Yıllarımı bir anlamda beraber geçirdiğim adam Georges Moustaki ya da Jorj Baba. Gençlik günlerimde Gündoğan’da gitar çaldığım barda, CD’den çalan müziği duyup, elimdeki kadehi bırakıp CD kapağına bakmak için sahildeki barın küçük kulübesinden içeri girdiğim günden bu yana hesapça onaltı yıl geçmiş. Tanıştığım anın bende bıraktığı izden olacak; en neşeli şarkısı bile, ıssız bir sahilin yalnız [...]
- Can Ince
Ben biliyorum benim kayıp partileri kimin oraya çaktığını:)
- Can Ince
from Bookmarklet
Bana şöyle bir dedicated sunucu lazım: CPU ve RAM'i iyi olmalı. BW ne kadar olursa olsun. Bu sunucuda çalışmak üzere, ürettiğimiz bir çözüme dair daşşaklı firmalara benchmark client'ları vereceğiz.
@can iyi olmalı derken? sunu istiyorum demelisin aslında. xeon dual xeon quad xeon 4 x quad xeon ??? ram 3/6/9/48 ?? netlestirebilirsen elimden gelen yardımı yaparım. tabi bu arada oyle yada boyle bandwidth ve ayrıca surec bilgiside lazım
- egemen ergel
Bizim logipik çözümü var ya (resim ya da film porno mu, değil mi?)... Onu dehşetli bir boyuta taşıdık. Adında "telecom" geçen bir kaç firma ile görüşüyoruz. Bir de benchmark tool yazdık, ancak elimizde adam gibi bir makine yok firmaların test edebileceği. Sonuçta makineye birkaç paket kurmamız gerekiyor (linux tabii allahın emri) ve makine güncel, internete açık bir şey olsa bize şimdilik yetiyor.
- Can Ince
BW sıkıntı olmayacak. Her gelen 1000 resim test etse 1GB olmaz bile -ki test için benchmark uygulaması gerekecek ve onu da takdir edersin, önümüze gelene vermiyoruz-
- Can Ince
Gnu/Linux’la bir geçmişi olan herkesin kafasından “GNU/Linux harikulade, açık kaynak. Üstelik çoğunlukla da hem işletim sisteminin kendi, hem de uygulamaların ezici çoğunluğu bedava. Pekiyi neden yaygın değil?” sorusu mutlaka geçmiştir. Herkesin bu soruya kendince bir yanıtı vardır. Bana göre de yanıt eğitim ve alışkanlıklarda yatıyor. Geçtiğimiz hafta içinde bir gün annem (1980 Darbesi olduğunda üniversitede bir kaç yıllık hocaydı. Varın yaşını siz çıkarın) yanında, içinde dizüstü bilgisayarının olduğu bir çantayla çıkageldi....
- Can Ince
from Bookmarklet
--Bu feed'i Forward etmezseniz Linux paralı oluyormuş-- :)
- hgsahin
o zaman "bi bilgisayarıma format atsana", "virus bulastı beni kurtarsana" diyen ese dosta linux kurma kampanyası baslatalım :)
- DesperateDeveloper
Ama kurar kurmaz da onlara haber vermeden Flash, Java, DVD player, mp3 decoder, vs. kurmayi da unutmayalim ki daha sonra bir ton bidi bidi isitmeyelim.
- Emre Sevinc
hehe bende annem için aynı şekilde yazmıştım hatta chrome un adığını değiştirim İNTERNET yazmıştım öyle giriyordu ha ne oldu facebook'a üye yap beni dedi yaptım pişmanım :D
- Sinan İŞLER
@Emre Sevinc: Kendi sistemlerimi uzun süredir online upgrade ediyorum (sıfır kurulum yapmayalı epey oldu) ama anımsadığım kadarıyla bir süredir mp3, flash, java vs dert değil.
- Can Ince
mayıs sonu, haziran başında babamın kullandığı masaüstü bilgisayara ubuntu kurdum (kod adı babuntu) http://ff.im/lRkec hala bir sorun yok.
- Ali GÜNDOĞDU
Can Ince, Ubuntu'yu yeni bir bilgisayara kurdugunda Firefox icin Flash plug-in otomatik kuruluyor mu? Ya bir DVD filmi izlemek icin gerekli yazilim? Yahut Firefox icin java plug-in? (Veya bunlarin Chrome muadilleri?). Yani demem o ki bunlari da kurup ayarlayip oyle vermek lazim bilgisayari, bunlari unutursak bu sonucta kullaniciya kotu bir kullanici deneyimi olarak geri dönuyor.
- Emre Sevinc
Emre ubuntuyu yeni bir bilgisayara kurduğunda bu saydıkların hepsi üzerinde son sürümü ile geliyor zaten.Kaldı ki eğer bir versiyon güncellemesi varsa, otomatik güncelleştirme ekranı güncelleştirmek isteyip istemediğinizi soruyor.
- Ali GÜNDOĞDU
Yine de bir baksak iyiymiş "java çalışıyor mu, flash çalışıyor mu?" diye...
- Can Ince
Valla ben 1 sene kadar önce baktigimda Firefox icin Flash plug-in kurulu gelmiyordu. Benim kurmam gerekiyordu. Benzer sekilde Java plug-in de otomatik gelmiyordu, benim kurmam gerekiyordu (zor degildi, bir komuta bakiyor, ama gerceklestirilmesi gereken +1 adim seklinde). 10.10 Alpha ile sistem kurulur kurulmaz bunlar da kuruluyor ise epey bir sasiracagim. (Otomatik guncellemelerden degil, sifirdan kurmaktan bahsediyorum).
- Emre Sevinc
@Emre: Bir sene önce herhalde 9.10 idi. Bana da denk geldi upgrade ettikten sonra: flash'I kaldırıp openswf koymuşlardı yerine. Openswf çok temiz biçimde çalışmıyordu. Onu kaldırıp Adobe sitesinden plugini indirip babadan kalma yöntemle tekrar kurmuştum.
- Can Ince
Bu arada: 10.10 için alpha, beta bitti. RC var şu anda.
- Can Ince
Yani iste uzun lafi kisasi bence de Ubuntu GNU/Linux su anda anneannemizin dahi isini gorebilecek bir bilgisayar kullanim deneyimi sunuyor, yeter ki cevremizdeki insanlara yardimci olma potansiyeline sahip kisiler olarak "aman canim, X de sorun mu ki, iki dakkada hallolur," demeyelim, iki dakika daha harcayip halledelim, oyle sunalim bilgisayari bizim kadar bilgili olmayan kisilere.
- Emre Sevinc
@Emre: Doğru söze denilecek bir şey yok.
- Can Ince
Ben bu blogu/feed'i yazdığım sırada henüz RC idi.
- Can Ince
Teknik konularda, özellikle yazılım alanında kullanılan/kullanılması gereken sözcük dağarcığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce her terime mutlaka bir Türkçe karşılık bulmak gerekli mi, neden?
Bu konuya kaza eseri, ilgisiz ve bana ait olmayan bir feed'de dalmış bulundum ve konu uzadı gitti, feed'in asıl konusu da yalan oldu, Feed sahibine ayıp oldu. Burada daha düzgün ve geniş biçimde tartışılabileceğini umuyorum.
- Can Ince
kesinlikle hayır. Asıl gerek bize ait kelimelerin yanlış telaffuzlarının önüne geçebilmek. Ben header yerine Başlıkça ( ya da başka uyduruk bişey ) denilmemesini istiyorum. Bu şekilde bize ait kavramlar terimlerde bence orjinal kalıyor ve yeni uyduruk kavramlar çıkartmamış oluyoruz. Bununda dışında bu itp teknolojik kavramlar terimler tam olarak anlamında kullanılabiliyor. Bu durumlar yüzünden dilimizin zarar gördüğünü düşünmüyorum.
- Suç Bende
Bence gerekli değil. İngilizce ve orjinal olmalı.
- Burak S. Vanlı
Benim bu konudaki temel düşüncem "teknolojiyi üreten kişinin ismini de koyduğu ve biz istesek de istemesek de bunu kabul ettirdiği" yönünde. En "Türkçe" kullanmaya dikkat edenimiz bile "PHP" diyor, "Üstmetin Yazınım (~markup) Dili" kısaltması olarak "UYD" demiyor ve diyemez zira kimse anlamaz. Öte yandan PHP manual'a bakıyorum ve Türkçesinden hiç ama hiç bir şey anlamıyorum. Bu benim...
more...
- Can Ince
.. herhangi bir kavramın sizin dilinizde bir leksikal alanı yoksa, o kavrama kendi dilinizde karşılıklar üretemezsiniz.
- Can Ince
Kesinlikle hayır diyen arkadaşları anlamıyorum. Buzdolabı da batıdan geldi, zamanında biri bunu Türkçe'ye çevirmeseydi (Türkçe bir karşılık bulmasaydı), buna 'refrigerator' veya hadi yamultalım biraz (tıpkı İtalyanca'dan Türkçe'ye asansörü yamultuğumuz gibi), 'refrigeratör' mü diyecektiniz? Bu mu hoşunuza giden?
- Kerem
- Çocuğum, bak bunun adı refrigeratör. - Baba 150 sene olacak (Karl Linde - 1877) bu alet icad edileli, biz geri zekalı bir millet miyiz de bu nesneye bir karşılık sözcük üretemedik?
- Kerem
Refrigerator kelimesinin de sözlük (leksikal) karşılığı yok tam olarak, ancak bugün buzdolabı kelimesini kullanmaktan kim rahatsız acaba? Dilim şişmiyor benim açıkcası, kusasım da gelmiyor... Demek ki neymiş; Bir kelimenin bire bir sözlük anlamı olması gerekmiyor, o nesneyi çağrıştıran bir kelime -mantıklı bir kelime- olması yeterli oluyor... Bana yapyabancı bir kelime olan...
more...
