Sign in or Join FriendFeed
FriendFeed is the easiest way to share online. Learn more »
Tolga D.
Ulusalcılarımız insanları federasyonla, bölünmekle vs. ile korkutuyor. Fakat allahın bir kulu kalkıp da insanları korkuttukları bu şeylerin neden "kötü" olduğunu anlatamıyor. Sorsan anca şehit edebiyatı, Atamız/atalarımız edebiyatı yapacak ya da komplo teorileri kuracak.
Bana federasyonun, bölünmenin ve benzerlerinin neden "default" olarak "kötü" olduğunu düzgün bir şekilde anlatacak olan ulusalcıya 100bin lira verecem. - Tolga D.
gerçekten bu soruyu soruyor musun yoksa makara mı yapiyorsun? yada tüm tarihsel süreçte sermaye birikiminin toprak ile başladığını bilmiyor olmalısın. ya da sorunu biraz şöyle soralim.. "Doktorlar insanları kangrenle, ayakların vs. ile korkutuyor. Fakat allahın bir kulu kalkıp da insanları korkuttukları bu şeylerin neden "kötü" olduğunu anlatamıyor. Sorsan anca sigara içme edebiyatı, bacağımız/ayakparmaklarımız edebiyatı yapacak ya da komplo teorileri kuracak" - uur "azuth" parıldak
ya da ekonomi 101 mi anlatmalı acaba? üretim faktorlerinden girmeli. toprak, iş gücü, sermaye diye anlatmalı olmazsa.. ne bileyim ulusalcilar muhtemelen sizin onlardan daha zeki olduğunuzu en azindan markist oldugunuzu, hic olmazsa kapital'in giriş bölümlerini okuduğunuzu varsayıyorlar sanırım. ama sanırım ortada bir aptallık aynası var ulusalcı neyse kürtçü de o.. - uur "azuth" parıldak
Yoo makara falan yapmıyorum. Madem öyle sermaye birikiminin toprak ile başlaması ve ulus-devletler arasındaki bağlantıyı kurup analizini yap, 100bin lira senin olsun. Bizim gibi cahiller, sermaye birikiminin süreçlerini bilmeyenler falan aydınlansın. (Bu arada eğer insan/kangren/ayak gibi benzetmeler yapacaksan, baştan kaybettin onu söyleyeyim). Günümüz ulus devletleri bütün kalabilmek için halklarına "tavizler" (aslında haklarını) vermek zorunda ve veriyor da. Fakat Türkiye'de bu bile tartışıldığı anda karşımıza "bölünme" kartı çıkarılıyor. Madem öyle birisi de kalkıp dese ya, asıl bu haklar verilmezse bölünecek bu ülke diye (ha diyen var da, ben "ulusalcı"lardan bahsediyorum). - Tolga D.
Kürtçü mü? Canın sağolsun. - Tolga D.
Bu tavra hastayım, ekonomiyi, siyaseti, tarihi bir ben biliyorum, benim bildiklerimin tersine bir şey söyleyen adam cahildir bilmemne. Çok güzelsiniz. E buyur kur bağlantını. Madem cahiliz, aydınlanalım. O arada ben de dışarı çıkacam, dönünce okur öğrenir, gerekirse cevap falan veririm. - Tolga D.
haha ben cevap yazarken birden ad hominem girişilmiş neyse hasta ol tavra sen laf anlatmak imkansiz demek ki.. soruyorsun bok atmadan dinle degil mi? - uur "azuth" parıldak
İyi de sermaye batı da doğuda sermaye yok ki @azuth o yüzden kürtler ucuz iş gücü olarak batıya göçe zorlandı, o yüzden "maganda" diye bir deyim var çünkü Kürtler gibi feodal halklar, asla adetlerini bırakıp şehirlileşemediler. Başka sorun? - wincih (CRYPTOPUNK)
şehre gelip kapitalist üretimde yer alanlar hala feodaldir denilemez. kimlik politikası açısından köyle bağlarını koparamamıştır denilebilir belki ama, zaten endüstride servis sektöründe çalışan adam emek piyasasının sömürü düzeninde. bu açıdan ''kürtler feodal'' demenin, göbeğini kaşıyan adam edebiyatından daha ileri bir teknoloji olduğuna inanmıyorum. - ferayebend
@ferayebend Açıkçası buraya uyum sağlayamamanın sebebi feodal bir toplum olmaları, tıpkı solcuların bir kısmının da feodal solcu olduğu gibi düşünebilirsin bunu, neden g.doğu anadolu da hala aşiretler belediyelerden ve devletlerden güçlü peki? Madem feodal bir toplum değiller? - wincih (CRYPTOPUNK)
Tolga D. çünkü daha önceki örneklerden biliyoruz ki, federal sistemler batmaya mahkum. SSCB, Çekoslovakya. Gerçi bir kavram karmaşası yaratmışsın sanırım. Federatif devlet olmak "bölünmüş" olmak demek değildir. Amerika da federal sistemle yönetiliyor. Sen ikisini aynı cümle içinde, sanki aynı anlama geliyorlarmış gibi kullanıyorsun? "Bölünme ya da federal sistemin nesi kötü "default" olarak?" Ben sana söyliyim, bir kere ikisi aynı şey değiller. - \(*_*)/
