Sign in or Join FriendFeed
FriendFeed is the easiest way to share online. Learn more »
m.
m.
Taksim "yayalaştırma" projesine dair imar planları dün yayınlandı. 1/1000'lik planda İstiklal Caddesi'nin girişindeki Fransa Konsolosluğu'na bitişik alan halen "cami alanı" olarak işaretli; öngörülen yeraltı tünellerinin girişleri için de Tarlabaşı, Gümüşsuyu ve Şişli yönlerinde caddelerin meydana bağlantıları plan değişiklik alanı içine alınmış.
cami.png
imarplani.png
"halen" cami alanı olmasının nesi var ki? anıtı çevresindeki o yuvarlaktan az büyüktür. bütün taksimi cami/medrese ile dolduracaklar veya cuma namazında tüm meydana halı dağıtıp akm'den istiklal girişine kadar namaz kılacaklar gibi tepkiler.. - robdöşambr
İstanbul'un en merkezi, en önemli meydanın ortasında, İstiklal Caddesi gibi bir caddenin girişindeki bir alanda yapılması olası değişikliğin önemini görmek için alanın büyüklüğüne bakmamız gerekmiyor. Mesele "o yuvarlak" kadar olması değil, onun tam karşısında olmasıyla başlıyor; değil onun kadar, on metrekare de olsa önemli. - m.
Kaldı ki, sağ iktidarların Taksim'e cami yapma hevesi dünkü mesele değil; planın yukarıdaki kısmında hala "cami alanı"nın üstünde yazılı olan, alanın niteliğinin halen dayandırıldığı kurul kararının tarihinin kanlı 1977 1 Mayıs'ının hemen ertesine denk gelmesi de tesadüf değil. - m.
"Günah şehri Beyoğlu'nun üstü kubbeyle kapatılsın, minarenin birini meydana, ötekini Galata'ya dikelim; battal boy olsun, Ay'dan da görülebilsin. Taksim'e de artık ayakkabılarımızı çıkarıp gireriz!" (http://zaman.com.tr/yazar...) - robdöşambr
Sakin, sakin. m, dediklerinde haklısın elbette, ama bu tamamen meydanın "yayalaştırılması" ile ilgili bir değişiklik, Taksim parsellerinin imar durumu ile ilgili genel bir değişiklik değil, o yüzden cami alanının eski plandaki gibi duruyor olması haber niteliği taşımıyor pek, o bakımdan robdö haklı. Sürtüşmeli dil kullanmaya başlarsanız işin içinden çıkamayız ama. - Fåruk Ahmet Pedersen
Off, aman aman.. Twitter'i açınca hep geriliyorum zaten. Şu an da çatyalacak gibiyim sinirden. Ama 3-4 yıl ff'de tartışmamak filan gerektiğini anladım, öğrendim. Yine de uyararak destek olduğun için sağol Faruk. - robdöşambr
Öte yandan, bu sanırım tamamen Tayyip'in filan hırs ettiği bir proje. Neden böyle diyorum? Çünkü Kadir Topbaş, seçilmesinden bir iki yıl sonra bir gazeteye verdiği röportajda Taksim meydanındaki trafiği tamamen yeraltına alma arzusundan bahsetmişti. "Ama", diyordu sonra da, "mühendislerimiz/uzmanlarımız bana bunun mümkün olmadığına, daha kötü sonuçlar yol açacağına dair rapor verdiler, o yüzden onu yapamıyoruz ama başka planlarımız var"... filan. Hangi gazeteydi hatırlamıyorum ama bu kısmı çok net aklımda. O arada ne oldu, "gerekli" mühendisler mi bulundu, başka birileri "Nolursa olsun yapın" mı dedi... kimbilir. - Fåruk Ahmet Pedersen
Faruk, farkındayım, bu yayınlanan imar planı tadilatı neticede; kentsel tasarımla ilgili herhangi somut bir şey yok halen ortada, ama sorun da bizzat bu zaten: bu kadar önemli bir değişiklik niyetine dair şu kadar zamandır halen garip, işleve dair çok az veri içeren bir görselleştirme (http://vimeo.com/24651018) dışında somut bir bilgi paylaşılmış değil. Dolayısıyla açıklanan her yeni veri önemli; zaten her zaman önemli olan, ama çok az kişinin takip ettiği imar planlarının askıya çıkması, itiraz süresinin başlaması bu durumda daha da önemli, ve değişikliklerin niteliği ne olursa olsun başlı başına haber değeri taşıyor. - m.
