o-ha!!! nasıl yani! harika olmuşlar!!! kıskandım:/
- Kader Kılıç
Çok uğraştım :) Fimo'dan (polimer kilden). Boya yok. Duvara asmak için yarın arkasına bir de tahta panel alacağız.
- biyolokum
über... züperrrr... nasıl güzel bişey bu :D
- Nif (•̪●)
beş milyon kere like verme butonu var mı?varsa nerede? ellerine sağlık harika olmuşlar. resmen mükemmel olmuş yaaa ben dergiden falan kesmişsin sandım ilk başta:)
- Kader Kılıç
ya harika olmuş ellerine sağlık. tek tek o beneleri o burnu nasıl yaptın ya aferin:)
- Kader Kılıç
Kader çok teşekkür ederim. Valla bütün akşam/gece bununla uğraştım :) Esasen oturup makale yazmam gerekiyordu :)
- biyolokum
benimde şuan bir tüketici davranışları raporu, bir finans yönetimi sunumu bir de ürün hayat eğrisiyle alakalı akademik bir makale yazmam gerekiyor. ama ben ne yapıyorum? boş boş oturuyorum:)))
- Kader Kılıç
Herkese sıfır, sana yüzz :) Harika olmuşlar..
- Duygu Durmaz
Resimleri Fırat kitabından bir kağıda kopyaladım. Sonra hem kitaptan bakarak hem de hamuru kağıdın üstüne altına yerleştirip ölçü alarak bir şekilde aynısını yapmaya çalıştım. En zor kısmı haliyle yüzü elleri ayakları oldu. Fimo yerine Sculpey tavsiye ederim daha yumuşak olduğundan ince işler için şekillendirmesi daha kolay oluyor. (Bir de yine deneyimlerime göre uzun vadede fimo daha çabuk kuruyup kullanılmaz hale geliyor).
- biyolokum
bu detaylı bilgi için teşekkürü bir borç bilirim saol... tekrar ellerine sağlık diorum devamını beklioruz senden...
- A mean
fıratlar süpper ama fıratlar kadar biyolokumun gözleri de övülesi =)
- istemfer
Ah, efenim keşke vaktim olsa yapabilsem. Ama bunları yapmak çok vakit alıyor. Eğer o vakti bulabilirsem de satmak için değil, eşe dosta hediye etmek için yapabilirim ancak. Fakat çevrenizde eli böyle işlere yatkın bir arkadaşınıza şöyle güzel bir yemek ısmarlarsanız o sizin için dener belki :)
- biyolokum
Blogumdaki yazıda malzemeler hakkında bilgi verdim biraz. (Yorumlar kısmında teknik bilgi olarak geçiyor) oradan faydalanabilirsiniz :)
- biyolokum
çok güzel elinize sağlık blogunuzu inceliyim belki yapmaya çalışırım :)
- Onur Demirci
İnternet'te de polimer kil konusunda haliyle sayfa sayfa döküman var. (polymer clay, fimo, sculpey vesaire diye aratırsanız bulursunuz)
- biyolokum
elim yatkın değil ama denerim denetirim =) teşekkürler
- Gökhan
yinge bu harika bir sey ya, dönüp dönüp bakiyorum. simit yapiyosun, polimer kilden Firat yapiyosun, bi de ustune doktora yapiyosun; ama gel gör ki meren ille de Isveç diyor hâlâ :| Sasilacak sey.
- baratrion
Vallahi di mi? Bi yaranamadım şu adama ben.
- biyolokum
eneee, aklımın içine girmiş :) süper olmuş, tebrikler.
- Kursat Cinar
hepimize 0 sana 100 puan :) en birinci sen olmussun megersem :D
- Levent Yalçın
ne dediğini anlamadım onun. bende mi bir gariplik var???
- hafif abi
aslında ayşegül çok daha muhteşem bir yorumcu ve blogger. şu ana dek en acaip yazanların bile karakterlerini az çok kafamda tartabilirim sanırdım da, yemin billah ayşegül hakkında hiç birşey diyemiyorum. ayşegül hakkında herşey'den vazgeçtim de, birşey bile diyemiyorum. çok sempatik ama, tatile çıkmasın bence hiç. [edit: aglea'nın dikkatli analizi üzerine şimdi bi bakınca, muratali'de olduğu gibi ayşegül'ün de "kaçakova" dediğini farkettim. ilginç.]
- togliatti
Hafif abi ben de tam onu diyecektim daha öncekilerde de anlamamıştım ne dediğini hiç. Belki dilinden sadece "Kaçakova" anlıyordur.
- seyyarat
Evet, "Kaçakova"ya müracaat edelim. Bize tercüme etsin!
- hafif abi
"On the last day, they gathered for a group photo. They were videogame programmers, artists, level builders, artificial-intelligence experts. Their team was — finally — giving up, declaring defeat, and disbanding. So they headed down to the lobby of their building in Garland, Texas, to smile for the camera. They arranged themselves on top of their logo: a 10-foot-wide nuclear-radiation sign, inlaid in the marble floor."
- \(*_*)/
from Bookmarklet
''Algılanan her bilginin ispatı istenmemelidir, zira her akli bilginin ispatı yoktur. Bazı şeyler ispat edilse de her şeyi ispat etmek mümkün değildir. Çünkü her ispatın ispatı olsa ispat işleminin sonsuza dek sürüp gitmesi gerekir'' (Kindi, İlk Felsefe Üzerine) - ''Doğrulamanın bir sonu vardır'' (Wittgenstein, Kesinlik Üzerine, §192)
:) Aslında öteki türlüsü, yani her şeyi ispat edebiliyor olmak, doğrulamanın artık mümkün olmadığı bir alanla karşılaşmamak benim daha çok işime gelirdi herhalde. (FF'de paragrafları ayıramamak beni deli edecek. Burada enter'a basmayı şiddetle arzuluyordum oysa ki) İşin bu kısmı bir yana, böylesi durumlarda beni heyecanlandıran şey bir meselenin izlerini tamamen alakasız iki düşünürde...
more...
- selman
"FF'de paragrafları ayıramamak beni deli edecek." Beni de valla...
- hafif abi
Bu arada Kindi'ye adam gibi kaynak vereyim, içim rahat etsin: ''Kindi: Felsefi Risaleler, Mahmut Kaya, Klasik Yay., 2.bsk , s.142'' (Diğeri paragraf numarası zaten, yayınevi falan şeylerine gerek yok. Zaten bir makalenin içinde gördüm bu alıntıyı, kitabı satın almadım henüz.)
- selman
tab'lerin hepsi dolu, iyce küçülüyorlar filan. nasıl bir azimse artık.. :)
- passive
ay deneyesim geldi. bende 4GB ve W7 var. dur bakayım.
- Faruk Ahmet
arada bir bookmark'ları yeniden açıp bakıyorum da, hepsini seçip enter'a basarak. normal sayı 300'den fazlaydı, tam kaç olduğunu hatırlamadığım için 300 yazdım. boş sayfalar değildi, 10-15 tanesinde video olsa, diğerleri normal web sayfasıydı. windows 7'de önce 28 tane açtım, onlara bakıp kapatınca 48 tane açtım, sonra 126 tane açınca opera da dondu, windows da bi acayip oldu.
- Emre Sahin
from email
W7. 4GB. Chrome. 401 tab açık şu an, daha da açar; zorlandığına dair bir emare görmedim. Arada bir tablardan bazıları hata veriyor ama refresh edince normal çalışıyor. 5 youtube videosu aynı anda çalıyor arkada, ben de bir yandan bir flash oyunu oynuyorum. Toplamda yaklaşık 200-300 mb arası RAM kullanıyor görünüyor. Diğer bütün Windows programlarım da çalışıyor. Gayet iyi yani. Opera'dır belki nedeni.
