Özellikle bu yöneticilik işini gönüllü yapınca bazen insan çabuk sıkılıyor, sıtkı sıyrılıyor. Çünkü profesyonel bir ortamın destek mekanizmaları olmadan neredeyse profesyonel bir performans bekleniyor sizden. Bir de üstüne haklı da olsa eleştiri de gelince iyice defansif oynamaya başlıyorsunuz. Hepsi kötü niyet değildir. Bir kısmı da sıkıntı ve çaresizliktir.
- Sinan Kurmus
Her konuya hoca bakışı yetmiyor. CRM ve türevi hizmetler konusunda dünyaları yalayıp yutmuş olmak denizi bilmenizi gerektirmiyor. Gönül birliği denen bir şey var. Ki bunu hocalar kitaplarla bloglarında açıklayamıyor. Gönülden bağlılığı bilimsel olarak formüle edebildiğiniz anladığınız gün, burada konuyu bilmediği için ağzı açık size waaaav diyen insanları değil beni ikna edeceksiniz.
- Serhat Ayan
Uğur hocam (ve abim) konuyu yanlış bilmekte ve size yanlış aktarmaktadır. Mükemmel bir akademisyen her zaman doğru bir gözlemci olmayabilir.
- Serhat Ayan
Serhat Ayan (kardeşim) sunduğum gerçekler karşısında bir yanıt vermeyip "gönül birliği" gibi konulara sapmaktadır. Tıpkı yazıda da belirttiğim gibi. Yani ne yanlış bilgi var, ne de yanlış aktarım. Ve de gözlemimi doğrulamaktadır...
- Uğur Özmen
Üstelik "gönül birliği" yaratmak ile bahsettiklerim çelişkili değil. Neden hem işinizi iyi yapıp, hem de gönül birliği yaratmaya çalışmıyorsunuz. İşinizi iyi yapmayınca "neden bu kavramların arkasına sığınıyorsunuz" diye soruyorum zaten.
- Uğur Özmen
Üyelerin hiçbirinin istememesi üzerine dernekleri isteyenler yönetir. Sorumluluk biraz da bu elini taşın altına sokmayan üyelerdedir aslında. Ancak bazen de istesen de derneğin yönetimini vermeyip üstüne yazıda anlattığın gibi tepkiler verenler vardır ki derneklere şenlik.
- Burçak Çubukçu
Burçak, bu dernekte durum öyle değil. Dernek Yönetimine büyük iddia ile geldiler.
- Uğur Özmen
O iyi imiş işte. Ben her iki türden yöneticilerin olduğu çeşitli derneklere üyeyim. Dernek yönetimi için bol boş zaman ve istek lazım. Bir de başarıya giden yolu bilmek.
- Burçak Çubukçu
Bu örneklerde şu noktalara dikkat etmek gerek. Yönetici olmanın ayrıcalıklarından yararlanmak istiyor musun, yoksa üyeleri "gönül birliği" altına toplamak mı istiyorsun? İşini iyi yaparsa, zaten üyeler derneklerine sahip çıkarlar. Hep işini kötü yap, hem de "gönül birliği" iste. Bu ikisinin bir arada pek olmayacağını anlamak gerek.
- Uğur Özmen
MMO yönetimindeyken, YK'nda alınmış bir kararı komisyonda tartıştım diye aforoz edilmiştim. Adına Demokratik Merkeziyetçilik derlerdi yönetme zihniyetlerinin. Genel Kurul toplantılarında konuşmamdan ve alacakları oyları azaltmamdan çekinirlerdi. Şimdi çok daha zavallı görünüyorlar gözüme. Türkiye'de "dernekçilik" virüs dolu, kim yaklaşırsa hasta oluyor, hâlsiz düşüyor. Kaleminize sağlık Uğur Bey!
- Cahit Akın
Uğur hocam anlamamakta direniyorsunuz. Ben derek yönetimi değ değilim gönül birliği de istiyorum. Siz zamanında bu derneğe gönül birliği vermediniz şimdi etinen sütünden faydalanıyor bir de üstüne içinde ne olduğunu bilmediğiniz bir konuda ahkam kesiyor burada konunun ne olduğundan bi haber insanları şakşakçılığa çağırıyorsunuz
- Serhat Ayan
Hayatınızın hangi döneminde bu dernek için bir şey yaptığınızı bir kenara bırakıyor, dinamiklerini ve değişkenlerini bilmediğiniz bir konuda yazmanızı bilimsellikten uzak ve yanlış buluyorum.
- Serhat Ayan
Serhat, anlamamakta direnen sensin. ben dernek yönetiminin yaptığı yanlışları yazıyorum. Hamasi edebiyatı bırakıp gerçekleri konuşun. Yine "dernek arkasına sığınmaktan" vazgeçin diyorum. Her neyinden yararlanıyorsam, bana havadan verilmiyor.
- Uğur Özmen
Bilmediğim dinamikleri ve değişkenleri açıklamaktan korkmanızın, onun yerine bu şekilde saldırmanızın nedeni nedir acaba.
- Uğur Özmen
Bir önceki dönemle bu dönem arasındaki farkın ne olduğu konusunda fikriniz var mı diyorum. O kadar basit. BU evet olduktan sonra kaç önceki döneme kadar devam edebiliyorsunuz diyorum. Ben 1989 yılından itibaren ne olduğunu biliyorum bunu bilen insanlarla da ayni şeyi yaşıyorum. Yazınızın bilim tarafı yerine saldırgan öğeler taşımasını sizin bilimsel tarafınızı okumaya niyetli biri olarak yanlış buluyorum
- Serhat Ayan
Görüldüğü gibi, sadece beni suçlamakla kalmayıp, durumu irdeleyenlere de saldıran ve "şakşakçılık" ile suçlayan bir bakış açısı bu.
- Uğur Özmen
Yazınızın bir kısmında bana saldırmayı seçti deip link verdiğiniz kişi orada ne olup bittiğini size anlatmaya çalışmış. Siz şimdiye dek ne verdiniz derneğe buraya gelip yiyip içip sonrasında eleştirmenin dışında demiş mesela... Örneğin bir bankada çalışırken bu dernek mezunlarının kullanmak isteyeceği bir karta onay mı verdiniz? Dernek ayakta dursun diye 10 lira eden yemeğe 11 lira mı verdiniz? İşte gönül bağlılığı budur.
- Serhat Ayan
Geçmiş dönemler ile şimdiki dönemler arasındaki farklar, bu yönetimin yaptığı her yanlışı aklamalı mı? Konuyu başka zemine saptırıp da "bilim adamı" konuları gibi bilmediğiniz konulara girmeyin. İsterseniz size soyutlamayı anlatayım. Anlayabilirseniz?...
- Uğur Özmen
Sadakat kartları benim uzmanı olduğum konu. O kartın en iyi nasıl çıkarılması gerektiğini anlatmaya kalktığımda, köpek gibi davranan da o zamanki Dernek Yöneticisi idi... Eski yönetimler diye verdiğiniz örnek bu mu?
- Uğur Özmen
Ben malım kesinlikle sizin söylediklerinizi anlayamam. Ama ben size bir ara gazeteciik sendromunu anlatayım. Yazım gücünü (ama blog, ama tv ama gazete) eline geçiren kişiler bu gücü saldırı amaçlı kullanır. Cebinde tabancası olan kişinin kavgaya daha etkili girmesi gibi bir şeydir, Yazdıklarınıza (birçok feed girişine) bu gözle bakın.
