Sign in or Join FriendFeed
FriendFeed is the easiest way to share online. Learn more »
Caglar Erol
İş görüşmesiyle ilgili her şeyi anlarım da, görüşmeye haber vermeden gelinmemesini anlayamıyorum. Cumartesi sabahı ofise sırf iş görüşmesi için geldim, ve hanımefendi haber vermeye gerek görmeden teşrif etmedi. Bu kaçıncı...
Eleman bulma konusunda çok şanslısınız :) - Can HANHAN
Fevkalade katılıyorum Çağlar... Sonra da "iş arıyorum, bulamıyorum" derler... - Uğur Özmen
Kesinlikle katılıyorum! Geçen gün iş görüşmesine gelen biri, kendisiyle ilgili bilgiler not aldığımı görünce "durun bakalım önce bir şartları konuşalım, uymazsa not almayın" dedi :) Görüşme orada sona erdi. - Omer Ekinci
kendisini ağırdan satıyor :) - Sinan Ata (tr)
CEBE' ye kesinlikle katılıyorum! - auburn
CEBE: Öyle bir şey değil; haber bekleyen kişi, yapması gereken işi bırakıp bir yere gidip sizi beklemiyor. Ben Cumartesi sabahımı (yalnızca yarım saatimi değil tüm sabahımı) bu görüşme için harcamış durumdayım. - Caglar Erol
üniversitelerde okuyanları gerçek çalışma hayatına hazırlayacak bilgiler veriliyor mu bugünlerde? nasıl özgeçmiş yazılır? nasıl iş başvurusu yapılır? görüşmede neler konuşulur, nasıl davranılır vs. - Özhan Yiğitler
Bence iş başvurusunda bulunan insanların durumu sizin içinde kaldığınız durumdan çok daha zor. Anlayışlı olmak lazım ve içinde kalmış olduğunuz durumu bu kaçıncı diye genelleme yapmadan önce acaba sorun nerde diye ilk önce kendinize bir sormanız lazım. - auburn
bir keresinde gelmesi gereken bir adayı aradığımda uykulu sesle telefonu açmıştı "ya uyuya kalmışım pazartesi yapsak" demişti :) yine de tamam demiştim. Tabi pazartesi de gelmemişti. bu konuda söylenecek çok şey var da neye yarayacak konuşmak. 30 yaşındaki çocuğunu beslemekten sakınca duymayan, dizimin dibinde olsun da... mantıklı aile geleneğinin sorumsuz ve kolaycılığa alıştırılmış, rahat hayatın pompalandığı tv dizilerinden başka zihinsel beslemesi olmayan nesillerle harmanlanmasının sonuçları. - Onder Eren
Size tavsiyem cumartesileri görüşme yapmayın. Verim çok düşük olur. Mülakata katılım oranları pozisyona, aranılan niteliğe göre değişmektedir. Maalesef muhasebe ve bilişimdeki eleman pozisyonları mülakata katılım oranlarının en düşük olduğu iki alandır. 10 kişiyi çağırırsınız 3'ü belki gelir. Ayrıca tecrübeli, tecrübesiz ayrımı da yapmak lazım. Kariyerinin ilk 5 yılında olanlar mülakata katılımda çok gevşektir, hele gelmeyecekse hiç bildirmez. Bu oran beş yıldan sonra giderek yükselir. - ipek aral kişioğlu
(devam) Size bir tavsiyem olacak. Ön muhasebeye adam arıyorsanız referanslı insanları tercih edin. Referanslı gelen kişi en azından bir parça kendini refere edenin sorumluluğunu taşıyor oluyor. Daha verimli sonuç alabilirsiniz. Sokaktan gelen adam, geldiği gibi hiç haber bile vermeden çeker gider. Birgün bir bakarsınız gelmemiş, telefonlarınıza cevap vermez .... yani sıkıntı anlayacağınız. - ipek aral kişioğlu
Peki dogru durust on yazi yazan gordunuz mu hic? - Barış Mert Gezer
İpek hanım kesinlikle sorunun nerede olabileceği cevabını gayet net verdi. Onder Eren e eğer bu derece sert ve genelleyen ifadeler kullanmamış olsaydı katılabilirdim.Evet "yeni nesil" tabir edilen topluluğun bir kısmı böyleyken bir kısmı da gayet azimli, yenilikçi, sorumluluk bilinci gelişmiş bireyleri içermektedir. Bu insanları yadsıyamayız. - auburn
Henüz toplulumuzda iş etiği pek yerleşmiş değil. @CEBE'ye katılıyorum. Örneğin benim ön muhasebe elemanı adayları için ayırdığım ortalama mülakat süresi 10-15 dakika arasındadır . Bir günümü kaplayacak şekilde peşpeşe dizerim adayları. Böylece sizin de "gelen" adaylarınız arasındaki değerlendirmeniz daha sağlıklı olur. Zaten 20 aday çağırdıysanız, bilin ki 12-14 ü gelmez. :) - ipek aral kişioğlu
(devam) Gelen adayların hepsine mutlaka form doldurturum. Formların dolduruluş şekli karşınızdaki kişi hakkında size çok iyi bilgi verir. Yazının özeni bile bir göstergedir. Öyle berbat, öyle sallapati form doldurur ki bizim insanımız şaşarsınız. O zaman zaten diyebilirsiniz ki " aday daha ilk talebimi salladı, gerisi kimbilir ne olur?" - ipek aral kişioğlu
@auburn, üzüldüm yorumunuza, bu zamanda bu kriz ortamında işveren olmanın zorlukları, ay sonu geldiğinde maaşları tamamlamanın zorluğu, çalışanların sorumluluğu, onların dertleriyle dertlenmek, onların aile meselelerine kadar ilgilenmek kolay şeyler değil. Ben çok ay biliyorum ki maaşları verdikten paramın kalmadığını. Ayrıca Çağlar bey kimseyi zorla görüşmeye çağırmıyor, aday başvuruyor. Herşeyden önce bir randevuya söz verip gelmemek çok ayıp değil mi sence de? - Omer Ekinci