Federasyon ve UKTH denilen olay; bir dönem için son derece ilerici ve demokratik bir şeydi. Ancak bugün demokrasiyi, birarada yaşamı, özgürlüğü, devlet teorisini çoktan geçerliliğini yitirmiş ve sosyolojik olgu olan "millet" tabanında inşa etmek zamanı ıskalamak olur. "Halklar kardeş midir?" diye bir yazı yazmıştım, belki okumuşsundur. Onda da buna değindim. Artık insanların millet olarak değil; çok daha küçük gruplarla, hatta birey birey incelendiği ve siyasetin de bunun üzerinden yapılması gerektiği bir dönemdeyiz. Kürtler benim "ötekim" değildir, zira ben de "Türk" değilim. Sen Türk müsün peki? Kendimizi tanımlarken ulus kavramına uğramaya gerek yok artık. - Hasan Rua
su anda takribi 600 yillik federal gecmisi olan bir ülkede yasiyorum. bu ülkenin 6 milyonluk nüfusu ve marmara bölgesi kadar topragiyla dünyanin en kompetitif 5 ülkesi icinde yer aldigini da not düseyim. gercekten de batmaya mahkummus federasyonlar :/ YASASIN ÜNITER ATATÜRK CUMHURIYETIMIZ!! - Arthur Cravan
Kimsenin federal devlete karşı olduğu yokki, eğer öyle bir sistem yürürse ben karşı değilim. Ama yürüyeceğine de inanmiyorum, Türkiye'yi federal sistemle yönetilirse, 50 sene sonra doğuyu kaybederiz. Irak'ın kuzeyine(!) katılır. İşte bölünme budur, "iki farklı ülke olmak" yani. Gerçi ayri bir tartişma ama, Ermenilerle bile 85 yildir arayi toparlayamamişken, bu şekilde kurulacak bir Kürt devletinin Türkiye'ye savaş açmayacağini mi düşünüyorsun? - \(*_*)/
Arthur sanirim Osmanlı federal sistemle yönetilmedi. Osmanlı'da her zaman eyaletler merkeze bağliydi, kendi yasalari yoktu. - \(*_*)/
osmanlidan bahseden kim? ayrica türkiye'nin 6 milyonluk nüfusu mu var? hayir yani türkiye'den bahsetmedigim acik zannediyordum. - Arthur Cravan
Kafam karişti :) 600 yil falan görünce Osmanli sandim - \(*_*)/
siyaset popülizm işidir.. eskiden kamu dediğimiz artık kitleleştiğinden dolayı kitlelere yolladığın gönderenler açıklayıcı olmaktan ziyade etkili olmak zorunda.. - quietobserver
ben de o yüzden verdim o örnegi, adamlar 600 yildir federasyon olarak yasiyor. ve tikir tikir isliyor her sey, isgal de görmüsler, ic savas da yapmislar, ama duruyor ülke oldugu gibi. - Arthur Cravan
Ben iyi tasarlanmiş bir federasyon sistemine çok olumsuz bakmazdim, ama Türkler ve Kürtler söz konusu olunca buna inancım az. - \(*_*)/
benim inancim yüksek, ama bunun saglikli bicimde islemesi icin gerekli toplumsal psikolojik temel hazirlanmali, hamaset ve sehit edebiyatinin girla gittigi, biz üretiyoruz onlar yiyor türü fasist söylemlerle konusulan bir yerde yürümez dogal olarak. türk toplumu hala, halklarin ya da siniflarin birlikte yasamasinin temelini "sevgi" degil pragmatik rasyonel sebeplerin olusturdugunu idrak edebilmis degil. sonucta türkiye'deki bütün türkler de birbirlerini a priori sevmiyorlar, ama sevdiklerine inandiriliyorlar, cünkü türkiye'de sovenist bir devlet ideolojisi var. ne zaman ki türkiye bundan kurtulup rasyonel düsünme yetisi kazanir, o zaman tüm bu semi-otonomist sistemler de isler güzelce. - Arthur Cravan
bu yasadigim ülkede de örnegin tüm eyaletler kendi anayasalarina sahip ama bu anayasalarin asla federal anayasa ile celisme olanagi yok. düzenleme böyle. devletin birden fazla resmi dili var, her eyalet kendi anadilini 1. dil olarak ögretiyor, digerlerini de zorunlu 2. dil olarak. herkesin kültürü esit derecede saygi görüyor, ülkenin her bölgesinde "refah seviyesi" asagi yukari ayni. bu durumda hic kimse ben komsu ülkeye katiliyorum da demiyor. yani eger türkiye zaten kültürel sorunlardan tut, refah problemine dek gereken standartlara ulasirsa kimse bir yere gitmek istemez. cünkü konforun oldugu yerde fasist kafa islemez. kimse rahatini birakip aman ille de kürt kardeslerime katilayim demez (diyen mallar olsa da sayisi 100'ü gecmez, burda da var öyle komik tipler) fasizm/sovenizm yoksul kitle ideolojisidir. ha ama sen insanlarini türkce konusanlar konusmayanlar diye siniflandiran bir devletsen, kendi ülkesinde isgal ordusu gibi dolasan bir ordun varsa, insanlarinin bir kismi banglades'tekinden kötü kosullarda yasiyorsa, degil üniter devlet istersen sonsuza kadar süren darbe diktasi kur, o toplumu bir arada tutamazsin. - Arthur Cravan
