"(Beni yazmaya sürükleyen bir film hakkında, film biter bitmez internet üzerinde sıkı bir araştırmaya girişiyorum. Aşağıda yazılanlar öyle umuyorum ki, The Matrix filmi hakkında internette İngilizce ya da Türkçe, henüz söylenmemiş olanları içermektedir. Öncesinde ‘The Big Lebowski: Tüm zamanların adamı.' adlı yazımı okumuş olmak, okuyucuya büyük rahatlık sağlayacaktır)"
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"Uyuşturucu bağımlısı bir başka yaşama doğru gider. Biz kendi yaşamımız için bağlı olmaya ihtiyaç duyuyoruz. Bağlantı öncesini pek hatırlamıyoruz bile. Ben kendi kuşağım için konuşuyorum. Bir de bu imkanla doğmuş olanları düşünün… Diş macununu tüpe geri koyamazsınız. Artık bir Matrix’imiz zaten var. Onsuz edemeyiz. Onu daha “insani” kılmanın mümkün olduğunu düşünmek istiyorum…...
more...
- kedikumu
Şuan çalışıyorum @kedikumu, ama en sevdiğim serilerden biri üzerine yazdığın bu güzel görünen yazıyı en kısa zamanda okuyup derinlemesine analiz ediciğim :) wait for it :D
- Fikret
Bence biraz daha uzun olmalıydı, biraz daha ayrıntılı...
- Ozgur Uckan
"Stelarc, “insan bedeniyle yetinmek zorunda değil, beden aşılabilir” der." çoklu okuma nasıl ortaya çıkıyor bakınız :)
- kedikumu
Şehvetin felsefi içkinliğine ilişkin bir kaç isim sayayım bu arada: Bataille (Gözün Öyküsü bir felsefe başyapıtıdır) ve elbette Antonin Artaud'nun Vahşet Tiyatrosu (özellikle de organsız gövde kavramı). Ama her ikisinde de et (flesh) çok ciddi bir yer tutar. Gövdenin sadece gövde olmadığını, ruhla gövdenin ciddi bir (cinsel) ilişkide bulunduklarını okuruz onlarda. Daha çok adam var böyle. Mesela Deleuze ve Guattari'nin "arzu" kavramları geliyor aklıma ve elbette şizoid kaçış teorileri...
- Ozgur Uckan
@fikret, sen iddiayı kaybettin gelme boşuna :P @özgür uçkan, evet daha uzun yazılabilir bu konu. ama bu seferlik farklı olsun istedim daha üstünkörü bırakmam bilinçli bir tercihti. sadece bir yol haritası çizmek istedim.
- kedikumu
Uyuşturucu ve şehvet/cinsellik arasındaki ilişkiye dair tonla referans verilebilir ama gerek yok. Burroughs'u anmak ve Naked Lunch (Çıplak Öğle yemeği) kitabını referans vermek yeterlidir. (Elbette Cronenberg'in bence çok başarılı uyarlamasında etle, ete "giren" uyuşturucu iğnesi arasındaki güçlü metaforik ilişki akla gelmeli). Matrix'de, Matrix'e bağlanmak için sinir köküne saplanan o...
more...
- Ozgur Uckan
yazıyı iskelet halinde bırakmak da bir seçim elbet. Böylece aralara "saplama" yapılabilir :)))
- Ozgur Uckan
Burroughs'la tanışıklığım sadece internetle sınırlı. ilk fırsatta kitaplarıyla tanışacağım kendisinin.-- ense köküne saplanan aletin fallus olduğu konusunda haklısınız. o screenshotı da mesela koymadım. izleyenler bu çerçevede filme girdiklerinde onu çok açık biçimde göreceklerdir diye düşündüm.
- kedikumu
Bu arada Zion'daki grup seks ritüellerini de unutmamak gerek. Bu ritüeller, makinalara karşı insanların etleriyle ilişki kurma insansılığına referansta bulunuyordu...
- Ozgur Uckan
kesinlikle. o da önce yazmayı düşündüğüm, sonradan vazgeçtiğim bir noktadır. bu arada gösterdiğim cinsel ilişkiler de aslında grup sekstir.
