put on there, to put on our sponsor board, then actually SALT will say 'no; here's our typeface, please type the text.'" (On puan.) - m.
10:12 ― "What it actually does is, it kind of takes the typeface and puts it out into the world in a number of different ways. So you might find some uses that are unexpected." (tam Türkiye'lik.) - m.
10:24 ― "90'larda sorun var demiyorum." (feat. Ahmet Çakar) - m.
10:34 ― "Değişim" - değişmez kimlik fikrini yıkıp bir kuruma esneklik ve değişimin zorunluluğu fikrini mal etmek için sahiden bu kadar takla atmak gerekmesi. 50 yılda bir arpa boyu yolu nihayet almış olmamız. - m.
11:17 ― "[...] certain things are fixed, and certain things change." (Değişmeyen öğeler de var; onlar ilk versiyonla yapılıp bırakılmış. Identity guideline'larının uygulamadan beslenerek ve ona göre güncellenmesi işletilebileceği ölçüde güzel.) - m.
8:06 ― "[the typeface] can become an ongoing curated exhibition system" bu işte tam salt'ın yaptığı şey! kurumsal kimlik de bunu yaparsa CUK oturmaz mı, oturur. bi de bu noktada belirtmem lazım, tasarımda inovasyon salt "tasarım"dan kaynaklanan bir şey değil. tasarım, kurguladığı sistemi en iyi anlayıp en iyi temsil ettiğinde inovatif (ve fonksiyonel ve "iyi") olabiliyor. wikipedia... more... - Okay
Malum, gerekliliklere bağlı kalıp o efsunlu "yaratıcılık" rüyalarına bulaşmamak tasarımda her zaman makul strateji. "En iyi anlayıp en iyi temsil etme"ye dair şüphelerim var ama: bire bir temsil, "literal"lık tehlikesine yaklaşıyoruz çünkü. En iyi temsil her zaman kurumun değerlerini kör gözlere bile gösterecek kadar ön plana itme demek olmamalı. Örneğin "kurum değişime açıklığı mı şiar... more... - m.
Bir de, değişime açıklığın kendinden menkul sayılan kıymetine ve "Wikipedia olmasaydı.."nın sonuçlarına dair biraz şüphem var. Yukarıda "50 yıl" derken düşündüğüm oydu: kurumların değişimi kaçınılmaz olarak kabul etmeleri gerektiği söyleminin yaygınlaşmasıyla (bkz. Buckminster Fuller ve fikir arkadaşları) grafik tasarımın "graphic arts" tanımından sıyrılıp ajans / stüdyo sistemiyle... more... - m.
şimdi çok kısa yazabileceğim ama en azından konumumu söyliyim, beni oradan değerlendir :) ben 'zanaatkar'ım, yaptığım iş akma/kokma yapmadığında, tutanın elinde kalmadığında başarılı sayılırım. düşünmeye de oradan başlıyorum (hatta orada bitiriyorum). ayrıca, tarım ve köy işlerinin zihniyetindeki hata 'kurumu literally temsil etmeye çalışmak' değildi bence kesinlikle, onu yapmaya... more... - Okay
"ideolojisiz olarak" dedin, bişibişi tanrılarını kızdırdın. - Fåruk Ahmet Pedersen
!
oval2.png
Oval geliyor, kimsenin haberi yok. Oval yahu! - m.
gercekten mi? - Caner Olcusenler
Ways of reading / from a working library - http://aworkinglibrary.com/library...
"Reading and writing are not discrete activities; they occur on a continuum, with reading at one end, writing at the other. The best readers spend their time somewhere in between." - m.
↳ "[...] reading and writing go on simultaneously. The writing is added to, subtracted from, re-placed, canceled, as I go on reading. The reading is guided and directed and made fruitful by the writing: the more I write, the more I know what I am looking for, the better I understand the significance and relevance of what I find." - m.
ilk yorumdaki alıntıya katılmak + like - robdöşambr
"Read voraciously, many books at a time. Only then will you hear the conversation taking place among them." - vuu... aynı anda 8 kitap okuduğumu hatırlıyorum, 1-1.5 sene önce. (yazının güzelliğinden ziyade, benliğime hitap ettiği, gururumu okşadığı için sevdim gibi, heh. affola!) - robdöşambr
"Bitireyim ki başlayayım" lineerliğine ben de hiç gelemiyorum; çoğu zaman aynı anda en azından biri kurgusal olmayan, diğeri olan iki kitap okuyorum (kurgusal olmayanın bir olduğu pek olmuyor). "Bitirememe suçluluğu"na da götürüyor o bitirmeci tavır; sanki kitapları bitirme yükümlülüğümüz varmış gibi. - m.
