Sign in or Join FriendFeed
FriendFeed is the easiest way to share online. Learn more »
Akay P.
Emekçi kardeşlerimizi 1 Mayıs'ta bir günlüğüne patron koltuğuna oturtsak eşitlik sevdalarının ateşi kaç dakikada söner acaba...
"demode patron" nasıl oluyor? - Gürkan
@Kadir, 27'si değil miydi? @tiryaki sonradan görmelik bu toplumun büyük çoğunluğu için mecburen geçerli. aslına bakarsan şirket yönetimlerinde demokrasi yerine diktayı tercih ederim ben. tek adamın lafının geçerli olması daha hızlı geliştirir şirketi. tabi burada kobi patronluğunu savunmuyorum, kurumsallık olmalı ama her kafadan bir ses çıktığı zaman da hantallaşıyor şirket. fasoncu derken? - Akay P.
fason üretim yapan işyeri sahibi patron olmayı haketmiyor mu? yada demode olmayan patron başkasına çalışmıyor mu? napıyor kendi üretip kendi mi yiyor? işyerinde demokratik düzen nasıl olur? patron her kararını işçilere oylatsın mı? ulan ne ilginç fikirler bunlar. ufkum kapandı yeminlen. - Gürkan
ahaha gürkan devreleri yakmış. - Akay P.
tiryaki emin ol imeste yağ pas içinde de çalıştım, plaza ortamında da. kaç yaşındasın kaç yerde çalıştın patronla işçiyle oturdun mu kalktın mı bilmiyorum ama ben bizzat patronda oldum işçi de. işçinin haklarının tam olarak verilmesi her şirkette kesinlikle olması gerekendir. bunun dışında patronun cahil olması veya parasını çarçur etmesi ne işçiyi ne devleti ilgilendirir. - Gürkan
ticaret atamayla değil, sermayeyle yürüdüğünden, kaynakları kimin kullanacağına karar veremiyoruz. iki lafı bir araya getiremeyen adamlar şirket kurup ticaret iddiasında bulunabiliyorlar ve bu duruma yapacak bir şey yok. eline imkan geçse çok büyük işler yapabilecek adamların da hayatını işçi olarak tamamladığını görüyoruz bazen. refah sadece çalışmayla olmuyor işte, biraz da şans işi. - Akay P.
ben şansıma küçük yaşta işyeri sahibi olmanın tadını aldım. 20 yaşındaydım kendi kitapkulübü/kafemi açmıştım. Bodrumda olmanın getirdiği şans/sızlıkla, aileminde verdiği motivasyonla çok keyifli geçmişti. yatırımcıların kandırılmasıyla işi büyütelim dedik ailecek işin içine girdik, kafenin yanına fitness, lokanta ve pub koyduk. yatırımcılar bunlara harcadıklarını iki ayde geri istediler. oysa iyi bir işadamı olan babam onlara yazılı sözlü çizili her türlü olarak buna yatırımın ne kadar zamanda geri döneceğini uzun uzun anlatmış yazmış çizmişti. onlarda peki dedikleri halde iki ayda geri isteyince bizde çekildik o işten. hala uktedir içimde. olabilseydi hala bodrumda bu işin başında olacaktım. yatırımcıların sanırım en kötüsüne denk gelmişiz... ama sanırım geneli böyle?... - 3dScream
@3dScream, kabaca gruplarsam iki tür yatırımcı tanıdım ben. biri ticaret yapmış, para kazanmanın zorluklarını bilen, gireceği yeni iş hakkında öngörüleri olabilen insanlar. diğeriyse miras, piyango gibi kolay parayla zengin olup parasını işletecek yer arayanlar. birinci tür yatırımcılarla her türlü işe girilir, işin içindedirler çünkü. ikinci tür ise bir halttan anlamaz, elindeki parayı değerlendirmenin, "mirasyedi" yaftasını "işadamı" etiketiyle değiştirmenin peşindedir. bunlarla asla iş yapılmaz. elbette ilk tür arasından da denyolar çıkabilir ama ikinci tür kesinlikle uzak durulasıdır. sana sanırım ikinci tür denk geldi. - Akay P.
ne yazık ki birinci tür içinden çıktı... ikinciden olsaydı sanırım babam bu işe kalkışmazdı :) - 3dScream
çok şanssızmışsın. ama sözleşmeye rağmen iki ayda istemelerine rest çekebilirdin. - Akay P.
6 sene önceki bir işti bu :) artık yapılacak birşey yok... sözüm ona biz maaşlı elemanlardık, maaşları bile alamadık ki. iki ay derken farazi söyledim, tarihler tam hatırımda değil :) - 3dScream
gençken, acemiyken bu tip yatırımlara koşup kazık yemek çok iyi oluyor bence. serbest ticaret yaptığın sürece o kazığı bir gün yiyeceksin sonuçta, erken olması sonraları daha uyanık olmayı sağlıyor. kızamık gibi ne kadar erken o kadar iyi :) - Akay P.
evet aslında o yüzden sanırım o yüzden freelance çalışırken rahatım :) - 3dScream