Sign in or Join FriendFeed
FriendFeed is the easiest way to share online. Learn more »
A. Selim Tuncer
Benim Allahım | Ahmet Altan - http://www.taraf.com.tr/makale...
"Benim Allahım öyleydi, severdi beni, onu kızdırdığımda bile severdi, ben de onu severdim, korkmazdım hiç ya da diyelim babamdan korktuğum kadar korkardım, daha fazla değil." - A. Selim Tuncer
Günümüzdeki İslam fıkhının içinde bulunduğu durumdan dolayı herkes kendine bir "Allah" arayışı içine girdi. Oysa nedir? Allah birdir! - Emir ALP
Bence, dün de öyleydi, önceki gün de... http://selimtuncer.blogspot.com/2008... Ayrıca, benim bildiğim kadarıyla fıkıh, Allah tarifi yapan bir disiplin değildir. - A. Selim Tuncer
Fıkıh, islam hukukuyla uğraşan bir disiplindir. Yani dünyevi yaşamın kurallarıyla ilgilenir. - Ozgur Uckan
Doğrudur, fıkıh Allah tarifi yapmaz, İslam hukukudur, İslam hukuku da Allah'ın koyduğu kurallardır. Sosyal hukuk kadar, ferdi hukukla (kul ile Allah arası) da ilgilenir. İşte sıkıntı bu ferdi hukukta başgösteriyor çoğunlukla, şu var ki insanlar da ortaya konan İslam fıkhında Allah'ı aramaktadırlar, kendilerine bununla bir Allah tarifi yapmaktadırlar, demek istediğim budur. Günümüzde ortaya konan İslam fıkhı aynı Altan gibi, insanlarda kendi "Allah"ını arama ihtiyacı doğuruyor. Mesela benim çocukluğum da Allah'ı sevmekten çok korkmakla geçti. Ailede korkutulduk, hocada korkutulduk, okulda din dersinde korkutulduk vs. "Allah baba" çok iyiydi fakat çok öfkeliydi, sevmeye bile korkuyorduk çoğumuz. İşte zamanla okudukça, öğrendikçe tanımaya başladık gerçek Allah'ı ve korkusundan kaçmaktansa şefkatine sığınmaya, sevgisine layık olmaya çalışıyoruz artık. İnşallah izah edebilmişimdir demek istediğimi. - Emir ALP
Doğru hocam; dün de öyleymiş önceki gün de. Ne kadar çaba sarf edilse de belki bundan sonra da böyle olacak. Tanığı olduğumdan özellikle günümüzde diye yazdım. Yazınız harikaymış, tşk. - Emir ALP
Tamamdır. :) Ben teşekkür ederim. - A. Selim Tuncer
Ahmet Bey yazılarınızı okuduktan sonra orada bir iz bırakmak istiyorum ama yorumlar dahi o kadar itinalı ki, boş yere konuşmuş olmamak için vazgeçiyorum. Elinize, yüreğinize sağlık. - Filiz Koyuncu
E, askolsun yani Filiz Hanim, su anda yaptiginiz gibi, her iz degerlidir ve herkes baskasinin dolduramayacagi bir boslugu doldurur. Sevgiler... - A. Selim Tuncer
99 isimle kendisini tanıtsa da Yaratıcı, varlıkları için kendileri tarafından algılandığı gibidir. Yaratan Aşktır kimisi için. Yaratan'ın ışığının düşmediği tek bir varlık yoktur kimine göre. Kimine göreyse suçlarını yüzüne haykıran öldürdüklerinin hakkını dehşetle soran her yerde onu sıkıştırandır. Varlık neyse Yaratan onun algısında o kadar şekillenir. Değil mi ki Kur'an da şöyle der: "Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar." İnsanın Yaratan'ı tanıması kapasitesi kadardır. Öyle şuurlular var ki duydukları hayranlık aşk ve gördükleri büyüklükle nefesleri kesilmiş Aşık olmuşlardır. Onların Allah'ı tanımötesidir. Aklın kirletemediği zihnin bulaşamadığı Müteal, ama her şekilde yakın Kaarib'dir. "Allah göklerin ve yerin nurudur." Bu niteliğiyle ışık. "Gözler onu göremez ama o gözleri görür" tanımıyla Quantum belirsizlik düzeyinde ve anlaşılması imkansız olan ama herşeyi mümkün kılandır. Kısacası Allah eşsiz ve tektir. - Süleyman Sönmez
@ Ex Istance: Bakın, bilmediğimiz birçok şey öğreniyoruz. Üslubu tutturunca hiçbir şey de olmuyor. Ayrıca, diğer tartıştığımız konular da pek "harcıalem" sayılmaz. :) Katkıda bulunan herkese teşekkürler, bu arada... - A. Selim Tuncer
Buradaki üslubu kimsenin bozacağına pek ihtimal vermiyorum ama, yine de zorlamış olmayayım. :) - A. Selim Tuncer
