bir soru: ekran sürekli kapanıyor mu yoksa bende mi bir acayiplik var? bir türlü çerçevenin ekranını açık tutamadım.
- Burak "cyrus" Bayburtlu
Ekran ışığa duyarlı. Karanlıkta otomatik olarak kapanıyor. Slayt gösterisi moduna getirince aydınlık ortamlarda hep açık duruyor.
- M. Serdar Kuzuloglu
Kişiselleştirilmiş promosyonlar pek güzel oluyor.
- Burçak Çubukçu
Demek sizin olaydı bu Alemşah? O zaman dur dost sitemi edeyim: içinden çıkan bisküviler kırılmıştı! Böyle rezalet olmaz! Ayıptır!
- M. Serdar Kuzuloglu
Onları özel kırmışlar, siz daha kolay yiyebilesiniz, ısırmak için fazladan efor harcamayasınız diye.
- Burçak Çubukçu
Ben de sonradan kurcalayıp keşfettim, hakkaten güzel olmuş "bu fotoğraf?" dediğim bir fotoğrafla karşılaştım :)
- Burak "cyrus" Bayburtlu
Benimki ofise geldi. Geldiginde ben ofiste degildim. Sanirim teslimati yapan kisi, teslimat oncesi cihazi açarak teslim etmis. Siz kutuyu alip kapagi acinca resimlerinizle karsilasiyorsunuz..Ayrintilar cok iyi dusunulmus. Tebrikler Alemşah..
- Murat Buyurgan
from iPhone
Kisiselleştirilmiş promosyonlar güzel oluyor da hep aynı kişilere kişiselleştirilmiş olunca kaş yaparken göz çıkarmak söz konusu olabilir markalar açısından. Ülker'e özel konuşmuyorum, genel olarak blogger lar adına empati yapıyorum. Malum biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar. Kişisel bir serzenişten ziyade yapıcı bir eleştiri olarak alırsanız sevinirim...
- Mert Erkal
Bu tip kampanyaların hedeflediği blogcular neye göre seçiliyor bilmiyorum. Bana bunun dışında da şu ana kadar bir şey gelmedi hatırladığım kadarıyla. Kendimi çok blogcu gibi de görmüyorum zaten. Alemşah bana bir arkadaş kıyağı da yapmış olabilir. Hoş da olmuş; teşekkür ederim. Başka kimlere gitti bilmiyorum. Fakat Mert Erkal'ın değindiği konuyu ben de zaman zaman düşünüyorum. Şarap oluyor aynı grup, otomobil oluyor aynı grup, dürüm oluyor aynı grup, fasıl oluyor aynı grup. Ne harmanmış birader ;)
- M. Serdar Kuzuloglu
Fikir lideri olanlar, kendisine ait kitlesi olanlar ve genel proje konseptine uygun olanlar seçiliyor. Bu tarz bir seçim sürecinde gönül isterdi ki, Türkiyede yüzlerce olsun, seçmekte zorlanalım. Oyle olmayınca bazen bir çok projede kesişim kümesi olabiliyor ...
- Alemsah Ozturk
Valla kimlere gönderildi bilmiyorum ve ilgilenmiyorum. Bana da gelmedi :P Ben daha çok kimin aklı diye merak ediyorum. Ben "en azından el yazısıyla kişisel bi not yazın be adamlar" diye laflar ederken, ultra kişiselleştirilmiş ve tekrar kullanılabilir bir kutu tasarlanmış. Müthiş!..
- Simto Alev
@Simto teşekkürler, 65. yıl projesine cok inanıyoruz ve başından beri adım adım birçok şey yaptık, websitesindeki interaktif videolara da bakmanı tavsiye ederim. 41? 29! olarak blogger iletisimi konusunda Yaman Gezgin projesinden bu yana mümkün oldugunca fark yaratmaya calısıyoruz ;)
- Alemsah Ozturk
Yalnız şunu farkettim video'lara bakarken, marka da biraz avantaj sağlamış size. Spoil etmeyeyim videoları ama içlerinde anılarımız var. Tuhaftır, bir an mutlu da oldum. (dün de coca-cola'nın multluğa kapak açın'da mutlu olmuştum). Bu anıları böyle kullanmaksa yine akıllıca. Tebrikler.. Bu arada Yaman Gezgin zaten ilk blogger projesi değil miydi Türkiye'de? Ne fark yaratması? :D
- Simto Alev
Mütevazi olmanın pek anlamı yok aslında, 41? 29! olarak harika şeyler yapıyorsunuz, kabul etmek lazım. Ama gönderilerin kitlesiyle ilgili yapılmış yorumlara katılmak da lazım..
