“Modern sanayi toplumlarında nesne nadiren kusursuz bir fetiş niteliğine sahiptir. Genellikle nesneden çalışması, yani teknik bir işleve sahip olması beklenmektedir. Nesneler çalışır durumda olmalı ya da bir işe yaramalıdır. Bu nesnel bir amaca hizmet etmekten çok nesneye ek bir mana kazandırmak şeklinde olmalıdır. Çalışmayan bir nesne, prestij aracı olma özelliğini yitirebilmektedir. Burada da kullanım değerinin aslında gösterge değişim değerine yataklık yaptığı söylenebilir.” (Jean Baudrillard, Gösterge Ekonomi Politiği Hakkında Bir Eleştiri, Çeviren: Oğuz Adanır – Ali Bilgin, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2009)
- A. Selim Tuncer
“Bu dekor ve ortamla ilgili değerler çözümlemesi bütün sistemin İŞLEVSELLİK kavramı üstüne oturduğunu göstermektedir. Renkler, biçimler, malzemeler, dekor ve mekan tamamıyla işlevseldir. Bütün rejimlerin demokratik olmaya çalışması gibi bütün nesneler işlevsel olmaya çalışmaktadır.”
- A. Selim Tuncer
hiç (blogda) yazdı: Öncelikle Baudrillard'ın modern kapitalist toplumda gösterge üretimine dair yorumunu hatırlatan yazı için teşekkür etmek isterim. Ancak yazınızın temel savında bulunan bir eksikliğe dair bir iki kelâm etmek istiyorum. Yaptığınız alıntılar, Baudrillard'ın 60'ların sonundan 70'lerin sonuna uzanan süreçte, ucundan kıyısında Marksizmle haşır neşirken yaptığı yorumlardan...
more...
- A. Selim Tuncer
Ben teşekkür ederim, bu değerli katkılar için... Ancak benim amacım, Baudrillard’dan ziyade kendi izleğimi takip etmekti. Baudrillard açısından eksik kaldığı doğrudur, yazıyı kısa tutmak için mesela "geleneksel" karşılaştırmasına hiç girmedim. Belki başka alıntalarla oraya da küçük bir giriş yapmış oluruz.
- A. Selim Tuncer
"Eskiden büyü dünyasında geçerli olan göstergeden yola çıkarak gerçeğe ulaşma yönteminin, bu teknoloji dünyasında yeniden ortaya çıktığı görülmektedir. Simondon, 'İlkel büyünün insanlar üzerindeki etkileme gücüne benzememekle birlikte, gelişmeye sorgusuz sualsiz inanılmaktadır.' demektedir. Bu, teknolojiye boyun eğmiş bir toplumun geneli için geçerli olup, gündelik yaşamda bu kadar açık...
more...
- A. Selim Tuncer
"Belli bir nesne kategorisi, yani barok, folklorik, egzotik, tuhaf, eski nesneler çözümlediğimiz sistemin dışında kalmış gibidir. Bunlar, her bir unsuru belli bir işlevi yerine getirmek zorunda olan bir düzene kafa tutan ve tanıklık etme, anı, özlem, hayal kurma gibi farklı taleplere yanıt veren bir düzene ait nesnelerdir. Bu nesneler sayesinde geleneksel ve simgesel düzen bir hayatta...
more...
- A. Selim Tuncer
"Bir ürünün 'sahip olduğu niteliklerinin gösterilmesi' aslında kimseyi ikna etmez, zira reklam, akılcı amaçların dışına taşan satın alma eylemini akılcılaştırma gibi bir amaca hizmet eder." (a.g.e.)
- A. Selim Tuncer
Uğur Dinç (blogda) yazdı: Hocam, merhaba... Saydığınız misal cümlelerdeki mantıkların hepsini yanlış mı buluyorsunuz? Yukarıdaki Hiç müstearlı yorumcuya şu noktada katılmıyorum: Modernizm son 30 yılda akılcılığını kaybetmiş değil. Ben tarih ve arkeoloji üzerine dersler aldım. Modernizmin ve bilhassa (bugünlerde inkâr edilse bile) onun ana damarlarından birini oluşturan pozitivist...
more...
- A. Selim Tuncer
Sevgili Uğur, geniş bir zamanda daha geniş yazmaya çalışırım. Şimdilik şu kadarını söyleyeyim: "Saydığım misal cümlelerdeki mantıkların" doğru ya da yanlış olması mahiyetlerini değiştirmiyor bence...
- A. Selim Tuncer
Beklediğin ve de arzu ettiğin cevabı vereyim: Tatildeyim. :)
- A. Selim Tuncer
"Modernizmin bir çeşit rasyonel bahaneleri arasında yer alan işlevsellik, aslında sadece nesnelerle de sınırlı değildir. Modern ideolojiler de modern satıcılar gibi mutlaka akılcı ve bilimsel bir zemine oturturlar kendilerini..." Aydınlanma da böyle...
- A. Selim Tuncer
"Wallerstein, Tarihsel Kapitalizm’de (1983) kültürel ideal olarak 'hakikat', afyon işlevini, belki de modern dünyanın tek ciddi afyon işlevini görmüştür der. 'Hakikat' öyle bir dayatmadır ki, verili kültürel normları geçerli, diğerlerini geçersiz kılar. Kalıplar yaratır, o kalıplar içlerinden ideolojileri çıkartırlar." http://www.taraf.com.tr/cemil-e...
- A. Selim Tuncer
Hoppalaa, daha yeni düzelmişti, nerden bulaşıyor bu?
- A. Selim Tuncer
Döngüsel bir şey mi yoksa hayaletler mi bastı? :)
- A. Selim Tuncer
doğum günün kutlu olsun güzel varlık.. iyi ki doğdun, iyi ki aslan oldun.. yıllar geçti, klişe mlişe ama hakkaten i love you HAGI! :) unutmadık, unutmıycaz.
ortaokul ve lise yıllarımda Hagi defteri dediğim bir defterim vardı. Gazetelerden dergilerden topladıgım hagi fotograflarını yapıştırmıştım. Hala duruyor. Tam 50 sayfa sadece Hagi. Benim bu adama olan sevgim çok ayrı ya :))
- velibahceci.
| İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı? > http://selimtuncer.blogspot.com/2010...
Benim MediaCat Tasarım’la derdim var. Haziran 2009 tarihli MediaCat Tasarım’da yer alan ve “insanların kulaklarıyla gördüğü”nü iddia eden görüşlere karşı “Logonun otopsi raporunu yazmak için bu kadar acele etmeyelim!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Tasarım ekinin Ocak 2010 tarihli sayısında ise “insan kulaklarıyla görür” cümlesi bir miktar şekil değiştirerek “tasarımı işitmek” olmuş. MediaCat’in, adı “Tasarım” olan bu eki, görsel tasarımın anlamsızlığı ve gereksizliğini, sesin, sözün ve kulağın, görselliğin ve gözün aksine ne kadar önemli olduğunu zihinlere yerleştirmeyi kendine misyon edinmiş olmalı diye düşünmemek mümkün değil. Ayrıca bunu niye bir ses CD’siyle yapmadıklarını da anlamak zor!
- A. Selim Tuncer
“Aslında 5 duyumuzun 4’ü bir tanesi için çalışır: Kulak.” iddiasını irdeleyelim. Bu iddianın bilimsel bir değeri yok, fakat yine de mesleki bir anlama ve anlamlandırma çabasıdır, saygı duyarım. Deniyor ki “Aşık Veysel… Bir kör… Hayatı, seslerle, kelimelerle kulak üzerinden görmüş. Evet, Aşık Veysel kördü ama görüyordu. Aynen Ray Charles gibi, Metin Şentürk gibi… Ama gözleri görmesine...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu arada, yazıyı yazdığım süre boyunca kafamı kemiren gıcık bir soru oldu, size de sorayım: “İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı?” Allah göstermesin, sadece merak!
- A. Selim Tuncer
Bu soruyu daha önce kendime sormuştum. Gözüm kulağımdan daha önemli.Kulağımı feda ederdim.
- Sevgi (anroozha)
Anlatım şahane olmuş. Tam da büyükçe bir göz enfeksiyonu geçirirken bir anda acaip hissettim kendimi. (http://friendfeed.com/pazarla...) Gözüm yaklaşık 4-5 gündür kıpkırmızı, göz kapağım ve göz altım şiş, gözümü kırparken bile çektiğim acının tarifi yok gibi. Bu süreçte her sabah enfekte gözüm tamamen kapanmış olarak...
more...
- Burcu Tüzün
Racih Tokaç (Faceebook'ta) yazdı: "İki duyu organınızdan birini feda etmek durumuyla karşı karşıya kalsaydınız, gözünüzü mü verirdiniz yoksa kulağınızı mı?” Sizce bu soruda bir hata yok mu ? Bu sorunun hatası: Bu sorunun,şu ana kadar bu iki duyu organına sahip olan birine soruluyor, olması. Yani,bu soru, her şeyin adını bilen ve adlarla düşünebilen birine soruluyor. Hiç uğraşmayalım bu...
more...
- A. Selim Tuncer
Cevap: Racih, bir hatayı zekice yakaladığın doğru... Evet, zaten sesler dünyasını bilen birinin artık kulağını feda etmesi, işitme duyusuna hiç sahip olmayanın durumuyla aynı şey değil. Fakat, görüntüler dünyasını bilen birinin durumu da farklı değil ki! O da hiç görmemiş biriyle eşit değil. Yani, nihai olarak soruda yine de bir hata var elbette, ama şartlar eşit. Ben yine de büyük...
more...
- A. Selim Tuncer
Daha önce duymuş olan için;görmek duymaktan daha etkili bi süreçtir...bakarsınız ve okursunuz.Özellikle duyular sözkonusu olduğunda zaten daha önceden deneyimlediğimiz için duymayı biliriz. Duymaya ihdiyaç duymadan kişilerle ilişkilerimizde beden dilini görüp okuyabiliriz yada etrafımızda dönen herşeyi gözlemleyebiliriz.Bazı fotograflar yada film kareleri yada yaşamdan kesitler...
more...
- Zeynep Yilmaz Tascı
Racih Tokaç yazdı: Sevgili Selim, "dış gerçekliği birçok boyutuyla yansıtan şey, sesler değil görüntülerdir" görüşüne katılmıyorum. Görüntü gerçekliğin sadece bir parçasıdır. Çünkü, algılanabilir gerçekliğin geride 4 parçası daha var. Göz nesneleri ve nesnelerin karıştığı olayları görür. Gözün gördüklerini (uzayda yıldızlardan söz etmiyorsak) diğer duyu organlarımızla da...
more...
- A. Selim Tuncer
Racih, yazımda sözünü ettiğim sağır müzisyenlerden Evelyn Glennie, on iki yaşında sağır olmuş bir perküsyonist. Glennie, titreşimleri daha iyi aldığı için sahneye hep çıplak ayakla çıkar, ritmi yakalar ve müziğini yapar. Bu adamın 1989'da en iyi oda müziği dalında Grammy'si var. On beş farklı üniversiteden de doktora diplomasına sahip.
- A. Selim Tuncer
Benim meselem kulağı göze kırdırmak değil. Bilinç dışı nesnel gerçekliği algılamada, aslında tüm duyu organlarımızın farklı işlevi olduğu muhakkak. "Dört duyumuz kulağa çalışır." gibi bir iddiayla karşılaşmış olmasaydım böyle absürd bir soru da sormazdım. Buna karşın, ben, dört duyumuz göze çalışır gibi bir iddia içinde değilim zaten. Biz kelimelerle düşündüğümüzü sanırız, ama aslında...
more...
- A. Selim Tuncer
"Sağır-Dilsiz" deyiminin, "dil" sözcüğü "konuşma" ile ile eş tutularak varılmış yanlış bir kavram olduğunu belirtmek gerekir. Özellikle de, sistemli bir simge dili kullanan olan sağırlar için "dilsiz" tanımının uygun düşmeyeceği açıktır. Pekçok ülkede bu yöndeki bir görüş ağırlığını kazanmış durumdadır. Fransız'ların Institut National des Sourds-Muets kurumu, şimdi L'Institut des Jeunes...
more...
- A. Selim Tuncer
Uzmanlığım olmadığı için görme ve işitme engellilerde dil öğreniminin nasıl gerçekleştiğini ve nihai olarak dilin nasıl bir yapı kazandığını bilmiyorum. Ama şunu çok net bir biçimde biliyoruz ki, sağırlar dilsiz değildir, sadece konuşamazlar. Buraya takıldınız, fakat sağırların hem başka sağırlarla hem de sağır olmayanlarla rahatlıkla anlaşabildiklerini gözlemliyoruz; sadece körlerle...
more...
- A. Selim Tuncer
Nasıl bu sonuca vardın? Ben de derim ki, körler sonsuz bir karanlığın içinde olmaktan korkarlar.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, söylediklerin bilimsel mi yoksa gözlem mi aktarıyorsun? Ayrıca meselenin kör-sağır psikolojisine takılması da doğru değil. Yazıyı okumamışsın gibi geldi bana! :)
- A. Selim Tuncer
"See you on the radio" -- ünlü radyocu (sonra televizyoncu) Charles Osgood'un CBS Haber Radyosu'nda yıllar boyu, programını kapatırken söylediği sözdü: "Radyoda görüşelim." Duyduğumuzu görürüz; beynin en büyük sırlarından biridir, duyduğu her şeyi bir imajla birlikte sunması..
- Hakki Ocal
Kaya Şahin; görsellerin ne önemi var ki? :)))
- A. Selim Tuncer
Hakkı Bey; katkı için teşekkür ederim. Evet, duyduklarımızı görselleştirdiğimiz doğrudur, ama görselleştirmeyi daha önce gördüklerimiz üzerinden yaparız. Değil mi?
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, ben de kulağımızı feda edelim demiyorum zaten.
- A. Selim Tuncer
İmaj zaman içinde oluşan tasarımsal bir birikimdir, algı ise anlıktır. Aslında algı sistemimiz içinde yer alan gözümüze gelen görüntü yalnızca yükseklik ve genişlik ölçülerine sahiptir, yani iki boyutludur. Oysa biz nesneleri iki boyutlu görürüz, ama üç boyutlu algılarız. Mesela üç boyuta sahip kübik bir nesneyi üç boyutlu algılamamızı sağlayan şey, bu nesneyi daha önce başka açılardan,...
more...
- A. Selim Tuncer
Kulağı "short-change" etmemek için yazdım bu notu.. Psikologlar, doğuştan körlerin "abstract image" kavramları olduğunu söylüyorlar. Bu dünyaya ait görsel bellekleri yok ama imaj'dan tamamen yoksun değillier. Beyin imajı kendisi üretiyor. (Eğer sorunuzu cevaplamak için silah tehdidi altında olsa idim., kulağımı feda ederdim..)
- Hakki Ocal
Bunu demek için 48 sayfalık bir dergiye gerek yok ki! :) Ayrıca doğru bu...
- A. Selim Tuncer
Ben şunu diyorum; ister görsel ister işitsel dokunsal ister kokusal ister tatsal olsun, eğer bir gösterge sağlam bir kavrama götürmüyorsa işiniz zor demektir.
- A. Selim Tuncer
Nerden icat ediyorsun bunları? İsmini bilmediğin bir rengi, bir cismi, bir hayvanı gördüğünde (gözle algıladığında) hangi sesle kaydediyorsun zihnine?
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, cümlelerinin sonuna gülücük işareti koy bari, insanlar ciddiye alırlar!
- A. Selim Tuncer
Bir kaç yıl önce bir uçak yolculuğunda (ki insanın başının tavana değdiği minik uçaklardan biriydi) kabin basıncı mı düşmüş, ne olmuşsa, o günden beri Tinnitus diye bir çınlama rahatsızlığı çekiyorum. Çok artarsa aldığım ilaç bir iki gün duymamı durduruyor. Ama bunun verdiği rahatsızlık, gözlüğüm yanımda olmadığı zaman çektiğim sıkıntıdan bile az. Tabii bu kişisel bir deneyim. Kimisi...
more...
- Hakki Ocal
"Photognraphic memory" deniyor buna.. İyi bir şey.. Said Nursi, 120'ye yakın kitabı ezbere bilirmiş..
