Kara G, mp3 çalarında MC Hammer dinleyen birisi için her daim güzel şarkılarım yeni tınılarım mevcuttur. Her kim ki MC Hammer dinler o güzel insandır nazarımda. Hele bir de Mori Kante - Yeke Yeke dinler işte o adamın taşaklarını öperim.
- Engin Hu ☮ ♬♪♫♩
1 ama başvuru sayısı 1/5'idir diğerinin muhtemelen.
- buremba
Is ilani amaciyla 1 daha cok click almistir ama tek nedeni gogus degil. Daha spesifik ve daha yaziyi tam okumadan ne ile ilgili oldugu cok acik. 2. partiye mi cagiriyor yoksa is ilani mi belli degil -- partiye de o kizla gitmem bir de.
- Burcu Dogan
Facebook reklamlarına hiç tık atmadım ama burda sanırm 2 dir direk bağırıyor hatun ehe
- LPchester(ilkay)
amac başvuru almak mı yoksa bir ölçüm vs mi anlamadim ama bu reklamı Facebook reklamlarında gördüm ve tıklamadım 2. reklamı sadece resme baktığımda dating reklamı sanmıştım 1. reklamdan daha tık almış olabilirsiniz ama ben ikisine de başvuru yapmam ayrı bir konu
- Mehmet
from BuddyFeed
ne yazık ki linkedin hangisinden gelenin daha çok başvuru aldığını söylemiyor. Ancak 1. si 466 tık alırken 2.si 60 tık aldı. 1. sinin tık başı maliyeti daha çok clicklendiği için daha düşüktü.
- denizoktar
Henuz geri donus yapamdim biraz daha birikmesini bekliyoruz.
- denizoktar
2 tam manasıyla başarısız bir metin zaten. 1. de olay sadece cinsellik değil başlıkta PHP var, hatunun üzerinde PHP yazıyor, metinde ilk göze çarpan kelime HTML/CSS. 2. reklamda "web developer" kelime grubunu sil geriye hiçbir şey kalmıyor.
- Serpico
"no, there’s no middle ground. you're off in another story or merry-go-round. no, there’ll be no measured terms. you fly in the face of the way the world turns."
- satine
bu "sabahci" tanimi cok sevimli, her gordugumde gulumsuyorum :)
- grizabella
Öğlencilere sinir olurdum ben de grizacııım...
- Spider Jerusalem
sıpaydırcıım benim okulum hep tam gun oldu, hic sabahci veya oglenci olmadim, ondan sirin geliyor belki de, boooyle bi ilkokullu bebe hissi verdigi icin :)
- grizabella
ehehehe ilkokullu bebe olmak güzeldir grizacan... önlüğün mavi miydi senin hem hım?
- Spider Jerusalem
yok, hic mavi giymedim. guzel guzel lacivert formaydi benimki once, jile mi denir hani, oyle bisi, icinde beyaz göynekli neyin, sonra ilkokul ucte siyah onluge cevirip kocaman dikdortgen formlu garip yakalar taktirmislardi pek bi uzulmustuk.
- grizabella
himm... üzülünesi çünkü bayağı gayet, form faktörü gidiyor önlüğün. Bir de siyah kötü bir renk yaa :/
- Spider Jerusalem
valla önlük sevimsiz bişi, lacivert jile - beyaz gömlek çok daha hoştu ve mutsuz olmustuk degistiginde o ayrı da, siyah bile o iğrenç mavi tonundan iyidir.
- grizabella
ivet... ama bilemedim... ben hiç siyah giymedim, biz maviş önlüklüydük grizacımcım.
- Spider Jerusalem
Fwd: HAVALAR ÇOK SOĞUDU.OLABİLYORSA SOKAKTAKİ KEDİ VE KÖPEKLERİ APARTMANLARINIZDAKİ BOŞLUKLARA YA DA BODRUM KISIMLARINA ALABİLİRSİNİZ. DİĞER BİR ALTERNATİF İSE KEDİ KÖPEK BARINAKLARI YAPMAK. BUNUN İÇİN AŞAĞIDAKİ BASİT YÖNTEMLERİ UYGULAYABİLİRSİNİZ. BU SOĞUK GÜNLERDE PROTEİN ALMALARI ÇOK ÖNEMLİ KASAPTAN ÇOK ÇOK UCUZA KEDİ-KÖPEK PAYI ALABİLİR...
ben hergün böyle sürme sürsem gözlerimin altı kırış kırış olur die düşünüyorum. bu doğu kökenli kadınların nasıl oluyor da olmuyor
- Peki (czeytin)
yok depresiflikten değil de benim tipim müsait değil :) güzel dursa bile ben kendimi rahat hissetmiyorum tonlarca ağırlık varmış gibi bir his kaplıyor :)
- 'Duygu
HAVALAR ÇOK SOĞUDU.OLABİLYORSA SOKAKTAKİ KEDİ VE KÖPEKLERİ APARTMANLARINIZDAKİ BOŞLUKLARA YA DA BODRUM KISIMLARINA ALABİLİRSİNİZ. DİĞER BİR ALTERNATİF İSE KEDİ KÖPEK BARINAKLARI YAPMAK. BUNUN İÇİN AŞAĞIDAKİ BASİT YÖNTEMLERİ UYGULAYABİLİRSİNİZ. BU SOĞUK GÜNLERDE PROTEİN ALMALARI ÇOK ÖNEMLİ KASAPTAN ÇOK ÇOK UCUZA KEDİ-KÖPEK PAYI ALABİLİR...
SOKAKTAKİLERE VEREBİLİRSİNİZ. CAM ÖNLERİNE DE EKMEK PARÇALARI BIRAKABİLİRSİNİZ. NAÇİZANE BİR HATIRLATMA YAPMAK İSTEDİM. HERKESE SEVGİLER...
- Peki (czeytin)
https://www.evoria.com/Evoria... Her kadın bir kahramanının olmasını ister. Bazı erkekler ise kahraman olmak için can atarlar. Acaba biz o erkeğin bizim kahramanımız olmasını istiyor muyuz? Son zamanlarda ya erkekler değişti ya bizler. Etrafımızda kahraman olmaya meraklı süperman ya da don kişot gibi adamlar...
odin aslinda tek gozu olmayan, mizragina yaslanarak yuruyen gandalf-esque figurlu yasli bir amcamizdir.. http://www.eric-tesol.com/images... bu zirhlar icindeki yahisuhlu delikanli hallerini yeni goruyorum..
- Yargı Erel
tek gözü olmayan loki değil miydi? ya da onun yüzünün mü yarısı yoktu/karanlıktı? eeeüüü nordik mitolojiden sınıfta kalmışım. oturuyorum, sıfır! :)
- grizabella
katılıyorum. bu arada saçlar müthiş olmuş
- Peki (czeytin)
Loki tek gözlü değil de shapeshifter özelliği olan, muzır ve her zaman problem yaratan bir tanrıydı. Konuyla alakasız, Marvel'in ve Hollywood'un pompaladığı kas yığını Nordic mitolijik tanrılar yerine Sandman serisinde Neil Gaiman'ın hayal ettiği Odin'i ve Loki'yi falan tercih ederim ben sahsen. http://cdn.comicartfans.com/Images...
- Mistaken Identity
eh, kas yigini halleri daha "marketable" sayildigi icin oyle tasvir ediliyorlar sagda solda herhalde :)
- grizabella
şurada daha ayrıntılı okunabilecek hel ile mi karıştırdım acaba? http://www.vikingage.com/vac... "Hel herself was very odd, yet horrifying looking monster. Half of her face was lovely and fair to look at, taking after her father, while the other half was ugly and misshapen like her mother. From her waist up her skin was pink and alive while from her waist down it was dead...
more...
- grizabella
cansu aranıyor derim ama 250 bin çıkar 15 milyonluk şehirde Cansu
- Ramazan Çekiç
ben tekim ramo, kalabalıklar içinde tekim.
- Cansu Elter
mavi hissediyorum aam kirmizi da olabilir, ama sen icinden geleni soyle, kutuyu cekerken uzerimde mavi oldugu icin mavi olark cektim ama takdiri ilahi sen yine de bi nisanlina sor.
- Eda Demir
sayariz, ayarlariz onu, ben konusurum.
- Eda Demir
yapsaniza yapsaniza! ya benim acayip uykum geldi burda saat 10a geliyo, jet lag'im hala da uzerinize afiyet, resmen sizden once uyuyabilirim. yay.
- Eda Demir
haydi gonul dostlari, yarin yine ayni yerde ayni saatte, esen kalin, yay. rekor kirdim bu arada.
- Eda Demir
üşenmedim okudum.emeğe saygı rep tu rep
- Furkan Tunalı
binini de mi? saygi ve rep sana Furkan bu durumda. biz bile okumadik :)
- Eda Demir
bu uykusuzlukta cep telefonuyla yapacak başka birşey bulamadım.ramazan arkadaşımız çok ilgimi çekti yüreğine sağlık
- Furkan Tunalı
ramazan bitanedir, takipte ol, bi dahaki zirveye seni de bekliyoruz.
- Eda Demir
bilgisayarı kapan kazanıyo, bi tane daha var ama o masaüstü. fakir olmadığımız için kullanmıyoruz onu.
- Ezgi Akyurt
feedin uzunluğundan sayfam bloke oldu oha
- Cansu Elter
BUGÜNKÜ KAHVALTI FOTOĞRAFLARI : OMLET KAŞAR HİNDÜ MACAR DALAMI ÇOK KEYİFLİYDİ gelen herkese teşekkürler #likemind#yay yüreyinize sağlık !!!bir!!bir!!
- Furkan Tunalı
ne oyunu furkan, gel buraya, sst cok aciktim ben.
- Eda Demir
emre de gidiyo cagatayla ben de aciklik, gulnula evliler zaten o da acikti sayilir, hadi herkes dagilsin, 2den once bulusup hazirlik yapalim,
- Eda Demir
kapatsana şu feedi yoruma, dayanamıyorum dayanamıyorum
- Cansu Elter
ben de ya, ama kapatamam dilim varmaz.
- Eda Demir
STARBUCKS OLARAK LIKEMIND GUNLERINDE KONUKLARIMIZLA ILGILENECEK SOSYAL MEDYACI ARIYORUZ MAAS PEK IYI DEGIL AMA GONULLER BIR OLSUN ZATEN ORDAN KENDINE BASKA IS BAGLANTISI BULURSUN.
- Eda Demir
mehmet fatih bi proje uzerine calisiyoruz da. emre sen ezgi'yi evine birak gel hadi canim.
- Eda Demir
ARKADASLAR FARKINDAYSANIZ EZGI BACIYA IYILIKTE YARAMIYOR.
- Eda Demir
Cansu, Çağatay delirmişsiniz :)) tarihi bir posta yorumlar. 2de Eda mı online?
- miocaro
****************************ONEMLI******************** ARKADASLAR KANALA EBRU GELDI, BEN SIZE DEDIM REZILLIK YAPMAYALIM DIYE, COK UTANIYORUM YA.
- Eda Demir
ben de merak ediyorum dönen muhabbeti ama 1678 comment gözümü korkutmuyo değil. aha 1685 oldu. 1687.. durun duurn geliyorum.
- Hürol Öztürk
kendisi benim çok yakın bir arkadaşım ebru.
- Cansu Elter
Bi yandan şaşırıyorum, bi yandan alıp veriyordum mesaj yazsam mı diye. Eda sen naaptın bu insanlara da 1820 mesaj yazılabildi böyle bir başlığa :)) en yazarken bile pıtır pıtır artıyor..Muhtemelen sen bana cevap veremeden arada kaynıcam zaten ya da sonradan bakamıcam onca yorumun içinden ne yazdığına :)) Allah akıl fikir versin mi diyem, aman ne güzel oh oh eğlenin mi diyem..şaşırdım kaldım, ama seni çok seviyorum o ayrı :)
- Tugce Cengiz
*******ONEMLI******** Tugce'cim bir paragraf yazarsin da gormez miyim nerde burdaki insanlar o ozveri, iste yaptik bi seyler, cok bayarsa hide et ama sakin unsubscribe etme:D
- Eda Demir
******Edaaaaaa******Sen unsubscribe edilir misin hiç yahu, yakarım burayı yine etmem :))) Siz takılın arkadaşlarım, ben de öle bi katkıda bulunayım dedim merakımdan;) Sana özellikle sarılıyorum Eda, yarın ilk iş günü, haberdar edecem seni de..başbaş ;)
- Tugce Cengiz
( Not : geçenlerde +rep vermeyen bir kamoncuya bedeviler saldırmış , sonra bedevilere de kutup ayıları filan karışmış ortalım . Aman derim ) +rep abi
- Semih Masat™
*****************COK ONEMLI******************* ARKADASLAR KANALIMIZ YALCIN PEMBECIOGLU'NDAN LIKE ALDI, ARTIK KAFANIZA GORE TAKILABILIRISINZ, BENIM ICIN SORUN YOK, YAY!!!