- Serhat Ayan
Ben kimseye mal demiyorum ama sen benim bilimsel bakış açımı sorguluyorsun. Dikkat ediliyorsa, hep aynı konunun üzerindeyim. yandan dolaşıp suçlama yapanlar sizlersiniz. Ben yanlışlarınızı yazdım. Önce saptırmaya kalktınız, sonra da suçlamaya. Gazetecilik sendromu olan ben değilim. Sensin. Gazeteciliğin ve fanatizmin devam edebilir. Beni, bildiğim doğruları yazmaktan alı koyamaz. Tek deneyen sen değilsin.
- Uğur Özmen
Bakın bilimsel bakış açısını siz çok daha iyi tarif edersiniz ama bana sanki pozitif verileri yorumlamakla ilgili bir şey gibi geliyor. Mesela derneğin girdileri ve çıktılarını tam olarak bilmeden neden böyle yapılmıyor demek yanlış olur gibi... Size işte bunu söylemeye çalışıyorum.
- Serhat Ayan
Evet ben belli bir fanatizme sahibim. Ben o kuruma gönül bağıyla bağlıyım ve oraya yemekleri için değil sevdiğim için geliyorum. Ben tenis oynamaya değil geçmiş bağım olan insanlarla bir arada olmak için gelirim. Benim iççin önce kurum gelir her ne olursa olsun onu kötü gösterecek yazı ve davranışlardan kaçınırım. Orası bir restoran ya da spor kompleksi değil. Orası aslında bir arma.
- Serhat Ayan
Serhat, bir yanlış yapıldı mı, yapılmadı mı? yanıt olarak, EVET BİZ BU YANLIŞI YAPTIK, ÇÜNKÜ ..." diye bir yanıt vermek yerine "saptırma" derseniz, konu ile ilgisiz konulara dalıp "suçlama" yaparsanız, YANLIŞ YAPMAYI SÜRDÜRÜRSÜNÜZ. 2009 fiyatlarını açıklarken, derneğin girdileri ve çıktılarını bilmiyor muydunuz. Benim üzerinde durduğum konu budur. Fiyatları bir yukarı bir aşağı aldığınızda, derneğin girdileri ve çıktılarını daha iyi bildiğiniz mi ispatlanıyor.
- Uğur Özmen
Yöneticiler (ve taraftarları) olarak, başkalarının mağduriyetini azaltmak yerine http://ugurozmen.com/blog... kendinizi kayırırsanız, başkasından gönül birliği bekleme hakkına sahip değilsiniz.
- Uğur Özmen
Siz hala beni yönetimde sanıyorsunuz ya beni okumuyorsunuz ya da dikkate almıyorsunuz hala "z" le biten cümeller kuruyorsunuz. İçinde neler olup bittiğini bilmediğinizi şu anda anladığım bir kurumu tenis dolabı fiyatlarıyla eleştiriyorsunuz ki bu haksızlık. Ben tenise bakarım gerisine karışmam diyorsanız bunu cümle içinde kullanın daha fazla yıpratmayalım ilişkimizi. Çünkü siz tenis için, ben orada gönül bağım için geldiğim zaman yüz yüze geleceğiz şüphesiz
- Serhat Ayan
Ben yönetim ve taraftarları diyorum. Var gücünle onları koruduğun için. Hatta onları korumak gayretiyle, yazdıklarımı okumadığın veya dikkate almadığın için... Ne olup bittiğini sorgulamadan önce, yapılan yanlışları sorguluyorum. Benim gözümde, "gönül bağlarını" zayıflatanlar sürekli yanlışlar yapan yönetimlerdir . Ben derneğe katkım olsun diye "nasıl bir kart çıkarmalı" anlatmaya...
more...
- Uğur Özmen
Ayrıca, "ben tenise bakarım, gerisine karışmam" demiyorum. O sizlerin (yine "z" kullanıyorum) üzerime yapıştırmaya çalıştığınız bir yafta... Ben "hesap verebilir yönetim" arıyorum. Çok şey mi istiyorum acaba...
- Uğur Özmen
Hocam, siz dernek yönetimini dolap fiyatına indirgeyip; seviyeyi (imam cemaat) osurma çizgisine çekerseniz, tartıştığınız insanı (o adamın yönetim muhalifi grupta yer aldığını bilemeden) birilerinin bişeysi diye yaftalarsanız, "anlayabilirsen" kinayesini gerekli gereksiz kullanırsanız tartışma yanlış olur. Size haddim olmayarak empati öneririm. Bunu saldırı olarak değil sizi farklı bir noktaya götürebilecek naif bir öneri olarak alın lütfen
- Serhat Ayan
Sen anlamıyor değilsin. Ben anlatamıyorum. Üzerinde durduğum konu dolap fiyatı değil. kararların inceleme yapılmadan verildiği. İlk andan beri bunu söylemeye çalışıyorum. Neden "hesap verilebilirlik" kavramına karşı çıkıldığını anlamıyorum.
- Uğur Özmen
Neden bir yanlışı kabul etmek yerine konunun saptırıldığını da anlamıyorum.
- Uğur Özmen
Kesinlikle hesap verilebilirliğe karşı değilim. Ama siz kaba bir üslupla blogunuza yazınca hesap sordum ama onlar vermedi diyorsunuz. Ben bunu ÇOK yanlış buluyorum. dernekte kimseye hesap sordunuz mu? Yönetimden herhangi birine tek bir soru sordunuz mu? İşte gazeteci için köşesinden, televizyoncu için programından blogger için blogundan yazıp bunlar da hesap vermiyorlar demeyi de gazeteci sendromu olarak adlandırıyorum. Bunun detaylarını yazacağım size
- Serhat Ayan
Bizim arkadaş grubumuzdan, yöneticilerin ingilizce hocası gidip nedenini sordu. "Bakalım" yanıtını aldı. BAKALIM... Çok tatmin edici yanıt değil mi? Sonra çok tepki alınca karar değişti.
- Uğur Özmen
Lütfen konuyu gazeteci sendromu noktasına taşıma... Ben, sizin (yine "z" kullanıyorum) yaptığınız gibi saptırma yapmıyorum. Örneklerle ortaya koymak da istemem.
- Uğur Özmen
Gerçekten çok esaslı hesap sormuşsunuz arkadaş grubunuzdan birinin soru sormasını sağlayarak. Bu noktada bana ayrılan sürenin sonuna geliyorum. En güzel günler geceler sizlerin olsun :))) Sevgiler
- Serhat Ayan
Sözü bir iletişim profesyoneline verelim benzer durumda ne öneriliyormuş. (1) akla en yakın ve en acısız gelen yöntem halka bunu zamanın kollarına bırakar unutturmaya çalışmak. Bu ülkede en üst düzey yöneticinin “validenizi de alınız gidiniz” minvalindeki önermesinin ne kadar çabuk unutulduğu göz önünde bulundurulursa akılcı bir çözüm olduğu düşünülebilir. (2) "Bir hata yaptığını...
more...
- Uğur Özmen
Bana istediğiniz yeren vurmaya çalışabilirsiniz. Ben artık sizin şovunuzda değilim :) Dalga geçmek için alıntı yaptığnız siteden ben de size şu diğer faydalı yazıyı göndereyim: Frankli my dear i dont give a damn... http://www.ayan.org/frankly...
- Serhat Ayan
Senin için oldukça geç kalmış bir cümle olmuş Serhat... Madem öyleydi. Saatlerdir neden çabalıyordun :-)>
- Uğur Özmen
Bir önceki http://ugurozmen.com/blog... yazının devamı. Friendfeed'deki yorumları da yazıya ekledim ki, bütünlük içinde olsun. Bu nedenle, yorumlar ile okunmasını öneririm.
- Uğur Özmen
Pazarlama Dünyası'ndan Mustafa Duran'ın sorularını cevaplamıştım bir ara... [http://www.pazarlamadunyasi.com/Desktop...] Soru: “Üretim fabrikada başlar, reklam ajansında devam eder.” sözünüz çerçevesinde Türkiye’deki marka anlayışı ve markalaşma sürecinde yaşanan hatalar ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Cevap: “Üretim fabrikada başlar, reklam...
more...
