Ah hah, so were you pleased? kidding, but funny..i loved this post! I remember looking for the best cheesecake treats.
- Myrna
I'm not a big chocolate fan, but I've tried a few cheesecakes with more exotic fruit that normal. Some were better than others. :-) In the end, I always come back to a really good cherry cheesecake.
- Jason, Craving
If you come to Brooklyn, you can go to Juniors, famous for cheesecakes for decades.
- Myrna
I lived in Brooklyn in the mid-90's. Been to Juniors. It's *sings* aaaaaamaaaazing!
- Jason, Craving
namaz kılan Örümcek adamdan sonra çok görmemek lazım aslında :) (ben bile yazarken spiderman yazıp sonra silip Örümcek'e çevirdim. halbuki yıllarca Örümcek Adam olarak okudum ben bu kahramanı (baskan yayınları) ne zaman gelip de çakmışlar spidermanı beynimize...?)
- Murat Tolga Şen
anneler babalar yoğun iş temposundan kafalarını kaldıramazken çocuklar da bakıcı ve tv ile büyüyor.. çok normal ve üzüntü verici bir şey aslında
- atrin
Hahahahahaha... Bu ne yaaa.. Bu neeeee???? Hahahaha.... Selçuk sen bile bu kadarını beceremezdin.. Hahahaha....
- doctor_jivago
Namaz kılan örümcek adam, şu coğrafyada yapılagelmiş en yaratıcı şakadır. Üstelik çizim son derece profesyoneldir. O çizime laf yok :D
- doctor_jivago
çocuğun kafası bence gayet net, eğitim sistemimiz nihayet amacına ulaşmış: bütün dünya türktür ve türk olmaktan dolayı da mutludur :)
- Deniz Bolsoy Erdem
Dengesiz, sorumsuz ve kafası karışık gençler geliyor.
- Onur Yalazı
anormal görmemek gerek, o yaşlarda çocuk güne her sabah ne mutlu türküm diyene ile başlayıp sünger pobla devam ederse ikisini birleştirmesi çok normal :)
- alper*
belki daha yeni kare çizmeyi öğrenmişlerdir:)insan çizmek zor azizim:)
- Burcu Canşe
Demek ki çocuklarda "milliyet" kavramı daha "duygu yoğun" bir yerden... :)
- A. Selim Tuncer
bilişim orda ama hukuk nerde? yoksa çok güzel. her zamanki gibi temiz ve sade
- ozztrojen
bilişim giremez gibi bişi olmuş sanki..
- Omer ALBAYRAK
Altında anayasa temsilen kitap gibi bir şey olsaymış sanki isime daha yatkın olurmuş gibi geldi bana...
- Mr Lonely
hakimin böyle masaya vurduğu tokmak gibi şeyle mouse'u birleştirse süper olurdu (onun adı ne bilmiyorum:))
- ozztrojen
kurallar fikrini kırmızı çember gayet iyi veriyor. cursor'ın üstünde yasak çizgisi yok bu da "yasak", "giremez" gibi bir şey söylenmediğinin göstergesi. bence güzel olmuş.
- Ebru Baranseli
Hukukun simgesi olarak, tokmak, terazi, çekiç, baskül, kitap, kılıç vs. görmekten bıktım diyebilirim. Hukuk alanında, hele ki bilişim hukuku alanında artık bunların yeri olmamalı diye düşünüyorum.
- M. Gökhan Ahi
müşteri her zaman haklıdır :)) siz öyle diyorsanız. bu logo da güzel.
- ozztrojen
Ebru Hocam logoyu aynen bizim gibi yorumlamışsınız.
- M. Gökhan Ahi
Bilişim = mouse cursorunu görünce bir ara bankaların ve internet sitesi açan her firmanın hazırlattığı kötü tv reklamları aklıma geldi. Fazla düşündürmeden Bilişim Hukukunu ve / veya bilişim + hukuk çağrıştırabilcek bir logo daha iyi olurdu
- Cem Ozkaynak
öncelikle yapanin eline saglik. ancak söyle bir durum var. bilisim hukuku ve bilisimhukuk.com olmak üzere 2 defa hemen hemen ayni sey yaziyor. bunlardan birisinden vazgecilmeli. bir de bilisim hukuku (koyu siyah) hemen altinda bülteni (kirmizi) ve hemen onun altinda bilisimhukuku.com (acik siyas) olamk üzere 3 ayri renk gözü yoruyor. algiyi düsürüyor. tek seferde vurucu olmuyor. ve ayni...
more...
- Cagdas Seichter
O BÜLTENİ göze çarpıyor. Kavramsal olarak da tasarımsal olarak da zayıf. Öncelikle "BilisimHukuk" ön planda olmalı, "bilişim" ve "hukuk" daha basit ve kolay ilişkilendirilebilir bir görsel anlatımla sunulmalı.
- Cem ARGUN
Ayrıca gereksiz yere büyük harfler kullanılması ve "BüLTENi" şeklinde yazılması grafik olarak "doğru" değil. Noktalı harflerin noktalarının font sınırına çekilmesi benim şahsen tasvip etmediğim, Ö olsaydı nasıl olacaktı sorusyla karşılık verdiğim bir yöntem. Ancak bazı tasarımcılar doğru şekilde yapmak kaydıyla bu yöntemi tercih ediyorlar, buna saygı duyuyorum. Ancak burada "Ü" yerine "ü" kullanılmış. Ü harfinin fontun büyük harf tipografik yapısına uygun olarak modifiye edilmesi gerekirdi.