"Bitirememe suçluluğu"nu çok hissediyordum. Bir keresinde, satın aldığım bir öykü kitabı vardı, daha ilk 2-3 öyküde çok canım sıkılmıştı. Hem 3-5 lira verdiğim için, daha ziyâde, "bitirememe suçluluğu"ndan dolayı kendime işkence ederek devam ettim. O kadar kötüydü ki, çok zor olan o suçluluk duygusunu dahi kırdım, yarısında filan yırtıp attım kitabı. Btw, şu kitap: http://www.kitapyurdu.com/kitap... (hah, "reklamın iyisi kötüsü olmaz" gibi oldu) - robdöşambr
Kitap o kadar kötüymüş ki link bile çalışmıyor. - m.
Benim şanssızlığım, bende çalışıyor! :) - robdöşambr
Demek ki benim kesinlikle okumamam lazım. Bu arada, madem konu açıldı: http://booktwo.org/noteboo... - m.
"Ayten de yok artık" (daha bayık olması için sonunda 3nokta'sı eksik) isimli kitap (http://www.idefix.com/kitap...) - robdöşambr
Karşıma çıkmışken ve bu feedi hatırlatmışken: 10 Tips on Writing from David Ogilvy - http://www.brainpickings.org/index... - robdöşambr
"Read voraciously, many books at a time. Only then will you hear the conversation taking place among them." +1 - Ahmet Yükseltürk
bkz. "Seneca on Gathering Ideas" -- http://takingnotenow.blogspot.com/2007... - m.
↳ "Reading "refreshes," but it must lead to writing. Neither activity should be pursued at the exclusion of the other. "Continuous writing will cast gloom over our strength, and exhaust it," while continuous reading "will make our strength watery and flabby. It is better to have recourse to them alternately, and to blend one with the other, so that the fruits of one's reading may be reduced to the concrete form by the pen." - m.
bkz. "read/write" -- http://booktwo.org/noteboo... - m.
↳ "[...] reading and writing, for me, are not separate activities. It’s all way-finding, orienteering through literature, and sometimes someone else has beaten down the path and sometimes you have to make it for yourself." - m.
bkz. "The Keyframe Bias" -- http://blog.jackcheng.com/post... - m.
↳ "[...] merely reading a lot won’t make you a great writer, just like listening to a lot of music won’t suddenly make you a piano virtuoso, because reading emphasizes the drawbridge words. On the flip side, writing a lot without reading much leaves you all backwind and no drawbridge, trying to get from point A to point B without stopping to admire the view. It’s only by doing both reading and writing that you start to understand how to string the different words together." - m.
bkz. "Encroachment" -- http://aworkinglibrary.com/library... - m.
↳ "Montaigne, whose scribbling habits amounted to a conversation, would continue the dialog at the back of the book he was reading, including the date on which he had finished it in order to better recall the circumstances of the event.…For Montaigne, this reading method was necessary for what he called his “quest for truth”: not the story as given by the words within the confines of... more... - m.
Every book alights a path to other books. Follow these paths as far as you can. This is how you build a library. - Ahmet Yükseltürk
LENIN'S TOMB: Greek election results analysis - http://www.leninology.com/2012...
"[...] in Athens, about half of police men and women voted for the neo-Nazi Golden Dawn party. So, think about that next time you see the kindly officers helping protesters on their way with tear gas and batons." - m. from Bookmarklet
Graphic Interface (Douglas Rushkoff) - http://thenewinquiry.com/feature...
Başta bahsi geçen "Zuccotti Park günleri"ne istinaden, bkz. http://ff.im/Odz0a - m.
!
niblett.png
Astroloji takıntılı olduğunu biliyorsun di mi? Konser tarihlerini de soruyor mu falına acaba önceden? 3 Ocak'ta Neptün yükseliyor mu alçalıyor mu düz mü gidiyor? Önemli bunlar. - Fåruk Ahmet Pedersen
Yok, bilmiyordum. #gökhanyubunugör - m.
« She also is said to use astrology to predict the best place and time to record her music. » :) Wikipedia'dan. - Fåruk Ahmet Pedersen
suzın milöre sorsak gene "aa o tarihte mercury retrograde, hafazanallah" der başka lafı yok bana zaten. sıkağtcım da onu mu okuyo acaba? - ciliney!
Henüz Arka Oda'nın programında gözükmüyor konser (normal gerçi, bir sonraki ay zira); yetkili bir ağızdan duymadan kendimizi fazla vakfetmesek aslında. - m.
m. sen yetkili bi abiye benziyosun diye heveslendikti biz de - ciliney!
last.fm'den okuyom ben ya. - m.
burda da yazıyo http://puschen.net/shows.html yetkili bi siteye benziyo. - ciliney!
Ha, o zaman iyi. - m.
Kafası çalışan biriymiş, layk :) aslında olası ki etrafını kontrol etme takıntısı var ve bu yüzden de korkuları olduğunu düşündüm.. eğer öyle değilse veya aştıysa süper. - Gökhan Yu
« konser maalesef Mayıs ayına ertelendi… Scout pasaportunu kaybettiği için Avrupa turnesini Mayıs’a kaydırdı… ama Mayıs’ta %100 olacak… bilginize. » - Fåruk Ahmet Pedersen
vay şaşkoloz - ciliney!