- Kerem
@Kerem: Aslında güzel bir ayrıntıyı yakalamışsınız: refrijeratör sözcüğünün leksikal karşılığı yok ancak semantik karşılığı hep vardı: tel dolap. Tel dolabın "buzdolabı"na dönüşmesi de çok sürmemiştir. Esasen daha da bizim için göz önünde olan bir başka örnek de var: "Bilgisayar". Evet, bunu da günlük dilde kullanıyoruz ve artık eni-konu yerleşmiş olduğunu söyleyebiliriz. (Tabii...
more...
- Can Ince
Asıl bir dilden diğer bir dile tam tamına - harfi harfine çevrilecemeyecek şeyler somut nesneler değil 'soyut kavramlardır'. Fakat onları da çevirmek imkansız değildir. Şöyle ki, 'it is raining like cats and dog' deyimini Türkçe'ye çevirdiğinizde, ne kedi köpeği lan, rahmet o rahmet derler. Ancak siz onu 'bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor' diyerek İngilizce'ye çevirebilirsiniz.
- Kerem
Burada konunun özünden saptığı fikrindeyim çünkü deyimler başka ve kavramlar başkadır. Belki sizin söylediğiniz deyim çevirileri de başka bir dilbilim tartışması konusu olabilir (ve sıklıkla da olur) ancak benim sorumun temel kastı kavramların (deyimlerin değil) türkçeleştirilmesi (ya da türkçeleştirilmemesi) üstüne idi.
- Can Ince
Onu farklı bir şeyle de emsallendirebilirdim, aklıma o geldi söyledim. Soyut kavramlar bir yana biz yazılımcıların işi somut işlerdir ve bu Türkçe'leştirme mevzusu da orada ortaya çıkmıştı.
- Kerem
Konu iyice dağılacak ve size de işinizi öğretmek aklımın ucundan bile geçmez ve lütfen bu yönde algılamayın ancak yazılımcıların işleri de temelde soyuttur ve soyutlama (abstraction) üstüne kuruludur. Her dil yapı itibarıyla soyuttur ve her dilde olduğu gibi, herhangi bir yazılım dilinde de bir "referant" ve bir "referee" vardır. "Referee" bazı durumlarda somut olabilirken "referant" her zaman soyuttur.
- Can Ince
Ben yazdığım kodların içeriğinden bahsediyorum çeviri kastıyla. function'a bakıp ne iş yaptığını görüp buna 'işlev' derim ben. Power supply'ı elime alabiliyorsam buna 'güç sağlayıcı' derim ben, static content üzerine oluşturulmuş bir site varsa buna 'sabit içerikli' derim ben. Somutluk budur benim için. Mantık çok basit aslında, gördüğün bir şeye bir isim koyduğunda, o şeyi mantıklı bir...
more...
- Kerem
Benim anltamak istediğim, teknolojiyik terimleri çevirirken bunun mantıklı şekilde çevrilebileceğidir.
- Kerem
Mesela, Arapça kökenli 'havza' kelimesi vardır. Büyük akarsuların su topladıkları küçük küçük su kollarının bulunduğu alanlara denir. Ben geçmiş kültürüme uyuz falan değilim, ancak bu kelimenin Türkçe'sinin bulunabileceğini düşündüğümde şuna ulaştım: 'kolağan'. Havza kelimesine bence tık diye oturuyor. Çünkü kelimenin sonundaki '-ğan' eki benzerlik ifade ediyor, tıpka yatağan, olağan...
more...
- Kerem
Ben de soyut-somut tartışmasından kaçmak isterdim ancak adam örneğin "class" demiş. Bu açıkça "sabit içerik" gibi bir durum değil ve bunu Türkçe söylemek istiyoruz. Evet, "Class", Türkçe okullardaki anlamıyla "sınıf" demek. O zaman biz de "Sınıf" diyelim, öyle mi? (Bu belki iyi bir örnek olmadı zira "sınıf" da Türkçe değil). benim üstünde durduğum nokta, bu işlerin bizim (ya da herhangi...
more...
- Can Ince
Havza konusu: Suyla ilgili Türkçe sözcükler üstüne çok ciddi çalışmalar var ve "kolağan" ile sınırlı değil. Buradaki temel dert, Türkçe'nin erken evrelerinde, dili konuşan toplulukların nelerle karşılaşıp nelerle karşılaşmamış olmaları sorunu. Örneğin günümüzde kullandığımız balık isimlerinin alayı Yunanca, zira ORta Asya'da adam balık görmemiş, vs. Konu uzar. Benim ilgimi çekiyor ve hoşuma gidiyor ancak gittikçe de dağılıyor.
- Can Ince
İşte o özünü korumanın mücadelesi oluyor Can Bey! Sanırım sizin anlamadığınız yer burasıydı en başından beri...
- Kerem
Anlamamışımdır o zaman. Dilbilim diplomamı da müsait bir yerime sokarım artık.
- Can Ince
Gerekli. Çeviri egzersizi beyin hücrelerimizi çalıştırır, zihne kan pompalar, entelektüel haz çığlıkları attırır. Evet.
- Emre Sevinc
Anlaşılır olmak ve anlayabilmek isterim ancak "anlamadığınız" ile başlayan ifadeler tartışmayı kökten zedeler.
- Can Ince
Gerekli. Sınırları zorlamak ve yeni olanakları keşfetmek keyifli ve gereklidir. Yaşasın dili genişletmeye çalışan cesur yaratıcılar (galip sayılır bu yolda mağlup).
- Emre Sevinc
@Emre: Aklıma gelen bir hikayeyi anlatayım, bakalım galip kim: Mektepte okurken hocalarla (prof, dr, ne ararsan) bir dilbilim konferansına gitmiştik. Kadının biri bir bildiri okuyordu. "Ölçünlü dil, ölçünlü dil" deyip duruyordu. "Ölçünlü dil" bildiride çok fazla geçmeye başlayınca anlayabilme yetimi yitirdim ve bir süre sonra da dikkatim dağıldı ancak kadın ısrarla "ölçünlü" deyip...
more...
- Can Ince
Valla bilemiyorum artık kim diplomasını ne yapar, kim "asıl" ne kadar yabancı kelime kullanırsam konuşmalarımda o kadar entelim havalarıyla panelden panel koşar, beynini yabancı kelimelerle doldurup annesine hi momy'e kadar götürür işi... Ancak bildiğim bir şey varsa; Atatürk ne dilbilimcisiydi, ne de iki kelime uydurayım da zihnime kan gitsin derdindeydi, ne de Geometri ustasıydı. Ama...
more...
- Kerem
Emre, bunu bana sorma: Örneklerin iyiliğini ya da kötülüğünü bilecek gibi bir otorite olduğumu sanmıyorum. Örnek, örnektir.
- Can Ince
ve o hoca da iyi ki ölçünlü demiş. Destekliyorum, ne kadar çok deney yapma cesareti olursa o kadar çok deney, ne kadar çok deney olursa o kadar çok potansiyel genişleme imkanı. Düşünceye ve dile ket vurmak yerine bolluğu destekleyelim. Dil elbet kendi yolunu bulur. Başarısız olmamanın en kestirme yolu hiç denememek.
- Emre Sevinc
Kerem: yabancı sözcük ("kelime" miydi?) kullanmak peşinde değilim. İyi-kötü aksi fikirlerle dolu bir kaç yayınım da hasb-el kader olmuştur ve keşke hepimizin elinde de Atatürk'ün sahip olduğu "toplumsal deneme-yanılma" olanağı olsaydı da deneyip, yanılıp, öyle tartışsaydık. Tubitak'tan Luigi-Luca Cavalli-Sforza'nın "Genler, Halklar ve Diller" diye bir kitabının çevirisi çıkacak bu ara....
more...
- Can Ince
Kişisel fikrimizce doğru değildi demek yerine düpedüz bilimsel kriterlere göre saçma şeyler yapılmıştır desek?
- Emre Sevinc
Bir parantez açayım: Vakti zamanında 'closure' sözcüğü gibi melek görünümlü bir şeytana Türkçe karşılık bulmaya çalışmış, Usenet'te Fransızlar ile Almanları birbirine düşürmüştüm (istemeyerek). Başarılı oldum ya da olmadı, bu tartışılır ama çok keyifli bir çaba idi, bana saç baş yoldurdu ve gene olsa gene yaparım.
- Emre Sevinc
Emre: Dil kimsenin tekelinde değil. Kendine ait alanda istediğini, istediğin gibi yazarsın ve buna itiraz edenin günahı olmaz,zira bildiğin aptaldır. Ancak yukarıdaki örnekten devam edersek, "ölçünlü" ifadesini kullanırken dinleyiciyi kaybetmeyi göze almış olman gerekir. Ancak, herkesin okuyacağını bildiğin ve yalnız sana ait olmayan alanda yazarken ilk ölçüt anlaşılabilirlik olmalı; sevdiğin sözcük denemelerini yapmak değil.
- Can Ince
Atatürk konusu dokunulmaz. Benim için de, bir çok kişi için de. En kötüsünü yapmış olsa bile insan toz kondurmak istemiyor. Closure konusuna gelince: Adamlar kendi dillerinde bir şey bulamayınca -hatta ingilizce'de bile tam yerine oturmayınca- "lambda" deyip geçmeye çalıştılar:)
- Can Ince
iyi de ben 'closure' lafını çevirmek için çaba sarf ederken bunu binlerce kişinin okuyacağı bir teknik makale için yapıyordum (yoksa ne diye dert edeyim ki, kendi kendime anlıyordum ben 'closure' lafını ve sözcüğünün karşılık geldiği teknik durumu)
- Emre Sevinc
Dokunulmaz demeyelim hiçbir şeye, her şeye dokunulur, her şey eleştirilir. Yegane yol göstericimiz bilimdir ve sertçe, acımasızca yapılan bilimsel testlerdir, doğa gözlemleridir.