- Cem ARGUN
Tipografi yönündeki eleştirileri haklı buldum. Belki de sadece "bilisimhukuk.com" ibaresini kullanmak gerekebilir. Ama logoyu çok sevdiğimi söylemeliyim.
- M. Gökhan Ahi
logo icinde sunu eklemek isterim; okun ucu ve sapi bence kirmizi bölgeye tasmamali. yani beyaz ok biraz degil baya baya büyük olmus. bence daha kücük olmali. oradaki ok göze cok carpmamali. estetik olarak da büüyk olusu cok §Ik durmuyor. mümkünse bence o ok isareti kücülsün.
- Cagdas Seichter
Gökhan aslında teknik olarak o beğendiğin logo değil. Amblem veya işaret (sign). Beğenmediğin kısmı da logotayp. beğeni sübjektif bir durum. Saygıyla karşılarım. Ben daha çok doğru/yanlış perspektifinden yaklaşmaya çalışıyorum. Hukukun özellikle bilişim hukukunu yasakla görselleştirmek bence doğru değil (aslında bilfiili durum bu olmasına rağmen.). Hukuk "yasaklar" yani, neyi yapamayacağımız değil de "haklar" yani neyi yapabileceğimiz olarak görselleşirse daha doğru, daha pozitif olmaz mı?
- Cem ARGUN
ben de bu konuda cem gibi düsünüyorum. bilisim hukuku ile yasak olayinin hic ama hic alakasi yok. ben zaten bu amlem'den ne giibi bir mesaj verilmek isteniyor onu hic ama hic anlamadim. biraz yukarida yazilan cizilenlere bakinca biraz anlar gibi oldum. ama o da aklima yatmadi. daha cok ben logonun icinde bulunan kocaman oka kafayi taktim. yani gözümü bu büüyk ok rahatsiz etti. ablemin anlamini düsünmeye hic sirsat vermedi bu büüyk ok.
- Cagdas Seichter
Sevgili Cem ve Çağdaş, değerli eleştirileriniz için teşekkür ederim. Bu arada logo, amblem ve logotype meselesini de öğrenmiş oldum.. "Yasak" kavramını algılatacak ne var, açıkçası çözemedim. Trafik kuralları, bir başkasının malını ve canını korumak için konulmuş olan uluslararası kurallardır. Dünyanın bir çok yerinde de trafik uyarı levhaları birbirinin aynıdır. Aslında trafik...
more...
- M. Gökhan Ahi
rica ederim. elestiri olarak algilanmasin. amac-maksat hep var olandan en iyiye ulasmak. en iyi icin calismak.
- Cagdas Seichter
Gökhan, kalın daire ihlal / yasak belirten bir kural tabela standardı. Google Images'da yasak yaza http://images.google.com.tr/images... sonucu değerlendir. Ortak bilinç bu. Başka trafik kuralları da var başka başka tabelalarla ifade edilen. Yine de bu açıdan soyutlama yapınca koskoca "hukuk" kavramını biraz fazla basite indirgemiş oluyorsun. Bu...
more...
- Cem ARGUN
Bu arada Çağdaş'ın da dediği gibi aman yanlış anlama. Yol yakınken yardımcı olmaya çalışıyoruz. Eminim Sunipeyk bu saptamalar ışığında daha doğru bir iş çıkaracaktır.
- Cem ARGUN
Hukuk demek yasak demek değildir, aksine güvenli özgürlük demektir. Mause arrow 'u gökyüzüyle masklarsak sanki daha iyi olur. Veya madem farklı birşeyler yapmaya çalışıyorsunuz, özgürlük üzerine düşünmenizi tavsiye ederim. Uçan kuş simgeleri de olabilir..
- Umut Yurtseven
Sevgili Cem, "kalın daire ihlal / yasak" demişken, trafik levhalarının bazılarının neden üçgen, bazılarının ise neden daire olduğunu araştırdım. Şöyle de bir sonuca ulaştım: “Tehlike uyarı işaretleri” genelde üçgen şeklinde, “Bilgi işaretleri” ise genelde yuvarlak oluyormuş. Aslında, bu sonuç bile amblemdeki anlama destek vermiyor mu sence?
- M. Gökhan Ahi
@Zeynep: senin haberin olmayan bir seri var onlari ben de begendim bilahare duruyor arsivde, @MBS: vites attik o kadar fotografci yakalayamamis ben ne yapayim; )
- Sets Turan
Benim haberim olmayan seri nasıl olur!! :P Görmeliyim onları da.
- Zeynep Mengi
tetris metris, adam calisiyo demek ki; )
- Sets Turan
ha ben de aklina spesifik bir insan mi geldi diye ; ) hayir var da benim haberim yoksa vakit kaybediyorum bosu bosuna (dakikasinda sattim tasavvufu; ) ).
- Sets Turan
Kafayı yemeğe başladım. Son üç gecedir rüyamda Antalya'yı görüyorum. Dün gece ise Alman arkadaşlarıma gezdiriyordum. İşte burası Gazi Lisesi ben buradan mezun oldum, burası konyaaltı tam 13 yıl burada yaşadık falan filan. Ne oluyor lan bana? İyice kusmaya başladım bu Almanya'dan ://
NRW olayina haksizlik ediyorsun biraz volkan :/ ben de antalya lisesi mezunuyum. tam 18 yil yasadim. ilk-orta-lise olayina antalya'da girdim. ama almanya'da güzel be hocam. hem de cok güzel. tabi ama memleket farkli. anliyorum.
- Cagdas Seichter
Hayır toprak cekiyor...kendine dikkat et bugunlerde...
