Daha önce “Toplumun kültür kodlarını bilmeden pazarlamaya mı soyunuyoruz?”, [http://selimtuncer.blogspot.com/2007...] “Kültür kodlarını bir kez öğrendiğinizde artık baktığınız şeyin aynı şey olmadığını göreceksiniz” [http://selimtuncer.blogspot.com/2007...] ve “Kültür kodu, şifreli bir kilit gibidir...” [http://selimtuncer.blogspot.com/2007...] başlıklarıyla, hakkında, bazı bölümlerden kısa çeviriler de içeren üç yazı yazdığım Dr. Clotaire Rapaille'in The Culture Code adlı kitabı FGP Yayıncılık tarafından Türkçe'ye kazandırıldı.
- A. Selim Tuncer
Tanıtım yazısı: Niçin dünya üzerindeki insanların kişilikleri birbirinden farklıdır? Kişilerin yaşamı, neyi satın alacakları, hatta kime aşık olacakları nasıl belirlenir? Bütün bunların cevapları kültür kodlarında gizlidir. Dr. Clotaire Rapaille tarafından kaleme alınan "Kültür Kodu”, kişileri ve toplumları yönlendiren kodların tanınmasına, açıklanmasına ve kullanımlarına ilişkin...
more...
- A. Selim Tuncer
Yetmedi mi bize istemedigimiz seyleri bile aldirtma yontemleri hakkinda bugune dek bilinenler ve bu bilinenlerin etkili (ahlakli ve ahlaksiz) kullanimi?
- Elestirel Gunluk
Niçin hemen konuya alma-satma, ahlaklı-ahlaksız perspektiflerinden baktık? Meselenin binbir yüzü var.
- A. Selim Tuncer
bu kitap harika, özellikle jeep ve nestle örneklerini pazarlamacılar derinlemesine incelesin
- Sinem Feyman
bütün reklamcılara, halkla ilişkilericilere, iletişimciler ve hatta kendini, etrafını tanımak isteyen herkeze çok çok önemli...harika bir kitap.- ebru ersoy.
- sevgi orkent
okuyupta neleri eksik yaptıklarımızı öğrenelim....ertuğrul kılıç
- sevgi orkent
Bu öyküyü başka bir yerde bulamazsınız... Ona göre. Sadece bu dergide yayınlandı ve artık dergi sadece sahaflarda o da tek tük bulunabiliyor. Anar'ın yayınlanmış ilk öyküsüdür. (Bildiğim kadarıyla yayınlanmış başka öyküsü de yok)
- Ozgur Uckan
tüm kitaplarını okumuş biri olarak...teşekkürler
- yesari
Yazılmamış bir Edgar Allan Poe hikayesinin taslağı gibi duruyor. Dil bakımından da, anlatılan olay bakımından da.
- Faruk Ahmet
Fi tarihinde bu dergiyi çıkarıyorduk bir grup genç. Oyun kavramı üzerine bir özel sayı hazırlamaya karar verdik. İhsan Oktay Anar, üniversiteden sınıf arkadaşımdır. Bu hikayesini biliyordum. İstedim verdi... Kitaplarıyla bu hikayesi arasında hayli uzun zaman vardır.
- Ozgur Uckan
Ama kitaplarının ilk ikisi de aslında taslak olarak o sıralar mevcuttu. Bu arada hala yayınlanmamış olan üç taslağı da vardı. Bakalım ne zaman çıkartacak?
- Ozgur Uckan
O sıralarda yoğun bir şekilde dil ve dünya arasında bağlar kuran tarikatları araştırıyorduk. Hurufizm ve Kabbala bunların başında geliyordu. Bu hikaye de o araştırmalardan esinlendi herhalde...
- Ozgur Uckan
Ben bu adamı okuyamıyorum :/ Her seferinde başa alıyorum, olmuyor... Halbuki dili güzel, ama olmuyor işte... Belki tatilde bu öyküyü bitiririm. Teşekkürler
- FUNdalina
30 dk önce okudum. Çok önemli değil ama biri uğraşmış göndermiş. bende bundan istifade etmiş olduğumdan, bunu yazmalıyım diye düşündüm. Teşekkürler
- Mustafa İPEK
Ozgur (agabey), o zamanlar hangi yazarlari severdi Ihsan Oktay Anar, uzerinde ozellikle tartistiginiz yazarlar/kitaplar/oykuler var miydi?
- mkz
Bir de UNIX'in yaraticilarindan Ken Thompson'in satrancla ilgili bir sayfasini ve o sayfaya koydugu basligi hatirlatti bu hikaye: "Play chess with God" http://cm.bell-labs.com/who...
- mkz
mkz, Borges tartışırdık tabii, Cervantes de... Biraz da Dostoyevski ve Stefan Zweig. Başka yazarları da konuştuğumuz olmuştur. Ama o daha çok İslam felsefesine ve tarihe düşkündü. Eski Yunanca öğrenmişti, Osmanlıca da. Daha otantik yazarlara yönelirdi genellikle...
- Ozgur Uckan
Fariduddin Attar'a düşkündü mesela... Nesimi'ye de... Sadi'ye de... Bir de daha otantik şeylere, Fazlullah-ı Astarabadi'nin bulunmuş el yazmaları, yapay bir peygamber yaratmaya çalışan tarikatlar gibi şeylere. Ayrıca savaş sanatı ile ilgili ne bulsa okurdu... Bilim tarihi de ilgi alanları arasındaydı...
- Ozgur Uckan
Tesekkurler. Pek okumamis olmakla birlikte ilk Borges geldi benim aklima da hikayeyi okuyunca. Simdi merak edip baktim, felsefe okumus(sunuz) meger. Fazlullah-i Astarabi diye aradim, pek bir sey bulamadim, Fazlullah Hurufi'yi buldum onun yerine, ayni kisi mi acaba bu?
- mkz
İkisi aynı. Astarabad'lı Fazlullah demek zaten. Otantik ismi o. Hurufiyya tarikatının kurucusu. 14. yy.
- Ozgur Uckan
Bu adam, yani İhsan Oktay Anar, bir çatlak! Böyle çatlaklar oluyor zaman zaman... Anaforlar, kum fırtınaları, seller, erozyonlar derken etrafımıza örülen kalın duvarlar bir sürü değerle aramızı kapatmışken, birden, beklenmedik bir zamanda, ne oluyorsa oluyor, toplumsal hafızamızın en uzak köşesinde küçük bir izi bile kalmayan bir değerler silsilesi sızmaya başlıyor o kalın duvarın bir yerlerinden... İnce bir çatlaktan...
- A. Selim Tuncer
Okudum ama bir yazar gözüyle söylüyorum bu taslaktır. Yani bizim göremediğimiz detaylar daha oluşmamış. bu ilhamla aniden yazılmış kısım. Eğer üzerinde çalışırsa birden detaylar ve hikayenin boğulmuş olan detayları ortaya çıkar. Örneğin satranç metamorfozu ile evrendeki sebep sonuç silsilesiinin benzerliği bir noktada uygulayıcıları etkilemeliydi. Yaptıkları hamlelerin de bu oyunun...
more...
- Süleyman Sönmez
Süleyman Sönmez, haklısınız. Benim ısrarlarım üzerine vermişti hikayeyi. Hala üzerinde çalışıyor mu bilmem. Ama bu bir taslak, evet. Ama iyi bir fikir...
- Ozgur Uckan
Selim Hocam, Anar için yaptığın "duvardaki çatlak" benzetmesi çok yerinde..
- Ozgur Uckan
Özgür Hocam, bir yerlerde okumuştum, ama şimdi hatırlamıyorum. Romalılar'ın hakimiyeti altında kalan Keltler, bütün uygarlık değerlerini yitirirler. Kelt şehirleri Roma şehirlerine, Kelt müziği Roma müziğine dönüşür, Keltçe bile kaybolmak üzeredir ki, tam üç yüz yıl sonra birden Kelt müziği yeşermeye, Kelt mimarisi canlanmaya başlar. Yazar, uygarlık kökleriyle tüm bağlarını koparan...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu bir hikaye değil zaten, konu gerçekten çok ilginç, ama bu haliyle bir sinopsis tadında...
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, bence de genetik değil çatlakların işi... Ya da uykusu sık sık kaçanların...
- Ozgur Uckan
Çatlaklar kutsaldır çünkü ışığı sızdırırlar :)
- Onur ALMIŞLAR
Alakası yok ama ben de "7" rakamına taktım. Peşine düşücem. Çoğu İslam anlatısında "7" sürekli karşımıza çıkıyor. İslam'ın ve diğer dinlerin de içinde var bu "7"...
- Onur ALMIŞLAR
"Sızıntı" ve "sızı" arasındaki köken ilişkisine de dikkat çekmek isterim. :)
- A. Selim Tuncer
Bu da benden, duvar metaforu ile ilgili çiziktirmiştim: "Duvarların bakıma ihtiyacı vardır. Karşı durdukları şeyin uzun süren çalışmasına yenilmemek için yenilenmeleri, desteklenmeleri gerekir. Bir duvarı en çok tehdit eden ögelerden biri de, içerden gelen sızıntılardır. Küçük ve sürekli saldırılar... İçeridekini korumak için inşa edilmiş bir duvarı korunaksızlık özgürlüğü önünde bir...
more...
- Ozgur Uckan
Onur, 7 kültü çok derindir. Üstelik sadece İslam'da da değil. Genel olarak...
- Ozgur Uckan
Of of of... Fakat derine dalmak için tüpü iyi doldurmak lazım.
- Onur ALMIŞLAR
sızıntı-sızı... bunu da düşüneceğim...
- Ozgur Uckan
Onur, ben o derinlere Üniversite bitiminde bir dalmıştım, sonra zor çıktım... dikkatli ol!
- Ozgur Uckan
Astarabadi (ki aslı Estarabadi olmalı, çünkü 'elif'le başlıyor) deyince aklıma Erkin Koray'ın "Estarabim estarabim, sağdan soldan estarabim..." şarkısı geldi nedense... :)
- A. Selim Tuncer
:))) Estarabadi konusunda haklısın Hocam. Gavurlar Astarabadi diyor, ben de bu konuları oralarda etüt ettiğimden aklımda öyle kalmış... Bu arada Abdülbaki Gölpınarlı bu konularda çok sağlam şeyler yazdı. Hurufilik ile ilgili Ömer Tecimer yenilerde bir kitap çıkarttı (plan b, 2008). Aldım ama okuyamadım daha...
- Ozgur Uckan
Sızıntı-sızı sandıkta yok... Bu arada Hurufilere düşkünlüğüm Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ı çıkınca sona ermişti. Canım sıkılmıştı. Hain planlarım vardı, Söndü gitti...
- Ozgur Uckan
Hocam dikkat etmek lazım elbet ama bulaştı bir yerlerden işte.
- Onur ALMIŞLAR
Sadece 7 de değil aslında. Özellikle ilk ondaki rakamların hemen hepsinin mistik geleneklerde belirli sembolizmlere denk düşen mânâları, ehemmiyetleri var. Annemarie Schimmel'in "The Mystery of Numbers" kitabı güzeldir: http://www.amazon.com/Mystery...
- Faruk Ahmet
Erkin Koray zamanından önce bir adamdır, ama sözcüğün her anlamında çatlak olduğu için ben de tam olarak anlayamadım...
- Ozgur Uckan
ben şu ara o derinlerdeyim bir süre çıkmam zor görünüyor "dünya yaşım 22"
- Sinan İŞLER
birde tarih bilgim zayıftır, (dünyaya yayılan) tarikatların çoğunun iran gibi bir topraktan çıkıyor oluşunun sebebi nedendir? birde iranlı diye anılan tarikatler hep iran topraklarında mı bulunmuştur ?
- Sinan İŞLER
Bildiğim kadarıyla çevrilmedi hiç, ne yazık ki.
- Faruk Ahmet
Aslında benim hurufilik maceram Derrida yüzünden başlamıştı. Bir de Edmond Jabes... Harfler ve dünya, dil ve evren arasındaki ilişkilere kafa yorarken, önce Mallarmé'nin hiç bitiremediği projesi "Kitap"a daldım, oradan da Hurufiliğe, yani İslam Kabbalasına çıktım. Hurufiliğin bir çekici yanı da Alamut İsmailileri gibi siyasi bir tarikat olmalarıydı. İktidarlara sızıyorlardı. Şifreli...
more...