- Emre Sevinc
lambda lafı bir şeyi yerine oturtamamak ile alakalı değil ki, kökeni bir matematiksel biçimciliğe dayanıyor ve matematikte de bu tür şeyler yapmak sıradan bir durum http://en.wikipedia.org/wiki...
- Emre Sevinc
Olmayan bir karşılığa doğru çeviri yapamazsın. Ya uyduracaksın, ya da olduğu gibi bırakacaksın. Uydurmak da bilimsel bir makalede yukarıda anlattığıma benzer sonuçlar doğuracağından, olduğu gibi bırakacaksın. Atatürk hakkındaki "dokunulmaz"dan kastım, hakkında eleştirilebilecek bir nokta varken, bunu söylemenin benim -ve bir çok kişi- için kolay olmadığıydı. Yoksa Osmanlı hurufatını...
more...
- Can Ince
Tamam işte: adam kendi dilinde olmayana çeviri yapmaya uğraşmamış ve olana geri dönmüş lambda örneğinde. "class" örneğinde olduğu gibi. ama nedir? yanlıştır.
- Can Ince
Tek bir harfin nesini çevirsin? λ'nın Türkçesi nedir? λ'nın İngilizcesi nedir?
- Emre Sevinc
Abi burada harften değil, harfle ifade edilen matematik kavramdan söz etmiyor muyuz, yoksa ben çok mu yorgunum?
- Can Ince
O kavram hiçbir dilde yok diyelim o halde, sadece matematikte var, (dolayısı ile her dilde var demek gibi bir şey bu). Dolayısı ile yine kötü örnek demek durumundayım.
- Emre Sevinc
Ben Atatürk'ü siyasi bir meta olarak buraya taşımadım, O'nun ardından salvo yapmak da değildi niyetim. Madem bilim diyoruz, somutluk diyoruz, öyle bilmem neyşın bilmem neyşır hebe hübe diyerek teknik hayatıma devam etmek hoşuma gitmiyor sadece. Eyvallah, teknoloji insanıyız ancak neden mantıklı bir şekilde, belki biraz amatörce kendi dilimize katkımız olmasın? Asıl tehlike teknoloji ile...
more...
- Kerem
Tamam da, aslında aynı şeyi başka açılardan söylüyor gibiyiz: Benim ifadem "lambda'ya kaçtıkları" şeklinde özetlenebilir sanırım; sen de şimdi "matematiğe kaçtıklarını" söylemiş oluyorsun.
- Can Ince
Hadi o matematik, şimdiki meydan okumaya ne buyrulur: 'connectome', hadi bunu çevirelim bakalım http://en.wikipedia.org/wiki... (zevkli olacağa benzer ;-)
- Emre Sevinc
Bu arada closure kelimesine kolayca 'nihaye' diyebilirdiniz. Gerçi hangi alanda 'kapanış' demekten kaçındığınız bilmiyorum.
- Kerem
@Kerem: Söylediklerinin Atatürk'le ilgili bölümü ile ilgili bir ithamım ya da yargım olmadı. Düşüncelerinin temelden yanlış olduğunu da düşünmüyorum. Sonuç olarak bu hepimizin konuştuğu bir dil (aslında hepimiz kendimize göre özelleştiriyoruz ama baktığın vakitte birbirimizi anlayabildiğimiz bir ortak yapı var.) ve hepimiz dilimizi istediğimiz gibi kullanmakta özgürüz. Buradaki sorun da...
more...
- Can Ince
"nihaye" hem türkçe değil, hem de bir çok yazılımcı için closure'a göre daha az anlaşılır.
- Can Ince
benim tanıdığım her dilbilimci "connectome" gördüğü yerde "bitişke"yi yapıştırır, hiç birimiz de bir halt anlamayız:)
- Can Ince
Halbuki connectome desem ne güzel herkes anlayacak, değil mi? (Bitişke fena başlangıç noktası değil, düşüneyim ben biraz.)
- Emre Sevinc
Hayır illa çevrilecekse diyorum, kapanış veya nihaye denilebilirdi. Hem 'Öz Türkçe' demedim, Osmanlıca Arapça, Farsça artık herneyse. Maksadım bir adım daha beriye alabilmek kelimeyi, biraz daha bizim kullandırklarımıza yaklaştırmak. Artı insanlar şunu anlayorsa nihaye kelimesini de anlayabilirler bence. 'Nihayet gelebildin..!'
- Kerem
@Kerem, 'nihaye' demedim ki ben hiç. Kapanış demiş olabilirim, fazlamesai.net'teki Lisp makale çevirilerine bakmam lazım.
- Emre Sevinc
@fka: hoşgeldiniz. Burada kimseye karışmadan tartışabiliriz. hayır, "dizge" ile ilgili hatalı değildim; yalnı başkasının feed'ine daha fazla tecavüz etmek istemedim.
- Can Ince
Ne güzel, bir aday daha çıktı! Kapsanım! Diğer aday: Kapanış. Bir de 'Nihaye' var.
- Emre Sevinc
Dizge; sistem bu arada. String = dizgi. Tartismayi bilmiyorum ancak "katar" karsiligi ancak C-string icin gecerli bir karsilik olabilir.
- Burak Gürsoy
bir de, bir sözcüğün yerine diğerini koyarken en azından anlaşılırlık ilkesini gözetmek lazım. connectome'un ne olduğunu Emre'nin linkinden öğrendim. Daha önce bilmiyordum ve işkembe-i kübradan bir şey uydurdum. Closure için de "kapsanım" uymuyor. "Kapanım" belki?
- Can Ince
Yahu string'e karakter dizisi desek dilimizi eşek arısı mı sokar? (Ben küçükken öyle öğrendiydim, şimdi düşünüyorum hala ters gelmiyor. Ya da anlaşılmaz. Ya da süper yanıltıcı filan.)
- Emre Sevinc
"Damga" dizisi :) olabilir ama string==dizi sadece C gibi alt duzey dillerde gecerli
- Burak Gürsoy
:) Türkçe'ye çevirmek konumuz Emre Bey. Karakter de yabancı. Dizge en iyisi bence, el ip demiş biz dizge diyoruz.
- Kerem
Yani en azından "closing" ile "closure"u ayırmak lazım. en iyisi "kapanım". ben dedim oldu(!) Bana göre closure hala closure'dır.
- Can Ince
Can Ince, niye ayırmak lazım olsun ki, 'core', 'kernel', 'seed', vs. hepsine çekirdek deyip bağlamdan çıkarmıyor muyuz hangisi olduğunu? (mesela yani... tamam bu da kötü örnek olabilir ama...)
- Emre Sevinc
Kelimelerin değil n+1, n^n karşılığı da olabilir, önemli olan en uygununu bulmak.
- Kerem
emre ve fka aynı anda: hem seed, hem kernel ve hem string hem array için aynı sözcükleri kullanacaksak, hepsine "ahmet" diyelim gitsin. Cümle içindeki anlamdan çıkarırız:) Abicim, buradaki amaçlardan biri dili zenginleştirmekse, bu aynı sesbirimlere daha fazla farklı anlam yükleyerek olmaz.
- Can Ince
İşte o yüzden string=dizge, array=dizi diyoruz.
- Kerem
Hani Red Kit'lerde de vardir (buradaki yas ortalamasini bilmemekle beraber); eski baski makinalarina harfler tek tek dizilerek cumleler oradan da paragraflar ve sonunda gazete (veya kitap) olusturulur. Sayfa duzenine halen dizgi deniyor ama asli bu. Dolayisiyla string = dizg(i) guzel bir karsilik bence.
- Burak Gürsoy
Can İnce, atom çekirdeği, çekirdek aile, elma çekirdeği, işletim sistemi çekirdeği, matematikte bilmem ne kohomoloji grubunun çekirdeği... ifadeleri ile ne gibi bir sorun yahut dilde nasıl bir fakirleşme yaşıyoruz? (ha hepsine vakti zamanınd apayrı sözcükler karşılık getirmiş olsa idik, doğal dil işleme ile ilgilenen biri olarak çok mutlu olurdum, o ayrı ;-)
- Emre Sevinc
Emre: Aslında senin örneklerinde de görüldüğü gibi bayağı fakirleşme yaşıyoruz. Ben örneği genişleteyim: "çekirdek" yerine "Osman" diyelim ve farkı görelim: "İşletim sistemi Osman'ı", "elma osmanı". Çekirdek sözcüğü sana alışıldık geldiği için sorun yok gibi görünüyor ancak sorun var. Elalem bizim çekirdek dediğimiz seksen türlü şey için seksen değişik nitelendirici isim üretmiş.
- Can Ince
@Burak; Yalnız Türkçe'de fiilden isim, isimden isim vs. kurallar vardır yeni kelimeler üretirken. Bu açıdan baktığımda kulağa çok tanıdık gelmedi sizin oluşturduğunuz kelimenin yapım tarzı. Ancak olabilir de, bilemiyorum.
- Kerem
Söylemek istediğim, bir isim bulmak zorundayız. Fiil de isim olamaz. Bölmekten bölge, dizmekten dizge. Dizgi fiil oluyor zannımca.
- Kerem
çekirdek yerine Osman demeyelim lütfen ;)
- Osman Orhan
@Burak: Kavramların birbirine çok benzediği doğru ancak array ve string birbirinden kesin çizgiyle ayrılması gereken kavramlar. Birine dizge, birine dizi deyince ben sorarım: "Array'e dizge mi, dizi mi deniliyordu yahu?" üstelik olmaz ya, "array sistemi" gibi bir ifadeyi "Öz Türkçe" kullanarak nasıl söyleyeceğiz: "Dizge dizgesi" mi?