- Eda Demir
************ONEMINI NASIL ANLATSAM BILEMIYORUM*********** ARKADASLAR KANALIMIZ FARKINDAMISINIZ BILMIYORUM AMA OLCAYTO CENGIZ'DENDE LIKE ALDI, HEPINIZE BENDEN BI ORALET.
- Eda Demir
ARKADASLARIM COK ONEMLI BI DUZELTME ICIN KANALIMIZA ARA VERIYORUZ: zamaninda cansu arkadsimiz KOMENCERO yazmis gozumuzden kacmis, gecikmis REPini kendisine veriyoruz, devam yay!
- Eda Demir
IS ILANI: LUTFEN YAYARMISINIZ COK ONEMLI! INTERAKTIF AJANSIMIZA DIJITAL TEYZELER ARANIYOR, YOVMIYE SISTEMI VAR, YOL PARASI YOK. AMA SIMDI ISMINI VERMEDIGIMZ BIR AJANS, ORTAM SUPER. BU DA AJANSIMIZA YENI ALDIGIMIZ RAF.
- Eda Demir
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------bi seperator koysaydınız bari arada. bunun gibi
- Hasan Tayyar BEŞİK
arkadaslar dun gaps olarak gullac yaptik ustune cigkofte yogurduk bora arkadsimiz tavana atti ordan starbaksa sektorun hali uzerine konudmaya gittik like verdik mindlara, ordan gece olunca likenighta gectik, ordan da her yere beraber gittik. AFFERIM MEHMET.
- Eda Demir
***********onemli******** ARKADASLAR BEN BI LAKE'E YURUYCEM, KANAL SIZE EMANET. RAMAZANI GUZELCENE AGARLAYIN, TAMAMMI CANLARIM. BUNU YAYALIM LUTFEN ONEMLI.
- Eda Demir
bu feedin google geri donusunu merak ettigim icin bir deneme yapmak istiyorum. konuyla alakasiz bir link. tiklamayin. http://www.onogono.com
- Hürol Öztürk
from iPhone
kaderimizde bu varmış çağatay neden öyle diyorsunuz birgün hepimiz iş hayatındayız bakmışız ilerlemiş. allah(cc) razı olsun kardeşim yinede
- Furkan Tunalı
************GERCEKTENDE ONEMLI***********arkadaslar duyduk duymadik yok efendim haberimiz yok demeyin, ramazanla konustum haberler iyi, gece 2'de yine ayni yerdeyiz, burda saat kacta hesaplayip bana soyleyin, HADI OPTUM BAY.
- Eda Demir
oha ben bu gece bir duygusal bir romantik bir melankoliğim. valla ayın etkisi bu. şimdide uyucam. hem hastayım hem yorgunum hem sarhoşum hem üzgünüm. sevgiler bebeklerim.
- Cansu Elter
KIM NERDE YAZIYOR BE BENDEN GIZLI ANLAMADIM LINK VERIN BAKAYIM
- Eda Demir
bu postun altına yorum yapan herkesi blokluyorum.. bu ne lan..
- saditekin
SU AN VARYA NASI KAHROLDUM, KOCA KANAL BI ANDA BITTI
- Eda Demir
üstün - bu post hakkında deniztan dan ayrıntılı bilgi istedim. şöyle dedim DM den ''ya skicem bu arada HOSTLAR ÇOK YAKIŞIKLI... ne lan bu.. şaka mı? bunun daha 1800 yorumu falan vardı, merak edip baktım ilk 10 yoruma, bi bok anlamadım. Şimdi 3112 mi neydi. ff bu değil.. blok !! dedim hide yaptım. nedir bu allasen?
- Herr 5 Postasson
HIDE YAPMIS HALIN INANILMAZMIS, SENIN SORU TAMAMDA DENIZIN NE DEDIGI ONEMLI
- Eda Demir
ARKADSLAR BEN BI DINNER YAPIP GELICEM MEYDANI BOS BIRAKMAYIN
- Eda Demir
o da beni seviyomus di mi? karmaya inaniyorum.
- Eda Demir
Bir çılgınlık yapıp 2638 more comments'i tıklayalım derim. devamında browser'ı toparlayıp ilk buraya yazana bedava Uganda seyahati ile 3 ay sınırsız adsl aboneliği verelim.
- Erhan Kayakuş
gozlerimin icine bakti ve yalnizca dogruyu ve dogruyu soyledi.
- Eda Demir
**Feed'e bak, 2600+ yorum almış, Eda abla senin takipçilerinin %20 snin gerçek olduğunu mu düşünüyorsun sen hala :) tam tersi olmasın ya o? **
- Buğra Bayrak
bu biraz ekstrem bi durum Bugra, hepimizin emegi var.
- Eda Demir
oha o metehan neler demiş ya, okumaya üşenmiş sanıırm.
- Ezgi Akyurt
bu arada en son neler yazıldı okumak için tam 2 dk scroll yabtım.
- Ezgi Akyurt
benim kastettiğim bu değildi. başka vardı. bu da efsane ama.
- miocaro
hangisiydi acaba senin dediğin? bi de "saat kaç" vardı işte... bu hostları da ben hosting şeyi anlamıştım, hala gülerim.
- deniztan
peki eda burda ne demek istemişti? ben hiç anlayamadım. yorumları da okumamıştım sinirden. şimdi, 2 sene sonra, televizyon hostlarından bahsetmiş olabileceğini tahmin ediyorum. program yapan erkekler... ha?
- Herr 5 Postasson
ay yok erkek hostesleri diyormuş meğersem. bi ara açıklamıştı. ben de şaşırmıştım ahahah
- deniztan
2011 Mart hakkımda bir suç duyurusu yapılmış. Akabinde dava açılmış. bana tebligatlar gelmedi. kimin açtığı ile ilgili de bilgim yok. suçum buymuş. haftasonu izmirde gözlatına aldılar. yaklaşık 12 saat (4 saati nezaret 8 saat adliye) durumu anlamaya çalıştım. ülkemizin hukuk durumu süper olduğu için nöbetçi kalemler dosyamı bulamadı. ist.-izmir arası faks muhabbetleri falan derken gelen...
more...
- serkeş panda
@M.GökhanAhi çok teşekkür ederim fakat olayı çözdük. yanlış anlaşılmaya müsait bir dilekçe yüzünden tanık değil de sanık olarak görülmüşüm.
- serkeş panda
bu arada @Murat Çimen e-devlette soruşturmada olan dosyalar gözükmüyor.
- serkeş panda
soruşturma mı? dava açılmadan nasıl sanık olarak tutuklamışlar peki seni
- Murat Çimen
olum soruşturma sürecinde yakalama emri çıkıyor. tutuklamadılar lan beni. gözaltına aldılar sanırım. onun da süresi bildiğim kadarıyla 24 saat.
- serkeş panda
| İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı? > http://selimtuncer.blogspot.com/2010...
Benim MediaCat Tasarım’la derdim var. Haziran 2009 tarihli MediaCat Tasarım’da yer alan ve “insanların kulaklarıyla gördüğü”nü iddia eden görüşlere karşı “Logonun otopsi raporunu yazmak için bu kadar acele etmeyelim!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Tasarım ekinin Ocak 2010 tarihli sayısında ise “insan kulaklarıyla görür” cümlesi bir miktar şekil değiştirerek “tasarımı işitmek” olmuş. MediaCat’in, adı “Tasarım” olan bu eki, görsel tasarımın anlamsızlığı ve gereksizliğini, sesin, sözün ve kulağın, görselliğin ve gözün aksine ne kadar önemli olduğunu zihinlere yerleştirmeyi kendine misyon edinmiş olmalı diye düşünmemek mümkün değil. Ayrıca bunu niye bir ses CD’siyle yapmadıklarını da anlamak zor!
- A. Selim Tuncer
“Aslında 5 duyumuzun 4’ü bir tanesi için çalışır: Kulak.” iddiasını irdeleyelim. Bu iddianın bilimsel bir değeri yok, fakat yine de mesleki bir anlama ve anlamlandırma çabasıdır, saygı duyarım. Deniyor ki “Aşık Veysel… Bir kör… Hayatı, seslerle, kelimelerle kulak üzerinden görmüş. Evet, Aşık Veysel kördü ama görüyordu. Aynen Ray Charles gibi, Metin Şentürk gibi… Ama gözleri görmesine...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu arada, yazıyı yazdığım süre boyunca kafamı kemiren gıcık bir soru oldu, size de sorayım: “İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı?” Allah göstermesin, sadece merak!
- A. Selim Tuncer
Bu soruyu daha önce kendime sormuştum. Gözüm kulağımdan daha önemli.Kulağımı feda ederdim.
- Sevgi (anroozha)
Anlatım şahane olmuş. Tam da büyükçe bir göz enfeksiyonu geçirirken bir anda acaip hissettim kendimi. (http://friendfeed.com/pazarla...) Gözüm yaklaşık 4-5 gündür kıpkırmızı, göz kapağım ve göz altım şiş, gözümü kırparken bile çektiğim acının tarifi yok gibi. Bu süreçte her sabah enfekte gözüm tamamen kapanmış olarak...
more...
- Burcu Tüzün
Racih Tokaç (Faceebook'ta) yazdı: "İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı?” Sizce bu soruda bir hata yok mu ? Bu sorunun hatası: Bu sorunun,şu ana kadar bu iki duyu organına sahip olan birine soruluyor, olması. Yani,bu soru, her şeyin adını bilen ve adlarla düşünebilen birine soruluyor. Hiç uğraşmayalım bu...
more...
- A. Selim Tuncer
Cevap: Racih, bir hatayı zekice yakaladığın doğru... Evet, zaten sesler dünyasını bilen birinin artık kulağını feda etmesi, işitme duyusuna hiç sahip olmayanın durumuyla aynı şey değil. Fakat, görüntüler dünyasını bilen birinin durumu da farklı değil ki! O da hiç görmemiş biriyle eşit değil. Yani, nihai olarak soruda yine de bir hata var elbette, ama şartlar eşit. Ben yine de büyük...
more...
- A. Selim Tuncer
Daha önce duymuş olan için;görmek duymaktan daha etkili bi süreçtir...bakarsınız ve okursunuz.Özellikle duyular sözkonusu olduğunda zaten daha önceden deneyimlediğimiz için duymayı biliriz. Duymaya ihdiyaç duymadan kişilerle ilişkilerimizde beden dilini görüp okuyabiliriz yada etrafımızda dönen herşeyi gözlemleyebiliriz.Bazı fotograflar yada film kareleri yada yaşamdan kesitler...
more...
- Zeynep Yilmaz Tascı
Racih Tokaç yazdı: Sevgili Selim, "dış gerçekliği birçok boyutuyla yansıtan şey, sesler değil görüntülerdir" görüşüne katılmıyorum. Görüntü gerçekliğin sadece bir parçasıdır. Çünkü, algılanabilir gerçekliğin geride 4 parçası daha var. Göz nesneleri ve nesnelerin karıştığı olayları görür. Gözün gördüklerini (uzayda yıldızlardan söz etmiyorsak) diğer duyu organlarımızla da...
more...
- A. Selim Tuncer
Racih, yazımda sözünü ettiğim sağır müzisyenlerden Evelyn Glennie, on iki yaşında sağır olmuş bir perküsyonist. Glennie, titreşimleri daha iyi aldığı için sahneye hep çıplak ayakla çıkar, ritmi yakalar ve müziğini yapar. Bu adamın 1989'da en iyi oda müziği dalında Grammy'si var. On beş farklı üniversiteden de doktora diplomasına sahip.
- A. Selim Tuncer
Benim meselem kulağı göze kırdırmak değil. Bilinç dışı nesnel gerçekliği algılamada, aslında tüm duyu organlarımızın farklı işlevi olduğu muhakkak. "Dört duyumuz kulağa çalışır." gibi bir iddiayla karşılaşmış olmasaydım böyle absürd bir soru da sormazdım. Buna karşın, ben, dört duyumuz göze çalışır gibi bir iddia içinde değilim zaten. Biz kelimelerle düşündüğümüzü sanırız, ama aslında...
more...
- A. Selim Tuncer
"Sağır-Dilsiz" deyiminin, "dil" sözcüğü "konuşma" ile ile eş tutularak varılmış yanlış bir kavram olduğunu belirtmek gerekir. Özellikle de, sistemli bir simge dili kullanan olan sağırlar için "dilsiz" tanımının uygun düşmeyeceği açıktır. Pekçok ülkede bu yöndeki bir görüş ağırlığını kazanmış durumdadır. Fransız'ların Institut National des Sourds-Muets kurumu, şimdi L'Institut des Jeunes...
more...
