wikileaks haberlerine bakıyorum da, ilk izlenimim geçen sızmalarda da olduğu gibi abd'yi aklayan bir hava var. abdyi zor durumda bırakacak hiçbir şey göremedim. sanki abd açıkça söyleyemediği şeyleri bu yolla söylemiş gibi..
erkan, öyle bir şey söylemişsin ki, sanki abd'nin ırak işgalini haksız bulmak için bu şekilde bir kanıta ihtiyaç duyduğun sanılıyor. wikileaks olmasa da abd'nin ne haltlar yediği biliniyordu. bir bilgi kümesi tamamen doğruları yansıtıyor olabilir, hatta içinde çok çarpıcı daha önce "kesin" kanıt olmayan bilgiler de olabilir. ama bazen de bu bilgi kümesinin söylemediği şeylere bakmalıyız. son tahlilde, açıklanan belgelerde bir ülkenin başka bir ülke üzerine söylemiş olabileceği şeyler var. abd'nin gerçekten bir özne olarak yaptığını bildiğimiz şeyler hakkında ise bir şey söylemiyor. bunlar için ise "kanıtımız" yok diye sessiz mi kalacağız? varmak istediğim nokta, zaten bildiğimiz şeyleri bize söyleyen şeyleri bu kadar büyütmemek, veri fetişistliği yapmamak gerektiği. bu sızma, pekala abd'nin akp'ye biraz şamar atmak, chp'yi ısındırmak planı da olabilir. bu olasılık da, wikileaks'in elini benim gözümde güçsüzleştiriyor. örneğin gerçek bir abd karşıtı muhalefet odağının başının altından çıksaydı, örneğin bir ülkenin komünist partisi, sosyalist partisi gibi, yönlendirme olmadığını düşünmek daha kolay olurdu.
- onur güngör
Daha once sizan belgeler de demissiniz, birisi bu iste. O kadar belge sizmisken, sonuncusunda Turkiye var diye ona odaklanmak hatali bir algi yaratiyor galiba. Kendi acimizdan bakinca Irak isgalini haksiz bulmak icin kanita gerek yok evet. ABD halkinin neredeyse yarisi icin durum oyle degil ama. Sonucta "daha once de ABD'yi akliyorlardi" diyecegimiz bir durum yok ortada.
- erkan
from Android
Şu durumun ABD'nin nasıl işine yaradığını ben hala anlayamadım. "ABD işine gelmeyecek hiçbir şeyi yaptırtmaz" kafasını bırakalım artık.
- o.s.m.
@Onur Güngör, Yazıyı okudum ama yazar önce tezini oluşturmuş (bunu da dünya algısı doğrultusunda yapmış) sonra savını destekleyecek bir analiz yapmış gibi geldi bana. Oysa tam tersi olması gerekirdi; önce analiz, sonra bir kanıya varmak.
- o.s.m.
5 Posta, ne demek istiyorsun? o.s.m.: öyle olduğunu düşünmüyorum.
- onur güngör
Şu kısım önemli: "Bu belgeler ilginç bir biçimde ABD'nin işlediği suçlardan arındırılmış durumda. Zaten gizlilik derecesi üst düzeyde olan yazışma ve raporlar değil "sızan"lar, daha çok ABD dışişleri bakanlığı memurlarının başka ülkeler ve ülke siyasetçileri hakkındaki değerlendirmelerini kapsıyor. Bu nedenle, (en azından şimdilik) bu gezegende yaşayan hemen herkesin kanıksadığı "ABD'nin gizli ve kirli operasyonları"na ilişkin pek az yeni veri çıktı ortaya." Henüz %5'lik bir kısım sızdı, bu şekilde konuşmak için erken. Wikileaks'in War Logs sızıntılarının ABD'ye faydası olduğunu iddia etmek mümkün değil Burada da işin sonuna gelindiğinde benzer bir sonuç çıkacaktır. Her işin arkasında ABD'yi görmek, ABD'nin elinin kolunun uzanamadığı hiçbir şey olmadığını düşünmek çok mantıklı değil. Çok merkezli, kontrol edilmesi güç bir dünyada yaşıyoruz, 1960'ların "Amerikan emperyalizmi ve bu empreyalizmin türlü kumpasları" retoriği biraz arkaik kaçıyor açıkçası.
- o.s.m.