- A. Selim Tuncer
Ürün odaklılık ile üretim odaklılık kavramları farklı diye düşünmeye başladım bu yazıdan sonra... Daha önce birkaç kez değindiğim, ancak ayrıntılı yazmadığım bir konuya dokunuyor. ÜRÜN'ün yeni tanımı... Sadece malın (hizmetin) fabrikadan (dükkandan) çıktığı an ne olduğu değil; ambalajından, vaatleri ve önermelerine kadar tüm özelliklerini içeriyor artık ürün. Üretim, eğer bu özellikleri...
more...
- Uğur Özmen
Yamyamlık, sağlık setöründe de çokça başvurulan pazarlama yöntemidir. Cazip fiyatlarla sağlık taraması yapıp, aradaki fiyat farkını ve hatta fazlasını, tedavi sürecine yüklemek.
- nihat solmaz
Uğur Hocam, bu, perspektifi birazcık değiştirerek bakan bir yorumdan ibaret... Konunun daha iyi anlaşılması için bir çaba... "Müşteri odaklılık" da farklı bir şey söylemiyor sonuçta... Şimdi, tek doğru perspektif budur, diğerleri tukakadır diyerek guruluk yapmayalım yani! Değil mi?
- A. Selim Tuncer
"Tu kaka" yapmak değil de farklılığı vurgulamak isterim. Bir de gerçekten değişen "ürün" tanımı var. Yazmak ve tartışmak gereken... Ben gençken ürün tanımında beklentiler ve vaatler dahil değildi.
- Uğur Özmen
Ben o konuyla ilgili "Üretişim" başlıklı bir yazı da yazmıştım. Yazının son paragrafı şuydu: "Bu yazıdaki düşünceyi reddetmek veya benimsemek, benimsediyseniz de geliştirmek için 'iletişim' ve 'etkileşim' imkanları mevcuttur: Yazışım!" http://selimtuncer.blogspot.com/2007...
- A. Selim Tuncer
Şimdi göz atınca hatırladım. O yazıyı okumuş ama yorum yapmamıştım. (Acemilik dönemlerim...) Yarın sabah "ürün" tanımı örneğini blog'da tartışmaya açıyorum. Malum arkadaş da okusun diye, kısacık. :-)>
- Uğur Özmen
İstersen o yazıdan birkaç paragrafı aktarayım: “Üretimden/üründen haz almak için illa ki üretime katılmak şart değildir. Ürünün bizim beklentilerimizle, duygu ve düşüncelerimizle, hayal ve tasavvurlarımızla örtüşmesi önemlidir. Eğer böyle bir zorunluluk olsaydı, hiçbirimiz hiçbir sanat eserinden entelektüel haz duymaz, bunu sağlamak için mutlaka sanatçının eserine müdahale etmek zorunda...
more...
- A. Selim Tuncer
Biraz daha: "Bir başka yanıyla yönetişimi 'toplumun elitleri ve devletin entelektüel kavrayışıyla ulusal egemenliğin uzlaşımı' olarak tanımlarsak, pekala üretişimi de üreticinin elindeki imkanlar, uzmanlık, bilgi, yaratma ve kazanma heyecanı gibi etmenlerle tüketici beklentilerinin bir uzlaşımı olarak görmemiz mümkün olur. Yani bu ilişkide de yine bir 'elit' ve 'egemen' olma pozisyonları söz konusudur. Bu da bizi 'tüketici egemenliği' kavramına götürebilir."
- A. Selim Tuncer
Son: "Yönetişimin olabilmesi için iki işteş kavramın da fonksiyon olarak süreçleri belirlediğini söylemeliyiz; etkileşim ve iletişim... Üreticiyle tüketici arasındaki ilişkiyi de, artık etkileşimsiz ve iletişimsiz düşünmemiz mümkün değildir."
- A. Selim Tuncer
Çok kısa, çok yerinde... Marka ile ürün çağrışımları burada birbirine karışıyor. (Düzeltme: karışıyor değil "birbirini kapsamaya başlıyor" olacaktı.) Ben de zaten üst düzeyde, aynı şeyi savunuyorum.
- Uğur Özmen
Her yazının bu şekilde mealini de yazacak olsaydık bilgisayar başından kalkamazdık değil mi Uğur hocam. Ben de "arif olan anlar" deyip geçiyorum. Ama şunu gördüm ki insanımız gereçkten kafa yorarak, anlamaya çalışarak okumuyor. Blogları da, kitapları da. Çünkü anlarsa, düşünürse, öğrenirse başına bela alacak da ondan. Sorumluluklar kafaya balyoz gibi inecek. Ne gerek var rahat rahat yaşayıp giderken :)
- Murat Esenli
Teşekkürler Murat... Montaigne'in entellektüel tanımı "Yazarın yazdığından daha fazla anlam bulan kişi" idi, yanlış hatırlamıyorsam. Bu arkadaşlar için "yazarın söylediği ile ilgisi olmayan anlamlar bulanlar" diyebiliriz.
- Uğur Özmen
Uğur hocam, Ben ipleri atmak yerine uzun cümleleri anlamayanlara bıyık altından gülmeyi daha çok tercih ediyorum. Biraz ukalalık gibi sanki ama keyif açısından oldukça iyi geliyor. En azından sinirimi bozmamış oluyorum.
- Cihan (ch) KALOĞLU
sizden alacağı bilgi ile günü oradan alacağı maaş ile de g.tü kurtaracak, mis...
- Serkan Avcı
Her şeyden önce insanın hocasından böyle ahlaksız bir talepte bulunmasını çok yadırgadım. Acı bir tablo
- Omer Ekinci
Önce mesajı kariyer uzmanlarına (İpek Aral Kişioğlu'na veya Fatmanur Erdoğan'a) göndermeyi düşündüm... Sonra "Bunu bana yapmayın" diye yayınlamaya karar verdim. Son anda, sadece bana değil, hiç kimseye yapmayın noktasında yazdım...
- Uğur Özmen
Yazınıza konu olan olay, ne yazık ki münferit bir şey değil hocam. Emek harcamadan, kısa yoldan zengin olma, mevki pozisyon kazanma hayalciliği, malesef gençlerimizin bir çoğunda var.
- nihat solmaz
bu arada blogda ilk yorumu yapan kişinin de belirttiği gibi o şirket de bu çalışana mustahak. tencere kapak uyumu olacaktır. Çünkü şirket de CRM'i önemser gibi yapıyor ilanın tanımından anlaşılan...
- MusteriDeneyimi.com
İşin acı kısmı bu soruları soran kişinin anladığım kadarıyla ikinci görüşme noktasına gelebilmiş olması. Görüşmeyi yapan kişiler acaba bu iş tanımından anlamadığını anlamamışlar mı? Çocuk işi almak için sizden bir şekilde yardım almayı başardı diyelim, sonra ne yapmayı düşündü acaba bunları yazarken?
- Sevil Mert
İlan verme/verdirme konusunda usta olan İK siteleri sağolsun çok güzel yazdırmışlar elaman ilanını... Herkes CRM bilgisinden girmiş bende farklı bir noktadan değerlendirmeyi deneyeyim (Becerebildiğim kadar) Asıl ilanın en önemli satırı ve kişinin sorduğu ibarelerde İş tecrübesinin yanında bunu SAP ye aktarma ve SAP üzerinde takip edebilme yetisi istemişler. Henuz SAP ye geçmiş bir firma...
more...