- Hakki Ocal
Tuğçe, mesele gözün ya da kulağın feda edilmesi meselesi değil. Ama benim göze bir öncelik verdiğim de doğru... Senin yaptığın gibi kulağı tıkamak başka fiziksel rahatsızlıklara neden olabiliyor, hatta gözün görüş netliğini bile engelleyebiliyor, dengeyi bozuyor. Bir daha tıkama! :)
- A. Selim Tuncer
Tabii olan biten zihnimizdedir, ne göz görür fiziksel olarak ne de kulak duyar.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, senin kulak muhakeme de yaptığına göre, kim bilir başka neler yapar! :)
- A. Selim Tuncer
Allah allah, öğrenmenin yaşı yok diye boşuna dememişler! :)
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, kelimeler kavramları tutan en önemli yapılardır. Benim bunun tersini söylemediğim, hatta söylemeyeceğim çok açık. Zihne kelimenin gitmesi kavramı taşıdığı içindir. Aksine gitmese de olurdu. Ayrıca, evet, kelimenin kökeni sestir, ama bugün için kelime demek ses demek değildir. Bak, saatlerce konuşuyoruz, ama sessizce... Hakkı Bey'in verdiği örnekte olduğu gibi...
- A. Selim Tuncer
Bu mevzuyu uzatmaya gerek yok. Elbette kelimeler, ister gözümüzden girsin ister kulağımızdan, (hatta görme engellilerde olduğu gibi parmak uçlarından) zihnimizdeki kavramları açan anahtarlardır. Kavramları kelimeler taşır, çünkü onları bir yerden başka bir yere taşımak imkansızdır. Bunun benim itirazlarımla hiçbir ilgisi yok.
- A. Selim Tuncer
Seninki gibi bir kulağa sahip olmadığım için çok hayıflandım doğrusu... :) Bak, her zaman söylerim, marka yaratmak bir kavram yaratmaktır. Kavramı ise bir kelimeye yüklersin tabii ki. Fakat, görsellik olmazsa kavramı yaratmak neredeyse mümkün değildir.
- A. Selim Tuncer
gözlerimden asla vazgeçemem bunu biliyorum
- PembePembe.com
Ben abartmaya itiraz ediyorum zaten! Yoksa reklam filmlerini sessiz yapmıyorum. :)
- A. Selim Tuncer
"Nike'ın amblemi" diye bir tamlama kuramazdın ama! Kavramları dile aktarmanın yolu isimdir. Bu arada, isim olmasa da olur diyorsun da saatlerce beni niye uğraştırıyorsun? Sen de abartma şimdi! :)
- A. Selim Tuncer
Yahu görsele ne gerek var, bence iyice abartmak için eki bir ses CD'si olarak vermeleri gerekirdi! :)
- A. Selim Tuncer
Hımm, demek ki çalışkanlara kulaktan, tembellere gözden girmek gerekir. :)
- A. Selim Tuncer
Ben bir mediacat okuru değilim, doğru anladığımdan emin olmak için soruyorum, Hulusi Derici'ye ait bir hipotez midir bu kulağıyla gören insan modeli?
- nothingelse11
Yine aynı 'feed'de [http://ff.im/emTA6], Metehan Sandıkçı'nın blogda yazdığı şu yoruma yer vermiştim: Selim Bey, Medicat dergisi, Ocak 2010 tarihli 180. sayısında "Tasarımı işitmek" başlığıyla bir ek verdi. Bu ekte -bana göre- görmek, görsel, bakmak, duymak, işitmek, metin, yazı, ses, görüntü, kelime, algı, imaj... gibi kavramların kimisi karıştırıldı, kimisi karşılaştırıldı, kimisi...
more...
- A. Selim Tuncer
Sevgili Zeynep (Özata) Hoca'nın bloğa bıraktığı yorumu buraya da alalım: Ne çok özlemişim yazılarını Selim Abi. Çok zamandır okumaya fırsat bulamıyordum. Ama çok güzel bir yazıyla başlamışım tekrardan okumaya :)) Aslında senin söylediklerini bir tekrar olacak ama ben de değinmeden edemedim. Evet, kelimelerle düşündüğümüz doğru ama o kelimeler ancak ve ancak zihnimizde bir görüntüye karşılık geliyorsa anlamı var. Verdiğin örnekler de aslında tam olarak bunu söylemeye çalışıyor.
- A. Selim Tuncer
Hocam okumuştum zaten yazıları, Hulusi Derici'nin bu argümanın üreticilerinden biri olduğundan emin olmak için teyit istedim sadece. Zira yeni kuşak bir reklamcı olarak, "kifayetsiz reklamcılar kekeliyor" çıkışından beri özel bir hayranlık beslerim kendisine. Bu yeni “kulağıyla gören insan modeli” fikri de aynı ölçüde etkiledi beni. Zaten merak ediyordum şu ilanlar (http://ff.im/dc9s3)...
more...
- nothingelse11
Evet biraz öyle olmuş Kaya bey, aslında ben reklamcı uslübuyla ince alaya alarak eleştiriyordum ilgili iddiayı. Ancak siz bile asıl mesajı gözden kaçırdığınıza göre biraz daha açık yazayım bari :) Ayrıca Avis manifestosundan, Marka o işi kullandığı ilk günden beri haberdarım. Hatta bu durumu tepkileyen bir ilan hazırlayarak, konkursuz müşteri kazandırmışlığım var o dönem bulunduğum ajansa. Genç kuşak derken, uzman olduğumu eklemeyi unutmuşum...
- nothingelse11
Dışarıdan gelen sesleri dışdan, iç sesimi içten duyarız... duyu kaybı oldugunda sadece dışdan gelen sesleri kaybediriz...içimizdeki trafik sürer gider...Ritim devam eder:) acaba sağırlar kalp atışlarını ve ağrılarını nasıl duyup hissediyorlar...eger hissetmiyorlarsa ki bu mümkün görünmüyor...O zaman seside dışarıdan işittiğimiz içeriden hissettiğimiz yada duyumsadığımız gibi ele alabilirmiyiz??? öyleyse dışa açık olan işitme kaybı bizi çokda engelemez diye düşünmekteyim:) öylemidir?
- Zeynep Yilmaz Tascı
Bu konuları uzmanlarına danışmak gerekir Zeynep. Ama herkesin bir iç sese sahip olduğunu düşünmek mantığa aykırı değil.
- A. Selim Tuncer
Eğer kulaklarımızla görebiliyor olsaydık, bizzat bu garip fikrin sektörde yarattığı kakofoni yüzünden çoktan sağır olmuş olurduk.. O yüzden şimdilik gözler bende kalsın, böyle gayet memnunum :)
- nothingelse11
Kaya Şahin'den bir türlü fırsat bulamadım, şunu da diyeyim: Gözümüz sadece görmez, aynı zamanda gösterir. Bizi... İçimizi...
- A. Selim Tuncer
Mustafa Yürekli (Facebook'ta) yazdı: Bu tartışmaya duyu sınırları dışını da gözönünde bulundurarak bakmayı öneriyorum. Gerçekliğin tamamını duyu sınırları içinde, deneyimlenebilir olarak düşünmek zihnimizin bir oyunu olsa gerek. Bakmaya bilinç eklenince görmek oluyor, işitme de bilinç eklemlenince duymak haline geliyor. Bilinç olmadan duyular ne kadar zavallı.
- A. Selim Tuncer
Kaya Şahin, ne güzel toparlamışsın konuyu... Anladım, senin bir gece konunun üzerine yatman iyi geliyor. :) Niye ciddiye alındığına gelince... Birçok insan okuyor bunları, eğer yanlışsa (veya yanlış anlamaya neden olacaksa) birilerinin de düzeltmesi gerekir.
- A. Selim Tuncer
yıllar önce en yakın arkadaşlarımdan biri kördü, aralıksız birkaç yılın yanı sıra zaman içinde de farklı şehirlerde yeniden kesişmişizdir. kendisi diploması maymuncuk işlevi gören epey iyi bir üniversiteye kayıtlıydı ama genelde uğraşacak 'daha önemli' işleri olduğu için bu kayda karşı kayıtsızdı. bu 'daha önemli' işler; birkaç yabancı dil bilmek, siyaset bilimi profesöründen hallice bir gündem ve tarih takibi, senaryo ve hikayeler yazmak şeklinde uzayıp gidiyordu.
- DaisyNeeuQ
bir gün kaldığı bir dersin sınavına girdi, döndüğünde küfrediyordu. okuyucu gözetmen olarak kekeme birini vermişler. 'bozamadım da kendim sanki mükemmelmişim gibi... dinledim anlamadan' diye aktardı mevzuyu. o sınavdan da haliyle geçemedi.
- DaisyNeeuQ
yıllar sonra karşılaştığımızda, görüntü yönetmenliği kurslarına gittiğini söyledi... yani böyle bir adamdan bahsediyoruz, ama eğer ıssız adada yaşamıyorsak, kulağın yeteceğini kim iddia edebilir zaten. dahası, 'radyoda görüşürüz' mantığına gelirsek; sağır birine onun 'dil'inde 'sonra konuşuruz' diyen biri hakkında zannetmiyorum ki sağır kişi 'salağa bak ben duymuyorum ki' diye düşünsün. çünkü yaptıkları bir konuşmadır nihayetinde.
- DaisyNeeuQ
dilin sadece sesler çıkartmak olmadığını söylüyorum. kelimelerin sadece seslerden oluşmadığını söylüyorum. işitmeyen biri dinleyebilir, görmeyen birinin bakabildiği gibi. iş ki iletişim kurulması gerektiğinde işitmeyene her tarafı zincirlere vurulmuş biri, görmeyene 'ra-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-a-d-d-d-d-d-d-d-d-d-d-y-y--d-d-d-d-a-a-a-a g-g-g-g-g-g-ö-ö-ö-ö-r-r-rş-ş-ş-z-z-z-z-z' diyen...
more...
- DaisyNeeuQ
Haklısın. Karım diyor ki, her ikisinin de birer tekini versek olmaz mı? :)))
- A. Selim Tuncer
Şimdi 'feed'le ilgilenemiyorum, sonra bakacağım.
- A. Selim Tuncer
Ses mi görüntü mü? İkisi arasında seçim Sofie'nin Seçimi gibi bir şey. Yıllar önce görme özürlü bir kızla tanışmıştım kalabalık bir grupta. Grupta arkadaşlar arasında hoş bir uyum vardı. Bizimle bir şeyler içen görme özürlü kız sohbetin sonunda kalkarken "Bu arkadaşlık ortamında çok iyi bir uyum olduğunu görüyorum" dedi. O an o kadar garip hissettim ki kendimi. Görmeyen biri görüyorum...
more...
- ferahonat
Ferah Hocam, bu 'feed'deki yorumları görünce aslında yazıya yanlış bir başlık attığımı fark ettim. Mesele kulağı feda etmek değil, gözün itibarını kurtarmak! :)
- A. Selim Tuncer
Yazılan feedlerin hepsini okudum da sanki hep kurulu düzen bir dünya üzerinden yorum yapılıyor. gözün ve kulağın görme ve duyma dışındaki yetileri göz ardı ediliyor. Yine yalnızca görme ve duyma yetilerini ele alarak düşünürsem gözleri olmayan insanlığın hayatta kalmak için yarasalar tarzında işitmelerini geliştirebileceğini biliyoruz. Ama hayatta kalan bu insanlar kuracakları...
more...
- çağrı
aslında ben ne yardan geçerim ne serden. ama iş iletişime gelince, görsel zekası olan bir toplum olarak bizlerin doğru iletileri algılamamız için ALLAH GÖZLERİMİZİ KORUSUN. Çünkü biz dinlemeyi çok iyi bilmeyen, ama izlemeyi seven, görsel şeyleri zihnine yerleştiren bir toplumuz. Onun için özellikl ben, mümkünse göreyim Selim Abi! :)
- Zekiye TAMER GENCER
bilgisayar sistemlerinde ilk başlarda kullanılan kodlu sistemden Windows gibi görselliği yüksek ortama geçişi bu kadar çabuklaştıran, mp3 playerlarda da ekranlı olanların çok daha yaygın olması hep insanların gördüğünü daha kolay algılamasından,işleme daha rahat sokmasındır gibi gelir bana.bu durumda da reklamda da üzerinde yoğunlaşılması gereken görselliktir bence.
- çağrı
"Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Ne var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız, ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşe arkasını dönmekte...
more...
- A. Selim Tuncer
ben kulaklarımdan vazgeçerdim ... etrafımda olup bitenleri işitip, görememek işkence gibi olurdu ama birşeyleri duymasam bile sadece görmek yeterli olabilir, gördüklerimin hikayelerini kendim yazarım, böylelikle hem görüyor, hem de duyuyor olabilirim :)
- Aslı
Teşekkürler Ferah Hocam. Yukarıdaki yorumunuz epeyce manidar oldu. Bir başka açıdan bakınca "önce söz vardı" tabii! :)
- A. Selim Tuncer
Hocam, bir ara başlardaki yorumları okumuştum, geri kalanını okuyamadım, ama ben de şu öğrendiğimi eklemek istedim. Şu hızlı okuma hakkında İngilizce Vikipedi'yi okumuştum. Hızlı "foto" okuma yöntemlerinin neden yanlış olduklarını ve anlamayı azalttıklarını izah ederken, İngilizce Vikipedi diyordu ki: Foto okumacılara sorarsanız, iç-seslendirme (subvocalization) yanlış bir şey. Ama,...
more...
- Onbaşıların Uğur
Galiba görme ve işitme eşit derecede önemli. Hem de tamamen eşit derecede...
- Onbaşıların Uğur
Yazınızın tamamını okumayı daha önce unutmuşum Selim Hocam. Kusura bakmayın. Az önceki cevabım tartışmanın ve konunun genel içeriğine göre olmuştu. ... Bence yazınızda güzel cevap vermişsiniz. Hangi duyu organımı feda edeceğimi sorarsanız, galiba kulak derim. Çünkü görmeyince bir daha göremiyorsunuz; ama işitmeyince en azından yazıları okuyabilirim. Tabii Allah korusun cümlemizi. Umarım ömrümüz boyunca ikisine de maruz kalmayız.
- Onbaşıların Uğur
Biri "markalaşmak"tan vazgeç der. Diğeri "kulak gözden önemlidir".. Aynı düzeyde ciddiye alınmalı...
- Uğur Özmen
Hoca, ya da ciddiyete davet etmeli! Ciddiyet bize en zıt gelen görüşlerin bile tartışılabilmesi için çok önemli bir zemin sunar. Bu zeminin varlığını hissedebiliyor muyuz? Ben hissetmiyorum. Peki niye tartışıyorum? Ciddiye alınma ihtimali nedeniyle...
- A. Selim Tuncer
"Seven birisi için sevgiliyi görmenin hiçbir sözcük ya da kucaklayışla karşılaştırılamayacak bir bütünlüğü vardır..." John Berger, Görme Biçimleri
- A. Selim Tuncer
John Berger'dan bir alıntı daha: "Gene de sözcüklerden önce gelen ve sözcüklerle tam olarak anlatılamayan görme, uyarıcılara karşı mekanik bir tepkide bulunup bulunmama sorunu değildir. (Görme eylemi, ancak gözün retinasını ilgilendiren sürecin küçük bir bölümünü alırsak böyle tanımlanabilir.) Yalnızca baktığımız şeyleri görürüz. Bakmak bir seçme edimidir. Bu edimin sonucu olarak...
more...
- A. Selim Tuncer
Uğur Mustafa; "hızlı dinleme" diye bir şey var mı?
- A. Selim Tuncer
Yukarıda "hızlı okuma"dan söz etmişsin de, onun için. "Hızlı okuma" gözün yeteneklerinden biridir, "hızlı dinleme" olmaz. Göz, istediği hızda hareket eder, istediğini atlar, istediğinin üstünde fazla durur, geriye döner tekrar bakar, maruz kalmak istemediği anda bakmaktan vazgeçer... Fıldır fıldır!.. Kulak gibi delik değildir, kapakları vardır. :)
- A. Selim Tuncer
Evet, işte makalede de anlatılan, gerçekten de sadece gözlerimizle ve zihnimizle değil, doğrudan beynimizin/zihnimizin içindeki işitme merkezleriyle okuduğumuz şeklindeydi. Sadece görerek okuduğunu sandığımız doğuştan sağır ve dilsizlerde bile aynı şey varmış. Beynin etrafında mı ne bazı kaslar varmış, okumaları esnasında o kasları çalıştırdıkları anlaşılmış. Hocam, bir de tam bu esnada...
more...
- Onbaşıların Uğur
Yani gözle okuma esnasında bile işitme ile ilgili iç organlarımız çalışıyormuş, bunu demek istiyorum. O yüzden de iç ses iyi bir şeymiş okuma esnasında, foto okumacıların iddialarının aksine. Bence bu işitme ve görme duyularımızın ikisinin de çok önemli, eşit derecede önemli olduğunu gösteriyor. Benzer bir şeyden Yusuf Kaplan Hoca da bahsediyor bağlantılamış olduğum yazısında.
