Why Are Europeans White? (E1)
--
Tells why northern Europeans are so oddly de-pigmented compared to everyone else on the globe...http://knol.google.com/k...
Dam üstünde saksağan gördüm bugün, meğer saksağan kargagilmiş, diğer adı alakarga, alacakarga imiş, tüylerinin beyazı da pek alımlı ımiş:http://images.google.com.tr/images...
"...Söylemsel düzeyde, burada yaşayan insanların bize anlattıkları ilk neden güvenlik endişesi. Şehrin kaosundan, güvensizliğinden ve karmaşasından korunabilecekleri, çocuklarının güvenle yetişebileceği, mutlu ve huzurlu bir aile yaşamı sağlayacak bir yer gözüyle bakıyorlar. Özellikle de çocukları için buraya geldiklerini vurguluyorlar. Bu doğrultuda, çekirdek ailenin özel alanının çok genişlediğini düşünüyoruz. Şehrin vadettikleri ise giderek geçersiz olmaya başlıyor. Şehir neler vadeder? Heterojen bir yaşam, farklı karşılaşmaların olabileceği ve bu karşılaşmaların heyecan verebileceği bir hayatı vadeder. Çok çeşitli sınıflarla bir araya gelirsiniz, hiç bilmediğiniz sınıflarla karşılaşırsınız. Bütün bu vaatler artık geçerliliğini kaybediyor. Göktürk'teki kapanmanın da bundan kaynaklandığını düşünüyoruz. Dolayısıyla söylemlerde de güvenlik kaygısı ortaya çıkıyor. Ancak, bir saldırıya uğradınız mı ya da evinize hırsız girdi mi diye sorduğumuzda hemen hemen hiçbirinden "evet bir...
more...
- Fikriye Guzel
"...öncelikle bu çocuklar ve aileleri, yurtiçinde bir üniversite hayatı öngörmüyorlar. Hayatlar bu şekilde kurgulanıyor. Bu çocuklar yurtdışına gittiklerinde ailelerinden ne kadar kopmuş oluyorlar, bundan da emin değilim ama Türkiye'de lisans okumak çok ikinci sınıf bir şey olarak görülüyor. Bu durum üniversite tanıtımı için Koç Lisesi'ne gittiğimde ilk olarak beni çarpmıştı ve çok...
more...
- Fikriye Guzel
"Kemer Country'de konuştuğumuz insanlardan bazıları, arkadaşlarının yeni evlenecek olan çocukları için Kanyon'dan ya da İstinye Park'tan daire aldıklarını anlatmıştı. "Tabii daha onlar genç, yeni evli olacaklar, şehir hayatı isterler," diyorlar ama şehir hayatı dedikleri şey, o sitelerdeki kapalı yaşamın şehrin içinde yeniden yaratıldığı mekanlar oluyor yine."
- Fikriye Guzel
"Sokak diye bir şey kalmıyor. Göktürk'te de sokak hayatı diye bir şey yok, sokaklar bomboş. Sokaklar, kamusallığın oluşabileceği yerler olarak değil de, metaların girip çıkabileceği ve günlük hayatı mümkün kılan, ihtiyaçların sağlanabileceği geçiş alanları olarak kullanılıyor."
- Fikriye Guzel
"Mesela bize Bezirganbahçe'de bir adam, "Bizim cenazelerimiz sizinkilere benzemez" demişti, "Memleketten otobüslerle insan gelir. Biz bu insanları nerede oturtacağız?" diye sormuştu. Ne apartmanların içinde ne de toplu konut alanında bu insanların bir araya gelebilecekleri bir alan yok. Apartmanların altındaki sığınakları, cenaze olduğunda insanların toplandıkları bir mekana dönüştürmüşler."
- Fikriye Guzel
Anladigim kadariyla guvenlikli sitelerde buyuyen cocuklar henuz yeterince buyumedikleri icin (cunku bu siteler 1980'lerin sonunda ortaya cikmaya baslamis Turkiye'de) yapilmis bir arastirma yok haklarinda. Ancak Ayfer Bartu ve Biray Kirli'nin arastirmasi yakin gelecekte, sehir hayatindan, daha da onemlisi insanlardan (nam-i diger halktan diyeyim) tamamen kopuk bir neslin yetistigini gosteriyor. Ayrica bu yazinin devaminda Bezirganbahce ve Gokturk karsilastirmalari var, cok carpici.
- Fikriye Guzel
Which country are you from? I am from Kemer country! Emerging spaces of
neoliberalism: A gated town
and a public housing project
in Istanbul http://www.yildiz.edu.tr/~tislam...