İnsanların bu şekilde davranmaları, bence karşıya değer vermemeleri demek. O görüşmeye gelmiyorsa, kaybetti demektir. Bu şekilde davranan birisini, işe aldığınızda farklı mı davranacaktır? Hayır. "Doğru" kişiyi işe almak için İpek Hn'ın yazdıkları önemli. Benim ekleyeceğim, çalışanın davranışlarının altındaki değerleri sorgulayın mülakatta. Onlarda sorun varsa, her zaman sorun olur. - Kemal Saraçoğlu
Elbet adaylara bakarken cinsiyet ayrımı yapmamak gerekir ama kadın adaylarla, erkeklerin arasında iş görebilirlik bakımından bazı farklar vardır. Ön muhasebe birçok zaman ofis dışı iş görmeyi gerektirebilir. Kadınlar bu konuda pek müşkülpesenttir. Ofisten dışarı adım atmak istemez. Erkekler de bir kaybolur, 2 saat sonra ancak teşrif eder. Kadınlar daha iyi, özenli kayıt ve dosya tutar. Ama erkeklerin zekası daha "kıvraktır". - ipek aral kişioğlu
(devam) Mali müşavirlik bürolarında çalışmış ön muhasebecilerin bilgilerini iyi sınayın çünkü bir şirkette ön muhasebe yapmakla, mali müşavirde ön muhasebe yapmak birbirlerinden çok farklıdır. Mali işler müdürleri genelde mali müşavirde iş öğrenmiş muhasebecileri istemezler çünkü onlara bir daha iş öğretmek zorunda kalırlar. - ipek aral kişioğlu
@CEBE, Vizyonum hakkında yaptığınız yorum ve değerlendirme için teşekkür ederim, mutlaka değerlendireceğim. Keşke tanımadan yorum yapmasaydınız. Eğer konuyu detaylı bilseydiniz, bizim tüm adaylarımıza A4 boyutunda iş tanımı verdiğimizi, ayrıca görüşme başlarken işi yeniden anlattığımı ve ona rağmen aksi bir tutumla "durun not almaya başlamayın, ben daha karar vermedim çalışıp çalışmayacağıma, önce parada anlaşalım" dediğini bilseydiniz yine bu önyargılı tutumunuzu sürdürecek miydiniz bilmiyorum.. - Omer Ekinci
Mülakata gelen adaya, mesleğindeki hedefini sorun mutlaka. Ne kadar büyük düşünüyor. İnanın birçoğu böyle birşey düşünmemiştir bile. Eğer birini işe almaya karar vediyseniz mutlaka önceki işyeri ile görüşün, neden işten ayrılmış öğrenin. Eğer cevap "ailevi problem, hastalık, evi uzaktı" şeklinde geliyorsa aman dikkatli olun. Bunlar çok klişe cevaplardır ve illaki altında bir bit yeniği vardır. - ipek aral kişioğlu
Ömer Bey sizi takdir ediyorum.Fakat ben size tam anlamıyla katılmıyorum da demedim sadece yapmış olduğunuz genelleme bana doğru gelmiyor dedim. Bu konu iş veren içinde çalışanlar içinde çok derin bir mevzu.Ama en önemlisi karışılıklı saygı ve anlayış çerçevesinde biryerlere gelebileceğimizdir. - auburn
Bir adayı beğendiyseniz sakın hemen el şıkışmayın. 1-2 gün bekleyin, kafanız sakinleşsin, iyi birini bulmanın heyecanı geçsin, sonra işe alındığını bildirin. Bu bir iki günlük süre adaty için de düşünme sürecidir. Birçok aday da bu 1-2 günlük bekleme sürecinde yan çizer. Ve son sözüm "ben hep derim ki "minik sinek mide bulandırır" , eğer bir adayda en küçük şey hoşunuza gitmediyse, hemen onu eleyin. Eğer o kişiyi işe alırsanız, bilin ki o "midenizi bulandıran şey" başınıza gelir. - ipek aral kişioğlu
İK'da işe alım prensibi "zor almak, kolay bırakmamak olmadır", o zaman kendinize sadık elemanlarınız olabilir. - ipek aral kişioğlu
Sayın Abdurrahim Cebe, kusura bakmazsanız ben bu konuyu sizinle tartışmak arzusunda değilim. Fikirleriniz için teşekkürler. @İpek Aral Kişioğlu, çok değerli bilgiler verdiniz iki arada bir derede, sırayla copy-paste yapıp ofisten ilgili arkadaşıma göndereceğim sakıncası yoksa.? - Omer Ekinci
Arkadaşlar çok önemli bir konuta değinmişler maaş : Gelen adaylara ne kadar maaş istedikerini mutlaka sorun. Çoğu size "siz ne öngörürseniz" şeklinde cavplar vereceklerdir. Sakın bununla yetinmeyin. "Lütfen bana bir rakam veya bir aralık verin, örneğin 700-1000" tarzında adayı yönlendirin. Bu eşkilde adayı maaş beklentisini söyleme konusunda hem desteklemiş, hem de kafasındaki rakama ulaşmış olursunuz. Ve mutlaka size bir cevap verirler. Ayrıca bu yolla "ben böyle bir maaş düşünmemiştim" şeklinde sonradan - ipek aral kişioğlu
(devam) gelebilecek hoşnutsuzluklara da set çekmiş olursunuz. Çünkü siz ona zaten "istediğini" vermişsinizdir. Birçoğu da bilin ki sizin aday için düşündüğünüzden çok daha düşük rakkamlar isteyecektir. O zaman sizin o adaya kendi öngörüsünden fazla maaş vermeniz adayın işe pozitif ve coşkulu başlamasını sağlar. - ipek aral kişioğlu