- Cihan (ch) KALOĞLU
Ürün odaklılık ve Müşteri odaklılık http://ugurozmen.com/blog... konusunda tartışma derinleşti http://ff.im/aGcxF ... Bunun üzerine önce ürün konusunda mutabık kalalım. Sonra diğer konulara bakalım diye düşündüm.
- Uğur Özmen
Yine bir yazı okuyacağım diye girip kayboluyordum :) Hocam en çokta şu eski yazılarla bağlantılı oluşunu seviyorum sizin blogun. Daha önce kaçan detayları bile yakalayabiliyorum...
- Cihan (ch) KALOĞLU
Çok güçlü ve içi dolu bir fikir.. Ne hızda hızda büyüyeceğini kestirmek güç ama şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkaracağı kesin. Uğur Abi yorucu günler bekliyor seni ama sen zaten buna alışkınsın. Fikir zaten enfes, emeği geçen herkese teşekkürler
- Omer Ekinci
Sevgili Uğur Hocam..Dün akşam derste, Doç. Dr.Serdar Pirtini Şule Hoca'nın kitabını bize önerdi. İncelememiz için elden ele dolaştırıldığında ise, proje konum için inanılmaz bir kaynak olduğunu keşfettim. Akabinde de sizden ve değerli çalışmalarınızdan bahsetti.. Sizlere bu denli yakın olabilmenin ayrıcalığını dün akşam bir defa daha hissettim..Bu yeni projenizde tüm kalbim sizinle. Bu güzel projede katkısı olan herkesin emeğine, yüreğine sağlık..
- GeneratioN
Çok teşekkürler... Sizlerin beğenmesi benim için bir ödül. Young Guns'ın, bir ajansa eleman alma süreci değil de kendi ajansını yaratma süreci olduğunu anlayan yetenekleri heyecanla bekliyoruz...
- Uğur Özmen
Sektör adına olumlu bir adım, hayırlı olsun.
- Berkay Atik
Teşekkürler Berkay... Siz ustaların da olumlu fikirlerini görmek bizi çok mutlu ediyor.
- Uğur Özmen
Teşekkürler Gabriela... Söylemek istediğimizi yazmışsın. Bir reklamı gördüğün zaman “Abi ya… Ben olsam var ya… Şöyle yapardım” diyorsan… Katıl herkese haklı olduğunu ispatla....
- Uğur Özmen
Okuldakilere duyurursan çok iyi olur. Bu arada, ofise geldiğinde ders konusunu da konuşalım.
- Uğur Özmen
Merhaba, çok şahane bir fikir:) ben de boğaziçi üniversitesinde okuyorum eğer asılacak duyuru falan varsa bizim okulda,yardımcı olabilirim.ya da okuldaki mail gruplarına,dahil olduklarıma, mail atabilirim,tanıtım maili tarzı birşey varsa?
- Merve Uzun
Harika bir fikir tüm kalbimle başarılı olmasını diliyorum =) Şimdi parlayan bir düşünceyi paylaşmak istedim. Bir müzik sever de olarak acaba "Young Guns & Roses" daha güzel olabilir miydi isim adına. Sonuçta çalışan baylar guns diye adlandırılırken bayanlar da roses olurlar. Ekip içinde de böyle bir adlandırma olabilir eğer şirketin adı için çok uzun olur ise böyle bir isim =) Tekrardan başarılar dilerim
- Fatih Turul
Ugur abi, birbirini tanımayan 6 kişinin ortak olduğu durumda sizce ortaya bazı sorunlar çıkabilir mi?
- denizoktar
@Gabriela, Merve Bir afiş çalışması hazırlandı ve bastırıldı. Üniversitelerde duyurusu için bir çalışma içindeyiz ama sizlerinde destekleri harika olur. Gabriela ofise geldiğinde sana afişlerden veriririz, Merve sen Uğur abinin listesinde var mıydın bilemiyorum ama yoksan sana da ulaştırırız :)
- Cuneyt Devrim
uğur bey sizi etohumda görüyorum ama yakından tanıma fırsatı bulamadım.başarılarınızın devamını diliyorum.
- Eyüp Karadoğan
Kolay gelsin, harika bir fikir, gençler çok şanslı :)
- Yasemin Sungur
Çok teşekkürler arkadaşlar... Merve ve Gabriela, afişleri ofise geldiğinizde sunmak isterim.
- Uğur Özmen
Gerçekten güzel bir proje. Böyle bir oluşumun içine girmeyi isterdim..
- Sinem Co
Hayırlı uğurlu olsun. Umarım amacına ulaşır.
- nihat solmaz
Gerçekten çok hoş bir proje, eimden geleni yapıp yardımcı omak isterim. Afişleri almak için uygun bir gün belirlersek ofisinize gelir,alırım:)
- Merve Uzun
istanbul'da olsaydım şayet kesinlikle başvururdum ki kendime kesinlikle güveniyorum ve gerçekten ilgimi çekti. kahretsin :/
- Özge Gürçay
İşin içinde siz de olunca, yetenekli gençler için hakikaten büyük bir fırsat ortaya çıkmış demektir. Bu heyecanı yaşamak için, gidip yaşımı hiç olmazsa bir 20 yaş küçültsem mi acaba :)
- Cahit Akın
Teşekkürler Cahit Akın. Bir ustadan bu sözleri duymak gurur verici.
- Uğur Özmen
Estağfurullah... Ustalık benden henüz çok uzak. Benim bir kalemim var, o sektör, bu sektör, dolanıp duruyorum :)
- Cahit Akın
Uğur Hocam,gerçekten enfes bir proje bu ,keşke bu projenin içinde yer alanlardan biri olabilsem dedim ilk duyduğumda.Şu an 9 eylül Üniv. 'de master yapıyorum ben,yaşı hesaba katmazsak eğer hala öğrenci statüsündeysem başvuru yapmayı düşünüyorum :)
- Emre Güldaş
Emre, Young Guns'ın haftada en az 2.5 gün ayırmasını istiyoruz. Sabah İzmir'den kalkıp gelmek için oldukça erken yola çıkmak gerekir. Şakası bir yana, master yapan öğrencileri de kabul ediyoruz elbette... Yeter ki yeteneğini Danışma Kurulu'na kanıtlamış olsun. :-)>
- Uğur Özmen
hocam öncelikle tebrikler ve teşekkürler böyle bir proje için. bir sorum olacak... ilk etapta seçtiğimiz markalarla ilgili fikir ve çalışmalarımız ikinci etaba kalmamız durumunda devam mı ettirilecek? yoksa ikinci etap ilkinden tamamen faklı mı? Bir de ilk etap iddianamesinin sadece yaratıcılığı ıspatlıyor olması yeterli midir? Yani hocam iddianamemizin, örneğin tasarladığımız ana pazarlama stratejisinin, seçtiğimiz marka tarafından maddi olarak beslenebilir olmasını göz önüne almalı mıyız?
- Aytaç BAYRAK
"Yaratıcılık" ile ne tanımlandığını 2 gün içinde SIKÇA SORULAN SORULAR kısmına ekleyeceğiz. İkinci etap tamamen farklı olacak. Aynı markalar ile devam etmeyecek.
- Uğur Özmen
Haftada 2.5 gün bizimle olması gerek. Bir "meslek erbabı" adayının geleceğine ilişkin sorumluluklarımızın hepsini birlikte düşünmek isteriz. Özet: istersen yaratıcılığını sınayabilirsin. Ama liseyi bitirmeni bekleyelim.
- Uğur Özmen
Hocam, öncelikle teşekkürler yanıtınız için.Evet İzmir'den çok erken yola çıkmak lazım öyleyse :) Bu sezon itibariyle İstanbula yerleşme planım var .Madem yaş sınırınız yok ,o zaman bende projeye başvurmak isterim.Tekrar tebrik eder,başarılar dilerim...
