2005'te RYD'nin 68. Copy Break yarışması için ilginç bir brief geldi. Özetle brief diyordu ki, "Şimdiye dek düzenlediğimiz yarışmalara hep kendini ispatlamak isteyenler katıldı. 69. yarışma için öyle bir ilan hazırlayın ki, reklam dünyasının ustaları da bu yarışmaya katılmak istesin."
Şimdi böyle bir brieften ne anlaşılır? Sen öyle bir ilan hazırlayacaksın ki, adamlar gelip bir kez daha bu işin ustası olduğunu kanıtlamak isteyecekler. Yani en azından bizim anladığımız buydu. İki tane fikir ortaya koydum, ikisinin de uygulamasını tanıdığım en yetenekli çizim ustalarından biri olan Alparslan Deveci gerçekleştirdi. Hatta duramayıp ikinci fikir için bir de memeli alternatif hazırlamış. Olum çok olmaz mı dedim, gülerler abi sen salla dedi. Eyvallah dedik gönderdik. Sonuç? Dereceye giren çalışmaların tamamı "Abi nolur gel şu işi bize öğret", "Biz bu işi beceremedik noolur bir de sen göster" tarzında işlerdi. O zamanlar nispeten toyduk tabii. Reklam camiasında ast-üst ilişkisinin hardcore bir biçimde "Ast üstün götünü öper" olarak algılandığını bilmiyorduk pek. Kazanmadığımıza ne şaşrdık ne üzüldük, zaten eğlenmek içindi herşey. Lakin o gün briefi algılama şeklim beni çok düşündürdü. Ne kadar çok genç reklamcının konuyu diğer türlü anladığını gördüm. Tecrübeli reklamcıların egolarını okşayan işlere prim vermeye ne kadar meraklı olduklarını farkettim. Ürperdim...
- Levent Daşkıran
Alparslan'la hayal mahsulleri ofisi benzeri bir projeye girme düşüncemiz var şimdi.
- Levent Daşkıran