- Can Ince
Can Ince, yapma lütfen. Osman'ın yol açtığı metafor ile çocukluktan çitlettiğimiz, elmanın içinde, merkezinde gördüğümüz, tohum olarak da bildiğimiz, vs. 'çekirdek'in sağladığı metafor ve çok anlamlılık hali bir midir? Ne alaka Osman? Farklı sözcükler olsa idi sevinirdim diyorum ama olmamış diye bir problem olmadı diyorum. Olan olmuş yani ve sorun yaşamıyoruz. Bu demek değildir ki bundan sonra aynısını yapmak gerekir (yeri gelir benzer yöntemden gene faydalınabilir, o ayrı).
- Emre Sevinc
Emre: Ben de söylediğinin pratikte mümkün olmadığını söylüyorum çünkü avcı-toplayıcı bir topluluktan miras alınan bir dilin üstüne, yerleşik düzene geçtikten sonra komşu yerleşik toplumlardan ödünç alınmış sözcüklerle kurulmuş bir bilim dilinden söz ediyoruz: Olmaz.
- Can Ince
Can İnce, olmayan nedir yahu? Atom çekirdeği mi olmadı? İşletim çekirdeği mi olmadı? Matematikte, cebirde kullandığımız çekirdek mi olmadı (ki ingilizler de 'kernel'a birden çok anlam yüklemiş oluyorlar, matematikteki kullanımı ile bilgi işlem endüstrisindeki kullanımı arasında dağlar kadar fark var, eh, İngilizceyi zenginleştirmek de kolay değil elbet her zaman)?
- Emre Sevinc
walnut kernel = ceviz içi (veya çekirdegi). Bilgisayar terminolojisi gokten inmis degil
- Burak Gürsoy
Burak, korkarım birazdan sana A system based on array of strings gibi bir şey diyeceğim ve bunu Şemsi Paşa Pasajı okunuşu ile zorluk açısından kıyaslamanı isteyeceğim (Pazartesi gecesi olur bu kadar, hoşgörün ;-)
- Emre Sevinc
Dizge dizisinin nesi var? Yağmur yağıyor gibi. Ayrıca string=katar, array=küme olabilir. Sonuçta array'ler yapısal itibarla matematikteki kümelere çok benzer. Yanlış mıyım?
- Kerem
"Katar"in sorunu string="character array" karsiligi olarak dusunulmus olmasi. Devingen dillerde karsiligi olmayan bir tanimlama
- Burak Gürsoy
İyi işte Emre, ben de bunu anlatmaya çalışıyorum: İngilizlerde sesteş bir çok kavram var diye bizde de mi olmalı? Öyleyse herkese ingilizceleri de yeter. Sen yukarıdaki bahsedildiği gibi, bir "bilgisayar" sözcüğünü üretmekteki başarını sürekli ve yaygın kılabiliyorsan çaban bir işe yarar; yoksa beyhudedir. Affınıza sığınarak, bu durumda dilbilimde "yatay aktarım" denilir ve herhangi...
more...
- Can Ince
@Emre "dizgi dizileri uzerine kurulmus dizge" oldu gibi :)
- Burak Gürsoy
Kerem: yağmur ve yağmak zaten aynı kökten geliyor. Dizge dizisi ise alakasız. Zaten demin de söz ettiğim gibi, aynı sözcüğün varyasyonları üstünde oymaka dili zenginleştirmez. Kaynak dildeki anlam alanını bire-bir karşılayacak ya da daha iyisi genişletecek bir sözcük-kavram bulunabiliyorsa, bu en iyi durumdur. Yoksa, işi zaman bırakmak gerekir.
- Can Ince
@fka: Bilgisayar sözcüğü ile ilgili, yukarıda aktardığım "dilin bir otorite tarafından değiştirilmesi" hususuna başvurun. (bakın)
- Can Ince
Yapmayın Can Bey! Dizge dizisi nasıl alakasız şeyler, aynı kökenden sözcükler değil mi? Benim kaçırdığım bir yer mi oldu yoksa?
- Kerem
@fka: "eğer toplum istemiyorsa o dil değişmez." ifadesi kısmen doğru. Aksi örnek için cumhuriyet devrimlerine bakabilirsiniz. "yağmur yağması ve dizge dizisi" eşdeğer değil. Ben de bunu söylediğimi sanıyorum.
- Can Ince
Yağmur örneğinde zaten "yağmak" var ancak diğerinde biri string, diğeri array ve bunlar yağmur ile yağmak arasındaki benzerlikle örtüşmüyor. Ben mi yanlış anlattım?
- Can Ince
Aynı olmadıkları şöyle olabilir sanırım; Yağmur yağıyor ( yüklem var yani cümle), Dizge dizesi (isim tamlaması). Dil bilgisi bakımından böyle farklar görüyorum.
- Kerem
@kerem: gramatik olarak değil, semantik olarak yaklaştığımızı sanıyordum. tümce çözümlemesi açısından elbette farklılar ancak "yağmur yağıyor" ile "dizge dizgesi" arasında fark var.
- Can Ince
Ben fonetik açıdan şık durmadığı kastettiniz sandım.
- Kerem
@fka: Siz cumhuriyet ilk dönemi türkçesini anlıyor olabilirsiniz ve ne mutlu size. Ben hasb-el kader bir kaç yüzyıl daha eski metinleri de anlayabiliyorum, ancak takdir edersiniz ki bizim durumlarımız biraz özel: isterseniz size çok değil, yüz yıl öncesinden bir metin göndereyim (osmanlı alfabesi, ne gam! nasılsa herkes anlıyor) ve arkadaşlarınıza bir gösterin. Öte taraftan yüz değil,...
more...
- Can Ince
Etimolojiden de, gramerden de söz etmiyorum. Semantikten söz ediyorum yağmur ve dizge ile ilgili.
- Can Ince
Yalnız alfabe değişimi değil: Alfabe zaten dili değiştirmek için değiştirildi.
- Can Ince
Her ikisi de değişmiş, bu bir gerçek! Kef-i nûnî harfini bilen var mı? Yaklaşık 1.000 sene kullandık biz Türkler.
- Kerem
Ben, siz, etrafınızdaki arkadaşlarınız, ya da bu "entelektüel" denilebilecek tartışmanın taraflarından herhangi biri, velhasıl "eğitimli" sayabileceğiniz küçük bir azınlık o dili kullanmıyor.
- Can Ince
kaf-ı nuni: İlk dönem Osmanlı'da kullanıldığını biliyorum ama elimden hiç geçmedi. Öğrenmek lazım aslında, ama yaş oldu otuzbeş.. Artık tuvalete gitmeyi onutacak yaşa doğru ilerliyoruz. Kaf-ı nuni-kim, ben kim bu yaştan sonra...
- Can Ince
Amma yazmışız. Güzel de konu oldu ancak oradan oraya zıplamaktan bir sonuca bağlayamadık gibi duruyor:)
- Can Ince
@fka: evet, yazdıktan sonra ben de google'a sorup öğrendim ayrıntıları. Şu an benim kullandığım dil, benim dilimdir. Sizin kullandığınız dil ise sizin dilinizdir. Yukarıda da açıkladığım gibi, yalnız burada anlaşılabilir olmak adına hepimizin dilinde "ortak" olan kavramlarla konuşuyoruz. Yoksa emin olun, sizin kendi çevrenizde konuştuğunuz ve benim anlamayacağım şeyler olabileceği gibi, aksi de geçerlidir. Yoksa, monolit bir "türkçe" diye bir şey yoktur. Bu durum her dil için de geçerlidir.
- Can Ince
"yekpare" ? daha anlaşılır oldu mu? bunun da öztürkçe karşılığı tam yok. :)
- Can Ince
Kef-i Nûnî: Türkçe'de de Karahanlılar'dan, Kutadgu Bilig devrinden, T.C. Harf İnkilabı'na kadar kullanıldı. Bilmemeniz imkansız. Şuan bile Anadoluda kullanılan bir seslendirme aslında. Genizden söylenen 'n' harfini ifade ederdi Osmanlı alfabesinde (kef harfi üzerinde paralel bir çizgisi var). "bize göñüllenmeklerün kat'â istemezük". Hatta, güya Anadolu şivesi yapıcam diye kasanların bir sürü dizi filminde duyulabilir. "Ağam saña ne desem ki?" Bildiğimiz düz ne'yi ñe'ye çevirmeye çalışırlar salak salak...
- Kerem
@Kerem: Buradaki biraz farklı: Sizin söylediğiniz guttural ("ny") sesi. Biz ise bir imla durumundan söz ediyorduk. Yoksa "ny" gutturalı hala yaygın olarak orta anadolu'da mevcut. Google'da daha derine inmek lazım.
- Can Ince
aynı ses "Espana" da da var. N'nin üstünde ~ işaretiyle.
- Can Ince
:) Anlaşıldı. Konunun suyu çıkmış:) Ben de bu akşamlık izin istiyorum:)
- Can Ince
Ben static'e ne diycez, hala bilmiyorum. Sabit, durağan, duruk..?