- A. Selim Tuncer
Uzmanlığım olmadığı için görme ve işitme engellilerde dil öğreniminin nasıl gerçekleştiğini ve nihai olarak dilin nasıl bir yapı kazandığını bilmiyorum. Ama şunu çok net bir biçimde biliyoruz ki, sağırlar dilsiz değildir, sadece konuşamazlar. Buraya takıldınız, fakat sağırların hem başka sağırlarla hem de sağır olmayanlarla rahatlıkla anlaşabildiklerini gözlemliyoruz; sadece körlerle...
more...
- A. Selim Tuncer
Nasıl bu sonuca vardın? Ben de derim ki, körler sonsuz bir karanlığın içinde olmaktan korkarlar.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, söylediklerin bilimsel mi yoksa gözlem mi aktarıyorsun? Ayrıca meselenin kör-sağır psikolojisine takılması da doğru değil. Yazıyı okumamışsın gibi geldi bana! :)
- A. Selim Tuncer
"See you on the radio" -- ünlü radyocu (sonra televizyoncu) Charles Osgood'un CBS Haber Radyosu'nda yıllar boyu, programını kapatırken söylediği sözdü: "Radyoda görüşelim." Duyduğumuzu görürüz; beynin en büyük sırlarından biridir, duyduğu her şeyi bir imajla birlikte sunması..
- Hakki Ocal
Kaya Şahin; görsellerin ne önemi var ki? :)))
- A. Selim Tuncer
Hakkı Bey; katkı için teşekkür ederim. Evet, duyduklarımızı görselleştirdiğimiz doğrudur, ama görselleştirmeyi daha önce gördüklerimiz üzerinden yaparız. Değil mi?
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, ben de kulağımızı feda edelim demiyorum zaten.
- A. Selim Tuncer
İmaj zaman içinde oluşan tasarımsal bir birikimdir, algı ise anlıktır. Aslında algı sistemimiz içinde yer alan gözümüze gelen görüntü yalnızca yükseklik ve genişlik ölçülerine sahiptir, yani iki boyutludur. Oysa biz nesneleri iki boyutlu görürüz, ama üç boyutlu algılarız. Mesela üç boyuta sahip kübik bir nesneyi üç boyutlu algılamamızı sağlayan şey, bu nesneyi daha önce başka açılardan,...
more...
- A. Selim Tuncer
Kulağı "short-change" etmemek için yazdım bu notu.. Psikologlar, doğuştan körlerin "abstract image" kavramları olduğunu söylüyorlar. Bu dünyaya ait görsel bellekleri yok ama imaj'dan tamamen yoksun değillier. Beyin imajı kendisi üretiyor. (Eğer sorunuzu cevaplamak için silah tehdidi altında olsa idim., kulağımı feda ederdim..)
- Hakki Ocal
Bunu demek için 48 sayfalık bir dergiye gerek yok ki! :) Ayrıca doğru bu...
- A. Selim Tuncer
Ben şunu diyorum; ister görsel ister işitsel dokunsal ister kokusal ister tatsal olsun, eğer bir gösterge sağlam bir kavrama götürmüyorsa işiniz zor demektir.
- A. Selim Tuncer
Nerden icat ediyorsun bunları? İsmini bilmediğin bir rengi, bir cismi, bir hayvanı gördüğünde (gözle algıladığında) hangi sesle kaydediyorsun zihnine?
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, cümlelerinin sonuna gülücük işareti koy bari, insanlar ciddiye alırlar!
- A. Selim Tuncer
Bir kaç yıl önce bir uçak yolculuğunda (ki insanın başının tavana değdiği minik uçaklardan biriydi) kabin basıncı mı düşmüş, ne olmuşsa, o günden beri Tinnitus diye bir çınlama rahatsızlığı çekiyorum. Çok artarsa aldığım ilaç bir iki gün duymamı durduruyor. Ama bunun verdiği rahatsızlık, gözlüğüm yanımda olmadığı zaman çektiğim sıkıntıdan bile az. Tabii bu kişisel bir deneyim. Kimisi...
more...
- Hakki Ocal
"Photognraphic memory" deniyor buna.. İyi bir şey.. Said Nursi, 120'ye yakın kitabı ezbere bilirmiş..
- Hakki Ocal
Tuğçe, mesele gözün ya da kulağın feda edilmesi meselesi değil. Ama benim göze bir öncelik verdiğim de doğru... Senin yaptığın gibi kulağı tıkamak başka fiziksel rahatsızlıklara neden olabiliyor, hatta gözün görüş netliğini bile engelleyebiliyor, dengeyi bozuyor. Bir daha tıkama! :)
- A. Selim Tuncer
Tabii olan biten zihnimizdedir, ne göz görür fiziksel olarak ne de kulak duyar.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, senin kulak muhakeme de yaptığına göre, kim bilir başka neler yapar! :)
- A. Selim Tuncer
Allah allah, öğrenmenin yaşı yok diye boşuna dememişler! :)
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, kelimeler kavramları tutan en önemli yapılardır. Benim bunun tersini söylemediğim, hatta söylemeyeceğim çok açık. Zihne kelimenin gitmesi kavramı taşıdığı içindir. Aksine gitmese de olurdu. Ayrıca, evet, kelimenin kökeni sestir, ama bugün için kelime demek ses demek değildir. Bak, saatlerce konuşuyoruz, ama sessizce... Hakkı Bey'in verdiği örnekte olduğu gibi...
- A. Selim Tuncer
Bu mevzuyu uzatmaya gerek yok. Elbette kelimeler, ister gözümüzden girsin ister kulağımızdan, (hatta görme engellilerde olduğu gibi parmak uçlarından) zihnimizdeki kavramları açan anahtarlardır. Kavramları kelimeler taşır, çünkü onları bir yerden başka bir yere taşımak imkansızdır. Bunun benim itirazlarımla hiçbir ilgisi yok.
- A. Selim Tuncer
Seninki gibi bir kulağa sahip olmadığım için çok hayıflandım doğrusu... :) Bak, her zaman söylerim, marka yaratmak bir kavram yaratmaktır. Kavramı ise bir kelimeye yüklersin tabii ki. Fakat, görsellik olmazsa kavramı yaratmak neredeyse mümkün değildir.
- A. Selim Tuncer
gözlerimden asla vazgeçemem bunu biliyorum
- PembePembe.com
Ben abartmaya itiraz ediyorum zaten! Yoksa reklam filmlerini sessiz yapmıyorum. :)
- A. Selim Tuncer
"Nike'ın amblemi" diye bir tamlama kuramazdın ama! Kavramları dile aktarmanın yolu isimdir. Bu arada, isim olmasa da olur diyorsun da saatlerce beni niye uğraştırıyorsun? Sen de abartma şimdi! :)
- A. Selim Tuncer
Yahu görsele ne gerek var, bence iyice abartmak için eki bir ses CD'si olarak vermeleri gerekirdi! :)
- A. Selim Tuncer
Hımm, demek ki çalışkanlara kulaktan, tembellere gözden girmek gerekir. :)
- A. Selim Tuncer
Ben bir mediacat okuru değilim, doğru anladığımdan emin olmak için soruyorum, Hulusi Derici'ye ait bir hipotez midir bu kulağıyla gören insan modeli?
- nothingelse11
Yine aynı 'feed'de [http://ff.im/emTA6], Metehan Sandıkçı'nın blogda yazdığı şu yoruma yer vermiştim: Selim Bey, Medicat dergisi, Ocak 2010 tarihli 180. sayısında "Tasarımı işitmek" başlığıyla bir ek verdi. Bu ekte -bana göre- görmek, görsel, bakmak, duymak, işitmek, metin, yazı, ses, görüntü, kelime, algı, imaj... gibi kavramların kimisi karıştırıldı, kimisi karşılaştırıldı, kimisi...
more...
- A. Selim Tuncer
Sevgili Zeynep (Özata) Hoca'nın bloğa bıraktığı yorumu buraya da alalım: Ne çok özlemişim yazılarını Selim Abi. Çok zamandır okumaya fırsat bulamıyordum. Ama çok güzel bir yazıyla başlamışım tekrardan okumaya :)) Aslında senin söylediklerini bir tekrar olacak ama ben de değinmeden edemedim. Evet, kelimelerle düşündüğümüz doğru ama o kelimeler ancak ve ancak zihnimizde bir görüntüye karşılık geliyorsa anlamı var. Verdiğin örnekler de aslında tam olarak bunu söylemeye çalışıyor.
- A. Selim Tuncer
Hocam okumuştum zaten yazıları, Hulusi Derici'nin bu argümanın üreticilerinden biri olduğundan emin olmak için teyit istedim sadece. Zira yeni kuşak bir reklamcı olarak, "kifayetsiz reklamcılar kekeliyor" çıkışından beri özel bir hayranlık beslerim kendisine. Bu yeni “kulağıyla gören insan modeli” fikri de aynı ölçüde etkiledi beni. Zaten merak ediyordum şu ilanlar (http://ff.im/dc9s3)...
more...
- nothingelse11
Evet biraz öyle olmuş Kaya bey, aslında ben reklamcı uslübuyla ince alaya alarak eleştiriyordum ilgili iddiayı. Ancak siz bile asıl mesajı gözden kaçırdığınıza göre biraz daha açık yazayım bari :) Ayrıca Avis manifestosundan, Marka o işi kullandığı ilk günden beri haberdarım. Hatta bu durumu tepkileyen bir ilan hazırlayarak, konkursuz müşteri kazandırmışlığım var o dönem bulunduğum ajansa. Genç kuşak derken, uzman olduğumu eklemeyi unutmuşum...
- nothingelse11
Dışarıdan gelen sesleri dışdan, iç sesimi içten duyarız... duyu kaybı oldugunda sadece dışdan gelen sesleri kaybediriz...içimizdeki trafik sürer gider...Ritim devam eder:) acaba sağırlar kalp atışlarını ve ağrılarını nasıl duyup hissediyorlar...eger hissetmiyorlarsa ki bu mümkün görünmüyor...O zaman seside dışarıdan işittiğimiz içeriden hissettiğimiz yada duyumsadığımız gibi ele alabilirmiyiz??? öyleyse dışa açık olan işitme kaybı bizi çokda engelemez diye düşünmekteyim:) öylemidir?
- Zeynep Yilmaz Tascı
Bu konuları uzmanlarına danışmak gerekir Zeynep. Ama herkesin bir iç sese sahip olduğunu düşünmek mantığa aykırı değil.
- A. Selim Tuncer
Eğer kulaklarımızla görebiliyor olsaydık, bizzat bu garip fikrin sektörde yarattığı kakofoni yüzünden çoktan sağır olmuş olurduk.. O yüzden şimdilik gözler bende kalsın, böyle gayet memnunum :)
- nothingelse11
Kaya Şahin'den bir türlü fırsat bulamadım, şunu da diyeyim: Gözümüz sadece görmez, aynı zamanda gösterir. Bizi... İçimizi...
- A. Selim Tuncer
Mustafa Yürekli (Facebook'ta) yazdı: Bu tartışmaya duyu sınırları dışını da gözönünde bulundurarak bakmayı öneriyorum. Gerçekliğin tamamını duyu sınırları içinde, deneyimlenebilir olarak düşünmek zihnimizin bir oyunu olsa gerek. Bakmaya bilinç eklenince görmek oluyor, işitme de bilinç eklemlenince duymak haline geliyor. Bilinç olmadan duyular ne kadar zavallı.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, ne güzel toparlamışsın konuyu... Anladım, senin bir gece konunun üzerine yatman iyi geliyor. :) Niye ciddiye alındığına gelince... Birçok insan okuyor bunları, eğer yanlışsa (veya yanlış anlamaya neden olacaksa) birilerinin de düzeltmesi gerekir.
- A. Selim Tuncer
yıllar önce en yakın arkadaşlarımdan biri kördü, aralıksız birkaç yılın yanı sıra zaman içinde de farklı şehirlerde yeniden kesişmişizdir. kendisi diploması maymuncuk işlevi gören epey iyi bir üniversiteye kayıtlıydı ama genelde uğraşacak 'daha önemli' işleri olduğu için bu kayda karşı kayıtsızdı. bu 'daha önemli' işler; birkaç yabancı dil bilmek, siyaset bilimi profesöründen hallice bir gündem ve tarih takibi, senaryo ve hikayeler yazmak şeklinde uzayıp gidiyordu.
- DaisyNeeuQ
bir gün kaldığı bir dersin sınavına girdi, döndüğünde küfrediyordu. okuyucu gözetmen olarak kekeme birini vermişler. 'bozamadım da kendim sanki mükemmelmişim gibi... dinledim anlamadan' diye aktardı mevzuyu. o sınavdan da haliyle geçemedi.
- DaisyNeeuQ
yıllar sonra karşılaştığımızda, görüntü yönetmenliği kurslarına gittiğini söyledi... yani böyle bir adamdan bahsediyoruz, ama eğer ıssız adada yaşamıyorsak, kulağın yeteceğini kim iddia edebilir zaten. dahası, 'radyoda görüşürüz' mantığına gelirsek; sağır birine onun 'dil'inde 'sonra konuşuruz' diyen biri hakkında zannetmiyorum ki sağır kişi 'salağa bak ben duymuyorum ki' diye düşünsün. çünkü yaptıkları bir konuşmadır nihayetinde.