- Onbaşıların Uğur
Ama yukarıda da dediğim gibi, madem ki hiç işitmeyenlerde bile işitmeyle ilgili bazı organlar çalışıyor, ama görmede sanırım böyle bir şey yok, o zaman galiba görme yetisini yitirmek çok daha kötü.
- Onbaşıların Uğur
Hımm, konumuzla ilgisi var, çünkü (akıl-kalp boyutunu konu dışı tutmakla birlikte) ben de "zihin"e işaret ediyorum zaten. Bu bakımdan şu paragraf önemli: Dolayısıyla görsellik ve işitsellik iki karşıt bilinç biçiminin kaynağı değildir. Görsellik de, işitsellik de, bütün medeniyetlerin, bilinç biçimlerinin kendilerine özgü şekillerde kullandıkları yansıtma / ifade biçimleridir; kavrama biçimleri değil. Kavrama / idrak biçimleri, akıl ve kalptir çünkü.
- A. Selim Tuncer
Bence de, işitmenin görmeye üstünlüğünü iddia ederek çok büyük hata etmişler. Gerekli karşı-örnekleri vererek bu hataya bence çok güzel dikkat çekmişsiniz yazınızda, muhterem Hocam. Yusuf Kaplan'ın da belirttiği gibi, işitme ve görmeyi birbirinden ayırmamak gerekir bence. Hem de, yukarılarda da benzeri bir şeyler söylediğim gibi, aslında insanların kulakları duymadığında bile gözleriyle...
more...
- Onbaşıların Uğur
Lindstrom, “Duyular ve Marka” (Çeviren: Ümit Şensoy, Optimist Yayınları, 2007) adlı kitabının “Markalandırmada İki Boyuttan İlerisine Yönelmek” başlıklı bölümünde, pazarlamacıların göz ve kulak dışındaki duyu organlarına hitap etme konusundaki zaaflarına değinirken, Millward Brown’ın duyuların önem dereceleriyle ilgili bir araştırmasına da yer veriyor. Bu araştırmaya göre; görme %58,...
more...
- A. Selim Tuncer
Hayır, ilgili grafiğin başlığı "Duyuların Önemi" olarak verilmiş, altında da şu yazıyor: "Duyularımızla günümüzdeki mesaj iletişimi arasında büyük çaplı bir çatışma söz konusudur. Koku, beş duyumuz arasında görüntüden sonraki en önemlisidir." Lindtsrom bu araştırma sonuçlarını, markalamada diğer duyuların dikkate alınması gerektiğini ifade etmek için kullanıyor. Yani gözün baskın...
more...
- A. Selim Tuncer
İletişimin tüm duyular dikkate alınarak yapılmasının güçlü bir etki doğuracağını kabul etmemek mümkün değil. Evreni algımak konusunda da öyle değil mi? Kokusunu duyamadığımız bir gülün zihnimize yerleşen kavramsal gerçekliğinin ne kadar eksik olacağı çok açık. Göremediğimiz bir kanaryanın zihnimizdeki gereçkliği sadece bir "cik cik"ten ibarettir, öyle değil mi? Duyuların tamamı bizi gerçekliğe yaklaştırır. Hakikati görmek ise duyuları üstü bir çaba gerektirir.
- A. Selim Tuncer
Araştırmanın altına imza atmam. Zaten logo konusunda Lindstorm'a takmış durumdayım. :))) Ama bu araştırma sonuçları da bu 'feed'de bulunsun dedim.
- A. Selim Tuncer
Her nesne tüm duyularımızı dolduracak niteliklere sahip değildir elbette. Kokusuz bir şey için koku, sessiz bir şey için işitme, görüntüsüz bir şey için görme duyusuna ihtiyaç yoktur mesela.
- A. Selim Tuncer
Fakat hem görülen hem işitilen hem kokan hem tadılan hem de dokunulabilen nesneler için beş duyu devreye girmediğinde gerçeklik oluşmaz.
- A. Selim Tuncer
görmeden yaşayabilirim. Duyma özellikle görme duyusunu kaybedenlerde aşırı gelişiyor. Gözün ayrıca diğer duyuları tembelleştirdiğini de düşünüyorum. .......önyargılara boğuyor, yüzeyselleştiriyor bizi.
- ipek aral kişioğlu
Mustafa Yürekli (Facebook'ta) yazdı: Bu tartışmaya duyu sınırları dışını da gözönünde bulundurarak bakmayı öneriyorum. Gerçekliğin tamamını duyu sınırları içinde deneyimlenebilir olarak düşünmek zihnimizin bir oyunu olsa gerek. Bakmaya bilinç eklenince görmek oluyor, işitme de bilinç eklemlenince duymak haline geliyor. Bilinç olmadan duyular ne kadar zavallı.
- A. Selim Tuncer
Ben "göz"süz yapamam! :) Bu tartışma boyunca şöyle bir kanaat oluştu bende; önem verme derecesi subjektif bir olgu... Sanırım hangi duyu organlarına daha fazla ihtiyaç duyduğumuzla ilgili kişisel bir bakış. Mesela müziğe yatkın olanların kulaktan, görsel sanatlara yatkın olanların gözden vazgeçemediklerini düşündüm. (Gerçi kulaktan vazgeçebilenler çok azınlıkta kaldı.)
- A. Selim Tuncer
Batı uygarlığı, vision'a (hakikatin remzi ve ifadesi olan "görüntü"ye) dayanmaz; division'a (bölmeli, profan, kategorik, parçalı ve parçalayıcı zihin yapısına) dayanır. Çünkü Batı uygarlığı, normla form arasındaki ilişkide form'u önceler; amacı değil, aracı öne çıkarır; zamanla, formu veya aracı norm veya araç katına yükseltir: Bir şeyleri forma dökmeye çalışır; istediği formu elde...
more...
- A. Selim Tuncer
Şu önemli: Grekçe'deki "düşünmek" fiili "idea" sözcüğüyle karşılanıyor ve "idea", etimolojik olarak "görmek" anlamına geliyor.
- A. Selim Tuncer
O başka konu... Aslında kulağını da kaparsın düşünürken... Kulağı tıkamadan dış seslere karşı kapatmak daha kolay... Göz öyle değil, eğer kapatmazsan çabuk etkileniyor dışarının renginden, ışığından, hareketinden... Algları kapatmak, içerideki işlemi rahat yapabilmek içindir. Çünkü veri akışının olduğu yerle düşündüğün yer aynı... Aksi halde çift çekirdek işlemci lazım. :)))
- A. Selim Tuncer
O içeride oluyor. Aynı şekilde görüp duyuyorsun da!..
- A. Selim Tuncer
Hatta daha çok içeride görmek için gözünü dışarıya kapıyorsun galiba... Kapıyı görüntülere kapatıp imgelere yoğunlaşmak...
- A. Selim Tuncer
İmge demişken Berger'dan bir alıntı daha yapayım: İmgeler başlangıçta orada bulunmayan şeyleri gözde canlandırmak amacıyla yapılmıştır. Zamanla imgenin, canlandırdığı şeyden daha kalıcı olduğu anlaşıldı.
- A. Selim Tuncer
"Metafor"u bu biçimde okumamıştım, bakarım. Bu arada, Martin Bey'e tekrar şöyle bir göz atayım dedim; kitap tenakuzlarla dolu. Biraz önceki araştırmayı gördük ya, bir başka bölümde "Yakın zamanlara kadar görme duyumuzun beş duyumuz içinde en güçlüsü olduğuna inanılıyordu; oysa araştırmalar bunun artık doğru olmadığını ortaya koyuyor." diyor. Hangi araştırmalar? Yok! Ardındaki cümleye...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu kadar bariz çelişkileri MR makineleri bile yapamaz Kaya Şahin! :) Ya da benim anlayışımda var bir kıtlık!
- A. Selim Tuncer
Benim yazılarım İngilizce'ye çevrilip The Brand Age tarafından iletilmiş kendisine... Çıt çıkmadı!
- A. Selim Tuncer
Markayı niye riske etsin ki! :) Neyse konumuz o değil, daha dikkatli alıntı yapmak lazım kendisinden.
- A. Selim Tuncer
Yukarıdaki yazıdan bir alıntı daha yapıp iyi geceler diliyorum: Görsellik sadece Batı uygarlığına özgü değildir; bütün medeniyetlerde görsellik, görselliğin farklı görünümleri mevcuttur. Sözgelişi, Çin medeniyeti, görselliğin, resim sanatı, operet, müzik ve tiyatro sanatları üzerinden zirveye çıktığı medeniyetlerden biridir. Yazısı, yazılı kültürü bile görseldir Çin medeniyetinin....
more...
- A. Selim Tuncer
Bulursan orijinalini oku. Çeviri hataları varsa adamın günahını almayalım. :)
- A. Selim Tuncer
Metehan Sandıkçı (blogda) yazdı: Budur: "Ayrıca bunu niye bir ses CD’siyle yapmadıklarını da anlamak zor!" :))) Hocam, elinize sağlık ama bu "sonuç cümlesi"ni yazının başına değil de sonuna koysaydınız keşke... Bu uzun yazının devamını okumaya gerek yok, hissi oluşmazdı hiç olmazsa... Şaka hocam, elinize sağlık! Tamamını soluksuz okuduk! El cevap: İlle de biri feda edilecekse, tabi ki kulak! "Kulak"larınız çınlasın Hulusi Bey!
- A. Selim Tuncer
"Çocuk kitaplarında metin, dil ve resimleme ilişkisi içinde, resimlemenin ayrı bir önemi vardır. Resimleme, metin ve dil yanlışlarını görselliği ile örtmektedir. Aynı zamanda kitap tercihinde hemen hemen birinci derecede rol oynamaktadır. Çünkü talibin ilk karşılaştığı görselliktir. Renklerin canlılığı, çizimlerin estetiği esere olan ilgiyi arttırmaktadır. Ancak, konuların yansıtılması...
more...
- A. Selim Tuncer
"...tıp alanında harflerin, seslerin, rakamların insanların üzerinde farklı etkiler uyandırdığı ve bunların normal dışı algılamalar olduğu kabul edilir. Sinestezi denilen algılama bozukluğunda hastaların sesleri görebildiği, renkleri hissedebildiği ve şekillerin tadını alabildiği belirtilir. Gombrich 'Sanat ve Yanılsama' adlı kitabında, insanın farklı algılama özelliğinin de etkisiyle...
more...
- A. Selim Tuncer
"Görsel öğrenme ve okuryazarlık kapsamı içinde bir başka boyut ise sözel olmayan iletişim durumudur. Bu kapsam içerisinde görsel semboller ile eylemler (vücut dillleri) ve obje dilinin kullanımı görülür. Dilin ne olduğu tanımından gidersek onun işaretler ve sembollerden oluşan bir yapı olduğunu anlarız. Ayrıca onu yorumlayan kişiler tarafından anlamının bilinmesi gerektiğini görürüz....
more...
- A. Selim Tuncer
"Yazının kaynağı resimdir. Önce resim var olmuştur. Bir arada bulunduklarında da resmi yazıdan önce algılarız. John Berger, görmenin sözcüklerden önce geldiğini belirtir (Berger 1990: 7). Yazı olarak çözümlenmeden önce her yazı, beyin tarafından imaj olarak algılanır. OCR (Optical Character Recognition = Optik Karakter Tanıma) programları da beyne paralel olarak işler ve önce taradığı...
more...
- A. Selim Tuncer
"Dil ve görsellik, hiç bir zamanda olmadığı kadar iç içe zamanımızda. İnsanlık kültürü dili bu noktaya getirdi. Cümle ile imge iç içe... Artık bir imgesi olmayan cümle, söyleyecek sözü olan bir cümle değildir günümüzde. İnsan zihninin ulaştığı yeni bir olgunluk aşamasıdır bu. Bu gerçeği görmezlikten gelemeyiz. Dünyayı artık her yönüyle tasarlıyoruz. Tasarlamanın olduğu yerde, neresi...
more...
- A. Selim Tuncer
İslam tarihi üzerine geniş çaplı çalışmalarıyla tanınan, Almanya'da yaşayan, Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimler Tarihi Enstitüsü Direktörü ve Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Prof. Dr. Fuat Sezgin'in bir sözü var; "Müslümanlar'ın geri kalmasının en önemli sebebi, resim ve görselin yasak olmasıdır." http://www.turkcebilgi.net/toplum...
- A. Selim Tuncer
"Okuma yazma, hesaplama ve metin ezberleme gibi ancak bir Ortaçağ katibinin sahip olduğu nitelikler günümüzde önemini yitirmiş, analiz ve keşfetme gibi nitelikler ön plana çıkmıştır (West, 1997). Günümüz insanı için yeterli olmayan sözcük sayıya dayanan yetkinliğin kimi yeni temel beceriler ile desteklenmesi gerekmektedir. Çünkü yaşantımıza sürekli nüfus eden yeni teknolojiler ile...
more...
- A. Selim Tuncer
Yazarın öyle bir şey demek istediğini sanmıyorum. Fakat, din ve kültürlerden bağımsız olarak "göz harbi, kulak sinsi" yargılarına katılmak galiba mümkün. Yukarılarda bir yerde "Göz sadece görmez, aynı zamanda gösterir." demiştim.
- A. Selim Tuncer
Bir iletişim pratisyeni için, elbette ortam, hedef kitlesinin hangi duyusunun daha açık olduğu, kendisinin hangi duyuya daha isabetle seslenebileceği gibi koşullar da önemlidir. Neden Kızılderililer dumanla haberleşir de Afrika yerlileri tamtam davullarıyla? Çünkü geniş Amerika bozkırlarında ve çöllerinde hedef kitlenin gözüne çok uzaktan ulaşmak mümkündür, o nedenle duman daha...
more...
- A. Selim Tuncer
Üstat, bir faideli feed'in daha sonuna gelmişiz. Daha önce yorum yapmadığıma bakmayın siz, okuya okuya bir hal oldum; kaçış yok zaten. Üç kere FF'ye girsem, birinde bu "göz" çıkıyor karşıma. Hani ressam misali, kulağımın birini kesip göndersem diyorum.. daha iyi açıklayabilmiş olur muyum kendimi? :)))
- alirizaesin
from iPhone
Aman aman! Yukarıda Hakkı Bey'in rahmetli teyzesinden naklen aktardığı duayı tekrarlayalım: "Allah aklımızı, fikrimizi, gözümüzü, kulağımızı muhafaza buyursun."
- A. Selim Tuncer
Bir üst düzey pazarlama yöneticisi dostumdan posta adresime gelen mesaj: Zihin görüntülerle/imajlarla çalışıyor. Mesela araştırmalar gösteriyor ki üzerinde diş macunu yazsa bile banyoya siyah diş macunu bıraktığınızda, insanlar diş macunu yok diyor. Neuro Marketing araştırmaları göstermiştir ki, karar veren ‘eski beyin’dir. Eski beyin 6 uyarıcıya tepki verir. Bunların biri de...
more...
- A. Selim Tuncer
1. "Gör"mesini bilmeyenin kulağı beş para etmez. 2. Ben de doğru seçeneği işaretler; kulağı feda ederdim (ama kısa süre sonra bunun acısına dayanamayıp intihar eder, böylelikle de "yoklukta eşitlik" yaratırdım bu iki yeti arasında, o başka!). 3. Selim Bey iyi ki var, yoksa körle yatan sağır-şaşı kalkardı şu akıl fikir (!) ortamında. 4. Ben tembelim, ancak bunları söyleyebiliyorum şimdi....
more...
- hafif abi
cok hos bir yazi ve ardindan güzel yorumlar.FF den istedigim bu ...
- Yusuf Temur
"Algılama bir görme ve duyma olgusudur. Çevreden gelen etkiler duyu organlarımızı uyarır, böylece meydana gelen sinir akımı, beyne ulaşır ulaşmaz, duyum olayı ile birlikte bir algılama da meydana gelir (Morgan, 1988:265). Algılıma edimlerinde görme, konuşmadan önce gelir. Fizik bilgisinden yararlanarak, ışık hızının sesten daha hızlı olduğunu anımsayalım. Diğer taraftan göz, kulağa göre...
more...
- A. Selim Tuncer
Grafik Tasarım dergisinin Ocak-Şubat 2010 tarihli sayısında Köksal Çiftçi'nin "İnsanoğlu önce çizdi-yazdı, sonra konuştu" başlıklı bir yazısı yer aldı. Yazının girişinden birkaç paragraf alıntılayalım: Eskiden herkes gibi biz genç çizerler de tarihin derinliklerinde yaşamış atalarımızın önce konuşmuş, çok sonraları becerilerini geliştirip resim çizmeye başlamış olduğunu sanırdık. Bir...
more...
