dolmuşçuluğun bir türk icadı olduğunu biliyor muydunuz? 1929 ekonomik buhranının heryeri kasıp kavurduğu bir dönemde işine hergün taksi ile giden leon bey'in, kriz sonrası hergün taksiye 80 kuruş vermemek için taksici halit'e "dostum halit, zor günler kapıda. hergün 80 kuruş vermek yerine sana üç müşteri daha bulsam ve her birimiz 25'er kuruş...
tum gun hep uyumak isteyen, mizildayan ve hiç gülmeyen, iştahsız bir dila ile birlikteydik. ates dustu neyseki. tedaviye devam. gece 24:00 ve 04:00 te ilac nobetlerimiz var :)
- Nevra Cankaya
heyecanla bebek bekleyen çift doktora kontrole gider ve bebegin kalp atışlarının atmadıgı yani öldüğü anlaşılır. bütün hayaller suya düşer, çift ağlamaya başlar ve bölüm sona erer...
- Nevra Cankaya
bu sabah minibüste gördüğüm bir yazı: " Bu araç, H1N1 virüsüne karşı, Kadıköy Belediyesi tarafından dezenfekte edilmiştir." Sanki bir kere temizlenince olay bitiyor :)
dün metrobüse bindim, üniversiteden bir arkadaşımı gördüm. bugün metrobüse bindim, liseden bir arkadaşımı gördüm." yarına allah kerim" diyeceğim ama yarın metrobüse binmeyeceğim !
çocukluğumdan aklımda kalan tsm ezgileri: mihrabım diyerek sana yüz vurdum, kumruları dinledim susuverdiler, aynı çatı altında aşkımız bir yalanmış, ne kadar zulmetsen ah etmem sana... bir çocuk için fazla ağır değil mi? ama severdim, hoşuma giderdi bu şarkıları öğrenmek, söylemek...