- DaisyNeeuQ
dilin sadece sesler çıkartmak olmadığını söylüyorum. kelimelerin sadece seslerden oluşmadığını söylüyorum. işitmeyen biri dinleyebilir, görmeyen birinin bakabildiği gibi. iş ki iletişim kurulması gerektiğinde işitmeyene her tarafı zincirlere vurulmuş biri, görmeyene 'ra-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-d-d-d-d-d-d-d-d-d-d-y-y--d-d-d-d-a-a-a-a g-g-g-g-g-g-ö-ö-ö-ö-r-r-rş-ş-ş-z-z-z-z-z' diyen...
more...
- DaisyNeeuQ
Haklısın. Karım diyor ki, her ikisinin de birer tekini versek olmaz mı? :)))
- A. Selim Tuncer
Şimdi 'feed'le ilgilenemiyorum, sonra bakacağım.
- A. Selim Tuncer
Ses mi görüntü mü? İkisi arasında seçim Sofie'nin Seçimi gibi bir şey. Yıllar önce görme özürlü bir kızla tanışmıştım kalabalık bir grupta. Grupta arkadaşlar arasında hoş bir uyum vardı. Bizimle bir şeyler içen görme özürlü kız sohbetin sonunda kalkarken "Bu arkadaşlık ortamında çok iyi bir uyum olduğunu görüyorum" dedi. O an o kadar garip hissettim ki kendimi. Görmeyen biri görüyorum...
more...
- ferahonat
Ferah Hocam, bu 'feed'deki yorumları görünce aslında yazıya yanlış bir başlık attığımı fark ettim. Mesele kulağı feda etmek değil, gözün itibarını kurtarmak! :)
- A. Selim Tuncer
Yazılan feedlerin hepsini okudum da sanki hep kurulu düzen bir dünya üzerinden yorum yapılıyor. gözün ve kulağın görme ve duyma dışındaki yetileri göz ardı ediliyor. Yine yalnızca görme ve duyma yetilerini ele alarak düşünürsem gözleri olmayan insanlığın hayatta kalmak için yarasalar tarzında işitmelerini geliştirebileceğini biliyoruz. Ama hayatta kalan bu insanlar kuracakları...
more...
- çağrı
aslında ben ne yardan geçerim ne serden. ama iş iletişime gelince, görsel zekası olan bir toplum olarak bizlerin doğru iletileri algılamamız için ALLAH GÖZLERİMİZİ KORUSUN. Çünkü biz dinlemeyi çok iyi bilmeyen, ama izlemeyi seven, görsel şeyleri zihnine yerleştiren bir toplumuz. Onun için özellikl ben, mümkünse göreyim Selim Abi! :)
- Zekiye TAMER GENCER
bilgisayar sistemlerinde ilk başlarda kullanılan kodlu sistemden Windows gibi görselliği yüksek ortama geçişi bu kadar çabuklaştıran, mp3 playerlarda da ekranlı olanların çok daha yaygın olması hep insanların gördüğünü daha kolay algılamasından,işleme daha rahat sokmasındır gibi gelir bana.bu durumda da reklamda da üzerinde yoğunlaşılması gereken görselliktir bence.
- çağrı
"Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Ne var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız, ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşe arkasını dönmekte...
more...
- A. Selim Tuncer
ben kulaklarımdan vazgeçerdim ... etrafımda olup bitenleri işitip, görememek işkence gibi olurdu ama birşeyleri duymasam bile sadece görmek yeterli olabilir, gördüklerimin hikayelerini kendim yazarım, böylelikle hem görüyor, hem de duyuyor olabilirim :)
- Aslı
Teşekkürler Ferah Hocam. Yukarıdaki yorumunuz epeyce manidar oldu. Bir başka açıdan bakınca "önce söz vardı" tabii! :)
- A. Selim Tuncer
Hocam, bir ara başlardaki yorumları okumuştum, geri kalanını okuyamadım, ama ben de şu öğrendiğimi eklemek istedim. Şu hızlı okuma hakkında İngilizce Vikipedi'yi okumuştum. Hızlı "foto" okuma yöntemlerinin neden yanlış olduklarını ve anlamayı azalttıklarını izah ederken, İngilizce Vikipedi diyordu ki: Foto okumacılara sorarsanız, iç-seslendirme (subvocalization) yanlış bir şey. Ama,...
more...
- Onbaşıların Uğur
Galiba görme ve işitme eşit derecede önemli. Hem de tamamen eşit derecede...
- Onbaşıların Uğur
Yazınızın tamamını okumayı daha önce unutmuşum Selim Hocam. Kusura bakmayın. Az önceki cevabım tartışmanın ve konunun genel içeriğine göre olmuştu. ... Bence yazınızda güzel cevap vermişsiniz. Hangi duyu organımı feda edeceğimi sorarsanız, galiba kulak derim. Çünkü görmeyince bir daha göremiyorsunuz; ama işitmeyince en azından yazıları okuyabilirim. Tabii Allah korusun cümlemizi. Umarım ömrümüz boyunca ikisine de maruz kalmayız.
- Onbaşıların Uğur
Biri "markalaşmak"tan vazgeç der. Diğeri "kulak gözden önemlidir".. Aynı düzeyde ciddiye alınmalı...
- Uğur Özmen
Hoca, ya da ciddiyete davet etmeli! Ciddiyet bize en zıt gelen görüşlerin bile tartışılabilmesi için çok önemli bir zemin sunar. Bu zeminin varlığını hissedebiliyor muyuz? Ben hissetmiyorum. Peki niye tartışıyorum? Ciddiye alınma ihtimali nedeniyle...
- A. Selim Tuncer
"Seven birisi için sevgiliyi görmenin hiçbir sözcük ya da kucaklayışla karşılaştırılamayacak bir bütünlüğü vardır..." John Berger, Görme Biçimleri
- A. Selim Tuncer
John Berger'dan bir alıntı daha: "Gene de sözcüklerden önce gelen ve sözcüklerle tam olarak anlatılamayan görme, uyarıcılara karşı mekanik bir tepkide bulunup bulunmama sorunu değildir. (Görme eylemi, ancak gözün retinasını ilgilendiren sürecin küçük bir bölümünü alırsak böyle tanımlanabilir.) Yalnızca baktığımız şeyleri görürüz. Bakmak bir seçme edimidir. Bu edimin sonucu olarak...
more...
- A. Selim Tuncer
Uğur Mustafa; "hızlı dinleme" diye bir şey var mı?
- A. Selim Tuncer
Yukarıda "hızlı okuma"dan söz etmişsin de, onun için. "Hızlı okuma" gözün yeteneklerinden biridir, "hızlı dinleme" olmaz. Göz, istediği hızda hareket eder, istediğini atlar, istediğinin üstünde fazla durur, geriye döner tekrar bakar, maruz kalmak istemediği anda bakmaktan vazgeçer... Fıldır fıldır!.. Kulak gibi delik değildir, kapakları vardır. :)
- A. Selim Tuncer
Evet, işte makalede de anlatılan, gerçekten de sadece gözlerimizle ve zihnimizle değil, doğrudan beynimizin/zihnimizin içindeki işitme merkezleriyle okuduğumuz şeklindeydi. Sadece görerek okuduğunu sandığımız doğuştan sağır ve dilsizlerde bile aynı şey varmış. Beynin etrafında mı ne bazı kaslar varmış, okumaları esnasında o kasları çalıştırdıkları anlaşılmış. Hocam, bir de tam bu esnada...
more...
- Onbaşıların Uğur
Yani gözle okuma esnasında bile işitme ile ilgili iç organlarımız çalışıyormuş, bunu demek istiyorum. O yüzden de iç ses iyi bir şeymiş okuma esnasında, foto okumacıların iddialarının aksine. Bence bu işitme ve görme duyularımızın ikisinin de çok önemli, eşit derecede önemli olduğunu gösteriyor. Benzer bir şeyden Yusuf Kaplan Hoca da bahsediyor bağlantılamış olduğum yazısında.
- Onbaşıların Uğur
Ama yukarıda da dediğim gibi, madem ki hiç işitmeyenlerde bile işitmeyle ilgili bazı organlar çalışıyor, ama görmede sanırım böyle bir şey yok, o zaman galiba görme yetisini yitirmek çok daha kötü.
- Onbaşıların Uğur
Hımm, konumuzla ilgisi var, çünkü (akıl-kalp boyutunu konu dışı tutmakla birlikte) ben de "zihin"e işaret ediyorum zaten. Bu bakımdan şu paragraf önemli: Dolayısıyla görsellik ve işitsellik iki karşıt bilinç biçiminin kaynağı değildir. Görsellik de, işitsellik de, bütün medeniyetlerin, bilinç biçimlerinin kendilerine özgü şekillerde kullandıkları yansıtma / ifade biçimleridir; kavrama biçimleri değil. Kavrama / idrak biçimleri, akıl ve kalptir çünkü.
- A. Selim Tuncer
Bence de, işitmenin görmeye üstünlüğünü iddia ederek çok büyük hata etmişler. Gerekli karşı-örnekleri vererek bu hataya bence çok güzel dikkat çekmişsiniz yazınızda, muhterem Hocam. Yusuf Kaplan'ın da belirttiği gibi, işitme ve görmeyi birbirinden ayırmamak gerekir bence. Hem de, yukarılarda da benzeri bir şeyler söylediğim gibi, aslında insanların kulakları duymadığında bile gözleriyle...
more...
- Onbaşıların Uğur
Lindstrom, “Duyular ve Marka” (Çeviren: Ümit Şensoy, Optimist Yayınları, 2007) adlı kitabının “Markalandırmada İki Boyuttan İlerisine Yönelmek” başlıklı bölümünde, pazarlamacıların göz ve kulak dışındaki duyu organlarına hitap etme konusundaki zaaflarına değinirken, Millward Brown’ın duyuların önem dereceleriyle ilgili bir araştırmasına da yer veriyor. Bu araştırmaya göre; görme %58,...
more...
- A. Selim Tuncer
Hayır, ilgili grafiğin başlığı "Duyuların Önemi" olarak verilmiş, altında da şu yazıyor: "Duyularımızla günümüzdeki mesaj iletişimi arasında büyük çaplı bir çatışma söz konusudur. Koku, beş duyumuz arasında görüntüden sonraki en önemlisidir." Lindtsrom bu araştırma sonuçlarını, markalamada diğer duyuların dikkate alınması gerektiğini ifade etmek için kullanıyor. Yani gözün baskın...
more...
- A. Selim Tuncer
İletişimin tüm duyular dikkate alınarak yapılmasının güçlü bir etki doğuracağını kabul etmemek mümkün değil. Evreni algımak konusunda da öyle değil mi? Kokusunu duyamadığımız bir gülün zihnimize yerleşen kavramsal gerçekliğinin ne kadar eksik olacağı çok açık. Göremediğimiz bir kanaryanın zihnimizdeki gereçkliği sadece bir "cik cik"ten ibarettir, öyle değil mi? Duyuların tamamı bizi gerçekliğe yaklaştırır. Hakikati görmek ise duyuları üstü bir çaba gerektirir.
- A. Selim Tuncer
Araştırmanın altına imza atmam. Zaten logo konusunda Lindstorm'a takmış durumdayım. :))) Ama bu araştırma sonuçları da bu 'feed'de bulunsun dedim.
- A. Selim Tuncer
Her nesne tüm duyularımızı dolduracak niteliklere sahip değildir elbette. Kokusuz bir şey için koku, sessiz bir şey için işitme, görüntüsüz bir şey için görme duyusuna ihtiyaç yoktur mesela.
- A. Selim Tuncer
Fakat hem görülen hem işitilen hem kokan hem tadılan hem de dokunulabilen nesneler için beş duyu devreye girmediğinde gerçeklik oluşmaz.
- A. Selim Tuncer
görmeden yaşayabilirim. Duyma özellikle görme duyusunu kaybedenlerde aşırı gelişiyor. Gözün ayrıca diğer duyuları tembelleştirdiğini de düşünüyorum. .......önyargılara boğuyor, yüzeyselleştiriyor bizi.
- ipek aral kişioğlu
Mustafa Yürekli (Facebook'ta) yazdı: Bu tartışmaya duyu sınırları dışını da gözönünde bulundurarak bakmayı öneriyorum. Gerçekliğin tamamını duyu sınırları içinde deneyimlenebilir olarak düşünmek zihnimizin bir oyunu olsa gerek. Bakmaya bilinç eklenince görmek oluyor, işitme de bilinç eklemlenince duymak haline geliyor. Bilinç olmadan duyular ne kadar zavallı.
