juve'ye gitmeden önceki sezon attığı efsane gol lan bu. kaç kişi yeni görmüş ayıp lan.
- murat 124
böyle mal defansa ben de atarım bu golü anca topun önüne atlıyorlar.
- furi
hollanda ligi orası, normaldir :) bizdeki gibi ayağını eline vermiyorlar adamın.
- Kenan
kademe anlayışı sıfır rağkip kim bu maçta hatırlayan var mı? adam tesbih gibi dizmiş hepsi sırasını bekliyor. hadi o mal atladı topun önüne yedi feyki arkadaki kel ne yapar? çok kötü defans.
- furi
ajax'ta oynarken nac breda'ya attı bu golü.
- Kenan
Suudi gencin tweet yüzünden idamı gibi olaylarda ateistler kadar biraz da islamı doğru yorumlayan (!) müslümanlar (yalnızca Türkiye müslümanları yani) ortalığı velveleye verse, belki inandırıcı olurlardı. http://www.youtube.com/watch...http://shiftdelete.net/tweet-y...
ne yazık ki (en az) 30 milyon kişiler @beliz. şurdan çıkardım, çocuğun tweetini okuyan halk zaten şikayetçi olmuş, öldürülsün diye... edit: böyle söyleyince kafama dank etti: suudi arabistanlıların twitter kullanan kesimi başlatmış şikayeti yani. okuma yazması olmayan kesim daha mı merhametli olurdu, bilmem.
- Herr 5 Postasson
Yok o gevsekler anca keferelere konusur onlar yanlis biliyo diye. Cikip birisi siktigimin suudu islam bu degil demez. Anca tiriviri
- Ali Kerim
from Android
23 yaşındaki bir çocuğu öldürmek için ağızlarından tükrükler saçarak galeyana gelen, gözleri dönmüş böyle bir güruhun hapsedilmesi gerekiyor. şikayet edenlerin de videodaki yaratığın da.
- miocaro
Videodaki yaratiktan duydugum tiksintiyi kelimelerle ifade edemeyecegim, en azindan kufur etmeden edemeyecegim.
- deniztan
from iPhone
islamı doğru yorumlamak mı? bu amca cover yapmış.
- Engin
Bu yapmacıklığa insanlar nasıl inanıyor akıl edemiyorum. Sokakta görülse 'gözünün üstünde kaş var' deyip dövülecek cinsten bir adam halbuki.
- Hamit Kara
Aynı yüzyılin aynı yılında, aynı türe ait bir canlı grubunun 'dış güneş sistemine' uydu gönderirken, bir diğer grubun, 'fikre' ceza olarak baş kesmesi.. Uzaylı arkadaşların "HomoSapiens Diary" isimli Discovery Channel kafası belgesellerinde baya rating alıyor olabiliriz..
- goksel
Ağlamakla insan olunmuyormuş bu da bir kanıtı
- ufak
akşam akşam küfretmek zorunda kaldım.... Lan o alimlerin anasını sikeyim! Hah! şurada ne zamandır böyle küfretmemiştim! Anasını avradını ....! alimler ölüm dermiş küfrün cezası olarak. Bu piçlerden bizde de çok var... hay amına koyayım ben böyle işin be! hay ben!...
- herackles
Timsah gözyaşları ağlamaktan sayılmıyor ufak. adamın yazdıkları sana doğru gelmeyebilir, sen kimsin ki idam ettiriyorsun , dibinde milyonlarca insan ölürken ses çıkarma bunları yapanlarla ortak ol , sonra gel dini peygamberi kullanarak öldür.Birde bunu din uğruna yapıyorlar sözde.Bizimse tek yapabildiğimiz buralardan konuşmak malesef.
- beliz
f.g. bile daha gerçek ağlıyor yav, bu ne böyle?
- deniz denizen
@beliz adamın yaptığı düzgün birşey değil derken ne demek istedin anlayamadım.
- Sinem Arda Bakioğlu
kimi, bir grup insanı bir araya getirip kitlelere dönüştürerek yasal yollardan katil olabiliyor. (ve bir tanesi de bunu ağlayarak yapıyor!) kimiyse, o kitleleri bir araya getirse bile, kişisel bir hakkını bile koruyamıyor. aklım almıyor.
- Miss Piggy
@sinem Demek istediğim şu adamın yaptıkları yada yazdıkları sana doğru gelmeyebilir orda yanlış ifade kullanmışım ama bu kimseyi öldürme hakkını vermez demek istediğim bu.
- beliz
Ah @beliz bu yüzyılda bu dünyada böyle bir hakkı sorgulamak çok zor.
- Sinem Arda Bakioğlu
İşte bir taraf ermeni soykırımı yoktur dersen hapse atar öteki tweet için adam öldürür vah ki vah @sinem valla dediğin gibi.
- beliz
irtidad konusunda pek sus pus kesildi muhafazakar arkadaşlarımız, yoksa yanılıyor muyum?
- ~Gaykedi~
aslında gerçek islam bu. geçen gün talibana ait iğrenç görüntülerin sergilendiği bir feede mesaj yazdım. http://ff.im/QSR8X 'benim içinde yaşadığım islam bu değil' dedim. Feedi açan kişi 'hayır gerçek islam bu, diğerleri sahte' dedi. Sonra düşündüm, haklı. Biz gerçek islamı yaşamıyoruz. biz laik kamu düzeni içindeki islamı yaşıyoruz. bir de elbet suudilerin mezhepleri vehhabilik. biz...
more...
- ipek aral kişioğlu
Aynı yüzyılin aynı yılında, aynı türe ait bir canlı grubunun 'dış güneş sistemine' uydu gönderirken, bir diğer grubun, 'fikre' ceza olarak baş kesmesi.. Uzaylı arkadaşların "HomoSapiens Diary" isimli Discovery Channel kafası belgesellerinde baya rating alıyor olabiliriz.. - goksel
- Tolga Şansal
buna başka bir feed lazım @el-İlah v5 Upgraded
- Herr 5 Postasson
kafaya bak "Şeytan malesef bazen insanın hem dünyasını hemde ahiretini perişan ediyor.Çok acı bir durum Ben çok üzüldüm.Keşke tövbe edebilse." olm bunları öldürmek sevap esas! gerizekalılar... ben kurtulacağım , sonra çoluğuma çocuğuma musallat olacaklar!
- herackles
Başka bir feedde daha yazdım "İnsana bir avuç topraktan can veren, yeri, göğü, kainatı yaratan, geçmişi, geleceği, hakkımızdaki herşeyi bilen hatta o an kafamızdan ne geçtiğini bile bilen Allah kendini veya elçilerini korumak veya kollamak adına kullarına ihtiyaç duyabilir mi? Ey inananlar, sapkınlığı bırakıp kafanızı elleriniz arasına alın bir düşünün. Siz kimsiniz ki böyle bir şeye kalkışıyorsunuz?"
- Houston®
islam senin algına onun algına şunun algısına göre yorumlanamaz. islam herkes için esastır. kuran-ı kerim'de hiç bir kul diğer bir kulun canını alamayacağı yazar. en basiti buradan bile bu idamın islama uygun olmadığını gösterir. yalnız farklı hale getiren islam'daki Cihad kavramıdır. islam'da savaş vardır. bunun adı cihadtır. Savaş sırasında kayıplar da olabilir. Ama islam'da cihad...
more...
- Başar
İslamı doğru yorumlayanlar zaten asanlar sanırım
- h1n1
"yaygınlaştırmak" nedir Başar? Farklı düşünen insanların düşüncelerini değiştirmek için şiddet kullanmayı hak gören (yani, cihad) bir görüşün aynı zamanda "inanç özgürlüğünü" savunabilmesi mümkün mü? Bazı gerçekler ağır geliyor ama bu ülkenin %20si bile müslüman değil. Sizce bu ülkenin yüzde kaçı 5 vakit kılıyor? İslamın 5 şartından birisi 5 vakit namazdır. "Bana 5 vakit zor geliyor, ben diğer dört şartı alayım" diye bir esneklik yazmıyor hiçbir metinde.
- Tolga Şansal
islam hoşgörü dinidir. islamı yaygınlaştırmak da düşündüğün gibi, hadi burası hristyan, musevi, ateist vs.. hadi girelim de şiddetle islamlaştıralım kafası hiç bir zaman yer almaz. İslamı yaymak müslümanlara verilmiş bir görevdir.Ama bu savaşla değil, diğer yönleriyle. Hz Muhammed'in savaşlarına da bakarsan hepsi savunma savaşıdır. Anladığım kadarıyla inançlısın benim gibi. Eğer islam'ı...
more...
- Başar
Yukarıdaki yazdığımı ulusal bir yayında birisi söylese sokağa çıkamaz.. O kadar özgürüz yani...
- Tolga Şansal
ben sana islam ayetlerinden bahsediyorum. toplumdaki hukuk anlayışından değil. sokağa çıkamaman islam yüzünden değil, mahallendeki insanlar yüzünden olurdu.
- Başar
İşte o mahalledeki insanlar dediğin kişilerin referansı ne? Olay bu zaten...
- Tolga Şansal
@başar, o bahsettiğin mucizeler için 'zor bir şey olmasa gerek' demişsin ama zor şey mucize yaratmak, kompe şehri devirmek, etmek falan. Onun yerine hoşgörü yoluyla ele geçiriyoruz kalpleri.
- Arfin Kiriloğlu
peygamberi küfredilince sinirleniyorsa millet blok atsın karşim.
- outro
sevgili kürsüdeki deve hayd var blok var amk. noluya ama
- outro
:) İyi de beni doğruluyorsun başar. Ben de bu videoda ölüm cezası için islamı referans veren adam ile benim söylediklerimden rahatsız olacağı için şiddet eğilimi gösterecek "mahalleli" aynı noktadan bakıyor diyorum. Referansları aynı yani... Ortada hoşgörü yok, kişisel yorum var...
- Tolga Şansal
e tamam zaten ben de diyorum islam bu değil klişesinin detaylandırdım.
- Başar
hakaret barındırsa da idam filan ne alaka, sabah akşam meryeme giydiriyor millet, sesi çıkmıyor kızın. sakin.
- outro
olaylarin altindaki maddi kosullari gormeye gormeye nereye varicaz
- hacikenks
islam bu değil mi? başar türkiyede yaşanan islam anlayışına sahipsin, esas islam orada
- el-İlah v5 Upgraded
valla nasi gostereyim. adam sefil. dunyadaki yeri durumu ona bicilen rol belli. endoktrinasyonu susu busu belli. yani bilinmeyen dusunulemeyecek seyler mi bunlar outro. hala 'herkeste serbest irade var , esit sorumluluk' temelinde vuruluyosa vursunlar napayim. on puan on puan. vura vura duzelticekler heralde
- hacikenks
hmm ona tamam ya. ben analiz geliyor sandım. o açıdan.