- kedikumu
Bu arada, göbek (deliği), böcek, böcek çıkartma sahnesi anlatımın gayet iyi olmuş. Trinity, Neo'yu Ajan Smith'ten de "devralıyor" bu arada...
- Ozgur Uckan
Bu arada Alice Harikalar Diyarında'ki tavşan deliği ve vajina ilişkisi hakkında yazan birileri vardı, ama hatırlayamıyorum. (Yoksa onu da Deluze, Lewis Caroll hakkındaki kitabı Logic of Sense 'da mı yazmıştı, emin değilim). Beri yandan Alice'in tavşanı izleyerek girdiği delikteki şizoid dünyanın uyuşturucularla yakın ilgisi de var zaten. Film bu konuda yazılıp çizilenlere açıkça referans vermiş.
- Ozgur Uckan
peki sizlerin son yorumu ne olurdu bu uyuşturucu, şehvet ve beden hiçtir konulu bir yazının sonunda, onu merak etmekteyim.
- kedikumu
Sinan, bence bedene övgü de var. İnsanı makinelerden ayıran şey beden. (ama makineler de şevhet duyabiliyor, hatta aşık olabiliyor). İnsan bedeni üzerinde uygulanan teknolojik müdahale filmin en önemli eksenlerinden biri. İnsan da bedeniyle karşı koyuyor. Elbette makineler de insanları onlara sanal bedenler (ve hayatlar) vererek yönetiyor. Bu bağlamda beden değersiz değil, tam tersine fethedilmesi gereken bir kale..
- Ozgur Uckan
Benim bu yazı sonundaki yorumum şu olurdu: "post-insan"ın eti, ruhudur, ama etini "yapma" fıratı sunulmuştur ona. Bedenini protezlerle uzatma, güçlendirme, sinir sistemini dünyaya doğru uzatma fırsatını yakalamıştır, ama bu etinin (ve ruhunun) ölümüyle de sonuçlanabilir....
- Ozgur Uckan
düşüncelere değer veren izleyicinin yorumu başka olur izlediği görsel güzelliklere değer veren kişinin izleyicinin yorumu başka olur. filmin düşünsel yanını düşünmek gerekir. zevklerin peşinden gitmek insana er yada geç acı verir. güzel film insan bazı şeyleri sorgulamasını sağlıyor tabi metafizik bir durum söz konusu olmak, olmamak ? sanal yaşamak ? iyi işlenmiş bir bilim kurgu ama...
more...
- Sinan İŞLER
cevaplarınıza katılmakla birlikte, ben şahsen the matrix filminin tüm okumalardan evvel, biseksüellik mesajını bastırdığını ve diğer tüm okumalardan önce bunun üzerinden şekillendiğini düşünüyorum. buna katılmıyor olabilirsiniz elbette, herkes merkeze istediğini koyabilir. ama cinsellik ekseninde bir cevap vermeniz gerekse ne cevap verirdiniz onu sormak istedim.
- kedikumu
biseksüellik var, evet, ama merkezde mi, iyice bir düşünmem lazım...
- Ozgur Uckan
Neo'nun herkes için bir arzu nesnesi olarak konumlandığınıa da katılıyorum. Ki bu da onun "kurtarıcı" çekimini güçlendiriyor...
- Ozgur Uckan
ben neden o kanaatte olduğumu da söyleyeyim. filmin ilk yarısı sadece Neo'nun heteroseksüellikten biseksüelliğe geçişini anlatır. diğer tüm okumalar ikincil, üçüncül... okumalardır.
- kedikumu
Öte yandan filmin hemen hemen tüm önemli karakterlerinde (Ajan Smith hariç) bir kadın-erkek eşlemesi de var...
- Ozgur Uckan
Ajan Smith de hem Neo ile hem de Matrix'le (viral) ilişkiye girer.
- Ozgur Uckan
evet, ayrıca sadece Neo değil tüm 'karakterler' biseksüel.
- kedikumu
dikkatli izlendiğinde örneğin, tank'in trinity ile olan ilişkisi de görülebilir. yani morpheus kanadında, sevgililik-aşk kavramı oldukça önemsiz görünmektedir.
- kedikumu
Tüm karakterler aynı zamanda "sanal" da olduklarından, bir şekilde "çift cinsiyetli" de olabilirler (hermafrodit)... Ama sonuçta biseksüeller evet...