- Ozgur Uckan
Annemarie Schimmel'in iki kitabı çevrildiydi, bu onlardan biri mi bilemedim.
- Ozgur Uckan
Çevrilmiş: Sayıların Gizemi, Tercüme: Mustafa Küpüşoğlu, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, Nisan 2000 ISBN 9757942013
- Ozgur Uckan
Sayıların Gizemi, Tercüme: Mustafa Küpüşoğlu, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, Nisan 2000 ISBN 9757942013
- A. Selim Tuncer
Onur bu konuda sana daha fazla yardımcı olmayacağım. Zararlı bu konular:))
- Ozgur Uckan
Tamam Hocam :) Kitabı gördüm şimdi attım sepete. Aslında ben liseden itibaren matematiği hiç sevmedim ama sayılar hep ilgimi çekti. Mİsal "0"; Sonsuz ve tek diğer rakalmlardan ikişer tane var; -1,+1 gibi ama "0" tek ve hiç. :)
- Onur ALMIŞLAR
Bu Hurufiliğin Melamilikle bağı var mı acaba?
- Onur ALMIŞLAR
Böyle beni çok etkileyen heterodoks tarikatlardan biri de Bogomillerdir. Bulgaristan ve Balkanların diğer kısımlarında 12.yy.dan itibaren çıkmış, katolik kilisesine zor anlar yaşatmış ve şiddetle bastırılmışlardır. Bektaşi dervişleri Balkanlara ilk gittiklerinde en iyi bu Bogomillerle anlaşmış, çoğu din değiştirip bektaşi olmuştur. Çok benzer yaklaşımları vardır. Ah bir de Katarlar var ya... neyse...
- Ozgur Uckan
@Sinan İŞLER: İran demeyelim de, Mezopotamya çok münbit bir arazidir.
- A. Selim Tuncer
Oktay Anar'dan biseyler okuyabilecegim icin cok sevindim. Hocam baska yerlerde de boyle saklanmis, bilmedigimiz baska isleri de var midir Oktay hocanin?
- Aykan
Özgür Hoca'yı da "çatlak" ilan edelim mi, tam yeri gelmişken? :)))
- A. Selim Tuncer
Onur, elbette var. Melamilik de benzer köklerden geliyor, o da 12 İmam inanışına sahip, İsmaili kökenli. Ama melamilik daha çok elini eteğini çekme, saflaşma, kendine lanet okuyarak arınma temelli bir inanışa sahip. Gezici dervişler. Melamilik bektaşiliği besleyen bir diğer koldur. Yani bu ikisi (hurufilik ve melamilik) bektaşilikte birleşmiştir diyebiliriz.
- Ozgur Uckan
Selim Hocam ben diyemem vallaha siz deyin :)
- Onur ALMIŞLAR
Aykan vardır elbette, ama yayınlanmış olduğunu sanmıyorum. Bence bu tek örnek... (edit: o da acayip kirli çıkıdır... benim gördüğüm ve daha yayınlamadığı bir sürü şey var... Üstelik 1998'den beri yüzyüze görüşmedik)
- Ozgur Uckan
Hep bir ağızdan dersek, bir şey yapamaz! :)))
- A. Selim Tuncer
Ne ilginç ama; bir bardak su misali, yere düşüyor bardaktan ve yayılıyor farklı alemlere herbirisi. Kimse farkında değil yanlız; farkları kendilerinden değil yönle ilgili ve her biri bir parçası bir bütünün ve içeriyor tümünü.
- Onur ALMIŞLAR
Melamilik tekke kurmamıştır. Örgütlü yapıya, kurumsallaşmaya karşıdır. Dağıtık ağ yapısına inanır yani:))) Oysa hurufilik iktidarı içinden ele geçirmeye çalışır. Dolaysıyla Bektaşiliğin ana akımında hurufilik daha etkili olmuştur. Yeniçeri operasyonu siyasi tarihin en önemli konularından biridir...
- Ozgur Uckan
Ahan da diyorum; Özgür Hoca öyle bir çatlak ki, tek değil, birçok yönden sızdırıyor, sağolsun. Işık, su, hava...
- A. Selim Tuncer
Haha Hocam kusura bakmayın ama sizin dediğiniz kevgir gibi oldu biraz :))
- Onur ALMIŞLAR
bu konular ayık kafayla gitmiyor. ben az tarih okuyup yatayim :)
- Sinan İŞLER
Bak, bunu ben diyemezdim. Birden cesaret geldi sana... :)))
- A. Selim Tuncer
Sinan İşler, sorunuza ancak gelebildim, kusura bakmayın... İran tarikatlar açısından verimli bir toprak. İslam öncesinde de öyle Zerdüşt dininde oldukça eklektik bir yapı var, farklı inanış ve kültürlerden besleniyor, bunları birleştirerek dönüştürüyor ve çok etkili oluyor. Daha eskden de Mani dini var, o da öyle. İslama geçtiklerinde bu imam kültü başlıyor. Hz. Ali'nin hakkıının...
more...
- Ozgur Uckan
Ex, Çinlilerden ve Japonlardan bahsediyorsan, orada dur. Onlar bu meselelere daha da önceden el atmışlardı zaten. Optikleri farklı onların, ama çook derin bir optik... Dolayısıyla Çince veya Japonca öğrenince adım atacağın kültür, meselelerin karmaşıklığı bakımından buradan pek de farklı olmayacaktır. Kimlik kökten farklı olsa da. Güney Amerika'da da bildiğiniz gibi Maya var ki, aslında...
more...
- Ozgur Uckan
Ex, ama illa ki tek tanrılı dinler diyorsan, Kelam derken, o konu başka...
- Ozgur Uckan
Selim Hocam sizin örenek için dedim ben (kıvırıyorum) Özgür Hocam kevgir daha kutsal olmalı ama bolca sızdırıyor. Bu arada Maya beni paklar. (Pak Maya olurum) Aslında tüm kültürlerin bir gizemi var ve sanki gizemin kapısı aynı yere açılıyor gibi. Tabi bunu detaylı bilgim olmadan söylüyorum. Kapı deyince aklıma geldi. Nasreddin Hoca'nın türbesindeki 4 kapıdan birisinin kilitli olması mesela! Hepsi aynı yere çıkıyor ama bir kapı kilitli. "O kapıdan geçmedikten sonra herşey boşuna" mı diyor ne diyor?
- Onur ALMIŞLAR
@Ex: Şimdi "din" diye ne yapılıyor, ne düşünülüyorduysa, hemen hemen aynı şeyler. "Tanrı kelâmı" derken illâ ki İbrahimî dinleri kastediyorsan durum birazcık daha farklı (ama çok da değil!). Zaten meselâ İslam geleneği "Tanrı kelamının ulaşamayacağı kadar uzak" bir yer, millet vs kabul etmez. Sık sık İbrahimî dinlerdeki şamanizm izlerinin derinliği konu edilir; bu bence gayet normal bir...
more...
- Faruk Ahmet
İlk fırsatta okumak istiyorum, paylaştığınız için çok teşekkürler. 4 yıldır yan fakülteye gidip bi İhsan Oktay Anar ile tanışamadım hatta kitaplarıyla da geçen yıl tanıştım, geç kalmamışım allah'tan :)
- Burak Barbak
@Onur: Kevgir olmak, fazla ışık sızdırmak da iyi değil. İfratla tefrit her daim zarar. Öyle bütün ışığı geçirirsen insanı aydınlatmaz, kör edersin ancak :) Biz Özgür hocaya çatlak diyelim yine, kevgiri başkasına saklayalım.
- Faruk Ahmet
@Faruk Ahmet O da güzel bir bakış :) Aslında kevgir ben olabilirm çünkü tüm bilgiler akıp gidiyor tutamıyorum :D
- Onur ALMIŞLAR
Şunu diyeyim; eğer Tanrı mesajını Sibirya'da göndermiş bile olsaydı, o, yine de gelir bu bantta çoğal(tıl)ırdı. Japonya, Çin, İndus Vadisi, Mezopotamya, Avrupa, Orta Amerika... Aşağılı yukarılı aynı bant üzerinde... Toynbee'nin "medeniyetler kuramı"nı hatırlayalım.
- A. Selim Tuncer
Ben de bir hocama şöyle bir soru sormuştum. İslam neden dinazorlardan bahsetmiyor ve neden araya iki kitaplı din daha girmiş. Şöyle bir ayetten bahsedlmişti. Bi< dünyayı insan için hazırladık bu meteoru ve dinazorların oratadan kalkışını açıklıyor mu? tartışılır. diğer soruya da şöyşe bir cevap gelmişti ki bu makul geliyor. İslam adem ve havva'yla başlar Yani Muhammed ben güzel ahlaki tamamlamaya geldim denilen güne kadar geçen süreç Adem'le Havva'dan bu yana islamdır.
- Çiğdem Zeytin
Faruk Ahmet, şu sözünün altına imzamı atarım: "dinî geleneği "tektanrıcılık-önceki ilkel dinler" diye son derece sığ bir kategorilendirmeye sokan modern anlayış ikide bir şaşırıp durur, gazete haberi yapar, Zeitgeist diye filmini yapar..." Eliade tavsiyene katılıyorum. Bir de aynı yazarın Şamanizm'ini ekleyerek... (http://www.kitaphayat.com/Yazar...) (Edit:Şamanizm henüz çevrilmemiş)
- Ozgur Uckan
@Ex Instance: Faruk Ahmet'in hatırlattığı gibi İslam, makro anlamda mesajın gitmediği yer olmadığını söylüyor, mikro anlamda da aklıyla Tanrı'yı keşfedebileceğini... Ama, "kitap inme" deyince, bir inanç meselesi oluyor. :)
- A. Selim Tuncer
@Çiğdem Zeytin Ben "Adem" olayını ve dinazorların neden anlatılmadığını şöyle düşünüyorum. Adem ilk yaratılan insan mı, yoksa ilk düşünen, insan gibi olan ilk insan mı? Mesela insan ilk olarak dinazorlardan sonra düşünmeye başladıysa, yani "Adem" olduysa geride kalan tarihin önemi yok. Bir de Adem'le ilgili şöyle birşeyler yazmıştım. http://www.medyaalternatif.com/2009...
- Onur ALMIŞLAR
Güney Amerika'da da bir kitap var: Maya Kozmolojisi.. Onlar kitabın yıldızlarla yazıldığına inanıyorlar ve matematik bir kelama sahipler.
- Ozgur Uckan
@Ex ve Çiğdem Zeytin: Çok leziz sorular ve konular ama o kadar karmaşık ki ve bilgimiz o kadar az ki. Ne desek kendi ideolojimiz içinden demek, bunu da son derece spekülatif bir biçimde yapmak zorunda kalırız. Bu silsile (thread) de bambaşka bir şeye döner. Yine de "kitaplı din" derken bunun sonradan yapılan bir kategorilendirme müdahalesi olduğunu, daha genel olarak "din"i ve -varsa- Tanrı'yı ilgilendirmediğini söyleyebilirim. Onbin yıl önce kitap inse ne olacak? Matbaa yok bişi yok, kaybolurdu zaten :)
- Faruk Ahmet
Bunu biz bilemeyiz ki... Pardon, "ben bilemem ki" diyeyim.
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, yine ideografi meselesine çıktık işte:))
- Ozgur Uckan
Aaa, iyi valla Şamanizm de çevrilmiş. Çok sıkı kitaptır.
- Ozgur Uckan
Ex, soruna benim de cevabım yok maalesef...
- Ozgur Uckan
Ben bir de şunu söyleyebilirim. İslamiyet, dört kitaptan, ayrıca sayfalardan, binlerce peygamberden söz eder.
- A. Selim Tuncer
İslam da zaten bunu söylüyor mikro anlamda dini bulabilirsin yni tanrı inancına varabilirsin diyor. İslam'ın macro anlamda tek meselesi cemaatleşmektir kanımca. Çünkü şunu söyler Allah'ın indirdiği kitaptaki her şeye yapmıyorsanız da inanmalısınız. Red dinden çıkmaktır. Bu bilgi de pratiğe dökülmese de kocaman bir toplumsal bilinç ve bilinçdışı yaratır. Yani bir komunite.
- Çiğdem Zeytin
Yani, cevap çok da, hangisini seçeceğini, ya da belki hepsini tümden reddeceğini mi, buraya sığdıramayız. "İslam şunu der o konuda" bile diyemeyiz. Yüzlerce mezhebi, tarikatı var, hepsi ayrı telden çalan.