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, genellikle insanların çok yakın zamanda konuşmaya başladıkları ve ilk homo sapienslerin bile konuşamadıkları varsayılırdı. Oysa, artık Vikipedi'nin bile (İngilizce olanının) verdiği bilgilere göre, bu fikrin hiçbir kesinliği kalmadı. Çünkü yaklaşık 1 950 000 yıl önce yaşamış olan Homo Erectus'ların fizyolojisinin bile, sanıldığının aksine, konuşmlarını sağlayacak şekilde...
more...
- Onbaşıların Uğur
10 Ocak 2010 tarihinde girdiğim İngilizce Vikipedi'nin Homo Erectus maddesinden şunu bir epostamda alıntılamışım: "The discovery of Turkana boy (H. ergaster) in 1984 gave evidence that, despite its Homo-sapiens-like anatomy, it may not have been capable of producing sounds comparable to modern human speech. Ergaster at least may have communicated with a pre-language lacking the fully...
more...
- Onbaşıların Uğur
Görüldüğü gibi, artık bütün direnişlerine rağmen, çoğunun hangi zihniyetle yetiştirildiklerini bildiğimiz biyoloji âlimleri bile MEALEN şunu itiraf etmek zorunda kalıyorlar: "Uzak atalarımızın konuşamayan yaratıklar olduğuna ve bizim bu yönden onlardan çok daha ileri ve evrimleşmiş olduğumuza dair elimizde hiçbir biyolojik kanıt yok, hatta tam aksi yönde kanıt var! 1 950 000 yıl önce...
more...
- Onbaşıların Uğur
Uğur, bazı görüşleri katıldığım için değil, konuyla ilgili olduğu için aktarıyorum. İnsanın dil yetisiyle ilgili kuramlar hâlâ muhtelif. Kısaca üç temel görüş var; dil yetisinin doğuştan getirildiği, dilin sonradan öğrenildiği, her ikisinin birden gerçekleştiği şeklinde... Ben kendimi sonuncusuna yakın hissediyorum. Noam Chomsky, insanın doğuştan getirdiği dil yetisi olmasa konuşmasının...
more...
- A. Selim Tuncer
”Gramer ve sağduyu, herkes tarafından, çaba göstermeden, çabuk, düzenli bir biçimde sadece bir topluluğun içinde en az etkileşimle, ilgi ve karşılaşma ile ve yaşamakla elde edilir. Belirgin bir öğretime ve eğitime gereksinim yoktur ve eğer bu olacaksa da son duruma katkıları çok sınırlı olur... Oysa örneğin fizik bilgisi seçici olarak eziyetli bir biçimde kuşaklar boyunca sıkça...
more...
- A. Selim Tuncer
"Çocuklar bu niteliği öğrenmezler; eğer zihin temel kurallara sahip değilse dışarıdan gelecek hiçbir etken bunu sağlayamaz." (Noam Chomsky, New Horizons in the Study of Language and Mind, Cambridge University Press,2000, s.3-4)
- A. Selim Tuncer
”Dilin işleme biçimi, herkesin beyninin kelimeler içeren bir sözlüğünün olması, kelimelere karşılık gelen kavramların bulunması ve kavramlar arası ilişkileri taşımak için kelimeleri birleştiren kurallar bütününün olmasıdır... Gerçekten de bebeklerin kavrayışıyla ilgili çalışmalar göstermiştir ki, bebekler nesnelerle ilgili sözcükleri öğrenmeden önce, tam da bizim beklediğimiz gibi, nesnelerin kavramlarına sahiptir.” (Steven Pinker, The Language Instinct, Harper Perennial, 1994, s.85,159)
- A. Selim Tuncer
”Sözlük geliştirme (leksikografi) veya tanımlayıcı anlambilim (deskriptif semantik) alanlarında uğraşmış herkesin farkında olduğu gibi, kelimenin anlamını tarif etmek çok zordur. Bu anlamlar, isimlendirilebilir en basit kavramlarda bile çok karmaşıktırlar ve en dikkate değer varsayımları içerirler. Çocuklar dil kazanımının en hızlı olduğu dönemlerde, bir kelimeyi çok az sayıda hatta...
more...
- A. Selim Tuncer
Hocam, vay be diyorum, hatta o son günlerin popüler videolarından biri olan videodaki şişman repçi gibi "oh yeah man, oh yeah" diyesim geliyor, ama tabii size karşı saygısızlık olacağı için demiyorum. Hatta Noam Chomsky'ye "çok kuul bir tespitte bulunmuşsun adamım, gerçekten çok mantıklı, sana puanım dokuz kanka" diyesim de geliyor. :D
- Onbaşıların Uğur
Şaka bir yana, gerçekten de ben bile geçende otobüs dinlenme tesisinde tartıldığım akıllı tartıdan öğrendim ki henüz on bin günden daha az yaşamışım. Bebekler ve küçük çocuklar birkaç yüz gün içinde binlerce, hatta belki de onbinlerce kelime öğreniyorlar demektir bu. Bunu hazır bir şekilde beyinlerinde bulmuyorlarsa öğrenmeleri hakikaten imkansız. Hem birçok kelimeyi daha ilk duyuşta...
more...
- Onbaşıların Uğur
İnsan zihninde isimler ve kavramlar doğuştan vardır demek doğru olmaz. Bu görüşü savunanlar herhalde şunu demek istiyorlar: İnsan zihninde dil ve konuşma yetisi potansiyel olarak var. Mekanizma çalışmaya öylesine hazır ki, isimleri ve kavramları banda soktuğumuzda eşleştirme ve işlem başlıyor. Eğer bu olmasaydı, insanın sadece öğrenme yetisiyle, yani öğrenerek konuşabilmesi mümkün olmazdı. İsimler hazır olsa, dünyada binlerce farklı dil olamazdı değil mi?
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam, ama orada kastettiğimi ben "isimler yani kavramlar" diyerek izah etmeye çalıştım, isimlerin ses formu değil, ama "kavram" formunun beyinde hazır olduğunu anladım ben Noam Chomsky'den. Zaten yine Chomsky ve başka dil âlimleri imiş galiba, diyorlarmış ki diller arasında öyle benzerlikler var ki bu ancak bütün insanlarda doğuştan gelen bir tür ortaklıkla sağlanabilir, yani...
more...
- Onbaşıların Uğur
Evet, yukarıda buna benzer bir ifade var gibi, ama bunun tam olarak böyle algılanması zor. Kavramlar hazır olamaz, belki kavramların içine doldurulacağı boş kaplar hazır. Ki kavramlar, doğumdan ölüme kadar sürekli gelişir ve kendi kabını doldurur. Bebek zihni ne "elma" sesini ne de "elma" kavramını taşır içinde... Ya "cep telefonu" kavramı?..
- A. Selim Tuncer
Steven Pinker, [http://tr.wikipedia.org/wiki...] anladığım kadarıyla, çocuğun, kavramları isimlerden önce öğrenmeye başladığını söylemeye çalışıyor, kavramların doğuştan geldiğini değil.
- A. Selim Tuncer
Selim Hocam kavramlar derken, benim aklımda soyut kavramlar vardı. Ayrıca "isim" kelimesini de ben daha çok geleneğimizdeki anlamında kullandım, "noun" anlamında değil, hele hele "somut isim (concrete noun)" anlamında hiç değil. "Allah'ın isimleri" ifadesini hatırlayın. Nedir bu isimler? "Bütünüyle merhametli (er rahman)", "tam otorite/hakimiyet sahibi (el kahhar)" gibi soyut...
more...
- Onbaşıların Uğur
Kaya Bey, yav ben hep açık seçik olmayan tabirler kullanıp böyle çırpınıyorum galiba. Kavram zihnimizin içinde tabii hep soyut olur, ama benim kavram demekle kastettiğim şey, "cep telefonu gibi somut bir nesneye değil, mesela 'büyüklük' veya 'hâkimiyet' gibi bir soyut bir anlama işaret eden kelime" şeklinde özetlenebilir.
- Onbaşıların Uğur
Uğur, Kaya Şahin'in dediği, senin de kabul ettiğin gibi kavramların hepsi soyuttur. Fakat ben, senin ayrı tuttuğun "soyut"larla ilgili kavramlar konusunda da kuşkular taşıyorum. Ve Chomsky'nin yukarıdaki ifadelerini pek anlamlandıramıyorum. Acaba söylenmek istenen şey senin anladığın gibi mi? Pek ihtimal vermiyorum. Bunu biraz araştıracağım.
- A. Selim Tuncer
Saygıdeğer Selim Bey ve saygıdeğer Kaya Bey, bana Chomsky'nin söyledikleri açık geldi. Adına metafor diyelim veya benim kaba saba tabirimle :) kavram diyelim, her neyse, bunların insan zihninde doğuştan hazır bulunduğunu söylemiyorsa o satırlarda ne diyor ki? Gerçi ben bu meseleleri incelemiş filan değilim, bir dönemlik lingüistik dersi bile almadım üniversitede. Sadece okuduğum o satırlara dayanarak konuşuyorum. O yüzden daha fazla iddialı olmayayım. :D
- Onbaşıların Uğur
İnglizce'de "concept"in anlamı epeyce geniş. Chomsky'nin "concept"i tam olarak bizim ilk anda anlamlandırdığımız "kavram" mıdır, bir bakmak lazım. Belki "kavram"da anlaşamadık.
- A. Selim Tuncer
Şuna bir bak Uğur: A priori concepts | Main article: Category (Kant) Kant declared that human minds possess pure or a priori concepts. Instead of being abstracted from individual perceptions, like empirical concepts, they originate in the mind itself. He called these concepts categories, in the sense of the word that means predicate, attribute, characteristic, or quality. But these pure...
more...
- A. Selim Tuncer
Yani, senin vurguladığın "kavramlar" ile konuşma yetisi kazanılamaz diye düşünüyorum, benim takıldığım nokta bu...
- A. Selim Tuncer
Bu durumda, hangi metaforlar ya da kavramlar insan zihninde var ve hafif bir gözlem ile (bir kelimenin belli bir bağlam içinde bir defa kullanılması gibi) ortaya çıkmayı bekliyorlar, hangileri neredeyse tamamen gözleme ve tecrübeye dayalı (yani empirical), bunu ben anlayamadım.
- Onbaşıların Uğur
Bir de Kant bir aydınlanma dönemi filozofu, 19'uncu yüzyılın başlarında ölmüş. Noam Chomsky ise gözlemlere ve verilere daha çok dayanarak ortaya teoriler koyan bir dilbilimci. Acaba Kant'ın bahsettiği "pure or a priori concepts" ile Chomsky'ninki aynı mı?
- Onbaşıların Uğur
Uğur, Chomsky'ninkiyle Kant'ınki birbirine yakın gibi geldi bana... O nedenle paylaştım. Bunlar dilbilimsel anlamda "kavram" değildir. Chomsky, meseleyi buradan mı dolandırıp getiriyor, bir bakacağım. Henüz fırsatım olamadı.
- A. Selim Tuncer
3G görüntülü konuşmanın yaygınlaşmamasının çeşitli nedenleri olsa gerek. 1) Teknolojinin konuşan her iki telefonda da olması gerekiyor ve birinden birinde olmayabiliyor. 2) Zahmetli... 3) Telefonla konuşma alışkanlıklarımızda henüz yer almayı başaramadı. 4) Pratik değil, özel pozisyon almak gerekiyor. 5) İki kişinin konuşması çoğu kez mahremiyet içerebiliyor; oysa görüntülü konuşmada...
more...
- A. Selim Tuncer
eğer telefon görüşmelerini herkesin içinde yapmayı (her nedense) aşırı tercih eden bir toplumda olmasaydık, 3G kullanımı bizde çoktan arşa varmıştı. mecburiyet durumları hariç tabi, ama mecburi görüşmeler de zaten normalde kısa kesilir, bir şey haber verme odaklıdır ve iletişim 'tamam' deyip kapatılır. 'live to tell' gizli sloganıyla hayatını çizmiş bir kalabalığın, 3 G'den aldığı alacağı bir tutam 'live to show'dur. doğrudan bir ilgi kurulamıyor o nedenle.
- DaisyNeeuQ
Bu feed zamanın ötesine uzanacak sanırım :)
- nothingelse11
"Ben fotoğrafa bakan gözlere bakıyorum." Roland Barthes
- A. Selim Tuncer
"Her ikisine, bakışa ve söze karşı duyarlı olmak için tek bir ortak mekan vardır: Bilinçdışı." Jürgen Manthey
- A. Selim Tuncer
"Görünür olan her şeyin dokunurluktan oyulduğu, özenli her varoluşun görünürlük için düşünüldüğü ve yalnızca dokunulanla dokunan arası bir geçirgenlik yerine, dokunurlukla dokunulurluğun içinde saklanan görünürlük arasında bir geçişin varolduğu düşüncesine artık alışmamız gerekir." Maurice Merleau-Ponty
- A. Selim Tuncer
— "Sana daha önce söylemiş miydim? Görmeyi öğreniyorum. Evet, yeni başladım. Henüz pek o kadar iyi değil ama elimden geleni yapacağım." (Habe ich es schon gesagt? Ich lerne sehen. Ja, ich fange an. Es geht noch schlecht. Aber ich will meine Zeit ausnutzen.) http://yenisafak.com.tr/Yazarla...
- A. Selim Tuncer
“Delik burunlar” anlamına gelen, Nemepu adlı kabileye mensup bir Kızılderili, Kızılderililer arasında kullanılan ve çok eski zamanlardan kalma bir dille konuşuyordu. Bu dil dünyanın en basit dilidir, öğrenmek için gramer kurallarına ihtiyaç yoktur. Telaffuzunu da öğrenmek gerekmez. Çünkü bu dilde kelime yoktur… Ancak söz konusu dilin sözlüğünü yapmak gerekseydi aşağı yukarı şöyle bir...
more...
- A. Selim Tuncer
Abooo Selim Hocam, destana dönmüş bu fiğdiniz. (Feed yerine fiğd yazmaya karar verdim, Türkçe yazarken İngilizce imlâ kullanmak beni hâlâ rahatsız ediyor da.)
- Onbaşıların Uğur
Bu "fiğdi" destana döndüren biraz da benim. Gördüğüm her ilgili şeyi buraya atıyorum, belki bir gün lazım olur diye... :))) Kaya Şahin'in katkılarını da unutmamak lazım tabii...
- A. Selim Tuncer
"Gösterdiğiniz şey söylediğiniz şeyden daha önemlidir." David Ogilvy
- A. Selim Tuncer
"Erdely ve Kleinbard’ın görsel bellekle ilgili yaptıkları deneyde insanlara sıradan 60 nesnenin resimleri ve isimleri gösterilmiş ve deneklerden, nesneleri ilk gördükleri zamandan sonraki yedi gün içinde, isimleri ve resimleri tekrar tekrar hatırlamaları istenmiştir. Kelimelerin hatırlanma oranları bir saatten sonra sabit kalmıştır. Denekler her zaman aynı kelimeyi hatırlayamamış;...
more...
- A. Selim Tuncer
böyle insanı ikileme sokmak bence iyi bir şey değil.
- sertaç aydoğdu
Fiktif bir soru... Allah böyle bir ikilemde bırakmasın.
- A. Selim Tuncer
"Sonuçta insanların algı sistemleri kişiye göre farklılık gösteriyor. Kiminin beyninde ses kartı iyi, kiminin ekran kartı. Ama işletim sistemlerimiz bu kartların tam verimlilikle çalışması konusunda asıl meselemiz." - Zeynep Kamil http://ff.im/nRCmC
- A. Selim Tuncer
"Yönetici insanlar neredeyse tamamen sözel fikirlerle uğraşırlar. Diğer taraftan pazarlama insanları görsellerle uğraşırlar. Pazarlama bir görsel disiplindir ki, bu görsel disiplini yönetici insanlar genelde anlamazlar." Al Ries (Lords of Marketing Konferansı'ndaki konuşmasından)
- A. Selim Tuncer
kulağımı verirdim. böylece sessiz sakin kafamı dinlerdim. hem de zaten gözüm bozuk, belki gözlerim güçlenirdi. gözü görmeyenin kulağı keskin olur misali...
- Aycan Türk
Ben ilk önce gözlerimi verirdim, çünkü ben hiç sağır kung-fu ustası görmedim. Akşam eve giderken etrafımda uçan yarasalardan hiç biri şu ana kadar bana çarpmış değil. Memeliler gözleri olmadan da uçabiliyorlarsa ben hayli hayli uçarım... Gözlerim işlevsizken, Batman gibi kötü adamlara da uçarım... Bu verilerin ışığında şuracıkta gözlerimi çıkarırdım ama beni engelleyen tek şey böyle bir şey yaparsam ışığın aydınlattığı yolda ilerleyemeyecek olmam... (bkz. üç maymun, imgelerin sisi)
- yedi
Göz əzbərləyər, qulaq sorğular. Əzbərləyərək yaşayanlar gözlərindən vaz keçəbilməz, sorgulayarak yaşayanlar isə gözlərini fəda edərlər. İşin qısaca xülasəsi bu.