- A. Selim Tuncer
Ben "göz"süz yapamam! :) Bu tartışma boyunca şöyle bir kanaat oluştu bende; önem verme derecesi subjektif bir olgu... Sanırım hangi duyu organlarına daha fazla ihtiyaç duyduğumuzla ilgili kişisel bir bakış. Mesela müziğe yatkın olanların kulaktan, görsel sanatlara yatkın olanların gözden vazgeçemediklerini düşündüm. (Gerçi kulaktan vazgeçebilenler çok azınlıkta kaldı.)
- A. Selim Tuncer
Batı uygarlığı, vision'a (hakikatin remzi ve ifadesi olan "görüntü"ye) dayanmaz; division'a (bölmeli, profan, kategorik, parçalı ve parçalayıcı zihin yapısına) dayanır. Çünkü Batı uygarlığı, normla form arasındaki ilişkide form'u önceler; amacı değil, aracı öne çıkarır; zamanla, formu veya aracı norm veya araç katına yükseltir: Bir şeyleri forma dökmeye çalışır; istediği formu elde...
more...
- A. Selim Tuncer
Şu önemli: Grekçe'deki "düşünmek" fiili "idea" sözcüğüyle karşılanıyor ve "idea", etimolojik olarak "görmek" anlamına geliyor.
- A. Selim Tuncer
O başka konu... Aslında kulağını da kaparsın düşünürken... Kulağı tıkamadan dış seslere karşı kapatmak daha kolay... Göz öyle değil, eğer kapatmazsan çabuk etkileniyor dışarının renginden, ışığından, hareketinden... Algları kapatmak, içerideki işlemi rahat yapabilmek içindir. Çünkü veri akışının olduğu yerle düşündüğün yer aynı... Aksi halde çift çekirdek işlemci lazım. :)))
- A. Selim Tuncer
O içeride oluyor. Aynı şekilde görüp duyuyorsun da!..
- A. Selim Tuncer
Hatta daha çok içeride görmek için gözünü dışarıya kapıyorsun galiba... Kapıyı görüntülere kapatıp imgelere yoğunlaşmak...
- A. Selim Tuncer
İmge demişken Berger'dan bir alıntı daha yapayım: İmgeler başlangıçta orada bulunmayan şeyleri gözde canlandırmak amacıyla yapılmıştır. Zamanla imgenin, canlandırdığı şeyden daha kalıcı olduğu anlaşıldı.
- A. Selim Tuncer
"Metafor"u bu biçimde okumamıştım, bakarım. Bu arada, Martin Bey'e tekrar şöyle bir göz atayım dedim; kitap tenakuzlarla dolu. Biraz önceki araştırmayı gördük ya, bir başka bölümde "Yakın zamanlara kadar görme duyumuzun beş duyumuz içinde en güçlüsü olduğuna inanılıyordu; oysa araştırmalar bunun artık doğru olmadığını ortaya koyuyor." diyor. Hangi araştırmalar? Yok! Ardındaki cümleye...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu kadar bariz çelişkileri MR makineleri bile yapamaz Kaya Şahin! :) Ya da benim anlayışımda var bir kıtlık!
- A. Selim Tuncer
Benim yazılarım İngilizce'ye çevrilip The Brand Age tarafından iletilmiş kendisine... Çıt çıkmadı!
- A. Selim Tuncer
Markayı niye riske etsin ki! :) Neyse konumuz o değil, daha dikkatli alıntı yapmak lazım kendisinden.
- A. Selim Tuncer
Yukarıdaki yazıdan bir alıntı daha yapıp iyi geceler diliyorum: Görsellik sadece Batı uygarlığına özgü değildir; bütün medeniyetlerde görsellik, görselliğin farklı görünümleri mevcuttur. Sözgelişi, Çin medeniyeti, görselliğin, resim sanatı, operet, müzik ve tiyatro sanatları üzerinden zirveye çıktığı medeniyetlerden biridir. Yazısı, yazılı kültürü bile görseldir Çin medeniyetinin....
more...
- A. Selim Tuncer
Bulursan orijinalini oku. Çeviri hataları varsa adamın günahını almayalım. :)
- A. Selim Tuncer
Metehan Sandıkçı (blogda) yazdı: Budur: "Ayrıca bunu niye bir ses CD’siyle yapmadıklarını da anlamak zor!" :))) Hocam, elinize sağlık ama bu "sonuç cümlesi"ni yazının başına değil de sonuna koysaydınız keşke... Bu uzun yazının devamını okumaya gerek yok, hissi oluşmazdı hiç olmazsa... Şaka hocam, elinize sağlık! Tamamını soluksuz okuduk! El cevap: İlle de biri feda edilecekse, tabi ki kulak! "Kulak"larınız çınlasın Hulusi Bey!
- A. Selim Tuncer
"Çocuk kitaplarında metin, dil ve resimleme ilişkisi içinde, resimlemenin ayrı bir önemi vardır. Resimleme, metin ve dil yanlışlarını görselliği ile örtmektedir. Aynı zamanda kitap tercihinde hemen hemen birinci derecede rol oynamaktadır. Çünkü talibin ilk karşılaştığı görselliktir. Renklerin canlılığı, çizimlerin estetiği esere olan ilgiyi arttırmaktadır. Ancak, konuların yansıtılması...
more...
- A. Selim Tuncer
"...tıp alanında harflerin, seslerin, rakamların insanların üzerinde farklı etkiler uyandırdığı ve bunların normal dışı algılamalar olduğu kabul edilir. Sinestezi denilen algılama bozukluğunda hastaların sesleri görebildiği, renkleri hissedebildiği ve şekillerin tadını alabildiği belirtilir. Gombrich 'Sanat ve Yanılsama' adlı kitabında, insanın farklı algılama özelliğinin de etkisiyle...
more...
- A. Selim Tuncer
"Görsel öğrenme ve okuryazarlık kapsamı içinde bir başka boyut ise sözel olmayan iletişim durumudur. Bu kapsam içerisinde görsel semboller ile eylemler (vücut dillleri) ve obje dilinin kullanımı görülür. Dilin ne olduğu tanımından gidersek onun işaretler ve sembollerden oluşan bir yapı olduğunu anlarız. Ayrıca onu yorumlayan kişiler tarafından anlamının bilinmesi gerektiğini görürüz....
more...
- A. Selim Tuncer
"Yazının kaynağı resimdir. Önce resim var olmuştur. Bir arada bulunduklarında da resmi yazıdan önce algılarız. John Berger, görmenin sözcüklerden önce geldiğini belirtir (Berger 1990: 7). Yazı olarak çözümlenmeden önce her yazı, beyin tarafından imaj olarak algılanır. OCR (Optical Character Recognition = Optik Karakter Tanıma) programları da beyne paralel olarak işler ve önce taradığı...
more...
- A. Selim Tuncer
"Dil ve görsellik, hiç bir zamanda olmadığı kadar iç içe zamanımızda. İnsanlık kültürü dili bu noktaya getirdi. Cümle ile imge iç içe... Artık bir imgesi olmayan cümle, söyleyecek sözü olan bir cümle değildir günümüzde. İnsan zihninin ulaştığı yeni bir olgunluk aşamasıdır bu. Bu gerçeği görmezlikten gelemeyiz. Dünyayı artık her yönüyle tasarlıyoruz. Tasarlamanın olduğu yerde, neresi...
more...
- A. Selim Tuncer
İslam tarihi üzerine geniş çaplı çalışmalarıyla tanınan, Almanya'da yaşayan, Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimler Tarihi Enstitüsü Direktörü ve Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Prof. Dr. Fuat Sezgin'in bir sözü var; "Müslümanlar'ın geri kalmasının en önemli sebebi, resim ve görselin yasak olmasıdır." http://www.turkcebilgi.net/toplum...
- A. Selim Tuncer
"Okuma yazma, hesaplama ve metin ezberleme gibi ancak bir Ortaçağ katibinin sahip olduğu nitelikler günümüzde önemini yitirmiş, analiz ve keşfetme gibi nitelikler ön plana çıkmıştır (West, 1997). Günümüz insanı için yeterli olmayan sözcük sayıya dayanan yetkinliğin kimi yeni temel beceriler ile desteklenmesi gerekmektedir. Çünkü yaşantımıza sürekli nüfus eden yeni teknolojiler ile...
more...
- A. Selim Tuncer
Yazarın öyle bir şey demek istediğini sanmıyorum. Fakat, din ve kültürlerden bağımsız olarak "göz harbi, kulak sinsi" yargılarına katılmak galiba mümkün. Yukarılarda bir yerde "Göz sadece görmez, aynı zamanda gösterir." demiştim.
- A. Selim Tuncer
Bir iletişim pratisyeni için, elbette ortam, hedef kitlesinin hangi duyusunun daha açık olduğu, kendisinin hangi duyuya daha isabetle seslenebileceği gibi koşullar da önemlidir. Neden Kızılderililer dumanla haberleşir de Afrika yerlileri tamtam davullarıyla? Çünkü geniş Amerika bozkırlarında ve çöllerinde hedef kitlenin gözüne çok uzaktan ulaşmak mümkündür, o nedenle duman daha...
more...
- A. Selim Tuncer
Üstat, bir faideli feed'in daha sonuna gelmişiz. Daha önce yorum yapmadığıma bakmayın siz, okuya okuya bir hal oldum; kaçış yok zaten. Üç kere FF'ye girsem, birinde bu "göz" çıkıyor karşıma. Hani ressam misali, kulağımın birini kesip göndersem diyorum.. daha iyi açıklayabilmiş olur muyum kendimi? :)))
- alirizaesin
from iPhone
Aman aman! Yukarıda Hakkı Bey'in rahmetli teyzesinden naklen aktardığı duayı tekrarlayalım: "Allah aklımızı, fikrimizi, gözümüzü, kulağımızı muhafaza buyursun."
- A. Selim Tuncer
Bir üst düzey pazarlama yöneticisi dostumdan posta adresime gelen mesaj: Zihin görüntülerle/imajlarla çalışıyor. Mesela araştırmalar gösteriyor ki üzerinde diş macunu yazsa bile banyoya siyah diş macunu bıraktığınızda, insanlar diş macunu yok diyor. Neuro Marketing araştırmaları göstermiştir ki, karar veren ‘eski beyin’dir. Eski beyin 6 uyarıcıya tepki verir. Bunların biri de...
more...
- A. Selim Tuncer
1. "Gör"mesini bilmeyenin kulağı beş para etmez. 2. Ben de doğru seçeneği işaretler; kulağı feda ederdim (ama kısa süre sonra bunun acısına dayanamayıp intihar eder, böylelikle de "yoklukta eşitlik" yaratırdım bu iki yeti arasında, o başka!). 3. Selim Bey iyi ki var, yoksa körle yatan sağır-şaşı kalkardı şu akıl fikir (!) ortamında. 4. Ben tembelim, ancak bunları söyleyebiliyorum şimdi....
more...
- hafif abi
cok hos bir yazi ve ardindan güzel yorumlar.FF den istedigim bu ...
- Yusuf Temur
"Algılama bir görme ve duyma olgusudur. Çevreden gelen etkiler duyu organlarımızı uyarır, böylece meydana gelen sinir akımı, beyne ulaşır ulaşmaz, duyum olayı ile birlikte bir algılama da meydana gelir (Morgan, 1988:265). Algılıma edimlerinde görme, konuşmadan önce gelir. Fizik bilgisinden yararlanarak, ışık hızının sesten daha hızlı olduğunu anımsayalım. Diğer taraftan göz, kulağa göre...
more...
- A. Selim Tuncer
Grafik Tasarım dergisinin Ocak-Şubat 2010 tarihli sayısında Köksal Çiftçi'nin "İnsanoğlu önce çizdi-yazdı, sonra konuştu" başlıklı bir yazısı yer aldı. Yazının girişinden birkaç paragraf alıntılayalım: Eskiden herkes gibi biz genç çizerler de tarihin derinliklerinde yaşamış atalarımızın önce konuşmuş, çok sonraları becerilerini geliştirip resim çizmeye başlamış olduğunu sanırdık. Bir...
more...
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, genellikle insanların çok yakın zamanda konuşmaya başladıkları ve ilk homo sapienslerin bile konuşamadıkları varsayılırdı. Oysa, artık Vikipedi'nin bile (İngilizce olanının) verdiği bilgilere göre, bu fikrin hiçbir kesinliği kalmadı. Çünkü yaklaşık 1 950 000 yıl önce yaşamış olan Homo Erectus'ların fizyolojisinin bile, sanıldığının aksine, konuşmlarını sağlayacak şekilde...
more...
- Onbaşıların Uğur
10 Ocak 2010 tarihinde girdiğim İngilizce Vikipedi'nin Homo Erectus maddesinden şunu bir epostamda alıntılamışım: "The discovery of Turkana boy (H. ergaster) in 1984 gave evidence that, despite its Homo-sapiens-like anatomy, it may not have been capable of producing sounds comparable to modern human speech. Ergaster at least may have communicated with a pre-language lacking the fully...
more...