Topbaş'ın o demeci tepkileri ölçme amaçlı halkla ilişkiler çalışması da olabilir bu arada. - m.
Bu vakitten sonra plandaki cami unsuru ile bu projeye damga vurulmaya çalışılmayacağın düşünmek için biraz naif olmak lazım. Mimari plan okumaktan anlamam ancak caminin önündeki 'kültürel tesis alanı' haftasonları camide düzenlenecek klasik müzik konserlerini tanıtmak için kullanılan bir bölüm olarak cami hizmetine verilmeyecektir herhalde. Meydana doğru 'güzelleştirilecek' caminin açılış kulvarı olacaktır. Herşey bir yana dünyanın heryerinde nostalji ve lokalleşme hevesi varken bu kadar net tarihsel ve dokusal önemi olan bir yere karşı geliştirilen 'yıkıp yeniden yapıyoruz' yaklaşımına karşı çıkılmaması garip. İnsanlar haklı olarak bu kadar mantıksız bir tutumun ancak bir cami sevdası yüzünden olabileceğini düşünüyorlar herhalde. - Ekim
Tarafı oldukları ideolojileri "üstün kılmak" için cami yapılacaksa (halk..ihtiyaç vs.. düşünülmeden) hiç yapılmasın. Halk..ihtiyaç filan derken da.. aman yahu, Taksim'e cami olmasa da olur, sinir bozucu çekişmelere sebebiyet verecekse. Ağa camiinde kılsın, Kabataş'ta kılsın namazını kılmak isteyen. - robdöşambr
O "kültürel tesis alanı", boş bir alan değil, Taksim su makseni [ek bilgi: Çevrenin su ihtiyacı eskiden bu maksenden taksim edilirdi, yani dağıtılırdı, Taksim ismi buradan geliyor]. Şu an sergi salonu yani "kültürel tesis alanı" olarak kullanılıyor zaten. "İnsanlar haklı olarak bu kadar mantıksız bir tutumun ancak bir cami sevdası yüzünden olabileceğini düşünüyorlar herhalde." demek, camiye de, bu abuk yayalaştırma projesine de, Sirkeci garından beter oryantalist mimari tarzı ile "geri getirilecek" olan kışlaya da sebep veren iktidar-gösterisini/kıytırık-tarih-yenidenyazımını/yamuk-şehircilik-anlayışını/ve-daha-bilmemneleri gözden kaçırıp ikincil bir şeye, sebebe değil sonuca takılmak demek. ("Klasik müzik konseri yapmayacaklar ya!" cümlesine ise hiç girmeyeyim, isildemekle yetineyim). - Fåruk Ahmet Pedersen
Kısaca yeniden özetleyeyim, bu proje bana göre gereksiz ve her yönüyle kötüdür. Tekniğinden anlamam, son belediye dedikodularını bilmem ancak işin beni ilgilendiren tarafı olan kültürel sonuçlar örneğin, 1977'de geçen bir film çekme imkanının kaybolması, yada bugün 15 yaşında olan birinin 30 yıl önce taksim meydanında geçen bir hikaye yazmakta çok zorlanması gibi komplikasyonlara neden olmasıdır. Ancak iş nihayetinde din paradigmasında tanımlanırsa ki akp'nin her stratejisi tamamiyle bunun üzerine kuruludur, ne kadar uğraşırsan uğraş 'birincil' bir eleştiriye kamuoyunu ikna edemezsin. Ve evet, akp projelerinin ekseriyetle yakın tarih kodlarını güncellemek gibi niyetleri olmadığını ve bunu cami gibi 'basit semboller' üzerinden yapmadıklarını gözden kaçıracak kadar iyi niyetli olmanın yarattığı 'klasik' ironi, adamı isil isil isildetir. - Ekim