- Buğra Bayrak
@Bugra, pandora, yukarıda gerekli yorumu yaptım, neticede hangi blogger'ın ne kadar etki yarattıgını biliyoruz, takip ediyoruz, 3 yıldır bu işi yaptıgımız icin etki yaratan kisileri gorebiliyoruz, ona gore secim yapıyoruz. Keske sonsuz sayıda kutu gonderebilseydik ama maalesef mümkün degil, bir sıralama ve secim yapılmak zorunda kalınıyor ;)
- Alemsah Ozturk
@Benbilirim Tam da bu noktaya benim eleştirim, tamam yüzlerce fikir lideri olmayabilir Türkiye'de ama dönüp dolaşıp 8-10 tane ismi fikir lideri olarak lanse etmeye başladığınız anda onların objektif kriterlerle değil de hatır gönül eş dost muhabbetiyle seçildiği izlenimi yaratırsınız. Bu da farkında olmasa da dönüp dolaşıp markayı vurur. Bir kaç kişiyi sevindirirken, bir sürü insan markadan soğur. Daha farklı yüzler sergilemek her türlü blog camiasının gelişimine katkıda bulunur. 41?29! un yaratıcılığını takdir ediyorum, benim eleştirim bu yönde sadece.
- Mert Erkal
Yok yok, ben zaten sana da katıldım ki, sen de haklısın tabi ki. Yapabileceğiniz bir şey yok sizinde.
- Buğra Bayrak
Sosyal medyaya uzak bir insan olaraktan 41?29! uzaktan takip ediyorum baya uzaktan ama gözüme çok hoş şeyler carpıyor çok güzel yapıtlar görüyorum. bence bu tür hizmet veren firmalar listelerinin her gün her saniye güncellemeleri lazımki müşterilerine daha iyi hizmet verebilsinler. Ben inanıyorum. Bu şektorde bu saplanmış fikirler kırılarak listeler dahada yenilikci olacak diye.
- Özgür KARALAR
@pandora birine kutu gonderdin diye o blogger okunmaya baslanmaz. bir blogger yarattıgı icerik, kendi perspektifi, sektore kattıkları, yon verisi, fikirlerini paylasması ve fikir liderligi nedeniyle okunur. Ve zaten bu yüzden de markalar onlarla calısmak, beraber birşeyler yapmak ister, tersi degil.
- Alemsah Ozturk
Tüm ajanslar bu yanlışı yapıyor. Ama bu yanlış dediğimiz şey aynı zamanda doğru. Neticede amaç buzz yaratmak. Okunmayan bir blogger'a gelen paket ne okur kazandırır ne de buzz.. En ideal çözüm farklı ürün grupları için farklı blog listeleri oluşturmak belki. 41?29! da bunun çok uzağında olmamalı. Ülker paketi de maddi olarak değerli, muhtemelen 8-10 tane hazırlanmıştır. Onları da en üsttekilere ulaştırmak doğru olandır. Sonuçta ajans bloggerlara değil, markaya hizmet ediyor. Fakat blogglera bu kadar önem veren tek ajans da 41.. Konu dışı biraz ama geçen gün bir bülten aldım ellerinden. Bugüne kadar hiç işim olmadığı halde yüzlerce basın bülteni geçti elimden. İlk kez bir "blog bülteni" aldım. (bu terim de size armağanım olsun). Müthişti bence..
- Simto Alev
Dmoz'a bakarsanız yüz binlerce takipçisi olan blogları rahatça görebilirsiniz... Aynı isimlerdeki ısrarın arkasındaki kritikler bence tamamen kişisel... Kişisel ilişkileri bu tarz gönderimlere yansıtmak ne kadar profesyonel bir yaklaşım buda tartışılır tabiki...
- benbilirim
@pandora bencede. @Alemsah sektore görüşleri ile yön veren insanların blogları firmları cekebilir doğrudur. Ancak söyle birşey daha var bir firma kendi reklamını yaptırmak için bu yolu seciyorsa bence ufak bloggerlere böyle büyük böyle zorluklarla hazırlanmış bir kutunu yerine ufak bir hediye bir gönderse blogger onun hakkında bir yazı yazar ve ucuz maliyetle kazanılmış bir metin olur bu süreçte reklam potansiyeli artmazmı Dip not : çok anlamam bu işlerden ama kafamdaki soruları soruyorum sadece :)
- Özgür KARALAR
Dmoz büyük yalandır artık.. 2005 sonrası iyice öldü o..