- Onbaşıların Uğur
Görüldüğü gibi, artık bütün direnişlerine rağmen, çoğunun hangi zihniyetle yetiştirildiklerini bildiğimiz biyoloji âlimleri bile MEALEN şunu itiraf etmek zorunda kalıyorlar: "Uzak atalarımızın konuşamayan yaratıklar olduğuna ve bizim bu yönden onlardan çok daha ileri ve evrimleşmiş olduğumuza dair elimizde hiçbir biyolojik kanıt yok, hatta tam aksi yönde kanıt var! 1 950 000 yıl önce...
more...
- Onbaşıların Uğur
Uğur, bazı görüşleri katıldığım için değil, konuyla ilgili olduğu için aktarıyorum. İnsanın dil yetisiyle ilgili kuramlar hâlâ muhtelif. Kısaca üç temel görüş var; dil yetisinin doğuştan getirildiği, dilin sonradan öğrenildiği, her ikisinin birden gerçekleştiği şeklinde... Ben kendimi sonuncusuna yakın hissediyorum. Noam Chomsky, insanın doğuştan getirdiği dil yetisi olmasa konuşmasının...
more...
- A. Selim Tuncer
”Gramer ve sağduyu, herkes tarafından, çaba göstermeden, çabuk, düzenli bir biçimde sadece bir topluluğun içinde en az etkileşimle, ilgi ve karşılaşma ile ve yaşamakla elde edilir. Belirgin bir öğretime ve eğitime gereksinim yoktur ve eğer bu olacaksa da son duruma katkıları çok sınırlı olur... Oysa örneğin fizik bilgisi seçici olarak eziyetli bir biçimde kuşaklar boyunca sıkça...
more...
- A. Selim Tuncer
"Çocuklar bu niteliği öğrenmezler; eğer zihin temel kurallara sahip değilse dışarıdan gelecek hiçbir etken bunu sağlayamaz." (Noam Chomsky, New Horizons in the Study of Language and Mind, Cambridge University Press,2000, s.3-4)
- A. Selim Tuncer
”Dilin işleme biçimi, herkesin beyninin kelimeler içeren bir sözlüğünün olması, kelimelere karşılık gelen kavramların bulunması ve kavramlar arası ilişkileri taşımak için kelimeleri birleştiren kurallar bütününün olmasıdır... Gerçekten de bebeklerin kavrayışıyla ilgili çalışmalar göstermiştir ki, bebekler nesnelerle ilgili sözcükleri öğrenmeden önce, tam da bizim beklediğimiz gibi, nesnelerin kavramlarına sahiptir.” (Steven Pinker, The Language Instinct, Harper Perennial, 1994, s.85,159)
- A. Selim Tuncer
”Sözlük geliştirme (leksikografi) veya tanımlayıcı anlambilim (deskriptif semantik) alanlarında uğraşmış herkesin farkında olduğu gibi, kelimenin anlamını tarif etmek çok zordur. Bu anlamlar, isimlendirilebilir en basit kavramlarda bile çok karmaşıktırlar ve en dikkate değer varsayımları içerirler. Çocuklar dil kazanımının en hızlı olduğu dönemlerde, bir kelimeyi çok az sayıda hatta...
more...
- A. Selim Tuncer
Hocam, vay be diyorum, hatta o son günlerin popüler videolarından biri olan videodaki şişman repçi gibi "oh yeah man, oh yeah" diyesim geliyor, ama tabii size karşı saygısızlık olacağı için demiyorum. Hatta Noam Chomsky'ye "çok kuul bir tespitte bulunmuşsun adamım, gerçekten çok mantıklı, sana puanım dokuz kanka" diyesim de geliyor. :D
- Onbaşıların Uğur
Şaka bir yana, gerçekten de ben bile geçende otobüs dinlenme tesisinde tartıldığım akıllı tartıdan öğrendim ki henüz on bin günden daha az yaşamışım. Bebekler ve küçük çocuklar birkaç yüz gün içinde binlerce, hatta belki de onbinlerce kelime öğreniyorlar demektir bu. Bunu hazır bir şekilde beyinlerinde bulmuyorlarsa öğrenmeleri hakikaten imkansız. Hem birçok kelimeyi daha ilk duyuşta...
more...
- Onbaşıların Uğur
İnsan zihninde isimler ve kavramlar doğuştan vardır demek doğru olmaz. Bu görüşü savunanlar herhalde şunu demek istiyorlar: İnsan zihninde dil ve konuşma yetisi potansiyel olarak var. Mekanizma çalışmaya öylesine hazır ki, isimleri ve kavramları banda soktuğumuzda eşleştirme ve işlem başlıyor. Eğer bu olmasaydı, insanın sadece öğrenme yetisiyle, yani öğrenerek konuşabilmesi mümkün olmazdı. İsimler hazır olsa, dünyada binlerce farklı dil olamazdı değil mi?
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, ama orada kastettiğimi ben "isimler yani kavramlar" diyerek izah etmeye çalıştım, isimlerin ses formu değil, ama "kavram" formunun beyinde hazır olduğunu anladım ben Noam Chomsky'den. Zaten yine Chomsky ve başka dil âlimleri imiş galiba, diyorlarmış ki diller arasında öyle benzerlikler var ki bu ancak bütün insanlarda doğuştan gelen bir tür ortaklıkla sağlanabilir, yani...
more...
- Onbaşıların Uğur
Evet, yukarıda buna benzer bir ifade var gibi, ama bunun tam olarak böyle algılanması zor. Kavramlar hazır olamaz, belki kavramların içine doldurulacağı boş kaplar hazır. Ki kavramlar, doğumdan ölüme kadar sürekli gelişir ve kendi kabını doldurur. Bebek zihni ne "elma" sesini ne de "elma" kavramını taşır içinde... Ya "cep telefonu" kavramı?..
- A. Selim Tuncer
Steven Pinker, [http://tr.wikipedia.org/wiki...] anladığım kadarıyla, çocuğun, kavramları isimlerden önce öğrenmeye başladığını söylemeye çalışıyor, kavramların doğuştan geldiğini değil.
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam kavramlar derken, benim aklımda soyut kavramlar vardı. Ayrıca "isim" kelimesini de ben daha çok geleneğimizdeki anlamında kullandım, "noun" anlamında değil, hele hele "somut isim (concrete noun)" anlamında hiç değil. "Allah'ın isimleri" ifadesini hatırlayın. Nedir bu isimler? "Bütünüyle merhametli (er rahman)", "tam otorite/hakimiyet sahibi (el kahhar)" gibi soyut...
more...
- Onbaşıların Uğur
Kaya Bey, yav ben hep açık seçik olmayan tabirler kullanıp böyle çırpınıyorum galiba. Kavram zihnimizin içinde tabii hep soyut olur, ama benim kavram demekle kastettiğim şey, "cep telefonu gibi somut bir nesneye değil, mesela 'büyüklük' veya 'hâkimiyet' gibi bir soyut bir anlama işaret eden kelime" şeklinde özetlenebilir.
- Onbaşıların Uğur
Uğur, Kaya Şahin'in dediği, senin de kabul ettiğin gibi kavramların hepsi soyuttur. Fakat ben, senin ayrı tuttuğun "soyut"larla ilgili kavramlar konusunda da kuşkular taşıyorum. Ve Chomsky'nin yukarıdaki ifadelerini pek anlamlandıramıyorum. Acaba söylenmek istenen şey senin anladığın gibi mi? Pek ihtimal vermiyorum. Bunu biraz araştıracağım.
- A. Selim Tuncer
Saygıdeğer Selim Bey ve saygıdeğer Kaya Bey, bana Chomsky'nin söyledikleri açık geldi. Adına metafor diyelim veya benim kaba saba tabirimle :) kavram diyelim, her neyse, bunların insan zihninde doğuştan hazır bulunduğunu söylemiyorsa o satırlarda ne diyor ki? Gerçi ben bu meseleleri incelemiş filan değilim, bir dönemlik lingüistik dersi bile almadım üniversitede. Sadece okuduğum o satırlara dayanarak konuşuyorum. O yüzden daha fazla iddialı olmayayım. :D
- Onbaşıların Uğur
İnglizce'de "concept"in anlamı epeyce geniş. Chomsky'nin "concept"i tam olarak bizim ilk anda anlamlandırdığımız "kavram" mıdır, bir bakmak lazım. Belki "kavram"da anlaşamadık.
- A. Selim Tuncer
Şuna bir bak Uğur: A priori concepts | Main article: Category (Kant) Kant declared that human minds possess pure or a priori concepts. Instead of being abstracted from individual perceptions, like empirical concepts, they originate in the mind itself. He called these concepts categories, in the sense of the word that means predicate, attribute, characteristic, or quality. But these pure...
more...
- A. Selim Tuncer
Yani, senin vurguladığın "kavramlar" ile konuşma yetisi kazanılamaz diye düşünüyorum, benim takıldığım nokta bu...
- A. Selim Tuncer
Bu durumda, hangi metaforlar ya da kavramlar insan zihninde var ve hafif bir gözlem ile (bir kelimenin belli bir bağlam içinde bir defa kullanılması gibi) ortaya çıkmayı bekliyorlar, hangileri neredeyse tamamen gözleme ve tecrübeye dayalı (yani empirical), bunu ben anlayamadım.
- Onbaşıların Uğur
Bir de Kant bir aydınlanma dönemi filozofu, 19'uncu yüzyılın başlarında ölmüş. Noam Chomsky ise gözlemlere ve verilere daha çok dayanarak ortaya teoriler koyan bir dilbilimci. Acaba Kant'ın bahsettiği "pure or a priori concepts" ile Chomsky'ninki aynı mı?
- Onbaşıların Uğur
Uğur, Chomsky'ninkiyle Kant'ınki birbirine yakın gibi geldi bana... O nedenle paylaştım. Bunlar dilbilimsel anlamda "kavram" değildir. Chomsky, meseleyi buradan mı dolandırıp getiriyor, bir bakacağım. Henüz fırsatım olamadı.
- A. Selim Tuncer
3G görüntülü konuşmanın yaygınlaşmamasının çeşitli nedenleri olsa gerek. 1) Teknolojinin konuşan her iki telefonda da olması gerekiyor ve birinden birinde olmayabiliyor. 2) Zahmetli... 3) Telefonla konuşma alışkanlıklarımızda henüz yer almayı başaramadı. 4) Pratik değil, özel pozisyon almak gerekiyor. 5) İki kişinin konuşması çoğu kez mahremiyet içerebiliyor; oysa görüntülü konuşmada...
more...
- A. Selim Tuncer
eğer telefon görüşmelerini herkesin içinde yapmayı (her nedense) aşırı tercih eden bir toplumda olmasaydık, 3G kullanımı bizde çoktan arşa varmıştı. mecburiyet durumları hariç tabi, ama mecburi görüşmeler de zaten normalde kısa kesilir, bir şey haber verme odaklıdır ve iletişim 'tamam' deyip kapatılır. 'live to tell' gizli sloganıyla hayatını çizmiş bir kalabalığın, 3 G'den aldığı alacağı bir tutam 'live to show'dur. doğrudan bir ilgi kurulamıyor o nedenle.
- DaisyNeeuQ
Bu feed zamanın ötesine uzanacak sanırım :)
- nothingelse11
"Ben fotoğrafa bakan gözlere bakıyorum." Roland Barthes
- A. Selim Tuncer
"Her ikisine, bakışa ve söze karşı duyarlı olmak için tek bir ortak mekan vardır: Bilinçdışı." Jürgen Manthey
- A. Selim Tuncer
"Görünür olan her şeyin dokunurluktan oyulduğu, özenli her varoluşun görünürlük için düşünüldüğü ve yalnızca dokunulanla dokunan arası bir geçirgenlik yerine, dokunurlukla dokunulurluğun içinde saklanan görünürlük arasında bir geçişin varolduğu düşüncesine artık alışmamız gerekir." Maurice Merleau-Ponty
- A. Selim Tuncer
— "Sana daha önce söylemiş miydim? Görmeyi öğreniyorum. Evet, yeni başladım. Henüz pek o kadar iyi değil ama elimden geleni yapacağım." (Habe ich es schon gesagt? Ich lerne sehen. Ja, ich fange an. Es geht noch schlecht. Aber ich will meine Zeit ausnutzen.) http://yenisafak.com.tr/Yazarla...
- A. Selim Tuncer
“Delik burunlar” anlamına gelen, Nemepu adlı kabileye mensup bir Kızılderili, Kızılderililer arasında kullanılan ve çok eski zamanlardan kalma bir dille konuşuyordu. Bu dil dünyanın en basit dilidir, öğrenmek için gramer kurallarına ihtiyaç yoktur. Telaffuzunu da öğrenmek gerekmez. Çünkü bu dilde kelime yoktur… Ancak söz konusu dilin sözlüğünü yapmak gerekseydi aşağı yukarı şöyle bir...
more...