A very significant implication of these increasingly family-oriented, child-centric and isolated lives that have retreated from the city is the promises that the children growing up there hold for the future society. The 36-year-old housewife told us: “This is a very funny story. These friends of mine moved to England with their five-year-old daughter and she started school there. In the first days they were asking kids where they were from, and my friends’ daughter replied ‘I am from Kemer Country’.” In a context where sense of identity and belonging is vested in an anonymous non-place where uniformity, order, and homogeneity are the ruling principles, urban contexts become an abominable aberration.
- Fikriye Guzel
Kemer Country'nin web sayfasindan aynen alinitliyorum: A secure and tranquil life: • Being from Kemer: The kids at Kemer Country are able to say “I’m from Kemer”. This answers to a basic need in mankind, notions of “belonging” and “civilized identity” offers the tranquillity of both being global and local in the globalizing world.
- Fikriye Guzel
1967 yapimi Sinekli Bakkal Osman Seden'in filmi. "Musluman mikrobu" haline gelmis bir papazin Ispanya'dan Osmanli'ya yola cikisiyla basliyor: http://www.youtube.com/watch...
Filmin basindaki kilise Istiklal Caddesi uzerindeki Saint Antoine Kilisesi. Atli arabayla yola cikma sahnesi Fransiz konsoloslugu bahcesinde cekilmis. Kiliseden ayrilis sirasinda çan kulelerini gosteriyor kamera, fonda çanlar caliyor, kamerada "tipki bir çan" gibi saga sola sallaniyor. Hastasiyim bu ayrintilarin, cok seviyorum, kitap yazicam.
- Fikriye Guzel
Mina Urgan, "Bir Dinazorun Anilari'nda cok sahane bir Halide Edip Adivar portresi ciziyor. Asistanligini yaptigi icin, her haline sahit olmus. O sayfalari okudugumdan beri, daha oncesinde hissetmedigim bir sempati besliyorum Halide Edip'e. Halbuki, bir anlamda, cok zalimce cizilmis bir portre idi o.
- Fikriye Guzel
Mina Urgan'ın Halide Edip portresini merak ettim.
- Cahit Akın
Cok sert biri olarak resmediliyordu. Mina Urgan Adivar'in katiliginin ardinda kadinliga ozgu hircinliklar, kaprisler goruyor, ama bir yandan da Adnan Adivar'la iliskisine atiflarda bulunarak birtakim aciklamalar getiriyordu. Kisaca "bu cekilmez bir kadin, ama bir sekilde insani yanini gordum ben" demeye getiriyordu.
- Fikriye Guzel
Türk Öyküleri Sandığı /Uysal-Walker Archive of Turkish Oral Narrative http://aton.ttu.edu/ Öyküler, ezgiler, masallar, atışmalar, fıkralar, Karagöz Hacivat, kitaplar...
Beni de Almanya'da bir hayvanat bahçesine insanoğlunun zevki/merakı için kapasalar ben de tüy müy herşeyi dökerdim.
- Fikriye Guzel
Hollanda'da Turk Isciler Fotograf Arsivi: http://www.iisg.nl/hbm... 19 Ağustos 1964’te Türkiye ile Hollanda arasında işçi göçünü düzenleyen bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma, on yıl sonra patlak veren ‘petrol krizi’ne kadar, Hollanda şirketlerine Türkiye’den geçici işçi getirme olanağını sağladı...
Bantla yapistirili gitariyla amca sarkilar soyledi Starbucks'ta. "Baby its Cold Outside" caliyordu, kizlardan biri "baska bir sey calsana, onun ben de kotu anisi var" dedi. 'One More Cup of Coffee" caliyor, soyluyor bu fotografta.
"An exciting project is unfolding in Istanbul. Josephine Powell's exceptional collection of Anatolian textiles and ethnographic objects, along with her extensive photo archives, field research notes and library will form the core of a new and unique center devoted to the study of village and nomadic life."
- Fikriye Guzel
"Josephine gathered information from rural people themselves about their tribal histories and affiliations. Her collection of field notes and photo documentation is thus without parallel in the field of rug scholarship, and invaluable. Since little fieldwork has been done by other researchers among Anatolian pastoralists, her coverage of the diverse aspects of nomadic culture is...
more...
- Fikriye Guzel
"Over the years, Josephine collected the best and most representative examples of nomadic and village woven art, along with a wide variety of other fascinating ethnographic objects: from weaving equipment, costumes and household items, to agricultural implements. Living in Istanbul since 1974, she made over thirty extended expeditions into the Anatolian countryside."
- Fikriye Guzel
"At this moment, it is uncertain exactly how or where the collections will be housed or administered. Unfortunately, Josephine died recently, and the disposition of her collection and research materials remains unsettled. I will post information as soon as it is available."