- outro
Özellikle "Suudi"lerin yaşadığı şey İslam değil, adamların hayatı show olmuş, Kabe'de ağlamayana normal gözle bakmıyorlar, hutbede hocalar ağlıyorlar, en eğitimlisi bile fanatik, tam anlamıyla kafayı yemiş bir millet, yaşanan olayı İslamiyetle ölçmeyin...
- Burak Daylan
hepsi zoraki yaşıyorlar, birbirlerine bakıp korkuyorlar
- el-İlah v5 Upgraded
Hee dogru S. Arabistandaki Islam degil.. Tabi tabi
- Ozgur Demir
from iPhone
adamin kafasindaki ortu cok ilginc firavunlari andirdi birden gulmesini tutmak icin aglamis komik gozuktu bir de sanki hep kutsal kitaptan okuyor gibi arapca ogrenilmemeli kuran asla yoksa her arapca konusani peygamber sancaklar
- thithan
ben araplarin din dedigi hicbirseye inanmiyorum surda islam bu diyip dunyayi kurtaracagini sananlar hristiyanlik da ordan geldi yahudilik de ondan once de ne bok varsa
- thithan
din denilen sey yonetim iste bildiginiz gazeteci cocuk diye birsey oldugundan supheliyim ama yani yalan haber olabilir internete action gelsin kim ne diyor falan diye
- thithan
bazı insanların kafalarına bir şeyi sokabilmek için keşke şeriat gelse dediğim de oldu, ancak görerek algılayabilecek insan çok
- el-İlah v5 Upgraded
seriat zaten var heryerde nere gelcek daha :))
- thithan
türkiyede tam anlamıyla bir şeriat olmadığı için insanlar anlamıyorlar, bilmiyorlar
- el-İlah v5 Upgraded
Atilan twitin neresi kufur mus? Haydi gectim onu. Zihniyetteki en mide bulandirici kisim senin yuzunden bizi cezalandiracak kismi! Tam bir sindirme ve cikar saglama poltikasi.
- kaloglu[@ İzmir]
from iPhone
şeriat hakim olan bir yerde allah yok demek te aynı kapıya varıyor
- el-İlah v5 Upgraded
turkiyede seriat var amerikada da avrupada da
- thithan
insanin en kotu yani olmekten korkmasidir madem bir cumle demis bu cocuk o cumle icin olecek kendi dogrusu icin bundan guzel mutlu son olabilir mi hayatta isayi hatirlayin o zaman da hicbirsey yapilamadi simdi de arabalar tv ler internetler le insanlik ilerlemiyor demekki din ayni din insanlar ayni
- thithan
İslami dogru yorumlayan (!) muslumanlar, yani Turkiye muslumanlari daha tehlikeli. Sinsilik soz konusu bir kere. Araplar en azindan olduklari gibi gorunuyorlar. En guclu kotu, iyi kiliginda gezinendir.
- Lorient
from Android
islamiyette mezhep bile yoktur sanılanın aksine ..
- ♫♪ museboi ♪♫
bizim siyasetçilerin bu durumdan haberi var mı ? bir şey söylediler mi bu konuda?
- ♫♪ museboi ♪♫
yapmacık tavırlarla pişman olduğunu söylemesi boş kelimelermiş bunlar öyle diyor insanımsı yaratık , Allah affedecek belki ama kul affetmiyor iyi mi ? asıl o çocuğu öldürürlerse ve insanlar buna göz yumarsa asıl helakı o zaman yaşarlar..
- ♫♪ museboi ♪♫
Kitabi İslamı görüp, kavmî uygulamaları buna göre filtrelemeye çalışıyoruz. Sorun burada. İslam şunun bunun algısına göre yorumlanamaz falan deyip kendi ütopyamızda yaşıyoruz da, şu an Mezhep "bahaneli" kavgalarda Irak'ta millet birbirini yiyor...
- Acharad Sami
Türkiye 'nin önde gelen online oyun firması JOYGAME 'in ofisi için yaptığımız dekorasyon çalışmamız ! Tüm fotolar elime geçmedi henuz ama siz yinede bi göz atı verin :) Nassi olmuş? :)
saol nilay... yo hayır ordada tüm ofis yok aslında :)
- A mean
çok iyi, joygame iyice hiphop'a bağladı şu sıralar :)
- uykucu
uykucu yok be çok fazla hiphop havasında olmadı aslında dekorasyon :) elimizden geldiğince uzak durmaya çalıştık hatta :) ama yine becerememişiz galiba :)
- A mean
Haha sadece oyun oynayanlar yok yahu 20 kisillik developer / grafiker kadromuz da var lutfen ama :)
- ♣ Orhaan
from iPhone
aha developer tayfasını ve grafiker tayfasını unutmuşuz abi siz çok arka planda kalıosunuz şirketin alayı oyun oynuyor içeri bi girdim dedim iş yerine bak ohoooo :) :D tam bizlik :)
- A mean
kesinlikle bu ofiste iş yapmak istemem. bu kadar curcuna bende stres yapar.
- Suç Bende
öle deme mehmet gayet ferah havadar ve renkli bi ofis oldu ama :)
- A mean
Buraya röportaja gittiğimde hayran hayran bakmıştım, gayet güzel. :)
- Zeynep Mengi
ya aslında orda onu arka planda grafiksel bir desen olarak yapmıştık zaaten kapılar falan açılınca hiç birşey belli olmuyor. eğer üçüncü resme bakarsan o kadarda kötü deil yaw :))
- A mean
koskoca kız olduk ne baba parası biz anca nasihat yiyoruz para yerine :D
- elifimelif
hadiya olsun kimi zaman nasihat paradan daha değerli olabiliyor ;)
- A mean
selamlar, benzer bir çalışmayı ofimizde yaptırmak istiyorum, nasıl iletişime geçebilirim sizinle?
- Cumhur Onat
cumhur onat dm den görüşebiliriz. ben sizi ekliyorum.
- A mean
Elinize sağlık. Diğer fotoğrafları da bekleriz.
- Ersan Özer
Çok Sağol Ersan :) Çalışmaların hemen hemen bir çoğu feedim de ekli ordan da göz atabilirsin. diğerlerine tabi yeni çalışma oldukça eklicem. saolasın ;)
- A mean
çok başarılı yaw, kendi evim olsa da boyatsam size =)
- Bkr
İnşallah bir gün olur ve inşallah bizde bir gün rengarenk boyarız o evi Bkr :)
- A mean
RT @10DKMOLA: Bir yaşında olmak bizim için bebek olmaktı. Bebeği en iyi ifade eden önlük, şişelerde yerini aldı. Mutlu yaşlar Enjoy! http://twitter.com/10DKMOL...
Hemen verelim: 9 Şubat Perşembe akşamı sergimiz açılıyor. Bebek'te, Lucca'da olacak. İçinde timsahlar, ıstakozlar, tilkiler ve daha bi sürü enteresan karakter var. Ziyaretçisi de bol olursa ne harika olur! İlgilenen herkese davetiye ulaştırmak isterim. Bana DM atarak, e-posta ve normal posta adresinizi iletirseniz, davetiyeleri yollarım. Sergi 5 Nisan'a kadar açık kalacak. Hmmmm... Şimdilik aklıma bu kadarı geldi. :)
- Xey
Netten bilgi edinemedm,ne temalı bu sergi. :)
- Elisa
Henüz nette bir bilgi yok. HAM HUM, bir karakter tasarımı sergisi... Kumaştan yapılmış oyuncaklar var ağırlıklı olarak. Teması ise HAM HUM :) Birbirini yiyor bu karakterler. Ilerde nette de daha fazla bilgi olacak. Basın bülteni henüz dün paylaşılmaya başlanıldı.
- Xey
Daha önce Küpşehir diye bir sergimiz olmuştu... Belki o biraz fikir verebilir: http://creativebonanza.wordpress.com/2010... Nette Küpşehir diye aratınca, bayağı bir sonuç çıkıyor ayrıca :))
- Xey
| İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı? > http://selimtuncer.blogspot.com/2010...
Benim MediaCat Tasarım’la derdim var. Haziran 2009 tarihli MediaCat Tasarım’da yer alan ve “insanların kulaklarıyla gördüğü”nü iddia eden görüşlere karşı “Logonun otopsi raporunu yazmak için bu kadar acele etmeyelim!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Tasarım ekinin Ocak 2010 tarihli sayısında ise “insan kulaklarıyla görür” cümlesi bir miktar şekil değiştirerek “tasarımı işitmek” olmuş. MediaCat’in, adı “Tasarım” olan bu eki, görsel tasarımın anlamsızlığı ve gereksizliğini, sesin, sözün ve kulağın, görselliğin ve gözün aksine ne kadar önemli olduğunu zihinlere yerleştirmeyi kendine misyon edinmiş olmalı diye düşünmemek mümkün değil. Ayrıca bunu niye bir ses CD’siyle yapmadıklarını da anlamak zor!
- A. Selim Tuncer
“Aslında 5 duyumuzun 4’ü bir tanesi için çalışır: Kulak.” iddiasını irdeleyelim. Bu iddianın bilimsel bir değeri yok, fakat yine de mesleki bir anlama ve anlamlandırma çabasıdır, saygı duyarım. Deniyor ki “Aşık Veysel… Bir kör… Hayatı, seslerle, kelimelerle kulak üzerinden görmüş. Evet, Aşık Veysel kördü ama görüyordu. Aynen Ray Charles gibi, Metin Şentürk gibi… Ama gözleri görmesine...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu arada, yazıyı yazdığım süre boyunca kafamı kemiren gıcık bir soru oldu, size de sorayım: “İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı?” Allah göstermesin, sadece merak!
- A. Selim Tuncer
Bu soruyu daha önce kendime sormuştum. Gözüm kulağımdan daha önemli.Kulağımı feda ederdim.
- Sevgi (anroozha)
Anlatım şahane olmuş. Tam da büyükçe bir göz enfeksiyonu geçirirken bir anda acaip hissettim kendimi. (http://friendfeed.com/pazarla...) Gözüm yaklaşık 4-5 gündür kıpkırmızı, göz kapağım ve göz altım şiş, gözümü kırparken bile çektiğim acının tarifi yok gibi. Bu süreçte her sabah enfekte gözüm tamamen kapanmış olarak...
more...
- Burcu Tüzün
Racih Tokaç (Faceebook'ta) yazdı: "İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı?” Sizce bu soruda bir hata yok mu ? Bu sorunun hatası: Bu sorunun,şu ana kadar bu iki duyu organına sahip olan birine soruluyor, olması. Yani,bu soru, her şeyin adını bilen ve adlarla düşünebilen birine soruluyor. Hiç uğraşmayalım bu...
more...