@ ömer bey, elbette gönderebilirsiniz.. Yazılanlar 9-10 yıllık tecrübenin aktarımıdır. Aslında şunu da yazayım, ben adayın formunu görüp, daha kapıdan girdiği anda dğeerlendirmesini yapmış olurum, konuşmasına pek gerek kalmaz. Mülakat süreci sadece bir serenomiden ibarettir. Zaten ben adaylarıma mülakata değil, sohbete geldiniz derim ve hepsini güle oynaya yollarım. İkinci mülakatler teknik konuların konuşulduğu aşamadır. O aşamada beni aşan bir teknik konu bölüm yöneticisinden mutlaka destek alırım. - ipek aral kişioğlu
Bölüm müdürlerine her pozisyon için 3-5 arası aday sunarım. Adayların vasıflarını, karakterlerini teker teker anlatır ve benim favori adayım budur derim. Ve her ne hikmetse hep o aday işe başlar. :) - ipek aral kişioğlu
Bu davranış dünyayı kendi etrafında dönen sanan tiplerin davranışı bana göre. - Uygun BODUR
Iyi yonetilen kac sirket var ki IK'si iyi olsun, iyi egitilen kac insan var ki verimi iyi olsun. Iyilerin birbirini bulmasinda sans faktoru oldugu unutulmasin. Ipek Hanim cok faydali anlatimlarda bulunmus ama auburn'un dedigi gibi karsilikli olarak zor ise alimlar. Ancak unutulmamasi gerek ve Caglar Bey'in soyledigi point, basta kendine duyulan saygi. O yapilandan insanin kendisine saygisi olmadigini anlarim, o tarz insanlari ise alip isime duydugum saygiyi mi yitireyim?! Iki taraf icinde gecerli bir durum. - Dincer Keskinpala
@Uygun Bodur, "dünyayının kendi etrafında döndüğünü sanat tip" ben miyim? ahhhhh ah keşke öyle birşey olsaydı :):):) - ipek aral kişioğlu
üstteki yorumları okumadım, konu dışı Çağlar Bey geçtiğimiz günlerde attığım mailimi aldınız mı? - YusufOzanTasdemir
@ipek hanım işe alım sürecini yönlendiren insanların sizin gibi olmaları çok önemli fakat genelde durumun böyle olmaması da çok üzücü. - auburn
@auburn, sizi çok iyi anlıyorum. Ama hayata pozitif bakın. İlla ki her çalıştığınız işten, emek verdiğiniz her andan bir fayda görürsünüz. Siz kafanızda kendinize net bir hedef koyduysanız, ona bugün ulaşamamış olabilirsiniz ama bu 2 yıl sonra gerçekleşmeyeceğini göstermez. Asla yılmayın. İK departmalnarı hakkındaki herkesin olumsuz görüşüne katılıyorum. İşe alım yapanların yetkinlikleri çok vasat olabiliyor. Bunun sıkıntısını ben de çok çektim, çekiyorum. - ipek aral kişioğlu
@ Dinçer Keskinpala'nın saygı yaklaşımı çok doğru. Bizim toplumumuzun kendisine pek saygısı yok maalesef. Bu öz saygısızlık sonrasında iş, aile, arkadaşlık ilişkilerine de doğal olarak yansıyor. Ben kendime çok saygısı olan bir insanım. Adaylarımı da adeta bir" kral, kraliçe" gibi ağırlarım. Hatta eğer pozisyona uygun değilse, bunu "neden olmadığını" yüzüne açıklarım. Adayı ikna eder gönderirim. Bunu yapıyorum çünkü aynı şeyin bana yapılmasını bekliyorum. - ipek aral kişioğlu
Örneğin üstü başı berbat gelen adaya "bir daha böyle mülakata gitme", CV'si kötü olan adaya "CV'ni mutlaka düzelt" derim. Bazısı düzeltme sürecinde destek ister, mailleşerek CV'sini baştan yazarız. İnsan kaynakları, insan için emek harcamak üzere varedilmiş bir teoridir, bölümdür. Bizim memleketimizde bunu kavramış İK'ci, genel müdür, patron bulmak zordur. Genel de herkes "biri gider, yenisi gelir, kaynak çok " diye yaklaşırlar. Elbet bu realitede doğrudur ama saygın bir yaklaşım değildir. - ipek aral kişioğlu
@auburn, sana biraz kendi hikayemden bahsedeyim. Bir danışmanlık firması, ardından Türkiye'nin en büyük grubu ve sonrasında bir diğer büyük şirkette yönetici konumunda çalıştım. Son çalıştığım pozisyon ilk yıllar çok tatmin ediciydi. Bölümü kurdum, sitemi dizayn ettim, fabrika açtım, kıyamet kadar adam işe aldım, kendi İK softwaremi yaptım, ama bir süre sonra tıkandım. Neden? Daha ilerlemem için para ve adam lazımdı, GM vermedi, Ben de bunun üzerine birgün şirkette kendime bir blog açtım ve yazmaya başladım - ipek aral kişioğlu
(devam) bu blog yazma hobisi beni çok sardı ve hayatımı yönelndirmeye başladı. Sanat tarihi merakımı yazıya döktüm, döktükçe daha araştırdım, yurtdışına çıktım. İK üzerine yazmaya başladım, güncel olaylar, politika .... derken yazı yazmak mesleğimin önüne geçmeye ve bana daha fazla keyif vermeye başladı. Ben mesleğimi severek yapan bir insanım ve kendimi hep şanslı sayarım bu bakımdan. Ama şimdi 2 blogum ve 1 sitem var ve internet konusunda hedeflerim ... sana tavsiyem - ipek aral kişioğlu