- A. Selim Tuncer
Abooo Selim Hocam, destana dönmüş bu fiğdiniz. (Feed yerine fiğd yazmaya karar verdim, Türkçe yazarken İngilizce imlâ kullanmak beni hâlâ rahatsız ediyor da.)
- Onbaşıların Uğur
Bu "fiğdi" destana döndüren biraz da benim. Gördüğüm her ilgili şeyi buraya atıyorum, belki bir gün lazım olur diye... :))) Kaya Şahin'in katkılarını da unutmamak lazım tabii...
- A. Selim Tuncer
"Gösterdiğiniz şey söylediğiniz şeyden daha önemlidir." David Ogilvy
- A. Selim Tuncer
"Erdely ve Kleinbard’ın görsel bellekle ilgili yaptıkları deneyde insanlara sıradan 60 nesnenin resimleri ve isimleri gösterilmiş ve deneklerden, nesneleri ilk gördükleri zamandan sonraki yedi gün içinde, isimleri ve resimleri tekrar tekrar hatırlamaları istenmiştir. Kelimelerin hatırlanma oranları bir saatten sonra sabit kalmıştır. Denekler her zaman aynı kelimeyi hatırlayamamış;...
more...
- A. Selim Tuncer
böyle insanı ikileme sokmak bence iyi bir şey değil.
- sertaç aydoğdu
Fiktif bir soru... Allah böyle bir ikilemde bırakmasın.
- A. Selim Tuncer
"Sonuçta insanların algı sistemleri kişiye göre farklılık gösteriyor. Kiminin beyninde ses kartı iyi, kiminin ekran kartı. Ama işletim sistemlerimiz bu kartların tam verimlilikle çalışması konusunda asıl meselemiz." - Zeynep Kamil http://ff.im/nRCmC
- A. Selim Tuncer
"Yönetici insanlar neredeyse tamamen sözel fikirlerle uğraşırlar. Diğer taraftan pazarlama insanları görsellerle uğraşırlar. Pazarlama bir görsel disiplindir ki, bu görsel disiplini yönetici insanlar genelde anlamazlar." Al Ries (Lords of Marketing Konferansı'ndaki konuşmasından)
- A. Selim Tuncer
kulağımı verirdim. böylece sessiz sakin kafamı dinlerdim. hem de zaten gözüm bozuk, belki gözlerim güçlenirdi. gözü görmeyenin kulağı keskin olur misali...
- Aycan Türk
Ben ilk önce gözlerimi verirdim, çünkü ben hiç sağır kung-fu ustası görmedim. Akşam eve giderken etrafımda uçan yarasalardan hiç biri şu ana kadar bana çarpmış değil. Memeliler gözleri olmadan da uçabiliyorlarsa ben hayli hayli uçarım... Gözlerim işlevsizken, Batman gibi kötü adamlara da uçarım... Bu verilerin ışığında şuracıkta gözlerimi çıkarırdım ama beni engelleyen tek şey böyle bir şey yaparsam ışığın aydınlattığı yolda ilerleyemeyecek olmam... (bkz. üç maymun, imgelerin sisi)
- yedi
Göz əzbərləyər, qulaq sorğular. Əzbərləyərək yaşayanlar gözlərindən vaz keçəbilməz, sorgulayarak yaşayanlar isə gözlərini fəda edərlər. İşin qısaca xülasəsi bu.
- avatar8
Kusura bakma ama, bazen öyle bir sallıyorsun ki, tutabilene aşk olsun. Tam tersine, kulak, ezber dünyasına aittir. Göze hitap eden yazıyla birlikte ezber ihtiyacı ortadan kalkmıştır, çünkü yazı hafızanın bir uzantısı olarak varlık bulmuştur.
- A. Selim Tuncer
Əsəbiləşmədən düşün, məncə. Bunu anla əvvəl, göz daha rahat əzbərləyir, sorğulamadan. Yazıya keçmək əzbəri asanlaştırıyor.. Qulaq əzbərlerken sorğulayır və yoldan çıxır. Yoldan çıxmamaq üçün baş sallatarak ezberletiyorlar ya, sorgulamasın axmaqlar deyə.
- avatar8
Yazının forması əzbərlenir, content isə daxili səsə çevrilir. Kəlmələr şəxslərin anlayış səviyyəsinə görə sorğulanır. Şəkil isə daha az sorgulanarak yaddaşa əzbər bir şəkildə atılar. Tez unudular o ayrı. Sorgulanamayan hər şey tez unudular zatən. Yazı da sözlər bir-birlərini anımsattıkları üçün anlaşılmasalar da xatırlanar. Mənim anladığım sən göz əzbərləyər deyərkən göz unutmaz deyə anlamısan. Göz az anlar demək istədim yəni az sorğular olduğu kimi qəbul edər çoxu dəfə yəni.
- avatar8
Tanıştırayım, Bulgaristan'dan hemşehrim... Dünyanın en büyük toplarından birisi benim memleketimden çıkmasa şaşardım zaten. http://en.wikipedia.org/wiki...
aynı zamanda tarik mengücün de idoludur kendisi.. ben seviorum sarkilarini aslinda yahu. ayrica gelin itiraf edelim, poposu da güzel.
- azuth winchester
Fatih Ürek ile Tarık Mengüç çifleşirse böyle bir şey çıkar ortaya sanırım :D
- ~Gaykedi~
fatih ürek'i bilmiorum ama tarik mengüc ciddi ciddi idolum diyor..
- azuth winchester
bi tane bulgar arkadaşıma dedim ki bak bu sizin ordan çıkmış..adam benle kavga ediodu nerdeyse kaçtım ordan direk!! (poposu güzel evet...)
- depphavok
bir kadın olarak azisten ogreneceim turlu bastan cıkarma numaraları olduunu sezdım bu sagdakı fotodaki popoyu yukarı kaldırmadan hahahaha
- senem
Dinleyelim bari. Bu arada yukarıda sayılan isimlerin hiçbirisini Azis kadar başarılı bulmuyorum yaptıkları işlerde. Kendisiyle tanıştım yakından o kadar da korkunç değil merak etmeyin ((:
- iwfx!
şu şarkısı çok hoş: http://www.youtube.com/watch... ama tipten kaybediyor :D ve sanırım evet eminim rol yapıyor adam bu sayede meşhur oldu, demekki dikkat çekmek için böyle garip garip şekillere girmek gerek :)
- Efe Dincer
bazi zamanlar kulaklikla oturuyor olmak insanlarin "nasilsa duymaz" sanrilari ile eglenmeyi saglayabiliyor. cok eglenceli.
- Sets Turan
oluyor öyle arada :) bu arada geçenlerde gürültü önleyicili(dışardan gelen tüm sesleri engelliyor) kulaklık test ettim, inanılmaz huzurlu. bir miktar pahalıya satılmakta ama...
- Yusuf Gençer
Sets :)) evet onu ben de farkettim, ya da sana bir şey söylendiğinde duyduğun halde duymazdan gelebiliyorsun istersen :))
- GokceGoksel (GG)
seyi de tavsiye ederim, "dinlesene bak cok guzelmis bunu dinliyorum yarim saattir" diyerek kulakligi verdigindeki surat ifadesi cok eglenceli olabiliyor; )
- Sets Turan
a yusuf onu ben de istiyorum. hatta sessizlik hissi veren herangi bir frekans falan var mı gibisinden çok düşünmüştüm. takıyosun kulaklığı sessizlik oluyo ortalık.. ne o onu söylesene.. nerede test ettin..? link var mı..?
- jan
Kesin binayi yikar belediye. Memlekette, hele ki Taksim'de guzel bir sey olabilecegine, hasbelkader olursa da uzun sure dayanabilecegine inanmiyorum artik.
- o.s.m.
Armut!.. “Armut”a neden “armut” dediğimizin bir cevabı olması gerekmiyor. Önemli olan “armut” kavramına “armut” ismi vermemiz ve bu konuda uzlaşmamız. “Armut”u duyduğumuzda zihnimizde “armut” kavramının açılması... Bunun dışında, armudun sapının, üzümün çöpünün hiçbir önemi yok!
- A. Selim Tuncer
Sonunda, dayanamamış Selim usta... "Çok sayıda mesaj göndermek, gönderenin bahtsızlığıdır" deyip, konuyu açıklamış. Ben yine de ısrarlıyım... Bazı mesajların güzelliği anlamak istemeyenlere "anlamama fırsatı" vermesidir, bence..
- Uğur Özmen
Hocam, bu fırsatı ellerinden almak için mesajları çirkinleştirmek mi gerekir?
- A. Selim Tuncer
Zor bir soru oldu bu... Terledim, ekranın önünde... Mesaj güzelliğinden birşey kaybetmemiş gerçi. Ama bir de... Karmaşık görünmesinin güzelliği var ya... Belki de benim hoşuma giden o... Üstelik bazı cümlelerin tersi geçerli değil. Demem o ki, güzelliği anlamak istemeyenlere "anlamama fırsatı" vermesinde; ama aksini yapınca da çirkinleşmiyor. Sadeleşiyor (basitleşmeden)...
- Uğur Özmen
Yazı, konularımla mesleki anlamda hiç ilgisi olmayan, Racih Tokaç isimli "havayolu bürokratı" bir arkadaşımdan şöyle bir yorum aldı: "İşte! Bu, bu! Gençliğimde göstergebilim, iletişim, derken yapısalcılık, hatta Levi Strauss okumaya kalkışmışlığımı hatırlıyorum... O yıllarda tabii bilgisayar, internet, bloglar nerede? O yıllarda bizim dergilerdeki, kitaplardaki yazarları da anlamak ne...
more...
- A. Selim Tuncer
Racih Beyin dediği gibi, dünyanın sayılı pazarlama bloglarından birini, meslekten olmayanların dahi anlayacağı kadar sade, yetişemeyeceğimiz kadar sık yazan bir pazarlama üstadımız olduğu için çok şanslıyız.
- Fatih Bektaş
Dikkat : selimtuncer.blogspot.com adresindeki web sitesi, bilgisayarınıza zarar verebilecek veya izniniz olmadan çalışabilecek kötü amaçlı yazılım barındıran www.gennaport.com sitesinden öğeler içeriyor. Kötü amaçlı yazılım içeren bir web sitesini yalnızca ziyaret etmek bile bilgisayarınıza virüs bulaşmasına yol açabilir.
- Kadir a
Bu Firefox ve Chrome tarayıcılarında bazı eklentilerden kaynaklanıyor sanırım. Daha önce benim de bazı sitelerde karşılaştığım bu sorun için Google İrlanda ofisi ile dahi yazışmama rağmen çözümlendi denilerek konu kapatılmıştı. Bazı IP numaralarında sorun gözükmezken, bazılarında sorunla karşılkaşılıyor. Sanırım görselleri www.gennaport.com adresinden taşımak gerekiyor.
- Fatih Bektaş
Selamlar, "Hatta, düşünme fiilini gerçekleştirebilmemiz de sözcüklerle mümkün olur. Yani sözcüklerle düşünürüz ama..." demissiniz. Uzun tartismalarin, arastirmalarin, deneylerin konusu olmus bir soru (dil-dusunce iliskisi) hakkinda biraz cabuk karar verdiginizi dusunuyorum. Dilin dusunce uzerinde etkisi oldugunu kabul etmeyi yadirgamiyorum, ama dusunmenin ancak dille, sozcuklerle mumkun...
more...
- mkz
Kestirip atmıyorum. Nitekim bu yorumlar kesilip atılamadığını da gösteriyor. Ben baskın görüşlerden birini benimsedim yalnızca... Nitekim başka bir kurama da başvursam kendi yazımın tezinde bir boşluk oluşmaz. Bir alıntı: "Yapılan çalışmalar gruplandığında ortaya dört belli başlı teorik yaklaşım çıkıyor. 1. Düşünsel gelişim dil gelişiminde belirleyicidir (Piaget ve takipçileri). 2. Dil...
more...
- A. Selim Tuncer
Kestirip atmak biraz kaba bir tabir olmus, kusuruma bakmayin. Tesekkurler cevabiniz icin.
- mkz
Ibrahim Gezer soyle demis: "Dil, insanı diğer canlılardan ayıran ve insana özgü bir yetenektir. İnsan dilini toplumsallaşma süreci içerisinde öğrenirken, diğer canlılar dili kalıtımsal olarak elde ederler ve temel gereksinimleri için kullanırlar." Halbuki bazi maymunlarin birbirleriyle anlasmak icin kullandiklari kimi isaretleri dogustan bilmedikleri, buyurken, "toplumsallasma sureci...
more...
- mkz
Yine yazinin anafikrinden cok gecerken edilmis bir-iki lafa takilmis oldum galiba :)
- mkz
Bilmez misiniz ki, çekmemiştir bilim hiçbir şeyden, "genelleme"lerden çektiği kadar! :)))
- A. Selim Tuncer
"Yapısalcı dilbilime göre dış dünya, kesintisiz bölünmemiş büyük bir yığın, bir bütündür ve dil bu yığını anlaşılır kılmak için böler. Örneğin dilden önce taş, kaya ve maden ayrımı yoktur ama biz bütünü, taş sınıfı, kaya sınıfı, maden sınıfı olarak birimlere ayrıştırır ve böylece dünyayı kavranılır, anlaşılır hale sokarız. Bunu yapmasaydık zihnimiz karmakarışık bir duyumlar yığını...
more...
