Herkes blogger olacak. Kesinlikle... Teknolojinin ucuz olması, isteyenlerin ertesi saniyede friendfeed'de, facebook'da, vb... yer alabilmesi bireysel girdilerin gücünü artıracak. Kurumlar, ne kadar uğraşsalar da "sosyal medya" sanılan sahada üstün olamayacaklar. İyi de, çoğunluğun (düşük kültürlü, düşük beğenili, gücünü sayısından alan çoğunluğun) Hitler'vari teröründen kim kurtaracak "sosyal medya"yı?
- Uğur Özmen
Sosyal psikolojinin önde gelen kurucuları arasında yer alan Muzaffer Sherif, bireyleri anlamadan toplumu, toplumu anlamadan da bireyleri anlamanın imkansız olduğunu söylemiş, hatta bunu kanıtlamıştır. Sosyal Kuralların Psikolojisi, onun önemli kitapları arasında yer alır. Konuya bu perspektiften bakacak olursak, sözünü ettiğiniz olumsuzluklara sosyal hayatta da karşılaşırız. Toplum bunların şerrinden korunmak için çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Yasal düzenlemeler bu yöntemlerden biri olmakla birlikte, daha da önemlisi sosyal kurallar ve bunların birey üzerinde oluşturduğu baskıdır. (Baskıyı olumlu anlamda kullanıyorum, olumsuzunu tartışma zamanı değil şimdi.) Birey, kendi sosyal ortamından uzaklaştığında nisbi bir özgürlük elde eder. ‘Netizen’ isimli birey ise, kuralları oluşmamış, sosyal kuralların önemli bir bölümü doğal olarak devşirilmiş olsa bile (ortamın maskeli baloya dönüşmesi nedeniyle) işlevsizleşmiş bu alemde elde ettiği özgürlüğü hoyratça kullanılabilmektedir.
- A. Selim Tuncer
Şu anda "sosyal medya" diye bir şey olmasına rağmen, ortada, kuralları, ahlakı, yasal zemini tam anlamıyla oluşmuş bir "sosyal yapı" yoktur. Bu oluştuğunda her şey güllük gülistanlık olmayacaktır elbette., ama herhalde iyileşmeler gözlemlenebilecektir. Ne yapalım Hocam, dünya böyle!
- A. Selim Tuncer
e selim bey bu yazdığının aynısını 10 defa yazmışımdır ve söylemişimdir her yerde. ama akademik değilim işte. varsın takılsınlar sosyal medya bilmem ne diye ben şahsen manita yapmak ve eğlenmek için kullanıyorum :D o yüzden benim için problem yok. işi gücünu buraya yaslayanlar düşünsün. http://blog.wolkanca.com/birak-s...
- Volkan Yılmaz
blog yazmak benim için normal şekilde yazmaktan farklı değil. bloglar çıkmadan önce de yazıyordum, bloglar ortadan kalksa da yazmaya devam edeceğim.
- Oguz Kaan C Kilinc (okck)
@Volkan Yılmaz: Sevgili Volkan, bir tatsız tartışmadan haberdarım, ama ayrıntılarıyla ilgilenecek durumum olamadı. Belki de ilgilenmek istememişimdir. Meseleye haklılık-haksızlık zaviyesinden yaklaşamam, ancak, yazışma ve tavırlarından, bazı sosyal kuralların bu ortamda senin için de gevşediğini gözlemlemek mümkündü. Mesela yaşça büyüklerle konuşma adabı, delillendirilemeyecek ithamlar ve üslup gibi... "İşini gücünü buraya yaslayanlar" iddiası kuru bir ithamdan ibarettir ve sadece muhatabını değil, belki hepimizi itham eder. Kullanılabilecek bir ölçü var: Ekran önünden söylediklerimizi yüz yüzeyken de rahatlıkla söyleyebilir miyiz, yoksa biraz düşünür müyüz? Bu ölçüyü kullanabilirsek sosyal kuralların sosyal medyaya aktarılmasını hızlandırmış ve kolaylaştırmış oluruz. Bu arada, genç bir erkeğin kızlarla ilgilenmesi kadar doğal bir şey yoktur, ancak sosyal kurallar bunu çirkefleştirmememizi emreder. Hangi ortamda olursa olsun.