- DeliKıranSelimPaşa
Çağdaş sen bu Almanya'ya nasıl alıştın hayret? Yani benim büyük oğlan 8 yaşında ve Antalya'da doğdu ve sadece 2-3 yıl yaşadı ne zaman Almanya'ya geri dönse çocuk bas bas ağlıyor ne olur Antalya'ya geri dönelim diye :/ Sen ilk, orta ve liseyi Antalya'da okumuşsun ve nasıl olurda Almanya diyorsun. Ben sisteme veya Almanya'ya bir lafım yok adamına görede değişiyor inan bana. Antalya'da...
more...
- Volkan Alabaz
Şöyle ağzımızın tadı ile bir kokoreç veya beyin çorbası bile yiyemiyoruz arkadaş :)
- Volkan Alabaz
yok volkan almanya falan demiyorum. tabi ki ben de isterim antalya'da tüm yil kalmak. keyif yapmak. havanin denizin ne bilim bir ton seyin keyfini cikartmak. ama ne yapalim usta hayat sartlari öyle gerektiriyor. senin ve ailen icin seviniyorum volkan. umarim hersey cok iyi olur antalya'da.
- Cagdas Seichter
Bunun klozet başında kullanıma versiyonunu da yapmaları gerekir. Ya da standard bloknotu, klozetbaşı diye kaplayıp satmaları da iyi olur. Slogan da belli : Ya kaçarken, ya z.çarken !
- Acharad-Sami-
Tuvalet kağıdı şeklinde olanı vardı yanlış hatırlamıyorsam.
- Hasan Basusta
süper ya.. ben en çok duşta düşünürüm, en güzel fikirler orda gelir aklıma.. bunun farkında olduğumdan pek unutmuyorum o fikirleri ama yine de süper düşünce bu :)
- Mustafa Öztürk
Sağolun efendim ama maildeki başarıların altında C-Section imzası var. Bizimkiler ayrı ;)
- Fatih Taşkıran
Ya Fatih Üstad, şu bizim Vodafone Shoplardaki kiosklara da bir şevkat göstersenize. Aynı şeyi döne döne seyrettirmek gına getirdi. :) Hani onları internet üzerinden güncellemek devamlı bilgi veren bir sistem haline getirmek harika olurdu.
- Burçak Çubukçu
Sizinkileri de yaz onları da bilelim :)
- morkedipatisi
morkedipatisi, o da olacak inşallah. Bıkmayın diye susuyoruz şimdilik ;)
- Fatih Taşkıran
sevdiklerimin başarıları bana gurur verir, bıktırmaz :)
- morkedipatisi
:)) cok sirin gorunuyorlar-bir de annelere sorun..belli bi kilodan sonra-benimki 9 aylikti- omuz ve belim kopacak gibi oluyordu..
- Petek(UCB)_
bde sımsıcak kalır ki, insan çocuğu ordayken parkta turlarken kitap filan da okur yanii
- ''sewimsizbilgin''
cok bebekken harika bir fikir de sonradan kolay olmuyo...bir de her cocuk onun icinde oyle mutlu mutlu durmuyor....benim buyuk yaygarayi kopariyordu da:))))
- Petek(UCB)_
ağladığı zaman ağzına bi tane yapıştırırsın susverir :)
- ''sewimsizbilgin''
uzun süre bu şekilde taşınmak çocuğun hoşuna gitmez , annenin de epey beli ağrır gibi görünüyor.
- Muge Cerman
sewimsiz o tokattan sonra çocuğun susacağını düşünmek, sadece çocuğu olmayanlara özgüdür :)
- Muge Cerman
fok gibi çıkarmış kafayı, yerim onu ben!
- ozztrojen
çocukları elma armut gibi sanki poşete koymuşlar... çocuğun hiç hareket alanı yok :))) onların yerinde olmak istemem
- A mean
bebek dediğimiz varlıkların eli,kolu,ayağı pek durmaz; havada,sağda,solda hep bir hareket halinde olur :)) zavallılar sıkılırlar bunun içinde :))
- bejemeyenweled
Bütün güzel fikirler öylesine basit ki.
- Hasan Basusta
@Hasan fikir güzel ancak kablonun olası bir karışması durumunu hayal edemiyorum :)
- Halid Ozgur
elektrik süpürgelerinde kullanılan yaylı-makaralı (yine bu fikir kadar basit) sistem tıkır tıkır işi görür. en kötü ihtimalle yarım metre daha asılıp bırakırsınız :)
- bilge kagan
Vodafone Cep Çiftçi Kulübü üyeleri 10.000 TL teminatla sigorta yapıyor, Traktör alımlarında %5 indirim yapıyor. Tedavi masraflarının 500 TL' ye kadar olan kısmını kendisi karşılıyor. http://www.kazancrehberi.net/vodafon...
Eleni ve kızları sabahtan beri Ünye iskelesinde birkaç bavuldan ibaret eşyalarıyla Gülcemal vapurunun gelmesini bekliyorlardı, diğer mübadillerle birlikte... Ağlıyorlardı. Küçük kızlardan Sofia yedi, Maria dokuz yaşlarındaydı. Babaları iki yıl önce ölmüştü. Yoğun bir kar yağışı vardı o gün. Evleri birkaç yüz metre ötede olmasına rağmen, kış kıyamet iki gün iskelede bekletildiler asker nezaretinde...
- A. Selim Tuncer
Vapurun siyah dumanları ufukta kendini göstermeye başlamıştı. Maria, Sofia’ya dönerek: “Sofia, bebeklerimizi valize koydun değil mi?” diye sordu. “Koymadım, onları merdiven altına sakladım, biz dönene kadar evimizi beklesinler diye!” dedi Sofia.