- Faruk Ahmet
videoları seyretmedim ama sayfalar zaman alsa da açılıyordu. hepsine de baktım, okudum vs. bu dediğim bir ay önce falandı tabi, her zaman yaptığım bir şey bu. zaman alıyor, yavaş yükleniyor ama donmuyor.
- Emre Sahin
from email
Muhtemelen Opera, çünkü 40+ tab açıkken bile 250 MB RAM ihtiyacı duyuyordu. Bookmark sync artık Chrome'da da olduğuna göre, ona geçiş yapabilirim sanırım. (Firefox'ta denedin mi?)
- Emre Sahin
from email
Denediğimi düşünemiyorum bile. Eskiden günlük kullanımda, 5-10 tab'da bile ne kadar ağırlaştığını hatırlıyorum. Yine de bir bakarım.
- Faruk Ahmet
Tabs? THIS IS OPERAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
- Mehmet Duran
"The conception of two people living together for twenty-five years without having a cross word suggests a lack of spirit only to be admired in sheep."
- KudRa...
from Bookmarklet
"Anti-government activists are not allowed to express themselves in Iranian media, so theses activists have taken their expressions to another high circulation mass-medium, banknotes. The Central Bank of Iran has tried to take these banknotes out of circulation, but there are just too many of them, and gave up. For the activists’ people it’s a way of saying “We are here, and the green movement is going on”."
- mersenne
from Bookmarklet
rage against the machine'in renegades albümünde de görsellerin içinde vardı paraya yazılan mesajlar, "you are not a slave" diye vurulmuş damgalar falan...
- ali_mi
oyhh!! yok artık çok şiiirrriiinnn.. :)
- DoNaSeLeStA
Best Buy’ın dinamik, güler yüzlü, teknolojiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiyi hayatının bir parçası haline getirmiş çalışanları.
- Berge Gazen
Hakikaten çok ciciymiş bu! Sık sık görür olduk, FF ünlüsü oldu kediniz de :)
- Pelin Ekmekçi
Bilgisayar kullanmayı öğrenebilmem için önce klavyeyi hissetmem gerek :) Mrrr, sıcacık
- McCatt Erickson
bu skeç hangi programdan? bu arada tabi çok fena durum ama defne samyeli çok sempatikmiş.
- Dilayda Desdenova
Ne fantezi yapmışlar be. Kırbaçlar, bağlamalar filan. Şimdi böyle bir şey yapsalar Rtük kapatır kanalı, gençlerimizin ahlakı bozuluyor diye.
- Murat Sönmez
Bir ara boyle cıvık bir dönemden geçmişti
- Hakan Yuksel
Ana haber sundu bu kadin ya? Gerci Ali Kirca da comlekleme yapmisti buna gelinceye kadar. Bizim City'deyiz...
- M. Serdar Kuzuloglu
from iPhone
Defne Samyeli'nin bu marjinal duruşunu tebrik ediyoruz..(Anchorlar Derneği-Yönetim kurulu Başkanı Ali Kırca)
- Zeki Pehlivan
Defne'nin tutumu bizlerin televizyonculukta ne kadar ileri olduğunu göstermektedir.(Anchorlar Derneği Yandan Yemiş Başkanı Reha Muhtar)
- Zeki Pehlivan
Once burdened with physically demanding chores, exhausting farm work, and other unpleasant duties, man's quality of life dramatically improved after his successful domestication of the common woman. Though for years women had roamed free throughout most of Asia, Europe, and Africa, experts estimate that by around 3,000 BCE men had begun putting them to work.
- mersenne
from Bookmarklet
"A valuable commodity with seemingly endless uses, the woman has played a crucial role throughout human history," noted historian Alan Helbling said.
- mersenne
Bu öyküyü başka bir yerde bulamazsınız... Ona göre. Sadece bu dergide yayınlandı ve artık dergi sadece sahaflarda o da tek tük bulunabiliyor. Anar'ın yayınlanmış ilk öyküsüdür. (Bildiğim kadarıyla yayınlanmış başka öyküsü de yok)
- Ozgur Uckan
tüm kitaplarını okumuş biri olarak...teşekkürler
- yakari
Yazılmamış bir Edgar Allan Poe hikayesinin taslağı gibi duruyor. Dil bakımından da, anlatılan olay bakımından da.
- Faruk Ahmet
Fi tarihinde bu dergiyi çıkarıyorduk bir grup genç. Oyun kavramı üzerine bir özel sayı hazırlamaya karar verdik. İhsan Oktay Anar, üniversiteden sınıf arkadaşımdır. Bu hikayesini biliyordum. İstedim verdi... Kitaplarıyla bu hikayesi arasında hayli uzun zaman vardır.
- Ozgur Uckan
Ama kitaplarının ilk ikisi de aslında taslak olarak o sıralar mevcuttu. Bu arada hala yayınlanmamış olan üç taslağı da vardı. Bakalım ne zaman çıkartacak?
- Ozgur Uckan
O sıralarda yoğun bir şekilde dil ve dünya arasında bağlar kuran tarikatları araştırıyorduk. Hurufizm ve Kabbala bunların başında geliyordu. Bu hikaye de o araştırmalardan esinlendi herhalde...
- Ozgur Uckan
Ben bu adamı okuyamıyorum :/ Her seferinde başa alıyorum, olmuyor... Halbuki dili güzel, ama olmuyor işte... Belki tatilde bu öyküyü bitiririm. Teşekkürler
- FUNdalina
30 dk önce okudum. Çok önemli değil ama biri uğraşmış göndermiş. bende bundan istifade etmiş olduğumdan, bunu yazmalıyım diye düşündüm. Teşekkürler
- Mustafa İPEK
Ozgur (agabey), o zamanlar hangi yazarlari severdi Ihsan Oktay Anar, uzerinde ozellikle tartistiginiz yazarlar/kitaplar/oykuler var miydi?
- mkz
Bir de UNIX'in yaraticilarindan Ken Thompson'in satrancla ilgili bir sayfasini ve o sayfaya koydugu basligi hatirlatti bu hikaye: "Play chess with God" http://cm.bell-labs.com/who...
- mkz
mkz, Borges tartışırdık tabii, Cervantes de... Biraz da Dostoyevski ve Stefan Zweig. Başka yazarları da konuştuğumuz olmuştur. Ama o daha çok İslam felsefesine ve tarihe düşkündü. Eski Yunanca öğrenmişti, Osmanlıca da. Daha otantik yazarlara yönelirdi genellikle...
- Ozgur Uckan
Fariduddin Attar'a düşkündü mesela... Nesimi'ye de... Sadi'ye de... Bir de daha otantik şeylere, Fazlullah-ı Astarabadi'nin bulunmuş el yazmaları, yapay bir peygamber yaratmaya çalışan tarikatlar gibi şeylere. Ayrıca savaş sanatı ile ilgili ne bulsa okurdu... Bilim tarihi de ilgi alanları arasındaydı...
- Ozgur Uckan
Tesekkurler. Pek okumamis olmakla birlikte ilk Borges geldi benim aklima da hikayeyi okuyunca. Simdi merak edip baktim, felsefe okumus(sunuz) meger. Fazlullah-i Astarabi diye aradim, pek bir sey bulamadim, Fazlullah Hurufi'yi buldum onun yerine, ayni kisi mi acaba bu?
- mkz
İkisi aynı. Astarabad'lı Fazlullah demek zaten. Otantik ismi o. Hurufiyya tarikatının kurucusu. 14. yy.
