Çok güzel yazı hocam. Görseller de harka seçilmiş. Teşekkürler.
- sunipeyk
Bundan sonra logo ile ilgili yazılacak çalışmalara referans oluşturacak, önemli bir nişantaşı olmuş yazınız. Bunun da ötesinde, yazıya dayanak sağlayan görüşlerin alışveriş süreci de takdir görmesi gereken, internetteki düzeyli paylaşımlar için model olabilecek önemli bir vakadır. Emeği geçenleri kutlarım.
- Ömer Durmaz
Müsadenizle bazı tanımlar yapayım. Gelişimin ana gücü sinerji için en gerekli şey toplumun bireyleri arasındaki iletişim.İletişimin ortak formatı ise yazı,yani anlatının bir düzlemde kod ile ifade edilmesi.( Gelişmiş kültürlerde mimari projenizi dahi yazarak sunabilirsiniz.) Logo ise nesne ile toplum arasındaki iletişimde daha odaklı sinerji yaratmak için, nesne adı yazısının nesneye ait duyu,duygu,kimlik ve kavramı anımsatacak tasarım ile sembolleştirilmesidir. Tabi tanımlarken biraz ilavelerim oldu ama itiraz gelirse geri adım atabilirim.
- Kaya Şahin
Teşekkür ederim Ömer Hocam. İnternetteki düzeyli paylaşımlar için model olabilecek önemli bir vaka daha var benim bildiğim: Dr. Özgür Uçkan'ın "Sanat mı San’at mı?" başlıklı yazısının altında şöyle bir not vardı; "Bu yazı 'Friendfeed' ortamındaki tartışmalardan doğdu (http://ff.im/6Gkuc ve http://ff.im/6KqIk). Tolga, Devrim, Ex Instance ve Ekim başta olmak üzere tartışmaya katılan herkese teşekkür ederi"
- A. Selim Tuncer
Tabii, FriendFeed tartışmalarından hem düzeyli hem de yararlı bilgiler edinebiliyoruz gerçekten... Bir 'offline' dergide (The Brand Age) yayımlanan bu yazımda Dr. Özgür Uçkan ve Onur Gündüz'den alıntılar yaptım. Belki daha fazlasını da yapabilirdim, ama özellikle takma isimlerden kaynaklı "kim" bağlamının eksikliği beni huzursuz etti. Hatta bu huzursuzluk, "Kimliği 'sanal' ve 'gerçek' diye ikiye bölmek!" başlıklı bir yazı yazmama neden oldu. http://selimtuncer.blogspot.com/2009... Yazım, kimi arkadaşlar tarafından epeyce de tepkiyle karşılandı. İlgili postta [http://ff.im/76pu8] şöyle demiştim: "Bu konuda ilk kez bu netlikte yazıyorum. Bunun sebebi, burada yapılan bir tartışmada ortaya serilen değerli fikirlerden bazılarını, 'offline' bir mecra için yazacağım bir yazıda alıntı olarak kullanmaya kalktığımda oluşan tuhaflıktı. Mesela 'Bu konuda Smarty'nin görüşü...' ya da "Ahmet: 'Günümüzde...' diye başlayan cümleler kurduğumda okur algısının alacağı tutum bir yana, bu durum, değerli görüşlerin sahibi arkadaşlara da bir haksızlık gibi geldi bana... Yazıyla ilgili motivasyon bundan kaynaklandı." Yeri gelmişken bu ayrıntıyı da aktarmak istedim.
- A. Selim Tuncer
“Başlangıçta sözcük vardı ve sözcük Tanrı’ydı ve o zamandan beri sır olarak kaldı." Selim bey başlangıçta sizden aldığım alıntıyı hemen hemen hiç anlamadım bunun açıklaması ile ilgili bir link var mı?
- Kaya Şahin
“Logoyu ben de hep kod olarak düşünmüşümdür. Zihinsel kavrama gönderen görsel kodlama" Dr.Uçkanın yukardaki cümlesine katılmakla beraber şunu açıklayım. Görsel kodlamaların yazı ile kodlamalar kadar zihinlerde komple aynı sonuçları yaratmaları beklenemez.Çünkü görsel kodlamalar sağ beyin ile değerlendirilir.Ve sağ beyin kişi bilinçdışı ile doğrudan ilgilidir.Yani sol beyin gibi bilinçli bir değerlendirme sözkonusu değildir.Şeftali yazısı veya resmi bazılarında iç gıcıklanması yaparken bazılarının ağzını sulandırabilir.Yani logoyu oluştururken duyu,duygu,kavram ve kimlik degerlerinin çok iyi analizi ve sürekli trendlere göre adaptasyonu söz konusu.
- Kaya Şahin
Ayrıca Çinliler hesabına üzüldüm toplumlarında ses birlikteliğinin olmaması onların bu çalışkanlıklarına rağmen hakettikleri yere gelmelerini zorlaştıran bir unsur gibi geldi.
- Kaya Şahin
Japonlar da aynı yazı sistemini kullanıyorlar. Onların da mı hak ettikleri yere gelmediklerini düşünüyoruz?