- A. Selim Tuncer
selim bey ben işini gücünü buraya yaslayanlar derken art niyetli değil gayet açık yürekli ve samimi olarak kurumlarla birlikte iş yapan iş adamlarını kastettim. yoksa zaten bireysel olarak ben ve bana benzer iş yapmayan insanlar bahsettiğiniz gibi ilgi alanlarımız kadınlar ve eğlence. tanıyan arkadaşlar bilirler suratlara da yazdıklarımı söyleyebiliyorum evet :) ben belki sizden daha çok sosyal medya mecrası gördüm eskittim bunu da göz önünde bulundurursanız bu tür ortamlarda frekanslar uyduğu sürece...
- Volkan Yılmaz
küçümsemek ya da yaşa göre saygı, ahlak gibi kavramları aramak çok abest bence, siz burada ancak kullanıcının izin verdiği derecede karşınızdaki kullanıcıyı tanıyorsunuz. bu ortamlar popüler oldukça kapitalizmin doğası kirlenip bizi kaybedip yerine kitleleri bırakacak. bloglarında benim öngörüme göre ki isterseniz bunları yazılı veya sözlü anlatabilirim birçok acayip şeyler bekliyor tatiller ve diğer incik boncuk reklamları yaptırmaktan başka.
- Volkan Yılmaz
ayrıca bloglar üzerinde türkiye de ahkam kesebilecek biri olduğumu düşünüyorum. sıkça da kesiyorum.
- Volkan Yılmaz
son olarak şu anda yaşları 40 ın üzerinde veya o aralarda olan insanlar 20 li yaşlarda üniversitedeyken internet vb. teknolojiler yoktu. bu şu demek genç insanları küçümsemeniz onlardan öğreneceğiniz şeyler olduğunu kabul etmeniz gerekir. bunun yanında akademisyenlik ve yaş veya yapılan mesleklere göre insanları burada sınıflandıramazsınız çünkü bu mecraları atari oyunu gibi düşünün en çok oynayan en çok bilir ve kazanır oyunlarda. dolayısıyla bu insanlara da aynı derece saygılı olmalısınız.
- Volkan Yılmaz
İsteyen istediği ahkamı kesebilir tabii. Ahkamla ithamı birbirine karıştırmadıktan sonra sorun yok. O halde yazımdaki projeksiyonu ve bunun sonuçlarını bir adım ileriye götüreyim. Blogculuk bugün itiariyle bir kamu görevi olmadığı gibi, yarın da olmayacak. Ben, emek verip blog yazan insanların çoğunun özverili ve iyi insanlar olduğunu her platformda söyledim, ama herkesin sosyal medyada bir şekilde kendini ifade edebildiği bir durumda "Blogger en asil duyguların insanıdır." gibi bir laf anlamsızlaşacaktır.
- A. Selim Tuncer
Yani blogcunun, elbette asili de sefili de olacaktır. "Sosyal ortam"da herkesin "iyi" olduğu görülmüş müdür? Bu arada, blog yazmak bir kamu görevi olmadığına göre, isteyen incik boncuk reklamı yapar, isteyen tatile gider. Bu bizi niye ilgilendirsin ki? Ayrıca bunda etik olmayan şey ne?
- A. Selim Tuncer
siz beni o konuya tekrar geri götürmek istiyorsanız size cevabımı şöyle tekrar yazabilirim daha önce de yazdığım gibi; benim o konuda belirtmek istediğimi çarpıtmaya çalışan 5-6 ilgili kişi harici herkes çok net anladı. hoş zaten benim bir derdim yok kendimi her yerde ifade edebilirim ben. beni sadece benim yaptıklarım ilgilendirir başkasının yaptığı bir şeye etik veya değil karışma hakkım yok öyle de yapmadım.
- Volkan Yılmaz
yalnız insanları sınıflara ayırıp, dışlayıp, kocaman bir mecrayı kendilerine pay etmelerine karşı çıktım ve zaten ardından hemen saldırılar geldi. ki ben kendilerine en ufak bir kötü kelime yazmadım, yazmışsam da hemen türh deyip kaldırdım veya özür diledim, yapmadıysam uyarsınlar yaparım.