- A. Selim Tuncer
"Derrida'ya göre söz ile yazı karşıtlığında bu tür bir değerlendirme yine sözmerkezciliğin bir ürünüdür, çünkü dilden bağımsız olarak bilinçte düşünceyi varsaymakta ve dili, mevcut düşünceyi aktaracak bir araç olarak görmektedir. Sözmerkezciliğin kandırıcı tuzağı, söz ile bilinç arasındaki bu ilişkide ortaya çıkar. Özellikle kendi kendime konuştuğum zaman sözlerimle kafamdan geçenler...
more...
- A. Selim Tuncer
İnsanın çok yere işaret koyası geliyor ama... :)
- A. Selim Tuncer
Bunları atlamışım, işaretliyorum, ama illa ki geri dönüyorum, bir şekilde. İyi oluyor işaretlemek:))
- Ozgur Uckan
Muhtemelen atladıklarımız atlamadıklarımızdan fazla... SSFF hareketi! :)
- A. Selim Tuncer
Bloga gelen japonca spamlar ekstra bir tat katmis yaziya.
- husdemir
Sıkı Japon takipçilerim var, yazıdaki armut resimlerine bakıyorlar! :) Bunlardan kurtulmanın bir yolunu bilen var mı? Musallat oldular bana...
- A. Selim Tuncer
"Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden sonra ülkemizin gördüğü en ilginç enstitü olayı ile karşı karşıyayız. Ben olsaydım, Her şeye Rağmen Yaşayan Diller Enstitüsü derdim. Tabii ki; Türkleştiremediğimiz Diller Enstitüsü de hemen akla gelen seçeneklerden. Biraz uzun olabilir ama; Bükemediğin Dili Öğreteceksin Enstitüsü’nde de karar kılınabilir. " :)))
- Ozgur Uckan
Dil yaşayan bir organizmadır. Bu da insanın teknolojik gelişimiyle ilişkilidir. Bugün dile yön veren teknolojiyi üretenlerdir. Televizyon kelimesi, email vb kelimeler buna örnek verilebilir. Bu noktada teknolojik gelişme ya da üretim dilin evrimini belirler ve onu yaşatmaya devam eder.
- Peki (czeytin)
http://emol.org/movies... bu film konuya boyut katabilir bulursanız izlemenizi tavsiye ederim. Ormanın çocuğundan farklı olarak kurtlar tarafından yetiştirilmiş bir çocuğun şehre ve dile adap oluşunu ya da olamayışını sorguluyor.
- Peki (czeytin)
dil bizi yapar, diyeyim, yukardaki işaretimi boynu bükük bırakmayayım... (Bir şey de söylemiş olmayayım, ama olsun:))
- Ozgur Uckan
Izole sekilde buyumus, sonradan "medeniyet"le tanismis cocuklarin algilama/dusunme/dil edinimi surecleriyle ilgili referanslar, vb. bulunabilecek soyle bir sayfa da var: http://www.feralchildren.com/en...
- mkz
Nell geldi aklıma birden... Aslında bu hikayeler, kimliğimizi hangi faktörlere borçlu olduğumuzu, hatta kimliğimizle bu faktörlerin belki de tek bir bütünü oluşturduğunu çok keskin biçimde anlatıyor. Evet, dil bizi yapar Özgür Hocam. Çok şey söylemiş oluyorsun aslında...
- A. Selim Tuncer
Selim hocam, bu yazıyı tekrar okudum şimdi de, teknolojinin "doğanın kopyasından" başka bir şey olmadığını düşündürdü, şuraya not edeyim dedim :) Kodlar içeren bir paket gidiyor, karşi tarafta açiliyor, birleştiriliyor, sonunda ortaya mesela bir JPEG çikiyor. O kodların (tcp paketlerinin) JPEG olduğunu TCP-IP bilmiyor, bilgisayarlar biliyor. Nasilki ses çiktiğinda "doğa" bunun anlamini bilmiyorsa...
- deerstep
Mümtaz'er Türköne: "Ana dil deyince anadan öğrenilen dili anlıyorlar. Oysa ana dili aynı zamanda bir kültür dilidir. Genelkurmay Başkanı 'Kürtçeyi anasından babasından öğrensin. Engel mi var?' diyor. Ben Türkçeyi annemden öğrenmedim. Eğer annemden öğrenseydim, bugün Ankara’nın Çubuk havalisinin aksanıyla 200 kelimelik bir Türkçe konuşuyor olurdum. Ayrıca Kürt sorunu özünde Kürtçe sorunudur. Yasaklarda ısrar etmek, Kürt sorununun çözümüne engel olmak demektir." http://taraf.com.tr/makale...
- A. Selim Tuncer
"Öbür yanda, bilmem farkında mısınız, Türkiye’nin milli kimlikle hiç problemi olmayan yörelerinde de beş on yıldan beri bir eski adlara dönüş hareketi var. İlk eyleme geçen Kayseri’de Germir miydi, Antalya’da İbradı mıydı hatırlamıyorum. Hayır efendim, “Konaklar” veya “Aydınkent” olmak istemiyoruz dediler; mahkemeye gidip çatır çatır eski adlarını geri aldılar. Şu ana kadar en az...
more...
- A. Selim Tuncer
"Bazı şeyler vardır ki onlara dokunmamak asgari terbiyenin gereğidir. Sen kimseye gidip, 'senin adın niye Sevan, Selim yapalım' diyemezsin; desen ağır cevap alırsın çünkü. Aynı şekilde, insanın anasının, dedesinin yaşadığı yerin, kendi şahsiyetinin bir unsuru olarak gördüğü topluluğun adını da 'böğğ o nasıl ad öyle, Çamlıyamaç yapalım' diyemezsin; dememen gerekir." http://taraf.com.tr/makale...
- A. Selim Tuncer
Algı sıkıştırma ve kodlama ile çalışıyor evet. Yalnız ben bu sıkıştırma aşamasında yaratılmış olan algoritmanın yarattığı kültüre dikkat çekmek istiyorum. Başka bir deyişle bu sıkıştırma algoritması bizatihi kültürü betimler / belirler kaçınılmaz olarak. Temelde yer alan anadil ise sonrası için belirleyici (yoksa sınırlandırıcı mı?) olacaktır. Örnek: "Çay ister misiniz?" sorusuna cevap:...
more...
- mat [ positively 0 Rh ]
Anadil dediğimiz dil kadar algının da temeli. Fransızca, ingilizce, az biraz flamanca ve rusça bilgim var. Yabancı kelimelerin tanımlarını o dildeki sözcüklerden öğrenirim, ama kültürün "ekin" olduğunu öğrendiğimde "ekmeden alamazsın" gerçeği sosyo-kültürel olarak kafama dank etmiştir. Bilgisayarı neredeyse bebekliğimden beri yaşarım ama sistemin türkçesinin "bileşke" olduğunu...
more...
- mat [ positively 0 Rh ]
"Kısacası dilin ve hayatın eşyaşarlığı söz konusu" ve "ekmeden alamazsın" yargılarını tekrar ediyorum. Bir de şunu: "Tanım ile karşılık faklı şeyler, zira bir kelime sayfalarca tanımın yerini daha iyi tuttuğu için kelime olarak var olmuş." Teşekkür ederim.
- A. Selim Tuncer
"Erdoğan’ın 'anadilde eğitimin' özel kurumlarca verilebileceğini ama devletin “anadilde eğitim” vermeyeceğini söylemesi artık sadece siyasi bir partinin görüşüdür. Bir başka parti de kalkıp seçimlerde halktan oy isterken 'anadilde eğitimi' savunabilir. Savunacaktır da. Yeni bir Türkiye kuruyoruz. Seksen yıl tahakküm kuran ordu ve yargı, geriye, ait oldukları alanlara itiliyor. Onlar...
more...
- A. Selim Tuncer
"Kürtçe eğitim meselesine farklı bir pencereden bakmayı denemeliyiz. Anadillerinde eğitim hakkı, Kürt vatandaşlarımızın en doğal hakkı. Bu hakkı yasaklar ve tartışma konusu haline getirirseniz bu hak bir siyasî soruna dönüşür. Üniter yapıyı koruyacak olan güç anadilde eğitimi yasaklamak değil, resmî dilin kullanımını teşvik etmektir. Özellikle ekonomik entegrasyon, resmî dilin...
more...
- A. Selim Tuncer
bu kedişi sahiplenmek isteyen var mı? köpeklerin arasından kurtarmış arkadaş ama hepimiz kediliyiz yerimiz yok. kedi sahiplenmek isteyen varsa çok tatlı bir minnoş bu :)
istanbul'un yolları müsait olsa daha sık giyeceğim şey.
- Peki (czeytin)
omurga sağlığı açısından bir miktar topuk yüksekliği öneriyor doktorlar.çok alçak topuklu ya da topuksuz ayakkabı giymek de sakıncalıymış, yüksek topuklu ayakkabı kadar.
- Peki (czeytin)
meydana gelebilecek bir infial sırasında rahatça cinayet aleti olarak kullanılabilir. kişinin gözüne veya kafatasına saplandığı anda beyne kadar gider, ucu bucağı belli olmaz o vakit.
- Peki (czeytin)
Sonuncusunu mu :) Famme fateller ve gizli ajanlar neden topuklu giyer sanıyorsun;)
- Peki (czeytin)
eğlence hayatındaki işletmecilerde; "bir gece kulübünün ne kadar lüks olduğu içerideki topuklu ayakkabılı kadın miktarı ile ölçülür" diye bir kalıp fikir vardır.
- Peki (czeytin)
Topuk kısmına özel bölme ile bıçak bile saklayabilirsin.
- Akif
topukla çivi bile çakarsın. neler yapılmaz ki.
- Peki (czeytin)
bizim kızlarda pek topuklu alışkanlığı yok.ama topuklu ayakkabı kadını asil gösterio.ruslar mesela plaja bile topuklu ayakkabıyla gidiolar.))
- martin eden
evet topuklu ayakkabı hatunun havasını bir hayli değiştiriyor. sürekli olmasa da sık sık giymek lazım.
- Peki (czeytin)
yok onun yanına kardeş edindim ben bu haftasonu ondan bahsediyorum. :)
- Peki (czeytin)
Hoca olmak isteyen varsa gelebilir.İlk öğrencim amorfia olsun ona ücretsiz.
- Akif
nasıl ders vereceksin herhalde sen de giyip bize rol model olacaksın
- Peki (czeytin)
Yok ben almayayım.Buluruz bir hoca.Sen hoca ol.
- Akif
Estağfirullah endamı nam yapmış onca hatun dururken bana düşmez:)
- Peki (czeytin)
"kendisinden çıkan acaip tıkırtılar nedeniyle baş ağrısı yapan. en azından, azıcık yavaş yürüyün gözünüzü seveyim". beğendim bu entryi.
- Yağız Gönüler
Haklısın Yağız bir gün ünv koridorları bomboş. takır takır asker taburu geliyormuş gibi bir ses duyduk. Bir baktık ki üç kız aynı boyda topukluyla kolkola girmiş üstümüze geliyor. ses çıkarmasın ve kaymasın diye kauçuk yerleştirebiliryorsun altına
- Peki (czeytin)
bi de kıvırtmak için idealdir mesela. en azından converse'la zor kıvırtılır, topuklu da "kıvırtmak" özelliği default olarak geliyor.
- Yağız Gönüler
kıvırtmak topukluyla ilişkili değil insanın içinden gelecek, gerçi kıvıran kızlara saygı duymam ama kendinden endamı olan kzları takdir ederim.
- Peki (czeytin)
topuklular ister istemez popoyu kaldırıyor. bu değişik bir hava veriyor. niye söyledimse bunu? herkes biliyor zaten.
- Herr 5 Postasson
5 Posta gerekli bir hatırlatmaydı diyelim :)
- Peki (czeytin)
Özel ders almak isteyenleri ve özel ders veren öğretmenleri buluşturan en güzel platform http://www.ozeldersveren.com Özel Ders sitesidir. Site üzerinde aradığınız tüm Özel Ders hocalarını bulabilir ya da özel ders ilanı verebilirsiniz.
- Sinem Şeker
Anna, please come to Japan once! ..... ^o^
- keiko-san
I was actually born at Kamp Zama. My dad was in the Navy and he was stationed there. Actually, me and my 2 younger brothers were born there. :) So, I feel like it would be going back to a former home. :)
- Anna Lynn M.
Anna .... I was being held at Camp Zama, "Bon Odori" may be made once. This day I will be open for the Japanese part of the camp. It was very exciting!
- keiko-san