Onur Güngör - Bugün bir başka feedde Banu Avar'ın şu yazısına link verilmiş. http://www.odatv.com/n... Haber.sol.org daki yazı, Banu Avar'ınkinden yalnızca bir gömlek üstün. Ben de açıkcası o.s.m nin görüşlerini paylaşıyorum ve bu tip sızıntıların ABD nin nasıl işine yaradığını anlamakta zorlanıyorum. Bana kalırsa bu komplo teorisyenliği Türk halkının omuriliğine artık iyice işlemiş, otomatiğe bağlayan tepkiler vermeye zorluyor onları.
- Herr 5 Postasson
Amerikan bürokratı osursa ABD nin planı derler. Parti il başkanları, milletvekilleri, bakanlar diyor. Halk ne yapmasın? Halk ne ise onu temsil edenlerde o değil mi? o zaman sorun yok devam.
- Sinan İŞLER
ya zaten haber.sol.org'daki yazının başında Mahir Kaynak ve Ahmedinejad'a referans veriyor. Mahir Kaynak, soğuk savaş döneminde bu istihbarat işlerine girmiş, çıkmış, yeni dünyada olup bitenlere çok da kafasının bastığına inanmadığım, bu tip uluslararası politikayı ilgilendiren durumlarda medyaya çıkıp emekli maaşına katkı yapan, modası geçmiş biri. Ben 96 da TR yi bıraktım, Mahir Kaynak dinleniyordu. 14 sene geçmiş, hala Mahir Kaynak.
- Herr 5 Postasson
Evet, Mahir'in dönemi kapandı artık. Emekli generaller gibi görüyorum ben onu. Medyanın kullandığı figürlerden biri artık sadece.
- Kaan Ukturk
Çok merkezli ağ yapılarını, bilgi-iletişim sistemlerinin toplum ve siyaseti nasıl şekillendirdiğini anlamadan Soğuk Savaş'a ait bir jargon ve retorik ile 2010'u analiz etmeye çalışmak olacak iş değil. Bu komplo teorisyenliği kafası yüzünden uyanık olmaya çalışırken en bariz hakikatleri bile algılayamayan bir hale geldik toplumca.
- o.s.m.
arkadaşlar, yazıda söylenen şeylere karşı bir şey söylemeden yine ezbere konuşmuşsunuz. oradaki tezleri yeniden tekrarlamayacağım. ana fikir şu: abd karşıtlığı için belgeye ihtiyacımız yok, ortaya çıkan çok bilinmeyen de bir şey yok. abdye karşı belgelerle değil mücadeleyle kazanmalıyız. yazıyı okumayanlar için not: mahir kaynak'ın fikri, sadece konu üzerine yaklaşımları sıralarken geçiyor. yoksa "referans veriyor" demek çok zor.
- onur güngör
Onur - aksine yazıyı dikkatle okudum. bir kere haber.sol gibi internet üzerinden yayın yapan bir platforma dahil olan bir kişi olarak yazarın wikileaks'in ne olduğunu ve ne yaptığını anlamadığı çok açık. hal böyleyken, anlamadığı, tanımlamakta zorluk çektiği ve hatta yanlış tanımladığı bir organizasyon hakkında yazı döşenmesi talihsizlik, kendi adına. bu tip şeylere yabancı değiliz ama. olan bitenleri kendi dünya görüşüne uydurmaya çalışan, zorlama bir yazı olarak gördüm ben bunu. İlk olarak Wikileaks'in ne olup ne olmadığını öğrenmesi, kendisi bir gazeteci olduğu için elzem. Fakat bunun için daha da önce dünyaya bakan ideolojik gözlüklerini bir kenara koymayı gerekli. Geleneksel medyanın insanları için zor bu. Mesai saatlerinde, ince belli bardakta çay ve paket paket sigara eşliğinde masabaşında yazmak insanı köreltebiliyor.
- Herr 5 Postasson
@Onur, ABD karştılığı için belgeye neden ihtiyacımız yok? ADB karşıtlığı Allah kelamı mı? A priori olarak düşman belleyince birilerini, gerçekten karşı olmamız gereken bu gibi durumlarda, "E biz zaten karşıyız" argümanı yüzünden elzem olan tavır sulandırılıyor. Onu da geçtim, mesela War Logs'daki gazetecilerin vurulması görüntüleri emin ol birçok Amerikalı ve ABD'ye sempati duyan batılıyı Irak ve Afganistan'daki savaşların meşruiyetini sorgulamaya itmişti. Burada da benzer bir durum ortaya çıkacaktır. İkinci olarak, aynen 5 Posta'nın dediği gibi, konvansiyonel medya erbabı, biraz yeni medya (ve hatta yeni dünya) hakkında cahil olduklarından; biraz da olan biten hayat görüşleri ile uyuşmadığından, yaşananları küçümseyip, "Biz zaten biliyorduk" havasına giriyor.