- Emre Güldaş
Yaş sınırı yok derken, "genç" kategorisi ileri yaşlara sürüklemek de istemeyiz. Bu camiada herkes benden genç. Ama herkesin "genç" diyebildiği kişileri yetiştirmek isteriz.
- Uğur Özmen
Edit;Danışma kurulundaki 1-2 isim hoşuma gitmedi.Katılmamaya karar verdim.Katılacak arkadaşlara başarılar.
- Can TALAYLI
Katılmak, sınanmayı göze almaktır. "Benim hep yaratıcı fikirlerim vardır" diyenleri, "bir kerelik" değil ama "her zaman yaratıcıyım" diyenleri bekliyoruz.
- Uğur Özmen
Yazı değil, kavram güzel... Proje güzel...
- Uğur Özmen
yaratıcı yeteneklere ulaşmak için doğru yol mudur acaba?
- Burak Yüce
Koşullarım müsait olsaydı, kesinlikle şansımı denerdim. Bu fırsatı asla kaçırmazdım.
- nihat solmaz
Burak, mutlaka senin de bir önerin vardır.
- Uğur Özmen
Biraz fikirlerimizi zorlayarak bir iki güzel fikir elde edebilir(im)iz. Fakat editörlük ve marka elçiliğinin yanına birde akıl-fikir gibi zorlayacı ama zevkli bir işi nasıl eklerim bilmiyorum Uğur Hocam :)
- Burak Yüce
Unutmayalım. Biz fikir aramıyoruz. Müşteri olabilecek markalar için, birçok fikri olan Yeni Nesil Reklam İnsanları'nı arıyoruz.
- Uğur Özmen
aaa hikaye yazıp katılıcaktım ben! ama henüz geç değil sanırsam : )
- OrjiDeli
Acele edin ama... 9 Kasım, iddianame vermenin son günü...
- Uğur Özmen
iddianame adı çok itici değil mi ya aklıma ceza usul derslerim geliyor? kabul edilince hakkımda dava açılıcakmış gibi hissediyorum : )) kendini ispat belgen yada yaratıcılğını ispat belgen gibi olsa : ))
- OrjiDeli
"Kendisine hesap verebilir hedefler koymayan, hep başkalarının özelliklerine ve çabalarına bağlı işleri seçip, “elimden geleni yaptım… ama…” diyenleri gördüğümde o çocukları düşünürüm. 40 yıldan beri gözlüyorum. Artistik hareketler ile başlayıp sonradan iyi sporcu olanlar istisna denecek sayıdalar. Doğru hedefe odaklanıp emek harcayanlar, çoğunlukla amaçlarına ulaşıyor."
- Muge Cerman
Bu yazı, birçok yazı sayesinde yazıldı. (1) http://ugurozmen.com/blog... ye gelen dernek yöneticisinin yorumları; (2) http://ugurozmen.com/blog... yazısı; (3) YoungGuns'a sitedeki yazıları okumadan başvuranlar... Sanırım birkaç gün (belki aralıklarla) devam edecek.
- Uğur Özmen
Uzun nefesli diziye dönüşmesi de olası Üstadım :)
- Muge Cerman
"Kendisine hesap verebilir hedefler koymayan," bölümünü seçtim :) paylaşımlar bol olsun...
- Yasemin Sungur
İçinde basketbol geçen tüm örneklerin arkasındayım sonuna kadar. I love this game:)
- Sinan Kurmus
Genç arkadaşlarımızdan birçok soru geliyor. Benzer sorular gelirse, bunları SIKÇA SORULAN SORULAR kısmına ekliyoruz. “Yaratıcılık” ile ne kasdedildiği ve "kaç fikir" ile katılınacağı soruları da yanıtlandı.
- Uğur Özmen
"Daha önce yaptığım harika bir ödevim vardı. Onunla katılabilir miyim?" sorusunun yanıtı da bu 2 yanıtın içinde... O harika ödevi yapan kişinin başka birçok harika işler yapabileceğini düşünüyoruz. Katılımcı markalar veya SEN kendin için hazırladığın bir çalışma ile katılabilirsin.
- Uğur Özmen
uğur hocam ilginiz için teşekkürler... ön eleme sonuçlarından younggunsagency.com'dan mı haberdar olacağız?
- Aytaç BAYRAK
Evet Aytaç... Ön eleme sonuçlarını yayınlayacağız.
- Uğur Özmen
18 ayda bir yeni ekip olmasına sevindim, Ankara'da olduğum için şansımı kaybettim diye üzülüyordum :)
- Sinem Co
Sinem, Young Guns seçmeleri her sene açılacak.
- Uğur Özmen
Bu güzel haber işte, bir sonrakine katılabilirim :) Kaçırdığım için üzülüyordum, malum Ankara'd okul devam ediyor..
- Sinem Co
Biz de "gelecekte dijital reklam alanında en iyilerden biri olacağım" diyen herkesi çağırıyoruz. Sinem... Çok bekletme.
- Uğur Özmen
Uğur Bey çok güzel düşünmüşsünüz ancak Sizde ODTÜ mezunusunuz ve Ankarada zehir gibi öğrenciler mevcut onların katılımını nasıl sağlayacaksınız bu işe?
- ziyasenirli
videomu yükleyemiyorum bir türlü hangi formatta yüklenebiliyor?
- Evren Kuyu
Üstat, Pazarlama uzmanı olduğum söylenemez ama daha önce bankacılığa bulaşmış biri olarak yazınızın sonunda vardığınız sonuca aynen katıldığımı belirtmek istedim ve bir şey daha eklemek. İnternet bankacılığında belki doğası gereği ve fakat en başta çözülmesi gereken temel bir iletişim sorunu var: "En azından bir tarafın sürekli sinirli olması." Sinirlilik halinin ise veri ve para...
more...
- alirizaesin
Ali Rıza Esin'in işaret ettiği nokta çok önemli. Zaten içinde inceden bir kuşku var. "Gidip elden yatırmaktan daha iyi mi" diye... Bir de üzerine internet şubesindeki çelişkiler giriyor. Kimbilir kaç tane müşterinin şikayeti olmuştur. Akıllarınca "veri toplama" işi yapıyorlar. Oysa "tepki" topluyorlar.
- Uğur Özmen
İşin sersem tarafı, bu toplanan bilgilerin pazarlama ile ilgisinin olmaması. Yani bu bilgiyi topladıktan sonra bana ya da kendilerine faydası dokunacak bir iş modeli çıkaramayacaklar. Benim arabamın ya da evimin olduğunu öğrenmeleri yine dişe dokunur bir bilgi. Ama transferi niye yaptığımı bilmek... Bilemiyorum, bana gereksizce müşteriyi germek gibi geliyor
- Serhat Ayan
Banka bunu, yeni çıkardığı bir proje için istiyor... Ürünü çıkarmadan önce değil, çıkardıktan sonra...
- Uğur Özmen
Transfer nedeninde de sadece kiralar ve diğer bulunması da komik olmuş..
- Sinem Co
Hocam bilirsiniz, bu uygulamayi da iceride 'inovatif' diye satarlar.
- Sarper Sılaoğlu
from iPhone
Bir diger konu da, ben sahsen 10 yildir ayni internet subelerini kullandigimiza cok icerliyorum. Dahasi, 10 yildir ayni uygulamalara oduller veren Altin Orumcek'i anlamiyorum.
- Sarper Sılaoğlu
from iPhone
Sarper alışkanlık diye de bir şey var ama :P
- Sinem Co
Aklına sağlık Sarper...internet şubesi'nde müşteri deneyimi gerçekten çok ilginç bir konu. isterse en kullanıcı düşmanı site olsun. Müşteri alışıyor. Sonra en kullanıcı dostu siteyi gördüğünde beğenmiyor. (Sallamıyorum, test edildi...)