her türlü sermaye sahipliğinin küçük bir grup elinde toplandığı ve çeşitli diskürler ile şekillendirilen, lider odaklı, statü merakı olan insanların oluşturduğu bi toplumda yaşıyoruz.. elit sosyolojisi yapmak istemem ama rasyonalitenin ne olduğunu şekillendiren grupların--örgütlerin(ve liderlerinin)-- varlığında herhangi "rasyonel" düşünceden doğan yönetim mümkün görünmüyor bana.. - quietobserver
benim rasyonalizmden bu baglamda kastim zaten toplum ici kesimlerin birbirleriyle olan iliskilerine pragmatik cerceveden bakmasi, gönül cercevesinden degil. - Arthur Cravan
Öncelikle Onur Gündüz'e cevap vereyim, federalizm ve bölünmeyi aynı anlamda kullanan ben değilim; genelde yapılan bu oluyor, ona dikkat çekmek istedim ikisini bir arada kullanarak. Federasyon denildiği anda, Türk milliyetçileri "bunun sonu bölünmedir" türküsünü çığırmaya başlıyorlar. Ben federatif devletin "bölünmüş" devlet olduğunu söylemiyorum, bunu söyleyen milliyetçiler. - Tolga D.
fakat kendi dinamiklerinde bakarsak türkiyede gönül çerçevesini aşmak tamamen bir yeniden inşa sürecini gerektirir. yeniden inşaanın zorluğu ve yavaşlığının yanında artarak arttan küresel değişim hızında gene geride kalır ve uyumsuzluk yaşanır.. küresel savaş çıkarsa belki toptan bi değişim olabilir tüm dünya bir travma ile zihniyetini değişeceği için.. bence:) - quietobserver
melikecana ben tam tersine bunun zaten basladigini ve önümüzdeki 10-20 yil icinde rayina büyük ölcüde oturmus olacagini düsünüyorum. cünkü bu söyledigim sey türkiye'nin gercek anlamda "kapitalistlesmesiyle" paralel giden bir sey. türkiye henüz gercek bir generic burjuvaziye bile sahip olmadigi icin böyle ilkel bir toplum ve siyaset mantigina sahip olmasi dogal. ama adim adim da olsa degisiyor bu. disardan bakilinca daha rahat görülüyor en azindan. - Arthur Cravan
azuth'a gelecek olursak, kendisi "cehalet", "kürtçülük", "aptallık aynası" gibi söylemlerle ad homineme başvurmaya çalışmışken, kalkıp başkalarını ad hominem yapmakla suçluyorsa keyfi bilir tabii. Yine de verdiği "ön bilgi"lerden edindiğim izlenimle birkaç şey söyleyeyim: Birincisi, sermaye birikiminin toprak sahipliğiyle başlamış olması bugün hala toprağın sermaye birikiminin bir numaralı etkeni olduğu/olabileceği iddiasının doğruluğunu göstermiyor. Tarihsel sürecin bir noktasının bir şekilde işlemiş olması, sonradan da bu işleyişin değişmeyeceğini/değişmediğini göstermez. Ki zaten şu anda sermaye birikimi denince, herhalde salt olarak "toprak sahipliği" epey gerilerde kalıyor. İkincisi, toprak sahipliğini önemli bir etken olarak kabul etsek bile, yukarıda wincih'in de dediği gibi, zaten batıda yaşayan ve ulusalcılığın dinamosu olan Türk insanın doğuda toprakla ilgili herhangi bir mülkiyeti söz konusu değil. Üçüncüsü, hiçbir ülkenin yönetim sistemi artık tekçi bakışla yürümüyor, yürüyemiyor. Eğer bir bölge insanının gerçekten federasyon ya da onun ötesinde bölünme/ayrı devlet kurma gibi bir talebi varsa (ki şu anda Kürtlerin bırakın ayrı devleti, federasyon talebi bile yok, yerel/demokratik özerklikten bahsediyorlar en fazla), devlet ne kadar direnirse dirensin bir noktadan sonra bu gerçekleşecektir. Eğer siz bazı şeylere altını doldurmadan, yalnızca "kötü" olduğu ön kabulüyle yaklaşıyorsanız, olmayacak şeylerin de olma olasılığını artırırsınız. Bugün Türkiye'de "tek dil, tek millet" ve "birlik" söylemleri kadar "bölücü" başka bir şey olamayacağına inanıyorum. Bu söylemler Kürtlerin bakışını da radikalleştirir ve o korktuğunuz noktaya daha hızlı bir şekilde yaklaşırsınız. - Tolga D.