- A. Selim Tuncer
Cevap: Racih, bir hatayı zekice yakaladığın doğru... Evet, zaten sesler dünyasını bilen birinin artık kulağını feda etmesi, işitme duyusuna hiç sahip olmayanın durumuyla aynı şey değil. Fakat, görüntüler dünyasını bilen birinin durumu da farklı değil ki! O da hiç görmemiş biriyle eşit değil. Yani, nihai olarak soruda yine de bir hata var elbette, ama şartlar eşit. Ben yine de büyük...
more...
- A. Selim Tuncer
Daha önce duymuş olan için;görmek duymaktan daha etkili bi süreçtir...bakarsınız ve okursunuz.Özellikle duyular sözkonusu olduğunda zaten daha önceden deneyimlediğimiz için duymayı biliriz. Duymaya ihdiyaç duymadan kişilerle ilişkilerimizde beden dilini görüp okuyabiliriz yada etrafımızda dönen herşeyi gözlemleyebiliriz.Bazı fotograflar yada film kareleri yada yaşamdan kesitler...
more...
- Zeynep Yilmaz Tascı
Racih Tokaç yazdı: Sevgili Selim, "dış gerçekliği birçok boyutuyla yansıtan şey, sesler değil görüntülerdir" görüşüne katılmıyorum. Görüntü gerçekliğin sadece bir parçasıdır. Çünkü, algılanabilir gerçekliğin geride 4 parçası daha var. Göz nesneleri ve nesnelerin karıştığı olayları görür. Gözün gördüklerini (uzayda yıldızlardan söz etmiyorsak) diğer duyu organlarımızla da...
more...
- A. Selim Tuncer
Racih, yazımda sözünü ettiğim sağır müzisyenlerden Evelyn Glennie, on iki yaşında sağır olmuş bir perküsyonist. Glennie, titreşimleri daha iyi aldığı için sahneye hep çıplak ayakla çıkar, ritmi yakalar ve müziğini yapar. Bu adamın 1989'da en iyi oda müziği dalında Grammy'si var. On beş farklı üniversiteden de doktora diplomasına sahip.
- A. Selim Tuncer
Benim meselem kulağı göze kırdırmak değil. Bilinç dışı nesnel gerçekliği algılamada, aslında tüm duyu organlarımızın farklı işlevi olduğu muhakkak. "Dört duyumuz kulağa çalışır." gibi bir iddiayla karşılaşmış olmasaydım böyle absürd bir soru da sormazdım. Buna karşın, ben, dört duyumuz göze çalışır gibi bir iddia içinde değilim zaten. Biz kelimelerle düşündüğümüzü sanırız, ama aslında...
more...
- A. Selim Tuncer
"Sağır-Dilsiz" deyiminin, "dil" sözcüğü "konuşma" ile ile eş tutularak varılmış yanlış bir kavram olduğunu belirtmek gerekir. Özellikle de, sistemli bir simge dili kullanan olan sağırlar için "dilsiz" tanımının uygun düşmeyeceği açıktır. Pekçok ülkede bu yöndeki bir görüş ağırlığını kazanmış durumdadır. Fransız'ların Institut National des Sourds-Muets kurumu, şimdi L'Institut des Jeunes...
more...
- A. Selim Tuncer
Uzmanlığım olmadığı için görme ve işitme engellilerde dil öğreniminin nasıl gerçekleştiğini ve nihai olarak dilin nasıl bir yapı kazandığını bilmiyorum. Ama şunu çok net bir biçimde biliyoruz ki, sağırlar dilsiz değildir, sadece konuşamazlar. Buraya takıldınız, fakat sağırların hem başka sağırlarla hem de sağır olmayanlarla rahatlıkla anlaşabildiklerini gözlemliyoruz; sadece körlerle...
more...
- A. Selim Tuncer
Nasıl bu sonuca vardın? Ben de derim ki, körler sonsuz bir karanlığın içinde olmaktan korkarlar.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, söylediklerin bilimsel mi yoksa gözlem mi aktarıyorsun? Ayrıca meselenin kör-sağır psikolojisine takılması da doğru değil. Yazıyı okumamışsın gibi geldi bana! :)
- A. Selim Tuncer
"See you on the radio" -- ünlü radyocu (sonra televizyoncu) Charles Osgood'un CBS Haber Radyosu'nda yıllar boyu, programını kapatırken söylediği sözdü: "Radyoda görüşelim." Duyduğumuzu görürüz; beynin en büyük sırlarından biridir, duyduğu her şeyi bir imajla birlikte sunması..
- Hakki Ocal
Kaya Şahin; görsellerin ne önemi var ki? :)))
- A. Selim Tuncer
Hakkı Bey; katkı için teşekkür ederim. Evet, duyduklarımızı görselleştirdiğimiz doğrudur, ama görselleştirmeyi daha önce gördüklerimiz üzerinden yaparız. Değil mi?
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, ben de kulağımızı feda edelim demiyorum zaten.
- A. Selim Tuncer
İmaj zaman içinde oluşan tasarımsal bir birikimdir, algı ise anlıktır. Aslında algı sistemimiz içinde yer alan gözümüze gelen görüntü yalnızca yükseklik ve genişlik ölçülerine sahiptir, yani iki boyutludur. Oysa biz nesneleri iki boyutlu görürüz, ama üç boyutlu algılarız. Mesela üç boyuta sahip kübik bir nesneyi üç boyutlu algılamamızı sağlayan şey, bu nesneyi daha önce başka açılardan,...
more...
- A. Selim Tuncer
Kulağı "short-change" etmemek için yazdım bu notu.. Psikologlar, doğuştan körlerin "abstract image" kavramları olduğunu söylüyorlar. Bu dünyaya ait görsel bellekleri yok ama imaj'dan tamamen yoksun değillier. Beyin imajı kendisi üretiyor. (Eğer sorunuzu cevaplamak için silah tehdidi altında olsa idim., kulağımı feda ederdim..)
- Hakki Ocal
Bunu demek için 48 sayfalık bir dergiye gerek yok ki! :) Ayrıca doğru bu...
- A. Selim Tuncer
Ben şunu diyorum; ister görsel ister işitsel dokunsal ister kokusal ister tatsal olsun, eğer bir gösterge sağlam bir kavrama götürmüyorsa işiniz zor demektir.
- A. Selim Tuncer
Nerden icat ediyorsun bunları? İsmini bilmediğin bir rengi, bir cismi, bir hayvanı gördüğünde (gözle algıladığında) hangi sesle kaydediyorsun zihnine?
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, cümlelerinin sonuna gülücük işareti koy bari, insanlar ciddiye alırlar!
- A. Selim Tuncer
Bir kaç yıl önce bir uçak yolculuğunda (ki insanın başının tavana değdiği minik uçaklardan biriydi) kabin basıncı mı düşmüş, ne olmuşsa, o günden beri Tinnitus diye bir çınlama rahatsızlığı çekiyorum. Çok artarsa aldığım ilaç bir iki gün duymamı durduruyor. Ama bunun verdiği rahatsızlık, gözlüğüm yanımda olmadığı zaman çektiğim sıkıntıdan bile az. Tabii bu kişisel bir deneyim. Kimisi...
more...
- Hakki Ocal
"Photognraphic memory" deniyor buna.. İyi bir şey.. Said Nursi, 120'ye yakın kitabı ezbere bilirmiş..
- Hakki Ocal
Tuğçe, mesele gözün ya da kulağın feda edilmesi meselesi değil. Ama benim göze bir öncelik verdiğim de doğru... Senin yaptığın gibi kulağı tıkamak başka fiziksel rahatsızlıklara neden olabiliyor, hatta gözün görüş netliğini bile engelleyebiliyor, dengeyi bozuyor. Bir daha tıkama! :)
- A. Selim Tuncer
Tabii olan biten zihnimizdedir, ne göz görür fiziksel olarak ne de kulak duyar.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, senin kulak muhakeme de yaptığına göre, kim bilir başka neler yapar! :)
- A. Selim Tuncer
Allah allah, öğrenmenin yaşı yok diye boşuna dememişler! :)
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, kelimeler kavramları tutan en önemli yapılardır. Benim bunun tersini söylemediğim, hatta söylemeyeceğim çok açık. Zihne kelimenin gitmesi kavramı taşıdığı içindir. Aksine gitmese de olurdu. Ayrıca, evet, kelimenin kökeni sestir, ama bugün için kelime demek ses demek değildir. Bak, saatlerce konuşuyoruz, ama sessizce... Hakkı Bey'in verdiği örnekte olduğu gibi...
- A. Selim Tuncer
Bu mevzuyu uzatmaya gerek yok. Elbette kelimeler, ister gözümüzden girsin ister kulağımızdan, (hatta görme engellilerde olduğu gibi parmak uçlarından) zihnimizdeki kavramları açan anahtarlardır. Kavramları kelimeler taşır, çünkü onları bir yerden başka bir yere taşımak imkansızdır. Bunun benim itirazlarımla hiçbir ilgisi yok.
- A. Selim Tuncer
Seninki gibi bir kulağa sahip olmadığım için çok hayıflandım doğrusu... :) Bak, her zaman söylerim, marka yaratmak bir kavram yaratmaktır. Kavramı ise bir kelimeye yüklersin tabii ki. Fakat, görsellik olmazsa kavramı yaratmak neredeyse mümkün değildir.
- A. Selim Tuncer
gözlerimden asla vazgeçemem bunu biliyorum
- PembePembe.com
Ben abartmaya itiraz ediyorum zaten! Yoksa reklam filmlerini sessiz yapmıyorum. :)
- A. Selim Tuncer
"Nike'ın amblemi" diye bir tamlama kuramazdın ama! Kavramları dile aktarmanın yolu isimdir. Bu arada, isim olmasa da olur diyorsun da saatlerce beni niye uğraştırıyorsun? Sen de abartma şimdi! :)
- A. Selim Tuncer
Yahu görsele ne gerek var, bence iyice abartmak için eki bir ses CD'si olarak vermeleri gerekirdi! :)
- A. Selim Tuncer
Hımm, demek ki çalışkanlara kulaktan, tembellere gözden girmek gerekir. :)
- A. Selim Tuncer
Ben bir mediacat okuru değilim, doğru anladığımdan emin olmak için soruyorum, Hulusi Derici'ye ait bir hipotez midir bu kulağıyla gören insan modeli?