- Fikriye Guzel
Josephine Powell sahip oldugu bu cok essiz malzemeyi Tarih Vakfi'na birakti. Henuz birsey yapilmadi bu malzemeyle ilgili bildigim kadariyla. Bilenler varsa paylassinlar lutfen. Arsivin cok az bir kisminin sergilendigi bir sergiyi gormustum Darphane-i Amire binalarinda, cok muhtesemdi gorduklerim, hic unutmadim.
- Fikriye Guzel
Vakfin web sitesinde "destek bekleyen projeler" kisminda yer almiyor bu arsiv. Ne yapildi sonuc olarak bilmiyorum, ama bilmek de istiyorum.
- Fikriye Guzel
http://www.balkanskidom.com/ Dünyanın en küçük ama en içten Balkanlar ve Balkanlılar hakkındaki nev-i şahsına münhasır mekanı Balkanskidom'a hoşgeldiniz!
Balkanskidom camiası olarak, balkanlarda bir ev hayal ettik herkesi içine kabul eden gelir gelmez bir sıcak kahvenin eşliğinde güzel sohbetlerin edildiği. Zaman zaman densiz zaman zaman hüzünlü şakaların yapıldığı. İhtiyar ninelerin korkularının dahi dinlendiği bir ev hayal ettik. Balkanlar’da ve Balkanlar’dan etnik kökeni, milli bilinci, dini-inancı, cinsiyeti, siyasi görüşü ne ve hangisi olursa-olsun kimseyi ayırdetmeden herkesin bu evin kurallarına uyarak bu evin çatısına saygı göstererek konaklayabileceği bir ortam hayal ettik.
- Fikriye Guzel
"Based on two years of ethnographic research in the southern suburbs of Beirut, An Enchanted Modern demonstrates that Islam and modernity are not merely compatible, but actually go hand-in-hand. This eloquent ethnographic portrayal of an Islamic community articulates how an alternative modernity, and specifically an enchanted modernity, may be constructed by Shi'I Muslims who consider themselves simultaneously deeply modern, cosmopolitan, and pious. In this depiction of a Shi'I Muslim community in Beirut, Deeb examines the ways that individual and collective expressions and understandings of piety have been debated, contested, and reformulated. Women take center stage in this process, a result of their visibility both within the community, and in relation to Western ideas that link the status of women to modernity. By emphasizing the ways notions of modernity and piety are lived, debated, and shaped by "everyday Islamists," this book underscores the inseparability of piety and politics in the lives of pious Muslims."
- Fikriye Guzel
Bu da bitti, siradaki gelcek, (ama helak oldum artik, yeter!)
- Fikriye Guzel
http://muslimahmediawatch.org/about-2... Muslimah Media Watch is a forum where we, as Muslim women, can critique how our images appear in the media and popular culture. Although we are of different nationalities, sects, races, etc., we have something important in common: we’re tired of seeing ourselves portrayed by the media in ways that are...
Today, I saw a mother and her little girl, whom I babysat a couple months ago. I greeted the girl by name, and she asked, "wait, how do you know my name?". playing along, I said "because I know everything". She asked me what her favorite color was. She was dressed head-to-toe in pink, so naturally I guessed "pink". the look on her face was priceless and she ran to her mother and said "Mom! I found God!" MLIA #1273911
- Fikriye Guzel
At The Cloud Appreciation Society we love clouds, we’re not ashamed to say it and we’ve had enough of people moaning about them.Read our manifesto and see how we are fighting the banality of ‘blue-sky thinking’. http://cloudappreciationsociety.org/
The Army psychiatrist suspected of carrying a shooting rampage at Fort Hood, Texas, had come to the attention of authorities six months ago because of Internet postings that discussed suicide bombings and other threats, law enforcement officials said Thursday. http://www.statesman.com/news...
SPIEGEL: Do you have a message to Gilad Shalit's parents? Zahar: Of course I understand the feelings of a father and a mother. But Gilad Shalit was not a child, he was a soldier who carried a gun and was kidnapped from a tank. He was part of the killing machine against the Palestinians. But once he became imprisoned, he changed from being a soldier to being a prisoner. A prisoner has rights which should be fulfilled. On the video you can see how well we take care of him.
- Fikriye Guzel
Amerikada bir Turk lokantasinda iki Turk, biri musteri, digeri lokanta sahibi: "iskender cok guzelmis oyle duydum", "evet ama vakit alir o, hazirlamak lazim", "?! Peki su ne?", "Orman kebabi ama sogudu o altini yakmak lazim", "?!", "sandvic var hazir o, ondan veriyim", "?!"