- A. Selim Tuncer
Ağlayarak bindikleri vapur Fener Burnu’nu dönerken Maria elindeki karbeyaz mendilini Ünye’ye doğru sallayarak yüksek sesle “Allahaısmarladık Oine, bekle beni!” dedi. Sesi Karadeniz’in soğuk rüzgarlarında kaybolup gitti. Beyaz dalgalara doğru savurduğu mendil rüzgarda yalpalayarak epeyce bir uçuştuktan sonra denizin hırçın sularına birden batıverdi.
- A. Selim Tuncer
Bu hikaye (tanıklık) gerçekten de etkileyici ve elbette çok üzücü. Benzerlerini annemden dinlemiştim (İzmir). Gerçi bende üzüntüden de çok isyan duyugusu uyandırıyor. Nasıl olabildi bunlar... diye. "Değerli" ve "ilginç" arasındaki ayrım bu hikayede kristalleşiyor. Ama Selim Hocam bu kristale ışık tutmanız gerek, özellikle yeni kuşaklar için. Dolayısıyla hem bu ayrımı, hem de eşyalarla aramızdaki ilişkiyi kurcalayan yazılarınızı bekliyor olacağım.
- Ozgur Uckan
Çok merak ettiğim bir konu var. Acaba, mübadele ile gidenler ile hala oralarda yaşayanların gen haritaları karşılaştırılsa ne çıkar?
- Burçak Çubukçu
@Özgür Uçkan: Hocam, Ünye'de de Rum ve Ermeni popülasyonunun yoğunluğu nedeniyle, gerçekten "isyan duygusu" uyandıran hikaye çok dinledim ben de... Anneannem başta olmak üzere, hem de birinci ağızdan... Akıl alır, yürek kaldırır gibi değil! Bez bebekler ne ki, çocuklarını Müslüman komşularına emanet edip bir daha dönemeyenler var. Asıl konumuz bu olmadığı için uzatmak istemiyorum ama,...
more...
- A. Selim Tuncer
@Burçak: Gen haritalarından önce tapu-kadastro haritalarını karşılaştırsak! Bin yıl öncesinden söz etmiyoruz.. Yara, hala şakır şakır kanıyor.... Üzerinden kuşaklar geçmiş bir olay da değil. Hukukî sorunlar henüz zaman aşımına bile uğramadı!
- Hakki Ocal
Selim Hocam, elimizden gelen desteği veririz. Ne demek:))
- Ozgur Uckan
Bu acı hatılralar her iki taraf içinde oldukça fazla olmalı. Mesela biz de Yugoslavya'dan geldik. Soyismimiz bile yaşadıklarımızla alakalı "ALMIŞLAR" herşeymizi ALMIŞLAR orada ve sadece canımızı getirebilmişiz.
- Onur ALMIŞLAR
@Hakkı Öcal, hak veriyorum size. Ben aslında insanları ayıran nedenlerin o kadar sağlam dayanağı olmadığını ve büyük ihtimalle yöre insanlarının (gidenler ve kalanlar) yakın akraba olduklarını düşünüyorum. Eğer bu düşüncem doğru ise durum daha da vahimleşiyor. Tabi MÖ 270'li yıllarda Anadolu'ya Galatların (Keltler-Galyalılar) göçerlerken izledikleri yolu da bir daha gözden geçirmekte...
more...
- Burçak Çubukçu
Anlaşılıyor ki değerli-ilginç ayrımına ışık tutmak için doğru bir örnek seçmemişim! :))) Çünkü hikayenin trajedisi asıl temayı gölgede bırakıyor. Öyleyse bir tane de "o taraf"tan yazılmış bir hikaye paylaşayım: Ünyeli Rum Kızı Rodi http://www.unyeses.net/rodi...
- A. Selim Tuncer
@Selim Tuncer, yok hocam yanlış anlaşılmasın. Ben olayın oldukça geniş bir kitleyi kapsadığını anlatmak istedim. Yoksa herhangi bir "taraf" kaygım yok. Önemli olan yaşanan acılar. Okudukça, duydukça içimizi, yüreğimizi yakan, nefesimizi boğan hatıralar.
- Onur ALMIŞLAR
Yok yok, sen yanlış anladın :))) Benim anlattığım hikaye Türkiye'de yazıldı, görüldüğü gibi trajedinin Yunanistan "taraf"ından aktarılan bir ayrıntı yok. Bağlantısını verdiğim hikaye ise Yunanistan'da yazılmış, ayrıntıların çoğu o "taraf"tan... "Taraf" derken kastım buydu.
- A. Selim Tuncer
Yanlış örnekten kastım da şu: Ben odağa "bez bebekler"i koymak istemiştim, ama müzakere "mübadele"ye kaydı.
- A. Selim Tuncer
Tamam Hocam anladım şimdi. O zaman şöyle diyeyim ben de; Çocukluğum geçtiği evin önünden geçerken içim çok garip oluyor. O evin kapısı hala aynı renk! Duvarlarında benim çocukken açtığım delikler var. Sadece bir ev gözlerimi dolmasına sebep oluyor hem de her geçişimde. Dedemin o ev önünde çekilmiş bir fotoğrafı ve o fotoğrafta taktığı kasketi var. O kasketi saklıyorum çünkü o kaskette hayatımın bir bölümü var.