- nothingelse11
Yine aynı 'feed'de [http://ff.im/emTA6], Metehan Sandıkçı'nın blogda yazdığı şu yoruma yer vermiştim: Selim Bey, Medicat dergisi, Ocak 2010 tarihli 180. sayısında "Tasarımı işitmek" başlığıyla bir ek verdi. Bu ekte -bana göre- görmek, görsel, bakmak, duymak, işitmek, metin, yazı, ses, görüntü, kelime, algı, imaj... gibi kavramların kimisi karıştırıldı, kimisi karşılaştırıldı, kimisi...
more...
- A. Selim Tuncer
Sevgili Zeynep (Özata) Hoca'nın bloğa bıraktığı yorumu buraya da alalım: Ne çok özlemişim yazılarını Selim Abi. Çok zamandır okumaya fırsat bulamıyordum. Ama çok güzel bir yazıyla başlamışım tekrardan okumaya :)) Aslında senin söylediklerini bir tekrar olacak ama ben de değinmeden edemedim. Evet, kelimelerle düşündüğümüz doğru ama o kelimeler ancak ve ancak zihnimizde bir görüntüye karşılık geliyorsa anlamı var. Verdiğin örnekler de aslında tam olarak bunu söylemeye çalışıyor.
- A. Selim Tuncer
Hocam okumuştum zaten yazıları, Hulusi Derici'nin bu argümanın üreticilerinden biri olduğundan emin olmak için teyit istedim sadece. Zira yeni kuşak bir reklamcı olarak, "kifayetsiz reklamcılar kekeliyor" çıkışından beri özel bir hayranlık beslerim kendisine. Bu yeni “kulağıyla gören insan modeli” fikri de aynı ölçüde etkiledi beni. Zaten merak ediyordum şu ilanlar (http://ff.im/dc9s3)...
more...
- nothingelse11
Evet biraz öyle olmuş Kaya bey, aslında ben reklamcı uslübuyla ince alaya alarak eleştiriyordum ilgili iddiayı. Ancak siz bile asıl mesajı gözden kaçırdığınıza göre biraz daha açık yazayım bari :) Ayrıca Avis manifestosundan, Marka o işi kullandığı ilk günden beri haberdarım. Hatta bu durumu tepkileyen bir ilan hazırlayarak, konkursuz müşteri kazandırmışlığım var o dönem bulunduğum ajansa. Genç kuşak derken, uzman olduğumu eklemeyi unutmuşum...
- nothingelse11
Dışarıdan gelen sesleri dışdan, iç sesimi içten duyarız... duyu kaybı oldugunda sadece dışdan gelen sesleri kaybediriz...içimizdeki trafik sürer gider...Ritim devam eder:) acaba sağırlar kalp atışlarını ve ağrılarını nasıl duyup hissediyorlar...eger hissetmiyorlarsa ki bu mümkün görünmüyor...O zaman seside dışarıdan işittiğimiz içeriden hissettiğimiz yada duyumsadığımız gibi ele alabilirmiyiz??? öyleyse dışa açık olan işitme kaybı bizi çokda engelemez diye düşünmekteyim:) öylemidir?
- Zeynep Yilmaz Tascı
Bu konuları uzmanlarına danışmak gerekir Zeynep. Ama herkesin bir iç sese sahip olduğunu düşünmek mantığa aykırı değil.
- A. Selim Tuncer
Eğer kulaklarımızla görebiliyor olsaydık, bizzat bu garip fikrin sektörde yarattığı kakofoni yüzünden çoktan sağır olmuş olurduk.. O yüzden şimdilik gözler bende kalsın, böyle gayet memnunum :)
- nothingelse11
Kaya Şahin'den bir türlü fırsat bulamadım, şunu da diyeyim: Gözümüz sadece görmez, aynı zamanda gösterir. Bizi... İçimizi...
- A. Selim Tuncer
Mustafa Yürekli (Facebook'ta) yazdı: Bu tartışmaya duyu sınırları dışını da gözönünde bulundurarak bakmayı öneriyorum. Gerçekliğin tamamını duyu sınırları içinde, deneyimlenebilir olarak düşünmek zihnimizin bir oyunu olsa gerek. Bakmaya bilinç eklenince görmek oluyor, işitme de bilinç eklemlenince duymak haline geliyor. Bilinç olmadan duyular ne kadar zavallı.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, ne güzel toparlamışsın konuyu... Anladım, senin bir gece konunun üzerine yatman iyi geliyor. :) Niye ciddiye alındığına gelince... Birçok insan okuyor bunları, eğer yanlışsa (veya yanlış anlamaya neden olacaksa) birilerinin de düzeltmesi gerekir.
- A. Selim Tuncer
yıllar önce en yakın arkadaşlarımdan biri kördü, aralıksız birkaç yılın yanı sıra zaman içinde de farklı şehirlerde yeniden kesişmişizdir. kendisi diploması maymuncuk işlevi gören epey iyi bir üniversiteye kayıtlıydı ama genelde uğraşacak 'daha önemli' işleri olduğu için bu kayda karşı kayıtsızdı. bu 'daha önemli' işler; birkaç yabancı dil bilmek, siyaset bilimi profesöründen hallice bir gündem ve tarih takibi, senaryo ve hikayeler yazmak şeklinde uzayıp gidiyordu.
- DaisyNeeuQ
bir gün kaldığı bir dersin sınavına girdi, döndüğünde küfrediyordu. okuyucu gözetmen olarak kekeme birini vermişler. 'bozamadım da kendim sanki mükemmelmişim gibi... dinledim anlamadan' diye aktardı mevzuyu. o sınavdan da haliyle geçemedi.
- DaisyNeeuQ
yıllar sonra karşılaştığımızda, görüntü yönetmenliği kurslarına gittiğini söyledi... yani böyle bir adamdan bahsediyoruz, ama eğer ıssız adada yaşamıyorsak, kulağın yeteceğini kim iddia edebilir zaten. dahası, 'radyoda görüşürüz' mantığına gelirsek; sağır birine onun 'dil'inde 'sonra konuşuruz' diyen biri hakkında zannetmiyorum ki sağır kişi 'salağa bak ben duymuyorum ki' diye düşünsün. çünkü yaptıkları bir konuşmadır nihayetinde.
- DaisyNeeuQ
dilin sadece sesler çıkartmak olmadığını söylüyorum. kelimelerin sadece seslerden oluşmadığını söylüyorum. işitmeyen biri dinleyebilir, görmeyen birinin bakabildiği gibi. iş ki iletişim kurulması gerektiğinde işitmeyene her tarafı zincirlere vurulmuş biri, görmeyene 'ra-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-d-d-d-d-d-d-d-d-d-d-y-y--d-d-d-d-a-a-a-a g-g-g-g-g-g-ö-ö-ö-ö-r-r-rş-ş-ş-z-z-z-z-z' diyen...
more...
- DaisyNeeuQ
Haklısın. Karım diyor ki, her ikisinin de birer tekini versek olmaz mı? :)))
- A. Selim Tuncer
Şimdi 'feed'le ilgilenemiyorum, sonra bakacağım.
- A. Selim Tuncer
Ses mi görüntü mü? İkisi arasında seçim Sofie'nin Seçimi gibi bir şey. Yıllar önce görme özürlü bir kızla tanışmıştım kalabalık bir grupta. Grupta arkadaşlar arasında hoş bir uyum vardı. Bizimle bir şeyler içen görme özürlü kız sohbetin sonunda kalkarken "Bu arkadaşlık ortamında çok iyi bir uyum olduğunu görüyorum" dedi. O an o kadar garip hissettim ki kendimi. Görmeyen biri görüyorum...
more...
- ferahonat
Ferah Hocam, bu 'feed'deki yorumları görünce aslında yazıya yanlış bir başlık attığımı fark ettim. Mesele kulağı feda etmek değil, gözün itibarını kurtarmak! :)
- A. Selim Tuncer
Yazılan feedlerin hepsini okudum da sanki hep kurulu düzen bir dünya üzerinden yorum yapılıyor. gözün ve kulağın görme ve duyma dışındaki yetileri göz ardı ediliyor. Yine yalnızca görme ve duyma yetilerini ele alarak düşünürsem gözleri olmayan insanlığın hayatta kalmak için yarasalar tarzında işitmelerini geliştirebileceğini biliyoruz. Ama hayatta kalan bu insanlar kuracakları...
more...
- çağrı
aslında ben ne yardan geçerim ne serden. ama iş iletişime gelince, görsel zekası olan bir toplum olarak bizlerin doğru iletileri algılamamız için ALLAH GÖZLERİMİZİ KORUSUN. Çünkü biz dinlemeyi çok iyi bilmeyen, ama izlemeyi seven, görsel şeyleri zihnine yerleştiren bir toplumuz. Onun için özellikl ben, mümkünse göreyim Selim Abi! :)
- Zekiye TAMER GENCER
bilgisayar sistemlerinde ilk başlarda kullanılan kodlu sistemden Windows gibi görselliği yüksek ortama geçişi bu kadar çabuklaştıran, mp3 playerlarda da ekranlı olanların çok daha yaygın olması hep insanların gördüğünü daha kolay algılamasından,işleme daha rahat sokmasındır gibi gelir bana.bu durumda da reklamda da üzerinde yoğunlaşılması gereken görselliktir bence.
- çağrı
"Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Ne var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız, ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşe arkasını dönmekte...
more...
- A. Selim Tuncer
ben kulaklarımdan vazgeçerdim ... etrafımda olup bitenleri işitip, görememek işkence gibi olurdu ama birşeyleri duymasam bile sadece görmek yeterli olabilir, gördüklerimin hikayelerini kendim yazarım, böylelikle hem görüyor, hem de duyuyor olabilirim :)
- Aslı
Teşekkürler Ferah Hocam. Yukarıdaki yorumunuz epeyce manidar oldu. Bir başka açıdan bakınca "önce söz vardı" tabii! :)
- A. Selim Tuncer
Hocam, bir ara başlardaki yorumları okumuştum, geri kalanını okuyamadım, ama ben de şu öğrendiğimi eklemek istedim. Şu hızlı okuma hakkında İngilizce Vikipedi'yi okumuştum. Hızlı "foto" okuma yöntemlerinin neden yanlış olduklarını ve anlamayı azalttıklarını izah ederken, İngilizce Vikipedi diyordu ki: Foto okumacılara sorarsanız, iç-seslendirme (subvocalization) yanlış bir şey. Ama,...
more...
- Onbaşıların Uğur
Galiba görme ve işitme eşit derecede önemli. Hem de tamamen eşit derecede...