- Ozgur Uckan
Bu adam, yani İhsan Oktay Anar, bir çatlak! Böyle çatlaklar oluyor zaman zaman... Anaforlar, kum fırtınaları, seller, erozyonlar derken etrafımıza örülen kalın duvarlar bir sürü değerle aramızı kapatmışken, birden, beklenmedik bir zamanda, ne oluyorsa oluyor, toplumsal hafızamızın en uzak köşesinde küçük bir izi bile kalmayan bir değerler silsilesi sızmaya başlıyor o kalın duvarın bir yerlerinden... İnce bir çatlaktan...
- A. Selim Tuncer
Okudum ama bir yazar gözüyle söylüyorum bu taslaktır. Yani bizim göremediğimiz detaylar daha oluşmamış. bu ilhamla aniden yazılmış kısım. Eğer üzerinde çalışırsa birden detaylar ve hikayenin boğulmuş olan detayları ortaya çıkar. Örneğin satranç metamorfozu ile evrendeki sebep sonuç silsilesiinin benzerliği bir noktada uygulayıcıları etkilemeliydi. Yaptıkları hamlelerin de bu oyunun...
more...
- Süleyman Sönmez
Süleyman Sönmez, haklısınız. Benim ısrarlarım üzerine vermişti hikayeyi. Hala üzerinde çalışıyor mu bilmem. Ama bu bir taslak, evet. Ama iyi bir fikir...
- Ozgur Uckan
Selim Hocam, Anar için yaptığın "duvardaki çatlak" benzetmesi çok yerinde..
- Ozgur Uckan
Özgür Hocam, bir yerlerde okumuştum, ama şimdi hatırlamıyorum. Romalılar'ın hakimiyeti altında kalan Keltler, bütün uygarlık değerlerini yitirirler. Kelt şehirleri Roma şehirlerine, Kelt müziği Roma müziğine dönüşür, Keltçe bile kaybolmak üzeredir ki, tam üç yüz yıl sonra birden Kelt müziği yeşermeye, Kelt mimarisi canlanmaya başlar. Yazar, uygarlık kökleriyle tüm bağlarını koparan...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu bir hikaye değil zaten, konu gerçekten çok ilginç, ama bu haliyle bir sinopsis tadında...
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, bence de genetik değil çatlakların işi... Ya da uykusu sık sık kaçanların...
- Ozgur Uckan
Çatlaklar kutsaldır çünkü ışığı sızdırırlar :)
- Onur ALMIŞLAR
Alakası yok ama ben de "7" rakamına taktım. Peşine düşücem. Çoğu İslam anlatısında "7" sürekli karşımıza çıkıyor. İslam'ın ve diğer dinlerin de içinde var bu "7"...
- Onur ALMIŞLAR
"Sızıntı" ve "sızı" arasındaki köken ilişkisine de dikkat çekmek isterim. :)
- A. Selim Tuncer
Bu da benden, duvar metaforu ile ilgili çiziktirmiştim: "Duvarların bakıma ihtiyacı vardır. Karşı durdukları şeyin uzun süren çalışmasına yenilmemek için yenilenmeleri, desteklenmeleri gerekir. Bir duvarı en çok tehdit eden ögelerden biri de, içerden gelen sızıntılardır. Küçük ve sürekli saldırılar... İçeridekini korumak için inşa edilmiş bir duvarı korunaksızlık özgürlüğü önünde bir...
more...
- Ozgur Uckan
Onur, 7 kültü çok derindir. Üstelik sadece İslam'da da değil. Genel olarak...
- Ozgur Uckan
Of of of... Fakat derine dalmak için tüpü iyi doldurmak lazım.
- Onur ALMIŞLAR
sızıntı-sızı... bunu da düşüneceğim...
- Ozgur Uckan
Onur, ben o derinlere Üniversite bitiminde bir dalmıştım, sonra zor çıktım... dikkatli ol!
- Ozgur Uckan
Astarabadi (ki aslı Estarabadi olmalı, çünkü 'elif'le başlıyor) deyince aklıma Erkin Koray'ın "Estarabim estarabim, sağdan soldan estarabim..." şarkısı geldi nedense... :)
- A. Selim Tuncer
:))) Estarabadi konusunda haklısın Hocam. Gavurlar Astarabadi diyor, ben de bu konuları oralarda etüt ettiğimden aklımda öyle kalmış... Bu arada Abdülbaki Gölpınarlı bu konularda çok sağlam şeyler yazdı. Hurufilik ile ilgili Ömer Tecimer yenilerde bir kitap çıkarttı (plan b, 2008). Aldım ama okuyamadım daha...
- Ozgur Uckan
Sızıntı-sızı sandıkta yok... Bu arada Hurufilere düşkünlüğüm Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ı çıkınca sona ermişti. Canım sıkılmıştı. Hain planlarım vardı, Söndü gitti...
- Ozgur Uckan
Hocam dikkat etmek lazım elbet ama bulaştı bir yerlerden işte.
- Onur ALMIŞLAR
Sadece 7 de değil aslında. Özellikle ilk ondaki rakamların hemen hepsinin mistik geleneklerde belirli sembolizmlere denk düşen mânâları, ehemmiyetleri var. Annemarie Schimmel'in "The Mystery of Numbers" kitabı güzeldir: http://www.amazon.com/Mystery...
- Faruk Ahmet
Erkin Koray zamanından önce bir adamdır, ama sözcüğün her anlamında çatlak olduğu için ben de tam olarak anlayamadım...
- Ozgur Uckan
ben şu ara o derinlerdeyim bir süre çıkmam zor görünüyor "dünya yaşım 22"
- Sinan İŞLER
birde tarih bilgim zayıftır, (dünyaya yayılan) tarikatların çoğunun iran gibi bir topraktan çıkıyor oluşunun sebebi nedendir? birde iranlı diye anılan tarikatler hep iran topraklarında mı bulunmuştur ?
- Sinan İŞLER
Bildiğim kadarıyla çevrilmedi hiç, ne yazık ki.
- Faruk Ahmet
Aslında benim hurufilik maceram Derrida yüzünden başlamıştı. Bir de Edmond Jabes... Harfler ve dünya, dil ve evren arasındaki ilişkilere kafa yorarken, önce Mallarmé'nin hiç bitiremediği projesi "Kitap"a daldım, oradan da Hurufiliğe, yani İslam Kabbalasına çıktım. Hurufiliğin bir çekici yanı da Alamut İsmailileri gibi siyasi bir tarikat olmalarıydı. İktidarlara sızıyorlardı. Şifreli...
more...
- Ozgur Uckan
Annemarie Schimmel'in iki kitabı çevrildiydi, bu onlardan biri mi bilemedim.
- Ozgur Uckan
Çevrilmiş: Sayıların Gizemi, Tercüme: Mustafa Küpüşoğlu, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, Nisan 2000 ISBN 9757942013
- Ozgur Uckan
Sayıların Gizemi, Tercüme: Mustafa Küpüşoğlu, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, Nisan 2000 ISBN 9757942013
- A. Selim Tuncer
Onur bu konuda sana daha fazla yardımcı olmayacağım. Zararlı bu konular:))
- Ozgur Uckan
Tamam Hocam :) Kitabı gördüm şimdi attım sepete. Aslında ben liseden itibaren matematiği hiç sevmedim ama sayılar hep ilgimi çekti. Mİsal "0"; Sonsuz ve tek diğer rakalmlardan ikişer tane var; -1,+1 gibi ama "0" tek ve hiç. :)
- Onur ALMIŞLAR
Bu Hurufiliğin Melamilikle bağı var mı acaba?
- Onur ALMIŞLAR
Böyle beni çok etkileyen heterodoks tarikatlardan biri de Bogomillerdir. Bulgaristan ve Balkanların diğer kısımlarında 12.yy.dan itibaren çıkmış, katolik kilisesine zor anlar yaşatmış ve şiddetle bastırılmışlardır. Bektaşi dervişleri Balkanlara ilk gittiklerinde en iyi bu Bogomillerle anlaşmış, çoğu din değiştirip bektaşi olmuştur. Çok benzer yaklaşımları vardır. Ah bir de Katarlar var ya... neyse...