- Onur ALMIŞLAR
Şimdi de odağı ben kaydırmış olmayayım ama, yorumda "değerli" şeyler olduğu için taşımak istedim. Mahallenin sakinlerinden Yahya Kemal Bahçe, Facebook'ta yorumlamış: "O mandalina ve yenidünya ağacından meyveler yemiş, sarnıcında, taşlığında envai çeşit oyunlar oynamış, velhasıl bu sokağın çocuğu olarak size teşekkür ederim Selim Abi, bu içli hikayeyi paylaştığınız için. Peki ya bu evin...
more...
- A. Selim Tuncer
"Nedir eşya? Etimolojik olarak eşya (objectum: gegenstand, objet, object), dışımızda varolan, önümüze ve/veya karşımıza konmuş yerleştirilmiş, göze görünen, duyuları etkileyen, algı alanımızı zorlayan, özneye karşı duran şey anlamını taşıyor. Eşyanın anlamını belirlemek üzere, çeşitli konum ve işlevlerini gözleyelim. Eşya, çeşitli konum ve işlevlere sahip; insanlararası iletişim ve...
more...
- A. Selim Tuncer
Niğde'nin en eski evinde doğmuşum. Annem, teyzelerim ve dayılarım da o evde doğmuşlar. 1863'de Rumlar tarafından yapılmış, mübadeleden sonra annemin dedesi yerleşmiş. O evden kalkıp gidenlerle birlikte yeniden gezmek isterdim.
- Uğur Özmen
Dedemizden, babaannemizden kalan eşyaların hızlı tüketim sonucu ortadan kalktığı tespitini çok beğendim. Bu şekilde düşünmemiştim daha önce. Sanırım bu biraz da "Moore yasası"nın işaret ettiği bilgi devinimi ile ilgili. Teknolojik bilginin her 2 yılda bir katlanması, bize yalnızca 1 yıl öncesinin gereçlerine "eski" damgası yapıştırmamıza neden oluyor. Bu hızla tüketmek endişe verici. Bu arada "Dedemin Vakum Tüplü Radyosu Vardı" http://www.anafikir.com/bizim-v... : ))
- Selim Yoruk
Sanırım mesele sadece Moore yasası değil. Bu da bir faktör, ama modern insanın eşyayla ilişkisini kurgularken kullandığı paradigmaya topyekun bakmak lazım. "Değersiz"leş(tir)me çok yönlü bir süreç... Mesela modern medeniyetin en temel özelliklerinden biri, bir "kaplama medeniyeti" olmasıdır. Gökdelenlerimizden bilgisayarlarımıza, saatlerimizden otomobillerimize kadar neredeyse hiç "masif" bir şeyimiz kalmadı. Dedenin vakum tüplü radyosu en hakikisinden ahşaptır mutlaka... Hem de kiraz ağacından... :)
- A. Selim Tuncer
Bu "kaplama medeniyeti "nitelemesini tuttum selim Hocam. Sakin kafayla bir kez daha düşüneceğim. Teşekkürler.
- Ozgur Uckan
Kaplama medeniyet, kaplama sşyaset, kaplama insanlık, kaplama yaşamlar.... Liste uzayıp gidiyor. Hayat gerçeklerden, değerli'den uzaklaşıp her geen daha da kaplanıyor. Metalle, plastik ile, para ile yalan ile. Sanıyorum en gerçek anılarımız mübadele ile gitti bize de kaplamak kaldı etrafını. Taraflar ile kaplıyoruz, siyaset ile kaplıyoruz. Bunca kaplanan sarmalanan yaşamın içinden nasıl yırtılıp çıkacağız ? Asıl sorun bu sanırım...Sevgiler... elinize, kaleminize sağlık Selim Hocam.
- aykut - webbcini
Evet, "modern insan" olarak ne kadar "kaplama"yız, ya da "masif"imizin ne kadarını koruyabiliyoruz, üstünde düşünmeye değer gerçekten...
- A. Selim Tuncer
"Kaplama", otomatik olarak örtme, saklamayı içeriyor. Sahteleştirmeye gönderiyor. Sahte ahşap kaplama, binaya ahşap özelliği vererek onu "değerli" gibi gösteriyor. Oysa değil. Altı kaval üstü şişhane...
- Ozgur Uckan
Hocam, tatil bitti ama, "ışık tutma" tavsiyesini yaz ödevi telakki edip biraz sağı solu dolaşayım dedim. Şöyle bir yazıyla karşılaştım: Eşyanın Anlam Katındaki Sembolik Zenginliği ya da Şiirimizin Sandalyesi Neden Eksik? | Yavuz Altınışık http://www.cemaat.com/esyanin... Aşağıda birkaç alıntıya yer vereceğim. "Kaplama" konusuna yine devam ederiz.
- A. Selim Tuncer
"Eşya, bir yandan dış dünyamızın etrafında bir görüngü olarak somut gerçekliğini duyularımıza yansıtma yoluyla hissettirirken bir yandan da zihinsel olarak içimizde karşılanan bir anlam bütünlüğüyle kendine bir değer payesi biçer. Algı kabiliyetimizin genişliği ve karakter yapımızı oluşturan unsurların içeriği kullandığımız her eşyayı içimizde oluşan bir anlam alanıyla örtüştürecektir...
more...
- A. Selim Tuncer
"Eşyalarla aramızdaki ilişkinin ünsiyetini bıraktığımız anda ölü birer varlıklara döneriz. Eşyanın sessizliğinde devingen bir ses olabileceği gibi hareketsizliğinde de bize canlı olduğumuzu hatırlatan anlaşılmaz bir hayat nabzı vardır. Bu hayat nabzı beraberliğinde eşyanın hareketsiz doğasıyla varlığının, orada, hemen yanı başımızda yaşamımızın karmaşıklığına eşlik ettiğini duyumsarız."