(devam) bir konuya sağlanıp kalma, o konuyu hiç unutma ama kendine yeni pencereler açmaya çalış. Bizim toplulmumuzun en büyük eksiği hobisizliktir. Kendine hobi(ler) yarat. Bu senin kafanı meşgul edecektir ve kimbilir belki, birgün hobin üzerinden para kazanırsın. Kendine bir kütüphane kur. Kitaplar "soğuk ama en iyi dostlardır" sözü belki çok klişedir ama çok da doğrudur. - ipek aral kişioğlu
Biz ne hale gelmişiz hayretle takip ediyorum burada. Bir randevu verirseniz ya da alırsanız ona uyarsınız. Gelemeyebilirsiniz; olabilir. Ama arayıp haber verirsiniz. Arkadaşınıza da, sevgilinize de, müşterinize de, gelecekte patronunuz olabilecek kişiye de. Basit bir görgü kuralını bile orasından burasından çekiştirmek neden? Nasreddin Hoca fıkrası bu resmen! - M. Serdar Kuzuloglu
(yorumları okumadım) bu çok sık yaşanan bir durum maalesef. amerikalıları bu yönünden dolayı çok severim; adamlar sözünün eri ve inanılmaz dakik. (istanbulda bile) - Volkan Yılmaz ٩(●̮̮̃•̃)۶
@Volkan, gerçekten öyle. Adamlar kendi başına gelmesini istemediği şeyi başkasına yapmamak adına öyle sorguluyorlar ki, insan hayran oluyor. İnsanlar trafiğe takıldık diyor. E kardeşim bilmiyor musun İstanbul tarifğini, erken çıksaydın. Benim çok inandığım ve sevgili yönetim danışmanı ve beni İK işine sokan Oktay Bora Yağız'ın bir lafı vardı : "Bir insanın kalitesi, ürettiği özürlerin sayısı ile ters orantılıdır." Ben, biri karşımda özür üretmeye başladı mı, başlarım puanlarını eksiltmeye. :) - ipek aral kişioğlu
Tüm yorumları keyifle okudum. Özellikle İpek Hanım, harika yorumlar ve yönlendirmeler yapmışsınız, çok teşekkür ederim. - Caglar Erol
Ben olabildiğince az adayı görüşmeye çağırıyorum ki hem onların hem benim zamanımız boşa harcanmasın. Ama özgeçmişlerin benim istediğim kadar net fikir vermediğini de görüyorum. Hafta başında bir kaç görüşme daha yapıp önümüzdeki hafta içinde son kararı verebilmeyi umuyorum. - Caglar Erol
Bugün benim de görüşmelerim vardı. An itibariyle 9 kişi gelmedi. Bu kişiler işe başvurmuştu, onaylandıktan sonra randevu formu doldurdular ama gelmediler. Mazeret bildiren yok. - Sadik Kocabasa
@sadık, çok üzücü, geçmiş olsun. - ipek aral kişioğlu
@Çağlar bey, eğer başka İK ile ilgili probleminiz, sıkıntınız olursa, seve seve tecrübelerimi, görüşlerimi aktarırım. :) - ipek aral kişioğlu
@İpek Hanım, konuyla alakasız olarak benim merak ettiğim bir konu var. Şimdiye kadar karşılaştığınız en "marjinal" - ya da en çok dikkat çeken - aday nasıldı? - Can HANHAN
@ipek Hnm, Teşekkürler.. - Sadik Kocabasa
@ bir tane mi .... ohoooo, çok enteresan tiplerle karşılaştım. Ama ilk aklıma gelen karşımda adım adım soyunan aday olur herhalde. Bir müdür pozisyonuydu. Aday takım elbise, kravatıyla çok janti girdi odama. Başladık çok ciddi görüşmeye. Pozisyon büyük, görüşülenler ciddi bilgi alışverişi. Derken aday "ceketimi çıkartabilir miyim?" dedi. "A, tabii ki, dedim". Bir süre sonra "kravatımı gevşetebilir miyim " dedi. "A, tabi ki" dedim. Bu arada nasıl, el kol kullanarak konuşuyor. - ipek aral kişioğlu
(devam) Sanırsınız ki, yerinden fırlayıp beni dövecek. Adam kıpkırmızı kesildi. Bu sefer "kravatımı çıkartabilit miyim?" dedi. "Elbet" dedim gülerek. Kravat çıktı, gömleğin düğmeleri açıldı yarıya kadar. Ben sakin sakin oturmaya devam ediyorum, hiçbirşey yokmuş gibi. Bir süre sonra adam gömleğin kollarını sıyırmaya başladı. Ay gülsem mi, ağlasam mı, bir karmaşa içindeyim anlatmam ... - ipek aral kişioğlu
(devam) bu arada adam kendini anlatmayı bitirdi, bana şirket hakkında sorular sormaya başladı. Ardından bir bardak su istedi. Telefonla "bir bardak su" getirttim. Su geldi, adam biraz içti, birazımı eline döktü, alnında falan gezdirdi. .... oturduğu koltuğun yerini değiştirdi. Dediğine göre sıkıntı basmış .... anlayacağınız mülakatın sonunu zor getirdim. Ben neredeyse hiç konuşmadım. Hep adam konuştu. - ipek aral kişioğlu
(devam ) Bu arada pozisyon üretim planlama müdürlüğü, adam da endüstri mühendisi, boğaziçi mezunu, çok iyi firmalarda işe girip, her ne hikmetse memnuniyetsizlikten ( ! ) ayrılmış. Mülakatın sonunu getirebilmek için büyük çaba sarfettim. Ayrılırken elini sıktım elbet. Elleri sırılsıklamdı. Hayatımdaki en zor ayrılış gülümsemeydi diyebilirim. - ipek aral kişioğlu
bir de en zor görüşmemi yazayım. Yazayım mı? Okur musunuz? - ipek aral kişioğlu
@İpek Hanım, seve seve okurum. Ayrıca başarılı olan en ilginç ya da sizi en çok büyüleyen adayı da merak ediyorum. - Can HANHAN
ben okuyorum - Sadik Kocabasa