- Ozgur Uckan
Bu arada "Matrix" in "Matrice" (rahim) kök ilişkisine de dikkat çekerim...
- Ozgur Uckan
evet. onun da filme bu aradaki ayrımı belirginleştirmek için yerleştirildiğini düşünüyorum.
- kedikumu
Trinity'nin özellikle androjin görünümlü bir karakter olarak inşa edildiğini de okumuştum bir yerlerde...
- Ozgur Uckan
filmde kurulacak seksüellik bağlantısı şu açıdan düşünbiliriz. Hareket, şiddet, ilişki, hız..vs gibi durumlarda beyin vücuda endorfin, adrenalin gibi bilinen ve bilinmeyen hormonlar ve duygular salgılamaktadır. Bunlar şu anda yaşadığımız dünya içinde hissettiğimiz gerçekliklerdir. Elbetteki matrix i de bildiğimiz kelimeler ile yorumlayabiliyoruz. Dövüş sahnelerinde cinsel ilişiki...
more...
- Sinan İŞLER
"kendi dünyamıza göre matrix i uyarlamak cenneti dünyada yaşamak kadar anlamsız". hah buldum özet sözü.
- Sinan İŞLER
bana göre the matrix filminde beyin hiçbir zaman sanal olarak bir yere bağlanmıyor.
- kedikumu
yalnız yazında değindiğin konuyu takdir etmek gerekir. Sadece matrix için değil filmlere bakış açımızı farklı bir yönüyle ele almayı başarabilmişsin.
- Sinan İŞLER
the matrix, bence, basit bir bireyin düşünceleri arasındaki gezintilerinin filmidir. ve olaylar gelişir...
- kedikumu
Sinan, ne demek istediğini anladığımı sanıyorum. Ama bir noktada yanılıyorsun. Sinir sistemine uyarılar gönderen bir kask, bedenini kaplayan ve yine uygun uyaranları gönderen bir süitle ve ekran-gözlüklerle donatıldığında sanal olarak uyarılmış gerçek olarak algıladığın deneyimler yaşanıldığı kanıtlandı. Elini bir kova süte mi, bir un tenekesine mi daldırdığını aynen algılıyorsun....
more...
- Ozgur Uckan
Bu denli yoğun felsefi, edebi metaforik referansları olan bir filmin çok farklı okumaları elbette mümkün olacaktır. Her biri de içinde doğruları taşıyabilir...
- Ozgur Uckan
orası muhakkak. ama ben sağlıklı okumalara yelken açmak için merkeze sağlam bir argümanı almanın gerekliliğine inanıyorum. bu argüman, diğer okumaları alt etmeyeceği gibi, bilakis güçlendirecektir.
- kedikumu
yani diğer bir ifadeyle, merkeze alacağınız sayı 10 ise, 10 sayısı 5'i de içine alır, 2'yi de. Ama siz işe 2 ile koyulursanız ne 3'ü görebilirsiniz ne de 10'u.
- kedikumu
Biseksüelliğin merkezde olup olmadığından hala emin değilim. Kontrol (ya da "iktidar") kavramının merkezde olma olasılığı davar... Dedim ya, bir süre düşünmem lazım.
- Ozgur Uckan
iktidar kavramı da oldukça sıkı işleniyor filmde. matrix karşıtları içinde dahi iktidar savaşı oluşu, insanın bitmeyen iktidar hırsı açıkça gösteriliyor. bunun da ortadan kalkması için mutlak barışın sağlanması gerektiği anlatılıyor. yani matrixden çıkmakla (çıkma çabası demek daha doğru) da bireyi büyük dertler bekliyor. neo'nun özellikle filmin ilk 1 saatinde neler çektiğini bir kendisi bilir sanırım :)
- kedikumu
Ben şöyle demişim: "Bugün iktidar Amerikan elitlerinde ya da çokuluslu şirketlerin yöneticilerinde kişiselleştirebileceğimiz bir şey değil. Küresel bir ağda anonim bir iktidar var. Bu iktidar makinelerin de olmayacak. Onun nerede olduğunu hiçbir zaman görmeden atıl köleleri haline de gelebiliriz. Asıl ürkütücü Matrix, işte böyle bir iktidar ağı olabilir. Göçebeliğimizi korumamız gerek....
more...