- Onbaşıların Uğur
Yazınızın tamamını okumayı daha önce unutmuşum Selim Hocam. Kusura bakmayın. Az önceki cevabım tartışmanın ve konunun genel içeriğine göre olmuştu. ... Bence yazınızda güzel cevap vermişsiniz. Hangi duyu organımı feda edeceğimi sorarsanız, galiba kulak derim. Çünkü görmeyince bir daha göremiyorsunuz; ama işitmeyince en azından yazıları okuyabilirim. Tabii Allah korusun cümlemizi. Umarım ömrümüz boyunca ikisine de maruz kalmayız.
- Onbaşıların Uğur
Biri "markalaşmak"tan vazgeç der. Diğeri "kulak gözden önemlidir".. Aynı düzeyde ciddiye alınmalı...
- Uğur Özmen
Hoca, ya da ciddiyete davet etmeli! Ciddiyet bize en zıt gelen görüşlerin bile tartışılabilmesi için çok önemli bir zemin sunar. Bu zeminin varlığını hissedebiliyor muyuz? Ben hissetmiyorum. Peki niye tartışıyorum? Ciddiye alınma ihtimali nedeniyle...
- A. Selim Tuncer
"Seven birisi için sevgiliyi görmenin hiçbir sözcük ya da kucaklayışla karşılaştırılamayacak bir bütünlüğü vardır..." John Berger, Görme Biçimleri
- A. Selim Tuncer
John Berger'dan bir alıntı daha: "Gene de sözcüklerden önce gelen ve sözcüklerle tam olarak anlatılamayan görme, uyarıcılara karşı mekanik bir tepkide bulunup bulunmama sorunu değildir. (Görme eylemi, ancak gözün retinasını ilgilendiren sürecin küçük bir bölümünü alırsak böyle tanımlanabilir.) Yalnızca baktığımız şeyleri görürüz. Bakmak bir seçme edimidir. Bu edimin sonucu olarak...
more...
- A. Selim Tuncer
Uğur Mustafa; "hızlı dinleme" diye bir şey var mı?
- A. Selim Tuncer
Yukarıda "hızlı okuma"dan söz etmişsin de, onun için. "Hızlı okuma" gözün yeteneklerinden biridir, "hızlı dinleme" olmaz. Göz, istediği hızda hareket eder, istediğini atlar, istediğinin üstünde fazla durur, geriye döner tekrar bakar, maruz kalmak istemediği anda bakmaktan vazgeçer... Fıldır fıldır!.. Kulak gibi delik değildir, kapakları vardır. :)
- A. Selim Tuncer
Evet, işte makalede de anlatılan, gerçekten de sadece gözlerimizle ve zihnimizle değil, doğrudan beynimizin/zihnimizin içindeki işitme merkezleriyle okuduğumuz şeklindeydi. Sadece görerek okuduğunu sandığımız doğuştan sağır ve dilsizlerde bile aynı şey varmış. Beynin etrafında mı ne bazı kaslar varmış, okumaları esnasında o kasları çalıştırdıkları anlaşılmış. Hocam, bir de tam bu esnada...
more...
- Onbaşıların Uğur
Yani gözle okuma esnasında bile işitme ile ilgili iç organlarımız çalışıyormuş, bunu demek istiyorum. O yüzden de iç ses iyi bir şeymiş okuma esnasında, foto okumacıların iddialarının aksine. Bence bu işitme ve görme duyularımızın ikisinin de çok önemli, eşit derecede önemli olduğunu gösteriyor. Benzer bir şeyden Yusuf Kaplan Hoca da bahsediyor bağlantılamış olduğum yazısında.
- Onbaşıların Uğur
Ama yukarıda da dediğim gibi, madem ki hiç işitmeyenlerde bile işitmeyle ilgili bazı organlar çalışıyor, ama görmede sanırım böyle bir şey yok, o zaman galiba görme yetisini yitirmek çok daha kötü.
- Onbaşıların Uğur
Hımm, konumuzla ilgisi var, çünkü (akıl-kalp boyutunu konu dışı tutmakla birlikte) ben de "zihin"e işaret ediyorum zaten. Bu bakımdan şu paragraf önemli: Dolayısıyla görsellik ve işitsellik iki karşıt bilinç biçiminin kaynağı değildir. Görsellik de, işitsellik de, bütün medeniyetlerin, bilinç biçimlerinin kendilerine özgü şekillerde kullandıkları yansıtma / ifade biçimleridir; kavrama biçimleri değil. Kavrama / idrak biçimleri, akıl ve kalptir çünkü.
- A. Selim Tuncer
Bence de, işitmenin görmeye üstünlüğünü iddia ederek çok büyük hata etmişler. Gerekli karşı-örnekleri vererek bu hataya bence çok güzel dikkat çekmişsiniz yazınızda, muhterem Hocam. Yusuf Kaplan'ın da belirttiği gibi, işitme ve görmeyi birbirinden ayırmamak gerekir bence. Hem de, yukarılarda da benzeri bir şeyler söylediğim gibi, aslında insanların kulakları duymadığında bile gözleriyle...
more...
- Onbaşıların Uğur
Lindstrom, “Duyular ve Marka” (Çeviren: Ümit Şensoy, Optimist Yayınları, 2007) adlı kitabının “Markalandırmada İki Boyuttan İlerisine Yönelmek” başlıklı bölümünde, pazarlamacıların göz ve kulak dışındaki duyu organlarına hitap etme konusundaki zaaflarına değinirken, Millward Brown’ın duyuların önem dereceleriyle ilgili bir araştırmasına da yer veriyor. Bu araştırmaya göre; görme %58,...
more...
- A. Selim Tuncer
Hayır, ilgili grafiğin başlığı "Duyuların Önemi" olarak verilmiş, altında da şu yazıyor: "Duyularımızla günümüzdeki mesaj iletişimi arasında büyük çaplı bir çatışma söz konusudur. Koku, beş duyumuz arasında görüntüden sonraki en önemlisidir." Lindtsrom bu araştırma sonuçlarını, markalamada diğer duyuların dikkate alınması gerektiğini ifade etmek için kullanıyor. Yani gözün baskın...
more...
- A. Selim Tuncer
İletişimin tüm duyular dikkate alınarak yapılmasının güçlü bir etki doğuracağını kabul etmemek mümkün değil. Evreni algımak konusunda da öyle değil mi? Kokusunu duyamadığımız bir gülün zihnimize yerleşen kavramsal gerçekliğinin ne kadar eksik olacağı çok açık. Göremediğimiz bir kanaryanın zihnimizdeki gereçkliği sadece bir "cik cik"ten ibarettir, öyle değil mi? Duyuların tamamı bizi gerçekliğe yaklaştırır. Hakikati görmek ise duyuları üstü bir çaba gerektirir.
- A. Selim Tuncer
Araştırmanın altına imza atmam. Zaten logo konusunda Lindstorm'a takmış durumdayım. :))) Ama bu araştırma sonuçları da bu 'feed'de bulunsun dedim.
- A. Selim Tuncer
Her nesne tüm duyularımızı dolduracak niteliklere sahip değildir elbette. Kokusuz bir şey için koku, sessiz bir şey için işitme, görüntüsüz bir şey için görme duyusuna ihtiyaç yoktur mesela.
- A. Selim Tuncer
Fakat hem görülen hem işitilen hem kokan hem tadılan hem de dokunulabilen nesneler için beş duyu devreye girmediğinde gerçeklik oluşmaz.
- A. Selim Tuncer
görmeden yaşayabilirim. Duyma özellikle görme duyusunu kaybedenlerde aşırı gelişiyor. Gözün ayrıca diğer duyuları tembelleştirdiğini de düşünüyorum. .......önyargılara boğuyor, yüzeyselleştiriyor bizi.
- ipek aral kişioğlu
Mustafa Yürekli (Facebook'ta) yazdı: Bu tartışmaya duyu sınırları dışını da gözönünde bulundurarak bakmayı öneriyorum. Gerçekliğin tamamını duyu sınırları içinde deneyimlenebilir olarak düşünmek zihnimizin bir oyunu olsa gerek. Bakmaya bilinç eklenince görmek oluyor, işitme de bilinç eklemlenince duymak haline geliyor. Bilinç olmadan duyular ne kadar zavallı.
- A. Selim Tuncer
Ben "göz"süz yapamam! :) Bu tartışma boyunca şöyle bir kanaat oluştu bende; önem verme derecesi subjektif bir olgu... Sanırım hangi duyu organlarına daha fazla ihtiyaç duyduğumuzla ilgili kişisel bir bakış. Mesela müziğe yatkın olanların kulaktan, görsel sanatlara yatkın olanların gözden vazgeçemediklerini düşündüm. (Gerçi kulaktan vazgeçebilenler çok azınlıkta kaldı.)
- A. Selim Tuncer
Batı uygarlığı, vision'a (hakikatin remzi ve ifadesi olan "görüntü"ye) dayanmaz; division'a (bölmeli, profan, kategorik, parçalı ve parçalayıcı zihin yapısına) dayanır. Çünkü Batı uygarlığı, normla form arasındaki ilişkide form'u önceler; amacı değil, aracı öne çıkarır; zamanla, formu veya aracı norm veya araç katına yükseltir: Bir şeyleri forma dökmeye çalışır; istediği formu elde...
more...
- A. Selim Tuncer
Şu önemli: Grekçe'deki "düşünmek" fiili "idea" sözcüğüyle karşılanıyor ve "idea", etimolojik olarak "görmek" anlamına geliyor.
- A. Selim Tuncer
O başka konu... Aslında kulağını da kaparsın düşünürken... Kulağı tıkamadan dış seslere karşı kapatmak daha kolay... Göz öyle değil, eğer kapatmazsan çabuk etkileniyor dışarının renginden, ışığından, hareketinden... Algları kapatmak, içerideki işlemi rahat yapabilmek içindir. Çünkü veri akışının olduğu yerle düşündüğün yer aynı... Aksi halde çift çekirdek işlemci lazım. :)))
- A. Selim Tuncer
O içeride oluyor. Aynı şekilde görüp duyuyorsun da!..
- A. Selim Tuncer
Hatta daha çok içeride görmek için gözünü dışarıya kapıyorsun galiba... Kapıyı görüntülere kapatıp imgelere yoğunlaşmak...
- A. Selim Tuncer
İmge demişken Berger'dan bir alıntı daha yapayım: İmgeler başlangıçta orada bulunmayan şeyleri gözde canlandırmak amacıyla yapılmıştır. Zamanla imgenin, canlandırdığı şeyden daha kalıcı olduğu anlaşıldı.