- Uğur Özmen
Bu seçenekleri hazırlayanlar kullanıcıların sorgulama yapmayacaklarından çok emin olmalılar. Böyle bir alanın "zorunlu" alan olması, çıkan uyarı "mesajının anlamsızlığı" ancak kullanıcıları hiçe sayarak olabilir diye düşünüyorum. Bu hata mesajını gören kullanıcı refleks olarak en üstteki seçeneği işaretleyerek biran önce işlemini tamamlamaya çalışacaktır. Topladıkları veri de böylece ellerindeki çöp dağı olarak kendilerine geri dönecektir.
- Sevil Mert
Aranızda muhtemelen bankacılar vardır daha iyi bilecektir ancak benim bildiğim kadarıyla bu CRM vs değil. İşbankası Kira ödemelerinden EFT Havale vs bedeli almıyoruz demişti. Benzer bir uygulama zannedersem. Yani adamların sizin ne kadar kira ödedediğiniz ile ilgili bir dertleri yok.
- Murat YILDIZ
vaka bankacılık sektöründen olmasına rağmen veri toplama işleminin genel olarak tüm sektörlerde büyük bir sorun yarattığını düşünüyorum. daha fazlası için bir zorlama oluşturulduğu aşikar. örneklerini hepimiz biliyoruzdur ya da en az bir tanesine maruz kalmışızdır. müşteri memnuniyeti ve işlem rahatlığı/kalitesi adına yapılan bu buton eklemesi müşteri işlemlerine ne tür rahatlık...
more...
- Ordinaryunus
Yunus, eğer önemsenseydik, hiç değilse bir tarafta "transfer nedeni", diğer tarafta "ödeme türü" diye yazmazlardı.
- Uğur Özmen
"Ülkemizde, e-ticaretin her iki evresini yansıtan benzer örnekler görüldü. İş modelini doğrudan sanal mecrada kuran firmaların yanı sıra e-dönüşümünü gerçekleştiren firmalar oldu. Örneğin, şu anda faaliyette olmayan Türkport gibi internet servis sağlayıcısı bir firma kurulmuştu. İxir gibi, dikey portal yapısıyla teorik olarak aslında oldukça anlamlı bir e-iş modeliyle işe başlayan, ama...
more...
- Muge Cerman
Tasarım güzel olmuş. Aferin Burak diyoruz :)
- Ersin KOÇ
Hocam, kitapta bu konu uygun mu bilemem ama keşke e ticaret ve denetim diye de bir bölüm olsaydı. İlerleyen basımlarda belki olur. Zira spk bağımsız denetim sınavında bile internet ve bilgisayarlar ile sorular çıkabiliyor. ki bu artık başlı başına bir denetim oldu. bkz: imar bankası olayı..
- kadir
from fftogo
Kadir, bu başlığa en uygun bölümün altına talebini yaz. Ayrıca eklemek istediğin "bilgi" varsa, onu da yaz ki herkes faydalansın. Ama, internetteki denetim ile e-ticaret'teki denetimi ayrı tutmak gerek. Bence, İmar Bankası olayını "E Ticaret" ile ilgilendirmek çok zorlama olur.
- Uğur Özmen
Paylaştığınız için teşekür ederim, bende hemen bir adet ediniyorum.
- Korhan Erdem
gecen sene projem için üniv. kütüphanesinden almıştım..çok yararlı bir kaynak olarak gordugum için simdi de sipariş verdim...okul kutuphanesinden ziyade kendi kutuphanemde bulundurulması gereken bir kaynak olarak dusunuyorum..site kullanımıda cok hos olmus..hatta bu tarz bir olay aklımda bir ampul yaktı..notumu alayım biraz arastırayım bakayım neler cıkacak..Herkesin emegine ve bilgisine saglık..
- Zeki Pehlivan
Zeki, biz teşekkür ederiz. İşine yaramasına sevindik.
- Uğur Özmen
Tüm derslerimde bu kitabı kaynak olarak kullanıyoruz, Şule hanıma teşekkürlerimi sunuyorum
- Burak Buyukdemir
Tüm dostlara en içten teşekkürlerimle. Murat D&R ile ilgili yayınevinden edindiğim bilgiye göre şöyle bir durum var. daha önce yapmış oldukları anlaşma sona ermiş ve anlaşmanın yenilenmesi bir şeklide gecikmiş. Kısa sürede de çözülecek diye bilgi verildiğine göre ortada çözüm bekleyen bir durum olmalı :-)
- Sule Isinsu Ozmen
Dün biraz inceleme fırsatı buldum internet sitesini. Şule Hocam tekrar tekrar elinize sağlık.
- Sevil Mert
Sevil, sana uygun bölümler o kadar çok ki... Yorumlarını + katkılarını bekliyor...
- Uğur Özmen
Ömer Enis... Eğer katkıda bulunmazsan, bir daha "sorgulanma" yaşarsın. Bak "söylemedi" deme :-)>
- Uğur Özmen
ahaha. valla ben kitabını yazarım e-ticaret'in.
- ruh öküzü
istanbul bilgi universitesi'nin yayinidir bu, emegim gecmisti, kapak renklerini gorunce adini okumadan tanidim, eski pusku gunler, ah.
- Fikriye Guzel
çok güzel bir çalışma, emeği geçen herkese teşekkürler...
- tirtir.com
Merhabalar Fikriye Hanım, kitabın ilk baskısı yayınevinin ilk kurulduğu yıllarda 2003'de çıkmıştı. İkinci baskı ise 2006'da. Emeği geçen bir kişinin şimdi bunu bizimle paylaşması benim için de çok güzel bir sürpriz oldu. Size bir kez daha hem geçmişteki emeğiniz hem de bu paylaşımınız için teşekkür ediyorum.
- Sule Isinsu Ozmen
Sule Hanim, benim icin de sizi burada gormek sasirtici oldu. O zaman da bunun e-kitap olmasi gerektigini konusmustuk aramizda, ama henuz e-kitap cok yeni bir seydi Turkiye'de. Yine de hem basili halinin, hem de elektronik hali olmasi daha iyi diye dusunuyorum simdi.
- Fikriye Guzel
sipariş verdim... haftaya elimde olur... elinize sağlık
- Vadi Efe
Bu gidişle önceden saat saptayıp, 6 - 7'şer kişilik gruplar halinde gezeceğiz.:-P... Bu hafta içinde mümkün olduğu kadar zaman ayarlayacağım.
- Uğur Özmen
Onur... Lütfen sen de gel. Yarın saat 11.30...
- Uğur Özmen
Merhaba =) 12 den sonra acaba ziyarete gelebiliyor muyuz?
- Fatih Turul
Fatih... Önceden saat belirlemeye çalışmamın nedeni şu: Seninle ilgilenecek birini bulmak için, önceden haber vermek gerekli... Şu anda Project House orada çalışıyor. Arkadaşlar, işleri ile meşgul. Ben Young Guns kurulana kadar daha rahat olacağım için, ilgilenebiliyorum.
- Uğur Özmen
Anlıyorum. O zaman ne zaman uygun olabilir ne zaman uğrayabilirim? Bir de gecikme için sanırım ufak bir özür de borçluyum =Pp
- Fatih Turul
Yarın - Öğleden sonra 14.30 gibi bir grup daha yapalım.
- Uğur Özmen
Yarın ofis baya kalabalık olacak galiba =)
- Elif C.
Kısa aralıklarla Elif... Sizi rahat bırakacağız. :-)>
- Uğur Özmen
Friendfeed sözleri de facebook eventleri gibi demekki.Etkinlik yapıyorsun 100 kişi gelecegim diyor 10 kişi geliyor. Biz de ona göre artık katılacağım diyenlerin yuzde onunu sayıyoruz.