- Ozgur Uckan
ama revolutions'ın sonunda bir kurtuluş görüyoruz.ben de bu yüzden bir izleyici olarak Neo'nun neler yaptığına bakarak bir yanıt aramaya çalışıyorum. bu da beni serinin en başına götürüyor, ve Neo'nun yola biseksüel olarak çıkışını görüyoruz. film de bisseksüellikle, şehvetle bitiyor. the matrix'in meramı (daha iyisini bulana dek) son tahlilde 'bana göre' budur. buna katılıp katılmamak izleyiciye kalmıştır.
- kedikumu
ben susayım artık yeter gay sanacaklar :P
- kedikumu
Bu konuyu burada bırakıyorsam birden / Olmasın diyedir bir şeyin bitişi gibi. -Özdemir Asaf. teşekkürler, iyi geceler.
- kedikumu
simülakrlar ve simülasyon yazarı baudrilliard'da bir iki matrix'e değinmiştir. en sonunda allah aşkına hollywood yapımı bir filmden bahsediyoruz sadece demek zorunda kalmıştır. o kitap iyidir. iktidar ve iktidarın göçebeliği konusunda ise hardt ve negri'nin imparatorluk kitabını öneririm. bu feed için: iktidarın kültürel mübadeledeki yerini de inceler kitap.iktisadi, siyasi ve felsefi...
more...
- trq13
kedikumu, bu algı sorununun önlemini almışsın yazında ama :))) Neyse, eline sağlık. Düşüneceğim bunu. İyi geceler...
- Ozgur Uckan
almadan olur mu hocam :) ben 10 defa düşündüm bu yazıyı yazsam mı yazmasam mı diye :)
- kedikumu
Baudrillard, film kendisine doğrudan referans verdiği için ("gerçekliğin çölüne hoş geldiniz") konuşmak zorunda kaldı film hakkında. İster istemez. Hardt ve Negri'nin İmparator'u gerçekten de benim söylediğim anlamda iktidar kavramını enine boyuna açıyor. trq13, makalenizi okumak isterim, kaydettim. Matrix pek kolay bitmez. Daha yeni, Gibson üçlemesiyle ilgili bir film haberi okuduğumu...
more...
- Ozgur Uckan
"filmde yumruk yumruğa (herhangi bir silah kullanmadan) yapılan tüm dövüş sahneleri cinsellik içerir." aklıma "animatrix"den "flight of the osiris" kısa animasyonunu getirdi. [http://www.youtube.com/watch...] (gerçi bu karşılaşmada silah kullanıyorlar...)
- devrim
siberpunk-district 9 pek anlamadım. ürün tasarımı, mimari ve bir kaç sogo ishii filminden (yine bir kaç film daha) bilirim siberpunk'ı sadece. daha çok cine-veritenin geliştirdiği (doğal olarak gelişen; onlar için bir estetik kriter değildi) görüntü yönetiminden epey etkilenmişe benziyordu district 9.
- trq13
district 9, distopik gelecek kurgusuyla da siberpunk bir karakter taşıyor... ne tesadüf ki yine makineler var, insan ruhunun hırsı ve iktidar tutkusuyla beslenen...
- Ozgur Uckan
sadece tasarımlar itibarıyla değil. Steampunk'un özü alternatif tarih düşüncesine dayanır. Yakın geçmişin farklı bir enerji kaynağı ile nasıl olabileceği üzerine... Aynı şekilde steampunk'da güçlü bir mistisiszm vardır. Yani büyü de bir enerjidir ve gerçek bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Bunların üzerine de siberpunk'un distopik gelecek kurgusu eklendiğinde ??
- Ozgur Uckan
"But the main feature is the contrast between the "standard" way prisoners were tortured in the previous Saddam's regime and the US Army tortures: in the previous regime, the accent was on direct brutal infliction of pain, while the US soldiers focused on psychological humiliation. Furthermore, recording the humiliation with a camera, with the perpetrators included into the picture, their faces stupidly smiling side by side with the twisted naked bodies of the prisoners, is an integral part of the process, in stark contrast with the secrecy of the Saddam tortures."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"Once I lived in an apartment on the 13th floor (called, of course, the 14th) of a building overlooking midtown Manhattan. The windows of the small room where I worked faced south and east, so I could watch, every day and night, the passage of light over—and within—the dense landscape of buildings. Over a period of eight years that I lived in this room, drawing, writing, looking from the windows, I knew each day that I was privileged to have the time to think and work, when so many must labor at jobs simply for survival, and also to have the views of an epic landscape that inspired much of what I was doing."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
This petition is up for signature in light of the decisions affecting the open Internet being taken at European level, and in reaction to the statement made in the USA on 21 September [...]