- A. Selim Tuncer
"Kadim zamanlardan modern zamanların bu karmaşık günlerine kadar sandalye, hep aynı simgesel değeriyle tahayyül dünyamızdaki yerini koruya gelmiştir. Nasıl ki masa dediğimiz eşyanın simgesel karşılığı bol çeşnili yeme-içme kültürünün doyurulamaz oburluğuyla denkleşiyorsa, sandalyenin simgeselliği de yorgunluk giderici bir eylem olan oturuşa ve bu oturuşun yüklendiği bilgelikle denkleşir."
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, eşya ile aramızdaki ilişkiye dair paylaştıklarınız bana Fluxus sanatçılarının eşyaları kullanarak yaptıkları enstalasyonları hatırlattı. Joseph Beuys için, eşya insanın dokunuşunun, kullanımının izini taşır. Bazı eşyaları keçeye sararak onları yalıtır ve korumaya alırdı. Bazı eşyaları ise yine keçeye sararak bu kez bizi onlardan korurdu (televizyon gibi). Eşyaları kullanım...
more...
- Ozgur Uckan
Selim Üstadım, yazınızı okurken hıçkırıklara boğuludum. Yorumları okurken de hepsini saklayıp fırsat buldukça tekrar tekrar okumaya karar verdim, aralarda çok güzel linkler var, okunmalı ve sindirilmeli. Birazdan yine yollara çıkacağım, dönünce ilk işim cpoy/paste yaptığım bu güzel yorumları sindire sindire okumak olacak. Teşkkürler, yazdığınız ve paylaştığınzı için.
- Muge Cerman
Teşekkür ederim Müge Hanım. İyi yolculuklar size...
- A. Selim Tuncer
"Kaplama medeniyeti" meselesine yeniden dönecek olursak, doğrusu ben bu tanımlamayı, "eşya" üzerinden yapmıştım. Özgür Hoca'nın ve Aykut'un konuya ilgisi sayesinde, şimdi düşünüyorum da, aslında bu tanımı tüm sosyal-siyasal fenomen ve olgulara taşımak mümkün. Bir yanıyla, görünümü, hatta öngörünümü kurtarmak adına, çirkinlikleri ya da kendimizce çirkin ve uygunsuz bellediğimiz her şeyi...
more...
- A. Selim Tuncer
Kaplama sıfatını gerçekten de çok farklı alanlada kullanabiliriz. Şimdi, yine mimariye dönersek, ahşap kaplama ama dandik beton bir ev, bu kaplamayla demek ister ki: "ahşabın daha değerli olduğunu biliyorum, o yüzden içimdeki ucuzluğu böyle beni dışardan değerli gibi gösteren bir ahşap maskenin altına gizliyorum. Sahteyim, ama fark etmediğiniz sürece sorun yok."... Bu acıklıdır aslında....
more...
- Ozgur Uckan
Bir de daha acıklısı var. Kaplama olduğunu bilmeyen, kendini gerçek zanneden söylemler/kişiler/durumlar... Etrafları silme kaplamayla dolu olduğu için bunu gerçek zanneder. Bunlar da kaplama medeniyetinin en dibindeki kurbanlardır. Selim Hoca'nın söylediği "hijyen ve homojen bir toplum yaratma niyeti"nin sonucu budur işte. Silme kaplama bir toplum. Ama yarayı örterseniz, "kaplarsanız" iyileşmez, içten içe çürür, gangren olur.
- Ozgur Uckan
Kaplama medeniyetinde gerçek bir ahşap ev, gerçek bir taş ev, hakiki bir mimari ürünü, yakılmaya yıkılmaya adaydır. kaplama kendi sahteliğinin sorgulanmasına dayanamaz.
- Ozgur Uckan
Üstü örtülmeye çalışılan şey(ler)in "yara" olduğuna karar verenler de "örtücü"ler değil mi? Bunların bir kısmı gerçekten "yara"dır ve tedavi gerektirir, ama belki bir kısmı da "yara" bile değil, Cindy Crawford'un beni hükmündedir. :) Bir güzellik unsurudur yani...
- A. Selim Tuncer
Bugün, Akşam gazetesinden Atılgan Bayar'ın köşe yazısında, yazının ana fikrine pek katılmamakla birlikte, muhteşem bir şey okudum. Ermeni tehciri yıllarında, bir köyde, tehcir amacıyla Ermeni köylüler zorla evlerinden alınırken, köylülerinin günahsız olduğunu bilen köyün muhtarı tehcir görevlilerine isyan ediyor: "Bunları köyden götüreceksiniz... Gavursuz köy mü olur?!" http://www.aksam.com.tr/2009...
- A. Selim Tuncer
Gavursuz köy olmaz ya, evet. Muhteşemmiş! Güzellik beni..
- Ozgur Uckan
Gerçekten insani duyguyu, gerçeği, hissiyatı anlatan ve "kaplanan" söylemleri bir anda yıkıp yakan sözdür bu işte. :)
- aykut - webbcini
Bu post benim için çok "değerli" oldu. Her şey birbirine girecek diye korkarken, birçok şey aynı anda ortak bir yere aktı. Herkese teşekkürler...
- A. Selim Tuncer
"Bir metrelik bir katman yaratabilmek için bin yıllık toza gerek vardır. Roma imparatorluğu ancak iki üç metre gömülmüştür yerin altına... Tarih-öncesi katmanlar daha da kalın oluyor. İlk insanlardan bir şeyler biliyorsak -hakkınız var- tozun 'koruyuculuğu' sayesinde biliyoruz." http://yenisafak.com.tr/Yazarla...