- Ozgur Uckan
@Sinan İŞLER: İran demeyelim de, Mezopotamya çok münbit bir arazidir.
- A. Selim Tuncer
Oktay Anar'dan biseyler okuyabilecegim icin cok sevindim. Hocam baska yerlerde de boyle saklanmis, bilmedigimiz baska isleri de var midir Oktay hocanin?
- Aykan
Özgür Hoca'yı da "çatlak" ilan edelim mi, tam yeri gelmişken? :)))
- A. Selim Tuncer
Onur, elbette var. Melamilik de benzer köklerden geliyor, o da 12 İmam inanışına sahip, İsmaili kökenli. Ama melamilik daha çok elini eteğini çekme, saflaşma, kendine lanet okuyarak arınma temelli bir inanışa sahip. Gezici dervişler. Melamilik bektaşiliği besleyen bir diğer koldur. Yani bu ikisi (hurufilik ve melamilik) bektaşilikte birleşmiştir diyebiliriz.
- Ozgur Uckan
Selim Hocam ben diyemem vallaha siz deyin :)
- Onur ALMIŞLAR
Aykan vardır elbette, ama yayınlanmış olduğunu sanmıyorum. Bence bu tek örnek... (edit: o da acayip kirli çıkıdır... benim gördüğüm ve daha yayınlamadığı bir sürü şey var... Üstelik 1998'den beri yüzyüze görüşmedik)
- Ozgur Uckan
Hep bir ağızdan dersek, bir şey yapamaz! :)))
- A. Selim Tuncer
Ne ilginç ama; bir bardak su misali, yere düşüyor bardaktan ve yayılıyor farklı alemlere herbirisi. Kimse farkında değil yanlız; farkları kendilerinden değil yönle ilgili ve her biri bir parçası bir bütünün ve içeriyor tümünü.
- Onur ALMIŞLAR
Melamilik tekke kurmamıştır. Örgütlü yapıya, kurumsallaşmaya karşıdır. Dağıtık ağ yapısına inanır yani:))) Oysa hurufilik iktidarı içinden ele geçirmeye çalışır. Dolaysıyla Bektaşiliğin ana akımında hurufilik daha etkili olmuştur. Yeniçeri operasyonu siyasi tarihin en önemli konularından biridir...
- Ozgur Uckan
Ahan da diyorum; Özgür Hoca öyle bir çatlak ki, tek değil, birçok yönden sızdırıyor, sağolsun. Işık, su, hava...
- A. Selim Tuncer
Haha Hocam kusura bakmayın ama sizin dediğiniz kevgir gibi oldu biraz :))
- Onur ALMIŞLAR
bu konular ayık kafayla gitmiyor. ben az tarih okuyup yatayim :)
- Sinan İŞLER
Bak, bunu ben diyemezdim. Birden cesaret geldi sana... :)))
- A. Selim Tuncer
Sinan İşler, sorunuza ancak gelebildim, kusura bakmayın... İran tarikatlar açısından verimli bir toprak. İslam öncesinde de öyle Zerdüşt dininde oldukça eklektik bir yapı var, farklı inanış ve kültürlerden besleniyor, bunları birleştirerek dönüştürüyor ve çok etkili oluyor. Daha eskden de Mani dini var, o da öyle. İslama geçtiklerinde bu imam kültü başlıyor. Hz. Ali'nin hakkıının...
more...
- Ozgur Uckan
Ex, Çinlilerden ve Japonlardan bahsediyorsan, orada dur. Onlar bu meselelere daha da önceden el atmışlardı zaten. Optikleri farklı onların, ama çook derin bir optik... Dolayısıyla Çince veya Japonca öğrenince adım atacağın kültür, meselelerin karmaşıklığı bakımından buradan pek de farklı olmayacaktır. Kimlik kökten farklı olsa da. Güney Amerika'da da bildiğiniz gibi Maya var ki, aslında...
more...
- Ozgur Uckan
Ex, ama illa ki tek tanrılı dinler diyorsan, Kelam derken, o konu başka...
- Ozgur Uckan
Selim Hocam sizin örenek için dedim ben (kıvırıyorum) Özgür Hocam kevgir daha kutsal olmalı ama bolca sızdırıyor. Bu arada Maya beni paklar. (Pak Maya olurum) Aslında tüm kültürlerin bir gizemi var ve sanki gizemin kapısı aynı yere açılıyor gibi. Tabi bunu detaylı bilgim olmadan söylüyorum. Kapı deyince aklıma geldi. Nasreddin Hoca'nın türbesindeki 4 kapıdan birisinin kilitli olması mesela! Hepsi aynı yere çıkıyor ama bir kapı kilitli. "O kapıdan geçmedikten sonra herşey boşuna" mı diyor ne diyor?
- Onur ALMIŞLAR
@Ex: Şimdi "din" diye ne yapılıyor, ne düşünülüyorduysa, hemen hemen aynı şeyler. "Tanrı kelâmı" derken illâ ki İbrahimî dinleri kastediyorsan durum birazcık daha farklı (ama çok da değil!). Zaten meselâ İslam geleneği "Tanrı kelamının ulaşamayacağı kadar uzak" bir yer, millet vs kabul etmez. Sık sık İbrahimî dinlerdeki şamanizm izlerinin derinliği konu edilir; bu bence gayet normal bir...
more...
- Faruk Ahmet
İlk fırsatta okumak istiyorum, paylaştığınız için çok teşekkürler. 4 yıldır yan fakülteye gidip bi İhsan Oktay Anar ile tanışamadım hatta kitaplarıyla da geçen yıl tanıştım, geç kalmamışım allah'tan :)
- Burak Barbak
@Onur: Kevgir olmak, fazla ışık sızdırmak da iyi değil. İfratla tefrit her daim zarar. Öyle bütün ışığı geçirirsen insanı aydınlatmaz, kör edersin ancak :) Biz Özgür hocaya çatlak diyelim yine, kevgiri başkasına saklayalım.
- Faruk Ahmet
@Faruk Ahmet O da güzel bir bakış :) Aslında kevgir ben olabilirm çünkü tüm bilgiler akıp gidiyor tutamıyorum :D
- Onur ALMIŞLAR
Şunu diyeyim; eğer Tanrı mesajını Sibirya'da göndermiş bile olsaydı, o, yine de gelir bu bantta çoğal(tıl)ırdı. Japonya, Çin, İndus Vadisi, Mezopotamya, Avrupa, Orta Amerika... Aşağılı yukarılı aynı bant üzerinde... Toynbee'nin "medeniyetler kuramı"nı hatırlayalım.
- A. Selim Tuncer
Ben de bir hocama şöyle bir soru sormuştum. İslam neden dinazorlardan bahsetmiyor ve neden araya iki kitaplı din daha girmiş. Şöyle bir ayetten bahsedlmişti. Bi< dünyayı insan için hazırladık bu meteoru ve dinazorların oratadan kalkışını açıklıyor mu? tartışılır. diğer soruya da şöyşe bir cevap gelmişti ki bu makul geliyor. İslam adem ve havva'yla başlar Yani Muhammed ben güzel ahlaki tamamlamaya geldim denilen güne kadar geçen süreç Adem'le Havva'dan bu yana islamdır.