- Kerem
Evet, şaka bi' yana, sadete gelecek olursak; Çevrilebilenler mantık dahilinde ve Türkçe dil kurallarına göre çevrilmeli. Çünkü Türkçe'ye çevriliyor sonuçta, kuralsız da dil olmayacağına göre... Ancak illa çevrilecek diye de, misal asansörü 'katçıkar' olarak çeviricem diye kasmam. Aslında fena da olmadı, katçıkar. :)
- Kerem
Duramadım: statik: sabit olmaz. Bir kere sabit de türkçe değil ("yukarıda anlattım" demekten artık hoşlanmıyorum ancak türkçe konuşan toplulukların yerleşik yaşama geçtiklerinde, bizden daha önce kısmen yerleşik hale geçmiş olan araplardan aldıkları bir kavram "sabit"), ikincisi de, burada ifade ettiğiniz "constant", yine bilgisayar gibi yerleşmiş olan "değişebilir" durumun aksini söylüyor. değişebilir şeylere kod içinde "değişken" diyoruz. o zaman "constant"a "sabit" yerine neden "değişmez" demiyoruz?
- Can Ince
'Invariant'a da değişmez mi diyoruz? (bilemedim)
- Emre Sevinc
Benim Türkçe'leştirmekten maksadım, teknoloji üstündeki bu latin hegemonyasını kırmak bir yerde. Yukarıda da söylediğim gibi, bir adım daha yaklaştırabilmek batından doğuya deyimleri. Bu da bu alan yabancı olanlara daha anlaşılır kılacaktır bizim jargonumuzu. Ben şahsen zaman zaman zorlanıyorum insanlara web applikasyonları yazdığımı anlatmakta. Sanırım çoğu kişi de yaşıyordur bunu.
- Kerem
"variant"ı bir türlü ben de çeviremedim. "variation" da aynı şekilde. üstelik birini çevirmeyi becersem, aynı metin içinde diğeri geçtiğinde farklılaştırmak gerekiyordu ve iyice dağıldım. "varyant" ve "varyasyon" dedim, geçtim. redaktör düşünsün anasını satayım!
- Can Ince
@kerem: konunun başına dönmüş gibiyiz: "teknolojiyi üreten kavramları koyar" :) en doğrusu yeni teknolojiyi bizim üretip, kavramları da istediğimiz gibi koymamız. elin borozanıyla gerdeğe girmeye çalıştıkça biz bu tür tartışmaları daha çok yaparız:)
- Can Ince
Ben elin borazanına ilgi duymadığıma göre, teknoljiyi de alırım çevirisini de yaparım. Çeviremesem bile çevireni de yadırgamam. Öfff iğrençsiz sen varya demem. Düzgün yapabiliyorsa helal olsun derim, gerektiği yerde de o çevirisini kullanırım. Teknolojiyi onlar üretiyor diye, hardcopy :) onlara benzeyeceğim diye bir kaide sahibi değilim.
- Kerem
fka: Türkçe'nin geçmişini bin yılla sınırlamadığını ve söz gelişi söylediğini varsayarak anlatayım: Türkçe, bizim anladığımız anlamda "Türkiye Türkçesi", evet, belki son bin yıldır değil ancak, son sekizyüz yıl kadardır gelişiyor. Türkler Anadolu'ya geldiklerinde etraflarında bilim dili olarak kullanabilecekleri iki örnek vardı: Grek ve Arap. Greklerden Türk kültürüne geçmiş çok şey...
more...
- Can Ince
Valla işin özü şu ki; herkes kendi kültüründen daha iyi bir şekilde başka kültürü öğreniyor-özümsüyor, kendi dilinden daha iyi bir şekilde gidip ya yabancı bir lisan öğreniyor ya da bir programlama dilini. Sonra da öğrendiklerini kendi zihninde özütemiyor. Bence başka açıklaması yok bunun! Kendi diline bildiklerini çevirecek kabiliyete sahip değil kimse. Varsa da umrunda olmuyor şahsın,...
more...
- Kerem
Bu arada herkesin üzerinde antisemitik (Arap düşmanlığı) faşizanlık mevcut sanırsam az da olsa... Nasıl olsa onlardı bizi 1. Cihan Harbi'nde sırtımız vuranlar (sadece Suud Arapları yani Şerif Hüseyin yanlıları, İngiliz ajanı Lawrence'in milliyetçilik kırkırtmalarıyla). Ancak bir zamanlar böyle davranmış olmaları, yine Araplar'ın içinden çıkan bir Peygamberin Türk'ünü de, Acem'ini de,...
more...
- Kerem
@kerem: anti-semitik yahudi karşıtı demek. Çağlar içinde hiçbir toplum da birbirine düşman olmaz. Churchill'in dediği gibi: "Milletlerin dostları yoktur; çıkarları vardır." Arap peygamberinin neyi adam edip neyi edemediği, ya da toplumların gelişmesinden neyi götürüp götürmediği ya da onun öğretisinden hareketle Arapların kuzey afrika'dan çıkıp endülüs'e kadar nereyi talan edip etmediği...
more...
- Can Ince
@fka: Abicim, rahat ol. Kimse kimseyi hiç bir şeye zorlayamaz. Ben sana "bu vakitten sonra konuştuğun dilde şunu kullan" desem kullanacak mısın? Dildeki yatay gelişme -dikey gelişmede olduğu gibi- ancak ve ancak kullanılan sözcük, yerine daha önce kullanılan sözcükten daha çok iş görebiliyorsa başarılı olur. Aksi durumda zaten bir şey olmaz. Üstelik görebileceğin gibi, yüz küsur mesajın...
more...
- Can Ince
hami-sami ayrımına dikkat. dağıtmayalım
- Can Ince
ecnebiler "semitik" diyorlar genel olarak ancak bu dilbilimsel olarak bir üst-aile ve bu aile temelde "Na-dene-Indo-Sino-Kafkas" en üst ailesinden M.Ö. 40.000 yılı dolaylarında ayrışmış. Çince (Sino) bile bu aileden; düşünün. Daha sonra, (M.Ö. ikinci binyıl) hami ve sami ayrışıyor. Uzun uzun anlatmayayım da: kısaca değil: günümüzde anti-semitik, "yahudi karşıtı" demek.
- Can Ince
siz google edin ancak bu konuda google benim:)
- Can Ince
Şalom ile Selam arasından çok fark olmadığını azıcık fonetikten anlayan bilir. Ayrıca anti-semitizm Naziler'in Yahudi soykırımından sonra Yahudi karşıtlığı olarak kullanılmaya daha doğrusu Yahudi karşıtlığı olarak lanse edilmeye başladı. Normalde anlamı Arap düşmanlığıdır. Artı 40.000 sene öncesinde milletler böylesine gruplaşmış halde değildi. Milletleşme ancak herkesin de aşina olduğu...
more...
- Kerem
Off. Tamam, konu dağıldı ve günah benden gitti: "Millet" kavramı zaten Fransız deviriminin bir icadıdır. Daha önce de "şu millettten", "bu milletten" denilirdi ancak buna dair bir "ulusal bilinç", 16. Lui'nin kafasının uçmasıyla paralel. Araplarla Yahudilerin düşman olması da, Yahudilerin 19. yüzyıl sonunda (1895 herhalde) bir kongre toplayıp siyonizmi hayata geçirmeleriyle, hatta...
more...
- Can Ince
Aslen tevrat'a göre ismail'den olanlar arap, ibrahim'den olanlar yahudi. çok zor değil.
- Can Ince
Siz yani Yahudi milliyetçiliğini 19. yy'dan sonra mı çıktığını iddia ediyorsunuz?
- Kerem
Ben bir şey iddia etmiyorum. İlk siyonist kongrenin 1895'te toplandığını söylüyorum. Bunu söylemek için de google'a ihtiyacım yok; gördüğünüz gibi laf yetiştirmekten google'a bakacak vaktim de yok:)
- Can Ince
E bi' 40.000'lere gidiyorsunuz, bi' 19. yy'a geliyorsunuz. Bi' şey anlayamadık doğrusu... Bu antisemitizmi nereye isnat ediceksiniz karar verin artık.
- Kerem
@fka: her şeyin aslının doğru olduğunu savunsaydım ve söylediklerimde haklı çıksaydım dünya belki daha yaşanılır bir yer olurdu ancak ne yazık ki herkes yanılabiliyor. ancak bu durumda yanıldığımı söyleyemeyeceğim: örneğin "saymak" ne demektir? bugünkü anlamını elbette biliyorsunuz (her iki anlamını da) peki eskiden ne demekti? Buradaki sorun doğruluk değil. Dilde "anlam kayması" denilen bir durum var.
- Can Ince
@Kerem: Nerede "Müsnid" olmasını istiyorsanız oraya edeceğim. :) Bir yere yerleşmesi gerekmiyor. Sözcükler insanlar gibidir: Doğarlar, büyürler ve ölürler. Sizin "isnad" sözcüğünüz gibi. Ben "müsnid" olmasam, nerede yaşayacak?
- Can Ince
İsnad oldu isnat, Türkçe'ye girerken sertleşiyordu. :)
- Kerem
Dil hepimiizin malı. Ve aynı zamanda hepimize ayrı ayrı ait. Öte taraftan, kendimize has dillerimizi çocuklarımıza bırakacağız. Bu açıdan, genel olarak dillerin nasıl işlediği ve nasıl ve hangi etmenler altında değişikliğe uğradığını iyi bilirsek, en azından kendi kullandığımız dilin de aynı oranda hakimi olabiliriz ve çocuklarımız da, daha iyi bir dil konuşarak yetişirler. Yoksa günümüzde kullandığımız dil ile ilgili ayrıntılar için bile google'a gitmek zorunda kalıyorsak işimiz yaş demektir.
- Can Ince
Şunu tartışıyoruz; sizin 'string' olarak alıştığınız hatta yıllar boyu kullandığınız kelimeyi birisi 'dizge' olarak çevirirse bundan iğrenmek gibi bir hakkınız olmadığını.
- Kerem
O zaman yanlış şeyi tartışıyormuşuz: Ben "dizge"den iğrenebilirim ve siz kullanmaya devam edebilirsiniz zira.