- Simto Alev
farklı blog yazarının farklı kitleleri olduğunu kabul etmeliyiz... bu durumda her marka sürekli hep aynı kitleye hitap ediyor olmuyor mu? bir de ff dışında bloglarda marka ve ürünler hakkında çok da fazla bir aktivite gördüğümü sanmıyorum... yaklaşımımız, anlayışımız mı farklı?
- Handem
Uzun sureden sonra, cidden dunya kalitesinde yapilmis bir is gordum, boyle bir kisisellestirme kimin fikriyse cidden tebrikler, bu arada her alanda oldugu gibi bloggerlar arasinda da segmentasyon olmasi ve farkli ajanslarin farkli segmentlere oynamasini mantikli buluyorum.
- DenizEdincik [bluesign]
@pandora Zaten bence başarılı diye tartışıyoruz :)
- Özgür KARALAR
@Alemsah Zahmet olmazsa bana bir dm'den ulaşabilir misin, ben yollayamıyorum sana da :(
- Buğra Bayrak
@Gabriela nasıl birşey bu bülten dedikleri şey ? bir örneği varmıdır internette ?
- Özgür KARALAR
@Simto ben Dmoz'u savunduğum için Dmoz demedim, Dmoz'da ki kişisel blog listesine bakarsanız listede yübinlere ulaşan kaliteli blogları görebilirsiniz, bu blogları saymamak ilginç bir sosyal medya deneyimi olmalı...@Kadir ülkere laf edenlere gittimi bilmem ama ülkere laf edenlerin bu kutu altında alkış tutması samimiyet açısından önemli bir nokta... :)
- benbilirim
Bir sinema blogu olarak hem ilklerden, hem de en çok okunanlardan biriyiz. Niş bir blog oluşturmayı başardık diye düşünüyoruz ama şimdi bize "kahvaltı seti" gönderseler kime ne faydası olur ki...? Yazıda "bu filmi yerde yere vururken X'in yolladığı peynirleri yemeyi ihmal etmedik" mi diyeceğiz :) Fakat geçenlerde "Büşra" filminin basın kiti geldi, ona çok sevindim mesela... Yapımcı firmaların sinema bloglarını önemsemeye başladığını göstermesi bakımından güzeldi... Konu hakkında çok da fikir yürütemiyorum açıkcası... Genelde uzaktan izliyorum bu olayları.
- Murat Tolga Şen
@gabriela Çok memnun olurum. Eğer bir örneğini bizimle paylaşabilirsen.:) Ayrıca çokta mutlu olurum ufaktan birşeyler öğrenmiş olur bende hazırlarım
- Özgür KARALAR
@gabriela Harika olur cidden, paylaşırsan :)
- Buğra Bayrak
Gabriela'nın dediğinin bir benzerini yapmış olabiliriz. "Öteki Sinema"yı anlatıp Tiglon'dan destek istemiştik. Hatırı sayılır DVD film (yeni çıkardıklarından) gönderdiler. Biz de 2 ay boyunca yarışmalar yapıp o hediyeleri okurlarımıza dağıttık.
- Murat Tolga Şen
Bahsettiğim bültem temelde bir basın bülteniydi. "Al bunu haber yap" diye. Fakat direkt olarak bir blog yazarını hedef alıyordu. Tüm detaylarıyla bloggerlar içindi. Basıl bültenlerinin resmiyetinden sıyrılmış, rutinden ayrılmış ve özeldi. "Aahh bunu yayınlamalıyım" oldum. Tam taşınma telaşına gelince es geçtim. Burda mühim olan, bir bültenin bloglara özel hazırlanması. Ben ilk kez deneyimledim.
- Simto Alev
@Gabriela çok teşekkürler takip ediyorum :)@Simto anladım teşekkürler
- Özgür KARALAR
Gabriela, harika bir fikirmiş. Konu içinde ajans portföylerine ne kadar katkısı olur bilmiyorum ama fikri sevdim.