İK işindeki 4. senem, yaşım 30. Çalıştığım grubun genel koordinatörü beni yanına çağırdı. Uçarak gittim elbet. Bana bir yazı uzattı. Bu yazı başka büyük bir grubun CEO'sundan geliyordu ve patronlara gönderilmişti. Bana "bu adamı göçrüşmeye çağırır mısınız, İnsan Kaynakları aracılığı ile gitsin görüşme ama ben görüşeceğim" dedi. Elbet dedim, sizin uygun saatinize göre ayarlayayım görüşmeyi. - ipek aral kişioğlu
Görüşmeyi ayarladım. Görüşme gün ve saati geldi. Görüşmeye çağırdığımız elli küsürlerindeki kalantor adamı kapıda karşıladım ve kısa bir süre bekletmek üzere "bekleme odasına" aldım. Yukarı çıktım bizim genel koodinatörün yanına. Bana "ben görüşmeyeceğim, sen görüş" dedi. Ben şok geçirdim. "Efendim" dedim. Adam bir CEO, ben onunla ne görüşeyim, ne sorayım, siz niye çağırdınız bu adamı ?". Bana "bu senin işin değil mi? yap işini" dedi. Dondum kaldım. - ipek aral kişioğlu
İşte size iki büyük pozisyondaki adamın rekabeti ve birbirlerini yeme çabası. Aynı şey sekreterlerin telefon almasında da yaşanır. Hiçbir yüksek pozisyondaki adam karşı tarafın sekreteriyle muhattap edilmek istemez. Sekreterler bu nedenle eş zamanlı amirlerini bağlamaya çalışırlar. Yoksa büyük fırça yerler. Şimdi ben de bu iki büyük pozisyondaki adamın arasında kalmıştım. Kurban olmuştum. - ipek aral kişioğlu
Aşağıya indim, CEO'yu görüşme odasına aldım. Birşey içmek isteyip istemediğini sordum. Kahve istedi. Sİpariş ettim ve karşısına oturup, "hoşgeldiniz tekrar, davetimizi kabul etmeniz büyük incelik" diyerek başladım... birkaç dakika sonra adam bana "sizinle mi görüşeceğim" dedi. Çok bozulmuştu haklı olarak. Görüşme "şu kişi ile ayarlanmamış mıydı?" dedi. Ona kendisinin son anda acil işi çıktığını ve ofisten ayrılmak zorunda kaldığını söyledim. - ipek aral kişioğlu
Adam anladı tabii ama hiç renk vermedi ve hiçbirşey yokmuş gibi benimle 2 saat "sohbet" eetti. Sektörlerden konuştuk, ekonomiden konuştuk. 2 saatn sonunda beinle tanıştığına çok memnun olduğunu söyleyip, bir kartını verip gitti. Bu CEo ile yaşadığım iki saat benim hayatımın kendimi, mesleğimi sınadığım iki saatidir. İnsanlara hep kendinizi geliştirin derim. Ben kendime yaptığım bütün yatırımların sonucunu bu görüşmede aldım. Gerçekten çok hoş sohbet ettik. Elbet mülakat diye bir sözkonusu değildi. - ipek aral kişioğlu
Daha sonra bu adamla bir restaurantta karşılaştım. O beni tanıdı ve İpek Hanım, nasılsınız? dedi, el sıkıştık, konuştuk. Bu karşılaşma ve CEO'nun beni tanıması sonrasında o gün iyi birşey yapmış olduğumu, mesleğimi iyi icra edebildiğimi anladım ve kendimle gurur duydum. - ipek aral kişioğlu
Bu olayda kendi genel koordinatörümün "öküzlüğüne" mi delleneyim, CEO'nun efendiliği ve olgunluğunu mu takdir edeyim, kendi adıma mı hem üzülüp, hem sevineyim, siz karar verin. Benim görüşmeden tek net hatırladığım şey, ilk 5-10 dakika ellerimin titrediğidir. - ipek aral kişioğlu
Şahanesiniz @İpek Hanım. CEO için de kendisinden bir çıkarı olmayan biriyle uzun ve samimi bir sohbet yapabilmek iyi olmuştur. Sanırım tek kaybeden kompleksiyle hareket eden amiriniz gibi görünüyor. - Can HANHAN
@ Can Hanhan, takidirin için teşekkür ederim ama inan ben sadece mesleğini iyi yapmak için uğraşan bir profesyonelim. Beni en çok etkileyen aday ve beni görüşmeye alan en etkileyici kişiyi de yazayım - ipek aral kişioğlu
Beni en çok güldüren aday bir sekreter pozisyonuydu. Eski patronu İstanbul sosyetesinden olan bu aday görüşme boyunca adamcağızın bütün kirli çamaşırlarını anlatmıştı. Ben de paparazzi programı dinler gibi dinlemiştim. Neden ayrılmak istiyorsunuz deyince "beni sigorta yapmadı" deyince kopmuştum. (Tabii belli etmeden ) ... söz konusu kişiyi gazetelerden bildiğim için .... sekreter ve özel şöför aramak çok zordur. Adaylarda aranan en büyük özellik ketum olmalarıdır . - ipek aral kişioğlu
Beni en etkileyen iki aday var. İkisi de halen çok sevdiğim arkadaşlarım. Her ikisi de çok netlerdi. Net ne demek diyebilirsiniz? Tecrübeli iK cılar karşısındaki adayın birşeyler gizlemeye çalıştığını hemen sezerler. Empati kurabilmektir esas olan. Net adaylarda hiçbir cızırtı, tıkırtı, mızırtı almazsınız. Hatta onlarla mülakatınızın toplam süresi 5 dakikayı geçmez. Söz konusu iki pozisyon da çok önemliydi ve bu iki aday gerek tecrübeleri, gerekse kişilikleri ile ekibe çok uyuyorlardı. - ipek aral kişioğlu