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"Torino geçtiğimiz hafta yeni medya alanında iki uluslararası konferansa ev sahipliği yaptı. Etkinlikler, VIEW kapsamında organize edilen VIEWFest ile başladı. Bu çerçevede 3D animasyonlar ve ödül alan çalışmalar gösterildi, kamuya açık alanlarda urban screen kullanılarak yapılan canlı performanslar sergilendi."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
""Toward a Civilization of Collective Intelligence" identifies the most important changes that have happened in our society. The slides introduce the necessity of a new language that can set a link between the machine process of cyberspace and the human collective intelligence, which is dynamic, in constant change and made in different languages, from different approaches. We need a language that represent the essence of Collective Intelligence as a Virtual World, understanding this term not only as a space where we can interact as avatars but as a global space that is formed by the human actions, their objects and interaction."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
amber'09 :: Çocuk Atölyeleri (Çocuk Atölyelerine katılım için:
iletişim bilgilerinizi neslihan.varol@İstanbulmodern.org adresine iletebilirsiniz
ya da 0212 334 7384 nolu telefon ile iletişime geçebilirsiniz.)
Ataç Elektroniği : Ataçlar, bant ve alüminyum folyo Pil nedir? Elektrik lambası nasıl çalışır? Elektronik aletleri kendiniz devreye sokabilir misiniz? Gelin ve günlük objelerden elektronik takılar yapın. Devrenizi nasıl giyeceksiniz? Bu devre ne yapıyor? Cekedinizin içini aydınlatan bir kolye. İki arkadaşı bağlayan bir yüzük. Cebinizin içinde sizi tanıyanlara sinyal gönderen bir düğme. Devrenizi kol manşetinize ya da yakanıza gizleyebilirsiniz. Siz yapıyorsunuz bütün kararları siz veriyorsunuz. Lehimleme gerekmemektedir. Yer: İstanbul Modern Tarih: 14, 15 Kasım 2009 (Cumartesi ve Pazar) saat: 11:00 Süre: 1 saat Yaş: 5-7 Gruplar en fazla 10 kişiliktir.
- Ozgur Uckan
Sihirli Makineler: “Yeterli gelişmişlikteki hiçbir teknoloji sihirden ayırt edilemez.” Clarke Sihri nasıl tasarlarız? Sizin için sihirli olan nedir? Herhangibir şey yapabilseydiniz bu ne olurdu? Hiçbir makine inşa ettiniz mi? Hayalinizdeki makine ne yapıyor ve nasıl ses çıkarıyor? Kağıttan, kartondan, tahtadan, iplerden ve bulabildiğimiz her şeyden beraberce makineler yapacağız. Sonra...
more...
- Ozgur Uckan
Kristina Andersen: Kristina Andersen önce çocuklarla denemeyi tercih ettiği alışılagelmedik nesneler ve deneyimler yaratmak elektronik araçlar ve oyunlar kullanır. Naif elektroniğe olan ilgisinin bir uzantısı olarak, halen, etkileşimli davranışlara sahip siyah kutular serisi üzerinde çalışmaktadır. Tasarım ve Sanal mekanlar alanlarında yüksek lisans yapmıştır ve Interaction Design...
more...
- Ozgur Uckan
"WE chose to study the prison as an analogy for the contextual aura of the present era, in the way lots of past intellectuals chose to describe the prison through the means of a structure that inscribes the essence of the state, that which controls the moral and legal framework of the whole. Following this tradition of thought, we imagine the contemporary prison as a record of our present situation -built or theoretical- waiting to be retrieved from the sociologists of the future. A device for inspection and contemplation on future systems and social issues. We suppose that architects collaborate with sociologists only indirectly through different historical strata. The sociologist continues the work of the architect and vice-versa in a continuous act of cyphering and de-cyphering meaning in a built structure."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"Prison is at its core, a machine to prevent the escape, the breaking out. We came up with a story of a building that cannot yet be realized in its complete, intimidating form but nevertheless haunts our collective imagination that constantly collects symbols only to be substituted by new ones. This monster has to be built in order to be destroyed. It is crucial to use architecture as a...
more...