- Çiğdem Zeytin
Faruk Ahmet, şu sözünün altına imzamı atarım: "dinî geleneği "tektanrıcılık-önceki ilkel dinler" diye son derece sığ bir kategorilendirmeye sokan modern anlayış ikide bir şaşırıp durur, gazete haberi yapar, Zeitgeist diye filmini yapar..." Eliade tavsiyene katılıyorum. Bir de aynı yazarın Şamanizm'ini ekleyerek... (http://www.kitaphayat.com/Yazar...) (Edit:Şamanizm henüz çevrilmemiş)
- Ozgur Uckan
@Ex Instance: Faruk Ahmet'in hatırlattığı gibi İslam, makro anlamda mesajın gitmediği yer olmadığını söylüyor, mikro anlamda da aklıyla Tanrı'yı keşfedebileceğini... Ama, "kitap inme" deyince, bir inanç meselesi oluyor. :)
- A. Selim Tuncer
@Çiğdem Zeytin Ben "Adem" olayını ve dinazorların neden anlatılmadığını şöyle düşünüyorum. Adem ilk yaratılan insan mı, yoksa ilk düşünen, insan gibi olan ilk insan mı? Mesela insan ilk olarak dinazorlardan sonra düşünmeye başladıysa, yani "Adem" olduysa geride kalan tarihin önemi yok. Bir de Adem'le ilgili şöyle birşeyler yazmıştım. http://www.medyaalternatif.com/2009...
- Onur ALMIŞLAR
Güney Amerika'da da bir kitap var: Maya Kozmolojisi.. Onlar kitabın yıldızlarla yazıldığına inanıyorlar ve matematik bir kelama sahipler.
- Ozgur Uckan
@Ex ve Çiğdem Zeytin: Çok leziz sorular ve konular ama o kadar karmaşık ki ve bilgimiz o kadar az ki. Ne desek kendi ideolojimiz içinden demek, bunu da son derece spekülatif bir biçimde yapmak zorunda kalırız. Bu silsile (thread) de bambaşka bir şeye döner. Yine de "kitaplı din" derken bunun sonradan yapılan bir kategorilendirme müdahalesi olduğunu, daha genel olarak "din"i ve -varsa- Tanrı'yı ilgilendirmediğini söyleyebilirim. Onbin yıl önce kitap inse ne olacak? Matbaa yok bişi yok, kaybolurdu zaten :)
- Faruk Ahmet
Bunu biz bilemeyiz ki... Pardon, "ben bilemem ki" diyeyim.
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, yine ideografi meselesine çıktık işte:))
- Ozgur Uckan
Aaa, iyi valla Şamanizm de çevrilmiş. Çok sıkı kitaptır.
- Ozgur Uckan
Ex, soruna benim de cevabım yok maalesef...
- Ozgur Uckan
Ben bir de şunu söyleyebilirim. İslamiyet, dört kitaptan, ayrıca sayfalardan, binlerce peygamberden söz eder.
- A. Selim Tuncer
İslam da zaten bunu söylüyor mikro anlamda dini bulabilirsin yni tanrı inancına varabilirsin diyor. İslam'ın macro anlamda tek meselesi cemaatleşmektir kanımca. Çünkü şunu söyler Allah'ın indirdiği kitaptaki her şeye yapmıyorsanız da inanmalısınız. Red dinden çıkmaktır. Bu bilgi de pratiğe dökülmese de kocaman bir toplumsal bilinç ve bilinçdışı yaratır. Yani bir komunite.
- Çiğdem Zeytin
Yani, cevap çok da, hangisini seçeceğini, ya da belki hepsini tümden reddeceğini mi, buraya sığdıramayız. "İslam şunu der o konuda" bile diyemeyiz. Yüzlerce mezhebi, tarikatı var, hepsi ayrı telden çalan.
- Faruk Ahmet
Bence kitapsızlar Tanrıyı keşfedebilmişlerdir. Büyük dinlerin kökeninde İbrahim Peygamber var, belki bu da bir mesajdır. Kendi kendine Tanrıyı keşfeden İbrahim. Yani "Adem" bir yerde.
- Onur ALMIŞLAR
Bu son konuyla ilgili çok önemli bir kitap tavsiye edebilirim. Üstelik İslam'da ütopya edebiyatının da öncüsüdür: İbn Sina/İbn Tufeyl, Hay bin Yakzan, Çevirenler: Şerefeddin Yaltkaya/Babanzade Reşid, Hazırlayan: N. Ahmet Özalp, Yapı Kredi Yayınları
- Ozgur Uckan
Vakti zamanında Express Dergisi'nde kitabı tanıtırken şöyle demişim: "Bu kitap, Batı'daki etkisi Doğu'dakinden çok daha derin olmuş bir Doğu geleneğinin iki ünlü örneğini, aynı adı taşıyan iki anlatının dilimize yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve unutulup gitmiş iki çevirisini, günümüz diline uyarlanmış halleriyle bir araya getiriyor. "
- Ozgur Uckan
@ faruk. Tarikatın kelime anlamı yoldur. Yani İslam inancına göre Allah'a varma hedefini izlerken tercih ettiğin üslup, yön, tavır. Basite indirgediğimizde İslam beni konu alıyorsan sadece Kur'an-ı referans al der. Bu noktada (bence) tarikat ve diğer mezheplerin üslupları havada asılı kalır. Ama bazı ayetler cevap çok cümlesini besler. Yine bence diyorum: İslam insan psikolojisini ve toplum psikolojisini çok çok iyi yönetir ve hedefi birden fazla insana ulaşmaktır.
- Çiğdem Zeytin
Özgür Hocam, Robinson Crusoe'un yazılmasını sağlamıştır da deniyor ama...
- A. Selim Tuncer
Bir başka yaklaşım da Fariduddin Attar'ın görkemli "Kuşların Dili" destanıdır: Simurg...
- Ozgur Uckan
@Çiğdem: Kuran öyle der ama, mezhepler de keyiften çıkmıyor ki: Kuran'ı okuyunca herkes aynı şeyi anlasa tamam derdim. Kuran zaten pek ayrıntı vermez, buna tenezzül etmez hemen hiçbir konuda. Biz atıp tutabilelim diye :)
- Faruk Ahmet
Evet, Batılılar bu iki ustaya bizden daha çok önem vermiş...
- Ozgur Uckan
Kitabın (Hay bin Yakzan) tanıtımında "Defoe, Bacon, Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçı üzerinde etkili oldu." deniyor.
- A. Selim Tuncer
@Selim Tuncer: O Robinson benzetmesi bana hep fazla yüzeysel göründü. "Aa onda da ıssız ada var bunda da". Robinson'dan çok daha zor ve katmanlı bir metin Hayy bin Yakzan. Yazarı İbn Sina olunca öyle oluyor haliyle.
- Faruk Ahmet
Katılıyorum. Benzetmedim, etkiden söz ettim.
- A. Selim Tuncer
Hahah Faruk güzel bir yaklaşım hatta doğru şöyle bir durup düşününce. Bunu dikkate aldığımda İslam agnostik midir diye soruyorum?
- Çiğdem Zeytin
Tabi "yazarı" dedim ama aslında Hayy bin Yakzan çeşitli yazarlarca tekrar tekrar yorumlanarak değişik şekillerde anlatılmış çok eski bir hikaye.
- Faruk Ahmet
Yazar oradaki "ıssız ada"yı görmüştür sadece...
- A. Selim Tuncer
Çiğdem, tarikatlar boşuna çıkmıyor. Bunda "zahir" ve "batin" öğretisinin de bir rolü var. Kuran hep yorumlanmaya ihtiyaç duymuş. Zahir=görünen/batın=görünenin ardındaki gerçeklik ayrımı İslam'da kökleşmiş, üstelik sadece heterodoks tarikatlarda değil, ana akım öğretide de.. Dolayısıyla bir çok yol çıkıyor. Ayrıca islam, hristiyanlık gibi bir kilise kurmamış olmasına rağmen, gayet siyasi...
more...