- Faruk Ahmet
Bence kitapsızlar Tanrıyı keşfedebilmişlerdir. Büyük dinlerin kökeninde İbrahim Peygamber var, belki bu da bir mesajdır. Kendi kendine Tanrıyı keşfeden İbrahim. Yani "Adem" bir yerde.
- Onur ALMIŞLAR
Bu son konuyla ilgili çok önemli bir kitap tavsiye edebilirim. Üstelik İslam'da ütopya edebiyatının da öncüsüdür: İbn Sina/İbn Tufeyl, Hay bin Yakzan, Çevirenler: Şerefeddin Yaltkaya/Babanzade Reşid, Hazırlayan: N. Ahmet Özalp, Yapı Kredi Yayınları
- Ozgur Uckan
Vakti zamanında Express Dergisi'nde kitabı tanıtırken şöyle demişim: "Bu kitap, Batı'daki etkisi Doğu'dakinden çok daha derin olmuş bir Doğu geleneğinin iki ünlü örneğini, aynı adı taşıyan iki anlatının dilimize yüzyılın ilk yarısında yapılmış ve unutulup gitmiş iki çevirisini, günümüz diline uyarlanmış halleriyle bir araya getiriyor. "
- Ozgur Uckan
@ faruk. Tarikatın kelime anlamı yoldur. Yani İslam inancına göre Allah'a varma hedefini izlerken tercih ettiğin üslup, yön, tavır. Basite indirgediğimizde İslam beni konu alıyorsan sadece Kur'an-ı referans al der. Bu noktada (bence) tarikat ve diğer mezheplerin üslupları havada asılı kalır. Ama bazı ayetler cevap çok cümlesini besler. Yine bence diyorum: İslam insan psikolojisini ve toplum psikolojisini çok çok iyi yönetir ve hedefi birden fazla insana ulaşmaktır.
- Çiğdem Zeytin
Özgür Hocam, Robinson Crusoe'un yazılmasını sağlamıştır da deniyor ama...
- A. Selim Tuncer
Bir başka yaklaşım da Fariduddin Attar'ın görkemli "Kuşların Dili" destanıdır: Simurg...
- Ozgur Uckan
@Çiğdem: Kuran öyle der ama, mezhepler de keyiften çıkmıyor ki: Kuran'ı okuyunca herkes aynı şeyi anlasa tamam derdim. Kuran zaten pek ayrıntı vermez, buna tenezzül etmez hemen hiçbir konuda. Biz atıp tutabilelim diye :)
- Faruk Ahmet
Evet, Batılılar bu iki ustaya bizden daha çok önem vermiş...
- Ozgur Uckan
Kitabın (Hay bin Yakzan) tanıtımında "Defoe, Bacon, Spinoza ve More gibi pek çok düşünür ve sanatçı üzerinde etkili oldu." deniyor.
- A. Selim Tuncer
@Selim Tuncer: O Robinson benzetmesi bana hep fazla yüzeysel göründü. "Aa onda da ıssız ada var bunda da". Robinson'dan çok daha zor ve katmanlı bir metin Hayy bin Yakzan. Yazarı İbn Sina olunca öyle oluyor haliyle.
- Faruk Ahmet
Katılıyorum. Benzetmedim, etkiden söz ettim.
- A. Selim Tuncer
Hahah Faruk güzel bir yaklaşım hatta doğru şöyle bir durup düşününce. Bunu dikkate aldığımda İslam agnostik midir diye soruyorum?
- Çiğdem Zeytin
Tabi "yazarı" dedim ama aslında Hayy bin Yakzan çeşitli yazarlarca tekrar tekrar yorumlanarak değişik şekillerde anlatılmış çok eski bir hikaye.
- Faruk Ahmet
Yazar oradaki "ıssız ada"yı görmüştür sadece...
- A. Selim Tuncer
Çiğdem, tarikatlar boşuna çıkmıyor. Bunda "zahir" ve "batin" öğretisinin de bir rolü var. Kuran hep yorumlanmaya ihtiyaç duymuş. Zahir=görünen/batın=görünenin ardındaki gerçeklik ayrımı İslam'da kökleşmiş, üstelik sadece heterodoks tarikatlarda değil, ana akım öğretide de.. Dolayısıyla bir çok yol çıkıyor. Ayrıca islam, hristiyanlık gibi bir kilise kurmamış olmasına rağmen, gayet siyasi...
more...
- Ozgur Uckan
İbn-i Sina'nın Hayy bin Yakzan'ına ilişkin: "Anlatı, filozofun kendi kişisel mistik deneyiminin gizini aktardığı bir mistik anlatılar üçlemesinin, "İşaretler Kitabı"nın ilk bölümüdür. Aristotelesçiliğin akıllar hiyerarşisinden kaynaklanan genel bir bilgi kuramından hareket eden İbn Sina, burada kozmolojiyi temellendiren ve insanı bu kozmoloji içinde konumlayan özgün gnostisizmini, yeri...
more...
- Ozgur Uckan
@Çiğdem: Agnostik mi bilemem ama bir Arap entelektüeldi sanırım, birkaç yıl önce "Kuran içine girip her şeyi bulabileceğiniz bir süpermarket gibi. Yobaz da oradan besleniyor, en ilerici mistikler de" gibi bir şey demişti :) Doğru. Eksiği: bu yalnızca Kuran için geçerli değil.
- Faruk Ahmet
İranlı düşünür Abdulkerim Süruş'tu galiba, herkesin bir İslam'ı var mealinde bir görüşü vardı. Mollalar tarafından afaroz edildi.
- A. Selim Tuncer
"Herkesin İslam'ı var" pek de cesur bir görüş de değil aslında ya. Yüzlerce yıl önce İbn Arabi daha ileriye gitmişti, "herkesin Allah'ı başka" diyerek: http://friendfeed.com/passive...
- Faruk Ahmet
Ayrıca şu iki ciltlik kitap da çok değerlidir: Henry Corbin, İslam Felsefesi Tarihi - 1-2 http://www.iletisim.com.tr/ki%C5%9... (Corbin özellikle İran islamı konusunda uzmandır. Ayrıca zamanında Heidegger'in asistanıydı)
- Ozgur Uckan
Faruk verdiğin örnek kaçınılmaz dinden ziyade toplumun dinci baskısı bu tip sapmalara yol açar. Fakat İslam'da böyle tipler de açık ve net olarak tanımlanmış ve reddedilmiştir. Yoruma açık olduğu kadar dikte eder.Yani kendi denetleme sistemini yaratır.
- Çiğdem Zeytin
Şimdi ben yine bu yazımın linkini paylaşacağım: "Putları kırmak, aslında zihinsel tasarımı özgürleştirmek demektir" http://selimtuncer.blogspot.com/2008... Blogger kesik, ama link bu 'feed'te yer alsın dedim.
- A. Selim Tuncer
"Herkesin Allah'ı başka" manasında Mevlana'da da çok şey var. "İslam'ı başka" deyince iş soyutluktan çıkıyor, fıkıh falan gibi konular giriyor, belki o bakımdan cesurca...
- A. Selim Tuncer
İbn Tufeyl'in Hayy bin Yakzan'ından: "Bütün bunlar açıkça gösteriyordu ki, bu topluma müşahede yoluyla ulaşılan gerçekliklerin anlatılması mümkün değildi. Onlardan oruç, namaz, hac, zekât ve benzeri yükümlülüklerden daha fazlasını beklemek anlamsızdı. Büyük çoğunluğun öğretiden kazancı yalnızca dünyasaldır. Dünyasal hayatlarının düzenlenmesidir.Güvenlik içinde yaşamaları, doğru bir...
more...
- Ozgur Uckan
Bu da benden: "Anlatının son satırlarında acı ifadesini bulan toplumsal eleştiri, sonunda iktidarın, dolayısıyla fıkıhın zaferiyle sonuçlanan fıkıhçılarla felsefeciler ve sufiler arasındaki dönemin önemli savaşını yansıtmanın da ötesinde, özellikle bugün burada yaşadığımız toplumsal yapı için de güncelliğini korumaktadır. "
- Ozgur Uckan
Allah rızası için tamlamasını ben şöyle yorumlamıştım. Eğer doğruu bulmak içim bir otorite arıyorsan O Allah olmalı çünkü onayını beklediğin onlar yani diğerleri de senin gibi kuldur. Onlardan aşağı ya da üstün değilsin. Öyle ki sana şah damarında yakınım eğer bir doğru arıyorsan içine yani bana bakman yeterlidir. Otorite ihtiyacını bir insanla karşılayacaksan bu sen ol önce gibi
- Çiğdem Zeytin
Özgür Hocam, nereden girdik, nereye geldik? Bak şimdi, "siyak" ve "sibak" konusu ne kadar önemli oldu. :)
- A. Selim Tuncer
Evet Selim Hocam... Tekrar bir açıklasana bir zahmet...
- Ozgur Uckan
O postu bulayım da, ordan getireyim. Hangisiydi o?
- A. Selim Tuncer
Bu arada ben de blogspot uzantıları çalışıyor. Sebebi: "DNS ayarlarını otomatik al" seçeneği seçili olduğundan. Daha önce burada verilen "208.67.222.222" numaralar geçersiz sanırım. (Yok onları yazınca da girebildim sorun başka)
- Onur ALMIŞLAR
Tamam, Evrenin Yeni Belleği: Sanal Kitaplık... Link yeter herhalde... Çok uzunmuş o bölüm. Burayı karıştırmayalım.
- A. Selim Tuncer
Bir tek şurayı alıntılayayım: "Kuran okumalarında uyulması gereken (ve pek az uyulan) bir kurala atıfta bulunur bu terimler. Kuran'dan bir ayet aktarırken, "siyak ve sibak"ı, yani "ayetin gelişi, anlatım biçimi ile ayetin geçmişi"ni göz önünde bulundurmanız gerekir. Bir başka ifadeyle bunu sözün öncesine ve sonrasına bakmak, sözü bağlamından koparmamak, diye de ifade edebiliriz."(http://ff.im/7tTlb)
- Ozgur Uckan
Faruk Ahmet, çok karmaşık bir mevzuu olduğundan inebileceğimiz derinlik sınırlı.. O yüzden bir noktada nefesimiz tükenir nasıl olsa:)
- Ozgur Uckan
Burada durduk mu? Ne olur duralım :) Meraktan uyuyamayacağım.
- Çiğdem Zeytin
Nasıl kıskıvrak kalakaldım ekran başında anlatamam gözlerimden de uyku akıyor bu akşam da uyumazsam ki bu konu beni uyutmaz yarına Allah kerim :D
- Çiğdem Zeytin
Ben de şurayı alıntılayarak iyi gecelere dileklerimi ileteyim o halde: Siyak ve sibak Kuran okuma metodolojisi içinde yer almakla birlikte, bununla sınırlı değil sanıyorum; bugün Türkçe'ye "metinsel bağlam" olarak çevirebilsek bile, kavramın içinde yer alan "öncesi-sonrası" anlamını bu çeviri vermiyor. Bu nedenle özellikle kullandım. Bir 'feed' üzerinden örnekleyecek olursak, aslında...
more...
- A. Selim Tuncer
Siyah ve Sibak konusu güzeldi ama! Halil İnalcık'ın DoğuBatı dergisindeki (Ağu.-Eyl.-Ekim sayısı, no:20) "Hermenötik, Oryantalizm, Türkoloji" yazısını tavsiye edip susayım madem. Yazıdan alıntı: "15.yy'dan başlayarak metinlerde Tanrı'nın sözünü en doğru biçimde anlama çabası, Batı'da hümanistik hermenötik'e başlangıç olmuştur (Lorenzo Valla, Erasmus). Ondan yüzyıllarca önce İslam bilginleri tarafından Kuran tefsirine giriş için, "usul" (prensipler, metod) adı altında hermenötik ortaya çıkmış bulunuyordu..."
- Faruk Ahmet
Ben de İbn-i Sina'nın Hayy bin Yakzan anlatısı ile ilgili olarak şu söylediklerimle noktalayayım: "Kitapta kısa bir özeti verilen "Salaman ve Absal" ise, Yunanca öyküden ödünç alınan kahramanların farklı işlevler yüklendiği son bölümüdür üçlemenin. Heterodoks sufilik üzerinde de çok önemli etkileri olmuş bu anlatı geleneğinde söz konusu olan, öncelikle iç deneyin gizlerinin, genellikle...
more...