- A. Selim Tuncer
"Geçmişi hatırlama gayretimiz nafile, zihnimizin bütün çabaları boşunadır. Geçmiş, zihnin hakimiyet alanının, kavrayış gücünün dışında bir yerde, hiç ihtimal vermediğimiz bir nesnenin (bu nesnenin bize yaşatacağı duygunun) içinde gizlidir. Bu nesneye ölmeden önce rastlayıp ratlamamamız ise, tesadüfe bağlıdır." Marcel Proust, Kayıp Zamanın İzinde
- A. Selim Tuncer
Özgür Hocam, özledik. Bu kadar da "yavaş" dememiştik. :) Şimdi de ben "Annemizin kurabiyeleri tek başına bir 'tüketim nesnesi' midir?" başlıklı söyleşi-yazımın linkini bırakarak ekran başından uzaklaşıyorum. http://selimtuncer.blogspot.com/2007...
- A. Selim Tuncer
Çalışıyorum Hocam, raporlar ip gibi dizildi:) Güzel söyleşi olmuş... Bu arada anne kurabiyesi kesinlikle Proust'unkilerle aynı efekti yapıyor, hatıraları uyandırıyor...
- Ozgur Uckan
Ama yine de şehir tercihi ile ilgili bir şeyler paylaştım, ilginizi bekler:)))
- Ozgur Uckan
Gerçekten özlemiştik, ama bugün yalnızca okur ve sindiririz paylaşımlarınızı... Yarın da, varsa bir fikrimiz, belki bir iki kelam ederiz.
- A. Selim Tuncer
Şimdi izliyorum (13 Eylül 2009), Teke Tek'te Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı'nın konuğu Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir... Karabekir, Zürafalı Köşk'teki bir odayı bazı özel eşyaları için müze olarak kullanırmış. Odayı eski haliyle muhafaza etmişler. Timsal Hanım, Altaylı ve Bardakçı'ya "Gelin görün... Ben size sabaha kadar anlatamam oradaki bir tane eşyanın size anlatacağını..." dedi.
- A. Selim Tuncer
Gecenlerde bir yerde okumustum (dogrumu bilmiyorum) Kurtulus savasinin ilk yillarinda Istanbulda rum,ermeni ve diger milletlerin sayisi Türk nufusuna esitmis.Bu bu sekilde devam etseydi halklar cok daha cabuk kaynasabilirdi.
- Yusuf Temur
"Eşyanın kendinde anlamı yoktur. Onlara anlamı biz veririz. Anlam'ı ve değer'i... Kendi anlam dünyamız kadarıyla... ve kendi değerlerimizden hareketle.... Kimse kendisinde olmayanı veremez! Sizdeki anlam ve değer zenginliği/yoksulluğu, içinde yer aldığınız gerçekliğin miktarını da doğrudan belirler çünkü. Pek tabii ki tahammül derecenizi de. Sözün özü, tahammül edebileceğiniz gerçeklik...
more...
- A. Selim Tuncer
"Süreklilik ve kalıcılık , modern çağın zihin dünyamızdan acımasızca sürdüğü iki kavram. Artık yabancısı olduğumuz iki olgu. Başkalarıyla kurduğumuz ilişkilerin değil sadece, algıladığımız nesnelerin dahî zihnimizdeki sürekliliğini sağlamakta eskisi kadar başarılı değiliz. Suya yazı yazar gibiyiz. İlişkilerimiz kalıcılıktan mahrum. Ve süreklilikten... Tıpkı sahip olduğumuz nesneler...
more...
- A. Selim Tuncer
Selim bey bize bu zatı sevdirecek sonunda!
- Hakki Ocal
Hakkı Bey, ne siz ne de ben bu zatı sevmek zorunda değiliz. Zatın bağlantısını verdiğim yazıları benim yazımdan epeyce sonra yazılmış olmalarına rağmen görüşüme destek verdiği için önemsedim. Ayrıca Cündioğlu'nun birçok yazısının beni zihnen tahrik ettiğini de söyleyebilirim. Ama beni her tahrik edenle aynı yatağa gireceğim anlamına gelmez bu... :)
- A. Selim Tuncer
Dücane Bey eskiden ne güzel anlaşılır ve düzgün şeyler yazıyordu. Gerçi gazete okurlarına (doğal olarak) onlar bile ağır geliyordu ama fikrî ve ilmî, bilhassa Kur'an'la ilgili meselelere ilgi duyduğum için benim için hazine gibiydiler. Sonra bu felsefe ve felsefî edebiyat gibi vesvese şeyler onun çok ilgisini çektiler. Ben onu çok okuyup sevdiğim yıllarda bıyıkları da vardı ve saçını...
more...
- Uğur Mustafa Dinç
Buranın konusu bu değil ama, başka bir 'feed'de kendisiyle ilgili şunları demiştim: "Biraz malumatfüruşluk da mı var? Gerçi malumatfüruşun malumatfüruşluğunun rahatsız edici bir yanı olmadığını söyleyemesek bile malumatının hiçbir kıymet-i harbiyesinin olmadığını da söyleyemeyiz. Bana göre yazmak, biraz da soru sormaktır. Kendine ve başkalarına... Cündioğlu'nun yazıları ise genelde...
more...
- A. Selim Tuncer
Selim bey: Sizden çok--doğrusu sizi değil--kendimi uyarıyordum. İtikadî hataları olan bir kişiyi arada bir doğru-güzel şeyler yazmasına bakıp da--bozuk kpara gibi harcamayacaksak da--beraat ettirmemem gerektiğini söylüyordum, kendime. (Bir kimseyi harcamaya kalkmak gibi bir çiğlikten Allah'a sığınırım)Sevgiyle..