- A. Selim Tuncer
Japonyada ses ve dil birlikteliği var.Çince dilciklerden oluşan bir dil ailesi ve aynı dilcik bile yöreye göre farklı seslendirilebiliyor.Yani Çinliler konuşarak anlaşamıyorlar yanlarında kağıt kalem olması gerekiyor.
- Kaya Şahin
Dogru. Tabii bir baska perspektiften baktigimizda buyuk bir avantaj bu... Dusunsene, yuz milyonlarca insan gordugu yaziyi okuyor, kendi dilinde seslendiriyor ve anliyor. Biz ise burada alfabemiz Turkce'nin tum seslerini karsilamiyor tartismalari yapiyoruz hala...
- A. Selim Tuncer
Şarkılar ne olacak.Ya marşlar.Cem Yılmazı sadece bir kısmı anlayacak,diğerleri sessiz sinema gibi izleyecekler.
- Kaya Şahin
Tabii ki bu da dogru... Fakat ben, konuyla logo baglaminda ilgileniyorum, biliyorsun. Ayrica o kadar genis bir cografya ve yuz milyonlarca nufusa bir Cem Yilmaz zaten yetmez. :)))
- A. Selim Tuncer
Bu arada, Çinliler kendilerinin "yazı medeniyeti" olduklarını ileri sürerek bununla övünürler.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, alıntıladığınız paragrafta William S. Burroughs, başlangıçtaki sözcüğü Tanrı ile özdeşleştirirken, aslında yaratımı başlatan "ol" buyruğuna göndermede bulunuyor ve Tanrı'nın kendini açımladığı fikrinden hareketle, yaratımın yazmak olduğunu ve yaratılan dünyanın Tanrı'nın yazısı olduğunu savunan bir çok heterodoks tarikatın fikirlerinden yararlanarak bir metaforlar silsilesi kurguluyor. Sözcüğün et olduğu fikrine ilerleyerek işin içine genetik kodu da karıştırıyor ve metafor döngüsünü genişletiyor...
- Ozgur Uckan
Selim Hocam, buradaki hiper-metinsel tartışmaların basılı ortamlara (yazıyı dergide okumuştum) sızması benim hoşuma gidiyor gerçekten (elbette tersi çok daha fazla oluyor doğal olarak). Her gördüğümde etkileşim işte bu diyorum:)
- Ozgur Uckan
Evet, feed'de eskiye doğru bir git bakalım. En son iki ay geriye gidebilirsin... O yüzden ben önemli feedleri kaydedirim (bunu da "more" linklerine tek tek basarak yapman gerekiyor ki yarım yamalak kaydetmeyesin)...
- Ozgur Uckan
Hocam, bunu bilmiyordum ama, Mart'a kadar gittim ben. Silme konusunda zaman dışında bir parametre kullanılıyor olabilir mi?
- A. Selim Tuncer
Bilmem... Nasıl oldu da Mart'a kadar gittin acaba? Bunu iyice bir araştıracağım ben... Bu arada Ertem'in yazısındaki tartışmalar şu postta geçmişti: http://friendfeed.com/ozuckan... (Ben niye 15 Temmuz'a kadar gidebiliyorum acaba? Older items butonunu kullanarak... Ama arama yaptığımda daha eski postlara ulaşabiliyorum...)
- Ozgur Uckan
Cemil Ertem, yazının arkasına eklemiş, orada gördüm. Ben de "beğen"mişim üstelik... Aman Hocam araştıralım. Benim için de çok kıymetli bu paylaşım/etkileşimler...
- A. Selim Tuncer
Mesela ben, kendi yazılarımla ilgili olanları yazıya 'embed' ediyorum. Hatta yazı, bunlarla tamamlanıyor bile diyebilirim.
- A. Selim Tuncer
Biliyorum, ben de bunu yapmaya niyetliyim... Peki sen eski feedlerine nasıl gittin? Older items tuşunu kullanarak mı? (eski postların silindiğini bana da başkaları söyledi)
- Ozgur Uckan
Evet, ben Türkçe kullandığım için "Daha eski ögeler" tuşu oluyor o... Gide gide Mart'a dayandım, ama Mart benim FF üyeliğimin başlangıç tarihi midir, onu hatırlayamadım. Acaba "feed" sayısıyla ilgili olabilir mi diye düşündüm. Sen benden daha fazla giriyorsun çünkü. Nitekim, ha öyle ha böyle, bence sorun değişmiyor. Silmesin yahu!
- A. Selim Tuncer
Evet, üstelik sliyorsa bunu belirtmesi gerekmez mi? Acaba okumadan geçtiğimiz o disclosure'da var mı? Şimdi yatıyorum, ama bunun peşine düşeceğim. (Bu arada, o tuşla gittiğim son tarih olan 15 Temmuz'dan daha eski postlarıma (Haziran ayındaki bir tanesine) arama yaparak ulaştım... Kafam karıştı iyice...) İyi geceler...