- o.s.m.
:) kemal okuyan'ın mesai saatlerinde ince belli çayla hayal ettim de çok komik. görünüşe göre, yurt dışından blog yazmak da "köreltebiliyor". burada kemal okuyan savunması yapmayacağım. buna ihtiyacı yok. wikileaks nedir ve ne yapar? bunda yazarın anlamadığı ne olduğunu maddeler halinde yazınız.. @o.s.m tartışmak çok zor. zira, abd karşıtlığı için belgeye ihtiyacımız yok dememden kanıtsız sebepsiz abd karşıtlığı yapalım dediğimi sanmışsın. zaten solun neden abd karşıtı olması gerektiği üzerine irili ufaklı ciltlerce kitap var, kanıt var.. bu konuları geçeli çok oldu yani. belgelerin abd'deki yankıları üzerine: ben öyle olacağını düşünmüyorum. bunların yine "uydurma" olduğunu düşünen genel bir kamuoyu oluşturmak çok da zor değil. genel abd'li de buna çok müsait. abd'deki halkın ikna olmamaya başlaması için çok daha büyük şeyler olması gerekiyor. bu arada, arkadaşlar bir önceki yorumumda ana fikri vermeye çalıştım zaten. daha neyi tartışıyoruz, belgelerin daha da "önemli" olduğunu kabul etsem/etsek ne değişecek? gerçekten, şu anda "elzem olan tavır" nedir? eğer bu belgeleri duyurmak ve önemine işaret etmek denilecekse şimdiden katılmadığımı söyleyeyim. elzem olan bir tavır varsa, o da bu belgelerin çok da önemli olmadığını zaten bildiğimiz şeyleri tekrarladığını bunu yaparken de bir yönlendirme olabileceğini, olsa olsa sadece akp'nin ve burjuva siyasetçilerin işbirlikçiliklerini ortaya koyduğu için önemli olabileceğini, zaten hep yaptığımız (sol olarak konuşuyorsak) şeyi yapmamız gerektiğini. ama ne yaparsak yapalım, dünyaya bakarken aklımızı kullanmamız gerektiğini, geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki bağı kurmakta ısrar etmemiz gerektiğini söylerdim.
- onur güngör
kemal okuyan'ın tipi veya yaptığı işlerden, geçmişinden çok buraya konu olan yazısı ile değerlendiriyorum (konumuz bu olduğu için) Ve böylesinin de doğru olduğuna inanıyorum. yalnız senin son yorumundan sonra kısa bir araştırma yaptım.Türkiye Komünist Partisi siyasi büro üyesiymiş. Bunu görmek iyi oldu benim için. Böylelikle yazının dayandığı temeli anlamak kolaylaştı. Oysa , o.s.m aynen şöyle demişti ''Yazıyı okudum ama yazar önce tezini oluşturmuş (bunu da dünya algısı doğrultusunda yapmış) sonra savını destekleyecek bir analiz yapmış gibi geldi bana'' . Sen de buna cevap olarak ''öyle olduğunu düşünmüyorum'' demiştin. Fakat bana kalırsa Kemal Okuyan, tıpkı fundamentalist, radikal dindarların dünyada her olup bitene kendi inançları penceresinden bakması gibi Wikileaks'e kendi dünya görüşü ile bakıyor. Collateral Murder sızıntısı olduğunda ne yazdı, onu merak ettim. Bir yazar, siyaset adamı, gazeteci olarak dünyada olan biteni her yönden algılamaya çalışmak yerine ''Ah! beklediğim devrimi yapamadı Wikileaks. O zaman kesin ABD ye hizmet ediyor. Dur şunu yazayım, hem de ABD yi kötüleme fırsatı olur'' tadında yazılmış bir yazı.
