Aynı posterlerin Lois Vuitton ve Prada'lı versiyonlarını Paris te Shanzelize ye asasım var.
- ahmet bulent
"Food for a week - 4€ " bu yazıyı görünce fastfood 'a bayıldığım paralardan dolayı utandım ...
- "Fikret" - sadece Fikret
ben bu kampanyayı sevmiyorum biliyo musun? Bu işlerdeki yargılayıcı tavırdan hoşlanmıyorum ve beni teşvik etmiyor. yani bağış yapın derken insanlara kendilerini suçlu hissettirmeden yapmanın yolları var.. bak meselaProduct RED bunu süper başaran bir kampanya. http://www.joinred.com/Splash... Pozitif tavır, herkes bir şeyler yapabilir duygusu var ama kendini bombok hissettirme yok. Daha etkili bence...
- deniz
Denizcim aslında söylediklerin çok doğru. Ancak bu kampanyada benim özellikle sevdiğim bir nokta var o da kullanılan objelerin 3000 $ değerindeki çantalar ya da 2000 $ değerindeki gözlüklerden olmaması. Yani söylediğin şeye burada ekip dikkat etmiş ve özellikle aslında gündelik hayatta sık sık kullandığımız ve çok fazla cebimizi zorlamadan alabileceğimiz şeyler üstünden gitmiş. Buna ne dersin bakalım? =)
- Burak Demiral
Bu feed üstüne neler neler söylenir ama uzatırım, düşündüklerimi doğru ifade edemem diye çekiniyorum. Ben böylesi kampanyaları etkili bulurum diyeyim sadece.
- alirizaesin
Bence hafiften gizli agresif tavır barındıran, afişine baktığında ufak bir rahatsızlık yaratan bir kampanya daha etkili.
- "Fikret" - sadece Fikret
burak evet aslında benim de problemim tam olarak o. Çok pahalı ve lüks olmayan şeylerde dahi suçluluk yaratması. Hani abartılı lüks olsa bi derece... Ama vicdan yapıyor gibi geliyor bu iş bana. Kişiden kişiye değişir etkisi mutlaka ama benim üzerimde negatif bir etki yapıyor, bağış yapasımı getirmiyor. suçlanmadan, yargılanmadan, bu aba altından sopa gösterir, "sen paranı ota boka harcıyon orda insanlar ölüyor" ajitasyonu olmadan da yardım edebilir insanlar bence. zira insanlar kendilerine bi şeyler aldığı için de kötü hissetmemeli. dediğim gibi herkesin duyarlılığı farklı, işin etkisi farklı. ben kişisel olarak hiçbir zaman hoşlanamadım bu işten.
- deniz
Ama gerçek bu ki Deniz? Gerçekten de paramızı ota boka harcıyoruz ve orada burada birilerinin binbir emekle oluşturmaya çalıştığı bir kampanya filan görmesek kimsenin kılını kıpırdatacağı yok. Kaç kişi sokakta yürürken, "aa dur lan gidip xxx kurumuna para göndereyim, bağışta bulunayım" diyor misal? Bunu genel söylüyorum lafım sana değil; ama genele bakarsak, birileri dürtmeden de birşey yapmıyoruz. Ve öyle polyanna misali "haydi sevgi kelebekleri bize yardım edin lay lay lom" tarzı sloganların da kitleleri harekete itebileceğini düşünmüyorum.
- "Fikret" - sadece Fikret
Fikret, kampanyanın ardındaki niyeti çok iyi anlıyorum. Ama ben kendimi, kendime bir kıyafet aldım diye bok gibi hissetmekten, bundan dolayı yargılanmaktan hoşlanmıyorum. Dediğim gibi Product red örneğine bakarsan, orada diyor ki " zaten alışveriş yapıyosun, normal ürün alacağına red ürünlerden al, afrikaya yardım gitsin" burada markalar ve tüketici ortak olarak yardım ediyor. Ve ben gerçekten eğer ki alacağım şeyin RED versiyonu varsa, ona yöneliyorum. Kendimi suçlu hissetmeme gerek yok yardım etmem için.Dürtsünler, ona eyvallah, oradaki insanların ne kötü koşullarda yaşadığını da bana anlatsın, göstersin, beni rahatsız etsin, bunlara ok ama kalkıp da bana bir parfüm aldım diye kendimi bombok bi insan gibi hissettirmeye kimsenin hakkı yok.