- avatar8
Kusura bakma ama, bazen öyle bir sallıyorsun ki, tutabilene aşk olsun. Tam tersine, kulak, ezber dünyasına aittir. Göze hitap eden yazıyla birlikte ezber ihtiyacı ortadan kalkmıştır, çünkü yazı hafızanın bir uzantısı olarak varlık bulmuştur.
- A. Selim Tuncer
Əsəbiləşmədən düşün, məncə. Bunu anla əvvəl, göz daha rahat əzbərləyir, sorğulamadan. Yazıya keçmək əzbəri asanlaştırıyor.. Qulaq əzbərlerken sorğulayır və yoldan çıxır. Yoldan çıxmamaq üçün baş sallatarak ezberletiyorlar ya, sorgulamasın axmaqlar deyə.
- avatar8
Yazının forması əzbərlenir, content isə daxili səsə çevrilir. Kəlmələr şəxslərin anlayış səviyyəsinə görə sorğulanır. Şəkil isə daha az sorgulanarak yaddaşa əzbər bir şəkildə atılar. Tez unudular o ayrı. Sorgulanamayan hər şey tez unudular zatən. Yazı da sözlər bir-birlərini anımsattıkları üçün anlaşılmasalar da xatırlanar. Mənim anladığım sən göz əzbərləyər deyərkən göz unutmaz deyə anlamısan. Göz az anlar demək istədim yəni az sorğular olduğu kimi qəbul edər çoxu dəfə yəni.
- avatar8
Ya bizde de var ama pcye düşüyor falan. Böyle kagitli magitli var mı ya
- delininbiri
from iPhone
evet kağıtlı kullanıyoruz. son 1 ay içerisinde 4-5 kez kullanmak zorunda kaldım. bir sürü belgeyi de öyle aldım. bilgisayara bağlamak falan anlamıyor bizimkiler.
- nimrodel
Son aylarda özel ve iş seyahatlerim birbirinin içine girerek ciddi bir yoğunluk oluşturdu. Hayır, seyahat yazısı yazmayacağım, ABD’deki bazı gözlemlerimden yola çıkarak son günlerde yaşanan dil tartışmalarına farklı bir perspektiften kısaca değinmeye çalışacağım. (...) Hepimiz biliyoruz ki, dil insanlığa ait en önemli iletişim dizgesidir. Konuyla ilgili daha önce de gündemden bağımsız bazı yazılar kaleme almıştım. [1] Dil yasağı, insanın diline değil, zihnine vurulan bir kelepçedir! http://selimtuncer.blogspot.com/2009... [2] Ömür boyu gurbete mahkum olmak!.. http://selimtuncer.blogspot.com/2009... [3] Şanlıurfa’nın etrafı, dumanlı dağlar aman aman! http://selimtuncer.blogspot.com/2006... [4] Anlayanlar anlamayanlara!.. http://selimtuncer.blogspot.com/2009... [5] “Armut dalda kız balkonda sallanır, şeker yemiş yanakları ballanır!”...
more...
- A. Selim Tuncer
Evlerde ve sokaklarda iki yüze yakın yerel dilin konuşulduğu ABD’de İngilizce’nin resmi dil olması için uğraşanlar yok değilse de bunların çok azı bazı eyaletlerde başarılı olabildi. Bilebildiğim kadarıyla bu girişimlerin önündeki en büyük engel de Federal Yüksek Mahkeme... Denilebilir ki, İngilizce, dünyanın olduğu gibi Amerika’nın da ‘lingua franca’sıdır.
- A. Selim Tuncer
İbn Haldun’a göre iki asabiyet türü vardır: Nesep asabiyeti ve sebep asabiyeti... Nesep asabiyeti, soy bağından kaynaklanan dayanışma ve toplumsal aidiyet duygusudur. Sebep asabiyeti ise kan ve soy bağı gerektirmeyen, aynı toprağı, aynı ideali, aynı değerler sistemini, aynı tarihi paylaşmak gibi nedenlerle oluşan asabiyet duygusudur. İbn Haldun, nesep asabiyetinin ilkel toplumlarda ve bedevilerde, sebep asabiyetinin ise medeni toplumlarda görüldüğünü söyler.
- A. Selim Tuncer
Evet aslında sposobnost, İngilizcesi aptitude, eğilim demek mi daha doğru olur acaba?
- Ahmet Yükseltürk
zaten onumuzdeki 20-30 yil icerisinde, sirket calisanlari 'ulus'u simdi kullandigimiz anlamiyla devralacak gibi gorunuyor. aidiyet el degistirmekte gec bile kaldi.
- DaisyNeeuQ
bayindirlik ve iskan bakanligi, baglantidaki 'iki dil bir bavul' filmine 'en iyi muzik' odulu vermisti. filmde muzik kullanilmamis olmasi nedeniyle yonetmenleri saskinliklarini dile getirmisti. anlayana sivrisinek saz miydi acaba.
- DaisyNeeuQ
Bizde "davul zurna az" takımı daha fazla gibi! :)))
- A. Selim Tuncer
Aynı toprağı, aynı ideali, aynı değerler sistemini, aynı tarihi paylaşıyoruz, peki neden medeni değiliz? Yanlışlanabilirlik üzerine mi konuşsak biraz?
- yedi
@yedi; bu soruyu cevaplamak için yine İbn Haldun'un döngüsel tarih anlaşıyına başvurabiliriz. Ona göre her medeniyetin bir ömrü vardır. Her toplum her canlı gibi doğar, büyür, ölür. Toplumlar aynen gezegenler gibi doğarlar, yükselirler ve batarlar. Sonra tekrar doğarlar. İyimser olalım; yeniden doğuşun ilk evrelerinde olduğumuzu kabul edelim. :)
- A. Selim Tuncer
Yeniden doğuşun ilk evreleri derken kastettiğiniz şeyi gayet iyi anlıyorum :) Ben vücut modelini kabul ediyorum, hücreler dokuları dokular organları oluştururlar. Aileler kabileleri, kabileler milletleri, milletler bir ırkı ve ırklar da federasyonu. Tabi bu olurken nasıl vücuttaki bir takım hücreler işlevsel olarak özelleşiyorlarsa alt medeniyetler de kendi aralarında farklılıklar...
more...
- yedi
Yazıda "New Mexico eyaletinin resmi dili İspanyolca’dır." diye yazmıştım. Washington'dan Mehmet Kavaklıoğlu uyardı: "Yaygın kanının aksine bu doğru değil. Diğerleri gibi bu eyaletin de resmi bir dili yok. Yasalar iki dilde çıkıyor ama eyalet anayasasında bu konuda bir hüküm yok."
- A. Selim Tuncer
ABDde federal seviyede resmi dil yok, eyalet kapsaminda resmi dil belirlenebiliyor fakat bunu uygulamayan eyalet seviyesi de cok. Fakat resmi dil olarak Ingilizce secmeden baska bir dil daha secen bir eyalet yok bildigim kadariyla, 5+ eyalet var 2 veya 3 resmi dili olan.
- Burcu Dogan
uğur şirin:))) araştırmacı gazeteci cevat kelle gibisin:))) kopyala-yapıştır ustası:)))ha ha...çok hoş.)hımm....bu araştırmacı kişiliğini, dinler tarihine de yöneltsene bi:) misal muhammedin şeri yasalarının bi kısmını, hammurabinin kanunlarından çaldığını itiraf et:)):)))ha ha...çok hoş.)
- neferteti
uğurcum, engin tarih bilginin ışığında hammurabinin müslüman bi peygamber olduğu sonucuna vardım:)) ışığınla aydınlat bizziii: valla:)))ha ha..çok hoş.)
- neferteti
huzurun kılıcı konuşmuş... ben de kısaca fikirlerimi zikredeyim. Ortada gizliden gizliye bir öğün paylaşamama durumu var aslında. ( evet soyadından feyz alıyorum ) Otuz seneye kalmaz tabii kaynaklarımızı paylaşmayı öğreniriz. Bu da yerel konjonktüre iyi gelir. Paranın kimliği ve dili bellidir.
- yedi
Hoca "müzakere"den çok "muahede"den söz ediyormuş gibi geldi bana...
- A. Selim Tuncer
beş dakikamı boş yere çaldın muhterem, buradan nereye varmak istiyorsun? örnek verdiğin yerler zaten birkaçyüz önce avrupadan göçmüşlerin sonradan kurdukları federal eyaletler ondan doğalı yok.Türkiye öyle bir geçmişe sahip değil.boşa yorulma ve yorma. Kendine iyi bak.
- Hammurabi Abi
Lan Uğur Mustafa denilen dangalak sen Selim Tuncer in fahri avukatımısın! bir ay önce seninle kapıştık ve yolları ayırdık ne halt etmeye burada tekrar karşıma çıkıyorsun? seni muhatap almak benim için zuldür!http://tur-turgut.blogspot.com/2010...
- Hammurabi Abi
@turgutkalemi; itirazlarını ciddiyetle dinlerim, ama böyle üslup sorunu olan yorumlarla fikirlerinin daha fazla ciddiye alınacağını düşünüyorsan yanılıyorsun. Eğer derdin bir fikri paylaşmaksa tabii!
- A. Selim Tuncer
Bakın, blogda "Bunlar yönetilmeyi itiyat edinmiş bir kavimdir." şeklinde ifadeler içeren yorumları bile yayımlıyorum. Yorumun tamamı: Beyefendi, sizin yaklaşımınız bana Turgut Özal rahmetliyi hatırlattı. Kendisi her konuda mutla bir şey bilir fakat yüzeysel bilirdi, öyle ki Yunanlıları bile bizden sayan kitap bile yayınlamıştı (Prof.dr.Mehmet Bayraktar, Özalın Günah Galerisi, Rehber...
more...
- A. Selim Tuncer
Zaten bu ikisi aynı kişi... :) "Kem söz sahibine..." deyip geçmek en iyisi. Bloğunda "Demokrasiyi, temel insan haklarına saygıyı, sivil siyasal iktidarı, birey eksenli açık toplumu esas alır." dedikten sonra "Bunlar kendilerine MUKTEDİR DEĞİLLERDİR. Eziktirler." deyip birden "birey eksenini" unutmak ve her bireyi aynı torbaya doldurmak ne demek, belki bu sefer üslubuna dikkat ederek açıklar bize...
- A. Selim Tuncer
@A.Selim Tuncer için : Beyefendi fikri tartışmalar bir noktaya gelip taraflar tavizsiz durdukça bu kez konu dışına çıkıp karşı tarafı üslüpla, ses tonunu yükseltmekle suçlamayı seçerler, burada da onu görüyorum. Şahsinıza karşı hangi yakışıksız ifadeyi kullanmışım lütfen belirtin sizden özür dilemeye hazırım. Dertleştiğiniz (adını bile zikre değmez) kişiye bir ay önce gerekli cevabı...
more...
- Hammurabi Abi
Bak, her ne kadar içinde gereksiz ve isabetsiz niyet okumalar olsa da, bu üslup, en azından ortak bir tartışma zemini oluşturması açısından yeterli. "Beş dakikamı boş yere çaldın muhterem!" türü ifadeler ise "Tartışmayalım, demagoji yapalım." anlamına gelir. Samimi olduktan sonra, karşı taraf ne kadar tavzisiz durursa dursun, fikri tartışmadan kaçmam. Mecalim ve zamanım yettiği sürece tabii... Bulduğum ilk fırsatta görüşlerinle ilgili bir şeyler söylemeye çalışacağım. Şimdilik iyi günler...
- A. Selim Tuncer
@A.Selim Tuncer için: teşekkürler. yukarda yazdıklarımın daha net anlaşılması ve saptırılmaması için şu kadar ekleme yapacağım : Bu ülkede ayrılıkçı kürtlerin sayısı BDP nin aldığı oy sayısını (yaklaşık 2.550,000 ) geçmiyor; oysa 15-20 milyon kürt var, bunların yarısı ( maksimum 10 milyon) seçmen olsa dörtte üçünün BDP dışındaki sistem partilerine oy verdiği yani ayrılıkçı olmadıkları...
more...
- Hammurabi Abi
[1] Eğer sonradan "On beş dakikamı boş yere çaldın!" demeyeceksen, en baştaki yorumda bağlantılarını verdiğim yazılara bir göz atmanı rica edeceğim. En azından çıkış noktamın politik olmadığını, ama toplumsal bir sorunun ister istemez politik bir alana girdiğini görmüş olacaksın. [2] Tabii, politikse politiktir, bu açıklamayı bir şeylerden çekindiğim için değil, meselenin, güncel...
more...
- A. Selim Tuncer
Uğur, Hobbes'un canavar devleti Leviathan'da bile bireyler bir "sosyal mukavele"yle haklarını devrederler krala... Gerçi bu mukavele mafya usulü cebren imzalatılan bir mukavele midir, bilmiyorum. :) Ama şunu söyleyebiliriz; Hobbes'un bireylerinin devletle "fenafillah" makamına ulaştıkları doğrudur. Kitabın kapağındaki bir elinde asa, diğer elinde kılıçla duran (canavar) kralı...
more...
- A. Selim Tuncer
@A.Selim Tuncer için :Ayrıntılı cevabın için minnetarım, keza benim için yorulduğun için de teşekkür ederim. Aynı düzeyde karşılık vermeye çalışacağım. İşaret ettiğin yazılarına ayrıca bakacağı, araya başka yorumlar girmemesi için hemen yazmak istedim. (1) “Ayrı devlet gibi taleplere sıcak bakmam” dediğinize göre olayın %95’de mutabıkız demektir. (2) Bu çoğrafyanın ortak bir dile...
more...
- Hammurabi Abi
Evet, büyük oranda mutabakat olduğu ortada... O nedenle çok da uzatmaya gerek yok. Sadece birkaç husus kaldı: [1] İbn Haldun'un çağında yaptığı yorumlar ve oluşturduğu kuramların günümüze olduğu gibi uyarlanması, hele hele her dediğinde yanılmaz olduğunun iddia edilmesi söz konusu bile olamaz. "Nesep-sebep" konusu bir arayışın sonucudur ve terihte de, yazıda bahsedildiği gibi günümüzde...
more...
- A. Selim Tuncer
Uğur; Azeri, Türkmen, Horasan, Gagavuz dilleri Türkçe'nin Oğuz grubunu oluşturdukları için iyi kötü anla(şı)rız. Diller, bulundukları coğrafyanın yerleşik kültürünün etkisi altında kalabildiği için farklılaşırlar. Çok doğaldır bu. Çin'de birbirini hiç anlamayan otuz civarında lehçe olduğu söylenir. Bu lehçeleri ilginç bir biçimde birleştiren ise Çin'in ideografik yazısıdır. Çünkü lehçelerin fonetikleri farklı olsa da yazılışları aynıdır. Bu da ideografik yazının avantajı! :)
- A. Selim Tuncer
Haklısın Uğur, ben de "iyi kötü" diyorum zaten. Geçen ay Bakü'deydim, biraz gayret, biraz metinsel bağlama dikkatle anlaşabiliyorsun. E, su gibi değil tabii...
- A. Selim Tuncer
imdi ilkin belirteyim: köşeli parantezleri pek sevmiyorum... Selim Bey [3]'ünüze cevaben geliyor: Milli kimlik, milli birlik duygusu kısaca milliyetçilik, özgürlükleri baskı altında ya da tehlikede olan toplulukların birbirlerine sokulma aracıdır. Cebinize yılda 50 bin dolar girse ben sizi nasıl baskılarım, istediğiniz yerde yer, istediğiniz şeyi giyer, istediğiniz ülkeye gidersiniz. Ne...
more...
- yedi
Mideleri üzerinde yürüyen sadece ordular değildir ve biz ancak her eve bir şampanya girdiğinde kadehimizi kardeşlik için kaldırabiliriz.
- yedi
@yedi; hamaset ile kimlik meselesini ayni yere koymayalim.
- A. Selim Tuncer
from iPhone
@ugur, soylediklerine katiliyorum, ama bir FF 'feed'inde makale yazamam. :) Benimki diger etnik unsurlarin benzer talepleri dile getirmemelerinin ardindaki psikolojiye ozet bir aciklama getirmekten ibaretti. Meselenin daha bircok boyutu var, hangi birini konusalim?