- Ozgur Uckan
"Bir bilen" de el atsın şu konuya... Hocam, biliyorsun ya, en son gittiğin sayfada ilk tarihli postlar yer almayabilir. Yorumlarla ara sayfalara terfi etmiş olabilirler. Buna dikkat ediyor musun? İyi geceler.
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, biraz araştırdım. Geriye doğru gidildiğinde sadece 630 post görüntülenebiliyormuş. Gerisi için arama yapılmak istendiğinde postun adını bilmek kaydıyla (ya da farklı arama parametreleri kullanılarak, kullanıcı ismi vs.) google aramasını kullanıyor insanlar. Sonuç olarak FF postları silmiyor ama onlara ulaşmamız için henüz bir şey yapmış değil. Tüm feed'lerin export edilmesi ve ay bazında görüntülenebilmesi için çalışmalarını sürdürüyorlarmış. Aslında birileri bir API yapsa bunun için çok tutar. Çünkü aynı dertten muzdarip çok fazla kullanıcı olduğunu gördüm.
- Ozgur Uckan
O halde yazılara katıştırdığımız 'feed'lerle ilgili bir sorun yok diyebiliriz. Dışarıdan bağlantılar ya da doğrudan girdiğimiz, hatta görüş alışverişinde bulunduğumuz 'feed'ler boşlukta kalıyor. Onlar için de bu teknikten istifade edilebilecek bir yöntem geliştirilebilir şimdilik. Uyarın için teşekkürler. Bilmemiz iyi oldu.
- A. Selim Tuncer
Konumuza dönersek... Bugün bir arkadaşım logo tasarımıyla ilgili bir bağlantı gönderdi. [http://www.newcastlewebsite.com.au/logo-de...] İlgili bölümü paylaşıyorum: A logo ( from the Greek logotypos) is a graphical element (ideogram, symbol, emblem, icon, sign) that, together with its logotype (a uniquely set and arranged typeface) form a trademark or commercial brand. Typically, a logo's design is for immediate recognition. The logo is one aspect of a company's commercial brand, or economic or academic entity, and its shapes, colors, fonts, and images usually are different from others in a similar market. Logos are also used to identify organizations and other non-commercial entities. Almost all corporations, agencies, services, products use an ideogram (sign or icon) or an emblem (symbol) as a logo. Most use a combination of sign and text to create their logo. As a result, only a few of the thousands of ideograms people see are recognized without text also. Therefore, it is sensible to create a logo which contains the symbol, and the business name, so that people will link the two. There are many important things to consider when designing a logo. Essentially however, it is about creating something which incorporates images and the company name in order to emphasize the entire company, to create a ‘stand out’ amongst the competitors, and to make it unique within its marketplace. Why is there a need for symbol? Why not use purely text? Ideograms (icons, signs and emblems) are an important part of logo design. In some instances, the ideogram may be more effective than a written name. This is the case for logos being translated into many alphabets. Eg a business name in the Arabic language would be of little help in most European Markets. This is where the importance of a strong ideogram is seen, as the general proprietary nature of the product is kept throughout both markets. An example of an extremely well known ideogram would be the Red Cross (which goes by Red...
more...
- A. Selim Tuncer
92 doğumlu bir genç epey birşeyler toparlamış. O da kendi açısından birşeyler söylemiş. FF de gördüğüm bazı gençlere göre oldukça da ciddi .Doğru veya yanlış yararlı olmaya çalışıyor. Selim bey logo ile ilgili epey bir emek vermişsiniz FF'de de bir şeyler söylendi . Diyorumki sanki toparlansa konu biraz daha netleşir.Firma yöneticileri de logonun önemini biraz daha kavrarlar. Bu da Türkiyede markalaşma yönünde en azından daha etkin bir bakış açısı getirecektir. Şimdiden kolay gelsin demeyi çok isterim.
- Kaya Şahin
92 yaşındaki genci pek de hoş görmemek lazım, "cahil cesareti" demek lazım, bana kalırsa. Topladıkları çer-çöp, bir de yarım-akıllı bir yayıncı bulup bu belgeyi kitap olarak bastırsa (sponson arıyormuş çünkü) işte o zaman yandık, literatüre de geçmiş olacak. Şu an PDF diye sevimli görünmüş olabilir... Asıl bu gence değil tabii, meydanı boş bırakan akademisyenleri, iyi logo tasarımcılarını eleştirmek lazım (iğne ve çuvaldız durumu)... Yeni bir haber var bu konuda, paylaşmak isterim: http://www.applechronicles.net/blog...
- Ömer Durmaz
Hımm, ilginç... "Duke Üniversitesi’nin Fuqua İş Okulu ve Kanada Waterloo Üniversitesi‘nin yaptığı bir araştırmaya göre, PC’ci ya da Mac’çi farketmezi Apple logosuna maruz kalmak, daha kreatif davranmanıza yol açabiliyor. Duke Üniversitesi Profesörleri Gavan Fitzsimons ve Tanya Chartrand ile Waterloo Profesörü Grainne Fitzsimons, çok bilindik markaların logosuna bakmanın bile o marka ile eşleşmiş imajına uygun şekilde davranmaya yardımcı olduğunu buldu."
- A. Selim Tuncer