- Ozgur Uckan
@ Onur ben de tam onu düşünüyordum. Üstadlar hepinize ii geceler diliyorum.:) Daha keyifli olamazdı.
- Çiğdem Zeytin
Ben de tüm katılımcılara teşekkür ediyorum ve çatlakları kutsuyorum. iyi geceler :)
- Onur ALMIŞLAR
Go da siyah ve beyaz taşlarla oynanır. 9x9 tahtada oynandığı olur. Tanrının oyunu diye anılır. Bir kez oynanan oyunun bir daha oynanması 'neredeyse' imkansızdır. Ayrıca pratikte, tıpkı 'Rabnuma' gibi sonsuza kadar oynanır. Yine, aynen yazdığı gibi oldukça uzun 'kombinezonlar' veya 'olasılıklar' kestirilebilir/sayılabilir. Oyuncular yemeden, içmeden trans halinde oyun oynar. 3 gün sonra...
more...
- irem erman
irem erman, Go meselesini nasıl atlamışız. Üstelik hikaye yazılırken tartıştığımız konulardan biri de Go idi. Fransız Go ustası rahmetli yazar Georges Perec'e konuyu açmıştım da heyecanlanmıştı. Büyük benzerlikler olduğunu söylemişti. Go'nun da metinsel açılımları olduğunu... Hatta Darren Aranofsky'nin Pi'sini seyrederken de aklıma bu hikaye gelmişti yeniden. Tamamen aklımdan çıkmıştı bu Go meselesi. Teşekkür ederim...
- Ozgur Uckan
Cahit Akın, ilginç, birisi Morköpük'ü keşfetmiş demek ki. Çok az bilinir oysa. Sağol link için...
- Ozgur Uckan
ben bu feedi bookmarklamak istiyorum =_=
- Çiğdem Zeytin
teşekkürler paylaşım için. kendim için kopya alıyorum hemen.
- alikoçak
Çok uzun konuşulduğunda hep şunu sorarım. Bilgi soyut ve kelime bütünlüğü hali ile gerçek bir değişim yapmış mıdır? Entelektüel düzeyde tartışmaların sonsuzluğuna her baktığımda bunu düşünürüm. Oysa bu alanlarda çalışma yapanların size anlatacakları, kelimelerin dizgisinde pek yer almaz. Düşüncenin temelindeki anlamlandırmaya dayalı etkinlikle ne Tanrı kavramı tartışılabilir ne bilinç....
more...
- Süleyman Sönmez
Süleyman Sönmez, "Tanrı" kavramı ve bilincin bu biçimde tartışılamayacağından dem vuruyorsunuz. Bu konularla ilgili bilginin "sessizliğin içinde yetiştiğinden"... İkibin yıldır konuşuluyor bu bilgi oysa, her defasında farklı ağızlardan ve farklı zihinlerden süzülerek. Kendinizi bu "gürültüye" kapamanız imkansız. Sessizlik yok. Çünkü o bilgi kafanızın içinde konuşmayı sürdürecek....
more...
- Ozgur Uckan
Hocam yazdıklarınızdan çıkardığım şu bu keşif bir anlam yaratma çabası olarakta gözükemez, çünkü keşfetmek kavramından, o yerin keşfedilmiş sayılıp sayılmayacağına kadar aslında çok temel kavramsal sorunlara da açıklık getirmek gerekiyordu. Bir yandan hepimizin kitaplardan, belgesel kanallarından bildiği keşifler vardı. Yani hepimizin ortak düşünce sistemi olan Batı belleğimiz de yer...
more...
- Travis Bickle
Evet. Ve keşfettiğini dile getir ki başka keşiflerle etkiye girip dönüşsün / dönüştürsün...
- Ozgur Uckan
II duygusal bir tepki değil söylediklerim ne çok konuşmuşsunuz değil yani. Bilginin, bizim bildiğimiz bilginin, kelimelere dayalı bir bilme hali, deneyime dayalı bir bilme hali olduğunu söyledim. Kişisel olarak bu halin üstünde aşkın / müteal bir hal içinde miyim? Hayır maalesef değilim. Peki kişisel bir fikir olarak diğerlerinden üstün olduğunu mu düşünüyorum. Hayır düşünmüyorum. Çünkü...
more...
- Süleyman Sönmez
Mesela Japonya'da Zen ekolu MU diyor. Bütünsel olumsuzlama. Ne odur, ne tersidir, ne ikisi birdendir hatta ne de yokluktur. Bu hal tarifsiz ve tanımsız ve anlaşılması imkansız bir haldir. Bu hal varken ego, benlik ve zincir halinde düşünen küçük aklın hükmü de yoktur. Kısacası şu tanımlama gayretlerim de yoktur. E o zaman ya o hal içindesinizdir. Ya değil. Değilseniz konuşursunuz. O...
more...
- Süleyman Sönmez
@Süleyman Sönmez, bir başka 'feed'de Gazali-İbni Rüşd meselesi tartışılırken göz atmıştım. Belki bu paragraf bizim için de bir parça aydınlatıcı olabilir: İbni Rüşd, kelamcı yöntemiyle yazdığı "Kanıtların Apaçık Yollarının Keşfi" adlı kitabında Tanrı’nın bilinmesi (marifetullah) konusunda Eş’arilik, Mutezile, Batınilik, Haşviyye (Lafızcılık) ve Tasavvuf biçiminde beş ana bölüme ayırdığı...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu paragraf iki olayı anlatıyor. 1) Düşünce temelli bilgi alımıyla yaşayan ve öğrenen halk ne yapsın? 2) Tanrı'nın bilmesi ile insanın bilmesi veya bilgi formu benzeşiyor mu? (Allah kendi ruhundan üfledi ve Adem'e isimleri öğretti rahmani bilgisine dayanarak) İlk soruyu incelediğimizde her canlı varlığın Yaratan'la bağının formunun bilgi ve iradeye uyma kabiliyetinin farklı olduğunu...
more...
- Süleyman Sönmez
Düşünce sistemi ile öğrenen halk Kutsal kitabı okuduğunda bu düzlemde verilen bilgiyi alacaktır. Bizzat Kuranın ifade ettiği gibi kitap 7 li anlamlar içeren kapsülleşmiş bir bilgidir. İlahi bilgi Tanrısal bilgi alıcı varlığın kapasitesi ve alıcı organları doğrultusunda anında açılan çeşitlenen canlı bir hüviyete sahiptir. Verilen bilgi sonsuz forma sahiptir. Hal böyleyken hazır...
more...
- Süleyman Sönmez
Bu durumda sadece 10 kişi de olsa durum değişmez. Onlar için bu bilgi akışı hazırlanmıştır. Çünkü Alim ismiyle Yaratıcı gaybı ve bilinen alemi bilir. Zamanın vektörlerine ve olasılık düzlemine hakimdir.
- Süleyman Sönmez
Kendisine nasıl dua edileceğini bizzat kendisi kutsal metinler içinde öğrettiği gibi. "Bana döndürüleceksiniz ve Ben onlara yakınım, gözler onu göremez ama o gözleri görür ifadeleri ile insanla temas halinde olduğunu ve olacağını ifade etmiştir. Aynı şekilde bir insanın daha üst düzlemlerin bilgisini nasıl aldığı alacağı örnek verilen insan ve varlıkların hayatları içinde detaylarla ve...
more...
- Süleyman Sönmez
Kısacası dediğim konu herkes için değildir. Ama bu sözler kendisinde bir şeyler uyandırıyorsa o kişinin konuya eğilmesi bilginin anlamının tamamen yenilenmesine yol açabilir. Bir piramidin tümü bilgi. En üstüne çıkmışsınız. Artık daha ötesi uçmak. Bir kartal olmak. Siz uçarsanız bilgi aşağıda kalacak ama ne gam. Her daim yaratan her daim bilenin verdiği bilgi sırtta taşınan bilgi hamallığından hep yeğ tutulacak. Binlerce senedir olduğu gibi...
- Süleyman Sönmez
Kimse Lovecraft dememiş, ama bana Lovecraft öykülerini andırdı bu öykü... arkeoloji, Arap, esrarengiz ölümlerle başlayan hikaye ... Keşke Lovecraft da İslam felsefesi ve kültürü konusunda bu kadar bilgiye sahip olabilseydi... Paralel evrenlerden gelen yaratık tasvirleri yapmasına gerek kalmazdı, aynen buna benzer bir öykü yazardı belki ;) ... Bu thread sanat eseri olmuş bu arada, elinize sağlik :)
- Onur Gündüz
Süleyman bey, sizin kabaca Tanrı'yı, ya da "bizim kavrayışımızı aşan evrensel bilgi"yi hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğimizi söyleyen (ki anladığım kadarıyla siz daha da ileri gidiyor, yalnız yekun olarak bizi aşacağından değil, bu evrensel bilginin nitelik olarak da bambaşka bir şey olduğundan dem vuruyorsunuz —yanlış anlamış da olabilirim, hem hızlıca okudum, acelem var, hem siz de...
more...
- Faruk Ahmet
Taslak halindeki kötümsü bir Anar hikayesi bile nelere kadirmiş yahu! :)
- Faruk Ahmet
Süleyman Sönmez, bir şeyler söyleyecektim, ama gerek kalmamış, Faruk Ahmet söylemiş. Ben sadece şuna takıldım: "halk"ın Tanrı'yı anlama düzlemini "düşünce"ye bağlamanız... Bu bana daha çok zahiri söylem boyutuymuş gibi gelir. İslam da düşünceyi sizin yaptığınız gibi küçümsemez, özgür zihnin Tanrı bilgisine ulaşmak için kat etmesi gereken yollardan biri olarak görür. Entelektüelliği...
more...
- Ozgur Uckan
özgür hocam teşekkür ederim bu antik hazine için (: ihsan oktay anar'ın yazarlığına taslaktır değildir diyecek kadar çiğ olamayacağım haddime değil ama borges öyküleri tadı aldım okurken. borges de "kısa öyküler yazmış büyük bir yazar" olarak her yerde karşımıza çıkıyor, ne güzel. ayrıca eliade'nin şamanizmi (hep din sanılan ancak aslında bir pratikler bütünü olan) şamanizm hakkında...
more...
- pagan
derginin 4-5 sayısı orjinal olarak bende de mevcut. biri de bu oyun başlıklı olan. ihsan oktay anar'ı ilk bu dergide bu öyküsü ile tanıdım. bu öyküyü okuyan herkes kafasını kaldırır ve sorar "gerçek mi bu" diye. işte o ana bayılırım. bu öyküyü okuduktan sonra, dergiyi bana veren arkadaşıma "bu adamın kitabı yok mu, hala çıkmadı mı" diye yıllarca sordum. sonra bir gün ilk kitabı çıktı, o günden beri yenisi ne zaman basılacak diye beklerim...
- spinodal
Evet, o öykünün yayınlanması ile ilk kitap arasında uzun zaman geçti. Ama değdi... :)
- Ozgur Uckan
İlk öyküsü ''kafirler için apologya'' değil mi ve yayın tarihi 1985.ama bi yorumda Rabnuma'nın ilk öyküsü olduğunu söylemişsiniz ve bi sitede bu dergiyi buldum,açık artırma sitesinde ve içeriğinde Rabnuma''oktay anar'' öykü diyor ve yayın tarihi 1985.aydınlatırsanız sevinirim :)
- Doğancan Bedir
Rabnuma yayınlanan ilk öyküsü ve yayın tarihi 1985. Morköpük Dergisinin 5 ve 6. Nolu Oyun Özel Sayısı'nda yer aldı. Kafirler İçin Apologya da Morköpük Dergisi'nin 7. sayısında idi yanlış hatırlamıyorsam. Yani o da 85 tarihli, ama Rabnuma daha önce.
- Ozgur Uckan
from email
Yazının açıklasında 1989 demişsiniz ve ilk yorumunuzda ise yayınlanmış ilk öyküsü ve bildiğim kadarıyla başka öyküsü de yayınlanmadı demişsiniz. herhalde orada bir yanlışlık var. eğer ''kafirler için apologya'' öyküsünü bulabilirseniz burada paylaşabilir misiniz ? ben çok aradım ama bulamadım.