- Ozgur Uckan
"(Roll, yayın hayatına Kasım 1996′da başladı. Kasım 2009′da 13. yaşını kutluyor. Aşağıdaki yazı Kasım 1997′de Mavi Dergisi’nde Roll’un 1. yaşını kutlamak üzere kaleme alınmıştı. Aynen devam Roll!) Nice yıllara yuvarlan Roll…"
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"(isim) Dergi. Uzun metrajlı. Yüzde 100 selüloz, yuvarlanır, yosun tutmaz, her ay sökün eder."
- Ozgur Uckan
"“Güzel” bir dergi Roll… Yalnızca kendisini öyle tanımladığı için değil, “güzellik yapmayı” bir varoluş tarzı olarak benimsediği için; yalnızca güzelliklerin peşine düşmeyi iş edindiği için değil, çoğu zaman “inadına” güzelleme yaptığı, güzelliği bunca karanlığın ortasında bir ince alay gibi durduğu için…"
- Ozgur Uckan
Çok başarılı bir sayı ayrıca. John Berger röportajı ömre bedel... Evet güzel bir dergi Roll, bu kadar çeşitliliği aynı bünyede barındırdığı için, aynı sayıda hem Tom Waits'den hem de Derdiyok Kardeşler'den bahsedebildiği için... Sahip çıkmak lazım bu yelpazeye...
- hatice çağlar
"Roll, hem “çoğul” hem de “tekil” bir dergi. Adının esinlediği kadar rock var tabii, ama aşık kültüründen Fransız şansonuna, trip hop’dan sufi müziğine, rembetikodan siber punklara, hopi yerlilerinden Sivas alevilerine birçok farklılık bir arada güzel güzel geçiniyorlar. Bunca çoğulluğu barındırması bakımından., en azından bu coğrafyada, kendi “türünde” tekil. “Çeşni olsun” diye değil, bir tür “fotosentez” icabı…"
- Ozgur Uckan
"“Sen takıl da peşine bir sürü ehl-i tarabın (çalgı ehlinin) / Korkmadan gir kanına hikmetin, aşkın, şarabın” diyen Neyzen ile, “Önemli olan kimin haklı olduğudur, kaç kişi olduğu değil” diyen Hendrix ya da “Yar deyince kalem elden düşüyor / Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor” türküsünü söyleyen Musa Eroğlu’yla “Müziğin kendisi ruhtur, insanları harekete geçiren her şey ruhtur” diye seslenen Ben Harper arasında zaten bir “ruh kardeşliği” hüküm sürmüyor mu?"
- Ozgur Uckan
"memleket kalburüstü müzik düşkünleri için hala büyük bir eksikliği doldurduğuna inandığım ve benim de çıkmaya başladığından beri sık sık yararlandığım, katkıda bulunanlardan bir kısmını tanıdığım ve çok sevdiğim bu dergi hakkında bir buçuk yıl kadar önce şöyle bazı notlar almıştım. güncellenmiş bir halinin burada da bulunmasında fayda olduğunu düşünüyorum: temcit pilavı gibi her üç beş...
more...
- Tolga D.
Tolga, aslında ilginç ve bana doğru görünen bir eleştiri. Yaşım itibarıyla "eskiler"i Roll'da görmek hoşuma gidiyor tabii. Belki böyle bir nedeni de olabilir sempatimin:) Ama sadece "kaybedenler klubü"nü görmüyoruz ki Roll'da. Ne bileyim, türküsü de var, jazzı da var, var sonuçta bir miktar yaşam sevinci. Ha, kapağa çıkıyorlar mı? Pek değil. Müziğin halen aktığı kanalların bir kısmı da...
more...