- Volkan Yılmaz
Sevgili Volkan, son girdinden paradigmanı çok iyi çözmüş oldum. Ve hiçbir kelimesine katılmam mümkün değil. Aracı kutsallaştırarak hiçbir itibar elde etmen mümkün değil. Yani kimseden “Yav, bu çocuk İnternet teknolojilerini çok iyi kullanıyor, bunu biz başımızın tacı yapalım." denilmesini bekleme. Tam da bunu söylemek istiyordum, yardımcı oldun: Yarın ortada bizim gibi acemiler de kalmayacak, tüm cemaat aynı yetkinliğe sahip olacak. O durumda "ne"yle itibar elde edeceksin(iz)?
- A. Selim Tuncer
ben tanımadığım insanlar hakkında yazmadım. o arkadaşların bazısını şahsen bazısını başka şekilde takip eden biriyim. ayrıca birçok ortamda da bulunduk beraber. fakat şunu söylemeliyim ki iş, para ve kariyer hırslarını "sosyal medya" deniyorsa bu ortamlara buraları "sosyallik" kısmını bir kenara atıp sadece kapital medya olarak kullanmanız doğru değil. blogger dediğiniz bugün bakın bu arkadaşların yaptığı hiç bir şeyi yapmadan blogunuza yazarsanız insanlar neler yazabiliyorlar: http://blog.wolkanca.com/hakkind...
- Volkan Yılmaz
Karşılıklı yazıştığımız için birbirine karıştı. "Sevgili Volkan" diye başlayan girdi, senin, "son olarak şu anda yaşları 40 ın" diye başlayan girdine cevaptır.
- A. Selim Tuncer
2. soruya: selim bey yaşınıza veriyorum. siz sanırım teknolojilerin nasıl değiştiğini pek izleyemiyorsunuz. bu durmak bilmeyen büyüyen gelişen bir canavar, ve oyunlar level atladıkça değişiyor, o cemaat 2. levele geldiğinde bizim gibiler 6. level de bonus almış olacağız bu böyle sürüp gidecek.
- Volkan Yılmaz
Ben seni hiçbir konuya döndürmek istemiyorum. Dönme de zaten. Dediğim gibi ayrıntılarını bilmediğim bir konuyu tartışmam. Bütün cevaplarım, şu anda yazdıklarınla ilgilidir.
- A. Selim Tuncer
Belki bizim gibi yaşlıların da bazı konularda aldığı bonuslar vardır ha! :) Olabilir mi?
- A. Selim Tuncer
bundan 2 yıl önce kendine dijital reklam ajansı diyen genç bir şirket vardı. şimdi oldukça bilinen bir şirket. bundan 2 yıl önce onlar için bir eğitim kurumunda eğitim vermemi istediler. şimdi burada genç bir insandan eğitim vermesini isteyenler onun tahsiline ve akademik kariyerine bakmadılar, onun etkin kullandığı ve bildiği mecralar için eğitim vermesini istediler. işte bu sizin “Yav, bu çocuk İnternet teknolojilerini çok iyi kullanıyor, bunu biz başımızın tacı yapalım." teorinizi 2 yıl önce çürüttüğümün
- Volkan Yılmaz
kanıtı. buna benzer başka örnekler de var. bence eğer gerçekten iş yapıp mesafe alınmak isteniyorsa nasıl ekmeği fırından alıyorsanız bir konularda da fırına gidip fırıncıdan beslenmelisiniz. yoksa devlet daireleri gibi üniversiteli klasik eğitimden geçip işi öğrenene kadar emekli olan abilerle kala kalırız. güney kore uçar biz kore gazilerimizle okey/batak takılırız kahvelerde.
- Volkan Yılmaz
sizin bonuslarınızla bizim bonusları birleştirmek işte asıl başarı. ve gerçekten saygıyı hakeden insan bence işini en iyi yapan insandır. lütfen genç insanlara inansınlar onlara şans versinler ve iş yaparken büyük düşünsünler ufak hesapları atık bıraksınlar. 3000 yılına geldiğinde bu ülke hala gelişmekte olan ülkeler kategorisinde olmasın.