- Simto Alev
@Alemsah Öncelikle bu tartışmayı bana niye göndermiyorlar diye bir serzenişte bulunmak için başlatmadım. Yanlış anlaşılmak istemem. Ama kendimi örnek göstermem gerek şuan. Benim İngilizce blogumun 2500 e yakın RSS okuyucusu, Türkçe blogumun 1200 küsür RSS okuyucusu var, 4 senedir profesyonel blogcuyum, bu uğurda işinden ayrılmayı göze alacak kadar kafayı kırmış biriyim, Stradiji Akademi'de uzaktan eğitim yoluyla ücretli profesyonel blogculuk ve sosyal medya eğitimi veriyorum. Nasıl bir seçim yapıyorsunuz ki ben blog camiasında düşünce lideri olamadım sizin gözünüzde bir türlü? O zaman benim aklıma "bizden olanlar ve olmayanlar" şeklinde bir seçim yapıldığı düşüncesinin gelmesi çok insani bir olgu değil mi? Uzun süredir kafamı meşgul ediyordu da hazır laf açılmışken sorayım dedim :) Açıkçası kendi açımdan o 8-10 kişinin arasına girip bir sürü blog yazarının şimşeklerini üzerime çekmediğim için bir sıkıntım yok. Daha adil bir seçim olması sizin için de blog sektörü için de iyi olur diye düşünüyorum.
- Mert Erkal
@Mert tam olarak söylemek istediğim buydu işte burda kişisel ilişkiler ve çıkarlar ortaya çıkıyor... Ve bu gayet belli oluyor tabi bunu marka ne kadar algılıyor yada markaya ne kadar raporlanıyor oda işin ayrı bir yüzü...
- benbilirim
Haci,sen Benim sirtimi kasiyacaksin sonra da Ben senin sirtini kasiyacagim . Olay buna dogru gidiyor.
- Kadir a
from iPhone
Ben kendi adıma şunu söyleyeyim; bazen gelen bir paketin hangi ajanstan çıktığını bile bilmiyorum, bırakın kişisel ilişkileri.. Ya da mesela Alemşah'la en uzun sohbetim bir likemind'da ayak üstü 3,5dk sürmüştür.
- Simto Alev
@Simto sen dünya tatlısı bir adamsın, ben de düzenli okuyucularındanım senin, ama burada ticari çıkarlar da söz konusu, mahalle maçında takım arkadaşı seçmiyoruz ki :) Yani bu seçimler bir grup insanın daha çok kazanmasına ve çok yetenekli pek çok blog yazarının maddi kaybına yol açıyorsa bunun herkes açısından daha adil bir yolunun bulunmasını talep etmek gerekmez mi? Yoksa düzen böyle mi diyeceğiz? Gerçek blog yazarları biraz isyankar ve düzene karşı tipler değil midir son tahlilde? :) Bunları da yazdığıma göre artık sırtımı kimseye yaslamadığım apaçık ortaya çıkmıştır herhalde :) Hiç birşeyi değiştirmeyeceğini bilsem bile bile benim kişisel manifestomdur, vatana millete armağan olsun :)
- Mert Erkal
@Mert, teşekkür ediyorum. Övgüler duymak için yazmamıştım. Hani benim kişisel bir durumum yok ama bana da geliyor çeşitli paketler.."burada ticari çıkarlar da söz konusu" demişsin. Oradaki "da" fazla. Tamamen ticari çıkarlar söz konusu. Ama bu marka ve ajans arasındaki bir mesele. Ajans markanın taleplerini karşılar sonuçta. Durumu savunmuyorum. Taraf tutacaksam blog yazarından yanayım. Fakat işin medya planlama cephesini de az çok biliyorum. Bazen plandaki bir site defalarca onaydan geçebiliyor. Markaların istekleri bitmez ve marka rakamlara bakar. x blogundaki 50 yorum marka için önemlidir mesela. Benim blogumdaki 3 yorum değildir. O halde tabii x bloguna gider reklam. Ajanslar markalara zaten alternatifleri de sunar. Marka büyükleri seçer. E ajanslar da buna uyumlu gider. Hani markaya (müşteriye) "aa nollur şu blogları da alalım, boş verin onları" diyemez ki..
- Simto Alev
@Simto çok güzel açıklamışsın, aslında ben bu sürecin uzun vadede markalara zarar veren bir süreç olduğu eleştirisiyle tartışmayı başlatmıştım. Ajansın sorumluluğına bırakılacak bir iş değil bu. Markaların blogger lar hakkında daha çok bilinçlenmesinde fayda var. Bu post un bu kadar çok ilgi görmesi, derdini bu post ta yazı dökenlerin yanında kapalı kapılar ardında bu yaklaşımı eleştirenlerin azımsanmayacak kadar çok olmaları sebebiyle olsa gerek. Blogger ların nabzını yoklamakta bir ajanstan çok daha iyi olduğumu düşünüyorum, zira her gün onlarca blogcu ile temastayım. Ve böyle bir rahatsızlık var; genç blogcular rahatsız :) Ayrıca blogger seçimleri senin dediğin şekilde de yapılmıyor, sana örnek bir kampanyadan yola çıkarak ispatlayabilirim bunu...