Kısacası beni etkileyen aday, ben birşeyler almaya çalışmadan, adayı kurcalamadan beni ikna edebilendir. Bu sözkonusu iki kişiden biri 5, diğeri 4 yıldır çok başarılı şekilde çalışmaya devam ediyor. Hatta biri ff'de. - ipek aral kişioğlu
En etkileyici görüşmecimi düşününce aslında beni işe alan bütün yöneticilerimden etkilendiğimi farkettim.Hepsi çok değerli insanlardır. Hepsinden çok şeyler öğrendim. Bir gencim hayattaki en büyük şansı ve peşinden gitmesi gereken şey iyi yöneticilerdir. İyi yöneticiler alt ekibini birşeylere taşır.Talepkarlardır,alt kadro talepleri karşılamak için didinir. Vizyonistlerdir, sizin göremeyeceğinizi görürler.Çok olumlulardır,en kötü durumda bile onlardaki pozitif elektiriği alıp kendinizi güvende hissedersiniz - ipek aral kişioğlu
ve kendilerine çok güvenirler, o nedenle "bana rakip olur" korkusuyla kimsenin önünü kesmeye kalkmazlar. Bu tip insanlar sadece kendileriyle yarışırlar. - ipek aral kişioğlu
İpek hanım ben 3 sene büroda çalıştım. Mali müşavirlik stajımı da büroda yapıp şu an Büyük gruplarından birinde çalışıyorum. " Mali müşavirlik bürolarında çalışmış ön muhasebecilerin bilgilerini iyi sınayın " demişsiniz fakat ben bunun aksini düşünüyorum.Bir şirketteki kişi belki bir büroda çalışamaz. Fakat bir büroda çalışan kişi muhakkak şirkette çalışabilecek bilgisi ve cesareti vardır. Yazılarınızı zevkle okudum. Bir üstteki bu bana rakip olur korkusunu yaşayanları kendi iş arama dönemimde bizzat gördüm. Mali müşavir olmam endeniyle koç'un bir şirketindeki müdüresi beni işe almadı, kendimce çıkarımım benim mali müşavir olma yolunda ilerlememdi. Fakat şimdiki şirketimdeki müdürüm zaten kimseye bilgisini ispat etmesine gerek olmadığı için beni aldı. Yani insanın müdüründe iş bitiyor. Ayrıca bir ceo ile ik cının görüşmesi ne kadar doğru bilemiyorum. Sizce bu doğru bir uygulama mı ? Bence asla.. Direkt holding patronu görüşmesi lazım sanki.. Ya da yönetim kurulundan birileri. - kadir
evet hic hos bir durum degil. Ama is gorusmesine giden adaylarin da aylarca sirketlerden bir cevap alamadigini dusunursek ve hatta son elemelerde olsa dahi nezaketen cevap vermeyen bir dolu sirket varken, bunlara etki tepki olarak belki bakmak lazim. - Fatmanur Erdogan
@kadir bey, ceo ile görüşme konusunda mağdur duruma düşen iki kişi vardı: ceo'nun kendisi ve ben. Elbet bir ceo ik'cıyla görüşmez. Hatta bir genel koordinator de görüşmez. Direkt patrondur muhattap. Artık tepede neler dönüyorsa kurban ben oldum. Ama şimdi düşününce iyi de oldu. Hayatımın tecrübesiydi. İnsan en fazla karşısına çıkan zorluklardan birşeyler öğreniyor, kendi sınırlarını zorluyor, kendini sınıyor ve hatta karşınızdaki muhattabın kapasitesi seviyesinde kendini aşıyor. - ipek aral kişioğlu
(devam)Kadir bey anladığım kadarıyla mali müşavir olduğunuza göre ise üniversite mezunusunuz. Mali müşavirlik şirketlerinde eleman pozisyonunda çalışan lise mezunu kişileri düşünün.Lise mezunu ile üniversite mezunu arasında işe yaklaşımda dağlar kadar fark vardır. Üniversite mezunu işe geniş çaplı bakar, ilerlemek ama amacıdır, hep daha fazlasını ister. - ipek aral kişioğlu
(devam) Ama lise mezunlarının çoğu böyle değildir. İçlerinde ilerleme hırsı olan azınlık en azından açık öğretime girer, lisans derecesi alır, hatta mali müşavir bile çıkarlar. Ama örgün eğitim görmüş mali işler çalışanları gibi maalesef olamazlar. İşin yapısal boyutuna geçemezler, derine inemezler, sistem kuramazlar. - ipek aral kişioğlu
İpek hanım bugün bu feed'de baya baya mesai yaptınız :) Ellerinize sağlık - Omer Ekinci
@Ömer bey, hep böyle oluyor. Herkesin İK'cılar yüzünden o kadar canı yanmış ki, ve İK o kadar merak ediliyor ki, hep bir sürü soru ile karşılaşıyorum. Bir de İK cı olmak isteyen yeni mezunlar var. Onlar "nasıl İK'cı olabilirim?" diye soruyor ..... ohooooo, Allah'tan burada kimse sormadı :) - ipek aral kişioğlu
İpek hanım omerekinci[a]gmail.com a bir mail atar mısınız? İK konusunda fikrinizi almak istediğim bir proje var, gtalk a da ekleyebilirsiniz - Omer Ekinci
Bir de benim diğer İK'cılardan en büyük farkım bir yönetim danışmanlık firmasında yetişmiş olmam. Şirket yapılanması üzerine tecrubeli olmak, sonra bunun hakkında okumak ve kendisini geliştirmek sayesinde her bölümde kim, hangi işi, nasıl yapar, başarı kriteri nedir, verimliliği nedir, iş süreçleri, prosedürler nasıl yazılır bayağı tecrübeliyimdir. Ama en büyük tecrübe akıllı amirler ve insanlarla çalışmaktır. Benim işe alımda bir prensibim vardır : - ipek aral kişioğlu