%100 demiş jinx etmiş, bunun gerisi gelmez ben söyleyeyim. - Fåruk Ahmet Pedersen
yav iki gram materyalist olun, gelcem diyorsa gelir. gelsin. - ciliney!
Geliyor, geldi çattı hatta; ↑. - m.
belki pasaportu kaybetmemistir de, mars'in retrograde'den cikmasini beklemistir? - Feride Nizamettin
Olabilir; "sen de mi suzın milırcısın sıkağt" diye bir sıkıştıralım konser sonrası, çıkar kokusu. - m.
Yine fena kaçırdınız. http://vimeo.com/41702291 - m.
Şunları hatırlatın gözünüzü seveyim yine aklımdan çıkmış, eyallam, yıl oldu bi konsere gidemedim, hepsini itinayla kaçırıyorum. - Fåruk Ahmet Pedersen
Bir gün kala hatırlattıydım ("↑") aslında; daha yakından hatırlatayım bundan sonra. - m.
ben de unuttum ya :( - pinarus
:( - m.
Taking note: Musil on His Notebooks - http://takingnotenow.blogspot.co.uk/2011...
"Musil tried to make the vast material accessible to himself by assigning to entries a sequence of numerals and letters. Apparently, there are 100,000 of them. This system of reference is, however, very opaque to outsiders." - m. from Bookmarklet
"If you look after truth and goodness, beauty looks after herself." - Eric Gill
tam da adamı söylemiş. - Okay
O kısmına hiç girmeyelim. Ben hayat hikayesini bilmezken, Edward Tufte'nin "Beautiful Evidence"ının başında alıntılanmış haliyle görüp etkilenmiştim; sonra "Looking For Mr. Gill" belgeseli sağolsun (meraklısına tavsiye olunur), farklı çağrışımlar da kazandı, ki kazanmaz olaydı. - m.
vaay filmi duymamıştım, çok merak ettim. hep bi mesafeliydim ben fontlarına, bilmeden. - Okay
Şuradan buyurunuz: http://ge.tt/5OoUBcg - m.
Boylesi var bir de, biraz tersi ("lightly edited") :) "It seems that if one is working from the point of view of getting beauty . . ., and if one has really a sound insight, one is on a sure line of progress. If there is not complete agreement between . . . one's work and [the truth], one should not allow oneself to be too discouraged, because the discrepancy may well be due to minor... more... - mkz
film için çok teşekkürler, hiçbir yerde bulamamıştım. bazı olayların belgesellerinin çekiliverilmiş olmasına çok seviniyorum. - Okay
Ne demek.. Samimi belgesel; Ditchling'in (http://en.wikipedia.org/wiki...) altını üstüne getirmiş, Gill'in hayatına tanık olan yaşı hayli ileri ahbaplarını bulmuş orada ve dünya gözüyle konuşturup çekivermiş sahiden, sırf o yanıyla bile kayda değer. - m.
mkz: ilk okuyuşta antitezi gibi hatta, ama elbet Gill nere, Dirac nere; bağlamlar uzak hayli :) Yüzyıl ortası fizik deneylerindeki "yaratıcılığın" iyi bir örneği bu aslında; önce spekülasyon, sonra deney, sonra spekülasyonun deney verileri üzerinden "truth"la ite kaka bir yaratıcılıkla örtüştürülmeye çalışılması ve tekrarla "discrepancy"i azaltma çabası. - m.
beauty varsa tabi =/ - rêber
Mistaken manuals of style - http://openendedgroup.com/index...
Eric Gill'in kemiklerini aynı sözü vesilesiyle şurada sızlatmıştık: http://ff.im/AClz1 - m.
The Local-global Flip, Or, "the Lanier Effect" - http://edge.org/convers...
"We used to think that information is power and that the personal computer enabled lives. But, according to Jaron Lanier, things changed about ten years ago. He cites Apple, Google, and Walmart as some of the reasons." - m.
Lanier'in "cybernetic totalism" eleştirisi işi ekonomi-politiğe götürecek, kapitalizmi ve mevzubahis sistemleri bizzat sorun olarak ele alacak kadar ileri gitmemesiyle, biraz da "eski dünya" savunuculuğunun dozunu kaçırmasıyla hevesleri kursakta bıraksa da, yeni tekno-ütopyacılığa vadinin ortasından, beklenmedik ve çok güzel goller atıyor. "You Are Not A Gadget"ı okumayacaksanız (bari) bunu okuyun veya izleyin. - m.
Bookshelf: Rob Giampietro - http://www.itsnicethat.com/article...
Bir kaytarma / "procrastination" / ağırdan alma / beceriksizlik / kendini kandırma biçmi olarak "bir işi öyle önemsemek ki bir türlü başlayamamak" --- tanımlar, "bana da oluyor"lar, grup terapisi, olası çözümler; hepsi bu fiidde buluşuyor.
Konu şurada açılmıştı: http://ff.im/ImJek - m.