burjuvazi yada üst sınıf her neyse bunlara sahip olunması onların şekillendirdiği bir toplum demektir ki özel sektör ekonomisi maksimum kar amacı güder halkın ortak ityisini değil.. bence türkiyenin içinde olduğu en büyük çıkmaz yarışmacı demokrasi ve cumhuriyet zihniyeti birarda götürmeye çalışmasıdır. etnik milliyetçiliğin yükselişinin yanında ekonomik çıkmazları gözönüne alırsak federal yapı çözümden çok ayrımı getirecektir.. cumhuriyetçi-inşaacı-kurucu ordu kültürü(ordunun yalnızca kendisi değil yani) kesinlikle buna yanaşmayacağı gibi yarışmacı demokrasiyi özümsemiş kesimin de bir süre sonra karşılaşacakları her türlü sorunun yanında orta büyüklükte devlet olan türkiyenin --biraz realistleşmek gerekirse-- küresel açıdan bakıldığında daha iyi yada güçlü bir ülke olması ortadoğudaki güç dengelerini değiştireceğinden bu şekilde handikaplar içinde kalması dış güçlerce demeyi sevmesem de tercih edilen bir durumdur.. ayhh yukarı tükürsen bıyık aşağı sakal meselesi işte.. ayrıca her ülke kendi şartlarında varolur: örnek alma yönteminin tutmadığını gördük.. kendine has bir sistem geliştirmesinin zamanı geldi bence artık.. - quietobserver
tolga'ya ek olarak sunu söyleyeyim, günümüzde bir ülkenin ekonomik gücü, refahi ve rekabetciligi ile sahip oldugu toprak büyüklügü arasindaki pozitif korelasyon cok ama cok düsük. yani türkiye simdi oldugunun 1/4'ü kadar topraga sahip olup cok daha güclü bir ülke olabilir. ayni sekilde dev topraklara sahip sürünen bir sürü ülke biliyoruz. modern kapitalizmde toprak büyüklügü cok minor bir faktör. ha hem cok büyük topragin vardir hem de optimal bicimde cekip ceviriyorsundur, o zaman zaten super güc oluyorsun. - Arthur Cravan
Tarihsel süreç öyle geliştiği için sene 2009 da olsa komşularımıza kafamıza göre savaş açıp topraklarını ilhak etmeli, tekrar Viyana kapılarına felan dayanmalıyız. Ne kadar çok toprak, o kadar iyi. Çekoslovakya kendi isteğiyle anlaşarak bölündü, 2 kısmı da halinden memnun. Federasyon diyince daha çok güzel örneklerimiz var: Kanada, ABD, Meksika, Venezuela, Brezilya, Arjantin, Rusya, Almanya, Belçika, Avusturya, İsviçre, İspanya, Avustralya. Hepsi federasyon bunların. Tarihsel süreçte sermaye birikimi toprakla başladığı için hepsi şimdi çok kötü durumda. 2 yıla kalmaz batmaya mahkumlar. Zavallılar. :(( - jørmungand
melikcana, burjuvazi hakkindaki görüslerin dogrudan neo-liberal ekonomideki sermaye sinifini tanimliyor, öte yandan biraz da soguk savas dönemi sol paradigma cercevesinde kaliyor. gelgelelim neo-liberal paradigmanin kendi sermaye sinifinin generic burjuva sinifiyla bir alakasi yoktur (paraya sahip olmak disinda). ama böyle olmasini da normal karsiliyorum. cünkü türkiye'de özellikle azinliklarin sürgünü ve katliamlarindan sonra generic burjuva sinifini olusturacak bir zümre ve bu gelenegi sürdürecek, kültürü yasatacak kimse kalmadi. türkiye'de sermaye sahipleri hep varoldu, ama burjuva olmadilar, hala da degiller. yani türkiye'de insanlarin burjuva dendiginde tepede oturup daha cok para kazanmaktan baska bir sey düsünmeyen bir sömürgen güruhu düsünmeleri normal demek istedim. - Arthur Cravan
"Kimse federasyon sistemine karşı değil." Yanlış. İddia ediyorum federasyon diyince salyalarını üzerime saçarak beni kürtçülükle şerefsizlikle itham edecek 1milyon ulusalcı bulabilirim. "O şekilde kurulan bir Kürt devleti kesinlikle Türkiye'ye savaş açar". Yanlış. Olm Civilization mu oynuyorsunuz öyle 2 tuşa basarak savaş aç falan. Civilization'da bile ağzınıza sıçıyorlar öyle yapınca artık. - jørmungand