(devam) A kalite insanlar, A kalite insanlarla çalışmak ister, B kalite insanlar ise C kalite olanlarla. Ben hep A kalite insanlarla çalıştım, A kalite olanları aradım ve işe aldım. - ipek aral kişioğlu
Normalde "Hide" yapacağım bir entryi sırf comment'lerdeki maksimum kalite için like ediyorum. Elinize sağlık İpek Hanım. Gayet değerli bilgiler vermişsiniz. - Fatih Taşkıran
@Fatih bey, çok teşekkür ederim. :) - ipek aral kişioğlu
Bize de A kalite insanları dinlemek nasip oluyor böylece :) - Can HANHAN
@ Can Hanhan, A kalite olmak kavramını bir "hedef insanı olmak ve çok çalışmak" olarak alın lütfen, yoksa "A kaliteyim" diyen kibirli insan zaten B kaliteye düşmüştür. Hedef hep daha iyisi, hep daha iyisi olmak. - ipek aral kişioğlu
@İpek Hanım, siz kendiniz için "hedef insanı" diyin; biz sizin için "A kalite" diyelim. Gerçekten A kalitesiniz. - Hocam gücenmesin ama - böyle insan kaynakları dersi üniversitede verilmiyor. Bugün paylaştıklarınızdan en az 5-10 blog yazısı; iki ünite de kitap içeriği çıkar :) - Can HANHAN
Bu arada bu kadar övgüden sonra iş istemeyeceğim merak etmeyin :) Önceden aldığım bir karara hitaben: http://friendfeed.com/e... - Can HANHAN
İpek hanım, bu yazdıklarınızı sitenizde yayınlasanız, terapi gibi oldu resmen bana :) dilinize sağlık, ff camiası olarak size danışmanlık ücreti felan mı toplasak :)) - Hüseyin Mert
Ipek harikasin, zevkle okudum tum yorumlarini. Benim de sorularim olacak sana :) - Ozkan Altuner
@Can hanhan verilmez üniversitelerde, çünkü hocalar akademisyen, hiçbiri pratisyen değil. onlar çok güzel teori anlatıyor. Ama gerçek hayat oldukça farklı. Teoriyi bilmek şart ama birebir uygulamak imkansız. Bizim yeni mezunlarla en büyük mücadelemiz bu olur : "Ama bize okulda dediler ki .." diye başlayıp, başımızın etini yerler :):):) ... ohooo, gerçek dünya okulda anlatılanlar kadar tıkır tıkır yürüseydi, ne ekonomi bozuk olurdu, ne işsizlik olurdu, hatta insan kaynakları teoremine bile ihtiyaç olmazdı. - ipek aral kişioğlu
@ İK teoreminin çıkışı 70'lerde Amerika'daki verim düşüklüğü ve yüksek maliyetler yüzünden şirketlerin krize girmesi. İnsanlar demiş "maliyetleri düşürüp, verimi nasıl arttırabiliriz. En büyük maliyet kaynağı insandan başlamışlar sistemi tekrar şekillendirmeye ve işte İK teoremi : işe alım, görev tanımları, iş değerleme, performans değerlendirme, eğitim, rotasyon, ücretlendirme, ödül yönetimi, kariyer planlama vs. - ipek aral kişioğlu
Bir de benim bu yazdıklarımı bir kitaba koysan veya derste anlatsan ortalık ayağa kalkar. Bir hoca yukarıda yazılanları bilse bile söyleyemez, söylememelidir. Açık öğretim mezunları beni linçe kalkar mesela, "ne demek istiyorsun" diye. Veya erkek ön muhasebeciler beni köşeye sıkıştırıp döver. :):):) İnsan kaynakları profesyonelleri çok gaddardır, işiniz insanlar üzerine olunca zamanla mekanikleşiyorsunuz, duygusuzlaşıyorsunuz, katılaşıyorsunuz çünkü öyle şeyler yaşıyorsunuz ki insanlardan kaynaklı .... - ipek aral kişioğlu
mesela işe aldığım genç bir işçi kız kolunu makinaya kaptırdı, artık kolu yok, işe almasaydım şimdi kolu olabilirdi, .... veya bir elemana hırsızlar iş esnasında saldırdı, yüzünü kaya parçası ile vurarak parçaladılar, çocuk için estetik ameliyat parası çıkartamadım şirketten, sadece dişlerini yaptırabildim ... veya benden önce işe alınmış, ama benim sorumlu olduğum bir satınalmacı şirketi 1 milyon dolar çarpıp kayboldu, veya bir erkek içşi, bir kadın işçiyi taciz etti veya ... - ipek aral kişioğlu
bir görüşmecimin annesi telefon açtı, siz kızımı işe almadığınız için bunalımı girdi, intihar etti, sizi dava edeceğim dedi ... veya bir adam oğlunu işe almam için ne kadar rüşvet istediğimi, bankaya hemen yatırabileceğini söyledi .... veya ... veya .... veya ... - ipek aral kişioğlu
Bende şunu anlamam ki, hafta sonu çalışıyor musunuz? sorusuna prensip olarak sölemiyoruz derler. Ya kerdeşim, belki ben cumartesi çalışan bir şirkette çalışmak istemiyorum. Neden beni boşu boşuna oraya getirirsin, be zararlı mahluk... - Mutfak Sirlari©
@mutfak sırları :):):):) ... devlet sırrı sanki ... yaparlar, öyleleri çok , üstelik onun neden öyle olduğunu da aslında kendi de bilmez, biri ( amiri )ona öyle demiştir, o da papağan gibi tekrarlar :) - ipek aral kişioğlu