(mkz'ye not: dikkat edersen konuyu önemsiyorum; fiid açmam bir hafta sürdü.) - m.
Yapılması gereken şeyler olduğu barizken hiç bir şey yapmamak veya kasten tamamen gereksiz, ilgisiz işlerle uğraşmak değil; önemsiz işleri öne alıp önemlileri sonraya atmak, öncelik sırasını başaşağı etmek, ıvır zıvır veya gündelik önemdeki işleri çok güzel halledip esas önemsenenleri "o mu, o çok önemli; şimdi bu dağınık kafayla / yorgunlukla / bunca işin arasında / [...] ona... more... - m.
ben halledebildigim zaman soyle hallediyorum o isi. o isin tam kafamdaki gibi yapilmasi icin ne asamalar lazim, bunun ayrintili dokumunu cikariyorum. sonra onu, isin bitmesi gereken zamana kadar ufak ufak boluyorum (erken baslamazsan olmuyor haliyle). daha cok zamanim var demiyor, yapmam gerektigi belli oldugu andan planimi programimi yapiyorum (hep degil tabi kirk yilda bi maselef).... more... - Feride Nizamettin
başlayamamak işin yarısıdır. - Rapri Sokapri
her seyi de evrimle aciklamayin kardesim, o evrim isini cok karistirdilar!!! yazi yazmak biyolojik uzantimiz mi ki, yaziyi procrastinate etmek evrimsel bir mekanizma olsun? hazzi erteleyememe filan dese yine bi nebze. - Feride Nizamettin
bana da oluyor, çözüm bulsunlar da faydalanayım laykı. - seyyarat
1. hayvanla akıl arasındaki arzu paritesi kaymış olabilir. 2. akla dayatılan işin kendisi, aklın aslında yapmak istemediği bir angarya olabilir. 3. iş önemseniyor lakin kapasite, onu çevreleyecek bilginin edinilmesine izin vermiyor olabilir. aklıma aha bunlar geldi. - kunthar
Ben de buraya bir seyler yazacagim ama onemsedigim icin yazamiyorum bir turlu :( (Bunu baslama yolu olarak kullanmak? "Ya bi turlu baslayamadim, simdi soyle..." seklinde?) - mkz
interneti kapatınca yapılıyor. internet insanın psikolojisini etkiliyormuş... - paraşütler
bu ne guzel feed idi, bir anda soldu gitti. dusunelim bulalim careleri, efficient procrastination yollarini yaratalim. - Kiraz
Açmadı bile, ne solması; başlar gibi olunca hemen konsept dahilinde bir kenara koyduk, önemsediğimizi gösterdik. Canlan ey fiid. - m.
mkz: Karşılıklılık içeren şeylerde, örneğin yapılacak şey birine bir şeyler yazmak vs. ise, fazla da resmiyet yoksa o güzel işleyebiliyor. Richard Stallman'ın bir süre cevap veremediği maillere otomatik gönderilmek üzere ayarladığı bir mail cevabı varmış; bunun bir uç noktası olarak kayda değer: http://pastebin.com/JpdrTKD5 (mailleri günde bir kez toplu olarak alıyor, offline cevaplıyor, cevapları bir sonraki gün bağlanınca toplu gönderiyor; akıllı adamın hali başka) - m.
bir de insanin akli her gun baska calisiyor, oyle bisey de var, yok degil. hormonal midir, psikolojik mi niye bilmiyorum. - clara glass
Yediğin yemekten, soluduğun havadan bile olabiliyor o. Şimdi incir yesem kafam deli gibi çalışır mesela, ama yok incir, yiyemiyorum; gelsin prokrastinasyon. - m.
Benim sallamacılıkla ilgili son zamanlarda denk geldiğim en hakkaniyetli tesbit sevgili Merlin Mann'inki idi (yıllardır kafa yoruyor kendisi bu konuya, döndü dolaştı bu noktaya geldi, noktayı koydu): "We procrastinate when we've forgotten who we are." Bağlamı olmayınca laf havada kalacak şimdi, bağlamını özetlemeye de üşendim (!) ("bir ara" özetlerim), siz de tamamını izlemeye üşenin,... more... - m.
videoyu izlemedim daha da, o dediginin baglami anlasiliyor gibi geldi, yani bana ifade ettigi kadariyla cok makul. yalniz buna gore ilerleyen yaslarda procrastinate etme olasiligi daha fazla oluyor. bir yegenim var benim daha 19 yasinda benden daha buyuk procrastinator, bu durumda onun yasadigi baska bisey oluyor, kavak yelleri mesela! - Kiraz
açıklardım şimdi ama bu kafayla zor... - miss from BuddyFeed
arzu paritesini aç kunthar.. vur kaç yapma bu konuda bah.. :) ben *isityorum* ama bana dayatılanı değil, dayatılmayanı istemek istiyorum. Ama onu istemek için de gücüm az.. bu ancak etrafımdakilerle olur, o da az.. - aralık
Yukariya. - Kiraz
"Siire baglamis. Gececen." ― der wille, 2012 || → Niçin? "Şiire bağlama", gündelik / politik malumatı şiirsellik içeren iddia ile açıklamak, savunmak veya yanlışlamak neden sakat? Zıttı ne, veya olması gereken ne; katı bilimsellik mi, eldeki veriye bire bir ve mutlak sadakat mi? der wille açıklıyor.