egemen sınıf her türlü sermayeye sahiptir ve tüm sermeye araçlarını kontrol eder(kültürel sermaye sosyal sermayeden de bahsediyorum).. bize de bu yüzer gezer topluluklar alanında durmak istediğimiz yeri seçme şansı kalıyor. merkez-çevre sürekli değişirken sermaye sahiplerinin bu değişim içerisinde kendi kodlarını yaratmasını beklemek zor..siyasete kurtarıcı arayan zihniyetle katılan bir toplumda da durduğun yer diğerleriyle ya içiçe geçiyor ya tamamen yok oluyor iktidarlar ve sermaye sahipliği kodları değiştikçe..türkiyenin dinamikleri kesinlikle kendine hastır..zor zanaat:( bana kalsa kent devletleri ve doğrudan demokrasi olsun:)) - quietobserver
Jormungand, kimse karşı değilden kastım, şu anki ortamın bunu tartışmaya müsait bir ortam olması. Kürt açilimi dediğimiz şeye de herhalde karşi olan 10 milyon kişi bulabilirsin bir kaç gün içinde. Bu ama konunun tartişilmasini engellemiyor en azindan. Satir aralarindan böyle şeyler çekip ayar verme çabalarina hiç gerek yok :) Türkiye'de seni de beni de linç etmek isteyecek 1 milyon kişi rahat buluruz, ikimiz de biliyoruz orasi açik. İkincisi zaten tartişmaya açik distopya. "Kesinlikle" ibaresini falanda kullanmadim. Yazdiğim şeyleri böyle gazlamandan, cimbizla kelime çekmenden, magazinci gibi manşet yapmandan ve "Olm" yazmandan hoşlanmadim ama. "Olm Civilization mu oynuyorsunuz öyle 2 tuşa basarak savaş aç falan." - bu bir sav değil. Neden böyle bir distopyanin gerçekleşmeyeceğine dair bir fikrin varsa, okumak isterim. Zira hiçbirimiz geleceği görme yetisine sahip değiliz. - \(*_*)/
yok ben ne demek istedigimi anlatamiyorum. ama zaten FF gibi bir ortamda anlatilacak gibi de degil. neyse kahvalti edeyim ben. - Arthur Cravan
melikecana, "( bana kalsa kent devletleri ve doğrudan demokrasi olsun:))" ... Doğrudan demokrasiden emin değilim, ama galiba öngörünüzün ilk kısmı gerçekleşecek üç vakte kadar. :))) - Ozgur Uckan
Onur, federasyonların neden batmak zorunda olduklarını ben de anlamadım? Yukarda sayılan federasyonların neredeyse tamamı bize beş basıyor?? - Ozgur Uckan
Onur, "Bu şekilde kurulacak bir Kürt devletinin Türkiye'ye savaş açmayacağini mi düşünüyorsun?" dediğin zaman "kesinlikle Kürt devleti Türkiye'ye savaş açar" demek istediğini düşündüm, pardon. Satır arasından bir şey cımbızladığım yok, zaten o mesajında benim alıntıladığım 2 cümle var, bunun yanında bir de "federasyon olursa 50 yıl içinde bölünürüz" var. "Olm Civilization mu bu öyle savaş açıyonuz." da sav bence. Paragraflarca yazı döşenip neden 2010 yılında 15. yüzyılda yaptığın gibi kafana göre ona buna saldıramayacağını inceleyecek halim yok burada. Aethewulf incelemişti bir yerlerde gayet güzel. - jørmungand
Bir zamanlar kent devletlerinin geleceği ile ilgili bir sunumum vardı. Bu sunumu İstanbul'da ve Ankara'da yaptım. İstanbul'daki sunumlarda izleyicilerin büyük çoğunluğunu yüzünden gülümseme eksik olmuyordu. Ankara'daki sunumlarda noolur ne olmaz diye bir "emergency exit" arıyordu gözlerim :))) - Ozgur Uckan
Doğru, federasyonlar batmaya mahkum değil. SSCB, Çekoslovakya, Belçika gibi federasyonlar belki sadece? Orada biraz sert olmuş yazdiğim hakkaten, bir sonra yazdiğim şeyle de çelişmiş zaten. İyi tasarlanmişsa federasyon çalişir bence. @Jormungand, ben hakkaten böyle bir öngörüyü çürütecek bir şeyler okumak isterdim. Aethewulf'dan isterim, sağol. - \(*_*)/
Federasyonlar batmaya mahkum değil de, batması kötü bir şey de değil işte her zaman. Çekler de Slovaklar da gayet memnun hallerinden şu an. Muhtemelen SSCB'den ayrılan devletlerin çoğu da memnun. - jørmungand
hacilar egemen sinif, toprak birikimi mi kaldi ya. gun oldu devran dondu, federasyonu yonetmesi zor da, turkiye bolunse bati tarafi daha saglam bir ulke haline gelir, dogunun derdi kendini gerer. dolayisiyla ben en cok kurtler'in uniter devlet savunucusu olmasini beklerim. - saldiray
@saldıray, aynı sebepten yıllardır hayret içersindeyim, hala nasıl Lega Nord gibi "bölücü batılı Türk" partimiz yok diye. O kadar faşist var, birisi de çıkıp "Benim vergilerim neden pis Kürtlere gidiyor, bölelim ülkeyi ikiye, ne bok yerlerse yesinler onlar doğuda." demiyor. - jørmungand