- Herr 5 Postasson
1. “tartışmak çok zor zira, abd karşıtlığı için belgeye ihtiyacımız yok dememden kanıtsız sebepsiz abd karşıtlığı yapalım dediğimi sanmışsın. “Kanıtsız, sebepsiz ABD karşıtlığı yapalım” demediysen Onur, şu kısım nedir? “zaten solun neden abd karşıtı olması gerektiği üzerine irili ufaklı ciltlerce kitap var”. “Sol”, hali hazırda ABD’ye karşı olmalı diyorsun, bunu da okuduğun kitaplara dayandırıyorsun, değil mi? Ben de diyorum ki, ABD’ye sistematik bir karşıtlık yüzünden, böyle spesifik olaylarda ters köşeye yatmak çok olası. Zira, “sol”a göre ABD her kötülüğün anası ve her işin altından o çıkıyor. Böyle olunca da, Wikileaks gibi tamamen yeni bir olguyu anlayamayan “solcu” yazarımız, “solun neden ABD’ye karşı olması gerektiği üzerine” yazılmış kitapları hatmetmiş biri olduğundan, bu vakada da öncelikle “ABD’ye karşı olayım, her işi ondan bileyim” tavrına sadık kalıyor ve söz konusu yazıyı kaleme alıyor.
- o.s.m.
2. Belgeleri ABD’deki yankıları üzerine söylediklerinde de gene “Ben öyle oalcağını düşünmğyorum” demişsin ama senin ne düşündüğün hakikatin kendisini pek etkilemiyor; ABD halkı War Logs’dan bu yana açıklanan belgeler karşısında şok oluyor. Bir kesim “Assange’ı idam edelim” derken; diğerleri ise “Durun bakalım, desin diyeceklerini. Gerçekleri öğrenelim” diyor. Basit birkaç örnek: http://answers.yahoo.com/questio...http://answers.yahoo.com/questio...http://answers.yahoo.com/questio... “abd'deki halkın ikna olmamaya başlaması için çok daha büyük şeyler olması gerekiyor.” Daha ne olması gerkiyor, bilmiyorum. Bundan ötesi sopadır; döve döve mi öğreteceğiz adamlara gerçeği?
- o.s.m.
3. “o da bu belgelerin çok da önemli olmadığını zaten bildiğimiz şeyleri tekrarladığını bunu yaparken de bir yönlendirme olabileceğini” demişsin. Ben de tekrar söylüyorum, belgeler önemli, bir kısmı şimdiye kadar iddiadan öteye gidemeyen savların teyidi mahiyetinde, bir kısmı ABD diplomasisinin nasıl cahilce ve yoz bir şekilde işlediğini gösteriyor, bir kısmı da çeşit çeşit memlektteki pis işlerden haberdar olmamızı sağlıyor (Buna ABD ve Amerikan şirketleri de dahil). Ki belgelerin daha çok çok küçük bir kısmı açıklandı.
- o.s.m.
4. “olsa olsa sadece akp'nin ve burjuva siyasetçilerin işbirlikçiliklerini ortaya koyduğu için önemli olabileceğini” Bu kısım bana biraz dar görüşlülük gibi geldi. Böyle bir mevzudan ancak AKP karşıtlığı çıkarabiliyorsak bir yerlerde bir sorun var demektir. Bu sorun da bana dünyaya çok dar bir pencereden bakmak gibi geliyor.
- o.s.m.
5. “zaten hep yaptığımız (sol olarak konuşuyorsak) şeyi yapmamız gerektiğini.” Ben, sanırım, “sol” olarak konuşmuyorum; en azından böyle bir iddiam yok. “Sol”un da son yıllarda ne yaptığını anlamış değilim. Anlayan varsa beri gelsin.
- o.s.m.
6. “ama ne yaparsak yapalım, dünyaya bakarken aklımızı kullanmamız gerektiğini, geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki bağı kurmakta ısrar etmemiz gerektiğini söylerdim.” Hah, ben de onu diyorum. Dünyaya bakarken aklımızı kullanalım. Dünyaya baktığımızda Marxist metinleri (veya türevlerini) değil, Marxist metinlere baktığımızda dünyayı görelim. Aklımızdaki “sol” şablona uymayan bir şey gördüğümüzde onu şablona uysun diye eğip bükmeyelim. Geçmiş, bugün ve gelecek arasındaki bağı kurarken dogmatist bir Marxist determinizme çakılıp kalmayalım. Tarihin lineer bir ilerleyişi olmadığını kavrayalım.
- o.s.m.