Her şey şurada başladı: http://ff.im/SDjYQ - m.
Alternatifi kati bilim seklinde gormuyorum aslinda. Yazinin, nesredilenin minimal oldugu surece taban bir ahenk ihtiva etmesinde sakinca yok. Link'lenen fiid prayvt oldugu icin mevzunun suradan ciktigini ekleyeyim: http://www.eksisozluk.com/show.... Emma Goldman hakkinda 'seneler once' okumustum biraz. Acikcasi sevmemistim. Bodoz ve sevimsiz gelmisti (daha sonra klasik... more... - der wille¿
I'll take "plain and clear" on any day. - Emre Sevinc
nerde kullanıldığına bağlı bu söylemin, eğer politik bir metinse başarılı bir strateji olduğu açık; ortalama dildeki imkanları zorladığı için. (bkz. 90 sonrası büyüyen toplumsal hareketlerin metinleri, klasik anarşizmin de pratiğe teoriden daha meyyal olduğunu düşününce normal, hele goldman gibi bu tavrı belirgin biri açısından) teorik bir metinse genelde dönüp, insanın kendine saplanır. - felix
Bugün bi Emma Goldman bişeyi okudum, bu fiid/muhabbet geldi aklıma, hoplasın. - mkz
American Insurgents: A Brief History of American Anti-Imperialism - http://www.haymarketbooks.org/pb...
American Insurgents: A Brief History of American Anti-Imperialism
Lenin's Tomb'un (http://www.leninology.com) yazarı Richard Seymour yazmış. - m. from Bookmarklet
The New Aesthetic | Blog | Really Interesting Group - http://www.riglondon.com/blog...
The New Aesthetic | Blog | Really Interesting Group
Show all
"[...] we’ve got frustrated with the NASA extropianism space-future, the failure of jetpacks, and we need to see the technologies we actually have with a new wonder. Consider this a mood-board for unknown products." - m. from Bookmarklet
Pixel art ucak var. :) - der wille¿
İşlevselmiş o; hızlı hareket eden nesnenin uzaklığını algılamayı zorlaştırıyormuş. - m.
Simdi gordum. Kamuflaj cakalligiymis evet. - der wille¿
Enteresan, bu tekno-estetikle beraber genel guzellik anlayisi da evrilir mi (veya evriliyor mu) acep? Ne bileyim, ko$elilik filan, tuhaf. - der wille¿
Burada "yeni estetik" adı altında biraz fazla cesurca genelleme yapılmış, ama kentli orta sınıflarla sınırlı ve kültürel bağıllığa tabi de olsa değiştiğine dair somut emareler var (evrilme diyesim gelmiyor; ekonomi-politiğin dayattığı tepeden inme ve belki de geçici bir hal zira). Üstelik iş "estetik mühendisleri"nin bu estetiğin bizatihi "mühendisliği yapılmış" bir estetik olmasını... more... - m.
Konuşmalar var: http://booktwo.org/noteboo... - m.
Çomak sokanlar (iyi ki) var; Bruce Sterling: http://www.wired.com/beyond_... -- Simen: http://enthusiasms.org/post... - m.
Bruce Sterling romanlarina cok heves beslediydim bi ara. - der wille¿
Sonra gecti. - der wille¿
Bruce biraz bozdu. Geleceğe dair sinik-nihilizmi, örtülü Kuzey Amerikalı teslimiyetçiliği çok sıkıyor yer yer. Ama durup durup yukarıdaki yazıda olduğu gibi ince görüyor, isabetli konuşuyor işte. - m.
Three screens, a blinded cyclops, a name – The New Inquiry - http://thenewinquiry.com/blogs...
Three screens, a blinded cyclops, a name – The New Inquiry
"Socialism and/or Barbarism" kaldığı yerden (bkz: http://ff.im/OWu5R), The New Inquiry'de devam ediyor. Bir kez daha bir isim/mecra meselesi muazzam bir yazı doğurmuş; soluksuz okudum. - m. from Bookmarklet
XOR <senaryoya x-men dahil olur> - der wille¿
Hayat XOR ("sadece bir tek doğru yok"). - m.
"XOR Kapısı" - STV dizisi olur. - m.
(gitti güzelim fiid.) - m.
Nnehe. Sulandirdim ya. :/ Dayanamadim ve fakat. - der wille¿
Olsun, arkadaşlığımız pekişti. - m.
Taking note: Categories and Wastebaskets - http://takingnotenow.blogspot.co.uk/2012...