- Volkan Yılmaz
Güzel. Ancak diğer mesele, hiç benim anlatmaya çalıştığım gibi anlaşılmadı. Benim gençlerle (aslında ben de gencim, yaşı benden küçüklerle diyelim:) ilişkilerimin eşdüzeyli bir arkadaşlık şeklinde olduğunu bilenler bilir. Kimse genç olduğu için küçümsenemez. Tabii yüceltilemez de! Her kuşağın birbirinden öğreneceği şeyler olduğu gibi, bu durum temel bir kriter olarak da kullanılamaz. Ben bu konuyu sosyal kurallar temelinde açmıştım, o kadar. Fakat şu andaki tartıştığımız konunun bağlamı farklı. Yani uzmanlık tartışmıyoruz. Benim gözümde senin itibar katsayını oluşturan şey, bloğunda okuduklarımdan daha fazlası değildir. Mesela “kapitalizmin blogları kirlettiği" tartışması yaparken, bu konuda son sözü, İnternet teknolojilerini çok iyi kullananların söyleyebileceğini kabul etmem. Kısaca, kendini konumlandırdığın yer burasıysa elbette saygı duyarım. Ama bu konum sana başka konularda ayrıcalık sağlamaz. Mesele budur.
- A. Selim Tuncer
ben sizi çok iyi anlıyorum tabi. öz ve net olarak ben şunu yazmak isterim. blogların bir felsefesi vardır, bu taaa amerikadaki o parkta bulunan kürsüye kadar dayanır, o kürsüye kafasına göre canı sıkılan çıkar ve bir konuşma yapar. beğenilirse etrafı dolar taşar. işte blogların felsefesi de böyle bir şeydir, yani temelinde web2.0 ın demokrasi, özgürlük yatar. yoksa benim gibi sıradan bir insan sizin gibi değerli insanlara ulaşması imkansızdı.
- Volkan Yılmaz
işte bizler bu felsefeyi savunurken insanlar böyle samimi ve içten gelirken yazdıklarımızda birileri çıkıp bunu sahiplenip kapitalizmin en güzel örneklerini, markalar, tatiller, pahalı şeyler ile (bağımsız olan, bir ticari bağım olsa susarım konuşmam) bizim bu itibarımızı felsefemizi silip atamsına seyirci kalmamız beklenemez. ben yazınızdaki problog kısmına sonuna kadar katılıyorum şöyle ki; bloglar profesyonel olamazlar, sonuna kadar amatördürler bir blog her şey için kullanılabilir ama ...
- Volkan Yılmaz
profesyonel bir şey beklemek büyük yanlış olur. örneğin bir öğrenci eğitimi içini, bir ev hanımı yemek veya hobileri için vb. gibi kullanabilir. bir başka kişi kendini duyurmak için, bir meziyeti varsa gösterebilmek için (tv ye çıkmak gibi bi'şey) buna benzer şeyler için blog evet. ama problog diye bir şey yok ki. blogculuk bir meslek değil yok öyle bir şey. blog bir araçtır, bunu yukarıda yazdığım gibi insanlar kullanırlar.
- Volkan Yılmaz
ben bir televizyon programında ropörtajda blogların öğrenciler için mükemmel bir araç olduğunu eğitimlerinde çok faydalı olduklarını söyledim. birçok yerde bunu söyledim yazdım. blog yazan öğretmenler, benimle konuşan yazışan öğretmenler blogları üzerinden öğrencileri ile eğitim veren öğretmenler buna benzer onlarca örnek gördüm. binaenaleyh bloglar tatile gitmek,reklm, pazarlama materyali gibi görülmemelidir, pazarlamacılara olan agresifliğim o sosyalliği o samimliği yitirmemesini istememden kaynaklanıyor.