- A. Selim Tuncer
"Metafor"u bu biçimde okumamıştım, bakarım. Bu arada, Martin Bey'e tekrar şöyle bir göz atayım dedim; kitap tenakuzlarla dolu. Biraz önceki araştırmayı gördük ya, bir başka bölümde "Yakın zamanlara kadar görme duyumuzun beş duyumuz içinde en güçlüsü olduğuna inanılıyordu; oysa araştırmalar bunun artık doğru olmadığını ortaya koyuyor." diyor. Hangi araştırmalar? Yok! Ardındaki cümleye...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu kadar bariz çelişkileri MR makineleri bile yapamaz Kaya Şahin! :) Ya da benim anlayışımda var bir kıtlık!
- A. Selim Tuncer
Benim yazılarım İngilizce'ye çevrilip The Brand Age tarafından iletilmiş kendisine... Çıt çıkmadı!
- A. Selim Tuncer
Markayı niye riske etsin ki! :) Neyse konumuz o değil, daha dikkatli alıntı yapmak lazım kendisinden.
- A. Selim Tuncer
Yukarıdaki yazıdan bir alıntı daha yapıp iyi geceler diliyorum: Görsellik sadece Batı uygarlığına özgü değildir; bütün medeniyetlerde görsellik, görselliğin farklı görünümleri mevcuttur. Sözgelişi, Çin medeniyeti, görselliğin, resim sanatı, operet, müzik ve tiyatro sanatları üzerinden zirveye çıktığı medeniyetlerden biridir. Yazısı, yazılı kültürü bile görseldir Çin medeniyetinin....
more...
- A. Selim Tuncer
Bulursan orijinalini oku. Çeviri hataları varsa adamın günahını almayalım. :)
- A. Selim Tuncer
Metehan Sandıkçı (blogda) yazdı: Budur: "Ayrıca bunu niye bir ses CD’siyle yapmadıklarını da anlamak zor!" :))) Hocam, elinize sağlık ama bu "sonuç cümlesi"ni yazının başına değil de sonuna koysaydınız keşke... Bu uzun yazının devamını okumaya gerek yok, hissi oluşmazdı hiç olmazsa... Şaka hocam, elinize sağlık! Tamamını soluksuz okuduk! El cevap: İlle de biri feda edilecekse, tabi ki kulak! "Kulak"larınız çınlasın Hulusi Bey!
- A. Selim Tuncer
"Çocuk kitaplarında metin, dil ve resimleme ilişkisi içinde, resimlemenin ayrı bir önemi vardır. Resimleme, metin ve dil yanlışlarını görselliği ile örtmektedir. Aynı zamanda kitap tercihinde hemen hemen birinci derecede rol oynamaktadır. Çünkü talibin ilk karşılaştığı görselliktir. Renklerin canlılığı, çizimlerin estetiği esere olan ilgiyi arttırmaktadır. Ancak, konuların yansıtılması...
more...
- A. Selim Tuncer
"...tıp alanında harflerin, seslerin, rakamların insanların üzerinde farklı etkiler uyandırdığı ve bunların normal dışı algılamalar olduğu kabul edilir. Sinestezi denilen algılama bozukluğunda hastaların sesleri görebildiği, renkleri hissedebildiği ve şekillerin tadını alabildiği belirtilir. Gombrich 'Sanat ve Yanılsama' adlı kitabında, insanın farklı algılama özelliğinin de etkisiyle...
more...
- A. Selim Tuncer
"Görsel öğrenme ve okuryazarlık kapsamı içinde bir başka boyut ise sözel olmayan iletişim durumudur. Bu kapsam içerisinde görsel semboller ile eylemler (vücut dillleri) ve obje dilinin kullanımı görülür. Dilin ne olduğu tanımından gidersek onun işaretler ve sembollerden oluşan bir yapı olduğunu anlarız. Ayrıca onu yorumlayan kişiler tarafından anlamının bilinmesi gerektiğini görürüz....
more...
- A. Selim Tuncer
"Yazının kaynağı resimdir. Önce resim var olmuştur. Bir arada bulunduklarında da resmi yazıdan önce algılarız. John Berger, görmenin sözcüklerden önce geldiğini belirtir (Berger 1990: 7). Yazı olarak çözümlenmeden önce her yazı, beyin tarafından imaj olarak algılanır. OCR (Optical Character Recognition = Optik Karakter Tanıma) programları da beyne paralel olarak işler ve önce taradığı...
more...
- A. Selim Tuncer
"Dil ve görsellik, hiç bir zamanda olmadığı kadar iç içe zamanımızda. İnsanlık kültürü dili bu noktaya getirdi. Cümle ile imge iç içe... Artık bir imgesi olmayan cümle, söyleyecek sözü olan bir cümle değildir günümüzde. İnsan zihninin ulaştığı yeni bir olgunluk aşamasıdır bu. Bu gerçeği görmezlikten gelemeyiz. Dünyayı artık her yönüyle tasarlıyoruz. Tasarlamanın olduğu yerde, neresi...
more...
- A. Selim Tuncer
İslam tarihi üzerine geniş çaplı çalışmalarıyla tanınan, Almanya'da yaşayan, Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimler Tarihi Enstitüsü Direktörü ve Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Prof. Dr. Fuat Sezgin'in bir sözü var; "Müslümanlar'ın geri kalmasının en önemli sebebi, resim ve görselin yasak olmasıdır." http://www.turkcebilgi.net/toplum...
- A. Selim Tuncer
"Okuma yazma, hesaplama ve metin ezberleme gibi ancak bir Ortaçağ katibinin sahip olduğu nitelikler günümüzde önemini yitirmiş, analiz ve keşfetme gibi nitelikler ön plana çıkmıştır (West, 1997). Günümüz insanı için yeterli olmayan sözcük sayıya dayanan yetkinliğin kimi yeni temel beceriler ile desteklenmesi gerekmektedir. Çünkü yaşantımıza sürekli nüfus eden yeni teknolojiler ile...
more...
- A. Selim Tuncer
Yazarın öyle bir şey demek istediğini sanmıyorum. Fakat, din ve kültürlerden bağımsız olarak "göz harbi, kulak sinsi" yargılarına katılmak galiba mümkün. Yukarılarda bir yerde "Göz sadece görmez, aynı zamanda gösterir." demiştim.
- A. Selim Tuncer
Bir iletişim pratisyeni için, elbette ortam, hedef kitlesinin hangi duyusunun daha açık olduğu, kendisinin hangi duyuya daha isabetle seslenebileceği gibi koşullar da önemlidir. Neden Kızılderililer dumanla haberleşir de Afrika yerlileri tamtam davullarıyla? Çünkü geniş Amerika bozkırlarında ve çöllerinde hedef kitlenin gözüne çok uzaktan ulaşmak mümkündür, o nedenle duman daha...
more...
- A. Selim Tuncer
Üstat, bir faideli feed'in daha sonuna gelmişiz. Daha önce yorum yapmadığıma bakmayın siz, okuya okuya bir hal oldum; kaçış yok zaten. Üç kere FF'ye girsem, birinde bu "göz" çıkıyor karşıma. Hani ressam misali, kulağımın birini kesip göndersem diyorum.. daha iyi açıklayabilmiş olur muyum kendimi? :)))
- alirizaesin
from iPhone
Aman aman! Yukarıda Hakkı Bey'in rahmetli teyzesinden naklen aktardığı duayı tekrarlayalım: "Allah aklımızı, fikrimizi, gözümüzü, kulağımızı muhafaza buyursun."
- A. Selim Tuncer
Bir üst düzey pazarlama yöneticisi dostumdan posta adresime gelen mesaj: Zihin görüntülerle/imajlarla çalışıyor. Mesela araştırmalar gösteriyor ki üzerinde diş macunu yazsa bile banyoya siyah diş macunu bıraktığınızda, insanlar diş macunu yok diyor. Neuro Marketing araştırmaları göstermiştir ki, karar veren ‘eski beyin’dir. Eski beyin 6 uyarıcıya tepki verir. Bunların biri de...
more...
- A. Selim Tuncer
1. "Gör"mesini bilmeyenin kulağı beş para etmez. 2. Ben de doğru seçeneği işaretler; kulağı feda ederdim (ama kısa süre sonra bunun acısına dayanamayıp intihar eder, böylelikle de "yoklukta eşitlik" yaratırdım bu iki yeti arasında, o başka!). 3. Selim Bey iyi ki var, yoksa körle yatan sağır-şaşı kalkardı şu akıl fikir (!) ortamında. 4. Ben tembelim, ancak bunları söyleyebiliyorum şimdi....
more...
- hafif abi
cok hos bir yazi ve ardindan güzel yorumlar.FF den istedigim bu ...
- Yusuf Temur
"Algılama bir görme ve duyma olgusudur. Çevreden gelen etkiler duyu organlarımızı uyarır, böylece meydana gelen sinir akımı, beyne ulaşır ulaşmaz, duyum olayı ile birlikte bir algılama da meydana gelir (Morgan, 1988:265). Algılıma edimlerinde görme, konuşmadan önce gelir. Fizik bilgisinden yararlanarak, ışık hızının sesten daha hızlı olduğunu anımsayalım. Diğer taraftan göz, kulağa göre...
more...
- A. Selim Tuncer
Grafik Tasarım dergisinin Ocak-Şubat 2010 tarihli sayısında Köksal Çiftçi'nin "İnsanoğlu önce çizdi-yazdı, sonra konuştu" başlıklı bir yazısı yer aldı. Yazının girişinden birkaç paragraf alıntılayalım: Eskiden herkes gibi biz genç çizerler de tarihin derinliklerinde yaşamış atalarımızın önce konuşmuş, çok sonraları becerilerini geliştirip resim çizmeye başlamış olduğunu sanırdık. Bir...
more...
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, genellikle insanların çok yakın zamanda konuşmaya başladıkları ve ilk homo sapienslerin bile konuşamadıkları varsayılırdı. Oysa, artık Vikipedi'nin bile (İngilizce olanının) verdiği bilgilere göre, bu fikrin hiçbir kesinliği kalmadı. Çünkü yaklaşık 1 950 000 yıl önce yaşamış olan Homo Erectus'ların fizyolojisinin bile, sanıldığının aksine, konuşmlarını sağlayacak şekilde...
more...
- Onbaşıların Uğur
10 Ocak 2010 tarihinde girdiğim İngilizce Vikipedi'nin Homo Erectus maddesinden şunu bir epostamda alıntılamışım: "The discovery of Turkana boy (H. ergaster) in 1984 gave evidence that, despite its Homo-sapiens-like anatomy, it may not have been capable of producing sounds comparable to modern human speech. Ergaster at least may have communicated with a pre-language lacking the fully...
more...