Federasyonun çalışması için Arthur Cravan'ın dikkat çektiği mesele önemli: "gönül" söylemini aşıp rasyonel bir temele ilerlemek ve bu rasyonalitenin kültürünü yaygınlaştırmak. Şu anda bu coğrafyada böyle bir temelden uzak görünüyoruz. Ama öte yanda da değişen koşullar ve küresel konjonktür baskısı var. Oldukça hızlı bir şekilde böyle bir temel oluşabilir. Bu federasyon tartışması bir yana, etnik birlik temeli üzerine kurulu ulus-devlet paradigması artık geçerliğini yitirdi. Her yerde pırtlayan etnik şiddet patlamaları ve milliyetçiliğin hortlaması bu savımla çelişmiyor, tam tersine: gidenin ardından ağıt yakılır ve çaresizce saldırganlaşılır. Ayrıca etnik parçalanma, ulus-devlet modelinin iflasının bir göstergesi. Burada da öngörülenden daha hızlı bir şekilde bu tartışma daha rasyonel bir ufka yelken açacak. "İstesek de istemesek de" ... - Ozgur Uckan
ulusalcılarımız halkı bunlarla korkutmasınlar genetiğiyle oynanmış gıdalar ve domuz gribiyle korkutsunlar.. halkımız korkarken ticarete yeni şekiller verilsin.. - quietobserver
selamlar, ben konunun başı hakkında bir şey söylemek istiyorum, uniterizm neden var? var çünkü bu idari teşkilatlanma yapısı kuruluş döneminde "muasır medeniyet"e tekabül eden fransız modelinin standart uygulaması idi. buna göre, hakimiyet milletin ise, milletin belirli bir zaman diliminde görünüm şekli olan halk da millet adına egemenliği kullanma hakkına sahipti. egemenlik yetkisi birebir kullanılamayacağı için, vekiller eliyle bu yetki kullanılmaktaydı. dolayısıyla vekiller milletin vekilleri olarak egemenlik gücü üzerinde tam bir hakimiyet sahibi olmalıdır sonucuna varılıyordu. dikkat edilmesi gereken nokta, merkezi yönetimin tek taraflı egemen iradesinin ve onun görünüm şekli olan idari vesayet rejiminin tek tip, homojen, eşit bireylerden oluşan ve diğer etnik / kültürel farklılıkları birer yaşam şekli farklılığına indiren millet algısının doğal sonucu olduğudur. şayet diyarbakırda yaşayan ile ankarada yaşayan arasında aynı milletin mensubu olmak noktasında bir farklılık yok ise, milletin seçtikleri milletin vekili olarak diyarbakırı da ankarayı da eşit güçle yönetme hakkına sahiptir. yani devlet içerisindeki bir devletçiğin şu veya bu konuda milli egemenlik doktrinini aşan bir karar verme hakkı bulunmamaktadır. o halde de hizmet yönünden idari bölüşüm, iktidar yönünden ise merkezden idare esas olacaktır. bunun bir de pratik faydası var, merkezi otorite bütün kamu kaynaklarını elinden toplayarak nasıl bölüştürüleceğine karar verebilir o halde merkezi otorite veya kuramla çelişen / muhalefet eden bölgeler kamu kaynakları bakımından merkeze bağlanacağından bu bölgeler üzerinde işler bir egemenlik tesis edilebilir. buna karşın bu görüş kısıtlayıcı, asimile edicidir. kamu kaynaklarının kullanımı açısından ise "verimsizlik" yaratmaktadır. doktrinde de genel olarak kırtasiyeci ve bürokratik olmakla eleştirilir. ben bunun üstünde uniter yapının kendi sınırları içerisinde fazla baskıcı ve bu sınırların hapsine girmiş monolit bir model olduğunu düşünüyorum. türkiye... more... - aethewulf
ben soyundum bile. too hot. - Arthur Cravan
dünya üzerinde işleyen tüm federasyonların birbirlerinden farkı olmayan devletçikler kivaminda olduğu aşikar. yani iowa'li adami texas'a monte etsen hiç bir şekilde kendisini garip hissetmez veyahut dışlanmaz, "iowalilar dayanişma derneği" gibi bir halta meyletmez. ayni şekilde flemenleri de gösterebiliriz. tüm federe devletlerin farklı kültürel ve etnik kokenlerden gelmesi hiç bir zaman başarili olmamis devletleri göstermiştir bize. üzgünüm ama bu boyle. - uur "azuth" parıldak
bununla beraber ekonomik olarak kalkinmada bir kaç hadise önemlidir. başta bu factors of production hadisesi saydim. yanililanin aksine, bugun hala üretim faktorleri esas olarak ekonomiyi şekillendirmektedir. bugun hala toprak en önemli ekonomik unsurdur, iş gücü ile birlikte. ha iş gücü içindeki vasifsizin önem orani azalmiştir o başka bir ekonomik durum. bunu analiz eden adamlar zamanında nobeller aldilar, evlerinin baş köşelerine kaldirdilar.. - uur "azuth" parıldak