- Doğancan Bedir
Doğrusu 1985. Dergi elimde mevcut: Morköpük, S: 5-6, 1985. Ayrıca öyküyü Anar'dan ben alıp yayınladım. 89 açıklaması yanlış olmuş. Kafirler öyküsünün yer aldığı Morköpük 7. sayıyı bir arkadaşım alıp geri getirmedi. Bir yerden ulaşırsam onu da paylaşırım elbette.
- Ozgur Uckan
from email
Suskunlar'ı yeni bitirdim, öncesinde Puslu kıtalar Atlası'nı okumustum..İhsan Oktay Anar'ın dilinin bu kadar sade olusuyla ilk kez karşılaşıyorum...Pylaşım için teşekkürler ^^
- mayamisa
Bağış kutusu, tsunami için de kullanılmıştı diye hatırlıyorum,..
- Aycan Çevik
Şöhretin basamaklarını tırmanmak zor geliyor Yalçın. O yüzden başlık konusunda mütevazi davranmak istedim ama içeriğiyle pek bunu başaramadım. :P @Aycan - Hayal dünyasından flash haber vererek değil belgelerle konuş. Bak, ben takır takır serdim önüne ne var ne yoksa. =)
- Burak Demiral
Aklına sağlık. Muhteşem bir tespit. Jenerik markaya yatan jenerik olur, belasını da bulur! :)
- A. Selim Tuncer
Teşekkürler Selim Hocam. =) Bu arada konuyla alakalı olarak bir de Pürel'den bahsedecektim ancak çok fazla dağıtmak istemedim. Son zamanlarda domuz gribi ile Pürel de her ne kadar öyle olmak istemese de jenerik marka olmanın problemleriyle uğraşma arifesinde. Şimdilik hijyenik jel temizleyiciler pazarında muhteşem bir devinim olduğu için herkes kar ediyor gibi görünse de bana kalırsa...
more...
- Burak Demiral
İlgili yazımın sonuç bölümünü buraya aktarayım. Belki bir okuyana faydamız dokunur: "Şu anda isim veremeyeceğim ama, bugünlerde bir müşterimiz, pazarda göstereceği başarı doğrultusunda ileride marka isminin jenerikleşme ihtimali bulunan yepyeni bir ürünle yepyeni bir kategori yaratacak bir girişimin arefesinde... Benim de önemli bir talep yaratacağına inandığım ürünün pazarda öngörülen...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu duruma benzer bir örnek de bende mevcut. Bundan 2 sene önce Türkiye'ye ilk defa satışa sunulan bir ürün sokan müşterimize aynı tehlikelerden bahsedip bazı yöntemler denedik. Marka adıyla birlikte açık bir şekilde ürünün ne olduğunu da kullandık. Mesela bu ürün Pürel olsaydı, pazara "Pürel hijyenik jel" kullanımıyla sokmak gibi bir şey. Hijyenik jel ürün adını her iletişimde bastıra bastıra kullanarak Pürel markasını kısmen daha korumalı bir alanda tutmayı hedeflerdim ben olsaydım.
- Burak Demiral
Bu arada Yalçın'ın yukarıda bahsettiği Kleenex'in "bu bir markadır" kampanyasını da unutmamak lazım.
- Burak Demiral
Evet, fakat jenerikleşme pazar bozulana kadar çok işe yaradığı için açgözlülük engel oluyor stratejik düşünmeye... Kleenex'in kampanyasının sonuçlarını bilen var mı acaba? Pimapen yıllardır yırtınıyor Dr. Pimapen falan diye... Ama ben bunların çok da başarılı olacağını düşünmüyorum. Zihnin gümrüğünden giren bir kodlamayı değiştirmek o kadar zor ki! Hani bu, insanlara, bundan sonra ağaca ağaç demek yasak der gibi bir şey... Niye? Meğer "ağaç"ın bir sahibi varmış, bir markaymış! :)))
- A. Selim Tuncer
Bir tüketici olarak jenerik olmuş markaları hep başarılı bulmuşumdur. Onlar bana diğerlerinden hep daha kıymetli, daha kaliteli gelir. Evet :)
- sunipeyk
@A. Selim Tuncer - Peki ezber-bozan bir şeyler denesek hocam? Mesela Selpak artık Selpak2 diye bir markayla çıksa? =) @sunipeyk - Zaten bizim için de değerli olduklarından jenerik olmasalar daha iyi diyoruz. =) Eskiden temizlemek fiili için bile kullanılan faylamak ya da ciflemek gibi kelimeler kazandıran markalar şimdi yoklar. Bakkala gidip Selpak istiyoruz ama Nova verdiklerinde kimse sesini çıkarmıyor. =)
- Burak Demiral
@Burak Demiral; bundan sonrası duygusal konulara girer! :))) Bu kadar hayır yeter! :)
- A. Selim Tuncer
Yeterince kaynak verdik diyorsunuz. =)))
- Burak Demiral
Strateji dediğin şey bir cümleden ibarettir. Biz fazlasını verdik. :)))
- A. Selim Tuncer
cocacola ya sormak lazım , "cola jenerik" olayını nasıl yenmiş :))) (sanırım Pepsi nin hataları ile ama olsun :) )
- sunipeyk
Pepsi ve Coca-cola olayları biraz karışık. Burda lokal alışkanlıklar ve kullanımlar da devrede. Dünyanın bir yerinde "bir kola lütfen" cümlesinin karşılığında herhangi bir dilde gazlı içecek istediğinizde önünüze Coca-Cola gelirken bir başka yerinde Pepsi gelebilir. Mesela Adana'da herhangi bir yerde kola isteyin, bakalım hangisi gelecek. =)
- Burak Demiral
@sunipeyk; çok farklı... Orada kategori adı "cola"... Ama PVC kapı-pencere sektöründe kategori adı doğrudan "pimapen"... Zavallı Pimapen!
- A. Selim Tuncer
Bir de, konumuzla ilgisi pek yok ama, İngiltere'de bir 'pub'da bi bira isteyin bakalım, garson yüzünüze nasıl bakıyor?
- A. Selim Tuncer
Ale isteyelim oralarda değil mi? =) Hem de Red Ale.
- Burak Demiral
Efes’in crowdsourcing tarihi, markanın ortaya çıkışından bile öncesine dayanıyor… Türkiye’de markasının adını tüketicisine soran ilk markanın Efes olduğunu biliyor muydunuz?
- Eren Kumcuoğlu
Efes'i iletişim elçisi seçimi için kutlarım :) Sana da güzel yazı için teşekkürler Eren.
- Yalçın Pembecioğlu
Teşekkür ederim arkadaşlar =) Umarım devamı da ilginizi çeker ;)
- Eren Kumcuoğlu
Eminim ki çok değerli bilgiler çıkacak bu adresten...Sıkı takipde kalmak lazım :)
- Olcayto Cengiz
Hep destek, tam destek! Erenim tebrik ederim, seninle gerçekten gurur duyuyorum kardeşim...
- Ömer Suner
LOG'un ismi de benzer şekilde belirlendi. Makaleni okuyunca duygulandım. LOG'un henüz ismi belli değilken http://www.isimsizdergi.com alan adı üzerinden 2 adımlı bir çalışma yapmıştık. İlk adımda isim önerilerini toplamış ardından gelen isim önerilerinden seçilenleri ikinci adımda oylamaya sunmuştuk. Way Back Machine'de hala duruyor oylama > http://web.archive.org/web... *Şu an yayında olan isimdergi.com'un bizimle ilgisi bulunmuyor.*
- Volkan YILMAZ
Efes iletisiminde her zaman emin ve dogru adimlar atiyor bence, 40 yillik gecmisinin 26 yilinda ayni reklam ajansiyla calismasi da bunun bir gostergesi. hem yere basan hem de yenilikci adimlar, o yuzden markanin imajinin her kesim icin bu kadar saglam oldugunu dusunuyorum. yazi da harikaymis :)
- Eda Demir
Çok teşekkür ediyorum arkadaşlar. Devamı için büyük cesaret verdiniz =) Ayrıca, bunu beğenenler bunu da beğenebilir; http://ff.im/cLYke ;)
- Eren Kumcuoğlu
Nefismiş, bu kadar "ağıza oturan" bir sloganın son kullanıcıdan çıkması o dönem için çok vizyoner diyebilirim gayet :)
- Burak "cyrus" Bayburtlu
Tesekkur ederim arkadaslar =) Baska enteresan seyler de var markaya dair, devaminda onlara da deginecegim =)
- Eren Kumcuoğlu
from iPhone
Hem eski olması hem de Efes olması nedeniyle crowdsourcing için çok sağlam bir örnek olmuş. LOG ismi de başarılı. Eren hayırlı olsun diyelim o zaman ;)
- Harun Pekşen
Vintage crowdsourcing bu Harunum, kitlesel mecrada hem de =)
- Eren Kumcuoğlu
Pek leziz! ;) Efes tutkunu biri olarak harika bir örnek olduğunu söyleyebilirim. Bu 79'larda değil de şöyle 85'lerde olsaymış bilecekmişim bak :) Eren devamını bekliyoruz
- Metin Kahraman
Tesekkurler Metin. Pek az insanin bildigi bir uygulama bu. Daha enteresan ornekler de var. Yavas yavas ;)
- Eren Kumcuoğlu
from iPhone
Pazarlamadunyasi.com olarak onlarca kişi ile röportaj gerçekleştirdik. Ancak Melh Cılga ile yaptığımız röportaj bilgi yoğunluğu en yüksek olan röportajlarımızından biri oldu. Pazarlamaya ilgi duyan herkesin zevkle okuyacağını düşünüyorum…
- Mustafa Duran
Kesinlikle bilgi bombardımanı açısından muazzam bir röportaj. Bir kaç kez okumayı şiddetle tavsiye ediyorum... Her ikinize de çabanız için teşekkürler... Melih Bey'e, böylesi zahmetli bir röportaja özenle cevaplar verdiği için ayrıca teşekkür ederim...
- otomatik_mango
"İnsanların gözle görünür ihtiyaçlarıyla birebir rasyonel ilişkiler kurarak, akla ilk gelen “fayda”yı marka vaadi olarak dile getirmenin pazardaki rekabet ortamında bir markaya avantaj sağlamayacağı açık. Biraz daha derine inip insanların kalbine dokunmak ve belki kendilerine bile itiraf etmedikleri duygularına seslenerek onları şaşırtmak gerekiyor. “Aynı şeyi ben de hissetmiştim ama bir türlü kelimelere dökmemiştim” dedirtecek ince gözlemler yapmak lazım."
- Mustafa Duran
Neredeyse akademik olmuş. Teşekkürler Melih hocam ve Mustafa Duran.
- Murat Esenli
Melih Cılga ile tüketici davranışları, bilinçaltı reklamcılık, nörolojik testler, etnografik araştırmalar gibi yeni teknikler üzerine keyifli bir röportaj - Pazarlamadunyasi.com | Pazarlamaya Dair Herşey - http://www.pazarlamadunyasi.com/Desktop...
"Günümüz Türk tüketicisinin belki de en karakteristik özelliği, birkaç tane farklı hayatı aynı anda yaşaması. Tabii bunun da birkaç boyutu var. Örneğin, özellikle dayanıklı tüketim ürünlerinde, gerçek gelir düzeyimizle pek orantılı olmayan pahalı markaları satın alarak, biraz eşe dosta gösteriş yapmayı fazlaca seviyoruz galiba. Aslında gayet doğal ve insani bir istek olan sınıf atlama arzusunu, sürdürülebilir bir standardı adım adım yükselterek değil de, biraz hızlandırılmış yanılsamalar biçiminde gerçekleştirmeyi tercih ediyoruz. Her aybaşı maaş alındıktan sonraki bir iki hafta boyunca normalden daha lüks standartlarda, sonraki iki hafta boyunca da kıt kanaat geçinerek yaşayan birçok insan var…"
- otomatik_mango
from Bookmarklet
"Bir reklamı beğendiğini söyleyen bir tüketicinin gidip o markayı satın alacağının bir garantisi olmamakla birlikte, en azından etkili iletişime devam ederek tüketicinin zihnindeki “marka repertuarı”nın içinde kalmaya özen göstermek gerekir. Bu repertuar kavramı, satın alma kararı vermeye hazırlanan bir tüketicinin alışveriş sepetinden önce “gönül sepeti”ne girmiş olan, zihnindeki...
more...