- Can Ince
Üstelik de benim neye hakkıkm olup neye olmadığını da ne siz, ne başkası, hatta ne de cumhurbaşkanı sorgulayabilir benim konuştuğum dille ilgili ve aynı sizin için de geçerlidir.
- Can Ince
he he: sizi kandırmak istesem bu tartışma herhalde bu kadar uzamazdı:) İthamlarınıza dikkat edin.
- Can Ince
Kafası çalışan kişiler olduğunuz kesin, yoksa burada ne benim ne de sizin işiniz olabilir. Ve kafası çalışan kişiler birbirlerinin kandırılamayacağını zaten öğrenmişlerdir.
- Can Ince
"Üstelik de benim neye hakkıkm olup neye olmadığını da ne siz, ne başkası, hatta ne de cumhurbaşkanı sorgulayabilir benim konuştuğum dille ilgili ve aynı sizin için de geçerlidir." bu ifadem yanlış anlaşılmaya açık, belki bu yüzden söylediniz: buradaki ifade, "ne sizin, ne de benim dilime kimse karışamaz" minvalinde idi.
- Can Ince
İyi o halde! Biz kendi dilimizin gelişimine naçizane katkıda bulunarak ferah ferah yaşayalım. Siz de kendi elit kavanozunuzda, piç etmeyin-ellemeyin ecnebice kelimeleri felsefesiyle yaşamaya devam edin. Her ne kadar anti-semitizm kelimesi 19. yy'da ortaya çıktı diyor olsa da insan, dilbilimi diplomasına sahip olabiliyor; ancak her insana nasip olmuyor işte insanlara faydalı olmak. Kendisi için yaşayıp kendisi için ölenler de oluyor bu dünyada... Hoş kafası çalışan insanın düşeceği durum olmasa da...
- Kerem
Abi bu kadar mesaja web sitesi kurardık. Konu zaten sizin-benim tartışıp bitiremeyeceğimiz kadar geniş. Ancak ne yazık ki bu tür konular hep kısıtlı çevreler arasında tartışılıyor ve sonuçta ortaya php manual gibi ucubeler çıkıyor. Bu tartışma üç yıl önce olsa durum daha farklı olabilirdi. Bu konuyu friendfeed dışında daha derli-toplu ve herkesin aradığını bulabileceği, bir taraftan da...
more...
- Can Ince
Bence bunlar taban oluşturuyor. Ancak 1000 kişi gördüyse, %99'u kapadı feedi, eminim. Nasıl olsa hiçbir şeyi sorgulamadan 'ot' yaşamaya alış(tırıl)mış insanlar... Boş bir geyik oldu mu, yüzlerce post görmek mümkün altında.
- Kerem
İyi kuralım o zaman bir site. Madem geliştirmeye kararlıyız. Host benden, isme karar verin.
- Kerem
@kerem: ben ne diyorum, sen ne diyorsun! Elit mi diyorum, mankafa mı? Şuradan adam gibi bir şey çıkarmaya çalışıyoruz. Kavga edeceğimize, "şurada bir ton fikir toplandı, bunları değerlendirelim" demiyoruz. Kim halı ya da haksız olursa olsun (ki herhangi bir tartışmada 100% haklı olmaz) şurada uzun süredir buralarda kimsenin yapmadığı kadar kaliteli bir tartışma yaptık ve üstelik veri de topladık, değil mi? Bizi bundan sonra biri tutarsa, o zaman asıl kızmamız gereken zaman olur.
- Can Ince
Abi burdan bakınca elitizm olarak anlaşılıyor, kusura bakma. Ya da kafam basmıyor artık bu saatten sonra. Tüm gün oryantasyonda geçirdim vaktimi. Bi' şey yapıcaksak olsun artık.
- Kerem
Boş abi baktım alan adı. Şimdi biri ibnelik eder alır ismi. Bilmiyo musun ortamı...
- Kerem
Bir de inv. gönderdim. Herhalde artık mürüvvetimizi görürüz:)
- Can Ince
Ha bu arada, bu işe giriyoruz çünkü, bi' iki kişi php.net'te yazıyor kimisi saçma sapan kelimeleri, sonra uğraşıyoruz burada sabahlara kadar dil elden gidiyor diye.
- Kerem
php.net bir örnek olabilir ancak ben daha geniş olarak: "işe sağduyunun el atması" olarak bakıyorum zira ben tek başıma yanılabilirim. herkes yanılabilir. ancak herkes toplu halde yanılamaz. yanılsa bile en azından uzlaşmış olur.
- Can Ince
@kerem: gelmedi mi abicim inv? can (at) logikit (nokta) net
- Can Ince
Evet, zaten bir işte muhalefet yoksa o işte suspect vardır. Bunu da çevirelim bir ara. :D
- Kerem
Güzel bir tartışma oldu. Ben de katılan herkese teşekkür ederim.
- Can Ince
Logikit::Framework http://framework.logikit.net 1.0.3 el altından geliştiricilere dağıtılmaya başladı. Bu sürüm yalnız geliştiricilere/katkı sağlayanlara dağıtılacak ve çıkacak 1.0.4'ün bir üst modeli doğrudan uçak olacak. LF geliştirmesinde rol almak (kodlama, bug fix, belgelendirme, makale ve diğer) isteyen arkadaşlar bana mesaj gönderebilirler.
@Can teşekkürler, işallah open source programming daha çok gelişir türkiye de.
- Ersin Güvenç
Açık kaynağın, Türk yazılımcılar tarafından bu kadar ileri götürülmesi gurur verici. Türkiye her alanda güçleniyor.
- Yusuf Doru
çok ileri götürdüğümüz söylenemez. Bu gibi projelerin dışında... -ki bu projelere bile destek verecek yeterli kişi yok (henüz)- Anlamıyorum dünyada bu işi yapanlardan neyimiz eksik? Neyi yanlış yapıyoruz?
- Osman Orhan
Kişisel gayretlere bakarak tüm bir ülkenin güçlendiğini söylemek doğru bir tesbit olmaz. Framework özelinde, php frameworkleri yıllardır piyasada mevcut ancak ülkemizden çıkmış framework sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Hala genellikle teknolojiyi üreten değil, tüketen adamlar konumundayız.
- Can Ince
Sadece php üzerinde değil, diğer teknolojilerle de yapılan büyük projeler var. Örneğin http://www.civilizationofottoman.com/. Herkesin para derdine düştüğü şu günlerde açık kaynak projelere verilen destek az olabilir. Ama inanma ve çalışma gücünü birleştirdiğimizde, aşılamayacak engel yok. Teknoloji üretememek eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Dediğim gibi çok çalışmalıyız çok.
- Yusuf Doru
Açık kaynak projelerdeki destek eksikliği kişisel gözlemimce daha çok para derdinden değil, 1- açıkça tembellikten 2- "kendini yeterli görmemekten" kaynaklanıyor. Oysa bizimki de dahil pek çok açık kaynak projesinde herkesin elinden yardım gelebilir. Biri belgelendirmede görev alır, diğeri web sitesini tasarlar/yönetir, bir başkası kod yazar, diğeri bug temizler, makale yazar vs. Bir uygulamayı kullanırken "çorbada tuzunun olduğunu" bilmek çok güzel bir duygudur.
- Can Ince
tembellik konusuna katılıyorum, benden mesela türkçe dokumentasyon bekleyenler var oysaki biri çıkıpta demiyorki hulen şunu da ben türkçe ye çeviriyim benimde bir katkım olsun. hiç kimse elini taşın altına sokmaz, benzer projelerde çalışan arkadaşlar bir grup altında toplanmalı bence .. zaten sayı olarak azız, belirli bir projede bütünleşmek gerek.
- Ersin Güvenç
aslında bir "foundation" gerekli? Ne dersiniz?
- Osman Orhan
Türkler tarafından geliştirilen açık kaynaklı projelere ait bir directory iyi bir başlangıç olabilir. İnsanlar tek yerden birçok uygulama hakkında bilgi sahibi olma fırsatı bulmuş olur. Düşündüğünüz zaman Pardus'tan Zemberek'e, Muhasebeciden Turquaz'a, Flash4Lin'e kadar pek çok Türk kaynaklı açık kaynak proje var.
- Can Ince
Ankara Büyükşehir Elektrik Dağıtım; Sözüm sana: "Saat 09:00 -15:00 arası planlı bakım" dedin, elektrikleri kestin. Bir saat sonra bir daha gitti ve yarım saat gelmedi. Sonraki bir saatte yine 15 dakika gitti. Sonraki seferde ne planlıyorsun? Yapamayacaksan bırak.
Logipik projemize sponsor arıyoruz. Bilen bilmeyene anlatsın: Logipik, bir fotoğrafı ya da bir filmdeki snapshotları inceleyerek içeriğin porno olup olmadığına karar veren bir yazılım. Bugüne kadar microsoft ve italia telecom'un dahil olduğu, fakat bunlarla sınırlı olmayan bir ilgiyi yakalayabildik (devamı yorumda)
ancak daha "başarılı" sayılabilmek için yapmamız gereken çok şey ve bunlar için her şeyden önce zamana gereksinimimiz var. Bize bu zamanı sağlayabilecek kişi/kuruluşlar arıyoruz. http://pikture.logikit.net
- Can Ince
can, meraktan soruyorum. kabaca algoritması nasıl oluyor bu programın?
- Serpico
@serpico: dediğin gibi: kabaca oluyor:)
- Can Ince
@altan: sana denk gelmiş:) Ben 10.000 resim ile test ettiğimde sete bağlı olarak 1700-2200 false positive ve false negative alıyorum. Nasıl daha iyi yapabileceğimi (neredeyse 0 hata) de biliyorum ancak çok vakit lazım.
