Sign in or Join FriendFeed
FriendFeed is the easiest way to share online. Learn more »
Süleyman Sönmez
Gün güzel başladı. Yattaşş'ın yolladığı yorganımı kaldırdım. Sonra Tarç perdelerimi açtım. Tanrım Güneş Sun reklamındaki gibi parlıyordu. Sonra eşimi uyandırdım. Geçen ay bize yollanan NASA teknolojileri yastığı ile güzel bir uyku çekmiş gibiydi. Ah acıkmıştık en güzeli Pınnar marka peynir yemekti.
Sonra bizim blog dergide çıktıktan sonra Doğruşş Çay'ın yolladığı aroması hafif o zengin tadı yudumladık. Tanrım blog yazarı olmak ne güzeldi. Öğleden sonra bir filmin ilk izleyenleri olacaktık. Sanırım Hıncal Abi de gelecekti. Onun gülüşünü özlemişim. - Süleyman Sönmez
Toyrota'nın deneyip hakkında yazmamız için yolladığı arabamızın üstünde bir kedi vardı birden aklıma kedi mamaları reklamı geldi. Hani geçen kış birlikte Türkiye kedileri programı yapmıştık. Neyse biraz kışkışladım gitti. - Süleyman Sönmez
Cok yakın zamanda gerçek olacak maalesef. - Meriç Dağlı from fftogo
Filmden sonra gökyüzü enfes geldi. Bulutlar uçuyor rüzgar yüzümü okşuyordu. Bu bulunmaz tad ancak Alggidda dondurmalarında olabilirdi. Hemen Carsperr netbook'umu çıkardım. Şeker şey. Deneme sürem halen bitmediği için çok mutluydum. Zaten deneme sürem bitince Accerr yollayacaktı. Ardından duygularımı yazdım. Alggidda seni çok seviyordum. Konuya girmek için parlak bir fikir geldi. Alcida esprisi. Hani karadeniz bayisine sormuşlar tek doğru telaffuz ondan gelmişti ya. - Süleyman Sönmez
Sonra sürekli okurları kızdırmamak için müthiş kültürlü bir yazı yazmaya karar verdim. Nedense eskisi gibi güzel konular gelmiyor. Ama olsun halen okuyorlar zaten o kadar uzun konuyu kim okur ki? - Süleyman Sönmez
Akşam oluyordu. Hemen Nokita, Iph-phone ve Blackterry ile deniz manzarasını çektim. Eskiden olsa izlerdim. Ama şimdi karşılaştırmalı analiz yapmam gerekiyor. Fotoğraf yazılarım çok okunuyor. Herkes bana hayran... - Süleyman Sönmez
Artık yorulmak üzereyim. Hemen deniz taksiyi arıyorum. Halkla ilişkiler müdürleri çok şeker bir bayan, gayet nazik bir teklifle haftada iki gün beni istediğim kıyıya götürebileceklerini söylediler. "Ah" dedim "Bu akşam lütfen beni Liberty Island'a bırakın. Özgürlük Heykeli ile randevum var." O kadar çok güldü ki telefonu kapattığımda bile gülüyordu. - Süleyman Sönmez
Deniz taksisi ile giderken bir yandan not alıyordum. Hakkında yazmadığım marka kalmış mıydı? En iyisi Google aramalarındaki trendleri taramak diye not aldım aklıma. Hemen blogumu açtım. Bir iki tane daha o yorumlardan gelmiş. "Abi ne yapıyorsun" diyorlar Mahvettin kendini bozdun kendini ne yapıyosun. Sinirlendim biraz her gün geliyor bunlardan. Aptallar. Siz daha Türkçe yazmayı beceremiyorsunuz imla özürlülüler. Sinirle spam düğmesine basıyorum. Netbook'un pili bitiyor. İnceleme yazısına yazsam mı? Yok ya.. - Süleyman Sönmez
Eve geldiğimde 10 tane kutu geldiğini görüyorum. İlkinden bir kaplumbağa çıkıyor. Ama bu canlı be. Altını çeviriyorum. Bir etiket "Kaplumbağayı takip et Sülo!" Of of . Bu sefer ki zor olacak galiba... - Süleyman Sönmez
