"Bakın, Papa II. Jean Paul seçildiğinde o meydanda dünyanın dört bir yanından yüz binlerce genci toplamayı başarmıştı. Ama o güne dair bazı belgeler gecenin sonunda meydanda bir dolu kullanılmış prezervatif bulunduğunu ortaya koydu. Bunun belgesi var. Papa’yı kutlamaya gelen gençler o meydanda seviştiler, seks yaptılar. Düşünsenize her türlü dini ve manevi değerin karşısında bir eylem. Söyleyin bakalım bunun dinle bir ilgisi var mı? Elbette bu da bir çeşit din diyebilirsiniz ama Katolik inancıyla bir ilgisi olmadığı ortada. Katoliklik prezervatif kullanımını her türlü yasaklar."
- sutlukahve
from Android
Bu çalışma, 93’ Harbi ve Ayastefanos/Berlin konferanslarıyla doğan Ermeni (nüfus) meselesinin 1920 Moskova ve 1923 Lozan Anlaşmalarıyla 'hall'inin tarihini incelemektedir. Kuşkusuz bu tarihin ‘hayati’ dönüm noktasını Ermeni meselesinin bir iç mesele olarak halli anlamına gelen 1915 tehcir kanunu ve yaşanan katliamlar oluşturmaktadır. Meselenin...
anılan anlaşmalarla hallinde uluslararası 'zımni' mutabakat da önemli rol oynadı. 1878'den 1923'e kadar sınırlar neredeyse değişmeden kalırken, Anadolu Ermeni nüfustan arındırılır. Fuat Dündar bu kitabında küresel, bölgesel ve etnik düzlemlerde yaşanan savaş ve diplomasi ekseninde Osmanlı-Türk hükümetlerinin Ermeni nüfus politikalarını ele alıyor. Farklı meşruiyet temellerinde farklı siyasi ve ideolojik gerekçelerle hareket eden Abdülhamid rejiminin, İttihat&Terakki yönetiminin ve Kemalist hükümetlerin üç önemli tarihsel kırılma ânında Ermeni toplumuna yönelik bakışlarını ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. Dündar'ın çalışması tarihyazımının önemini ancak son yıllarda farkettiği kritik bir olgu, nüfus üzerinden siyaset yapma ve sınır çizme olgusu üzerine yapılan en özgün araştırmalardan biri olarak Ermeni meselesini bu bağlama oturtuyor. Kahir Ekseriyet, Osmanlı ve Ankara hükümetlerinin bu çerçevede geliştirdiği ve uygulamaya koyduğu her türlü nüfus ve iskân politikasını en geniş kapsamı...
more...
- sutlukahve
Tarih Vakfı Yurt Yayınları Tarihte yemek var; biliyoruz. Peki, yemekte tarih var mı? Günümüz tarihçiliğinde öne çıkan kültür tarihi çalışmaları ve yeni yaklaşımlar tarihi savaş meydanları, saraylar ve diplomatik görüşmeler arasında sıkışıp kaldığı kafesten çıkarıp gündelik hayatın tam da içine taşırken insan yaşamının olmazsa olmazı “yemek” ve...
ve “yemek kültürü”nü de incelenmesi gereken önemli bir alan olarak araştırmacıların dikkatine sundu. Tarihin, gelişen ve değişen yemek ve yiyecek kültürü üzerinden okunabileceği iddiasını ortaya atan bu çalışma, alanında önde gelen araştırmacıların Osmanlı, Avrupa ve Amerika bölgeleri üzerinden farklı dönemlere ilişkin yaptıkları çalışmalarla okuyucuya hem yemekteki tarihi anlatıyor hem de tarihin temel metodolojik sorularına farklı ve yeni cevaplar bulmayı hedefliyor.
- sutlukahve
İngilitere'den kabul alan kardeşimin yorumu: 'Bu iş fazla ciddiye binmeye başladı'.