- otomatik_mango
Tony Hogqvist ve Ted Persson: "Süreci bir bütün olarak ele alın: Yaratıcılık parçaları birlikte doğru yönetebilmektir. Fikirler herkesten gelebilir. İnsanlara kulak verin. Reklamcı olarak işiniz, yaratıcı fikirleri değerlendirmek, onları güzel paketlemek ve ustalıkla sunabilmektir." Bu konuyla ilgisi olduğunu düşündüğüm iki yazımı aktarmak isterim: 1) Marifet uçmakta değil, konmakta! http://ff.im/6wApz 2) Yaratım tasarımın malzemesidir http://ff.im/bjXf0
- A. Selim Tuncer
"Eurobest’te “F..k Digital, Digital is Dead” başlıklı sunum en kalabalık oturumlardan birisiydi. Yaptıkları kampanyalarla kısa sürede dünyanın sayılı reklamcıları arasına giren iki genç yetenek Tony Hogqvist ve Ted Persson çok renkli bir sunum yaptılar. Ted Persson konuşmasına, “Son yıllarda her ortamda reklamcılığın öldüğü konuşuluyor, bizce de internet reklamcılığı öldü, dijitali boşverin” uyarısıyla başladı..". Burdaki "post-dijital dönem" vurgusuna bayıldım.
- Didop
Nazlı Nalbantoğlu, Turkcell Pazarlama İletişim Bölüm Başkanı: Reklamcılar için burası sadece bir yarışma değil, dünyadaki çeşitli çalışmaları izleyip ilham alabilecekleri, sektörden değişik isimlerin görüşlerini dinleyebilecekleri iyi bir paylaşım platformu. Bu sene seminerlerde popüler konulardan biri, yeni dünyada reklamcılığın nereye gittiği tartışmalarıydı. Artık reklamcılığın eski...
more...
- A. Selim Tuncer
"Teknolojiyi bırak, ustalığa bak. Eurobest’te bu yıl ilk kez 'craft' (zenaat, ustalık) kategorisinde ödül verildi. Bir başka deyişle yaratıcı fikre değil reklam eserinin ne kadar özenli ve kaliteli üretildiğine bakıldı. 'Tek gücümüz yaratıcı fikirlerimizdir' diyen reklam dünyasının, işin zarfına bakmaya başlaması çok önemli bir değişime işaret ediyor." Bir yazı da buraya: Güzellik bizzat mesajın kendisi olur bazan... http://selimtuncer.blogspot.com/2007...
- A. Selim Tuncer
Uğur Alparslan, Ajans Başkanı / Genna Marketing Communication Group: "Avrupa reklam sektörü, ekonomik krizin kendilerini terbiye etmesiyle birlikte az bütçelerle daha yaratıcı olma gayreti içinde. Konusunda uzmanlaşmış küçük reklam ajansları, global büyüklüğe sahip reklam ajanslarından daha hızlı hareket ediyor, markanın iletişim hedeflerine daha uygun, daha anlamlı işler çıkarıyorlar....
more...
- A. Selim Tuncer
Selim Bey, hoş bulduk. Çok iyi sunumlar vardı. Bir ara hep beraber sohbet ederiz.
- Fatos Karahasan
Kaleminize sağlık Fatoş hanım, tadı damağımızda kaldı açıkçası, devam edersiniz, umarım.
- Cahit Akın
Sohbet organizasyonu işini Sedef üstlensin. :)
- A. Selim Tuncer
Doyamadığım bu yazı için ben teşekkür ederim. :)
- Didop
Eurobest'e ben gitmedim, ama Fatoş Hoca'nın yazdıklarından, ajanstan Uğur ve Sedef'in anlattıklarından anladığım kadarıyla reklam sektöründe paradigma değişimiyle ilgili ciddi emareler gözlemledim.
- A. Selim Tuncer
Eurobest'le ilgili hazırladığınız sayfa mükemmeldi Fatoş Hanım. Aklınıza sağlık. Ayrıca gösterdiğiniz ilgiye de çok teşekkür ederim.
- Ali Ugur Alparslan
"Televizyon öldü mü? Sosyal medya satışı artırır mı? Dijital olsun çamurdan olsun. En iyisi viral video. Tartışmalarından sıkıldım. Biraz fikre, çözüme, soruna odaklanalım dedim." Ben de bayıldım bu tartışmalardan.
- Burcu Tüzün
Yalçın, yazıda bahsettiğim "Cam Tavan Sendromu" öğrenilmiş çaresizliğin bir çeşididir, doğru. Fakat bu onu ayrı ve farklı bir konuma sokmaz. Bahsettiğin deneylere ek olarak yapılan bu deney de öğrenilmiş çaresizliğin türlerinden biridir sadece, fakat bu terim yönetim konusunda genelde bu şekilde kullanılıyor. Eksik kaldığını kabul ettiğim nokta ise terimi (kadınların kariyerde...
more...
- Özgür Emre Öztürk
" “Sosyal sorumluluk, sivil toplum kuruluşlarına, hayır işlerine, bağışlara, okul vb yatırımlara ne kadar para harcadığınız değildir. Sosyal sorumluluk parayı nasıl kazandığınızdır.” Kısaca sosyal sorumluluğun PR departmanının haber üretme kanalı olduğunu düşünenler ile pazarlamanın promosyon ve reklam kampanyasından ibaret olduğunu düşünenler için fırtına üç vakte kadar dinmeyecek....
more...
- Muge Cerman
Ne güzel yazmışsın. Okurken hem keyif duydum (ne de olsa aylardır bilgi işçilerini çalıştırmak konusunda konuşuyorum, yazıyorum), hem de öğrendim. Aklına ve eline sağlık.
- Uğur Özmen
Peter F. Drucker` i ilk 1994 yilinda Üniversitede okurken okumustum (Baktim Uni`de birseyler ögrenilmiyor kendimi gelistireyim demistim).Yapi Kredi yada is Bankasi yayinlari veriyordu kitaplarini.Harika.Haaarika...
- Yusuf Temur
Hürriyet İK'da bugün: Nedir bu gazetecilerden/pr'cılardan çektiğimiz, We’re sorry Alan (Turing), you deserved so much beter, 40 milyar dolarlık oyun sektörüne, yüksek lisanslı yazılımcılar yetişiyor, Teknolojik cihazlardan mahrum kalmak gençleri sinirli yapıyor ve dahası http://www.yenibiris.com/Hurriye...
Zeynep kutlarım :-))) Emeğine değmiş.Yılların tartışma konusunu güzel toparlamışsın. Herkes eteğindeki taşları dökmüş. İki tarafın da haklılık yönleri var. Kendi adıma itiraf edeyim, reklam bölümünden gelen haber önerilerine hep ama hep soğuk bakmışımdır. Haberi de işin özünü vermek koşuluyla kısa görmüşümdür.
- Turan ÖZKAN
Ankara'da genelde "İletişim Danışmanları" gazetecilik mesleğini bırakanlardır ve meslektaşlarından destek beklemektedir... Neyin nasıl yapılabileceğini az çok iyi bilir. Zaman zaman bu iş için eski şefini devreye sokar.
- Turan ÖZKAN
Gazeteciler ve pr'cılar açısından dengeli olmuştur haber umarım. :)
- Zeynep Mengi
Dengeli olmuş, ama bazı sırlar da ortaya dökülmüş :-)))) İşverenler bundan sonra haberleri çıkmayınca, ama o kadar reklam veriyoruz diyecekler ya da PR'cı işi kotaramayınca onlar kendi işlerini kendileri görecekler. Ve artık bazı şeylerde muhabiri doğrudan devreden çıkarıp işi şef üzerinden gönderecekler :-))))
- Turan ÖZKAN
Önümüzdeki haftalarda göreceğiz olacakları. :)
- Zeynep Mengi
Konuşulanların güzel bir özeti olmuş ama bunu diyalog aktarımı yerine yorumlarıyla birlikte bir derleme yazı olarak okumayı tercih ederdim. Bir de bu toplantıdan sonra halkla ilişkiler çalışanı, gazeteci ve müşteriler için tavsiyeler (yap / yapma gibi) bir şey de güzel olurdu. Ben aradan ayıklayıp notlarıma attım :) Bu kanserojen konu nasıl olsa daha çok yazılır, çizilir. Elinize sağlık.
- M. Serdar Kuzuloglu
Çok güzel bir çalışma olmuş ama Medya-PR ilişkisi yine dönüp dolaşıp kişilerin bireysel tutumuna kalacak diyorum...Algısı açık olanlar ve olmayanlar şeklinde..
- Ufuk Özgül
Zeynepçim ellerinize sağlık : ) Güzel bir tartışma olmuş ve doğru noktalara temas edilmiş sohbet sırasında... Ancak sorun şu ki, iki taraftan da bu bilince sahip insanlar tartıştığı ve 'diğerleri' arkalarına bile bakmadan yollarına devam ettikçe, değişen birşey olmayacak diye düşünüyorum : )
- aysegul kumova
Zeynep eline sağlık. okudum sabah. Güzel bir yazı olmuş. Artık gazeteyi alıralmaz İK ekini alıp ilk haberini arıyorum :)
- fatih (tish-o)
Sağol Fatih. :) Ayrıca okuyan herkese de teşekkür ederim, umarım işe yarar.
- Zeynep Mengi
İşimiz gereği ( Kurumsalhaberler.com) kurumsal basın odaları ve basın bülteni dağıtım süreçleri ile yakında ilgileniyoruz. Dijital açıdan özetlemek gerekirse; Kuruluşların çoğunun doğru hazırlanmış basın odaları yok. Olanların çoğu güncel değil. Güncellerin çoğu arama motoru dostu değil. RSS ile basın bülteni dağıtımı yapan kuruluş/PR ajansı yok kadar az. Basın bültenlerinin internet...
more...
- Murat Buyurgan
İnsan ancak bu kadar narsist olur...Koymuş gazeteye boy fotografını :))))
- Ozgur Gercek
Murat evet, ama onun nedenini de tahmin edemiyorum. Potansiyelin farkında olmamak mı acaba? Özgür fotoğrafımın çıkacağını bilseydim daha düzgün giyinirdim. :) Zaten kaçmak üzereymişim gibi kenardayım, fırsatını bulsam koşarak çıkacağım kareden. :)
- Zeynep Mengi
zeynep çok başarılı ve işte budur dedirten bir yazı olmuş, anadolu'nun ortasında bütün bu doğruların ve yanlışların farkında olan bi iletişimci olarak, bundan böyle hem gazeteci dostların hemde bizlerin; doğru empatiler için kendimizi daha da yorması iki taraf içinde başarılar getirecek.
- Can Bozyokuş
Teşekkür ederim, dediğin gibi olur umarım. :)
- Zeynep Mengi
@Zeynep Bence "Potansiyelin farkında değiller." kesinlikle doğru bir tespit..Bu noktada soru şu: Potansiyelin farkına kuruluşların/yöneticilerin kendileri mi varmaları gerekir? Yoksa kendilerini danışman olarak tanımlayan ajansların mı bu farkındalığı müşterilerinde yaratmaları gererekir?
- Murat Buyurgan
Kuruluş ve yöneticilerin farkına varmalarını beklersek bu iş biraz zaman alır gibi...
- Zeynep Mengi
Sanırım genel olarak iletişim danışmanları/PR'cılar içinde aynı şeyi söyleyebiliriz :)
- Murat Buyurgan
PR'cılar tarafında o farkındalık ne kadar var gerçekten bilemiyorum. :)
- Zeynep Mengi
yöneticisini aradan çıkarabiliyorsa farkındadir zaten
- Can Bozyokuş
bir noktada cok guldum: "Kamuoyu araştırmalarında gazeteciler-medya mensupları ’en az güvenilen meslekler’ arasında yer alıyor. Basının en az güvendiği sektör ise PR".
- Deniz (bluesign) Edincik
Kalemine sağlık Zeynep. Söz meclisten dışarı: Şecaat-sirkat kabilinden trajikomik bir sohbet olmuş!
- Cahit Akın
o kadar sıkılmışım ki bu konudan okusam mı okumasam mı cebelleştim ama okudum sonunda:) güzeldi elinize sağlık.