- Volkan Yılmaz
Çok güzel Volkan. Birbirimize çok yaklaştık, hatta aynı şeyleri söylüyoruz. Fakat bir fark var. Daha ileri bir demokrasi için sosyal medyanın dönüştürücü bir gücünün olabileceğini kestirmek zor değil elbette. Ancak, blogların bir araç olduğunu kabul ettikten sonra bu aracın hangi amaçlar için kullanılması gerektiğini nasıl şarta bağlayacağız? Hassasiyetini anlıyorum, ama "blog mahallesinin namusu" diye bir şey olamaz. "Mahallenin namusu benden sorulur!" psikolojisine girmeye de gerek yok. İşte ben, bu yüzden "blogger" gibi bir kategorizasyona itibar etmiyorum. Sen sensin, ben de ben! Blog diye bir "araç" var ve kullanıyoruz. İşe giderken kullandığımız otomobil gibi.
- A. Selim Tuncer
katılıyorum bir otomobil gibi. sanırım şurada pek anlaşılamıyorum. o şu; ben "sahiplenme var" diyorum yani ben sahiplenmiyorum tüm blogları bunu onlar yapıyorlar. ben sadece kendi bloguma bakarım gerisi beni ilgilendirmedi. ben sadece sesimin çıkabildiği kadar varım sadece kendi adıma yazıyorum benim gibi diğeler arkadaşlarımda öyle zaten. pazarlamacı veya akademisyen, uzman değilim ama sanırım vermek istediğim mesajları hatalı da olsam bazen bunları filitreleyip birileri düzeltip verecektir.
- Volkan Yılmaz
Peki, blogları kategorize edip bir çuvala koyanlara söylüyorum o halde: "Gün gelecek, ‘blogger’ diye bi’şey kalmayacak!"
- A. Selim Tuncer
Bu arada, ben de akademisyen değilim:) Ama hürmetin var kendilerine... Ne de olsa "bilgi" işçileridir onlar. "Bana bir harf öğretenin..." denir ya!
- A. Selim Tuncer
Selim Abi, teşekkür ediyorum yazdıklarınız için. Nasıl zaman bulup böyle uzunca yazılar yazıyorsunuz, imreniyoruz. Bizden daha genç olduğunuz kesin. Bugün çay ile ilgili son yazınızı ilgili olduğunu düşündüğüm arkadaşlarımla paylaştım. Tartışma uzayınca mevzu çok dağıldı galiba ama sormak istediğim bir şey var. Yukarıda Uğur Hocamın bahsetti kalabalıkların terörü sorusuna daha ayrıntılı bir cevap yazar mısınız. Çünkü siz de görüyorsunuz, sosyal ortamlar kalabalıkların oraya çekilmesiyle hızla kirleniyor.
- yunus özen
bloglar bu ülkede türkçe içeriğin gelişmesinde, dünyada da web teknolojilerin gelişmesine (veya daha hızlı olmasına) sebep olan işçiler bunlar. ayrıca bazı ülkelerde ki son seçim ile bizde de bir nebze seçim kampanlayaları ile ülkelerin demokrasileri bile etkileyen işçiler bunlar. seviyoruz biz. siz de sevin. pazarlamayın.
- Volkan Yılmaz
Sevgili Yunus, tam "Gençlerle yaşlılar arasındaki farklardan biri bu... Hadi bana müsaade!" diyecektim ki, gaz verdin yani:) İltifatın için teşekkür ederim. Uğur Hocam'a şunu söylemek lazım: “İstanbul da kalabalık, Tokyo ve New York da... Fransa da, İtalya da... Dünya kalabalık aslında! Bu kadar insan birbiriyle iletişmeye başlayınca elbette sorunlar olacaktır. Sosyal kurallar dedim ya! Biraz zaman alacaktır sadece..."
- A. Selim Tuncer
Tamam Volkan, şu "pazarlama" meselesini artık başka zaman tartışırız. Eğer zaman bulursak! En kolay tartışabileceğim konu, bilirsin ki "pazarlama"dır:)))
- A. Selim Tuncer
Sevgili Hüseyin, yazıma gönderme yaptım. Göz atacak olursan sen de bir yanıyla aynı şeyi söylemiş olduğunu göreceksin. Bu anlamda yani... Bu arada, susmana da hiç gerek yok!
- A. Selim Tuncer