- Ozgur Uckan
İbn-i Sina'nın Hayy bin Yakzan'ına ilişkin: "Anlatı, filozofun kendi kişisel mistik deneyiminin gizini aktardığı bir mistik anlatılar üçlemesinin, "İşaretler Kitabı"nın ilk bölümüdür. Aristotelesçiliğin akıllar hiyerarşisinden kaynaklanan genel bir bilgi kuramından hareket eden İbn Sina, burada kozmolojiyi temellendiren ve insanı bu kozmoloji içinde konumlayan özgün gnostisizmini, yeri...
more...
- Ozgur Uckan
@Çiğdem: Agnostik mi bilemem ama bir Arap entelektüeldi sanırım, birkaç yıl önce "Kuran içine girip her şeyi bulabileceğiniz bir süpermarket gibi. Yobaz da oradan besleniyor, en ilerici mistikler de" gibi bir şey demişti :) Doğru. Eksiği: bu yalnızca Kuran için geçerli değil.
- Faruk Ahmet
İranlı düşünür Abdulkerim Süruş'tu galiba, herkesin bir İslam'ı var mealinde bir görüşü vardı. Mollalar tarafından afaroz edildi.
- A. Selim Tuncer
"Herkesin İslam'ı var" pek de cesur bir görüş de değil aslında ya. Yüzlerce yıl önce İbn Arabi daha ileriye gitmişti, "herkesin Allah'ı başka" diyerek: http://friendfeed.com/passive...
- Faruk Ahmet
Ayrıca şu iki ciltlik kitap da çok değerlidir: Henry Corbin, İslam Felsefesi Tarihi - 1-2 http://www.iletisim.com.tr/ki%C5%9... (Corbin özellikle İran islamı konusunda uzmandır. Ayrıca zamanında Heidegger'in asistanıydı)
- Ozgur Uckan
Faruk verdiğin örnek kaçınılmaz dinden ziyade toplumun dinci baskısı bu tip sapmalara yol açar. Fakat İslam'da böyle tipler de açık ve net olarak tanımlanmış ve reddedilmiştir. Yoruma açık olduğu kadar dikte eder.Yani kendi denetleme sistemini yaratır.
- Çiğdem Zeytin
Şimdi ben yine bu yazımın linkini paylaşacağım: "Putları kırmak, aslında zihinsel tasarımı özgürleştirmek demektir" http://selimtuncer.blogspot.com/2008... Blogger kesik, ama link bu 'feed'te yer alsın dedim.
- A. Selim Tuncer
"Herkesin Allah'ı başka" manasında Mevlana'da da çok şey var. "İslam'ı başka" deyince iş soyutluktan çıkıyor, fıkıh falan gibi konular giriyor, belki o bakımdan cesurca...
- A. Selim Tuncer
İbn Tufeyl'in Hayy bin Yakzan'ından: "Bütün bunlar açıkça gösteriyordu ki, bu topluma müşahede yoluyla ulaşılan gerçekliklerin anlatılması mümkün değildi. Onlardan oruç, namaz, hac, zekât ve benzeri yükümlülüklerden daha fazlasını beklemek anlamsızdı. Büyük çoğunluğun öğretiden kazancı yalnızca dünyasaldır. Dünyasal hayatlarının düzenlenmesidir.Güvenlik içinde yaşamaları, doğru bir...
more...
- Ozgur Uckan
Bu da benden: "Anlatının son satırlarında acı ifadesini bulan toplumsal eleştiri, sonunda iktidarın, dolayısıyla fıkıhın zaferiyle sonuçlanan fıkıhçılarla felsefeciler ve sufiler arasındaki dönemin önemli savaşını yansıtmanın da ötesinde, özellikle bugün burada yaşadığımız toplumsal yapı için de güncelliğini korumaktadır. "
- Ozgur Uckan
Allah rızası için tamlamasını ben şöyle yorumlamıştım. Eğer doğruu bulmak içim bir otorite arıyorsan O Allah olmalı çünkü onayını beklediğin onlar yani diğerleri de senin gibi kuldur. Onlardan aşağı ya da üstün değilsin. Öyle ki sana şah damarında yakınım eğer bir doğru arıyorsan içine yani bana bakman yeterlidir. Otorite ihtiyacını bir insanla karşılayacaksan bu sen ol önce gibi
- Çiğdem Zeytin
Özgür Hocam, nereden girdik, nereye geldik? Bak şimdi, "siyak" ve "sibak" konusu ne kadar önemli oldu. :)
- A. Selim Tuncer
Evet Selim Hocam... Tekrar bir açıklasana bir zahmet...
- Ozgur Uckan
O postu bulayım da, ordan getireyim. Hangisiydi o?
- A. Selim Tuncer
Bu arada ben de blogspot uzantıları çalışıyor. Sebebi: "DNS ayarlarını otomatik al" seçeneği seçili olduğundan. Daha önce burada verilen "208.67.222.222" numaralar geçersiz sanırım. (Yok onları yazınca da girebildim sorun başka)
- Onur ALMIŞLAR
Tamam, Evrenin Yeni Belleği: Sanal Kitaplık... Link yeter herhalde... Çok uzunmuş o bölüm. Burayı karıştırmayalım.
- A. Selim Tuncer
Bir tek şurayı alıntılayayım: "Kuran okumalarında uyulması gereken (ve pek az uyulan) bir kurala atıfta bulunur bu terimler. Kuran'dan bir ayet aktarırken, "siyak ve sibak"ı, yani "ayetin gelişi, anlatım biçimi ile ayetin geçmişi"ni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bir başka ifadeyle bunu sözün öncesine ve sonrasına bakmak, sözü bağlamından koparmamak, diye de ifade edebiliriz."(http://ff.im/7tTlb)
- Ozgur Uckan
Faruk Ahmet, çok karmaşık bir mevzuu olduğundan inebileceğimiz derinlik sınırlı.. O yüzden bir noktada nefesimiz tükenir nasıl olsa:)
- Ozgur Uckan
Burada durduk mu? Ne olur duralım :) Meraktan uyuyamayacağım.
- Çiğdem Zeytin
Nasıl kıskıvrak kalakaldım ekran başında anlatamam gözlerimden de uyku akıyor bu akşam da uyumazsam ki bu konu beni uyutmaz yarına Allah kerim :D
- Çiğdem Zeytin
Ben de şurayı alıntılayarak iyi gecelere dileklerimi ileteyim o halde: Siyak ve sibak Kuran okuma metodolojisi içinde yer almakla birlikte, bununla sınırlı değil sanıyorum; bugün Türkçe'ye "metinsel bağlam" olarak çevirebilsek bile, kavramın içinde yer alan "öncesi-sonrası" anlamını bu çeviri vermiyor. Bu nedenle özellikle kullandım. Bir 'feed' üzerinden örnekleyecek olursak, aslında...
more...
- A. Selim Tuncer
Siyah ve Sibak konusu güzeldi ama! Halil İnalcık'ın DoğuBatı dergisindeki (Ağu.-Eyl.-Ekim sayısı, no:20) "Hermenötik, Oryantalizm, Türkoloji" yazısını tavsiye edip susayım madem. Yazıdan alıntı: "15.yy'dan başlayarak metinlerde Tanrı'nın sözünü en doğru biçimde anlama çabası, Batı'da hümanistik hermenötik'e başlangıç olmuştur (Lorenzo Valla, Erasmus). Ondan yüzyıllarca önce İslam bilginleri tarafından Kuran tefsirine giriş için, "usul" (prensipler, metod) adı altında hermenötik ortaya çıkmış bulunuyordu..."