ekonomik gelişimden dem vuruyorum zira, bilgim o konuda. bir ülkede farkli dillerin konuşulması, bir kaç tane resmi dil olmasi o ülkenin gelişmişliğini baltalayacaktir. bu net bir gerçek. ha ermenistan gibi etnik kokeni ve dili aynı olan ama yine fakir olan devletler yok mu? var. ama genele baktiginda iletişim ana yonu oynamaktadir. bununla birlikte tüm gelişmiş ülkelerde dinlerin çeşitliliği esastir.. hiç bir gelişmiş ülkede tek bir din gözükmez.. bu da bir gerçek ok.. - uur "azuth" parıldak
şimdi laf ebeligini birakip ulusalcilarin tam olarak neden korktuklarini neyin kötü oldugunu soyleyeyim.. yani şahsen ben bir ulusalci olmayarak, devlet yapilari hakkinda "teokrasi dinle" "monarşi padişahla yonetilir" den ziyade pek bir şey bilmeyen bir ekonomist olarak soyleyeyim, eğer bu ülke mevcut 20 senelik politikasi olan, ihraca dayali büyümeyi öngören bir ekonomik politika uygularsa, bu politika için bölünmenin, federe devletin hiç bir yarari yoktur. - uur "azuth" parıldak
azuth biliyorsun seni pek severim ama bu konuda çok temelsiz ve çok yanlis bir tez savunuyorsun :) özellikle dil konusunda. sana tam aksini kanitlayan bir sürü örnek verebilirim. - Arthur Cravan
her hangi bir ekonomik kalkinma niyetinde, federe devlet düzeni buna engel olacak, devlet federe olundugu icin de planli ekonomi ile tekrar toparlanamayacak, ve ulusalcilarin "korktukları" şekilde devlet parçalanacak ve birbirinden madmax ortamlarda kücük saruhanli devletleri gibi devletler kurulacak, ve bizi tekrar birleştirmesi için bir fatih'e ihtiyac duyulacaktir.. ama kara saclim, egri burunlum, gül koklayicim nerde? - uur "azuth" parıldak
ben de isterim acaip demokratik bir toplum olalim, ben de isterim federe federe halay çekelim, ama mevcut koşullarda, insanlarin hala töre cinayetlerine kurban gittikleri, "çok su bastik böyle oldu" diyebildikleri,tarimda modernize olamamis,karı kız davasına köydeki tüm insanlari öldürebilen,birinci ihraç ürünü hammadde olan bir ülkenin federe olmasi, çükü kaldirmadan katy perry'nin koynuna girmekle eş değerdir.. mevcut durumda ülke ancak, istanbul ve taşra olarak iki federe devlete bölünmeye elverişlidir.. - uur "azuth" parıldak
bu son argümana dair aciklamayi da yukarda yapmistim ben eheh. - Arthur Cravan
hülasa kürt aydınlarının niyetleri tatli bir utopyadan, faturası acı olacak bir utopyadan başka bir şey değil.. mevcut kafa yapisi ile her nisanda macaristan gibi karanfil devrim ayarinda günlere uyaniriz.. - uur "azuth" parıldak
valla daha yeni solow'un gelişme modelleri üzerinde bir tezi kurcaliyorum.. istersen hiç girmeyelim o konulara.. onlarca ornegi gosterebilsen de (en güzeli ermenistan bence) geçer akçe tek dil.. tüm dünyanin ve internetin ingilizce gazi ile hareket etmesini bile buna baglayabiliriz.. - uur "azuth" parıldak
hayir bir de avrupa'da neredeyse tek dilin konusuldugu ülke kalmadi denebilir. tüm kültürel gruplar lokal otonom haklarini tek tek aliyor. bu da kalkinmayi baltalamak söyle dursun ic pazarda diversiteyi arttirdigi icin daha da yüksek ic pazar hacmi sagliyor (salt istatistiksel yaklassak bile pozitif etkisi var yani). tarihsel bazda baktiginda zaten isvicre gibi 4 resmi dili olan simdi ingilizceyi de 5. anadil olarak (expat nüfusundan ötürü) kabul etmeyi tartisan bir ülkenin ne kadar "baltalanmis" oldugunu mu tartisalim? - Arthur Cravan
peki avrupa'da ne kadar üretim yapiliyor artik? iş gücü hizmet sektorune mi kayiyor yoksa manufacturing'de mi? yoksa avrupa tüm üretimini asya'ya mi gonderdi? sen burada ben sanayi ülkesi olacagim diyorsun degil mi? fark bu arthurum.. - uur "azuth" parıldak