- A. Selim Tuncer
from iPhone
@yedi; ben de sunu desem: Ancak biz kardesligimizi tesis ettigimizde her eve sampanya girebilecek. Hadi bakalim, yumurtalari fola koyalim, tavugu yumurtadan cikaralim. :)
- A. Selim Tuncer
from iPhone
Selim Bey, olur mu hiç? Yumurtadan tavuk çıkar mı? Yumurtadan civciv çıkar ve onun tavuk olması, bir süre etrafta dolanması, kendi coğrafyasını eşelemesi, sağda solda kendi dilinde gıdaklamasıyla ilgili bir süreçtir. Öte yandan yumurta tabiidir ki tavuktan çıkar! Tamamen biyolojik bir olaydır, besinler kısa bir süre içinde yumurtaya dönüşür. Yani karnını doyurun tavuğun, kısa sürede yeni kardeşlikler için yeni yumurtalar yumurtlayacaktır size. Rica ederim, ben hamaseti çok severim.
- yedi
Biyoloji bilgimin eksikligine ver. :) Belki bir mucizeyi gerceklestiriz hayali iste!
- A. Selim Tuncer
from iPhone
Ekonomik mucizelerin eğitim mucizesinden daha çabuk sonuç vermesi beni de üzüyor. :) Ben oyumu Kürt iş adamlarıyla Türk iş adamlarının yapacağı ortak projelere kullanıyorum.
- yedi
Çünkü aynı dili konuşamasalar bile aynı iş için ter döken insanların kardeş olması kaçınılmazdır.
- yedi
Ne teri, Canakkale'de birlikte kan doktuk diyoruz ama...
- A. Selim Tuncer
from iPhone
Sırası nasıldı? ilkin can emniyeti, barınacak bir yer. Sonra karnını doyurma güdüsü. Sonra çoğalma iç güdüsü ve en sonunda da kimlik edinme yani sanat edebiyat kültür. Bunun gibi bir şeydi. Çanakkaleyi bu sırada nereye oturtursunuz? Ya dil ve kimlik sorununu? Her şeyin bir sırası var değil mi? Yumurtadan tavuk çıkarmaya çalışan kim peki? Bu sistem tersine işlemez Selim Bey.
- yedi
Bu soruyu bana değil, doğu illerimizin bazılarında bulunan yüzlerce köydeki binlerce insana sormak lazım.
- yedi
Önce Moslow'u soralım, sonra kürtçe roman okumak ister misiniz? diyelim. Bizim için çok eğitici bir deneyim olacağını düşünüyorum. Siz ne dersiniz? :)
- yedi
İntihar bombacılarına "Yaptığın iş karnını doyurdu mu şimdi?" diye de sorabiliriz.
- A. Selim Tuncer
Onların karınlarını güzelce doyuruyorlar Selim Bey ve onlara ailelerinin karınlarının da doyurulacağı söyleniyor. Polemik hiç bir halkı doyurmaz beni de tabi. Bu arada yukarıda ben Darwin'in, 'canlıların ortak ihtiyaçları' teorisinden bahsediyormuşum. Maslow'u tanımam.
- yedi
Konu biraz dağılıyor ama, şunu da paylaşayım: Bir tilkinin ömrü tavuk çalmakla geçerken, açlıktan ölme raddesine gelmeyen çoğu insan içgüdüleriyle ahlak arasında bir çatışma yaşar ve aç kalmayı fırından ekmek çalmaya tercih eder. Ahlak ve ihtiyaç konusuna hiç girmeyelim, ama bu çatışma, bir yandan da Maslow’un ihtiyaçlar piramidinin en alt ve en üst basamakları arasındaki çatışmadır....
more...
- A. Selim Tuncer
Ben de tilkiyle ilgili bir atasözü biliyorum. Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır. Teşbihde hata olmaz derler. Arzuların dayatmasıyla tüketim değil üretim de mümkündür. İhtiyaç, istek ve arzularımızın bizi tüketime ittiğini peşin olarak kabul etmeden önce ve bunu bireysel ve toplumsal olarak sosyal değerler üretimi için yaptığımızı dile getirmeden önce üretimin de...
more...
- yedi
Not: Selim Bey yukarıdakileri gönderdiğiniz yazıdaki alıntı kısımlar için yazdım. Alıntı yazının tamamını okumadığım için yazarlarının ne söylediklerini bilip bilmedikleri hakkında peşin hükme varmış olmak istemem. Konuları salt tüketim yönünden insana bakış gibi bir içeriğe sahipse çok da bişey diyemem. İyi geceler. :)
- yedi
Dert değil de, sözün özü, tüm çözümü ekonomik gelişmişliğe bağlamayı doğru bulmuyorum. Önemli bir katkısı olacağı muhakkak.
- A. Selim Tuncer
Şerif Mardin: "1860'larda iç harpte ölenlerin sayısı 700 bin... 700 bin kişiyi bir iç harpte kaybetmiş olan bir ülkenin kendini tekrar bir birlik haline getirebilmesi bence anlamamız gereken bir alan. Yani bir taraftan bu kadar kanlı bir harbe girmişsin, diğer taraftan yeniden birdenbire bir sıçramayla Avrupa'yı da geçen bir memleket haline gelmişsin. 700 bin kişinin öldüğü iç harbi...
more...
- A. Selim Tuncer
Gündüz Vassaf: "Kazanarak değil barışarak... Bir kazanın dayatmasıyla değil. Çünkü eyaletler bir Anayasa Mahkemesi kararına göre halen Eyalet Meclisi'nin uygun görmesi durumunda ABD'den ayrılabilir. Amerika, ayrılabilmenin yollarının kağıtta tanımlandığı bir yer. Ayrılmaz bir bütünüz diye bir şey yok." http://video.ntvmsnbc.com/gercek-...
- A. Selim Tuncer
"Bu kadar yılımızı, insanlarımızı, kaynaklarımızı, umutlarımızı rehin alan bu mesele bizimdir ve çözülebilir bir meseledir. Bu ülkenin her türlü farklılıklarına ve farklı taleplerine rağmen tüm yurttaşları ortak yaşama iradesini tümüyle kaybetmeden çözmeliyiz de. Artık Kürt meselesi bu haliyle sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Kaybedilen yalnızca mali ve insan kaynakları değil,...
more...
- A. Selim Tuncer
Sesi çıkmayan bireylerle ve üç beş aydınla olacak iş değil o şekilde anlaşmak. Bizde buyruklar tepeden iner, böyle alışmışız. Kendinde olmayan özgürlüğü başkasına nasıl verirsin? Her şey iyi güzel sonuçlandıktan sonra dahi kalacak olan eksiklik için endişeleniyorum çünkü gördüğüm kadarıyla ortada kurtlu bi ekmeği paylaşamayan iki çocuk var.
- yedi
Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Koordinatörü Cumhur Bal: "UNESCO'nun yayımladığı Tehlike Altındaki Diller Atlası, Çerkez dillerinin kaybolmak üzere olduğunu gösteriyor. Avrupa bu sorunları çözdü. Türkiye de artık adım atmalı." http://www.sabah.com.tr/Yasam...
- A. Selim Tuncer
"Sebep-sonuç ilişkisini illâ rasyonel bir temele oturtmaya çalışmanın anlamı yoktur. Konunun yegâne özü, her insanın yaradılış fıtratını mutlaka belirleyen ve asla maddî değil yine mutlaka manevî, ruhî ve vicdanî olan 'aidiyet dürtüsü'ne odaklanmaktadır." http://www.hurriyet.com.tr/yazarla...
- A. Selim Tuncer
yeryüzünde bir toprağı kim zaptetmişse, onların o toprağa kendi adını ve mührünü vurma hakkı bir fetih kanunudur. böyle kanunlar yazılı olmadığından nerede yazıyor gibi safiyane soru sorulmasın. anadoluyu en son zaptedenler türklerdir, zaptettikleri arasında o güne kadar bir devlet olamamış kürtler de vardır. kürtlere değişik isimler altında kendi kararlarını uygulayabilecekleri bir...
more...
- Hammurabi Abi
Fethin gerçek sahipleri ile bugünün modern varislerinin aynı kanunu uyguladıklarını söyleyebilir miyiz? Tabii ki hayır.
- A. Selim Tuncer
tabii ki evet. bu zamanla veya kuşaklara göre değişecek bir kanun değildir, o topraklarda yaşadıkça kanun da yürürlükte kalır.
- Hammurabi Abi
Fwd: Golden istiyorum diyenler durmayın Başakşehir barınağında iki kafeste 12 tane golden bulunmaktadır. Bir hafta sonra hepsi salınacak. Büyük olasılıkla ormana salınacaklar. Onları açlık ve susuzluğa terketmeden kurtarın lütfen.Altınşehir de yer alan barınak Kayabaşı Kİptaş konutlarıın tam karşısındadır ***Başakşehir barınağı Altınşehir’de...
Altınşehir de yer alan barınak Kayabaşı Kİptaş konutlarıın tam karşısındadır ***Başakşehir barınağı Altınşehir’de Kiptaş Kayabaşı konutlarının karşısındadır. Kayabaşı diye tabela oluyor Altınşehir’e giderken . Barınağın gönüllüsü olmadığı için sahiplenmek isteyenlerin hafta içi tercihen saat 3’ten önce gidip sahiplenmeleri gerekmektedir. (feed' den alıntı)
- M. Sait Yağlı
gel beni dinle maç izle, çok iyi geliyor ;)
- ekindnc
Ahahah Katre neden bir de onu getirdin aklıma şimdi. Ekin bu kadar kanamalı bir akşamı maçla renklendirmeyeyim ben, daha sakin aktivitelere ihtiyacım var. Olmadı yogaya başlayacağım zaten.
- Mandallina
90210 da Beverly Hills'in 2009 sürüm dizisi :)
- İbrahim Nergiz
bunun normal dizisi de vardı. bu çizgi filmde zengin gençler anlatılırdı. hatta arabalarının üstünde havuz-jakuzi falan olurdu:)
- Ahmet Emin Şensoy
rock grubu olan bi çiftvardı onları severdim ben:))
- trinida
bianca en sevdiğim karakterdi. esmer ya ondan olsa gerek. bizden ahahaha
- obsesif kompulsif
yaaaaa bunların havuzlu arabası vardı hep öle bi arabam olsun isterdim :))
- Melis Nilay
candy bize aşkı ilk anlatan değerli bir başyapıttır :)))
- Eda UZUN
üstü açık araba havuzlu falan .. ahh ahhh hayal gücümüzü nasılda zorlardı .. ama biancanın o diz altından dar ucu bol elbisesini hiç unutmıycam :)
- obsesif kompulsif
evet ben de hatırlasım biancanın elbisesini :) kuzenimin o elbiseyi mağazalara sorup aradığını biliyorum :)
- Melis Nilay
masum olan sadece çizgi filmlerimiz kaldı, ne olur onları da böyle suçlamarla kirletmeyelim. saygılar.
- savasmasevis
hiç kaçırmadan izlerdim...içim tuhaf oldu şimdi..çocuk olmak ne güzeldi..
- pamukhelvam
şurdaki gözlüklü eleman bilim teknikle uğraşan zengin tip, kızlar ona hiç yüzvermezdi, hatta bi gün onla partiye kimse gitmek istemediği için kendisine robot bir sevgili yaratmıştı :) fiuu ne hafıza varmış bende
- ems
5 para etmez orospularin hanimefendi muamelesi gordugu, 5 para etmez pezevenklerin beyefendi muamelesi gordugu bir utopyada karsimdakine siz diyerek sifat kalabaligi yaratmayi reddediyorum.
sen de red et... 5 para etmez orospular, 5 para etmez pezevenkler öyle kalsın, hatta semantiklerine seni de boğsunlar, kendilerine 3 harf daha yaklaştısınlar... kılım ben ya bana siz denmesin zaten olabildiğince tekil bedenim.... kendini bildikten sonra insan, ha orospu demişim, ha siz kelam dediğin ne dir ki, cep telefonumu kaybettim bu gün, iletişimim eksildi acep kaç kelam gitti, muhtemeln azdır insanın bir kulağından giren kestirmeden çıkandan .... ps. özürler ola nevrozumu aktardıysam
- funfon
funfon genele siz demekten imtina ederken orospuya orospu, pezevenge pezevenk diyecek kadar ozum sozum bir. diyemeyen dusunsun.
- Sets Turan
onu bilemicem de her birimiz bir ara "durup" düşünsek iyi olacak...
- funfon
aranizda yapip bana haber verin o zaman. da neyi dusuneceklerini de onden odev olarak vermende fayda var.
- Sets Turan
hasta oldum mantığa, düşüneceğimiz şeyi kolay buluruz, gerçi sen kendini ayrı tutmuşsun ama , önemli olan durabilmek acaba bir Durup, görebilirmiyiz?
- funfon
onu da sansal ile erman'a sormak lazim, ki ugur oynattigina gore onu da devreye sokmak gerekecek.
- Sets Turan
sansal ile erman showmenler değil mi? Belki de doğru adres...
- funfon
"durduralim ugurcum, oynatalim ugurcum" insanlari. durmak diyince ancak o geliyor aklima bu kadar akiskan bir hayat dinamiginde. uc dusun bir konus guzeldir ama; )
- Sets Turan
10 senedir tv siz yaşıyorum ben, yabaniyim azcık kusra bakma, samimiydim ama .. birşey sormak istiyorum sets turan a aslında ...
- funfon
burasi da bir iletisim kanali, buradan da sorulabilir, profilimde yer alan iletisim bilgilerinden de sorulabilir. her yol mubah.
- Sets Turan
soruyu bilen senken buna cevabi nasil ben verebilirim; )
- Sets Turan
siz kadar aidiyetsiz bi hitap yok neznimde zten. armayan setsin bu teklifine varımm diyorr
- arma yann tiersen®
yok gerçekten kayıplı bir gün geçirdim, ama kötü demek istemiyorum.. çok kayıplı, bende de duygu kaybı olduğundan, kazıklanmam, 5 parasız kalmam ve cep telefonum çalınması için kötü diyemiyorum, yeni telefon baktım eve girince, 3 bardak soju iyi geldi sinirlerime, ama gel-gör sıkılıyorum hem de çok ve sna soru soruyorum :)
- funfon
nedir seni bu post u yazmaya iten ? kimdir, nedir ya da ne gördün, bilinçdışın nasıl yorumladı neyi? artık eylemlerin yanında öyle umursamaz oldum ki sözleri, siz-biz-sen-ben ... ama sanki saygı varmış, ve hakedilmemiş , belki bir kadınmış biraz çirkeflik etmiş....
- funfon
ahah, bireyler ile olan ikili iliskilerim 3. sahislari ve dahi devaminda gelen 4, 5 vs kalabaligini ilgilendirmediginden onlara iliskin yorumlarimi kendilerine yapmayi tercih ediyorum. son derece keyifli bir gunun ardindan aksam hayatimda yer alan ve "omurluk" dedigim dostlarimdan biri ile mukemmel bir sohbet yaparken(sohbet yaparken dedigim icin kahroldum) "ahahah dur dur" dedim ve...
more...
- Sets Turan
güzel gecede , evet gece güzel hep, kim onu öyle görürse ...... saolasın, merak ettim motivasyonunu, hatta daha içerde dürtünü, elbet hastasıyız serbest çağrışımın, bir ilham gelmiş ziyaretine anlaşılan, özel msg atmayı bilebilseydim özelden sorardım ahaha
- funfon
sen subscribe ol ben subscribe olayim ki direct message butonu yansin, ustune tikla ki mesaj atasin dongusu var ki hazzedemedim. benim durtu gordugunu soyle bodoslamaligi uzerinden isliyor, motivasyon da bakmak ile yetinmeyip gormekten geliyor; )
- Sets Turan
şimdi seni takip mi edicem özel msg için eheheh bi zaman lar icq vardı t-rex de benim kankaydı ahaha
- funfon
(tamam ama bunu baskalarina soyleme..)
- Sets Turan
Bir yılı aşmış bu feed açılalı ve ben görmemişim, yazık. Birebir aynı sebeplerle olmasa da bu sebepleri de dahil ederek "siz", "bey", "hanım" gibi kalabalıklıkları reddediyorum. Çeşitli zamanlarda, iş münasebetlerinde -bir süre için- kullanmaya zorunlu hissetsem de, bu anlar haricinde hiç kimseye böyle hitap etmiyor ve dahi bana "siz" diyenleri uyarıyorum.
- Simto Alev
banu zorlamaya gerek yokmuş bugün anladım bunu, gözünde büyütme :) ben yaptıysam inan bana 3 yaşındaki çocuk bile yapar :))
- Alev
Kız seni alan yaşadı, saçları da uzadı ;)
- Ozan Cılga
benim gibi bir aşure manyağı için ızdırap verici bir görüntü olmuş ama yine de emeğin ve çıkardığın enfes görünümlü sonuç için tebrik ederim :)
- sexorcist
Valla Alev sen cok guzel yapmıssın, bakalım deneyecem gaza geldım dün aksam kocam bana asure bulabılmek ıcın az dolasmadı sokaklarda
- banu.