"[...] the regularity of the world does depend upon the arbitrary choices we make in categorizing the world. "Reality must be regular because reality is distinguished by the very fact that it conforms to the requirements of the non-wastebasket compartments of our categorical scheme." - m. from Bookmarklet
Yak bütün "everything bucket"ları: http://al3x.net/2009... , http://ff.im/Nx880 - m.
İVEDİ: Hasar tespiti için inşaat mühendisi bilirkişi bulmam lazım. İstanbul Adliyesi'nin sitesinde bilirkişi listesi linki çalışmıyor. Sitede bilirkişilere nasıl ulaşılacağına dair başka bir bilgi de yok. Hızlı bir şekilde bilirkişi nasıl bulunur? Avukatlar, bir yol gösterin.
Bilirkişi cumartesi çalışır mı? - m.
Bilirkişiyle pazarlığa girilir mi, yoksa tarife neyse o mudur? - m.
Avukat bir arkadaşıma sordum, "Bildiğim kadarıyla bilirkişiyi mahkeme bulur, şahsi başvuru yapıldığını duymadım," dedi. Şimdi kendi stajı için adliyeye gidiyor zaten, şahsi başvuruyla ilgili bilgi alacak adamlardan. Neden istediğini de sordu m., sigorta için mi olacak? - pinarus
Park Otel'le ilgili olduğu kesin mi m.? Cumartesiyi, pazarlığı bilmiyorum ama patrona sordum, İnşaat Mühendisleri Odası'na sorsun, konuya da "Park Otel" diyerek başlarsa üstüne atlarlar, yönlendirirler, dedi. Hatta Mimarlar Odası daha çok atlarmış (onlar kanlı bıçaklı ya Park Otel'le). - Fåruk Ahmet Pedersen
pinarus, sigorta için değil (sigorta yok); dava açmaya karar verirsem, veya başka bir hukuki / cezai süreç olursa elimde hukuki geçerliliği olan yazılı bir belge olsun diye. Benim dolaylı bir şekilde görüş aldığım bir avukat "siteden bilirkişi listesine baksın, orada bilirkişilerin bağlantı bilgileri vardır" demiş; ben de şaşırdım, dilekçeyle adliyeye başvurularak bulunur sanıyordum. - m.
Faruk: (oraya girmeyeyim diyordum da), olay tekrar etti, ve evet, kesin. Ve kesin olmasına rağmen, halen saldırgan tavırlarla sindirip kendilerini korumaya çalışıyorlar. Mimarlar Odası konusunda dediğim avukat da tavsiye vermişti; İnşaat Mühendisleri'ne de gideyim, sağol. (Edit: sakinleştim, gereken editi yaptım.) - m.
Göster onlara günlerini. - Fåruk Ahmet Pedersen
Tekrar konuştum, "Önce dava açılır, bilirkişiyi mahkeme atar," diye onaylamış adamlar da. Arkadaşım da Mimarlar Odası zaten bu işin peşini kovalıyorsa onlarla görüşmenin daha iyi olacağını söyledi. Kolay gelsin ne diyeyim. :/ Başka bir şey olursa sana telefon numarasını filan da verebilirim bu arkadaşın, hemen her gün adliyede olduğu için sorulara cevap bulunur. (Edit - yazmayı unuttum: Bunların dışında delil kaybolmasın diye polise tutanak da tutturulabilirmiş.) - pinarus
pinarus, çok sağol, düşündüğüm gibiymiş. Artık peşinen istenen dava masrafları da şu hasarlı durumda zaten muhtemelen kaldıramayacağımız kadar yüksek olduğundan hak hukuk kökten yalan bu durumda (bu heriflerin çalıştığı profesyonel kurumsal hukuk bürosuyla benim tutacağım işi başından aşkın avukat nasıl başa çıkacak o da ayrı konu); umut yine mahalli savunma güçlerinde (koruma derneği,... more... - m.
pofff, cidden allah belalarını versin ya. yapılacak birşey olursa haber et sen yine. - pinarus
Tepenin Ardı (Fragman) - http://vimeo.com/38123970
Tepenin Ardı (Fragman)
Play
Çok isabetli, çok dengeli, çok akıllı; muazzam bir film. Diyecek pek bir şey bulamıyorum henüz, görüldüğü üzere. Festivalciler kaçırmasınlar. - m. from Bookmarklet
henüz izlemedim ama peşinen sevdim - jeordie
Ayağı yere (Türkiye'ye, yakın geçmişine, bugününe) basıyor, ve didaktik de değil (nadir bir birliktelik). Bağırmıyor, göze sokmuyor; arkalardan dolaşıyor, ince işliyor. Seversin. - m.
nerden seyredecegiz bunu? - Kiraz
acting. :( - Laleña
Kiraz: sizin köye ne zaman gelir bilmiyorum; daha burada bir kerecik gösterildi, gösterime girmedi. Ama festivalde ulusal yarışmada en iyi film seçildi (birkaç gün önce); o yüzden yakında girer, birkaç aya da DVDsi çıkar sanırım. - m.