- Can Ince
anlaşıldı sırrınızı ifşa etmek istemiyorsunuz :)
- Serpico
ifşa edecek bir şey yok. daha önce altan da sormuştu ve anlatmıştım: malzemenin rengi belli şekli belli.
- Can Ince
Normal şartlarda web projeleri geliştirerek işimizi ancak döndürebiliyoruz. Oysa Logipik, başlıbaşına bir iş, hatta belki ileride bir sektör olacak. "IT'ye yatırım yapıyoruz." diyen firmaları biz de görmek isteriz.
- Can Ince
@altan: Haklısın. Aslında bana göre hiç bir kullanım alanı yok:) Sabah düşünüp bir sayfa hazırlayalım use caseler için.
- Can Ince
Oy hocam, Elde müthiş malzeme var. İş modelini doğru belirledikten sonra plugin itiniz köpeğiniz olur:)
- Can Ince
from email
"bana sormadan olmaz!" diyen adam anında mesajlaşma fasilitesini açık tutacak, değil mi kunthar hocam?
- Can Ince
bildiğin sinema filmi diye indirdiğim film porno çıkmasın, evet bunu başarabilir mi? :)
- Can PAÇACI
@CanPaçacı: Bunu şu anda başaramaz ve yol haritası içinde başaracak. ama senin bahsettiğin durumda daha ne istiyorsun? :)
- Can Ince
26.07.2010 Logikit, dünyaca ünlü yabancı bir kurum için, hızlı geliştirilecek bir projede görevlendirmek üzere, freelance PHP yazılımcısı arıyor. Proje süresini 150-200 saat olarak öngörüyoruz ve en kısa zamanda başlamak istiyoruz. Seçilen adayla uyum içinde çalışabileceğimizi karşılıklı olarak görürsek, projelerin devamı gelecek. İş tanımı: PHP5 OOP MVC yapısına sahip, özel geliştirilmiş ve kurumda hal-i hazırda kullanılan bir framework (Logikit Framework değil) ile kodlanacak proje. Söz konusu framework açık kaynak kodlu ya da özgür yazılım olmadığından, kod ve proje gizliliği önemli. Yazılımcı: - PHP 5'e hakim, - OOP'e vakıf, - Hızlı öğrenen, - Belgelendirme okuyup anlayabilecek kadar ingilizce bilgisine sahip, - Projeye hemen başlamak için engeli olmayan, - İletişim yetenekleri kuvvetli ve kendi kendini motive edebilen, - Skype ve/ya Gtalk üstünden sesli iletişim için ulaşılabilir, - Haftalık değerlendirme toplantıları için Ankara'da hazır bulunabilecek, - Tercihen Jquery ve MooTools'la ilgilenmiş bir kişi olmalı. İlgilenenler iletişim sayfamızdan bizle iletişime geçebilirler.
- Can Ince
from Bookmarklet
Son günlerdeki Youtube’a erişimin IP tabanlı olarak engellenmesine dair endişe verici gelişmeler beni, uzun süredir yazmak istediğim bir yazıyı iş-güç arasına sıkıştırmaya itti. Bu yazı iki bölümden oluşuyor: 1- Günümüz Türkiye’sinde internet özelinde vatandaş-devlet dengesi ne durumdadır? 2- Vatandaş yasal olarak özgürlüğünü nasıl savunur? Yalnız “ben Youtube’da klip izlemek istiyorum hoca; ben keyfime göre takılabildikten sonra çakmışım gerisine!” diyenler yazının birinci bölümünü atlayıp doğrudan ikinci bölüme geçebilirler. Birinci bölüm düşünsel, ikinci bölüm tekniktir ve Tor Project ile kişinin, kendi girmek istediği siteleri yine kendinin nasıl belirleyebileceğini anlatır. Geri kalanlar için ilk bölüm: Günümüz Türkiye’sinde internet özelinde vatandaş-devlet dengesi ne durumdadır? Konuyla ilgili herkes biliyor ancak anımsatmakta yarar var: 5651 sayılı bir yasa var ve internet ülkemizde bu yasa uyarınca “düzenleniyor”. Bazı internet sitelerinin yasaklanması uygulaması, bu yasa...
more...
- Can Ince
from Bookmarklet
Son günlerdeki IP tabanlı Youtube’a erişimin IP tabanlı olarak engellenmesine dair endişe verici gelişmeler beni, uzun süredir yazmak istediğim bir yazıyı iş-güç arasına sıkıştırmaya itti. Bu yazı iki bölümden oluşuyor: 1- Günümüz Türkiye’sinde internet özelinde vatandaş-devlet dengesi ne durumdadır? 2- Vatandaş yasal olarak özgürlüğünü nasıl savunur? Yalnız “ben Youtube’da klip izlemek istiyorum hoca; ben keyfime göre takılabildikten sonra çakmışım gerisine!” diyenler yazının birinci bölümünü atlayıp doğrudan ikinci bölüme geçebilirler. Birinci bölüm düşünsel, ikinci bölüm tekniktir ve Tor Project ile kişinin, kendi girmek istediği siteleri yine kendinin nasıl belirleyebileceğini anlatır. Geri kalanlar için ilk bölüm: Günümüz Türkiye’sinde internet özelinde vatandaş-devlet dengesi ne durumdadır? Konuyla ilgili herkes biliyor ancak anımsatmakta yarar var: 5651 sayılı bir yasa var ve internet ülkemizde bu yasa uyarınca “düzenleniyor”. Bazı internet sitelerinin yasaklanması uygulaması,...
more...
- Can Ince
from Bookmarklet
Çok ilerletmişim. Artık kendi kendime satranç oynarken zorlanıyorum.
PHP was released by Rasmus Lerdorf on June 8, 1995. His original usenet post is still available online if you want to examine a computing artefact from the dawn of the web. Many of us owe our careers to the language, so here’s a brief history of PHP…
- Can Ince
from Bookmarklet
"“Her seçim bir kaybediştir.” Jean-Paul Sartre Tedrisat itibarıyla dilbilimci/çevirmen sayılabilirim. (“Aşkın Metafiziği” kitabının başlangıcı gibi oldu ancak ben Danzig’li değilim) Doğal dillerle beraber, yapay dillerle tanışmamın da, yaşım/teknoloji karşılaştırmasını yaptığımız vakitte “erken” bir yaşta, televizyonun renkli yayına geçtiği tarihlerde, dokuz ya da on yaşımda (ve kaza eseri) olduğunu söyleyebilirim. “Yapay dil” derken hem Esperanto, hem de Basic ve Assembly’den söz ediyorum. Aynı zamanda Internet’in kavram olarak bile yaşamımızda bulunmadığı, tüm bilebildiklerimizin, aslında bizden daha fazlasını bilmeyen “Sözde Ermeni Kıyımı” yollu “bilgisayar mühendislerinin” çevirdiği boktan kitaplardan ve bir takım ingilizce kitap çevirilerinden edinilmeye çalışıldığı zamanlardan da söz ediyorum."[...]
- Can Ince
from Bookmarklet
CHP 2.0 out. Changelog: - Admin package upgraded. - init processes touched to have a faster bootup.
Scientists in the US have succeeded in developing the first living cell to be controlled entirely by synthetic DNA. The researchers constructed a bacterium's "genetic software" and transplanted it into a host cell. The resulting microbe then looked and behaved like the species "dictated" by the synthetic DNA.
- Can Ince
from Bookmarklet
Her şey Altan Tanrıverdi‘nin Ubuntu üzerine nginx kurulumu yazısını görmemle başladı. Hayır, Nginx’i daha önce görmemiş değildim, ancak Tanrıverdi’yi Apache’den başka bir web sunucusu kurmaya yönelten şey Apache’nin sistem kaynakları açısından “pahalı” sayılabilecek bir sunucu olmasıydı. Apache’de bir web sunucusundan beklediğimiz her şey ve hatta fazlası var. Apache modül listesine (http://httpd.apache.org/modules... ve http://modules.apache.org/) daha önce göz atmadıysanız bir bakın; belki de adını bile duymadığınız, hiç işiniz düşmemiş olduğu için kullanmadığınız bir çok modül olduğunu göreceksiniz. Oysa çoğu LAMP/LAPP programcısı, günlük işlerinde php ve rewrite modulleri dışındakileri kullanmaya pek ihtiyaç duymaz. Elbette asla yılların eskitemediği dost Apache’ye kafa tutmak için değildi, ancak kafama şu soruyu takmadan edemedim: “Acaba yalnız PHP yorumlayan ve başka hiç bir iş yapmayan bir web sunucusunu yine PHP ile kodlasak nasıl olurdu?”
- Can Ince
from Bookmarklet
Eğlenceli bir iş oldu. Bakalım pcntl desteği verince nasıl olacak? Multi-thread olayını da becerebilirsek daha da eğlenceli olacak. Sanırım performans açısından mantık doğru: client->server->php interpreter->server->client işleyişini client->server->client durumuna çevirmiş oluyoruz zira.
- Can Ince
Ara bilgisi: Geliştirme sürüyor ve apc ile yeni benchmarklar 0.00822.. civarı. Kafam yoruldu ve multi-thread mevzuunu henüz implement edemedim. Bir de isim bulmak lazım artık gerçekten bu hadiseye. "Baba HTTP server" nasıl?