- Mert Erkal
yazmıyım yazmıyım diyorum da... ajansın sorumluluguna bırakılacak iş degil ne demek ? bizim sorumlulugumuz bu zaten, ekibin kendisi türkiyenin ilk bloggerlarından, türkiyedeki ilk blogger'a ozel kutu projesini yapan, sürekli sosyal medya icinde aktif bir ajans 41? 29! Markaları bilinclendiriyoruz zaten, asıl işimiz o ... Bu post un bu kadar ilgi gormesinin sebebi gercekten ne acaba. Burada elestirilecek birşey yok, bir secim yapılmıs, bunun da kendi analitik sebepleri var, ilk defa yapılmıyor, her seferinde aynı bloggerlara gitmiyor. Levi's a yapınca baska, ülkere yapınca baska, hatta ülkerin her markasına baska... Anlattık yukarıda kesisim olur zaten dogru düzgün icerik üreten ve marka stratejisine ve projeye uygun blogger sayısı az diye...Daha nedir bu sindirememezlik ?
- Alemsah Ozturk
Hep şuna inanırım: Bir iş yaptığında herkes seni takdir ediyorsa, o iş yeterince başarılı değildir. Ama bir "diğer" taraf oluşup, çatlak sesler çıkarıyorsa, o zaman bil ki o iş birilerinin canını sıkacak kadar başarılıdır." :)
- Burcu Tüzün
@Alemsah Keşke bu kadar süre tutmasaydınız da daha önce yazsaydınız. Beklemekten uykum gelmişti. Sadece ajansın insafına bırakılırsa markalar için böyle yarım yamalak bir şey çıkıyor işte ortaya, kaş yaparken göz çıkartılıyor. Ortada bir sindirememezlik varsa sizin tarafınızdan yapıcı eleştirileri sindirememezlik söz konusu bana kalırsa. Bunlar benim düşüncelerim. Sizi kızdırmamak adına aksini iddia edecek değilim. Adalet duygusu fazla gelişmiş biri olarak üzerime vazife olmasa da sessiz çoğunluğun haklarını savunmak için yazdım bunca şeyi. Kalkı ki yukarıda kampanyadaki yaratıcılığınızı takdir etmiştim. Sizden hediye ya da çıkar beklentisinde olanlarla beni bir tutmazsanız sevinirim. Markalar blogger ları keşfetmeli ve sadece ajansın seçimine bırakmamalı son kararı. Oldu mu şimdi?
- Mert Erkal
@Onur Benim ne demek istediğim çok açık bence, böyle bir devirde dijital pazarlama sorumluluğunun tamamını ajansa yıkmak firmaların en son yapacakları tercih olmalı. Bu aynı zamanda ajansların firmalarda doğru düzgün ve işten anlayan muhataplar bulmaları anlamına da gelecektir. Ortak bir lisan geliştirmek ve kampanyaların daha başarılı olması açısından da yararlı olacaktır. Söz konusu Ülker firmasının da Sosyal Medya uzmanı arayışında oluşu buna işaret etmiyor mu?
- Mert Erkal
Hicbir marka hicbir stratejisini bir baska kuruma emanet etmez... bunlar ortak calısma eseridir. Ülker türkiyede dijital stratejiler konusunda en yetkin markalardan birisi. CMO seviyesinde takip ediliyor her dijital calısma, her iş. Her yıl sektorun onde gelenlerini toplayıp workshoplar yapıyorlar, sürekli ekiplerini gelistiriyorlar, ajanslarıyla beraber neler yapabileceklerine bakıyorlar, kendi iclerinde oldukca gelismis bir dijital yonetim ekibi var ve yıllardir bir cok basarılı ajansla bir cok basarılı iş yaptılar, ortak lisan konusunda oldukca iyiler ...