Geçenlerde iş görüşmesi için aradılar. Cumartesi çalışıyormusunuz? dedim. Bunu söyleyemeyiz dedi. Tamam dedim. Görüşme için anlaştım. Sonra o an yanımda olan bir arkadaşıma firmayı arattım ve telefonu açan santrele cumartesi çalışıp çalışmadıklarını sordurttum. Santral görevlisi bunu söyleyemeceğini belirterek arkadaşımı başka bir görevliye aktardı. Sanırım IK idi. Telefondaki şahısa iş başvurusunda bulunmak istediğini söyleyerek cumartesi çalışıp çalışılmadığını sordu ve akşam 4 e kadar çalıştıklarını - Mutfak Sirlari©
Söyledi. Be mubarek en baştan bunu söylesende bizde uğraşmasak :) - Mutfak Sirlari©
@mutfak sırları, ne yapsın yazık, emir kulu o ... bir de kraldan çok kralcılar vardır. Mesela benim fabrikada işçiler arasında yakın olduklarım vardır. Onlar ekip içinde benden çok İK'cıdır. Etrafa ahkam keserler. Ara ara şikayet gelir bu yüzden, ben birşey yapmam. Yapmamamın nedenleri var elbet, onları yazmayayım, onlar meslek sırrı ! . belki size de kraldan çok kralcı biri rastladı şansınıza :) - ipek aral kişioğlu
Tabiki anlıyorum ipekçim. Onlar emir kulu. Fakat neden cumartesi çalıştıkları veya çalışma saatleri gizlenir. hafta sonu çalıştıklarını söylerlerse görüşmeye gelmem diye mi düşünürler ki zaten öğrenince işe başlamayacağımı bilmezlermi! yada bu insanlar ara ara gizli müfettişler tarafından aranmaktadırlar mı ki kaçak çalışıyorlarsa kendilerini elevermek istemezler...(itinayla komplo teorisi üretililir) - Mutfak Sirlari©
Yukarıdaki mesajıma en son bir cümle ekledim : belki size de kraldan çok kralcı biri rastladı şansınıza :) Onlar şirket, yönetim hakkında ahkam kesmeye, gizemler yaratmaya bayılırlar. - ipek aral kişioğlu
Benim bir elemanım vardı (benden önce işe alınmış biri), mülakat için davet aramalarını yapıyordu. Birden benim mülakatlara katılım oranı düştü. Ben şaşkınım ne oluyor diye. Derken birgün bir görüşmeci geldi, karşıma oturdu ve bana "bu mülakata gelmeyecektim ama sırf bana telefon açan kişiyi şikayet etmek için geldim" dedi. Benim eleman telefonda herkesi azarlıyormuş meğerse soru sorulduğunda İK bölümü adına. Kimbilir neler diyordu. Ben çok sinirlendim ... gerisi anlatmayayım. :) - ipek aral kişioğlu
İpekçim teşekkür ederim. Anladım yani şahsi bir gerzeklik söz konusu :) Burdan sesleniyorum ey firma! hafta sonu çalıştığını gizlemek sana bişey kazandırmaz. Herkese iyi geceler... - Mutfak Sirlari©
Evet, herkese iyi geceler :) - ipek aral kişioğlu
İpek Hanım değerli paylaşımlar için teşekkürler :) feed i soluksuz okudum desem yeridir. - emresezgin
İpek Hanım harikasınız - Ertuğrul
Çağlar bey, özellikle İpek hanımla ilgili geribildiriminizi okuyunca yazıları taradım. İpek hanım anladıgım kadarıyla büyük bir şirkette çalışıyor. Ben de bir smmm ofisi için yürüttüğüm bir seçme yerleştirme projesini anlatmıştım. Ve tam da konu bir muhasebe elemanı seçimiydi. Ama ben öoğunu telefonla yağtığım ön güşmelerde eledim. Dolayısıyla görüşmek çin maksimum 10 aday çıktı. O da günlere bölünerek. Zaten elemanı seçeceğim yer nisbi olarak küçk bir SMMM ofisiydi eğer proje akışını okumak isterseniz http://evcdinamik.wordpress.com2dan DinamİK Şubat'ta "Eleman Bulmak ta çok zor" yazısını tıklayabilirsiniz. Sadece bir kişi görüşmeye son 15- 20 dakika kala 3 vesait deiştirdiği için gelmekten vazgeçti. İşin enteresan tarafı bu adyımız hem CV sinde hem de telefonda en parlak görünen kişiydi, sınıf birincilikleri filan. Gelenlerden birinde de "sinek küçüktür ama mide bulandırır" bir taraf vardı. Referanslarını kontrol ettiğimizde teyitini aldık. Asabi bir kişiliği varmış. Ama ben erkek kadın cinsiyetine çok inanmıyorum. Erkeğin de tembeli var kadınının da çok cevvali ve her işi becereni, hatta çıkıp tahsilat bile yapanı var. Bu arada biz tersine görüşmeleri direkt firma sahibiyle yürüttüğümüz için direkt teknik soruları da aynı anda sorduk. İyiki de sorup ikinci bir görüşme yapmadık, çünkü zamanımız kısıtlıydı, ve bazı kişiler CV leriniz o kadar az dolduruyorlar ki bazen telefonla ön görüşmeden geçenler bile yeteri kadar istenilen bilgiye bizim istediğimiz derecede sahip değillerdi ya da bazı konularda bilgileri vardı ama başka diğer konularda ya yoktu ya da eksikti ve yetiştirmek içn yeterli zamanımız yoktu. Teknik vaka sorularını da görüşmeden önce hazırlamıştık, bu soruları sorarak görüşmelerin nerdeyse 3/4 ünü ilk seferden elemiş olduk.Kalanı da referans teyitinde elemiş olduk. İkinci sefer görüştüğümüz tek bir kişi oldu, o da artık maaş ve şartları konuşup projeyi kapatmak içindi. Zor ama keyifli oldu. Ha bir de bütün görüşmecilerimize şeffaf olmak adına işin... more... - Eva Çiton