Aslında Ex Instance'a hak veriyorum. Ben de bir şeyler söylemek istedim, sonra bu konudaki tartışmalarımın verimsizliğini hatırlayıp vazgeçtim bundan... - Ozgur Uckan
Vallahi beni de korkuttunuz. Buraya kadar gayet iyiydi, ona güvenmiştim. Ne diyeyim? - A. Selim Tuncer
Tekrar katılımda bulunan herkese teşekkürler. Her söz insana farklı bir ufuk açıyor. Şimdiler de insanların nerde bir din kelimesi geçse tartışmaya davetsiz katılmak istemesi yüzünden her iyi başlayan tartışma sonunda mecazen yumruk yumruğa sonuçlanıyor. Ama hakiki öğrenciler tartışmak yerine soru sormayı ya da dinlemeyi tercih ediyor. Öğrenciden kastım sanıyorum anlaşılmıştır. Şimdi bu tartışmanın aslında sohbet demek daha yerinde olur şöyle bir semaver yanında denize karşı bir çay bahçesinde dost masasında devam etmesini isterdim. Ama konuşma üslubu ve katılımcıların sözlerini yanlıştan sakınarak sarfetmeleri sayesinde az da olsa kendimi böyle bir yerde hayal edebildim. Teşekkürler.. - Filiz Koyuncu
çok hoş bir yazı - nursel
Serdar Kaya abim her insanın kafasında farklı bir Tanrı tasviri olduğunu söyler.Katılıyorum. - Deniz
Ahmet Altan üç yıl önce Hürriyet'te de "Benim güzel Allahım" başlıklı bir bayram yazısı yazmıştı. Şimdi hatırladım. http://selimtuncer.blogspot.com/2006... - A. Selim Tuncer
Bu post da bu konuda verimli tartışma da olabileceğini göstererek bana katkıda bulunmuş oldu. Teşekkürler tartışanlara. Teşekkürler Selim Hoca:) - Ozgur Uckan
Psikoloji bilimince korku ve sevginin aynı kişiye yönelemeyeceği, bunun bir yanılsama olduğu ile bir şeyler okuduğumu hatırlıyorum. Yani korktuğumuz, çekindiğimiz her hangi bir varlığı & kişiyi bilinç altımızın gerçekten sevmesi mümkün değilmiş. Bu baban olur, abin olur, patronun olur, tanrı olur, öğretmenin, askerde komutanın olur v.s - ~Gaykedi~
Ayrıca dün biggeee arkadşımızın bu konuyla alakalı bir feed'ine http://ff.im/7nesi yazdığım yorumu buraya kopyalamadan edemeyeceğim; "Açıkçası tanrıya inansam da onun insanları yakacağına, işkence yapacağına inanmıyorum... bu bana tanrıya yapılmış bir hakaret küfür gibi geliyor. çünkü insan bile insanı yakmaya, işkence etmeye kıyamıyor. dünyanın en sert, vahşi ülkesi 5-10 kişiyi öldüren bir katili dahi idam ederken yakmıyor, işkence yaparak öldürmüyor, en fazla kafa kesiyor, asıyor .v.s ... bence tanrı insanlardan bile daha kötü bir varlık olamaz, hele insanları, kendisine tapmadı, namaz kılmadı oruç tutmadı, hacca gitmedi, kurban kesmedi diye türlü işkencelerden geçiren bir sadist varlık asla ve asla...." - ~Gaykedi~
Ahmet Altan, Hürriyet'teki yazısında “Hiddetinden korkmuyorum ey tanrım, şefkatin titretiyor dizlerimi...” diyordu. - A. Selim Tuncer
Sözünü ettiğim yazıdan: Ve dedi ki benim Allahım, “kendiniz için değil düşmanınız için dua edin.” Ve dedi ki, “sizi birbirinize emanet ettim, emanetinize hıyanet etmeyin.” Ve dedi ki, “bu menzilde öyle yüce bir merhamet gösterin ki bana inanmayanlar sizin merhametinizin ışığında görsünler beni.” http://www.hurriyet.com.tr/yazarla... - A. Selim Tuncer
Bir hâdis-i kudside Allah Teâla şöyle buyuruyor: "Ben kulumun, Benim hakkımdaki zannı üzereyim. Kulum Beni nasıl bilirse Ben öyleyim. Kulum Beni bağışlayıcı bilirse Ben onu bağışlarım..." - Hayri
Yazımda yer vermiştim; "Ben kulumun zannı üzereyim." sözü, aynı zamanda insanın algı subjektivitesine çok iyi gönderme yapıyor. - A. Selim Tuncer
hem yazılarınız hem paylaştıklarınız sayenizde öğreniyorum...:))) teşekkür ederim. - Yasemin Sungur
Hz. Muhammed filmi ve erken bir ‘casting’ denemesi! | Nihal Bengisu Karaca http://www.haberturk.com/HTYazi... - A. Selim Tuncer
Kulum beni nasıl biliyorsa ben öyleyim, diyor ya... Allah'ı gazabından çok rahmetiyle bilmek ... VE öyle muamele görmek... Allah ve kul arasındaki daire bence çok özel...Kimse açmasın lütfen olumsuzluklarıyla bu muhabbetin arasını. İyi yapıyoruz derken uslupsuzluk yüzünden insanları uzaklaştırıyoruz. - kezbankaragöz