Hüstın istediğin aşure olsun, bir tüp bir de kazan temin et size de yapayım (kendi evimde olaydım bir aşure partisi verirdim valla, gaza geldim:)
- Alev
banu http://www.mutfaksirlari.com/asure... buradaki tarifi yap aynen, ama fasulyeyle nohutu bence daha önceden haşlamaya başla (konserve kullanırsan da daha geç at, benim fasulyeler eridi ama görüntüde ve tadında sorun yok:) Ben buradaki tarifi 3 ile çarpıp yaptım, buna rağmen oldu :)
- Alev
tamam deneyecem fotoları sadece senle paylasırım once :))
- banu.
ahahha ben sana yayınlamadıklarımdan göndereyim :Pp
- Alev
Houston sen benden guzel yaparsın kırarım kafanı
- banu.
http://www.mutfaksirlari.com/asure... tarif burada Belgin. Buğday kaynadığı andan itibaren sürekli karıştırdım, konserve fasulye+nohut kullandım (fasulyeler eridi, bu yüzden konserve kullanırsan daha geç at fasulyeleri ki erimesinler ama erimesi görüntü ve tat açısından sorun teşkil etmedi:) Sondaki buğday nişastası olayını da yapmadım ama gayet iyi oldu kıvamı :)
- Alev
ahaha kopyala yapıştır ile tüm feedlere yazmış :D
- Alev
e alev yiğidi öldürürüm ben hakkını yemem seninkiler daha iyi süslenmiş göze hitab ediyor delininki sadece mideye hitab ediyprdur eminim :)))
- tony montana
alevcim delinin1i anne üsülü gibi yapmış sen anasının kızı üsülü kokoş bu aşureler..yemede yanında yat kıvamında..
- ipek
Don't go around breaking young girls' hearts She came and stood right by me Then the smell of sweet perfume This happened much too soon She called me to her room.... Michael Jackson - Billie Jean Extended Version
Hedeflerim hep daha uzak olsun istiyorum. Motosikletimin üzerine binince bütün gün yol yapmak istiyorum. Ama öyle otobanda hız yapmak istemiyorum, ıssız dağ yollarında, ovalarda, düzlüklerde geze geze sürmek istiyorum. Akşam olunca yastığa kafamı koyup bu zevkin tadını çıkarmak istiyorum. Ertesi sabah olunca yine yola çıkacağımı bilmek istiyorum ;)
- Serkan Sogut
Zaten bir süre sonra yaptığın km'leri hesaplamıyorsun motorunla yolda kaldığın süre önemli oluyor, keyifle gezdiğin yerler akılda kalıyor, hiç aralıksız bir hafta yada on gün motor sürmek gibi yani... Bu sene böyle bir şey yapamadım içimde kaldı yaramı deştin be Serkanım :/
- Arapprensi
@Gürcanım uzun yapanın halinden ancak uzun yol yapan anlar derler :) ne güzel anlatıyorsun. Kısmet inşallah beraber uzun yolma imkanımız olur
- Serkan Sogut
@Atilla öyle balkan gezi fotoğraflarına bakarken efkarlandım patlatayım dedim :)
- Serkan Sogut
Yeni Türkü'nün bir şarkısı var ya, "neresi sıla bize, neresi gurbet; yollar bize memleket" o geldi aklıma :)
- serdar
Neredeyse her yazımıma yazmak istiyorum bu cümleyi, her fırsatta dile getiriyorum. Hedef önemli değil önemli olan yolda olmak, giderken yaşadıklarım. Diye, ne güzel aynı duyguları paylaştığım insanlar görmek. :)
- Caguta
Serkanım ne diyeyim...Hep böyle devam etsin...Bu keyfin hiç eksilmesin...
- Özgür Gerçek
@Caguta haklısın bir çok insan için amaç bir yere gitmektir. Bir an önce gidip oraları görmektir. Fakat oraya nasıl gittiğin ve yolda yaşadıkların insanın aklında daha çok kalıyor. Onun içindir motor gezilerimin çoğunda yol ağırlıklıdır. Aynı duyguları paylaşan insanlar bulmak zor olduğu için son Balkanlar gezimde tek motor yaptım :)
- Serkan Sogut
Motor, bisiklet veya otostop gibi yöntemlerle seyahat edenlerin ortak noktalarından biride bu galiba. :) Yol uzun sürsün. Bir sonraki gezimi bisiklet ile yapmak istiyorum. Veya o zamana kadar bir taneye sahip olabilirsem motorla. Finlandiya'da bir sergide bir iş vardı, çok hoşuma gitmişti bu durumu özetleyen bir işti: Bir karede uçakla seyahat yazıyor, ve altında iki kare fotoğraf, diğer karede ise Mercedes ile seyahat yazıyor, ilk ve son kare uçak ile aynı ancak arada onlarca fotoğraf. Özetlemek budur. :)
- Caguta
Anlattığın sergideki kareler gözümün önüne geldi gerçekten çok güzel fikirmiş ve anlatmak istediği şeye nokta atışı yapmış :)
- Serkan Sogut
katılıyorum hedefim olmadam bende çok yola gitmişimdir iyi oluyor çoğu zaman
- Zübeyir
Al benden de bu kadar be Serkan. Agzina saglik. Gecenlerde kendimi onumuzdeki yazi planlarken buldum. Gidemesen de kafanda yasiyorsun seyahati.
- Attila
motor ile yollar bir başka güzel zaten. kullanan bilir ancak
- Ahmet Yok
Attilacım zaten bu gidişle hep kafada yaşayacağız :)
- Bay Rock
Bende boyleydim tabi motorla degil.. Yolculuk hastasiydim..taa ki panik atak olana dek..:/
- lady kaka
from iPhone
Bazı günler tıngır mıngır işe giderken hava ne kadar kötü olursa olsun ofis sapağına yaklaşınca içim burkuluyor. Şeytan diyor dümdüz bas, yol bitene kadar git. Ama yemiyor tabii :) Züğürt tesellisi olarak şimdilik 2012 planlarıyla avutuyoruz kendimizi.
- Dinçer Çelik
Neler oluyor hortlatmışsınız bu feedi :) @Mete sen yine iyisin geziyorsun @Attila rüyalarında yaşıyor :))) @Dincer bir iki defa yapmışlığım var tabi 2 gün sonra geri dönüyorsun mecbur :D
- Serkan Sogut
Bu hafta gökyüzü insanı depresyona sokmaya çok meyilli sanki. Haftasonu orman+mangal yapmak şart. Ne yağmur ne çamur ne kar...
- Dinçer Çelik
Önümüzdeki hafta hava çok güzel görülüyor :) birşeyler yapmak lazım gerçekten
- Serkan Sogut
benim işim var sen yap programını seni izlemeside keyif veriyor Serkanım ;)
- Arapprensi
Anladım ki aslında varmayı değil yolda olmayı seviyorum + (motorum olmasa da arabamla)
- barikardi
Anladım ki aslında varmayı değil yolda olmayı seviyorum + UÇAK METRO OTOBÜS AT ARABASI BİSİKLET..:=)
- bestofBERDUSH
Anladım ki yolda olmayı değil, bir yere varmayı, bir yere varmış olmayı seviyorum. / Metrobüs İnsanı :P
- Dinçer Çelik
:) metrobüsde iyidir en azından trafikte kalmıyor
- Serkan Sogut
It's Not About the Destination, It's About the Journey... :)
- Nif (•̪●)
from Android
25 sene önce benden yaşlı insanlar hayatta değildi.
- Sami Abi
Evde 1 paket var yemeye kıyamıyorum!!!
- Zeynep Mengi
en çok senin feedlerini seviyorum. Sen eksik olma Alev :D
- Betül
Kaç yaşındaydın 0 mı demek isterdim ama temiz 8-9 yaşında vardın leblebi tozunu en son yediğinde.. Yaşlanmış mısın ne? :(
- ouzmpasa
Gamze, pppfffffffff (ıslık) - Zeynep, 2 koli var bende şuan :))) - ouzmpasa hiç sorma :(( - Betül :* - Sami Abi ölelim mi ortam da müsait zati şuan - Selin düşün artık ne kadar yaşlıyım :)))
- Alev
olmasam nolacak peeeh :)) barisi mi olayım :))
- Alev
Şurası bir gerçek ki, görsel ve işitsel mesajları ileten teknolojiler işimizi çok kolaylaştırmaktadır. Oysa koku alma, tat alma ve dokunma duyularımızın tatmini neredeyse aracısız gerçekleştirilmek zorundadır. Yani, özetle şunu söyleyebiliriz: Bugünün iletişim endüstrisi sadece gözümüze ve kulağımıza hitap etme yeteneğine sahiptir; diğer duyularımız ise mevcut uzaktan iletişim teknolojileri tarafından beslenemez durumdadır. Bu da dokunma, tat ve koku alma duyularına ancak “yerinde” ve “yakından” hitap etme zorunluluğu doğurmaktadır. Kitle iletişimi endüstrisi, maalesef koku dalgaları yayamamaktadır. Bu konudadaki bilimsel çalışmalar ise şimdilik kitlesel anlamda kullanılabilir düzeye ulaşmamıştır.
- A. Selim Tuncer
Anlama prosesinin başladığı yerdə qəbul etmə prosesi sona çatmışdır. Proseslər bir-birindən qəti xəttlərlə ayrılır. Deyək istəsən. Anlamağa kömək edən ön prosesi deyək və ya.
- avatar8
Biri "perception" digəri "interpretation", məsələn.
- avatar8
Bu koku olayını aynı şekilde Buy.ology kitabındada değiniyor...
- Yunus Emre Yıldırım
Lindstrom aynı temalar üzerinde döner durur. Bunu bir sonraki kitabında da işlerse şaşırtıcı olmaz. Mevzuyu iyi anlayalım diyedir herhalde! :)
- A. Selim Tuncer
from iPhone
İnsan kitabı özünün başa düşməsi üçün yazar ümumiyyətlə. :)
- avatar8
Brandwashed diye bir kitabı çıktı :) Dört gözle Türkiyeye gelmesini bekliyorum :)
- Yunus Emre Yıldırım
kulak ve goz de yterlidir hipnotiz etmege
- thithan
Bazı şeylerin görüntüsü, bazılarının sesi, bazılarının da kokusu olmayabilir. Demek her şey beş duyumuzu aynı anda aktive etmiyor. Bu durum şeyleri algılamamızı engellemez. Hatta eksiklikler o şeyin nitelikleri arasında yer alır. Ancak bir markanın beş duyuyu aktive edecek unsurlara sahip olması ciddi bir avantajdır, tabii ki olmazsa olmaz değildir.
- A. Selim Tuncer
Səs və görünüş necə kafi olar yeməklə əlaqədar şeylərdə və cinsilikdə toxunmadan necə hipnoz olar insan. Sumasuma haqsız mıyım?
- avatar8
gonul gozu vucut tum bu hilelere kapandiginda acilir koku gonule degil beyne hitap eder
- thithan
Mexanikidir qoxu, anlamaq deyil algılarına xitab edər. Səlim qardaşım də hisslərdən bəhs edir zatən. O da beynin refleksif qismi, irdeleme etmədən kabulleniş bir baxıma yəni o zaman könül deyirlər köhnə sözlə suma.
- avatar8
gonul gozu bu diil ama :)) saol avatar acikladigin icin
- thithan
O daha bir içəridə elə mi diyorsun daha mənliyinə doğru, daha təbiət ilə inteqrasiya olunmuş. Daha insanabənzər daha atalardan gələn bir duyğu, liderlərə daha uyğun daha has. Mence könül gözü bu.
- avatar8
Amacım sadece kadim kültürde de kokuya verilen öneme işaret etmekti, gönül gözünün ne manaya geldiği bu konu kapsamında çok önemli değil. Nitekim, "Koku, gönül gözünü açar." diyen de Mevlana.
- A. Selim Tuncer
boku yedik simdi kafayi cekmekten mi bahsetmis mevlana acaba
- thithan
"Ya göründüyün kimi ol, ya da olduğun kimi görün" deyə irony edən də Mevlana. :)
- avatar8
mevlananin sozu parayla alinacak seylere yakismiyor parfume allerjim var mesela birakin gonul gozunu acmayi nefes alamam ayni sey bir toprak kokusunda agac gul kokusunda olmuyor
- thithan
Mevlana çoxu mövzuda irony etmiş əslində, dönənlər irony nin fərqində deyildirlər nədənsə. Qoxu hiss da elədir məncə.
- avatar8
10.10 mətnin soldan sağa oxunduğu üçündür, ərəblər üçün 13.50 ola bilər. :)
- avatar8
'on on'u oldum olası check simgesi olarak düşünmüşümdür. 'her şey yolunda' gibisinden.
- DaisyNeeuQ
10.10 'un çox dəqiq bir mesajı var, olduqca xalis.
- avatar8
"It was somewhat deceiving at first. I think we’ve come to equate heft and weight with substance and quality. If I closed my eyes and held the watch, I might have guessed that it was a quartz movement. " :)
- avatar8
Kapalı gözle,,,,,,,,,,,,qapalı-açıq, kor-göz, his-logic, mind-body, bütün bunlar arasından realigment edilmiş.
- avatar8
10.10 də ümumiyyətlə bütün marka adları çərçivəleniyor və yel qovan əqrəbten bədən uzunluğu ilə hadisəsi sonlandırar.
- avatar8
10.10 konusu daha epeyce su kaldırır gibi görünüyor. :)
- A. Selim Tuncer
Ben benim fikrimi izah ettim, başkalarının muhtelif fikirleri olabilir demek istiyorum. Senin fikrini de blogdaki yorumlarda Bülent Akgül, Vüsal Qəmbərov ve Rüstəm Məmmədov paylaşmışlar. Yukarıda da Daisy başka bir şey söylemiş. Belki daha başka şeyler de söylenebilir.
- A. Selim Tuncer
Yazmışlar bənzər şeylər baxdım da, öz fikirlərinə şübhə ilə yaxınlaşmışlar ora da ayrı bir mövzu. Saat reklamında markadan əhəmiyyətli başqa nə olabilirki?
- avatar8
Doğrunun tek olması şart değil, her görüş de isabetli olabilir.
- A. Selim Tuncer
Differrent opinion makes the life possible.
- avatar8
Zatən buradakı doğru da deyil, reklamcının məqsədi. Reklamcı saat reklamında başlangıçta10.10 encoding'ini etmiş. İnsanlar bunu düşünmədən decoding edirlər. Bu decoding də marka adı önə keçir. Reklamcının əsas məqsədi markanı göstərməsi. [10.30 edərək 6 rakkamının anlaşılmasını təmin etməyə işləmir. :)] Təbii tək bir decoding yox onlarla ola bilər marka adının yanında. Sən deyə...
more...
- avatar8
Ben o yazıda akrep ve yelkovanın her pozisyonunun bir görsel kod olduğunu, analog saatlerin dijital saatlere karşı üstünlüğünü de bunun oluşturduğunu savunuyorum. Benim için 10.10 konusu bu görüşümü doğrulayan bir ayrıntıdan ibaret.
- A. Selim Tuncer
Hər halda 10.10 bir detal.:) Analoq continuous davamlı yəni, digital discontinue sonlu. İnsan qarşısını bir sonrasını görmək istəyir. Xəyal etmək istəmir konkret bir şey olsun istəyir gələcəyi göstərən ..
- avatar8
Dr. Rapaille də təqribən eyni şeyləri söyləmiş. Amma əsas olan analoq saatların continues hissini verə, ana mövzu bu. Digərləri yəni digtaller sonlu zaman durmuş bir şəkildə xatırlatdığı contexi səni əlaqəsiz çətin bir logical düşünməyə itələyir. Bir nümunə verim, bir görüşünüz var və saat 13.30 da bu an saat 13.10 yelkovanın 20 dəqiqə arasında gedəcəyi məsafəni bir müqayisə etməklə...
more...
- avatar8
Kasaya o kadar parayi sayarken gozleri acmak gerekebilir ama.
- here is johnny
@avatar8; evet, dediğin gibi de yorumlanabilir. Bu demektir ki analog saatlerde zamanın ufku açık.
- A. Selim Tuncer
Dediyim çox bir şey də yoxdur əslində. Analoğa karizma baxımından olan bu qədər maraq çaşdırıcı. Almaniyada bir saatçide rakkamların 20000 $ dan başladığını da gördüm. Bütün bunlar məsum nostalji hislerinle açıqlananmaz tabe. Anolog saat bahalı lığınla bir zənginlik, prestij, saata o qədər verə bilməniz simvolu. Xalq da bahalı saat taxana qiymət verir saatının tərzindən qiymətindən...
more...