Dördüncü paket süperdi. Kapağı açarken elime birşey battı parmağım kanadı. Sonra kutu içinden bip bip bip diye bir ses duydum. Hemen açtım. Bir cihaz. Ekranında yazı çıktı. Kan örnekleriniz alındı. Hastanemiz size 1 gün sonra dönüş yapacak. Detaylı analizler için lütfen cihazı kapatmayın. Ohha dedim içinden şimdi bu herifler genetikten tut kalp şeker ne varsa yazar. Tanrım ne şanslıyım. Hemen Friendfeede yazmalıyım. Çatlayanlar çatlasın. Böyle hizmet görülmüş mü be! - Süleyman Sönmez
Uyumadan önce 3d gözlüklerimi takıyorum. İşte Second Liffe'dayım. Blogum da orada. Gelenlerle konuşuyorum. Çok süper bir olay bu. Second Liffe'ta ile blog açan benim. Türkiye bloggerları şok olmuştu açtığımda. Şimdi ise Di Caprio geliyor. Naber adamım süpersin. Geçen ay Oskar Ödülleri çıkışı sanal bloguma uğrayanlarla yaptığım röportajlar tüm tabloidlerde çıktı. Yılın blogu olmak üzereyim. - Süleyman Sönmez
Marka temsilcisi aradı. Ya, ne münasebetsiz şu adam. İnsan bir saatine bakar be. Hımm Caarttier'in camını çizmişim. Bir şey derler mi acaba? Yok ne diyecekler. İki yazıma bakar valla. Sinirlendirmesinler. Kaç kere ben özgürce duygularımı yazarım dedim. Neyse marka temsilcisi aradı. Yeni markam çok tutmuş. Her ay on yazımı sadece marka ürünü alanlara yolluyorum. Acaip gidiyor satışlar. GTIblog parfüm acaip ses getirdi. Dergilerdeki herkes arkadaşım oluuum :) - Süleyman Sönmez
Annem aradı. Kapıda iki kişi varmış. Gitmiyorlarmış. Adresimi istiyorlarmış. Ne diye istiyorlar. Hay aksi. Geçen ay denemeden yazdığım şu cilt sıkılaştırıcı ve gençleştirici krem. Kahretsin. Dermatolojik testlerden geçmemiş aslında. Ciltte yanıklar oluşmuş. Off Allah kahretin. Ne yapayım. GSM operatorleri Avrupa lansmanına yetişmeye çalışıyordum. Acilen avukatlarımı aramalıyım. Emlakçıyı aramalıyım anneme yeni bir ev lazım yok Eskidji'den bir tane satın alayım en iyisi. - Süleyman Sönmez
Dostum müthişsin. Tam bir yazarsın... Aslında seni bir yazar olarak hayal ediyorumda... Eminimki dünya çapında bir yazar olurdun... - Hamza Şamlıoğlu @TEAkolik
Hamza ŞAMLIOĞLU + 1 - İdris Cin
Yaratıcılığınıza hayran kaldım : ) Ama düşüncelerinize katılmadığımı belirtmeliyim. - İbrahim Uzun [ j ]
kalmenine sağlık süleyman... çok güzel ve pozitifci yaklaşımla anlatmışsın meseleyi... - Progresif Cem Gencer
Yazmak eyleminin özgürlüğüne çok menfi bir yaklaşım bu, katılmıyorum. İsteyen istediği markayı yazar. Yazarın yazdığı değil, onu okuyanın ne algıladığıdır mühim olan. Siz "markanın satın aldığı adam" dersiniz yazar için, bir başkası "dur ben de bir deneyeyim şu markayı" der. Sonuçta almak isteyen alır, istemeyen almaz. Yazmak isteyen yazar, istemeyen yazmaz. - ipek aral kişioğlu
köşeyii dönmüşsün galiba :D - Tamkarışık
fikir üretebildiği, yığınlardan farklı bir şeyler yapabildiği için ünlü sıfatı yakıştırılan kişilerin ellerindeki gücü kullanırken "etik" olarak düşünmeleri gerektiği sorunsalı her ortamda olmuştur. her zaman, yeni mecranın yeni palazlanan ünlüleri, eskileri bu şekilde suçlamışlardır. internetin dinamizmi nedeniyle, bu özeleştiri, sektör daha belirli bir olgunluğa ermeden yapılmaya başlanmış. bana kalırsa çok olumlu bir gelişme. bunlar şimdiden tartışılmazsa, eski ortamın yanlışları yeniden tekrarlanır. - Özhan Yiğitler
