Harekete, söylenene değil, Atatürk'e, bayrağa, kırmızıya falan itirazları var; siz de bu arkadaşları ciddiye alıp cevap yazıyorsunuz. Bir gün bir "şeye" inandıklarında eleştirdikleri şeylere saygı duymak zorunda kalacaklarını fark edeceklerdir. "Şey" diyorum zira fikri bir derinliği olup da ona inanılır bulan kişiler; diğerlerinin değerli bulduklarına da saygı duyarlar. Oyuncaklarını ellerinden almayın. Bu acımasızca olur. Bırakın gelip yazsınlar, ama siz sadece hak ettikleri kadar ilgi gösteriniz. Gerisiz laf-ı güzaf.
- mat
Ve xp'de çalışır iken "Aygıt sürücüsü sonsuz döngüye girdi" hata mesajını alan arkadaşım: "Üzüldüm şimdi windows'a" dedi. Geçen gün de "yol çok derin" mesajı almış, işletim sistemi giderek filozof mu oluyor nedir?
Yıl 1941… Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Savaştepe köy Enstitüsü’ne gelir. Yolda karşılaştığı öğrencinin torbasında ne olduğunu merak eder. Açılan torbadan ekmek, peynir, köfte, zeytin ve bakanlık klasiklerinden “Antigone” çıkar. İnönü, yanındaki paşaya, “Bak paşa” der; “ekmeğin yanında kitap. Ne zaman yurttaşımız, ekmekle kitabı bir tutabilecek düzeye ulaşırsa, Türkiye o zaman gerçekten kurtulacaktır.” Ben bugün, 1930’lu, 40’lı yıllarda felsefe kitabı yazan içişleri Bakanı Emin Erişirgil’i, sosyoloji kitabı yazan Dışışleri Bakanı Necmettin Sadak’ı, mantık kitabı yazan Maarif Bakanı Hasan Ali Yücel’i düşündüm. Ve bakanlarının kitap yazdığı Türkiye’yi, o kitaplarla aydınlanan ve aydınlatılan Cumhuriyet Kuşağı’nı ve 21 Köy Enstitüsü, 477 Halkevi, 4332 Halkodasıyla yapılanları ve başarılanları düşündüm.
- mat
Ben bugün, okulları açık olmadığı halde her gün önlüklerini giyip, çantalarını alarak okullarına giden, “Belki bizi görünce okulumuz açılır” diyen Siverekli çocukları düşündüm. Ben bugün; Dünya pedagoji ansiklopedilerine “Türk Buluşu Kurumlar” olarak geçen., Batılı bilim adamlarının doktora tezlerine konu olan, UNESCO tarafından tüm geri kalmış ülkelere “Çağdaş Kalkınma Modeli” olarak sunulan, Mimari projeleri koruma altına alınan, Köy Enstitülerini düşündüm.
- mat
ps. 23 Kasım 09 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yer almış olan Neşe DOSTER yazısının çeşitli kısımları aktarılarak oluşturulmuştur.
- mat
Büyük hesap yapan ufak adam çok gördüm de,
küçük hesap yapan büyük adam görmedim.
basketbol oynarken birisinin aşil tendonu kopmuştu, kırbaç şaklar gibi bir ses çıktı, "lan laan n'ooluyoo lan?" diyerek pısmıştık hepimiz kenarlara üstüne gök gürüldemiş yavru kedi gibi
*arkadaş: içimden bir şeyler koptu çatır çatır deyince, bir yandan da yaklaşmaya korkuyoruz,
*gelsek güvenli midir diye sordu birisi herkes düştü gülmekten.