- Alemsah Ozturk
Bence bloggerların kendi içinde düşünmesi gereken bir mevzu ile başarılı ve yaratıcı bir pakedin hoş sohbetini bölüyoruz gibime geliyor. Markalar bu sosyal medya işini bu tip seçimleri doğru yapsınlar diye ajanslara bırakıyor zaten Mert. Ama içerik üreten ve ürettiği içerikten yüksek feedback alan kişiler bazı geniş kampanyaların odağında oluyor, bazen de daha niş kampanyalar için daha az bilinen ya da sadece ihtiyacı olan kişiler de arandığı ve gönderildiği oluyor böyle şeylerin. Bu seçimler ajanslar tarafından sadece ellerindeki databaseden "sort by pageview" metoduyla bakılarak seçilmiyor özetle. Bunun bir monitör safhası ve kimin ne gibi bir promosyondan veya bültenden faydalanacağı ve bu faydalanacak kişilerden markanın ne kadar faydalanacağı gibi şeylerin kesişim kümesinde gelişiyor. En başa dönmem gerekirse bu bloggerların kendi içerisinde ne gibi ve ne kalitede içerik ürettikleriyle alakadar kendi içlerinde çözmeleri gereken bir mevzu aslında ve bu tartışmayla şurdaki başarılı Ülker 65. yıl fikrini gölgede düşürmemeli. Güzel fikir güzel uygulama imiş demekki, mserdark a hemen hemen her kampanyanın kutusu geliyordur da kaç tanesini buralara bastı ? diye bi düşünmek gerek ;) demekki düşünülmüş taşınılmış ona göre gönderilmiş bişeyler :)) Gelelim markaların sosyal medya uzmanları olması lafına, markaların zaten bir dijital pazarlama departmanı ve bunların başında bu tarz şeylere karar veren insanlar var Mert :) Bu blog listeleri onların onayıyla ve eklemeleriyle gerçeğe dönüşüyor zaten :)) Neyse dediğim gibi . güzel düşünce güzel uygulama . düşünenin aklına ülkerin pötibörüne sağlık :P
- Üstün Üzüm
@Üstün zaten üstüne basa basa kampanyanın yaratıcılığı ve başarısını takdir ettiğimi belirttim. Ayrıca keşke özel kanaldan iletseydim Alemşah Öztürk e diye de düşünmedim değil iş bu kadar uzadıktan sonra. Gerçi o zaman sallamama ihtimali vardı :) Başarısını gölgelemeye çalıştığım gibi bir izlenim oluştuysa kendisinden affola. Benim derdim blogger yoldaşlarımın hak ve hukukunu savunmaktır sadece ve sadece :) Bunu yaparken zaman zaman benim de duygusallaştığım anlar olmuştur tartışma boyunca. Herneyse işte son sözüm şu olacak; böyle yaratıcı kampanyaları canı gönülden destekliyorum, blogger seçiminde biraz daha farklı yüzler görebilirsek emin olun çok daha iyi sonuçlar çıkabilir. Bir şey değişir mi bilmiyorum, ama düşündüklerimi ve pek çok blog yazarının ortak düşüncesini paylaşmasaydım çatlardım herhalde :)
- Mert Erkal
@Onur eyvallah :) mesaj alınmıştır :)
- Mert Erkal
Mert, sanırım senin en büyük eksiğin markalarda ve ajanslarda işlerin nasıl yürüdüğünü bilmemek. Benim de tecrübem yok ama hemen her ajansta, kreatiften medya planlamaya farklı departmanlarda adamlar, kızlar tanıdım. İşin her aşamasından az buçuk haberim var. Yani sadece blog işleri değil. Ve 41-29'un tüm işleri layıkı ile yaptığını söyleyebilirim samimiyetime güvenirsen. Bak ne medyacıyım, ne blogger'ım. Naçizhane bir blogum, medysya ilgim var ama.. (:
- Simto Alev
Bence de dolu içerikli blog sahiplerine gönderilmeli. O insanlar zamanlarını,birikimlerini harcıyorlar bloglarına.Tabi herkes bir katkı sağlıyor ama seçicilik gereken çalışmalarda maksimum katkı sağlayana maksimum değer şeklinde olursa daha sağlıklı,daha pozitif dönüşümler olur kanımca.Bu da güzel bir çalışma olmuş,tabiki kıskandım da.
- Üzeyir AKÇAL
@Simto Ya ben burada 41-29 eleştirisi yapmaya çalışmadım, genel olarak tüm ajansların blogger seçiminde yaptıkları ortak yanlışa işaret ediyordum. 41-29 ile bir alıp veremediğim yok ve onlar hakkında duyduğum her şey çok olumluydu şu ana kadar. Sana güveniyorum :) İyi uykular!