gercekten de her ortamda marka marka marka gormekten gina geldi. - aykut
"Bloglar "Masumiyetini" mi kaybediyor? ", düşünülmesi gereken birşey aslında.Viral zımbırtıları göz ardı edersek, bloglar sahibinin kafasındakini paylaştıkları ve belki aldığı reklamlar vs ile para kazandığı yarı profesyonel(bir bölümünün en azından) günlükler iken x içeceğinin yada y içeceğinin tanıtımının yapılması için ısmarlama yazı yazdırılan(ve bunu yaparken "lansmanlarla" yada hediyelerle sahiplerinin"gönülleri alınan") "şey"lere mi dönüşecek zaman içinde? Peki bunun bir sonraki adımı ne? - Enis Hürkan BURAKÇI
Artık xinblogu.com'da okuduğumuz yazının önce "lansmanı yapılmış mı?" yada "x e hediyeler gelmiş mi?" bunu araştırıp, ona göre mi okumalıyız? Acaba bu da "reklam" mı yoksa gerçekten eskisi gibi "blogger ruhuyla" yazılmış yazılar mı? bunun kritiğini mi yapmalıyız kendi içimizde yazıyı okumadan? Ha, burada x çıkıp "size ne ben popularite mi arttırmaya bakıyorum" yada "zaten sahip olduğum popularitenin getirdiği nimetlerden faydalanıyorum" diyebilir, veya "lansmanı" düzenleyen çıkıp abi reklam, reklamdır - Enis Hürkan BURAKÇI
hocam yaraticiliginiz gercekten ust seviyede fakat neden bu kadar doldunuz onu anlayamadim. bu isler dunyada da boyle yuruyor, markalarin buna ihtiyaci var cunku, insalarin da buna zaafiyeti birakin marka saksakciligi yapmak isteyenler yapsin, gercek okuyucu yazarini bilir, sasmaz. - Oğuz Serdar
diyebilir bunlara getirebileceğimiz haklı eleştiriler yok sanrıım şu anda çünkü o bakış açıları da doğru kendi içlerinde. - Enis Hürkan BURAKÇI
bu işler dünyada böyle yürüyor diye eleştirmemek, karşı görüş bildirmemek mi gerek? önümüze dayatılan davranış biçimleri, bizden çok kurumların kasalarına hizmet ediyorsa bunu eleştirmek, ya da en azından fikrimizi beyan etmek çok doğal hakkımız. kaldı ki, bu böyle yapılıyor diye fikir beyan etmezsek, doğrusuna inandığımıza yönlendiremeyiz. bu durumda sadece ve sadece "money talks" durumu olur ki, bağdat caddesi ve etiler züppelerinin yaşadığı gerçeklik de bu kadarla kalır. - Progresif Cem Gencer
eleştiri hakkımızı teslim ettiğimizde gerçek anlamda kapitalist düzenin birer kölesi oluruz; bize sadece belli çerçeveler içinde hareket hakkı tanınır, belli şeyleri yapmaya izin verilir, belirli markaları düzenli tüketmemiz gerekir. sistemin zaten insana muhtaç olduğu çizgidir bu, tüketecek ve bağımlı hale getirilecek canlılara ihtiyacı olmasa, çoktan ıskartaya çıkartılmıştı insan... - Progresif Cem Gencer
@Cem, farkli eksenlerde dusunmuyoruz fakat benim karsi ciktigim ya da en azindan destek vermedigim sey tam olarak sudur: http://www.haberturk.com/ekonomi... - Oğuz Serdar
http://sozluk.sourtimes.org/show... de son satırda ne güzel de denmiş: "hayatın her mefhumunda markaya takılanlar görgüsüz..." - Progresif Cem Gencer
fikir olarak katilmakla birlikte, elimde somut kanit olmadan insanlari (burada blogger camiasi) suclamanin dogru oldugunu sanmiyorum, bence boyle ustu kapali seyler yazmak yerine, eger bilinen birseyler varsa, daha cesur olunup. Evet X blogunda Nokia XYZT icin soyle yazdi, bana gore yaptigi tarafli bir yorum, cunku Nokia ona XYZT gonderdi gibi somut seyler yazmak ve karsi tarafa cevap hakki dogurtmak lazim. - Deniz (bluesign) Edincik