şu uniter devlet ve dolayısıyla ortaya çıkan kültürel ikilem ve asimilasyon politikasının ekonomiye direk etkisine ben gireyim. vallahi dili aynı olmayan devletler merkezi planlama yapamaz ve kalkınamaz gibi bir argüman var sanırım ama ona girmeden kürtler feodaldir heyulasıyla, merkezileşmenin azalması ile ekonomik kalkınma projesini birleştireyim. kürtlerin feodal olmasının nedeni, ırsı, geleneksel ya da değiştirilemez bir gerçek falan değil yine bölgeye uygulanan politika ve millileştirme adına yürütülen savaş ile alakalı. devlet şu an az gelişmişliğin nedeni olarak gösterdiği feodalizmi toprak reformu ile bitirmek yerine, aşiret reislerini koopte ederek devlet yanında savaşa seferber etmiştir. bir yandan pkkcı aşiretler diğer yandan devletçi aşiretler bu güç odaklarının desteğiyle halk üzerindeki iktidarlarını koruyabilmiş ve hala ve hala şu düğün basma talihsiz örneğini vermeyi sürdürdüğünüz korucu utanç tablosu ortaya çıkmıştır. bunun nedenini hala geleneğe, ''kürt''lüğe yükleyip, devletin aşiret ile oynadığı tehlikeli ve adi oyunu görmemek üzücü. konuya geri dönersek, düşük yoğunluklu savaşı devam ettiren, kültürek haklar mevzuu ortadan kaldırıldığında, devlet veya gerillanın aşiret desteğine ihtiyacı kalmayacaktır, halkın savaş seferberliğinin önüne ekonomik kalkınma geçecektir. sonuçta diyalektik olarak üretim araçları üzerine iktidar üzerine kurgulanmış ''demokratik'' bir oluşumda elbet ki halk tarihin gelişimi gereği toprak ağalığını kendi tasfiye edecektir. ikna edici gelmiyorsa, idris küçükömer'in osmanlı tarihi analizine yönlendirmek istiyorum sizi. çift bozan nedeniyle şehre akın eden halk kitleleri, endüstriyel üretim tarzına yakın olarak zanaatkarlara emeğini satmaya başladığında batı tarihinin göstereceği şekilde, loncalarla birlikte bir küçük burjuva/proleter gücün oluşumu tehlikesini doğruyor. merkeziliğini korumak isteyen osmanlı devleti de çözümü halkı kolluk kuvvetlerine istihdam etmekte, bürokratik sınıfa imtiyaz vermekte buluyor. ayanın... more... - ferayebend
ayrica pazar dendiginde dogrudan manifacturing'in anlasilmasi da beni benden aldi eheh. - Arthur Cravan
yok yahu cok dillilikten azalmadi. ama tek dilliligin (dillilililililik) bir luzumu kalmadi.. bana kalirsa.. gercekten sanayi olarak kalkinmada, alisverişte falanda filanda dil birliginin işe yararliligi leontieff'in bile kaniksadigi bir konu (bulamadim size simdi jstor'dan uygun makaleyi) demek ki sanayi üretimi bitince latince konusmalisiniz diyen papalik gibi olusumlar bitiyor.. - uur "azuth" parıldak
azuth javier caulfield, bu girdinin selameti için tartışmayı oraya çekmeyeceğim, ama toprağın hala en önemli üretim faktörü olduğu konusunda pek temelsiz bir varsayımda bulunuyorsunuz (daha yeni solow-neutral kalkınma dinamikleri hakkında bir makaleyi kurcalıyordum da, isterseniz oraya hiç girmeyelim:))). Toprağın hali hazırda önemli bir üretim faktörü olduğu tarımda artık biyoteknoloji inovasyonu işin içine girmeden toprağınız beş para etmiyor. Bunun için de inovasyon odaklı bir ekonomik gelişme modeline geçmeniz gerekiyor (post-endüstriyel yani)... Bu da Türkiye için mümkün ve bence tek kurtuluş yolu. Bu ise merkezi planlamaya değil küresel entegrasyona bakıyor çünkü inovasyon küreselleşmiş durumda (Schumpeter'e hiç girmeyelim:). Çok dilli bir toplumun bu kalkınmanın önünde engel olmak bir yana kapı açacağı da aşikar... Çünkü ancak küresel entegrasyonla (enerji güvenliği başta olmak üzere) istikrarlı ve güvenli bölge haline gelmiş bir coğrafyada bu dediğim gelişme yaşanabilir. Ayrıca inovasyon ekonomisi yaratmak için gereken doğrudan yabancı sermaye de ancak böyle bir coğrafyaya gelir. Bu arada bir yanılgıyı da düzeltmek gerekir: Batı kurtulur, Doğu batar söylemi çok öngörüsüz. Hele yakında petrolde "Ceyhan fiyatı"ndan söz edeceğimiz düşünülürse... - Ozgur Uckan
Sadece şu "petrolde Ceyhan fiyatı" mevzuu bile bu tartışmanın hakiki sonucu hakkında net bir fikir veriyor :))) - Ozgur Uckan