- Faruk Ahmet
Ben de İbn-i Sina'nın Hayy bin Yakzan anlatısı ile ilgili olarak şu söylediklerimle noktalayayım: "Kitapta kısa bir özeti verilen "Salaman ve Absal" ise, Yunanca öyküden ödünç alınan kahramanların farklı işlevler yüklendiği son bölümüdür üçlemenin. Heterodoks sufilik üzerinde de çok önemli etkileri olmuş bu anlatı geleneğinde söz konusu olan, öncelikle iç deneyin gizlerinin, genellikle...
more...
- Ozgur Uckan
@ Onur ben de tam onu düşünüyordum. Üstadlar hepinize ii geceler diliyorum.:) Daha keyifli olamazdı.
- Çiğdem Zeytin
Ben de tüm katılımcılara teşekkür ediyorum ve çatlakları kutsuyorum. iyi geceler :)
- Onur ALMIŞLAR
Go da siyah ve beyaz taşlarla oynanır. 9x9 tahtada oynandığı olur. Tanrının oyunu diye anılır. Bir kez oynanan oyunun bir daha oynanması 'neredeyse' imkansızdır. Ayrıca pratikte, tıpkı 'Rabnuma' gibi sonsuza kadar oynanır. Yine, aynen yazdığı gibi oldukça uzun 'kombinezonlar' veya 'olasılıklar' kestirilebilir/sayılabilir. Oyuncular yemeden, içmeden trans halinde oyun oynar. 3 gün sonra...
more...
- irem erman
irem erman, Go meselesini nasıl atlamışız. Üstelik hikaye yazılırken tartıştığımız konulardan biri de Go idi. Fransız Go ustası rahmetli yazar Georges Perec'e konuyu açmıştım da heyecanlanmıştı. Büyük benzerlikler olduğunu söylemişti. Go'nun da metinsel açılımları olduğunu... Hatta Darren Aranofsky'nin Pi'sini seyrederken de aklıma bu hikaye gelmişti yeniden. Tamamen aklımdan çıkmıştı bu Go meselesi. Teşekkür ederim...
- Ozgur Uckan
Cahit Akın, ilginç, birisi Morköpük'ü keşfetmiş demek ki. Çok az bilinir oysa. Sağol link için...
- Ozgur Uckan
ben bu feedi bookmarklamak istiyorum =_=
- Çiğdem Zeytin
teşekkürler paylaşım için. kendim için kopya alıyorum hemen.
- alikoçak
Çok uzun konuşulduğunda hep şunu sorarım. Bilgi soyut ve kelime bütünlüğü hali ile gerçek bir değişim yapmış mıdır? Entelektüel düzeyde tartışmaların sonsuzluğuna her baktığımda bunu düşünürüm. Oysa bu alanlarda çalışma yapanların size anlatacakları, kelimelerin dizgisinde pek yer almaz. Düşüncenin temelindeki anlamlandırmaya dayalı etkinlikle ne Tanrı kavramı tartışılabilir ne bilinç....
more...
- Süleyman Sönmez
Süleyman Sönmez, "Tanrı" kavramı ve bilincin bu biçimde tartışılamayacağından dem vuruyorsunuz. Bu konularla ilgili bilginin "sessizliğin içinde yetiştiğinden"... İkibin yıldır konuşuluyor bu bilgi oysa, her defasında farklı ağızlardan ve farklı zihinlerden süzülerek. Kendinizi bu "gürültüye" kapamanız imkansız. Sessizlik yok. Çünkü o bilgi kafanızın içinde konuşmayı sürdürecek....
more...
- Ozgur Uckan
Hocam yazdıklarınızdan çıkardığım şu bu keşif bir anlam yaratma çabası olarakta gözükemez, çünkü keşfetmek kavramından, o yerin keşfedilmiş sayılıp sayılmayacağına kadar aslında çok temel kavramsal sorunlara da açıklık getirmek gerekiyordu. Bir yandan hepimizin kitaplardan, belgesel kanallarından bildiği keşifler vardı. Yani hepimizin ortak düşünce sistemi olan Batı belleğimiz de yer...
more...
- Travis Bickle
Evet. Ve keşfettiğini dile getir ki başka keşiflerle etkiye girip dönüşsün / dönüştürsün...
- Ozgur Uckan
II duygusal bir tepki değil söylediklerim ne çok konuşmuşsunuz değil yani. Bilginin, bizim bildiğimiz bilginin, kelimelere dayalı bir bilme hali, deneyime dayalı bir bilme hali olduğunu söyledim. Kişisel olarak bu halin üstünde aşkın / müteal bir hal içinde miyim? Hayır maalesef değilim. Peki kişisel bir fikir olarak diğerlerinden üstün olduğunu mu düşünüyorum. Hayır düşünmüyorum. Çünkü...
more...
- Süleyman Sönmez
Mesela Japonya'da Zen ekolu MU diyor. Bütünsel olumsuzlama. Ne odur, ne tersidir, ne ikisi birdendir hatta ne de yokluktur. Bu hal tarifsiz ve tanımsız ve anlaşılması imkansız bir haldir. Bu hal varken ego, benlik ve zincir halinde düşünen küçük aklın hükmü de yoktur. Kısacası şu tanımlama gayretlerim de yoktur. E o zaman ya o hal içindesinizdir. Ya değil. Değilseniz konuşursunuz. O...
more...
- Süleyman Sönmez
@Süleyman Sönmez, bir başka 'feed'de Gazali-İbni Rüşd meselesi tartışılırken göz atmıştım. Belki bu paragraf bizim için de bir parça aydınlatıcı olabilir: İbni Rüşd, kelamcı yöntemiyle yazdığı "Kanıtların Apaçık Yollarının Keşfi" adlı kitabında Tanrı’nın bilinmesi (marifetullah) konusunda Eş’arilik, Mutezile, Batınilik, Haşviyye (Lafızcılık) ve Tasavvuf biçiminde beş ana bölüme ayırdığı...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu paragraf iki olayı anlatıyor. 1) Düşünce temelli bilgi alımıyla yaşayan ve öğrenen halk ne yapsın? 2) Tanrı'nın bilmesi ile insanın bilmesi veya bilgi formu benzeşiyor mu? (Allah kendi ruhundan üfledi ve Adem'e isimleri öğretti rahmani bilgisine dayanarak) İlk soruyu incelediğimizde her canlı varlığın Yaratan'la bağının formunun bilgi ve iradeye uyma kabiliyetinin farklı olduğunu...
more...
- Süleyman Sönmez
Düşünce sistemi ile öğrenen halk Kutsal kitabı okuduğunda bu düzlemde verilen bilgiyi alacaktır. Bizzat Kuranın ifade ettiği gibi kitap 7 li anlamlar içeren kapsülleşmiş bir bilgidir. İlahi bilgi Tanrısal bilgi alıcı varlığın kapasitesi ve alıcı organları doğrultusunda anında açılan çeşitlenen canlı bir hüviyete sahiptir. Verilen bilgi sonsuz forma sahiptir. Hal böyleyken hazır...
more...
- Süleyman Sönmez
Bu durumda sadece 10 kişi de olsa durum değişmez. Onlar için bu bilgi akışı hazırlanmıştır. Çünkü Alim ismiyle Yaratıcı gaybı ve bilinen alemi bilir. Zamanın vektörlerine ve olasılık düzlemine hakimdir.
- Süleyman Sönmez
Kendisine nasıl dua edileceğini bizzat kendisi kutsal metinler içinde öğrettiği gibi. "Bana döndürüleceksiniz ve Ben onlara yakınım, gözler onu göremez ama o gözleri görür ifadeleri ile insanla temas halinde olduğunu ve olacağını ifade etmiştir. Aynı şekilde bir insanın daha üst düzlemlerin bilgisini nasıl aldığı alacağı örnek verilen insan ve varlıkların hayatları içinde detaylarla ve...
more...