reklamin iyisi kotusu olmaz sonucta, politikalari geregi mediamarkt acildigi vakit izdiham, skandallariyla haber oluyor ve ben bu yuzden oradan alisveris yapmaktan vazgecen insanlar oldugunu sanmiyorum. bir seyden rahatsiz olunuyorsa, yapilmasi gereken gormemezlikten gelmektir bu bilgi caginda bence. - Oğuz Serdar
bana boyle somut olmayan iddialar pek birsey ifade etmiyor. bir de boyle yazildigi zaman suna benziyor, ben friendfeedin %90 i salak desem, herkes kendini kalan %10un icine sokacaktir. Verilmek istenen mesaj nedir, 2 gundur bloggerlar hakkinda? - Deniz (bluesign) Edincik
tuvalet kağıdı örneğinde tepki gösteren kitleler de yine o markanın bilinirliğine katkı sağlıyorlar. bu şekilde bir tepki, paradoks durumu belki birincil aşamada tepki gibi gözükse de yine de markaya hizmet ediyor. - Progresif Cem Gencer
evet Cem ben de tam olarak buna katilmiyorum. yani "alamiyorsan kullanma, konusma, kulaklarini tika" seklinde dusunuyorum ben, zaten markalarin basit oyunlarini yikacak olan sey kitlelerce bu sekilde gormezden gelinmesidir bence, tam gedigine oturan "ayarlar" degil. tabi bu bir utopya, yoksa h. avsar, p. hilton ve turevleri bu kadar populer olmazdi. :p - Oğuz Serdar
@OğuzSerdar, reklam örneğini verdiğiniz şirketin tanıtım kampanyasındaki insanların "açgözlülük" duygusunu sömürmesi, etik yönden incelenmesi ve açıkça protesto edilmesi gereken bir yaklaşım. o sahneler, bir çocuğun başka çocuğa ait olan bir şeyi haksızca aldığını gördüğümde bende uyanan tepkileri uyandırdı. ancak, "reklamın iyisi kötüsü olmaz" diyerek yanlışı doğru gibi göstermeyi amaç edinen bazı kurnazlar sayesinde gereken tepki verilmedi. bu yüzden şirket aynısını defalarca tekrarladı. - Özhan Yiğitler
Bu yaziya epey guldum. Dalga gecme seklinde degil elbet kivrak zekasina. Buna benzer bir yaZiyi kendi blogumda yazdigimda yemedigim laf kalmamisti. Esas bir diger tehlike var blog camiasini bekleyen; onu da ilk firsatta ben yazayim bari. - M. Serdar Kuzuloglu
Serdar nedir tehlike ipucu alabilir miyiz yazı hakkında : ) - İbrahim Uzun [ j ]
Eline saglik Suleyman. Mükemmel bir yazı. Ne hazindir ki FF'de de sürekli marka muhabbeti yapan arkadaslar var. Sıklıkla görmekten midemi bulandiran top 5 marka da şöyle; nuzella, ifone, ipot, maq, starfucks Tabiki herkesin kişisel tercihidir ancak teshirciligin fazlasi cilde zarar. Bir darbe de bugun yedim; ad-free-blog organizasyon sitesi dahi 180 derece donerek reklam almaya baslamis; durum sanildigindan daha vahim. - supertivo
Güzel ve eğlenceli bir yazı olmuş aslında, baya eğlendim okurken. Ama daha çok ilgimi çekenler buraya girilen yorumlar oldu. Eğer salak değilsem bir iddia filan yok yazıda, nerden çıktı ki iddia meselesi? - Doğaç Yavuz
PR ( Halkla İlişkiler ) faaliyetleri geleneksel Medya ilişkileri sürecinde gerçek amacından saptığı için insanlar PR lafını duyduğu zaman suratları ekşimeye başlıyor. Söz konusu Sosyal Medya olunca bu faaliyetlere PR 2.0 diyoruz ki, aynı hatalar sosyal medya ve blog yazarları ilişkisinde yapılırsa, markalar adına telafisi zor sonuçlar doğuracaktır.. - Murat Buyurgan