m: PR çalışmasından çok, taze başkan olmaktan gelen daha masumca bir yeni proje heveskârlığı vardı sanki. Kışlanın adı geçmiyordu zaten henüz. Topbaş da belediyenin yeni yol projesine itiraz eden Bebeklilerle kendisi gidip görüşen biriydi, diyaloga ve dış fikirlere daha açık bir adam portresi çiziyordu. "Yeni olduğu için göz boyuyordu, asıl niyeti hep şimdiki gibi olmaktı!" gibi şeyler diyebiliriz elbette, ama bana yeterli bir açıklama olmazmış gibi geliyor. Eh, sivil güç yöneticileri korkutacak, mutlaka ikna edilmesi gereken bir varlık olmadığı, bunun mekanizmaları oturmadığı, bu "yerel halkı dinleyelim" fikri olağan bir yöntem değil bir lütuf olarak kaldığı sürece başka türlüsü mümkün değil zaten—yoksa en "ilerici" yönetim de kötü bir fikirle çıkagelebilir, şehir mimarisiyle ismimi ölümsüzleştireyim derken saçmalayabilir, asıl sorun o değil tabii. - Fåruk Ahmet Pedersen
En önemli meydanlarından biri bu tarz yayalaştırılmış bir örnek şehir var mı? - ilkan
Place Stanislas gibi, basitçe trafiğe kapatılarak yapılan yayalaştırmalar var. Times Square'a dair yapılan planlar da var (ufak denemeler de yapıyorlar arada: http://spacingtoronto.ca/2009...) ama tabii onlar dümdüz şehirler, çok daha kolay bunu yapması. Bu örnekteki gibi 'vahşi' şekilde yapılan ben bilmiyorum. - Fåruk Ahmet Pedersen
Bir ek bilgi daha: "cami alanı" da boş bir alan değil, şu anda orada bir mescit var; 1977'deki karar uzun mülkiyet tartışmalarının ardından alınmış, ve mescidin yerine çevredeki dokuyu bozmayacak bir şekilde cami yapılabileceği yönünde. Son imar planı tadilatında "cami alanı" diye bir alan yer alması Taksim'e cami yapılacağı anlamına gelmiyor, o yüzden özellikle "halen" dedim; "cami alanı" çok uzun süredir planlarda yer alıyor. Ama bu bir teselli değil; bütün meydanın yeniden düzenlenmesinin söz konusu olduğu bir planda "cami alanı"nda halen ısrar edilmesi öncelikle belediyenin ve dolaylı olarak iktidarın "cami yapabiliriz" kartını hala oynamakta ısrarcı oldukları anlamına geliyor. Önemli olan Taksim'e yarın veya bir yıl içinde cami yapılıp yapılmayacağı değil, o kartın halen oynanıyor olması, cami tartışmasının diri tutuluyor olması. Yönetimlerin bu tür kutuplaşmaya müsait suni gündemlerle tepki ölçerek, kamuoyu yaratarak, uzun vadede de ölümü gösterip sıtmaya razı ederek, tepkileri törpüleyerek ve tepeden siyasi destek alarak ne tür absürd projeleri kabul ettirebildiklerini biliyoruz, dolayısıyla bugün bu tartışma kapansa da (ki Beyoğlu belediye başkanı "kentsel dönüşüm" konulu son röportajlarında yine konuyu yuvarlak cümlelerle geçiştirip ne evet ne hayır diyerek topu taca atıyor) tekrar açıldığında aynı dertler tekrar edecek. - m.
Bahsedilen bu http://www.beyoglumuftulugu.gov.tr/index... sanırım. Bana kalsa saçma sapan muhtemelen kaçak yapıları, bu mescidimsiyi yıkıp meydanı ezmeyecek bir cami yapılsın. Madem bir de yayalaştırma sevdası var, mesela Aya Triada'nın etrafındaki büfeleri yıksınlar. Gerçi ben AKM'yi de yıkardım ya. İşin aslı bu konu tartışılsın etraflıca. - ilkan