- deniz
yemek yemeyen çocuğa, "bunu bulamayan çocuklar var" demek gibi bir şey. suçluluk duygusuna oynuyor, bunu sömürüyor ve ben bundan hoşlanmıyorum, etik bulmuyorum işte. Yoksa elbette pembe kelebekler olsun, dünya elele tutuşsun değil anlatmaya çalıştığım. Örnek bulursam post ederim bence çalışan bi sosyal kampanyaya.
- deniz
Anlatmak istediğini anladım Deniz, evet abartı derecede suçluluk kompleksine oynayan bir kampanyaya ben de aynı açıdan bakardım muhtemelen. Ama sen anladın ne demek istediğimi. Biraz fişeklenmeye ihtiyacımız oluyor genelde, sosyal kampanya olmadan kılımızı kıpırdatmıyoruz. Bu anlamda, biraz agresif de olsa destekliyorum ben, abartıya kaçmadan tabi.
- "Fikret" - sadece Fikret
Deniz, ne demek istediğini anladığımı "zannediyorum" ve o bakışla hak vermemek mümkün değil; en başta herkesin satın alabildiği günlük ıvır zıvır üzerinden ne gerek var diyorsun. "Pozitif tavır" ifadesi de çok güzel izah ediyor hadiseyi ve daha da güzel örneklemişsin zaten; başka örnekleri de vardır muhtemelen. Etik hususunda biraz ama etki konusunda tamamen farklı düşünüyorum. Konunun uzmanı olmadığım çekincesiyle yapabildiğimce kısa olarak izah etmeye çalışayım kendimi naçizane. Ticaret erbabı birileri bir tarafından dahil edilecekse böylesi kampanyalara veya bizzat taraflarsa, ikna etmesi zor, hatta mümkün değil. Benetton gibi bazı örnekler haricinde pozitif tavrı şart koşarlar, koşuyorlardır "sanıyorum". Böylesi örneklere ben daha çok uluslararası yardım organizasyonlarının başvurdukları yöntemler olarak rastlıyorum ve yine naçizane fikrime göre o organizasyonlar zaten insanların daha önce kendilerini bir şekilde bombok hissetmemiş olmaları nedeniyle varlar. Genellikle duygu sömürüsü şeklinde değerlendirilen tavırların bazılarında olsun samimiyet aranmadığı sürece bu kadar muhtaç insanlarla olmayanlar arasındaki fark büyümeye devam edecektir, ediyor da zaten benim gibiler veya böylesi gerillalık atfedilebilecek şeyler ne derse desin. Pozitif tavra zaman zaman TV kanallarımızda görebildiğimiz, ünlülerimiz eşliğinde yürütülen Overnight kampanyalar örnek verilebilir bir de belki. Yardım etmeye gücü yetmeyenlerimiz dahi telefon kontörlerinden harcayarak kendilerini bombok değil ama iyi hissedebiliyorlar sayelerinde; eleştirmiyorum, destekliyorum. Ama hani aynı zamanda biri çıksa da şöyle bir osmanlı tokadı çakmış olsa o anki buruk ve garip ama aynı zamanda mutlu suratlarımıza, daha etkili olabilir etkinin süresi bakımından. Tekrar vurgulamak isterim, bunlar sadece şahsi görüşlerim, uzmanı değilim konunun. Evde denenmesin, kimse kimseye vurmasın, çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler. :)
- alirizaesin
2007'de hayvanlar gibi tartışmıştık Bigumigu'da: http://www.bigumigu.com/haber... Deniz'in yorumu iyiymiş. Genel olarak bireyi üzüp sonra da 3 kuruş verip vicdanını rahatlatmasını öneren çalışmalardansa, aktivist olmaya yönlendirip ulusal ve uluslararası politikaları değiştirici etki yaratmayı hedefleyen sosyal kampanyaları daha dürüst buluyorum. Yoksa sosyal reklam eşittir reklamcının ödül almak için kastığı kategori denklemi haklı çıkıyor: http://www.bigumigu.com/haber...
- Yalçın Pembecioğlu