- Mert Erkal
@Onur Like ımı basarım :) Vay canına saati 4 yapmışız, herkese bana gösterdikleri sabır için çok teşekkür ederim :) İyi geceler...
- Mert Erkal
eleman fikrini söyledi, gangbang yapıp dediklerini yedirdiniz çocuğa... rixos belki de yapılmış en patlak kampanya Türkiye'deki! Kaç kişi kazandı otel bu çalışmaların ardından? Yemin ederim, gideceğim varsa bile gitmem burada yaratılan imajın ardından.. agresiflik, bilgiçlik bir yere kadar. Herkese "pazarlamanın kraliçesi", "internetin kralı benim" diye laf yetiştireceğinize, önce gangbang yaptığınız arkadaşlarınız dışında insanlar ne düşünüyor hakkınızda, biraz araştırın. Öyle birbirini pohpohlamakla gitmez bu tekne çok fazla. "Ay süper yapmış ülker. ne cici çokoprens. çok iyi akıl etmişsiniz valla. süper konuşuldu", "Yürü be Rixos. Ne kampanya yaptın rixos'a ama bu işin ustasısın" deyip kendiniz çalıp söylemek yerine, kumun altından başınızı çıkarıp bir bakının etrafa. bi bakın dünyada neler yapılıyor, "ben bunu çarpmadan birşey üretebilir miyim?" vs vssvsvs bu arada mert denen arkadaşı da suçlamayın bu account için. alakası yok onunla.
- sosyal medyatik
Bence bloggerların kullanılacağı herhangi bir sosyal medya kampanyasında "top bloggerların" seçilip, onlarla işbirliğine gidilmesi kadar doğal bir şey yok. Doğal olmayan şu: Seçilen bloggerlar arasında "top bloggerlar" yoksa, daha önceki etkinliklerden ve sosyal medya platformlarındaki iletişimlerinden (genelde friendfeed) bazı kişilerin ajans başkanıyla "arkadaş, dost, kanki, ne derseniz" oldukları herkes tarafından biliniyorsa, ve bu tarz kişileri de barındırıyorsa bahsedilen bu "blogger seçimi" , işte o zaman bir problem vardır. Nasıl bir problem vardır? Ben derim ki genç bir blogger olarak (blogum yok sayılır, kendimi blogger olarak görmüyorum, sadece örnek veriyorum) ulan Serdar Kuzuloğlu'nun neresi "top blogger", neden o seçildi? Serdar abi kusura bakmasın, çok özür dilerim kendisinden, ama bu örneği vermem lazım. Serdar abi gibi birkaç kişi daha olabilir bu arada, bilemiyorum. Ben genç bir blogger olsam aynen öyle derdim. Haa, ajans bana derse ki "Serdar bizim arkadaşımız, süper bir adam, ona bayılıyoruz, vs." , o zaman da ajans bana "bu bloggerları belli bir analitiğe göre seçiyoruz bıdı bıdı" yapmayacak. Gizli saklı yollayacak arkadaşına, sonra da "gerçekten" ağızlarından düşürmedikleri o "analitiğe" göre de daha çok kitleye hitap eden bloggerlara yollayacaklar hediyeleri. Dediğim gibi, daha çok kişiye hitap eden blogger'ları bir kenara ayırıp, sadece onlara hediye vermek kadar doğal bir şey yok. Yani ben kıçıkırık bir futbol blogu yazıyorsam ve o hediye Aceto Balsamico'ya veya Flying Dutchman'e gitmişse; "yaa bana niye hediye yollanmıyor" demem. Bilirim ki, o adamlar bunu "haketmiştir." Ama haketmeyen kişiler sırf eş dost kontenjanından veya kişisel parametrelerle "fikir lideri" olarak lanse ediliyorsa, yani "bence Serdar'ın blogu çok okunmasa da, hatta çoğu kişi tarafından bilinmese de Serdar bir fikir lideridir" gibi kişisel bir yaklaşım sergileniyorsa da; kusura bakmayın hiçbir ajans buna "marka adına" karar veremez. Adamın ossuruğunu keserler. Bu...
more...
- Taci Yalçın
gangbang'ten korkmayan bu delikanlının dediğine aynen imzamı atarım.