- Özgür Turan
Çok güzel derlemişsin Zeynep, Pr, gazete ve müşteri üçgeninde yaşananları ilk ağızdan dinlemek epey keyifli olmuş, bir dahaki sefere müşterilerden de birilerini oturtun masaya:)
- Y.Emre GÜZER
Alan turing ve odtü'de ki yüksek lisans programı ile ilgili olan yazılar ilgi çekiciydi. Elinize sağlık ekip olaraktan :
- Gürkan Oluç
"Dinsel, etnik, cinsel vb. kimliğiyle yaşamak isteyenin bu haklarına sahip olması demokratik bir toplumun esasıdır kuşkusuz; ancak kendisini bu tür verili kimliklerle tanımlamak istemeyenlerin vatandaşlık haklarının da aynı tavizsizlikle savunulması, eşit ölçüde meşru bir haktır bizce. İnanmama hakkının da bir insan hakkı olarak tavizsiz uygulanacağı bir dünya ve ülke umuduyla, bu ajandayı kendisine dinsel kimlik dayatılmasından illallah diyenlere sunuyoruz..." diyor Metis editörleri...
- Cenk Gumuscuoglu
24 Eylül 2009 Perşembe akşamı gerçekleşen etohum’da iki internet başarı hikayesini dinledik. Bir tanesi geçtiğimiz haftalarda Youth Republic tarafından satın alınan Ortakantin, diğeri Silikon Vadisi’nde kurulan ve 2 milyon Dolar yatırım alan Grou.ps idi
- Hasan Basusta
Yaklaşık 150 kişinin katıldığı toplantıda Orta Kantin adına kurucular Vadi Efe ve Volkan Biçer, siteyi satın alan Youth Rep adına ise Serhat Gürcü konuştu ve genel olarak bu başarıda neyin etkili olduğunu anlattı.
- Hasan Basusta
4 yılda 100.000 üye az değil mi? siteye ne zaman baksam 100 civarı online kullanıcı var demek ki 100.000 kişinin çoğu da aktif olarak siteyi kullanmıyor, kaydolmuş bırakmış. Buna ragmen çok reklam almaları başarı olabilir. Bence bu sitenin eski kullanıcılarını tekrar sisteme döndürmek veya yeni kullanıcılar bulmak için birşeyler yapması lazım.
- Erkkan
Erkan, 100.000 rakamı az gibi gözükse de, bu üyelerin büyük çoğunluğu üniversite öğrencisi olduğu için gayet iyi sayılır. Sitenin, mezunları geri döndürme gibi bir amacı olduğunu sanmıyorum zira Youth Republic'in en önem verdiği kriter sayıdan ziyade üniversite öğrencisinin sayısıdır diye tahmin ediyorum.
- Hasan Basusta
Volkan'ı da Vadi'yi de yakından tanıyorum; şirket kurdukları zamanı da; ikisinin de çok yoğun başka işleri olmasına rağmen; ne şartlarda reklam gelir elde etmeye çalıştıklarını da. Youth Rep'in kültürünü de az çok arkadaşlarımdan biliyorum. Bence iki taraf için çok doğru karar, çünkü yatırımla bu rakamın 100K'da kalmayacağını düşünüyorum.
- Huseyin Savas
yok mezunları demedim, siteye üye olup kullanmayan kitleyi dedim. Çok üniversite öğrencisi var ama bu tarz siteler hep birbirinin aynı gibi özellik olarak, bence daha yaratıcı özellikler eklenirse sistemlere kullanıcı sayısı hızlı büyüyecektir. (facebook uygulamalarını alıp kopyalamaktan bahsetmiyorum.) Gözüme çarpan birşey oldu neden takma isimle üye alıyorlar acaba, madem herkes üniversite öğrencisi gerçek isimleriyle üye olsalar daha samimi olmaz mıydı? Neyse vardır heralde bir sebebi.
- Erkkan
Erkan, henüz açıklanmadı ama sanırım yepyeni özellikler düşünüyorlar. Yakında göreceğiz :)
- Hasan Basusta
aaa ortakantini sattilar mi..keske dun vadiye 'sattin bizi vadi :'(' deseymisim...
- Alice
Bu servisi övenlerin www.akampus.com 'dan haberi yok sanırım :(
- Onur Baran Caglar
Onur, onu da sen anlatırsan seviniriz :)
- Hasan Basusta
birşey sorabilir miyim ya yıllardır akampus.com, uniaktivite.com vb birçok gençlik portalı oldu. mtv vb. birçok portal var. bu adamlar yıllardır bu işleri yapıp 100.000 dolarlardan daha çok paralar harcadılar. niçin bugün onları konusmuyoruz da 3 haftadır online kişi sayısı akampus'un 4'te biri olan ortakantin'i konusuyoruz? Ben bu şişirme işleri anlamıyorum. Birkaç gündür tuttum tuttum...
more...
- handeyetis
based on a four-stage scale of research development that BCG used to evaluate the 40 global companies it surveyed, nearly 90 percent were in the first or second stage, where research is generally tactical and applied in limited contexts.
- Tugce Esener
Elimize aldığımız metre ile orayı burayı değil önce ağzımızdan çıkan kelimelerin boyunu ölçmek gerek. Öyle ki, bazı kelimelerin, cümlelerin uzunluğunu, yüksekliğini v.s. ölçmek için lazermetreye ihtiyacımız olabilir!
Galiba problemi “bir kampanyanın toplam ROI’sini güvenle ölçmek” biçiminde masaya yatırmamak ve parçalara ayırarak çözüm aramak gerekiyor. Sonradan parçaları birleştirerek bütünü görmek pekala mümkün olabilir. Genel olarak pazarlamanın / iletişimin performansının ölçülmesinden çıkan içgörülere dayanarak yeni pozisyonlar almak konusunda hem yolun çok başındayız hem de epeyce yol almış...
more...
- Melih Cılga
@Melih Cılga: Bugünkü engellerin yepyeni uzmanlık alanları doğuracağını ben de umumuyorum. Ama nedense (ya da yazıda bahsettiğim nedenlerle) hala ortada yok bu uzmanlar. Tabi AdWords basitliği ve ölçülebilirliği de şımarttı beni. Eskiden beni çok sevinirecek verilere şimdi dudak büküyorum.
- Sinan Kurmus
:) Çok doğru bir yorum Sinan bey, Analytics ile neleri ölçümleyebildiğiniz görünce daha da fazlasını bekliyorsunuz, önceden sizi mutlu eden veriler anlamını kaybediyor
- Serbay Arda Ayzit
Sinan bey, tabii ki performans ölçümüne dayalı / hesap verebilir pazarlama anlayışının daha da yaygınlaşması, hemen bugünden yarına ya da kendiliğinden yaşanacak bir gelişme değil. Bu işin profesyonelleri olarak hepimizin yapacağı küçük katkılar zaman içerisinde birikerek, bir paradigma dönüşümü için gereken uygun koşulları yavaş yavaş hazırlayacaktır, diye düşünüyorum. Sizin yazıda...
more...
- Melih Cılga
Serbaycım çok önemli bir noktayı vurgulamışsın. Entegrasyon!
- Tugce Esener
Aynen:) 360 derece pazarlamada hiç bir noktayı kaçırmamak her adımı entegre şekilde yapmak hayati bence:)
- Serbay Arda Ayzit
Serbay, yazıda verdiğin örnekte tüketicinin önce "çelik kredi" ile ilgili yorumlara ulaşması kendisi için daha iyi değil mi? :) Banka da SEO yapmanın yanısıra sosyal medyayı takip edip şikayetlere göre ürünü düzenleyebilir, ya da şikayetlere yanıt verebilir. Kısacası tüketiciyi dinlemeyi öğrenir. (Yazı gerçekten güzel, şu anda çalıştığımız kampanyalarda önce internet sayfasını kurgumalaya başladık biz de)
- Yalçın Pembecioğlu
Yalçın yazıyı beğenmene çok sevindim öncelikle, tüketicinin ilk istediğinin ürün hakkında bilgi almak olduğunu düşünerek söylüyorum bunu. Markanın ürününü arayanların karşısına çıkmaması bence büyük hata olur. Markalar yorumları takip etsin iyileştirsin tabiki ama ilk sırada çıkan sitede kötü yorumlar, bilinçsiz yorumlar olması çok muhtemel. Kullanıcı önce markanın sitesini bulur ürün hakkında bilgi alır daha sonra kafasına takılanları, merak ettiği yorumları başka sitelerden bulursa daha iyi olur.
- Serbay Arda Ayzit
Fwd: Merhaba, artık TTNet sosyalmedya iletişimi ve online müşteri hizmetleri servisiyle ilgili çalışıyoruz. Bir çok yenilik için heyecanlıyız :) (via http://friendfeed.com/promoqu...)
Kişisel markanı koru. TTNetten uzak dur.
- Baturica
@özgür 50 liralık sınırsız pakete geçtiğim ay emin olmak için sınırsız pakete hemen geçiyor muyum bir sonraki ayı bekleyecek miyim diye 4-5 kez emin olmak için sorup bu ay geçersiniz denmesine rağmen 67.5 lira fatura gelmesinin sebebini sorabilir misin ttnete:) @baturica sana katılmamak gerçekten zor ama bu olumsuzluları düşünüp almışlardır işi ve hakikaten rüzgarı tersine...
more...
- Hüseyin KILIÇ
Hayirli olsun...Tebrik ederiz.... Bu feed benim icin bir donum noktasi... bazi konular gerektiginde , istediginde bulunamaz.... ama tam size ihtiyacim oldugu zaman bu feed i girmissiniz. Size bir email atacam yarin. Iyi aksamlar
- Bahaeddin [ MacinLife ]
Hayırlı olsun, tebrikler.. Çok güzel haberler bunlar..
- halit altunterim
Hayırlı olsun.. Umarım hüsranla bitmez
- Murat Tatar
Merhaba serkan. Feed'e cevap yazdım. Sistemi tasarlayan kişilerden birisi olarak böyle bir durum sözkonusu değil ve zaten teknik olarak fizible değil. Telefon numarasını kullanıcının kendisi veriyor.
- Ozgur Alaz
Özgür, kolay gelsin. Çok kısa zaman önce TTNET ile olan şikayetimi buraya yazdım ve çözüldü. Çok mutlu oldum. Bence sen ve ekibin buradan bir sürü kişinin mutluluğunu sağlayabilir. Bol şans.
- Ömer Enis
Neden Özgür tebrik ediliyor anlamadım. Asıl Türkiye'nin en ünlü hate-brand'i olarak TTNet'in son sosyal medya felaketini bu şekilde mecranın ünlü ve sevilen bir ismiyle kontrol altına alma çalışması ve yerinde bir kriz stratejisi uygulamasından ötürü markayı tebrik etmek gerekir. ;)
- Burak Demiral
cesaretinden dolayi. aslinda dogru cogu markanin bugune kadar 'ama efendim, bilmem ki nasil olur?' tavrina sahit oldum. yine de Ozgur de bu cesarete sebebiyet verdigi icin tebrik ediliyor :)
- Eda Demir
tebrikler... gerçekten heyecan verici bir gelişme olmuş
- Necdet (nec) Terkes
Daha birey bazlı, daha kişiselleştirilmiş sorunlarla yüz yüze gelindikçe bir instructions manual değil, ortak akıla ihtiyaç duyulacak. Bu ortak akıl kavramı, markanın muhtemel kriz durumları için bir kaç senaryo yolu belirleyip, bu yolları kendine ana hatlar olarak alması ve bu hatlar üzerinden farklı konu başlıklarında farklı krizleri çözmeleri esasına dayanabilir. Bir markanın, makro sorun noktaları hariç, her türlü kriz senaryosunu yazabilmesinin mümkünatı yoktur. Dolayısıyla markalar için böyle kriz mindmap’leri hazırlanması geleceğin etkileşim hızına en uygun çözüm olabilir. Sosyal medya takibi ve denetimi için daha organik yapılar yaratılması konusu ise önem kazanacak.
- Eren Kumcuoğlu
"2009 yılı itibariyle Lenskold ve Marketsphere şirketlerinin yürüttüğü araştırmaya göre CEO ve CFO’ların %65′i pazarlama iletişimlerinde yatırım geri dönüşünü görmek istemiş. %59′u ise yatırım geridönüşünü hesaplamanın önemli olduğu fakat ölçümlemeye bütçe ayıramadıklarını söylemiş." - Başka bir iş var sanki bu işin altında. Ölçülmesi birilerinin işine gelmiyor olabilir mi ?