- Hakki Ocal
Yazının özeti bu değil belki ama, "'İlginç' olanın ömrü çok kısa... Bir düşünelim bakalım, 'değerli' ne bırakabileceğiz çocuklarımıza?" diye bitiyor. Bunu kendine soruyor insan ister istemez. :) Değerli saydığım, eminim oğullarımın da değerli bulacağı birkaç küçük eşyam var. Ederlerine bakmadan değerli bulacaklarını "sanıyorum", onlar ayrı. Ben çocuklarıma çocukluklarını bırakmaya...
more...
- alirizaesin
Selim Hocam, yukarıda yazdığım şakalı şeyler umarım ciddiye alınmaz! Bence Dücane Bey hâlâ iyi bir insan. Yukarıda yazdıklarım, aslında belki de kullandığım ifadelerden de anlaşılacağını sandığım üzere, şakalı idiler. (Yalnız yine de hâlâ daha anlaşılır ilmî konulardan yazsa, beni bayan felsefî muhabbetlere girmese ben kendisini hâlâ muntazaman okuyor olabilirdim, ama adam elbette benim zevkime göre yazmak zorunda değil).
- Uğur Mustafa Dinç
Bizim dedeleri de acaba komşuları böyle hatırlamışlar mıdır? Bir milyonunun Rumeli'nden, çoğunlukla bugünkü Bulgaristan'dan kaçmak zorunda bırakıldıkları, kaçarken birkaç yüzbininin öldürüldüğü veya kış şartları nedeniyle öldüğü 93 Harbi, bu hadiselerden sadece birazcık daha eski. O savaşı, top sesleri altında köyün apar topar terk edilişini, diğer Müslüman köylülerin akıbetine uğranmak...
more...
- Uğur Mustafa Dinç
Elbette onları doğrayan ve daha sonra Bulgar ulus devletinin temellerini kuran siyaset ehli "ulusal önderler" (ve onları o konuma getiren ilerici Rus komutanlar) tarafından değil (ulusal önderler bize bir şeyi çağrıştırdı mı?), fakat köylerindeki birkaç Hıristiyan Bulgar hane tarafından... "Siz giderseniz biz ne yaparız" demişler, bu birkaç hane Hıristiyan Bulgar, ayrılmak zorunda olan...
more...
- Uğur Mustafa Dinç
Orhan Pamuk: Yazarlar ikiye ayrılır diyebilirim. Eşyalara dikkat edenler ve onları görmeyenler. Görmeyenlerin en iyisi Dostoyevski’dir. Yazdıkları ruhumuza işler ama etrafta hiç eşya yoktur. Tabii bu derin bir roman yazmaya mani değil. Tolstoy, Nabokov ve Proust’ta ise eşyalar güzel güzel tasvir etme iştahıyla anlatılır. Benim romanlarım başka yazarlara göre daha görseldir ve dünyayı...
more...
- A. Selim Tuncer
"Eşyalarla ilişkimiz yanılsama üstüne kurulu. Eşyaların sahibi olduğumuzu zannediyoruz. Halbuki efendisi değil, sadece hikayesi vardır eşyaların." Elif Şafak, Bit Palas
- A. Selim Tuncer
"Hasan Başusta’nın başlattığı bu mimi hemen sahiplendim. Bloguma başlarken nerdeyim, neler yapmışım kısaca bir bakayım istedim. Aklıma gelen 5 maddeyi hemen yazıyorum."
- İbrahim Uzun [ j ]
from Bookmarklet
Teşekkürler İbrahim, çok güzel bir yazı olmuş :)
- Hasan Basusta
Ben teşekkür ederim Hasan bu mimi başlattığın için :)
- İbrahim Uzun [ j ]
Reddit'teki yorumlarda, bu Benjamin Button'ın işine yaramadı diyorlardı. Bende katılıyorum. Katarakt gözlerle filan hayata başlamak istemem doğrusu
- Onur Yalazı
öyle olsaydı insanlara bebekler şirin gelmezdi:)katarakt şirin bir şey olurdu:)algılar da ters çalışacak sonuçta:)
- Burcu Canşe
aaaaaaaaaaaaa inanmıyoruumm limon çiçeğiyle fotoğraf çektirmişsinnnnnnnn:)) yaa bu adam nasıl bi adam..yüzünde huzur var...(senden bahsetmiyorum çağınnn)=P
- yesari
(RAR ŞİFRESİ: www.evolutionized.co.uk) bu da albümlerinde ki diğer bir şarkı http://ff.im/cUYtq. ayrıca white rabbit'i dinleyin jefferson airplane versiyonunu dinlemezsiniz daha
- Barış
valla benim bünye jefferson versiyonuna alışık ama bu da apayrı bir leziz elbette white rabbit olsun grace silk olsun daha ne olsun
- buzcevheri
ben dinleyemiyorum white rabbit'i jefferson'dan içim bi kötü oluyo
- Barış
Diğer feedlerde mp3 uzantılı dosya görünüyor bunda neden görünmüyor merak ettim.
- Burçak Çubukçu
sayfayı yenileyip ya da şarkıları dinlemeden direk üstüne sağ tıklayıp farklı kaydet yaparsanız formatın .mp3 olduğunu görürsünüz. gruba koymayı unutmuştum şarkıyı forward ettim o yüzden
- Barış
@QaoS bunu torrent'den gayet düşük bir hızla ve sabırla indirmiştim sanırım :) 'Collectors Item – Grace Slick & The Great Society ' şeklinde aratırsan bulursun.
- Barış