- sosyal medyatik
Alemşah yazdıklarının çoğunda tashih var. Ayıptır, günahtır. :)
- Fatih Bektaş
fatih senin şu addwork.net sağlam çalıntı olabilir mi? Tanınmış bir ajansın sitesinin birebir aynısı olduğuna yemin edebilirim. alta bi de sağlam copyright filan gömmüşsün. tanışıyor musun arkadaşlarla? :p
- sosyal medyatik
Demekki yorum yazan herkes bir şekilde nasibini alıyor. :) Çalıntı olabilir valla, ne diyim. :)
- Fatih Bektaş
kör göze parmak olmuş sanki biraz bu. temaysa ok de, alttaki copyright filan biraz yine de fazla iddialı sanki :p
- sosyal medyatik
buldum buldummm :) London Creative Theme. Elemanlar tema olarak piyasaya sürmüş. Eskiden siteleri bu şekildeydi diye hatırlıyorum nedense. http://themeforest.net/theme_p... @cagdas hepimiz korsanız, hepimiz fatihiz :p
- sosyal medyatik
biri çizip tasarlamış, diğeri kodlamış, diğeri gelmiş beleşe çarpıp klasördeki tema ismine kadar değiştirmiş , alttaki copyright da "hani bana hani bana demiş". peh... bazı arkadaşlar daha iyi bilir bu işleri. yaratıcılık yoksunu olup da, çalıntı işlerle ödül alan çok kişi var buralarda :p biraz yoklarsa ona da sağlam bir iki çakan çıkar diyorum :p
- sosyal medyatik
@Sosyal Medyatik Mert denen arkadaş olarak hala aynı yerdeyim, benim eleştirim kampanya, gelen ve yenen çikolatalar (afiyet bal şeker olsun!) ile ilgili değildi. Ajansların blogger seçim kriterleri üzerineydi. Tartışma benim karalama kampanyası yürüttüğüm ima edilecek kadar gereksiz bir hale dönüştü. Bu haksız eleştirinin önünü almak istedim. Taci Yalçın güzel özetlemiş yaşanan sıkıntıyı. (Serdar abi kusura bakma!) :))) Çok da uzatmaya gerek yok, biz derdimizi ilettik, takipçisi olacağız.
- Mert Erkal
Ben ilgiyle takip ettim; başta da dediğim gibi etkinliklere yönelik blogcu seçimine yönelik benim de bazen kafamda soru işaretleri oluyor (bu olayla ilgili değil. En başta yazdığım gibi bu kime gitti gitmedi bilmiyorum). Ancak şöyle bir şeye takıldım: bir kutu bisküvi ya da bir ortamda iki saatlik ağırlamayı bu kadar önemsemek neden? Bunları bir karne, taltif ya da onay belgesi gibi algılamayın. O listelerde yer alıp almamak sizi iyi ya da kötü yapmaz. Eminim herkes de bu fikirdedir ama sonu neden böyle oluyor çözemiyorum (bu arada hiç bir blog etkinliğine davet almadım. Alsam da gider miyim emin değilim). Ayrıca Ülker gibi bir marka da bu işleri öyle sallapati yapmaz; yaptırmaz, insaf edelim. Alemşah da arkadaşımdır ayrı da o da dünkü çocuk değil nihayetinde.
- M. Serdar Kuzuloglu
Bu kampanyanın içinde girmeyip şu blogger listesi daha etkili olurdu diye atıp tutanların hastasıyım. :) 41 29 Yaman Gezgin ile Türkiye'de ilk defa bloggerları içine alan bir kampanya inşa etti. Az buçuk insan saygı duyar yaa! Neyse yaa! Ben mi düzelticem dünyayı? Takılın kafanıza göre.
- Ömer Enis
bu fikir nasıl çıktı çok merak ediyorum.ülker nasıl tanınıyor? e-çerçeve nin bu algıyla ne gibi bir alakası var? gönderilen kitlenin ülker in yaptığı işle ne gibi bir ilgisi var? umarım "bakıp bakıp ülker i hatırlar" geyiği yapılmamıştır
- o k y
from twhirl
Yukarıdaki cümlelerden alıntı: "“Adalet duygusu fazla gelişmiş biri olarak üzerime vazife olmasa da sessiz çoğunluğun haklarını savunmak için yazdım bunca şeyi.” “İngilizce blogumun 2500 e yakın RSS okuyucusu, Türkçe blogumun 1200 küsür RSS okuyucusu var, 4 senedir profesyonel blogcuyum, bu uğurda işinden ayrılmayı göze alacak kadar kafayı kırmış biriyim,… Nasıl bir seçim yapıyorsunuz ki ben blog camiasında düşünce lideri olamadım sizin gözünüzde bir türlü?” Eğer bir çelişki yoksa ben abartıyorum.
- Uğur Özmen