- Cem Evren Ateş
Eski bir pazarlama yöneticisi ve pazar araştırmacısından bir itiraf: ben, bu iki şapkamla da, hiçbir zaman gerçek, çok mecralı ve kapsamlı bir kampanyanın toplam ROI'sini güvenle ölçmeyi başaramadım. Bahsettiğim kampanyalar 500.000 - 5.000.000 USD arası kampanyalar. Belki daha büyünce işler değişiyordur. Bunun birkaç sebebi var. 1. Gerçek kampanyalarda kontrol gruplarınızın olmayışı....
more...
- Sinan Kurmus
Bu arada FirendFeed'e teessüf ederim. Lönk diye bütün paragrafları birbirine geçirmiş yukarıda, okuyabilene aşkolsun. Demek ki bundan sonra her paragraf bir comment olacak.
- Sinan Kurmus
Sinan bey, öncelikle katkınız için teşekkür ederim. Reklamveren ve araştırmacı şapkanızla aktardığınız yorumlar sektörün durumunu gayet net özetliyor. Öte yandan ezbere kampanya formülleri ve bahsettiğiniz gibi öngörüsüz pazarlama planları (kısa vade) ciddi bir sorun. Bu sorunu aşmak için öncellikle pazarlama iletişiminde hedeflerin daha net belirlenmesi ve buna uygun ölçümlenme...
more...
- Tugce Esener
benim herhangi bir şapkam yok o yüzden bişey eklemeyeceğim:) sadece cem evrenin yazdığı çok mantıklı. Belkide ortada dönen bu kadar paranın gereksiz olduğu sonucu çıkmasından endişe ediliyordur.
- orhan güneş
Ben, Sinan'ın ayrı bir yazı ile, (Tuğçe'nin yazısını ref verip başlayıp) ayrıntılı ve paragraflı yazmasını isterim.
- Uğur Özmen
Tuğçe ne zaman uyuyorsun? ; ) Çok yararlı bir yazı oldu.
- Özgür Bayraktar
özgür bu kadar ciddi ve yararlı bir blog için bu ismi nereden buldun bakdalganadalganbuyusun:)
- orhan güneş
Bilmem, anlık diyelim. Teşekkür edeyim ve Tuğçe 'nin bu güzel ve etkili yazısının konusunu dağıtmayayım. ; )
- Özgür Bayraktar
Uğur hocam bu konuda sizden de bir yazı bekleyebilir miyiz?
- Tugce Esener
Uğur: Borcum olsun. Galiba bana da bir blog yolu gözüküyor.
- Sinan Kurmus
Tuğçe Hanım: Asıl teorik sorun iletişim ile satın alma davranışı arasında aslında.
- Sinan Kurmus
"Şapkasız" Orhan Güneş: Bu parayla dönen büyük bir çark var ve yıllardır işliyor. Gittikçe daha az etkin işliyor ama işliyor. ROI hesabı yapılmıyor/yapılamıyor olması bunun aksini kanıtlamıyor ne yazık ki.
- Sinan Kurmus
Ben Sinan'dan blog'a başlamasını istiyorum. (Uzmanların bu ortama girmesini hep destekliyorum.) Tuğçe benden bir yazı bekliyor. (Borcum olsun.) Hepimiz bir şeyler yaparız. Sonuçta Pazarlama birikimleri kazanır... :-)>
- Uğur Özmen
@Uğur: Üç zaman içinde başlayacağım.
- Sinan Kurmus
Sinan... Bu kadar net tarih verme... Ne olur, ne olmaz...
- Uğur Özmen
Başarılı kampanyalara devam ediyoruz! C-Section & Sprite "Acımasız Gerçekler" itina ile karşınızda. C-Section ekibine kocaman teşekkürler datalar için :))
- viki // bigumigu.com
from Bookmarklet
Ziyaretçilerin ortalama 7 dakika sitede kalmaları muhteşem bir başarı... Hedef kitle damardan yakalanmış bu projede anlaşılan.
- Yalçın Pembecioğlu
--> cam kızı nazlı camlıben'e de 10.000 friend request oldu sanırım sadece chat ekranında yazan mail adresini kullanıp da facebook'u kanırtan gençlerden. (adres - kontak bilgisi sadece orada vardı)
- sezyum
Çok yararlı bir haber olmuş, ben çok şey öğrendim, teşekkürler paylaşım için. ( Not: Slideshare'deki sunumda en altta haberin adresi veriliyor ama tıklanamıyor, o yüzden tam url yerine: http://bit.ly/acimasiz gibi bir kısaltici kullanırsanız okuyucuları sunumdan da habere daha kolay yönlendirebilirsiniz. )
- Hasan Basusta
Konuşulan bir sürü işe rağmen, bir pazarlama insanı olarak değil, tüketici olarak, bütün bir sene boyunca katılımda bulunduğum tek online kampanya bu oldu. Sonucu da beni çok eğlendirdi, t-shirt ya da herhangi bir merchandise elime geçmemesine rağmen.
- Eren Kumcuoğlu
hasan tesekkurler :) haklisin, dikkat etmemisim, diger sunumlarda da ayni sorun olmus. dedigini yapiyim ben :D
- viki // bigumigu.com
rule no2: Make your decisions with your heart and what you'll end up with is heart disease. Never make a significant decision deal that is proposed to you on the spur of the moment. There is no more certain a recipe for disaster than a decision based on emotion.
- Göze Sencer
Sevgili Arkadaşlar. Bu hafta köşemde dijital dünyadan Yüce Zerey konuk oldu. Bir sonraki hafta Uğur Özmen'i okuyacağız. Fikirlerinizi bekliyoruz. - http://www.milliyet.com.tr/Yazar...
Yüce gayet güzel izah etmiş; bir marka geleneksel medyaya kayıtsız kalamaz, çünkü bir marka için bireylerin zihninde, Robert B. Cialdini’nin “toplumsal kanıt” olarak isimlendirdiği olguyu, bugün için geleneksel medya daha büyük bir itkiyle gerçekleştirebilmektedir. Ancak, etkileşimli sosyal medyanın ve buradaki bilgi dolanımının bir markayı inşa ederken ona sağladığı güç de ihmal edilemez. Artık tek bacaklı bir inşa faaliyeti düşünmek mümkün değildir.
- A. Selim Tuncer
• E-ticaret anlamında fikir bulmak istiyorsanız Güney Kore’ye bakın. Dünya’da Amerika’dan sonra en gelişmiş pazar Güney Kore’dedir. İngiltere ile başabaş, Almanya’dan büyüktür.
- Hasan Basusta
En büyük yatırımcıların bulunduğu ülkeler sırası ile 1. Amerika 2. İngiltere 3. İsviçre Buradaki yatırımcıların iki şansı var. Bir Amerika’da bir sonraki Google’ye yatırım yapmak ki bu çok riskli ya da henüz Türkiye gibi doymamış bir pazardaki internet şirketlerine karlı yatırımlarda bulunmak. Yatırım sermayecileri için Türkiye bulunmaz bir fırsat.
- Hasan Basusta
Türkiye yatırımcılık açısından şu anda kısır döngüde. 300.000 dolarlık bir yatırım için Almanya’da şirketin %5-7′lik hisseye talip olurken, Türkiye’de %80′lik hisse teklif ediliyor.
- Hasan Basusta
Webrazzi’nin ingilizce versiyonunu (Webrazzi Global) açması inanılmaz değerli. Webrazzi- Techcrunch Meet-up’lar inanılmaz değerli. Bununla da yetinmemeliyiz. Almanca, Fransızca Yatırım Sermayecilerinin takip edeceği, Türkiye’deki pazarı takip edebilecekleri bloglar açmalıyız ki 2012 yılındaGirişim sermayescileri buraya geldiğinde bilgi sahibi olsunlar.
- Hasan Basusta
Türkiye Dünya’da en hızlı büyüyen 3. internet pazarı
- Hasan Basusta
Türk internet pazarında 2 kırılma noktası var. 1. nokta 2006-2009 arasında gerçekleşen yatırımlar (E-bay- Gittigidiyor, Cember.net-Xing) gibi ve Google’nin Türkiye’de ofis açması. İkinci nokta ise henüz gerçekleşmedi. Bu nokta Yatırım Sermayecilerinin ( Venture Capitalist) Türkiye’ye gelmesi. Bunun da 2012 yılında gerçekleşeceğini öngörüyorum.
- Hasan Basusta
Bir kaç eklemede ben yapayım nazcizane:) En çok yatırım beklediği alan Moda-Fashion....
- Hakan Nural
Girişimciler için ilk başta biraz zor olsada ileriye yönelik Anonim şirket kurmaları daha iyi olucaktır...
- Hakan Nural
Yatırımcıları Engelleyen 3 neden var: 1. Kapalı bir ülke(bilgi yok) 2. Networklerin içinde değil. Amerika-Almanyada yapılan internet ile ilgili etkinliklere İsrail gibi küçük bir ülkeden bile 40kişi gelmesine rağmen Türkiyeden bu rakam 3-5'i geçmiyor. 3. Bilgi olmadığından dolayı bir güvensizlik var fakat devlete karşı büyük bir güven var...
- Hakan Nural
Hakan teşekkür ederim. Özellikle Anonim şirket konusu çok önemli. Global anlamda çıkış yapmayı düşünen girişimciler için milyon dolarlık bir tip olabilecek kadar önemli.
- Hasan Basusta
rica ederim:) E-ticaret konusunda Amerikadan sonra 2.ülke Güney Kore.
- Hakan Nural
Hakan, G.Kore bilgisi ekleme olmadı, yazıda mevcut :)
- Hasan Basusta
Private Shopping konusunda değindikleri vardı, ben yazamadım maalesef. Eklemek isteyen varsa?
- Hasan Basusta
Private Shopping konusunda Türkiye'nin biraz daha yol alıcağını daha sonra diğer ülkelerin seviyesine geliceğini belirtti. Almanya:12 Amerika:12 ve Fransa: 20 Private Shopping alanında site bulunuyormuş. Türkiye'de de yakın zamanda 6ya çıkıcağını söyledi...
- Hakan Nural
Türkiye'de en oturmuş özellikle iki alan olduğunu belirtti. Arkadaşlık ve Seri İlan.
- Hakan Nural
Ebay'in tek çekilmek zorunda kaldığı ülke Japonya olmuş...
- Hakan Nural
Krizin 2. yarısında en hızlı toparlayan ülke Türkiye.
- Hakan Nural
etkinliğe katılamayanlar için güzel bir yazı, teşekkürler...
- Nurettin TOPAL
Arkadaşlık sitelerinin oturduğunu düşünmüyorum, tek tip klasik katalog profil listemele ötesinde birşey yok ortada.Her şehir isminde site açmakla veya bu tarz çok sitenin olmasıyla oturmuş sayılmaz bence. Bu sitelerde insanların birbirleriyle doğru düzgün tanışabildiğini sanmıyorum. 2-3 milyon üyeli sitelerin online üye sayısının 1000-2000 olmasından durum belli zaten.
- Erkkan
Serdar Bey, haklısınız, "tavsiyeler" kelimesi daha uygun gibi geldi bana tekrar okuyunca, tavsiyeniz üzerine değiştirdim :)
- Hasan Basusta
Rica ederim. Bu ff ortami hassas bunyelerden olusuyor. İyi niyetli tavsiyelerde bile ici urperiyor insanin. Cevabinizi okuyunca rahatladim dogrusu :)
- M. Serdar Kuzuloglu
from iPhone
toplantıda niş alanlarla ilgili tüyo vermiş? Bunlar hangileri? (Yukarıda değinilen "Moda" dışında) (Bu arada son mesajın gönderim zamanını göremediğimden bu feed aktif mi anlayamıyorum. Var mıdır bunun bir yolu !??)
- Fikrizula
Örneklerden birini yazdım yazıda: part-time için iş bulma sitesi. Örneğin çok önemi yok aslında, her alanda boşluklar mevcut. Daha önceki e-tohuma katılan Mynet'in Kurucusu Emre Kurttepeli şöyle bir söz söylemişti: "Yaptığınız sitede 1 numara olmayı hedefleyin. Kadın sitesinde 1 numara olamıyorsanız, evli kadınlar konusunda, o da olmazsa evli ve hamile kadınlar alanında bir numara olmaya odaklanın. Başarı şansınız artacaktır."
- Hasan Basusta
30+ milyon potansiyel pazarımız hala manda yönetimi arıyor. Yok Amerikalılar, İngilizler, Almanlar gelsin. Gelsin zaten yoksa bir şey olmuyor. Google olmasa zaten az buçuk sektörde olmazdı. İnternet mandası:)
- Pasha