- Onbaşıların Uğur
Görüldüğü gibi, artık bütün direnişlerine rağmen, çoğunun hangi zihniyetle yetiştirildiklerini bildiğimiz biyoloji âlimleri bile MEALEN şunu itiraf etmek zorunda kalıyorlar: "Uzak atalarımızın konuşamayan yaratıklar olduğuna ve bizim bu yönden onlardan çok daha ileri ve evrimleşmiş olduğumuza dair elimizde hiçbir biyolojik kanıt yok, hatta tam aksi yönde kanıt var! 1 950 000 yıl önce...
more...
- Onbaşıların Uğur
Uğur, bazı görüşleri katıldığım için değil, konuyla ilgili olduğu için aktarıyorum. İnsanın dil yetisiyle ilgili kuramlar hâlâ muhtelif. Kısaca üç temel görüş var; dil yetisinin doğuştan getirildiği, dilin sonradan öğrenildiği, her ikisinin birden gerçekleştiği şeklinde... Ben kendimi sonuncusuna yakın hissediyorum. Noam Chomsky, insanın doğuştan getirdiği dil yetisi olmasa konuşmasının...
more...
- A. Selim Tuncer
”Gramer ve sağduyu, herkes tarafından, çaba göstermeden, çabuk, düzenli bir biçimde sadece bir topluluğun içinde en az etkileşimle, ilgi ve karşılaşma ile ve yaşamakla elde edilir. Belirgin bir öğretime ve eğitime gereksinim yoktur ve eğer bu olacaksa da son duruma katkıları çok sınırlı olur... Oysa örneğin fizik bilgisi seçici olarak eziyetli bir biçimde kuşaklar boyunca sıkça...
more...
- A. Selim Tuncer
"Çocuklar bu niteliği öğrenmezler; eğer zihin temel kurallara sahip değilse dışarıdan gelecek hiçbir etken bunu sağlayamaz." (Noam Chomsky, New Horizons in the Study of Language and Mind, Cambridge University Press,2000, s.3-4)
- A. Selim Tuncer
”Dilin işleme biçimi, herkesin beyninin kelimeler içeren bir sözlüğünün olması, kelimelere karşılık gelen kavramların bulunması ve kavramlar arası ilişkileri taşımak için kelimeleri birleştiren kurallar bütününün olmasıdır... Gerçekten de bebeklerin kavrayışıyla ilgili çalışmalar göstermiştir ki, bebekler nesnelerle ilgili sözcükleri öğrenmeden önce, tam da bizim beklediğimiz gibi, nesnelerin kavramlarına sahiptir.” (Steven Pinker, The Language Instinct, Harper Perennial, 1994, s.85,159)
- A. Selim Tuncer
”Sözlük geliştirme (leksikografi) veya tanımlayıcı anlambilim (deskriptif semantik) alanlarında uğraşmış herkesin farkında olduğu gibi, kelimenin anlamını tarif etmek çok zordur. Bu anlamlar, isimlendirilebilir en basit kavramlarda bile çok karmaşıktırlar ve en dikkate değer varsayımları içerirler. Çocuklar dil kazanımının en hızlı olduğu dönemlerde, bir kelimeyi çok az sayıda hatta...
more...
- A. Selim Tuncer
Hocam, vay be diyorum, hatta o son günlerin popüler videolarından biri olan videodaki şişman repçi gibi "oh yeah man, oh yeah" diyesim geliyor, ama tabii size karşı saygısızlık olacağı için demiyorum. Hatta Noam Chomsky'ye "çok kuul bir tespitte bulunmuşsun adamım, gerçekten çok mantıklı, sana puanım dokuz kanka" diyesim de geliyor. :D
- Onbaşıların Uğur
Şaka bir yana, gerçekten de ben bile geçende otobüs dinlenme tesisinde tartıldığım akıllı tartıdan öğrendim ki henüz on bin günden daha az yaşamışım. Bebekler ve küçük çocuklar birkaç yüz gün içinde binlerce, hatta belki de onbinlerce kelime öğreniyorlar demektir bu. Bunu hazır bir şekilde beyinlerinde bulmuyorlarsa öğrenmeleri hakikaten imkansız. Hem birçok kelimeyi daha ilk duyuşta...
more...
- Onbaşıların Uğur
İnsan zihninde isimler ve kavramlar doğuştan vardır demek doğru olmaz. Bu görüşü savunanlar herhalde şunu demek istiyorlar: İnsan zihninde dil ve konuşma yetisi potansiyel olarak var. Mekanizma çalışmaya öylesine hazır ki, isimleri ve kavramları banda soktuğumuzda eşleştirme ve işlem başlıyor. Eğer bu olmasaydı, insanın sadece öğrenme yetisiyle, yani öğrenerek konuşabilmesi mümkün olmazdı. İsimler hazır olsa, dünyada binlerce farklı dil olamazdı değil mi?
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, ama orada kastettiğimi ben "isimler yani kavramlar" diyerek izah etmeye çalıştım, isimlerin ses formu değil, ama "kavram" formunun beyinde hazır olduğunu anladım ben Noam Chomsky'den. Zaten yine Chomsky ve başka dil âlimleri imiş galiba, diyorlarmış ki diller arasında öyle benzerlikler var ki bu ancak bütün insanlarda doğuştan gelen bir tür ortaklıkla sağlanabilir, yani...
more...
- Onbaşıların Uğur
Evet, yukarıda buna benzer bir ifade var gibi, ama bunun tam olarak böyle algılanması zor. Kavramlar hazır olamaz, belki kavramların içine doldurulacağı boş kaplar hazır. Ki kavramlar, doğumdan ölüme kadar sürekli gelişir ve kendi kabını doldurur. Bebek zihni ne "elma" sesini ne de "elma" kavramını taşır içinde... Ya "cep telefonu" kavramı?..
- A. Selim Tuncer
Steven Pinker, [http://tr.wikipedia.org/wiki...] anladığım kadarıyla, çocuğun, kavramları isimlerden önce öğrenmeye başladığını söylemeye çalışıyor, kavramların doğuştan geldiğini değil.
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam kavramlar derken, benim aklımda soyut kavramlar vardı. Ayrıca "isim" kelimesini de ben daha çok geleneğimizdeki anlamında kullandım, "noun" anlamında değil, hele hele "somut isim (concrete noun)" anlamında hiç değil. "Allah'ın isimleri" ifadesini hatırlayın. Nedir bu isimler? "Bütünüyle merhametli (er rahman)", "tam otorite/hakimiyet sahibi (el kahhar)" gibi soyut...
more...
- Onbaşıların Uğur
Kaya Bey, yav ben hep açık seçik olmayan tabirler kullanıp böyle çırpınıyorum galiba. Kavram zihnimizin içinde tabii hep soyut olur, ama benim kavram demekle kastettiğim şey, "cep telefonu gibi somut bir nesneye değil, mesela 'büyüklük' veya 'hâkimiyet' gibi bir soyut bir anlama işaret eden kelime" şeklinde özetlenebilir.
- Onbaşıların Uğur
Uğur, Kaya Şahin'in dediği, senin de kabul ettiğin gibi kavramların hepsi soyuttur. Fakat ben, senin ayrı tuttuğun "soyut"larla ilgili kavramlar konusunda da kuşkular taşıyorum. Ve Chomsky'nin yukarıdaki ifadelerini pek anlamlandıramıyorum. Acaba söylenmek istenen şey senin anladığın gibi mi? Pek ihtimal vermiyorum. Bunu biraz araştıracağım.
- A. Selim Tuncer
Saygıdeğer Selim Bey ve saygıdeğer Kaya Bey, bana Chomsky'nin söyledikleri açık geldi. Adına metafor diyelim veya benim kaba saba tabirimle :) kavram diyelim, her neyse, bunların insan zihninde doğuştan hazır bulunduğunu söylemiyorsa o satırlarda ne diyor ki? Gerçi ben bu meseleleri incelemiş filan değilim, bir dönemlik lingüistik dersi bile almadım üniversitede. Sadece okuduğum o satırlara dayanarak konuşuyorum. O yüzden daha fazla iddialı olmayayım. :D
- Onbaşıların Uğur
İnglizce'de "concept"in anlamı epeyce geniş. Chomsky'nin "concept"i tam olarak bizim ilk anda anlamlandırdığımız "kavram" mıdır, bir bakmak lazım. Belki "kavram"da anlaşamadık.
- A. Selim Tuncer
Şuna bir bak Uğur: A priori concepts | Main article: Category (Kant) Kant declared that human minds possess pure or a priori concepts. Instead of being abstracted from individual perceptions, like empirical concepts, they originate in the mind itself. He called these concepts categories, in the sense of the word that means predicate, attribute, characteristic, or quality. But these pure...
more...
- A. Selim Tuncer
Yani, senin vurguladığın "kavramlar" ile konuşma yetisi kazanılamaz diye düşünüyorum, benim takıldığım nokta bu...
- A. Selim Tuncer
Bu durumda, hangi metaforlar ya da kavramlar insan zihninde var ve hafif bir gözlem ile (bir kelimenin belli bir bağlam içinde bir defa kullanılması gibi) ortaya çıkmayı bekliyorlar, hangileri neredeyse tamamen gözleme ve tecrübeye dayalı (yani empirical), bunu ben anlayamadım.
- Onbaşıların Uğur
Bir de Kant bir aydınlanma dönemi filozofu, 19'uncu yüzyılın başlarında ölmüş. Noam Chomsky ise gözlemlere ve verilere daha çok dayanarak ortaya teoriler koyan bir dilbilimci. Acaba Kant'ın bahsettiği "pure or a priori concepts" ile Chomsky'ninki aynı mı?
- Onbaşıların Uğur
Uğur, Chomsky'ninkiyle Kant'ınki birbirine yakın gibi geldi bana... O nedenle paylaştım. Bunlar dilbilimsel anlamda "kavram" değildir. Chomsky, meseleyi buradan mı dolandırıp getiriyor, bir bakacağım. Henüz fırsatım olamadı.
- A. Selim Tuncer
3G görüntülü konuşmanın yaygınlaşmamasının çeşitli nedenleri olsa gerek. 1) Teknolojinin konuşan her iki telefonda da olması gerekiyor ve birinden birinde olmayabiliyor. 2) Zahmetli... 3) Telefonla konuşma alışkanlıklarımızda henüz yer almayı başaramadı. 4) Pratik değil, özel pozisyon almak gerekiyor. 5) İki kişinin konuşması çoğu kez mahremiyet içerebiliyor; oysa görüntülü konuşmada...
more...
- A. Selim Tuncer
eğer telefon görüşmelerini herkesin içinde yapmayı (her nedense) aşırı tercih eden bir toplumda olmasaydık, 3G kullanımı bizde çoktan arşa varmıştı. mecburiyet durumları hariç tabi, ama mecburi görüşmeler de zaten normalde kısa kesilir, bir şey haber verme odaklıdır ve iletişim 'tamam' deyip kapatılır. 'live to tell' gizli sloganıyla hayatını çizmiş bir kalabalığın, 3 G'den aldığı alacağı bir tutam 'live to show'dur. doğrudan bir ilgi kurulamıyor o nedenle.