Bildiğim kadarıyla Şii inancı tasvir konusunda daha geniş... Yine Peygamber tasvirleri yok, ama onun dışında bir kısıt pek söz konusu değil. Hatta Resimli Kuran mealleri bile var. İran sinemasından izlediğim filmler oldu. İlgi çekici bir sinema dilleri var. Bu bakımdan Hollywood sinemasıyla pek mukayese edilemez. Sözünü ettiğin türde filmlerini hiç görmedim. Çağrı ise, bütün görkemiyle tam bir Hollywood filmi... Evet, İran'ın dini içerikli filmleri Sünni dünyada rağbet görmez. - A. Selim Tuncer
İran'la ilgili önyargılarımıza gelince... Şunu kabul edelim ki İran çok büyük bir uygarlığın üzerinde oturuyor. Kültür hayatı çok zengin, okuma oranı da çok yüksek. Belki Aziz Nesin bizden fazla okunmuştur İran'da... :) Siyasetçilerinin düzeyi bizimkilerle mukayese bile edilemez. Sarıklı sakallı gördüğümüz mollaların birçoğunun ilahiyat dışındaki bilimlerde Avrupa'nın önemli üniversitelerinden çifter çifter doktoraları olduğunu görünce şaşırmamak mümkün değil. Ama bu, yine de İran'ın teokratik ve totatiler bir devlet olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. - A. Selim Tuncer
Batılı kavramlarla bir Doğu toplumunu anlamaya çalışmak arızalara yol açabilir tabii... Buna rağmen bazı benzerliklerden yola çıkarak yaklaşık yorumlar yapılabilir. Birebir kilise iktidarı değil, ama yakın... Ayrıca bir çeşit totalitarizm... Serbest seçimlerin olması bunun önünde engel değil. İran'ın demokrasi arayışı ise bir dip dalgası... Ulemanın bu talebe nasıl tepki verdiğini de biliyoruz. http://tr.wikipedia.org/wiki... - A. Selim Tuncer
Yüksel Cengiz yazdı: "herşeyi filmini yapmak ne demek hani resim haramdı islam dininde .oysa duvardaki resimler cansız.sinamdakilerde bay baya hareket ediyor. sinama tüketim kültürünün bir parçalı olarak.esttiği ve kurgusu ile "al ve çabuk tüketki" başkasını yerine koyalım ve onuda hemen tüketelim mantığı ile 1.2.3.serileri ele alınır birinci çok beğenildi aman diğerinide çekelim. tabiki bu arda seriler arasında konuyu farklı ele alış işleyiş karekterlerdeki değişiklik konunun hiç beklenmedik şekilde sonuçlanması ve süpriz mesajlarla izleyci etkiler keşke 3 olsa dedirtir.bu ya bıkkınlık getirir yada vaybe nede güzel olmuş denir klasikler arasına yerleşir.karekterlerin farklı ele alınışı acab asorusu akla getirmez mi.her filmde ayrı alınan kişilik acab izleyicini kafasında hangisi şüphesi doğurmazmı.yada görselleştirilmemesi gerkenler görsele indirgendiğinde bumuymuş denmezmi.diye aklıma ageliyor.buğün leonardo kalksa gelse mezarından kaç kişi gözünde büyüttüğü kadar etkilenir acab sanatt tarihçilerinnin ballandıra ballandıra anlattıkları yerlere göklere sığdıramdıkları leonardo "ya bu anlattıklarınızdan benim haberim yok bne sadece görevimi yaptım" mı diyecek yoksa onunsa eneniyetini kabartıp vay be ben neymişimmi diyecek tir.aman yanlış anlaşılmasın.benimki sadece düşünce." - A. Selim Tuncer
Yüksel Cengiz yazdı: "din ve sembolleri tüketim kültürüne dahil edildiği anda çabuk tüketilen meta olarak karşımıza çıkıyor.enbariz örnegi "din turizmi"son derece iğrenç tamamen kapital merkezli bir faliyet.insanlar dinleri tüketmek zorunda kalıyor şu olmadı bu din hangisini beğenirsen hepside iyi ama benimki daha iyi mantığı kapitalist bir anşayıştır.kimi neyi sunarken sen neyle kıyaslıyorsun ve sunduğun görsellik kiminelamnıdır.tüketim kültürünün dilini estrümalarını kullanarak neyi anlatmaya çalışıyorsun.sinam salonlarıns hz.isanın çilesini çarhıhtan inrilşni bacak bacak üstüne ataraak ve patlamış mısır yiyerek izlemek ve ah vah etmek bak bu bizim peygamberimiz vs... vsss...." - A. Selim Tuncer