Not: “Sol” yazarken tırnak kullanmamın sebebi, senin “sol” derken nasıl bir şeyden bahsettiğini sezebiliyor olsam da genel olarak “sol” kavramının neye tekabül ettiğini anlayamıyor olmam. Ekonomik olarak serbest piyasa ekonomisi ve özel mülkiyete değil de değil de planlamacı ekonomi ve ortak kullanıma dayalı bir sistemden mi (sosyalizm); sosyo-politik olarak kişisel hak ve özgürlüklere saygı gösterilen bir sistemden mi (demokrasi); hiçbirinden mi; yoksa her ikisinden mi bahsediliyor? Malum, memlekette İşçi Partisi de, TKP de, DSİP de, CHP de “solcu”. Ben şahsen böyle muğlak terimlerin kullanılmasından yana değilim. Ama konumuz bu değil, sadece belirtmek istedim.
- o.s.m.
arkadaşlar, bu tartışma böyle bir yere gitmeyecek. "ideolojik gözlüklerle dünyaya bakmak" diye bir şey uydurmuşsunuz, buna kendiniz de inanmışsınız, kimin ne yazdığını ne iddia ettiğini önemsemiyorsunuz. bundan böyle bu başlık altında tartışmanın manası kalmadı. uzun uzun önceki yorumlarda hem ben, hem de sol haber hem de kemal okuyanın tezlerine baktık. isteyen açar okur, kanaatini oluşturur. friendfeed üzerinden laf anlatmak bir yere kadar.
- onur güngör
@Kunthar, Cemil Ertem'in bir şeyi olmak istemem ama üslubumu Özgür Hoca'ya benzetmen beni gururlandırdı. Bir de sen bir ara bir cevap yazıyordun bana. Ne oldu o iş?
- o.s.m.
@onur, Bir şey uydurmadım. Maddeler halinde fikrimi zikrimi sundum. Diyecek bir şeyin varsa, yazacaklarını okumaya hazırım. Ya da İstersen Kunthar gibi "Yazıyorum ama çok sıkışığım, bir ara ilgileneceğim" de diyebilirsin. Sabırla beklerim. Sevgiler.
- o.s.m.
o.s.m. bu şekilde haklı mı çıktın şimdi? :) tartışma kültüründe cevap verilmeye gerek görülmeyen anlar vardır. hadi bye bye.
- onur güngör
bence de abd'yi aklayan bir durum söz konusu değil, belki başta beklendiği kadar aşırı şoke edici bilgiler çıkmadı (henüz) ama aklamak diye bir durum da yok.
- ali_mi
kunthar bana sataşmış arada :) o.s.m. benim "enkamem" değil, çok açık... ama, yukarda sarih bir biçimde maddeler halinde yaptığı eleştiriye aynen katıldığımı belirteyim :) Onur'un bunlara neden cevap verme gereği duymadığını da merak ettim... Neyse...
- Ozgur Uckan
Yöneten ve yönetilen ayrimi icimize o kadar yerlesmis ki, birak bu duzeni elestirmeyi yikmayi, degistirmeyi dusunmek . Bu konuda yapilacak caba bile yönetenin becerisi, planiymis gibi icsellestiriliyor.
- marko paşa
bu mecrada tartışmanın (daha doğrusu yorum yanıtlamanın) şöyle bir zorluğu var: daha önceden doğru düzgün ortaya koyduğum, haberlerde yazılan, paylaştığım savları tekrar tekrar dile getirmem, aynı şeyleri tekrarlamam gerekiyor. bu da herkesin (her zaman) zaman ayrıabileceği bir şey değil. özgür uçkan sordu diye yeniden bir yanıt vermeye çalışayım: öncelikle osm'nin dediği gibi abd'ye karşı bağnaz bir karşıtlık söz konusu değil. paylaştığım yazılardaki iddiaların, çözümlemelerin akla yatkın olduğunu düşünüyorum. abd halkı bu şekilde tavır değiştirmez iddiamı tekrarlıyorum. ebu garipteki işkence görüntülerini hatırlayın. sadece bir grubun üzerine atılmıştı. abd halkı da bunu kabullenmişti. cevabın geneline yayılmış olan "bu belgelerle yalnızca iddia olan şeyler kanıtlandı" vurgusu yanlış. aslında daha önce birçok kere kanıtlanan birçok olay var. cevabın sonlarındaki "dünyaya bakınca marksist metinler görme" iddiası ise en basit ifadeyle saçma. zira yazılardan bunları çıkarabilene aşk olsun. bu yazılar verili durumun akıllı bir şüphecilik süzgecinden geçirilmiş hali. son olarak da cevapta konu hakkındaki iddiaların tartışılmasındansa, solculuk öyle mi olmalı böyle mi olmalı tartışması manasız. ben sol diyince ne anladığım zaten yazdıklarımdan, ettiklerimden, desteklediklerimden ortaya çıkar. sol kelimesi tabii ki bir mücadele sonucunda sahiplenilir. bu yazılarda paylaşılanların türkiyenin en aklı başında "solu" olduğunu düşündüğüm geleneğin yayınlarından geliyor olması tartışma konusu olmamalı. özünü tartışalım. yani, wikileaks meselesiyle ilgili (şu ana kadar açıklanan belgeler ve gelişmeler ışında) yeterince tutarlı ve akıl süzgecinden geçirilmiş haberler yapıldı, yapılmaya devam ediyor. bunlar üzerine, bu haberlerde dile getirilen şüpheler üzerine diyecekleriniz varsa tamam ama gereksiz şeyleri tartışmayalım. bu arada, yorumlar arasında bu yazılarda videonun görmezden gelindiği söyleniyor. video konusunun önemsiz olduğunu kim söyledi? bunlar önemli ama genel tabloyu değiştiren şeyler değil.