- kadir
biraz geç oldu ama inanın yeni farkettim. gelmek için ne yapmam lazım acaba banada yer verirseniz sevinirim...
- Emre Öztürk
oldukça güzel ve ferah bir çalışma ortamınız var, bizimle ilgilendiğiniz ve gezdirdiğiniz için teşekkürler Uğur Bey. :)
- Süha Yunus Erol
Süha, ben teşekkür ederim. Kadir, haklısın. En büyük ortak bölen ile birlikte düşünmek gerek. .
- Uğur Özmen
bugun gidiliyo mu? Nette çok duramıyorum o yüzden sizleri takip etmekte zorlanıyorum :(
- Tamkarışık
Betül Kara ve Gabriela Olaru, Likemind çıkışında misafirimiz oldular. Az önce uğurladık.
- Uğur Özmen
amanın kaçırdık yani @Uğur hocam desenize
- Fatih Murat
hafta sonu yalan olunca ziyaret de yalan oluyo... likemind da... mesainin gözü kör olmasın
- "I'm the Dude"
Uğur Abi iş temposunda haftaiçi çok zor olduğundan katılamadığım için hem özür hem de kendi adıma uzuldum :( Bir süre daha fotolarla idare edeceğiz artık :)
- Cem Sümer
Aynı şeyin tersi de (yüksek oranda indirim) birçok müşterinin sadakatini sorgulamasına neden olabiliyor
- Y.Emre GÜZER
Doğru söylüyorsun Emre... 3 yıldır o parayı ödüyorsam, kafamda "ederi budur" kavramı oturmuştur. Onu sorgulatmanın alemi yok.
- Uğur Özmen
Küçük bir ilave yapayım: YBD beklentisini doğrudan etkileyen (ve haliyle sadakat ilişkisinin “optimum performans” düzeyde tutulabilmesinde doğrudan rol oynayan) birçok faktör var: Örneğin, sunulan ürünün niş yaratma (ve “yüksek fiyat”ı haklı çıkartma) potansiyeli, müşterinin fiyat duyarlılığı sınırları (price sensitivity), sunulan ürün gamındaki kalemlerden birinin/birkaçının zamanla...
more...
- Melih Cılga
Melih, katkı için çok teşekkürler. Dediğin gibi, insanın ince hesaplara girmesi aslında memnuniyetsizliğin sonucu. "Marka" olduğu için t-shirt'e 60 lira veren kişi de biliyor, Denizli'de 6 liraya üretildiğini... Ne zaman ki memnuniyet + tatmin azalıyor, diğer seçeneklere bakılıyor. Özetle YBD, "müşteriyi memnun ederek daha fazla nasıl harcatırız" kavramı üzerine oturuyor.
- Uğur Özmen
melih'cim katkı için congratulations. yazının kendisinden daha güzel bi yorum olmuş
- Ministrable
YBD ile, şirketin satış performansını ayrı düşünmek gerek. YBD her müşteri için "kişisel" hesaplanır. Müşterinin çizdiği "ürün patikası" doğrultusunda üretilen bir varsayımsal değerdir. Her segment için de ayrı modellenir. Dolayısıyla, ürünün niş yaratma potansiyeli, bir dolaylı etkileyicidir ve müşterinin gözünde niş olup olmaması ile ilgilidir. yani, önemli olan "ürün" değil, müşteridir.
- Uğur Özmen
"Cannibalization factor" yine ürün odaklı bir kavramdır. (Bir ürünün, diğer ürünü yemesi...) Pazarlama faaliyetlerinde dikkate alınmalıdır. Ancak YBD hesaplamaları için geçerli bir unsur değildir. (Tekrarlıyorum, YBD "ürün" değil, "müşteri" odaklı bir bakış açısına sahiptir.) Aksine, yardımcı (bu olmazsa, şunu alır) unsurdur. Yarının yazısında daha bir ayrıntılı anlatırım artık.
- Uğur Özmen
Müşteri odaklı ve ürün odaklı kavramlar arasındaki farklar ve sınırlar kimi zaman çok belirgin oluyor, kimi zaman da bu ayrım silikleşiyor ve ortak kesişim kümeleri öne çıkabiliyor... Örneğin, bir bütün olarak pazarlama yönetimi içerisinde CRM’in nerede başlayıp nerede bittiğini tartışmaya açan eski bir yazıyı hatırladım şimdi: “CRM, CRM... Nereye kadar?..”:...
more...
- Melih Cılga
Melih, Yarınki yazımın büyük kısmı yukarıda yazılı (zaten söyledim) Hemen oturup yazmıştım. Şimdi senin yorumun, yazı yazılmadan eklenmiş oldu. Dolayısıyla, yazıyı yayınlar yayınlamaz, bu yorumu da ekleyeceğim.
- Uğur Özmen
mukemmel! Ben bu tip konularin fazla dusunulmeden yapildigina inaniyorum. Islerin basindaki insanlar her zaman konusuna hakim insanlar degil malesef. Durum boyle olunca, sirketlerin neyi kaybettiklerinin farkina varmasi bazen yillaaar aliyor bazense, hic anlamiyorlar. Malesef.
- Fatmanur Erdogan
gelecekteki binalara ilham veren mimarın yapıtı.
- Metin
zamanın ve yaşamın bir birine paralel olduğunu gösteriyor gibi. ama ucunda kenetlenmiş. anca beraber kanca beraber hesabı. süreç iyi yönetilirse büyür gidersin..
- Yusuf İbili
Yok mu "eski ekonomi... basılı medya... gücün gösterilmesi... " yorumları
- Uğur Özmen
Şu binaya bakınca, "artık böylesi bir ŞEY'e yatırım" yapmayı düşünür müsünüz? Bu çağ, o çağ mı? Çalışın, üzerinde düşünün... Yeniden yanıtlayın.
- Uğur Özmen
güc temsili kavram olarak değişiyor.Ugur hocam bir araya gelelim uzun uzun anlatayım:)
- Selcuk Ergin
Selçuk, bravo... "Güç" kavramı bu işin içinde var. Başka?...
- Uğur Özmen
Yine o yolculuk sırasında, finans devlerinin birinin gökdelenini de gördük. Finans devi olmak aslında bilgiyi yönetmekten geçiyor. "20 - 30 kat binaya gerek var mıydı" diye tartıştık aramızda...
- Uğur Özmen
Zaman ve hayat iç içedir. Zamanı doğru kullanınca hayattaki tüm anlamlı şeyleri mıknatıs gibi üzerine çekebilir ve gücü elde edebilirsin. Huhhh:)
- Arzu (the) Cihangir
Gökdelenlere hep hayranlıkla bakılır genellikle; uzaktan izlendiğinde azamet, büyüklük ve insan olmaktan kaynaklanan bir çeşit gurur sunarlar ve gökdelenler arasındaki sokaklarda gezerken daha bir kendini yapay alemde hissetme, daha bir karınca gibi değersizleşme duygusu verir. İstanbul'da gökdelen cok olan şehirlerdendir.
- Serap Yilmazer
eski zamanda varolan "merkezi yonetim" ve "tek merkezde toplama" ile birlikte gucun "imgelem"(buyuk bina, genis bir hol, ezici bekleme salonlari, azametli toplanti salonlari vs gibi) ile gosterilmesi anlayisi yerini dagitik yapilara, merkezi data isleme tesislerine ve her yerden erisilebilen cok islevli, fonksiyonel ofislere birakti once. ardindan mobilite kavrami yerlesti hayatimiza,...
more...
- Sets Turan
Turan... Şahane yorum. Teşekkürler...
- Uğur Özmen
Bellli ki yapılırken çok uğraşılmış, çok yorulmuşlar yazık. Çok yüksek benim yükseklik korkum var, 2 katlı yapsınlar yandan gökdelen olsun ismide :) yüksek yerler korkunç aman!