- Can Ince
@altan: Tabii Ada Lawrence da kadın ama zaten ona ithafen "Ada" dili var. Biz daha mütavazı olabiliriz. Bir de: öyle ucundan isim sallayıp kaçmak yok! Tut ucundan superglobal parse işini de sen yap, sonra beraber bir isim buluruz:)
- Can Ince
göstereyim: euclides. cinsel tercihleri hakkındaki dedikodular bizi bağlamaz. sonuçta biz başlangıçta iki boyutlu düzlem bile kullanmıyoruz. euclides bize çok bile. php adını da kullanmak biliyorsun yasak, zaten gerek de yok. üstelik daha "bizden" bir şey olsa isim olarak daha şahane olur. elin iskenderiye'lisinden bana ne? ama bak var bir sinop'lu diogenes, bir efes'li archimedes. en bizdeni "ikiBüyük" olabilir birim olarak rakı cinsinden:)
- Can Ince
Ben ise hepsini deneyip görmek eğilimindeyim. Tabii a-priori multi-process ile uğraşmanın sisteme yük getireceğini görüyoruz. Ama ne kadar yük getirir, tolere edilebilir mi, edilemez mi, deneyip görmek en iyisi:)
- Can Ince
fork ettiğiniz kod parçasının kaynakları kendine has olur, (fork edilen process diğer kaynaklardan habersizdir ve tek başına ayrı bir bellek adresinde çalışır), threadler birbirlerinin durumlarını öğrenebilirler ortak kaynakları kullanabilirler (tabii thread senkranizasyonunu unutmamak gerekiyor bu sırada konu ile alakalı olarak bkz: mutex vs. semaphore) tüm kaynakları paylaşabildikleri için fork kadar pahalı değildirler.
- Timu EREN
multi processing ile multi thread ise farklı şeyler, multi processing genel olarak farklı işler için bir kod yığınını çalıştırmak (fork), thread ise aynı kod yığınını birden fazla çalıştırmak için kullanılan yöntem. php dil olarak bu tür işler için tasarlanmamıştır, bu nedenle asenkron işler, epoll vb. teknikleride kullanamazsınız (belki bir extension yazarak bu sorunu aşabilirsiniz).
- Timu EREN
@kunthar: iyi de, buradaki hikaye "php ile web server yazalım, bakalım oluyor mu?" değil ki! buradaki amaç client->server->interpreter->server->client döngüsünü client->server->client'a indirgeyerek "self-contained" bir PHP sunucusu yazmak. Request "doğrudan" php-cgi tarafından alınıp, işlenip geri gönderiliyor. Ayrıca bir sunucu kullanılmıyor.
- Can Ince
@kunthar: hocam, bu yazıyı yazalı çok oldu. bunun üstüne proje gayet feasible bir hal aldı, hatta makaleleri pembe dizi kıvamında seri yaptım. http://can.logikit.net adresinde gelişmeleri, kodu ve her türlü benchmarkı bulabilirsiniz:)
- Can Ince
@altan: nanoweb'e bu işe daha başlamadan bakmıştım. nanoweb, apache'yi PHP'ye port etmiş. Benim yaptığım farklı.
- Can Ince
Bu arada: "Azra" bende paşa paşa çalışıyor. Yalnız __FILE__ ile ilgili sorunum var constant olduğundan. Üstüne yazmak haliyle mümkün değil ve gösterdiği yer de her zaman sunucu dosyası (azra.php) oluyor. Bunun dışında apd eklentisiyle header()'ı da owerride edip ob_start() ile ob_end_flush() arasında bağırmasını da engelledim. Başka da bir sorun görünüyor. Benchmarklar da (sizin de kendi makinelerinizde tekrarlayabileceğiniz gibi) hem nginx hem de apache'den üstün. Yeni bir makale vakti gelmiş demek ki:)
- Can Ince
Nano tamamen farklı bir iş yapıyor. Rewrite nano'da problem olur zira adam normal bir web sunucusu ne yappıyorsa onu yapıyor: request'i alıyor, php ise php'ye, python ise python'a gönderiyor, sonucu alıp client'a iletiyor, vs. Bende öyle bir sorun yok: .htaccess'de yapılan işler için de include edilen bir php dosyam var (include'dan korkmamak lazım; 0.00001 saniye alıyor) ve yine PHP ile her türlü erişim, rewrite vs işini native olarak çözüyorum.
- Can Ince
@Osman: XCache denemedim ama APC'yi kullanıyorum şu anda Azra ile.
- Can Ince
@altan: http://can.logikit.net/2010... bu yazıda .configHandler (.htaccess muadili) dosyası örneği var ama biraz değişti. Kod da artık ufaktan Launchpad'lik kıvama geldi. Toparlayıp, adam gibi bir proje haline getirecek vakti ilk bulduğumda yazıyı da yazacağım.
- Can Ince
PHP-Pcntl süreçleri çatallamak (~fork) için gerçekten önemli bir eklenti, ancak ne yazık ki PECL paketi yok. Hazır bir deb paketinin el altında bulunmasının faydalı olacağını düşündüm. Buradan indirebilirsiniz.
- Can Ince
from Bookmarklet
PHP-Pcntl süreçleri çatallamak (~fork) için gerçekten önemli bir eklenti, ancak ne yazık ki PECL paketi yok. Hazır bir deb paketinin el altında bulunmasının faydalı olacağını düşündüm. Buradan indirebilirsiniz.
- Can Ince
Koskoca dünya çimpiyonatı oynanırken ben de bir-iki kelam etmek istedim. Şimdi Fuat Bahmanoğlu burada olsa herhalde şuna benzer bir şey söylerdi: “Mene bilyond vermenize gerek yohtur. Anand’ı da Topalof’u da sol elimle utaram! Gasparov çekilende meydan boş galmıştır. Her kim ki dünya çimpiyonu olmah ister, önce Gasparof’la vuruşmalıdır! Bunlar zayıftır zayıf!” Gerçekten de şampiyonada, biraz daha “şova [...]
- Can Ince
Koskoca dünya çimpiyonatı oynanırken ben de bir-iki kelam etmek istedim. Şimdi Fuat Bahmanoğlu burada olsa herhalde şuna benzer bir şey söylerdi: “Mene bilyond vermenize gerek yohtur. Anand’ı da Topalof’u da sol elimle utaram! Gasparov çekilende meydan boş galmıştır. Her kim ki dünya çimpiyonu olmah ister, önce Gasparof’la vuruşmalıdır! Bunlar zayıftır zayıf!” Gerçekten de şampiyonada, biraz daha “şova yönelik” geçmiş olan dördüncü parti dışında, oyunların çoğu oldukça sıkıcı, iki tarafın da kazanmak için fazla risk almadığı mücadeleler tarzında geçiyor. Oynanacak oniki oyunun sonunda, Topalov daha fazla puanla bitirirse yeniden dünya şampiyonu olacak. Anand kazanırsa unvanını koruyacak. Eşitlik durumunda tie-break’e gidilecek. “Bu yazı yazıldığı sırada sekizinci oyun oynanıyor ve Anand ilk yedi oyun sonunda 4-3 önde”.. diyordum ki, siyahla oynayan Anand, ters renkli fil finalinde beklenmedik bir şekilde terk etti. Konum kayıp olabilirdi ancak Ali İpek’in deyimiyle “daha çok oyun...
more...
- Can Ince
from Bookmarklet
"Ubuntu 10.04 dün yayınlandı ve Karmic’ten altı aydır az çekmemiş olan ben, henüz web sitesinde resmen duyurulmamışken repoda kararlı sürümü görür görmez yükseltme işlemine başladım. “Vuzuh Vaşak” demek suretiyle herhalde 16.10 sürümü civarına yükseltme yapmış gibi görünmüş oldum. * Pencerelerde “kapat”, “küçült”, “panele indir” ikonları sola kaymış. Bana güzel göründü ancak hemen belirteyim: alıştığınız sağda görünen duruma dönmek mümkün ve şu belgede anlatılmış. * Gözle görülür şekilde daha hızlı boot ediyor. * Karmic’teki bugların hemen hepsi temizlenmiş. * Skype sorunsuz çalışıyor. * PHP 5.3.2 ile PHP 5.3.x’li günler başlamış. * Python 2.6.5 * gcc 4.4 * Multimedia işlerindeki sıkıntılar tarih olmuş. * Öntanımlı arama motoru Google yerine Yahoo! olmuş, iyi olmamış, ancak yeni kurulum değil yükseltme yapıyorsanız bunu görmüyorsunuz. * Firefox 3.6.3 * Öntanımlı masaüstü arka planı morarmış. * Tüm donanımlar sorunsuz tanınıyor. * Çekirdek 2.6.32-21 * Gwibber entegrasyonuyla sosyal...
more...
- Can Ince
from Bookmarklet
Ubuntu 10.04 dün yayınlandı ve Karmic’ten altı aydır az çekmemiş olan ben, henüz web sitesinde resmen duyurulmamışken repoda kararlı sürümü görür görmez yükseltme işlemine başladım. “Vuzuh Vaşak” demek suretiyle herhalde 16.10 sürümü civarına yükseltme yapmış gibi görünmüş oldum. Pencerelerde “kapat”, “küçült”, “panele indir” ikonları sola kaymış. Bana güzel göründü ancak hemen belirteyim: alıştığınız sağda görünen duruma dönmek [...]
- Can Ince
İki günlük bir aradan sonra serinin yeni bölümüyle(!) karşınızdayım. Bu yazının ana konusu pcntl destekli, daemon olarak çalışan Azra Web Server. Değişiklik olsun diye önce benchmarklara bakalım. Aşağıdaki tabloda açıkça görülebildiği gibi Azra ağır yük altında bile Apache’den çok iyi, Nginx’ten biraz daha iyi. X Ortalama (ms) real user sys Apache 0.00938119351864 0m2.247s 0m0.068s 0m0.028s Nginx 0,00461062550545 0m4.443s 0m0.152s 0m0.036s Azra 0,00429985105991 0m1.992s 0m0.112s 0m0.024s
- Can Ince
from Bookmarklet