"Bi şarkı vardı, söyleyenin adını unuttum, sözleri de, müziği de. Scrubs'da bir bölümün sonunda çalıyordu, güzeldi." - Sarı çizmeli Memed Ağa. Jehan Barbur konseri arasında takıldı kafama, ertesi sabah hatırladım, http://www.youtube.com/watch... imiş. Nasıl bir hafızam var allahım...
Google'dan T.C. devletine tuzak. Google DNS'in amacı hizmet değil muzurluk. Biliyorlar, 1 sene içinde "Yerli DNS" projesinin ortaya atılacağını, geçiyorlar dalgalarını.
2 ve 5 enfes, teşekkürler paylaştığın için.
- Muge Cerman
Rica ederim. Kerim, yarattığı enfes masaüstlerini göstermekle kalmıyor, kullandığı simge setlerinin ve arkaplanların da kaynağını göstererek, isteyen herkesin çalışma ortamını şenlendirmesine olanak veriyor :)
- Bahadır Kandemir
"Şehirler kadınlar gibi. Misal, Montreal ev hanımı. Etraf tertemiz, derli toplu. Ama sıkıyor insanı bir süre sonra. New York biraz hafif meşrep, gün görmüş geçirmiş. Eğlendirmeyi biliyor insanı. İstanbul mu? Ah, İstanbul tecavüz mağduru."
"Bu parçanın neden geniş bir çevrede paylaşılmadığını anlayamıyorum" demiş Akın Eldes. Ben de anlamıyorum. Dört dörtlük parça, hele o sonundaki solo yok mu... http://www.youtube.com/watch...
abi ninni gibi şarkı olmuş, ondan olabilir mi acaba? (hayır "geniş çevreler" zaten müzikten anlamadığı için onların usturuplu bir şeyi paylaşmalarını beklemek komik olur da, bunu paylaşayazmışlar mamafih uyuyakalmış da olabilirler).
- meren
meren. bunda uyuyani islak mese odunuyla dovesim gelir.
- Ozgur Demir
Bu meyvenin ne olduğunu bilen var mı? Ofisteki masalardan birinde duruyordu sabah geldiğimizde. Ne olduğunu ve nereden geldiğini bilmiyoruz. HIMYM'daki ananas gibi.
Jehan Barbur bugün 22:30'da Beyoğlu Jazz Stop'ta.
- Bahadır Kandemir
"Bir şişe şarap olmalıydı şimdi, eski bir arkadaşın yazdıklarını okurken içilmeliydi, ağır ağır, yudum yudum. Bakılmalıydı sonra karşı tepelere, pencereyi açıp; ardından da soğuğa rağmen çıkılmalıydı o tepeye, elde şişelerle..." -- Meali: Bu vakit bana kod okutmadan önce getirin bir şişe vişne şarabı, Balmer Peak'e ulaşmak gerek.
Bilmeyenler için olay şu: Alkol üretkenliği azaltır, ancak çok özel bir alkol oranını tutturduğunuzda, mükemmel programlama becerisine sahip olursunuz. Steve Balmer gibi, bir grup programcıya istedikleri kadar alkol verip bir başyapıt oluşturmalarını beklerseniz, istediğiniz olmuyor ve ortaya Windows ME tadında bir ürün çıkıyor.
- Bahadır Kandemir
Metrekareye 100 kilo yağmur yağacak diyorlardı, montumun ağırlığına bakılırsa üzerime düşen payı fazlasıyla almışım. Planlarımın yarısını iptal etmek zorunda kaldım, ama yağmura rağmen yapabildiklerimden son derece memnunum, seni yendim yağmurlu İstanbul.
Konser zamanı millet deli gibi bilet ararken, "Cohen de Cohen, ne bok var bu adamda anlamadım" deyip albümü gizli gizli dinledikten sonra adama kapak olan albümlerden.
- Bahadır Kandemir