Süleymanın yazdıkları "Ben lafimi ortaya goyarıım, isteyen gelir alııır, istemeyen birakir gaçaaar" lafını hatırlattı. Gelip alacak kimse olacağını sanmam - MobilAdam
biraz bu konuyu araştıyordum: ingilizce bilenlerin http://www.rickross.com/referen... yazısını okumasını öneririm... ayrıca http://www.joelonsoftware.com/items... konuya çok güzel değinmiş, Scoble'ıb bakış açısını eleştiren bir yazı... - Progresif Cem Gencer
@dogac, oncesi var biraz olayin, http://friendfeed.com/e... , sadece bu degil dunden beri bu konuda cok sey yaziliyor, senin iddia tanimin nedir bilmem ama - Deniz (bluesign) Edincik
kısa alıntı: "I've been thinking long and hard about this, and the only conclusion I can come to is that this is ethically indistinguishable from bribery. Even if no quid-pro-quo is formally required, the gift creates a social obligation of reciprocity." ... "This is the most frustrating thing about the practice of giving bloggers free stuff: it pisses in the well, reducing the credibility of all blogs." - Progresif Cem Gencer
türkçesiyle: "Bir süredir bu konuda düşnüyorum, etik olarak rüşvet vermekten farkı yok bunun. Tanıtıcı yazı yazmak bir zorunluluk olmasa da, hediye, blog yazarında sorumluluk gereksinimi oluşturuyor." ... "Blog yazarlarına karşılıksız hediye vermenin can sıkıcı yönü bu: kuyuya bir kere işendiğinden tüm blog yazarlarının inandırıcılığını sarsıyor." - Progresif Cem Gencer
olayin bence hediye verilmesi ile alakasi yok, blog yazari delikanli gibi objektif olarak kotu olana da kotu diyorsa, bir sonraki hediyeyi dusunmeden, bunda kotu birsey gormuyorum. Ama X bana bir daha hediye gondermez diye hasir alti yapiyorsa, politik yaziyorsa o zaman sorun var. - Deniz (bluesign) Edincik
"Who are the most trusted reviewers out there? Consumer Reports, probably. They don't take anything from vendors. They even buy everything they review at retail, which is what I'm going to do." - Progresif Cem Gencer
kim olursa olsun toplumsal mecrada iş yapanın "etik" ve "ahlaki" değerleri nalıncı keseri gibi kendine yontmadan ve yeri geldiğinde, rüşvetlere ve hamilikart yakinimdirlere karşı bir duruş sergileyerek, kabul görenin tersine davranabilme ayrıcalığı olması gerektiğini düşünüyorum. - Özhan Yiğitler
Amerikan'ın ünlü denetim şirketi Arthur Andersen'in batışında Şirketin kurucusunun 1940larda ettiği bir söz geçerlidir.Arthur Andersen şirketine olan güven bititği an Arthur Andersen batacaktır.Öylede olmuştur.Arthur Andersen'de danışmanlık gelirleri denetimi geçince kargaşa çıkmış ve Arthur Andersen batmıştır.İşte böyle de bir ilişkiyi ben kurayım dedim. - kadir
Yorum yazan / like ile destekleyen ve meseleyi farklı açılardan irdeleyen tüm arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ederim. Burada adım adım yazdığım bu maddeleri imla denetiminden geçirip, fotoğraflarla süsleyip :) bloguma da ekledim. http://www.gunesintamicinde.com/markala... - Süleyman Sönmez
Şahane bir yazı ve şahane yorumlar :) - Aydın Işık
Yazı çok güzel ince dokundurmalar var. :):) - Eray USTA