Laleña: bence, fragman. :( - m.
oley, sagolasin, ekledim seyredilecekler listesine. - Kiraz
(Beklentiyi daha da yükseltmek gibi olmasın da, fragman gerçekten kötü. Hoş, daha iyisi nasıl olurdu bilemedim; film konusuna dair o kadar az şey gösteriyor ki adeta özete gelememiş.) - m.
nerde cekmisler filmi, biliyor musun? - Kiraz
karaman'in ermenek ilçesinin balkusan köyü yakınlarındaki bir boğazda diye biliyorum. - ali aga
Austin Osman Spare - Wikipedia, the free encyclopedia - http://en.wikipedia.org/wiki...
Austin Osman Spare - Wikipedia, the free encyclopedia
"Austin Osman Spare (30 December 1886 – 15 May 1956) was an English artist who developed idiosyncratic magical techniques including automatic writing, automatic drawing and sigilization based on his theories of the relationship between the conscious and unconscious self. His artistic work is characterized by skilled draughtsmanship exhibiting a mastery of the use of the line, and often employs monstrous or fantastic magical and sexual imagery." - m. from Bookmarklet
Black Sky Thinking | Against The New Naive: ‘Innocence’, Branding, & Michel Houellebecq - http://thequietus.com/article...
Black Sky Thinking | Against The New Naive: ‘Innocence’, Branding, & Michel Houellebecq
The "Garbage Heap" of Memory: At Play in Pope's Archives of Dulness - http://cerisia.cerosia.org/article...
Eliot, T. S. 1922. The Waste Land -- http://www.bartleby.com/201...
wasteland.png
Baglamis (hehe). - der wille¿
bahar ferahini betimlemis eliot ya. parilti ferahi daha iyi. - csscp
bahar sancısı, fena. - jeordie
bahar sancısı, fena. - jeordie - m.
"“Sir—” remarked Samuel Johnson with droll incredulity to someone too eager to know whether he had finished a certain book—“Sir, do you read books through?” Well, do we? Right through to the end? And if we do, are we the suckers Johnson supposed one must be to make a habit of finishing books?" - m. from Bookmarklet
Schopenhauer, who thought and wrote a great deal about reading, is on Johnson’s side. Life is “too short for bad books” and “a few pages” should be quite enough, he claims, for “a provisional estimate of an author’s productions.” - der wille¿
Ikinci dereceden iktibas (via Schopenhauer): "For ever reading, never to be read." -- Dunciad iii. - der wille¿
Önceki dize de lazımmış: "A Lumberhouse of Books in every head, / For ever reading, never to be read." - m.
İkinci dereceden troll-iktibas: "şiire bağlamış. geçecen." - m.
ashgdggs troll-iktibas. - der wille¿
.
mallarmé.jpg
bence de - clara glass
stéphane +1 canim. - hybridus
clara, bir siirin gucu nereden geliyor, var mi birtakim tanimlar, su su su unsurlari barindiran siirler digerlerinden daha basarili diyen? kotu sekilde sormus olabilirim yalniz. - Kiraz
kiraz, oyle evrensel bir tanim yok; ama sunu soyleyebilirim, siir hakkinda ifade edilen yargilar arasindan en iyileri yine poetik bir sekilde yapilmis olanlar oluyor. bu ornekteki gibi. - clara glass
clara, tabi bilebiliyorum evrensel bir tanim olmadigini da, sizin ozellesmis alaninizda, birtakim cok meshur sairlerin ortak yanlarina yonelik yapilmis tanimlamalar var mi diye merak ettim. yani mesela soyle diyesim geliyor, birakim evrensel insanlik hallerini, kendi ana dillerini etkin bicimde kullanarak siir kalibina doken insanlar digerlerine gore daha iyi sairlerdir mesela... ayh ne zor anlatmasi, demek bu sebepte sair degilim. bosverin arkadaslar yok bisey. - Kiraz
aaaaa, m. comment sildi! - Kiraz
İftira! - m.
kiraz, hahaha m.yi yakaladin. dedigini anladim, oyle bir iyi sair tanimi yok hakkaten bildigim. ama dedigin tanimdir olsa olsa, klasiklere yapilan tanim gibi. evrensel insanlik halleri, dilin etkin kullanimi, ari dil, zamanlarotesilik, etc - clara glass
(diplomasi çerçevesinde karşılıklı comment silmek ne güzelmiş.) - m.
(evet, sulh icindeyiz) - Kiraz
(bundan sonra böyle; gereksiz ihtilaflara yer yok.) - m.
(bunlari okuyanlar hicbisey anlamiycaklar :) - Kiraz
siir cok guzel bisey m. - Kiraz
(boşver, bize bir şey olmasın.) - m.
Şiir çok güzel, evet. (şimdi dervil gelip "şiire bağlamış, geçecen" deyip bir taşla iki kuş yaparsa fena oluruz fakat.) - m.
aa tam da şiir nasıl ya derken gelmiş fiğd. layk. - outro
Şiir başka türlü de önemli: şiirsellik olmasa hiç sanat yapamazdık. Saf veriyle, doxa'yla, gerçeğin çölünün kumuyla mı sanat yapacaktık? "Sanatı bilen" sanatçı (feat. Ömer Üründül - "iyi futbolcu o; futbolu biliyor.") şiirselliği içselleştirmiş olandır. - m.