- onur güngör
ayrıca, wikileaks'in belgeleri parça parça yayınlaması da oldukça tepki toplamaya, şüphe oluşturmaya başladı. özellikle sıkı bir wikileaks destekçisi olan meren de bu konuda şüpheci ve rahatsız. ilgilenenler için http://friendfeed.com/meren
- onur güngör
şöyle bir göz gezdirdim yanılıyor olabilirim, ama önemli vakıalar es geçilmiş. ''wiki kablolarında, amerikayı küçük düşürecek bir şey yok'' neye dayanılarak söyleniyor belli değil. bir kaç örnek vermek gerekirse, bm'deki temsilcilerine bm yetkilileriyle ilgili ajanlık yaptırdığı, hatta dna biyometrrik bilgi toplattırdığı ortaya çıktı. hem almanya'da hem de ispanya'da yargıya müdahale ederek, gizli cia işkence uçaklarının ve bağdattaki gazeteci dolu filistin oteline saldırılımısanı engellediği ortaya çıktı. üstüne üstlük, yıllarca iddia edilenin aksine pakistan içinde özel operasyon yapıldığı ve işkence programlarına onay verildiği ortaya çıktı. yani günlerdir alternatif amerikan medyası, yıllardır iddia ettikleri şeylerin nasıl birer birer ortaya çıktığından bahsediyor bunu konu ediyor.
- ferayebach
Wikileaks'in dokumanlari parca parca yayimlamasinin arkasinda bir sey aramak, bana göre biraz ökuz altinda buzagi aramaya benziyor. Birincisi, burada 250 bini asan dokumandan bahsediyoruz. Bu rakami gercekten algilayabildigimizden supheliyim. Ayrica Afganistanla ilgili dokumanlarda gecen bazi isimler vardi. Bu kisilerin hayati tehlikeye dusecekleri dusuncesiyle sonradan bazi dokumanlar geri cekilip, isimlerin ustu cizilerek tekrar yayimlandi (hepsi degil, belli bir bölumu) simdi ayni isi tekrar yapmak istemiyor wikileaks. Bu konuda kendi dusuncenize göre yanlis yapiliyor olabilir. Habercilik ve onun etigini yeni bir harita uzerine koymaya calisiyor wikileaks. Burada da maximal ve fundamentalist bir enformasyon paylasimi ile bugune kadar bransin koydugu ve belki de bulunmasinda fayda olacak bazi ilkeleri harmanlamaya calisiyor. Yine de tum bu elestirileri anlayabilirim. Cunku özgur toplum icin sagda ve solda aradigini fazla bulamayan insanlar icin isikli bir gelecek vadediyor wikileaks. Belki de bu umutlarin da bosa cikacagi korkusu insanlari paranoyaya surukluyor. Bir de wikileaks'in ne olup ne olmadigi konusunda her seyin cok net algilanmadigi o kadar belli ki. Emin ol Onur, buraya linkini koydugumuz gazetecileri çogu bizden cok daha cahil bu konuda. Surada yapilan paylasimlarin miktari, icerigi ve kalitesine ulasabilen gazeteci yazisi henuz görmedim. Geleneksel medyanin tum yazilari buram buram cehalet kokuyor. Bunu da dedikten sonra su yaziya utana sikila link veriyorum. http://postdijital.com/wikilea...
- Herr 5 Postasson
from FreshFeed