- Süleyman Sönmez
Kısacası dediğim konu herkes için değildir. Ama bu sözler kendisinde bir şeyler uyandırıyorsa o kişinin konuya eğilmesi bilginin anlamının tamamen yenilenmesine yol açabilir. Bir piramidin tümü bilgi. En üstüne çıkmışsınız. Artık daha ötesi uçmak. Bir kartal olmak. Siz uçarsanız bilgi aşağıda kalacak ama ne gam. Her daim yaratan her daim bilenin verdiği bilgi sırtta taşınan bilgi hamallığından hep yeğ tutulacak. Binlerce senedir olduğu gibi...
- Süleyman Sönmez
Kimse Lovecraft dememiş, ama bana Lovecraft öykülerini andırdı bu öykü... arkeoloji, Arap, esrarengiz ölümlerle başlayan hikaye ... Keşke Lovecraft da İslam felsefesi ve kültürü konusunda bu kadar bilgiye sahip olabilseydi... Paralel evrenlerden gelen yaratık tasvirleri yapmasına gerek kalmazdı, aynen buna benzer bir öykü yazardı belki ;) ... Bu thread sanat eseri olmuş bu arada, elinize sağlik :)
- \(*_*)/
Süleyman bey, sizin kabaca Tanrı'yı, ya da "bizim kavrayışımızı aşan evrensel bilgi"yi hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğimizi söyleyen (ki anladığım kadarıyla siz daha da ileri gidiyor, yalnız yekun olarak bizi aşacağından değil, bu evrensel bilginin nitelik olarak da bambaşka bir şey olduğundan dem vuruyorsunuz —yanlış anlamış da olabilirim, hem hızlıca okudum, acelem var, hem siz de...
more...
- Faruk Ahmet
Taslak halindeki kötümsü bir Anar hikayesi bile nelere kadirmiş yahu! :)
- Faruk Ahmet
Süleyman Sönmez, bir şeyler söyleyecektim, ama gerek kalmamış, Faruk Ahmet söylemiş. Ben sadece şuna takıldım: "halk"ın Tanrı'yı anlama düzlemini "düşünce"ye bağlamanız... Bu bana daha çok zahiri söylem boyutuymuş gibi gelir. İslam da düşünceyi sizin yaptığınız gibi küçümsemez, özgür zihnin Tanrı bilgisine ulaşmak için kat etmesi gereken yollardan biri olarak görür. Entelektüelliği...
more...
- Ozgur Uckan
özgür hocam teşekkür ederim bu antik hazine için (: ihsan oktay anar'ın yazarlığına taslaktır değildir diyecek kadar çiğ olamayacağım haddime değil ama borges öyküleri tadı aldım okurken. borges de "kısa öyküler yazmış büyük bir yazar" olarak her yerde karşımıza çıkıyor, ne güzel. ayrıca eliade'nin şamanizmi (hep din sanılan ancak aslında bir pratikler bütünü olan) şamanizm hakkında...
more...
- pagan
derginin 4-5 sayısı orjinal olarak bende de mevcut. biri de bu oyun başlıklı olan. ihsan oktay anar'ı ilk bu dergide bu öyküsü ile tanıdım. bu öyküyü okuyan herkes kafasını kaldırır ve sorar "gerçek mi bu" diye. işte o ana bayılırım. bu öyküyü okuduktan sonra, dergiyi bana veren arkadaşıma "bu adamın kitabı yok mu, hala çıkmadı mı" diye yıllarca sordum. sonra bir gün ilk kitabı çıktı, o günden beri yenisi ne zaman basılacak diye beklerim...
- spinodal
Evet, o öykünün yayınlanması ile ilk kitap arasında uzun zaman geçti. Ama değdi... :)
- Ozgur Uckan
İlk öyküsü ''kafirler için apologya'' değil mi ve yayın tarihi 1985.ama bi yorumda Rabnuma'nın ilk öyküsü olduğunu söylemişsiniz ve bi sitede bu dergiyi buldum,açık artırma sitesinde ve içeriğinde Rabnuma''oktay anar'' öykü diyor ve yayın tarihi 1985.aydınlatırsanız sevinirim :)
- Doğancan Bedir
Rabnuma yayınlanan ilk öyküsü ve yayın tarihi 1985. Morköpük Dergisinin 5 ve 6. Nolu Oyun Özel Sayısı'nda yer aldı. Kafirler İçin Apologya da Morköpük Dergisi'nin 7. sayısında idi yanlış hatırlamıyorsam. Yani o da 85 tarihli, ama Rabnuma daha önce.
- Ozgur Uckan
from email
Yazının açıklasında 1989 demişsiniz ve ilk yorumunuzda ise yayınlanmış ilk öyküsü ve bildiğim kadarıyla başka öyküsü de yayınlanmadı demişsiniz. herhalde orada bir yanlışlık var. eğer ''kafirler için apologya'' öyküsünü bulabilirseniz burada paylaşabilir misiniz ? ben çok aradım ama bulamadım.
- Doğancan Bedir
Doğrusu 1985. Dergi elimde mevcut: Morköpük, S: 5-6, 1985. Ayrıca öyküyü Anar'dan ben alıp yayınladım. 89 açıklaması yanlış olmuş. Kafirler öyküsünün yer aldığı Morköpük 7. sayıyı bir arkadaşım alıp geri getirmedi. Bir yerden ulaşırsam onu da paylaşırım elbette.
- Ozgur Uckan
from email
Suskunlar'ı yeni bitirdim, öncesinde Puslu kıtalar Atlası'nı okumustum..İhsan Oktay Anar'ın dilinin bu kadar sade olusuyla ilk kez karşılaşıyorum...Pylaşım için teşekkürler ^^
- mayamisa
‘The Survival of the Fattest’ is a sculpture by Danish artisit Jens Galschiot in the harbor of CopenhagenThe sculpture represents an overweight Lady Justice figurine, symbolizing the rich industrialized world, sitting on the back of a thin worn-out African man.
- Banu Pluie
"Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) hastalığın aciliyet derecelerini sembolize eden 'sarı- kırmızı- yeşil' yön şeritleri Batman'da sakınca yarattı! 400 yataklı Bölge Devlet Hastanesi acil servisindeki şeritler, iddiaya göre, terör örgütünün renklerini simgelediği gerekçesiyle polis tarafından fotoğraflandı ve ardından Başhekim Erol Çeliker’in talimatıyla söküldü."
- Okay
from Bookmarklet
"Fakat ulkemizde en cok yetisen koyludur. Koylu, butun iklimlerde yetisir. Koylunun yetismesi icin cok emek vermege ihtiyac yoktur. Koylu bozkirda yetisir, yaylada yetisir, ormanda yetisir, dagda yetisir, kurak iklimde yetisir, sulak iklimde yetisir. Cabuk buyur, erken meyva verir. kendi kendine yetisir, kendi kendine meyva verir. biz koyluleri cok severiz. sehre gelirlerse onlardan kapici ve amele yapariz... Ulkemizde tarim urunleri yetisir. Kuru uzum ve incir yetisir. Once islak yemisler yetisir. onlari, gunes olan yerlerde kurutarak kuru yemis yetistiririz. Ingiltere’ye gondeririz, onlar da bize gercek gonderirler. Biz, o gerceklerden, kendimize gore gercekler yetistirmeye calisiriz. Son yillarda, kuru uzum ve incirin yanisira, koylu de gondermeye baslamisizdir. Bu koyluleri, once sehirlerde biraz yetistiririz; tam olgunlasmadan (yolda bozulmasinlar diye) baska ulkelere gondeririz. Onlar da bize doviz gonderirler. Halk muzigi gondeririz; sofor plagi gonderirler, aranjman...
more...
- Gokhan INCE