- Ozgur Uckan
bence biraz ağır yorum olmuş, zira yukarıda adı geçen isimlerin birçoğu kapağa çıktı yanlış hatırlamıyorsam. hele kaybedenler klubü teması ile roll'un durduğu yeri pek denk getiremiyorum ben şahsen gözümde. son 8 senedir takip ettiğim konularda, evet sıkıntılı yerler var; kendin tekrarlayan bir roll jargonu, kimi zaman popüler olanında araya sürekli sokulan eleştirel mesafeden...
more...
- cflx
Özgür hocam bu eleştiri bana değil, çok yakın ve sevdiğim bir arkadaşıma ait. Roll tayfasıyla birkaç destek veren kişi haricinde pek tanışıklığım olduğunu söyleyemem. Fakat bu eleştirilere ben de oldukça katılıyorum. Tabii ki Roll'un ben de dahil bir nesil üzerindeki etkisi büyük oldu şüphesiz. Sanırım 7. sayısından itibaren almaya başlamıştım Roll'u, o dönem 16 yaşında falan olsam...
more...
- Tolga D.
Özetleyecek olursam, Roll'un özellikle çıktığı günden 2000lerin başına kadar gerçekten bir misyonu vardı. Fakat o misyon artık geçerliliğini yitirmiş gibi geliyor bana. O yüzden ciddi bir içerik değişikliğine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Olmazsa ne olur? Belirli bir müziksel cemaat yine Roll'u takip etmeye devam eder, ama bu daha ziyade (biraz ağır kaçacak ama) "körlerle sağırlar" minvalinde ilerleyen bir kitle haline gelir.
- Tolga D.
Tolga, biraz "ağır kaçmış" hakikaten. Bence Roll eleştirilere duyarlı olacaktır. En iyisi yazıp gönderelim bunları... Evet, biraz daha geliştirip gönderelim...
- Ozgur Uckan
Ağır olduğunun farkındayım, bu kadar da değil tabii. Fakat onun yerine kullanacak bir laf bulamadım, başka birkaç şey yazdım olmadı, öyle yazayım dedim :) Olabilir elbette, derleyip toparlayıp eleştirileri ulaştırabilriiz. Ben de duyarlı olacaklarına inanıyorum.
- Tolga D.
Ama şöyle de bir şey var: Bu içerikle bir kitle önce oluşturuldu ve sonrasında da bu kitle korunmaya çalışılıyor. Bir nevi muhafazakarlık olarak görüyorum ben bunu. İlk yıllarda oluşturulan kitleyi devam ettirebilmeye yönelik bir muhafazakarlık. Aslında asıl "amaç" bu değil ("kitleyi korumak" değil yani), sonuçta bu işten para kazanan bir dergi olmadığını biliyorum Roll'un. Belki de...
more...
- Tolga D.
toplumun kültürel sermayesine düğümlenir sevgili Tolga ama bir yandan da yılların emeğiyle kültüre bir katkıda bulunup kitle yaratmayı başarmış dergiye, onları korumaya çalışıyorlar diye durum tespiti yapıp üzerine muhafazakar diyorsun, çelişki olmamış mı? roll, başından beri politik duruşunu açıkça ilan etti. hayata bakışını. gruplar konusunda, plak çıkarmış olanları tercih ediyorlar...
more...
- pagan
veda sigarasını yakmışlardır, artık herkes rahat edebilir.
- pagan
senelerce arsivledim harika bir dergi
- Işılay Erol
Tekrar çıkartacaklar 3 aylık olması planlanıyor. Dergi yaz başında son sayımızı çıkartıyoruz demişti. Şimdi 3 aylığa dönme projelerindeler
- Üstün Üzüm
Roll icin defalarca post actim, hic ilki gormedi her seferinde uzuldum, Roll'a karsi farkli bir hassasiyetim var sanirim :) diger cok sevdigim dergilerden ayri. bu post'u ve ragbeti gorunce hosuma gitti, nice senelere Rollcugum! :)
- Eda Demir
"essays by Geoffrey Bennington, Jean-Luc Nancy, Robert Bernasconi, Joanna Hodge, Claire Colebrook, Richard Beardsworth, and others."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
Who Comes After the Subject?, edited by Jean-Luc Nancy and 2 others | AAAARG.ORG - http://a.aaaarg.org/text...