"gerçeğin çölü" de çok şaibeli - outro
Üstüne şiirsellik sinmiştir, ondan şaibelidir. Yoksa gayet net. - m.
comment win. - outro
bu arada, saf veriyle doxayla sanat yapan arkadaşlara selam ederim http://www.fluxus-aurelius.com/ - outro
Şiirselliği, hatta ifadeyi kökten dışlamaya niyetlenen çok; zaman zaman "oluyor" da, ama uzun vadede saf veriyle, doxa'yla yapılan sanat karın doyurmuyor; daha doğrusu olsa olsa karın doyuruyor, ama besleyici değil. Çoğu zaman tepkisel kalıyor ve sanatla-ilgili-sanat kulvarında artistik patinaja dönüşüyor (böyle iki cümleyle devirip atmak elbette büyük haksızlık da, mecranın karakterine verelim). - m.
Dalgali italik. - der wille¿
dervil, yine biçimsel özelliklerden vurdun. - m.
dervil, russian formalism ;_; - outro
m., muhteviyattan vurmayayim dedim. Ona buralardan iyi vurulmuyor (zemin musait degil). adlkjh abov simdi gordum. zaten yazmissin "şiire bağlamış, geçecen" diye. Predictable troll is good troll. - der wille¿
Troll Preemption: A Modern Approach. - m.
(Zemini hazırlardık yahu; icabında astroturf eylerdik, sen vuracak ol.) - m.
Least Squares Troll Estimation: Foundations. - der wille¿
peki havanın ve sessizliğin çevresinde asılı kaldığı kelimeden sonraki kelime? o kelime hakkında ne demeliyiz. birbiri ardında havada asılı kalan kelimelerin bağlandığı boşlukta yüzen için ne demeliyiz... diyerek muhabbeti böleyim. - outro
Yok ya ben boldum muhabbeti outrotro. Siz devam eyleyin, ben seyrediyom. (Programa seyirci troll olarak katiliyorum) - der wille¿
outro, bizzat şiirselliği tanımladın. - m.
m, yazıyor musun? yazıyorsan nereden okuyoruz biz onu? - outro
outro, yazıyorum da, pek kamuya açık değil. Açılma sorunlarım var, onlarla uğraşıyorum. - m.
hmm shy guy sorunu. anladım. - outro
Değil aslında da, fiidin maksadını aşmayalım şimdilik :| - m.
olur. şiir hakkında pek konuşulmadığı için ısrarla yukarıda tutuyorum fiğdi. ama devamı gelmiyor. - outro
Şiir hakkında konuşurken bizim kuşakların genel ızdırabı olan üçüncü göz durumu çok devreye giriyor, biraz o yüzden de zor, belki o yüzden de konuşulmuyordur burada: sanki hep dışarıdan birileri bakıp evrensel kuralları olmayan, doğrusu yanlışı muğlak konulardaki çok bilmiş tabirlerimize kıs kıs gülecek, veya her an gelip ironi bombası atıp ters köşeye yatırabilir gibi bir his hakim oluyor. (dervil, üstüne alınma; sana saha hep açık, gel vur viran eyle.) - m.
Hehe yok yav alinmadim. Devam eyle sen, ilgiyle takip ediyom tesbitleri. - der wille¿
kendi şairini bulamamak, benim derdim bu. içimden mısraları geçen tek şair oldu. o da yabancı. ve bu sakat bişey bence. çeviri en nihayetinde. - outro
Çeviri zaten çok dertli de, Türkçe yazılmamış şiirlerin orijinali de dille aram ne kadar iyi olursa olsun mesafeli geliyor bana; şiirin ana dille bir göbek bağı var gibi. Mesela İngilizce şiirin ritmi, nasıl dile geleceği uzun süre, hele yoğun bir şekilde okumazken ve telaffuzunu fazla duymazken, kafamda doğru dürüst canlanmadı (öyle olunca da şiir "yürümüyor"); şimdi de ne kadar canlanıyorsa yine dille olan kültürel (kanlı canlı olmayan) ilişki onu fena halde koşulluyor. - m.
(clara'nın bu konuda diyecekleri vardır.) - m.
şiirsellik konusunda tam aksi yönde bir görüş var. bilmediğimiz dilde yakalayabildiğimiz birşey olduğuna dair.. cv twombly resimlerine bakarken rastladığım bir görüştü. - outro
[citation needed] - m.
bahsettiğim şeyle ilgili bir alıntı bulamadım. velakin elim boş gelmiş değilim: "We make out of the quarrel with others, rhetoric, but of the quarrel with ourselves, poetry." —William Butler Yeats, "Anima Hominis," Essays (1924) - outro
Other ways to read this feed:Feed readerFacebook