- DaisyNeeuQ
Bu feed zamanın ötesine uzanacak sanırım :)
- nothingelse11
"Ben fotoğrafa bakan gözlere bakıyorum." Roland Barthes
- A. Selim Tuncer
"Her ikisine, bakışa ve söze karşı duyarlı olmak için tek bir ortak mekan vardır: Bilinçdışı." Jürgen Manthey
- A. Selim Tuncer
"Görünür olan her şeyin dokunurluktan oyulduğu, özenli her varoluşun görünürlük için düşünüldüğü ve yalnızca dokunulanla dokunan arası bir geçirgenlik yerine, dokunurlukla dokunulurluğun içinde saklanan görünürlük arasında bir geçişin varolduğu düşüncesine artık alışmamız gerekir." Maurice Merleau-Ponty
- A. Selim Tuncer
— "Sana daha önce söylemiş miydim? Görmeyi öğreniyorum. Evet, yeni başladım. Henüz pek o kadar iyi değil ama elimden geleni yapacağım." (Habe ich es schon gesagt? Ich lerne sehen. Ja, ich fange an. Es geht noch schlecht. Aber ich will meine Zeit ausnutzen.) http://yenisafak.com.tr/Yazarla...
- A. Selim Tuncer
“Delik burunlar” anlamına gelen, Nemepu adlı kabileye mensup bir Kızılderili, Kızılderililer arasında kullanılan ve çok eski zamanlardan kalma bir dille konuşuyordu. Bu dil dünyanın en basit dilidir, öğrenmek için gramer kurallarına ihtiyaç yoktur. Telaffuzunu da öğrenmek gerekmez. Çünkü bu dilde kelime yoktur… Ancak söz konusu dilin sözlüğünü yapmak gerekseydi aşağı yukarı şöyle bir...
more...
- A. Selim Tuncer
Abooo Selim Hocam, destana dönmüş bu fiğdiniz. (Feed yerine fiğd yazmaya karar verdim, Türkçe yazarken İngilizce imlâ kullanmak beni hâlâ rahatsız ediyor da.)
- Onbaşıların Uğur
Bu "fiğdi" destana döndüren biraz da benim. Gördüğüm her ilgili şeyi buraya atıyorum, belki bir gün lazım olur diye... :))) Kaya Şahin'in katkılarını da unutmamak lazım tabii...
- A. Selim Tuncer
"Gösterdiğiniz şey söylediğiniz şeyden daha önemlidir." David Ogilvy
- A. Selim Tuncer
"Erdely ve Kleinbard’ın görsel bellekle ilgili yaptıkları deneyde insanlara sıradan 60 nesnenin resimleri ve isimleri gösterilmiş ve deneklerden, nesneleri ilk gördükleri zamandan sonraki yedi gün içinde, isimleri ve resimleri tekrar tekrar hatırlamaları istenmiştir. Kelimelerin hatırlanma oranları bir saatten sonra sabit kalmıştır. Denekler her zaman aynı kelimeyi hatırlayamamış;...
more...
- A. Selim Tuncer
böyle insanı ikileme sokmak bence iyi bir şey değil.
- sertaç aydoğdu
Fiktif bir soru... Allah böyle bir ikilemde bırakmasın.
- A. Selim Tuncer
"Sonuçta insanların algı sistemleri kişiye göre farklılık gösteriyor. Kiminin beyninde ses kartı iyi, kiminin ekran kartı. Ama işletim sistemlerimiz bu kartların tam verimlilikle çalışması konusunda asıl meselemiz." - Zeynep Kamil http://ff.im/nRCmC
- A. Selim Tuncer
"Yönetici insanlar neredeyse tamamen sözel fikirlerle uğraşırlar. Diğer taraftan pazarlama insanları görsellerle uğraşırlar. Pazarlama bir görsel disiplindir ki, bu görsel disiplini yönetici insanlar genelde anlamazlar." Al Ries (Lords of Marketing Konferansı'ndaki konuşmasından)
- A. Selim Tuncer
kulağımı verirdim. böylece sessiz sakin kafamı dinlerdim. hem de zaten gözüm bozuk, belki gözlerim güçlenirdi. gözü görmeyenin kulağı keskin olur misali...
- Aycan Türk
Ben ilk önce gözlerimi verirdim, çünkü ben hiç sağır kung-fu ustası görmedim. Akşam eve giderken etrafımda uçan yarasalardan hiç biri şu ana kadar bana çarpmış değil. Memeliler gözleri olmadan da uçabiliyorlarsa ben hayli hayli uçarım... Gözlerim işlevsizken, Batman gibi kötü adamlara da uçarım... Bu verilerin ışığında şuracıkta gözlerimi çıkarırdım ama beni engelleyen tek şey böyle bir şey yaparsam ışığın aydınlattığı yolda ilerleyemeyecek olmam... (bkz. üç maymun, imgelerin sisi)
- yedi
Göz əzbərləyər, qulaq sorğular. Əzbərləyərək yaşayanlar gözlərindən vaz keçəbilməz, sorgulayarak yaşayanlar isə gözlərini fəda edərlər. İşin qısaca xülasəsi bu.
- avatar8
Kusura bakma ama, bazen öyle bir sallıyorsun ki, tutabilene aşk olsun. Tam tersine, kulak, ezber dünyasına aittir. Göze hitap eden yazıyla birlikte ezber ihtiyacı ortadan kalkmıştır, çünkü yazı hafızanın bir uzantısı olarak varlık bulmuştur.
- A. Selim Tuncer
Əsəbiləşmədən düşün, məncə. Bunu anla əvvəl, göz daha rahat əzbərləyir, sorğulamadan. Yazıya keçmək əzbəri asanlaştırıyor.. Qulaq əzbərlerken sorğulayır və yoldan çıxır. Yoldan çıxmamaq üçün baş sallatarak ezberletiyorlar ya, sorgulamasın axmaqlar deyə.
- avatar8
Yazının forması əzbərlenir, content isə daxili səsə çevrilir. Kəlmələr şəxslərin anlayış səviyyəsinə görə sorğulanır. Şəkil isə daha az sorgulanarak yaddaşa əzbər bir şəkildə atılar. Tez unudular o ayrı. Sorgulanamayan hər şey tez unudular zatən. Yazı da sözlər bir-birlərini anımsattıkları üçün anlaşılmasalar da xatırlanar. Mənim anladığım sən göz əzbərləyər deyərkən göz unutmaz deyə anlamısan. Göz az anlar demək istədim yəni az sorğular olduğu kimi qəbul edər çoxu dəfə yəni.
- avatar8
"Erdil Yaşaroğlu “Galaksiye Notumuz Var!” projesi kapsamında dünyanın en büyük karikatürünü çizerek Guinness Rekorunu kırdı."
- Zeynep Mengi
from Bookmarklet
Öncelikle bir flip-up kaska göre çok çok sessiz ve hafif. Kaskalarda esas gürültü kulakların ve çenenin altından gelir. Schuberth bunu bir boyunluk ve çene altlığı ile çözmüş. Rüzgarın sesi tamamen kesiliyor. İstediğiniz zaman serin, istediğiniz zaman sıcak olabiliyor, ki bu her türlü kask için efsanedir. havalandırma sistemi padding içinden geçiyor, dolayısı ile kafanız nefes alıyor....
more...
- Özgür Akman
yıllar önce bir dergi reklamında "kafasındakilere değer verenler için" diyerek gönlüme taht kurmuş bir markadır Schuberth
- Hergele
Bu meretlerin kalıpları farklı, ben C3'den pek mutlu değilim, 1 saat sonra inanılmaz bir baş ağrısı yapıyor.
- Murat Yağcı
Kalıbı bana tam oldu valla. Ters mohavk komik tabii.
- Özgür Akman
from iPhone
Kaskla ilgili soylenenlerin hepsine katiliyorum. Muthis bir kask. Ama Murat'in soyledigi de dogru. Bas agrisindan kullanamadim ben de. Ama cok mutlu kullanan cok insan taniyorum. Cok iyi denemeden almamak gerek.
- Attila
600€ civarı. Aldığım yerde uzun uzun denedim, ardından da boyut konusunda rahatsız olursam değiştiririm diye konuştuk. Olmadım gerçi ama.
- Özgür Akman
from iPhone
Bu kaskın aynısının BMW versiyonunu bir yıldır kullanıyorum. Attila ve Murat'ın yuvarlak kafalarına olmamıştı ama ben çok memnunum. Ses, havalandırma vs gerçekten başarılı. Güle güle kullan.
- Bay Rock
Onu da star yapiciiz merak etme Ezgi. O da çok zengin olup kötü kötü gülebilecek... Ve "bir zamanlar fakir ama gururlu bir Cızbız vardı" diyebilecek.
- Xey
Uu yeni mi uyanmis o ahtapot? Elini yuzunu yikasin bi once. ( sevdigimden oyle dedim, alinmasin ahtapot. Sergiye gelince alirim gonlunu :) )
- Cagatay Karakoc
from Android
aç kalmıştık o gece doğru ya. sendeydik, ben istanbuldaydım yağni. :)
- miocaro
evet rezillik, bi de yan yanaymışız! ahahhaha ama bu muhabbetin bi çıkışı olmalı? çok hoş bağlantılar yapmıştık ben hatırlıyorum da neydi hatırlayamıyorum.
- deniztan
dark was the night "aids'e karşı savaş veren red hot organization tarafından derlenip, gelirleri vakfa kalmak üzere piyasaya sürülen bilimum indie bindie sanatçısının dahil olduğu iki disklik 32 şarkılık albüm. bir çok sanatçı vakıf yararına albüm için piyasaya sürülmemiş şarkılarını derlemiş, birlikte yeni kayıtlar yapmış, bazı şarkıları da coverlamış. 16 şubat 2009'da da piyasaya sürülmüş."
- paraşütler
bin yıl olmuş, indi dünyasından -aynen öyle de dilediğim gibi- epeyi uzaklaşabilmişim demek ki. fakkat, bu albüm doyasıya yenilecek bi albüme benziyor (hem artık belki ertuğrul özkök de indi dinlemiyordur....)
- paraşütler
Ay Ertuğrul Özkök'ün ''Karl Marx mı büyük Beatles mı'' başlıklı yazısını hatırladım da bir hoş oldum bak sen öyle deyince...
- toytronicaz
Baktım geldim, üç ortak arkadaşımız varmış Eda Demir, bu bir nevi kader ortaklığıdır benim kitabımda!
- toytronicaz