"essays by Jean-Luc Nancy, Sylviane Agacinski, Alain Badiou, Maurice Blanchot, Mikkel Borch-Jacobsen, Jean-Francois Courtine, Gilles Deleuze, Jacques Derrida, Vincent Descombes, Didier Franck, Gerard Granel, Michel Henry, Luce Irigaray, Sarah Kofman, Philippe Lacoue-Labarthe, Emmanuel Levinas, Jean-Francois Lyotard, Jean-Luc Marion, and Jacques Ranciere"
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"includes essays by Dominique Janicaud, Reginald Lilly, Pierre Jacerme, Dennis Skocz, Wayne Froman, Alan Milchman and Alan Rosenberg, Andrew Mitchell, Jonathan Dronsfield, Jean-Luc Nancy, Gregory Schufreider, Helen A. Fielding, Allen Scult, Jean Greisch, and Françoise Dastur"
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
Antonio Gramsci: Beyond Marxism and Postmodernism by Renate Holub | AAAARG.ORG - http://a.aaaarg.org/text...
"Paul Virilio’s ‘war model’ of social analysis proposed the concept of endocolonisation. The concept has two aspects: one macrosocial, wherein a war economy is carried over into peacetime, restraining poten- tial development in civil society; the other microsocial, such that the human body is increasingly becoming a site of technology itself. Like all colonisation, endocolonisation is an emptying out, a deterritorialisation, conducted in conjunction with a technoscientific reterritorialisation which disrupts and fractalises human and social totalities, which Virilio insists should remain whole. This essay suggests that Virilio’s war model of society, particularly his concept of endocolonialism, can aid in challenging a residual privileging of the economic in anthropological studies of advanced technologies and science. The relational analyses of ‘cyborg anthropology’ can benefit from maintaining elements of Virilio’s approach to the spreading militarisation of life in modernity without accepting hisfoundational ontology."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
On Bataille, Yale French Studies, no. 78 by Georges Bataille and Allan Stoekl | AAAARG.ORG - http://a.aaaarg.org/text...
"includes essays by Gilbert Weiss and Ruth Wodak, Michael Billig, Carlos A.M. Gouveia, Marianne W. Jørgensen, Teun A. van Dijk, Phil Graham, Jay L. Lemke, Marcelo Dascal, Suzanne Scollon, Jim R. Martin, Patricia E. O’Connor, Luisa Martín Rojo and Concepción Gómez Esteban, Carmen Rosa Caldas-Coulthard, and Christine Anthonissen"
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
hocam aaaarg'da bişeyler oluyor bültenler bitti, server kaldırmıyor filan diyorlar, bütün makaleleri çekemeden kapanmasa bari.
- Boran Guney
evet, fark ettim. Ben harıl harıl indiriyorum. burada paylaştıklarım sadece ilgi çekici olacağını düşündüğüm yeni yüklenenler...
- Ozgur Uckan
"ABD’de yapılan bir araştırmada, düşünülenin aksine internet ve yeni iletişim teknolojilerinin sosyal ilişkileri yok etmediği belirtiliyor."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"işgal evi, kısa ve uzun süreli işgaller konulu filmler, belgeseller ve videolar. en büyük avantajı da indirilen nesnelerin indirdiğiniz sitede yüklü olması. böylelikle tek linkle 600- 700 mb’lık çalışmaları 1- 1,5 saat arasında indirebilmeniz."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"if you’ re interested in squats, squat related movies, documentaries, video documents of all kind, visit squat! net video archive. the documents are uploaded to that page. so without an external download page, you can download from there. this means to download 600-700 mb. in 1- 1,5 hour."
- Ozgur Uckan
farklı dillerde / various languages !!!
- Ozgur Uckan
"includes essays by Richard Shusterman, Charles Taylor, Jacques Bouveresse, Joseph Margolis, Hubert Dreyfus and Paul Rabinow, Louis Pinto, Judith Butler, James Bohman, Mitchell Aboulafia, William Earle, Chuck Dyke, Arthur C. Danto, and Pierre Bourdieu himself."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
"What is the potential for applying digital simulation for research in urban planning and development? Neil Leach pursues this question with influential ‘street philosopher’, one-time programmer and professor Manuel DeLanda."
- Ozgur Uckan
from Bookmarklet
Anti-Oedipus: Capitalism and Schizophrenia by Gilles Deleuze and Felix Guattari | AAAARG.ORG - http://a.aaaarg.org/text...