- avatar8
Saat insanın öz markasının simvolu bir baxıma. Hədəf kütləsini təsir edir, bahalılığı hədəf kütləsinin qəbul etdiyi gücün göstəricisi. Vaxtı göstərməsi falan filan hamısı çox da əhəmiyyətli deyil. Digital və anologlar isə çox fərqli hislərə xitab edir. Amma bu qəti saatı insan özü üçün takmıyor, hədəf kütləsi üçün taxır.
- avatar8
telefonu çektim direkten şarkılarıda düğünlerin vazgeçilmezlerinden olmuştur :)
- Oğuz Sandıkçı
İlkokul sonlarında hepsini ezberlemiştim yaa.O enerjiyi derse harcasam cumhurbaşkanı olmuştum :)
- Şeker Portakalı
Oğuz senin dediğin şarkıyı hatırlayamadım, açtım dinliyorum şimdi. Düzeltme: Hatırladım. :))) Şeker Portakalı ben de ezberimde sanıyordum da unutmuşum çoğunu ya. :/
- Zeynep Mengi
5 değil 6 yavru varmış. Her renkten 2 tane. Bahçede saklanmışlar bir köşeye... Göremedim ama telefonda seslerini duydum, çok cazgırlar. Yarın sabah bulursam çekeceğim fotoğraflarını. Ayrıca 3 tane daha yavru gelmiş başka bir anneden. :)
- Zeynep Mengi
Rambo,mualla gibi eğlenceli şarkıları da vardı.Hatırlamak güzel oldu.Gece gece rahmet aldı Gökhan'da. :)
- Şeker Portakalı
@Zeynep o şarkının bende anısı vardır :) Lise yıllarında bizim cafede garsonluk yapıyordum. Orada yapılan tüm düğün ve kınalarda defalarca çalarlardı bu parçayı :S Etkisinden zor kurtuldum :D @Şeker Portakalı Allah rahmet eylesin, gerçekten çok severdim kendisini.
- Oğuz Sandıkçı
:)))) Ben de dalga geçiyorsun sandım ya. :D
- Zeynep Mengi
Malesef birinci elden tecrübe ettim :D
- Oğuz Sandıkçı
Bacaklarının arasında çocuklar koştururken elindeki 50 adet meyve suyu kutusunu dağıtmaya çalışmak, fondaki sağır edercesine çalan göbek havası müzikde cabası :) Sanırım eğlence anlayışımın biraz dışında kalıyor :D eve çıkıp son sesle müzik dinliyordum kendime gelmek için :)
- Oğuz Sandıkçı
Hayatımda hiç gitmedim düğüne. Senin bulundukların gibilerine de rastlayamam herhalde bundan sonra. :))
- Zeynep Mengi
Türk popunun gerzek sözlü şarkılarla beynimize tecavüz ettiği o dönemi az hasarla atlattıysak vitamin in bunda büyük payı vardır :)). Grubun bir de zonta şarkısı vardı o da harikaydı tavsiye ediyorum
- muhterem zevat
Bugün nerdeyse hepsini dinledim galiba. :)
- Zeynep Mengi
zonta için de link versene sevabına :))
- muhterem zevat
Şimdi şirkete bir arkadaş fındık getirmiş ve dağıtıyordu. Bu şarkıyı ona gönderdim. Çok işe yaradı yani Zeynep, tam üstüne iyi denk geldi. :)
- Deniz İlbayli
mapler filan yavaş yavaş tasarımın karakteri ortaya çıkıyor ama hala ham sayılır...
- Burak Daylan
benden de benzer bi iş bekleniyordu ben de koşarak uzaklaşma rekoru kırdım dün!
- linedesigner
arada sınırları zorlamak için alıyorum, süre kısa, karar vermeleri kısa, ödemeler kısa sürede halloluyor :)
- Burak Daylan
bizim çalışma sistemi benzer olsa olabilirdi ama proje erken bitsin isteniyor sonra erken revizyonlar ve yine erken teslimler böyle böyle 2 ay geçiyor. Sonra da profesyonellikten bahsediyor üstelik bunu yapan ülkenin öncü inşaat şirketlerinden olduğunu iddia ediyor. Israrla çalışma programı çıkarmam gerekli diyorum bizim işimiz acele deniyor. 2 ay haybeye harcanmış koooskoca 2 ay üstelik tek proje fiyatına bi dolu revizyonuyla beraber!
- linedesigner
bu öyle bir durum değil neyse ki...
- Burak Daylan
ben de sabır sınırlarını zorladıkları için tüm projeleri iptal ettim arada % alacak eleman da çok üzüldü bu işe :)
- linedesigner
paylaşmak isterdim ama müşteri gizliliği :)
- Burak Daylan
Tasarım sürecinin tüm interaktifliği kayboldu o zaman :) Biz de birazdan mobilya montajına başlıyacağız. Tasarım süreci ve şantiyesinde sürekli ben ilgilendim. Bu gece sonucu görücez :)
- Emir İmer
bunu deneme olarak gör paylaşabileceğim bir işte sakınmam :)) kolay gelsin...
- Burak Daylan
tasarım bitmeye çok yaklaştı, olgunlaştırma revizyonları yapıyorum...
- Burak Daylan
BAŞKENT’in yıllardır dinmeyen tartışması kent amblemi konusunda Büyükşehir Belediye Meclisi çok tartışılacak bir kararla Ankara’nın yeni amblemini belirledi. Mahkemenin iptal ettiği Atakule ve cami figürlü amblem, üzerinde yapılan küçük değişikliklerle yeniden Meclis’e getirildi. Meclis toplantısında önergesinin okunmasının ardından üyelere kısa bir açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara’nın ambleminin daha önce mahkeme kararıyla iptal edildiğini hatırlatarak, “Şimdi, arkadaşlar yeni amblem hazırladı. Amblemdeki yıldızlarla Türk tarihini de sembolize etmiş olduk. Bu tarzda amblemimizi kabul buyurursanız, Valiliğin onayından sonra Ankara’nın amblemi olarak temsil edecek” dedi.
- A. Selim Tuncer
"Melih Gökçek, Ankara'ya illaki tuhaf bir amblem çakacak! Şimdi de bu..." demiştim. http://ff.im/mpBIm Demek o kedi gözleri, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek anlamına geliyormuş.
- A. Selim Tuncer
"şebeke suyunda arsenik var" iddialarına "siz asıl izmir'e bakın, onlarda daha çok arsenik var" şeklinde 3. sınıf ilkokul öğrencisi seviyesinde cevap verebilen birisinden tarihi geçmişi önemsemek gibi görece yüksek seviye gerektiren hareketleri beklemek anlamsız olurdu. o yüzden hiç şaşırmadım.
- Gökhan Türkeli
Amblem güzeldir, değildir ayrı konu da mahkemenin bunu iptal edebiliyor olması kimseye garip gelmiyor mu?
- Ahmet Karakurt
Tabii ki o da baska bir garabet. Yukarida baglantisini verdigim yazimda deginmistim.
- A. Selim Tuncer
from iPhone
son zamanlarda belediye simgelerinin içinde hep cami minare var?
- el-İlah v5 Upgraded
Tabii eğer temsil yeteneği varsa amblemde cami kullanılmaz diyemeyiz. Mesela İstanbul'un amblemi salt camidir, fakat hiç yadırgamıyoruz. Oysa Ankara'daki Kocatepe Camii, bırakın temsil yeteneğini, mimari açıdan tam anlamıyla çakma bir yapıdır. Çakma logoya çakma cami! :)
- A. Selim Tuncer
(Ben Hitit Güneşi'ni daha çok beğeniyordum...)
- ParaBellum
Bu topraklarda en az 7 medeniyet kurulmuş çömüş. Her medeniyet yaratıcısı halkın yaşadığı mekana önemsediği mührü vurması en doğal hakkı olduğu gibi, gelecek kuşaklar için de bırakılmış esaslı bir bilgidir. Türkiye de halkın çoğunluğu islam olduğuna göre böyle bir "mühür" (en geniş anlamıyla) bahsettiğim nedenlerle kullanılabilir. Hatta kullanılaması gerekir. Belediye, belde halkının kollektif bir yönetimidir, bu yönde bir karar alınmasını eleştirmek için bir neden göremiyorum.
- Hammurabi Abi
21.yyda gelişen inşaat teknolojisine rağmen hala cami denince aynı garabetleri diken zihniyetten, hatta birde bunu sembol yapan kafadan başka birşey beklemiyorum. Normalde Vedat Dalokay'ın projesi kazanmıştı ve o güzelim cami İslamabad yerine Ankara'ya yapılacaktı. Yobazlar engel oldu. Bu logo onlara çok yakışır, Gökçek'e oy veren ankaralı'ya daha çok yakışır...
- Tolga Şansal
Hitit lerin Ankara ile ne alakası var ki Danış tay bir türlü Hitit tapınağı amblemini bırakmıyor, üstelik hitit hattuşaş yani çorum iken bu ne ilgi yoksa güneşemi şeydiyorlar. Ankara kulesi ankarayı simgeliyor yoksa siz paris eyfeli bilmiyormusunuz.?:)
- haberevim
Danış tay güneşe tapıyor olma lı. Başka açıkla ması yok. :)
- Ozan Tortop
O ikinci logodaki Ankara kulesi göndermesi, benim gibi Kocatepe camisini eleştirenlerin gazını almak için araya sıkıştırılmış bir öge sadece. http://ff.im/LuLVV Yoksa asıl logodaki figür bariz bir kubbe...
- Tolga Şansal
tolga şansal: vedat dalokay golf kulübü kurmuştu, Ankara halkı lastik ayakkabı giyip, çöpten ekmek toplarken, senin hatırına halkı çıkartalım uzaya gönderlerim ve senin tam karşına , bi tane vedat amblemi yapalım senin hatırında kırılmasın, Halkın teveccühü olan amblemleri gördüğünde de sen gözünü kapayıver. tay değil halkın dediği yönetim demokrasidir. bazıları diktatör adını kullanmak...
more...
- haberevim
Dalokay'ın golf kulübü kurmasıyla, hala 7.yy'dan kalma camilerin kötü kopyalarını yapan yobaz kafanın ne alakası var? Bilmiyordum böyle birşeyi. Demek ki vizyon sahibi de bir adammış. O kadar arazi talan edileceğine golf kulübü olsaymış keşke. Bugün Antalya'nın yırtınarak yapmaya çalıştığını yıllar önce görmüş adam. En çok gelir bırakan turist golf için gelen. Herşey dahile gelen adam...
more...
- Tolga Şansal
Benim baktığım yerden öncelikli mesele ne cami ne de Hitit güneşi... Mesele şu ki, Melih Gökçek hiç de uzmanı olmadığı bir konuda uyduruk bir amblem yaptırıyor, kendisi kararını veriyor, Belediye Meclisinden geçiriyor ve bunu da koca şehre dayatıyor. Mahkeme çok mu anlıyor bu işten? Hayır. Acaba hangi bilirkişiden uzman görüşü alıp kararını verdi, o da belli değil. Bir uzmanlık konusu...
more...
- A. Selim Tuncer
Bu konuyu tıpkı yanlış işleyen ama olması gereken yerindelik denetimine benzetebiliriz. Kaldıralım, gitsin... Ne olduğunu, ne işe yaradığını ve nasıl kaldırıldığını hatırlıyoruzdur umarım. Çünkü bu komik işleri hatırlamayacağız yıllar sonra...
- Tolga Şansal
iyi ki değiştirmişler. neydi o eskisi öyle...
- Radicando Levino
Yahu bari mimar adama mimarlık tarihi öğretmeyin. Bırakın şu herşeyi biz biliyoruz kibirini. Yerli osmanlı tarzı ne? Bi tarafınızdan element uydurmayın. Hadi tuttu, yahu osmanlı mı hüküm sürüyor bu topraklarda? Bir kaç "dini yapı" göstereyim de ufkunuz açılsın bari... Buyrun: http://ff.im/LvqiB Daha çok camilerde olsun isterdim ama sizin gibiler sağolsun pek böyle çağdaş örnek yok ne yazık ki..
- Tolga Şansal
Ankara şehir ambleminde Ankara'ya anlam veren değerler yer almalı bence: Ankara Kalesi, Atatürk, TBMM, Hacı Bayram-ı Veli, Seymenler ve benim bilemediğim daha nicesi... :)
- Ali Oz
Ateş dansı_ :) Cahil cesareti ve seviye konusunda müthiş örnekler sunuyorsun. Bravo, aynen devam... Bu saatte sana mimarlık tarihi anlataca halim yok ama fotoğrafını gösterdiğim (resim değil, ikisi arasındaki farkı da bir öğren mümkünse) binalara "gerzek" diyen adamın başbakanı da heykele ucube der. Bu arada 7. yy dedim, yanlış oldu aslında. Kubbe ile açıklık geçme çook daha eski....
more...
- Tolga Şansal
Tamam işte sen hala osmanlıda yaşıyorsun biz Türkiye Cumhuriyeti'nde... Fark burada... Aman Ali Atatürk falan diyorsun? Ne yapıyorsun? :)
- Tolga Şansal
Neden, Tolga, ben kimim ki? Tarihimin hiçbir kahramanı bana uzak değil. Atatürk'ü de, Attila İlhan'ın, Kemal Tahir'in anladığı ve anlattığı anlamda sahiplenirim, sonuna kadar...
- Ali Oz
Mimar Sinan'ın devşirmeliği için de şunu yazmak istedim, çok kısa: Bence, insanın nereden geldiği önemli değildir, nerede kaldığı önemlidir. :)
- Ali Oz
@Ali: Tarihçi arkadaş göre diktatör ya, o bakımdan :) Yahu en başından beri her icraatın arkasına bir islam/osmanlı kimliği yapıştırıp duran kim? Ben ne demişim? Kim olduğu, neye inandığı değil, çağdaş yapılar yapılması gerektiği. Eh o binalara ne sıfat taktığın ortadayken seninle seviye ve bilgi tartışmasına girmek nafile....
- Tolga Şansal
Bir alternatif Ankara Şehir Ambleminde Sizce hangi figürler yer almalı? Ben aklıma gelenleri birkaç yorum önce yazdım...
- Ali Oz
Yahu o fotoğraflara (resim değil) sadece kilise olarak bakacak kadar at gözlüklü olduğunu bildiğim için özellikle "dini yapı" dedim. Onu bile göremeyecek kadar kapasitesiz bir adamsın.
- Tolga Şansal
Yozdilden alıntı yapma ile saçmalama arasında gidip gelen, biraz farklı şeyler okuyunca küfür moduna girenlerin ayrı olarak patalojisini yapmak lazım. Gerçi U. Mustafa' şansını zorluyorsun biraz daha konuşursan bu kapasiteli arkadaşların küfürden başka maharetleri olmadığını tekrar tekrar ispatlamış olacaksın.
- coder
Sayın @Tuncer, bir kaç satırlık paragrafta dikkat ç ekecek kadar uzman sözcüğü kullanmışsınız. Konu zaten uzmanlık gerektiren bir konu değil di. Hatta demokrasiyle uzmanlık birbiriyle çelişen bir şeydir. Seçimli Demokrasilerde vatandaşta eğitim düzeyi bile aranmaz. Olayın uzmanlık gerektiren bir yönü varsa o da grafikerin yeterliliğinde aranır. Amblem seçimi halkın eğilimine göre...
more...
- Hammurabi Abi
Eğitim düzeyi aranmayan bir demokraside tercihin kalitesi ile kaygıları en azından tasarımcı formasyonu olan insanların dile getirmesinden rahatsız olan kitlenin yaklaşımı ve tepkisi ortada. Birileri bak faşiste diye atlayacak ama bazı konular seçimle olacak işler değil. Artık bize eflatun otobüsler kazandıran oylamaları geçtim, ulaşım gibi master plan üzerinden şehirciler tarafından...
more...
- Tolga Şansal
Şu anda tartışmaya katılacak zamanım yok. Grafik Tasarım dergisinin son sayısı için toparladığım "Teknik ve estetik değerler açısından üç bin yıllık Hitit uygarlığı mirasının yanına bile yaklaşamadıktan sonra..." başlıklı yazıyı burada olduğu gibi paylaşayım ki, meramım tam olarak anlaşılabilsin: Geçtiğimiz günlerde gündeme bir Ankara haberi düştü: Başkentin yıllardır dinmeyen...
more...
- A. Selim Tuncer
Elinize sağlık. Müthiş yazı olmuş...
- Tolga Şansal