- keiser
hernekadar finans devi olmak bilgiyi yönetmekten geçsede böyle bir bina bence gücü simgeliyor.haftalık tirajı 4milyonun üzerinde olan time gibi bir derginin ofisi/binası da tirajıyla doğru orantılı olmalı:) ben bu fotoğrafı görünce ilk olarak time'ın tirajını düşündüm,üstüste konmuş gazete dergiler geldi gözümün önüne...ayrıca time ( yada life)mütevazi bir dergi değil ki ofisi mütevazi...
more...
- hülya konar
Şimdi gözümüze çirkin gözükse de yapıldığı yıllarda hayranlıkla bakıldığını düşünüyorum. Bina 1958 de yapılmış, iletişim ne düzeydeki o dönemde. O zamanın futuristleri iletişimin kolay ve ucuz olabileceğini ve bir gün sanal ofislerin kullanılacağını öngördüler mi acaba? Amaçları arasında herkesden önce doğru haberi çarpıcı ve doğru olarak iletmek olduğunu düşünerek; dönemin iletişim...
more...
- Serap Yilmazer
Bravo Serap. o yılların ihtiyaçları, söylediğin kavramları yaratıyordu. Herkes bir arada olduğunda daha verimli olunuyordu. Aksi takdirde alt-yapı (elektrik, iletişim, haberlerin toplanması, merkeze ulaştırılması, vb...) çok pahalı olurdu. Dev binalar yapılması ve tüm çalışanların bir arada olması gerekliydi. Bunlara ek olarak, medya kendi gücünü göstermek isterdi...
- Uğur Özmen
Ayrıca bu tür binalar patronların güç göstergesidir..... ne kadar çok katı olursa, hizmetinde ne kadar çok insanın bulunduğunu gösterir.En tepede bulunan patronun kudreti diğer kesimlerce daha kolay görülür ve piyasada saygınlığı olur... Şu an bile uygulanan plazalar holdinglerin dev binaları bu mantığı da içinde barındırıyor bence.
- Gududu
1958 te böyle bir bina... Ben güçlüyüm, ben üstünüm, ben iyiyim demenin en guzel yolu. Dolmabahçe sarayı da zamanında bu tip bir sebepten yapılmamışmıydı
- Tahsin Sevinc
Ömür boyu garanti, sizin ömür boyunuzca mı sürer, ürünün normal ömrü boyunca mı?... Sevgili dostlarım... Kendi "ömür boyu garanti"nizi iyi kullanın :-)> - iyi Pazarlar
- Uğur Özmen
Bizde de müşteriye eğlenceli bir mektup yazsalar "ne bu laubalilik" diye mi karşılanır, yoksa hoşumuza gider mi?
- Uğur Özmen
Eğlencenin dozuna ve üslubuna bağlı. Bizim usul eğlenebiliyorlarsa mesele olmaz :)
- Cahit Akın
Yüzümde bir tebessüm oluşuyorsa ne ala, şahsen hoşuma gider.
- Zafer Yılmaz
jansport'ların vardır böyle efsaneleri :) ben de kullanıyorum kaç senedir daha fermuarları bozulmadı hiç o da ayrı muamma :)
- Sinem Co
müşteriye eğlenceli mektup konusunda da, benim hoşuma gider ama pek çok kişi bunu hoş karşılamayabilir diye düşünüyorum..
- Sinem Co
Sunucu hizmeti veren Dreamhost'u ornek verebilirim musteriye eğlenceli yaklaşım konusunda. Aylık bültenlerinden tutun ödeme hatırlatmalarına, sitedeku fonksiyonlara, yazılara kadar her şey tamamen geyik formatinda. Genelde aylık bültenlere sadece göz gezdiririm, pek ilgimi çekmez. Ama Dreamhost'un aylık bültenlerini iple çekiyorum resmen, her cümlesini de kahkahalar atarak okuyorum. Bülten amacına ulasiyor mü, kesinlikle.
- M. Hakan Deryal
from BuddyFeed
@Hakan Dreamhost konusunda haklısın. Aslında sıkıcı olay şeyleri zevkli hale getirerek odaklanmamızı sağlıyorlar. Böylece iletmek istedikleri mesajlar tam yerine ulaşıyor. Bunu "İstersek Yapabiliyor(uz)muşuz!" (http://www.yusufibili.com/analiz...) adlı yazımda ele almıştım.
- Yusuf İbili
Peki tüm bu örnekleri Deneyimsel Pazarlama altında toplamamız doğru olur mu veya nasıl bir yöntem izlenmelidir?
- Yusuf İbili
Yanlışsam düzeltin. Deneyimsel pazarlama, müşteriye hoş bir deneyim yaratmak, sonra da satış yapmak üzerine kurulu. Şarap (veya viski) tadım eğitimi verip de çıkışı dükkana açmak; halı tezgahı başında eğitim verip halı satmak (http://ugurozmen.com/blog...); özellikle teknoloji ürünlerinde giderek artan "deneyim mağazaları"... vb.. bence ayrı bir kavram. Ama tartışalım. Doğruyu bulalım.
- Uğur Özmen
Uğur Abi birde şu örnekler var; Otel müşterisi odayı satın alıyor. Fakat farklı bir deneyim yaşatmak isteyen otel yetkilileri kral dairesine (veya satın alınanın üst grubuna vs.) yerleştiriyorlar. Farklı olarak McDonald's, Burger King vb. gidiyoruz, siparişimizi veriyoruz. Yemeklerimizi yerken veya yedikten sonra lavabo ihtiyacımız oluyor. İçeriği girdiğimizde de bir bakıyoruz ki başlı...
more...
- Yusuf İbili
Bunu tartışmak isterim. Ben kavramlardaki ince ayrıntılara özen gösteririm. Müşteri Tecrübesi Yönetimi ile Deneyimsel Pazarlama arasındaki farklar, benzerliklerden daha fazla ilgimi çeker.
- Uğur Özmen
Yeni yönetim kavramı eğer "yeni" kelimesi altına yüklenmek istenen gelişmeleri, değişmeleri gerçekleştiremiyorsa çalışanlarda normalde olabilecekten kat kat fazla hayal kırıklığı ve motivasyon azalmasına neden oluyor. Bana göre bir bakıma da en üst kişiye, örneğin bu patrondur, hakaret gibi. Eski yönetimi de getiren oydu, aptal mıydı da eski yönetimle çalıştı? Bir çeşit patronun başarısız/yetersiz seçimini yüze vurmak gibi ...
- ipek aral kişioğlu
Şirketin iyi projelerini gereksiz olarak görüp, tasarrufa giderek devrim yapacağına inanan bir yönetim, yeni yönetim, sıkıyönetim misali ise gidecek yer ararsın ve yıkıcı yönetimle zaman kaybetmezsin!
- marmara98
Yönetim değişikliğinin yapıldığı t anını milat sayarsak eski ve yeni diye ayrılan iki zaman diliminden bahsetmemiz etimolojik açıdan kaçınılmaz ama bu anlam kargaşası kavgası asıl meseleyi, yani yönetim değişikliklerinde süreklilik ve tutarlılığın devamının zaruriliğini kaçırmamıza neden olmasın.
- Enver ALTIN
Yeni yönetim niye gelir? ... kanımca eski yönetimin yetersizliklerinden ... iki nötr diyebileceğimiz seçenek olabilir: 1. eski yönetimi temsil eden en üst profesyonelin emekliye ayrılması , 2. o kişinin başka bir işe geçmesi. Bu iki seçeneğin ötesindekileri olumlu algılayamıyorum ben. Ama elbet aklıma gelmeyen olumlu nedenler olabilir.
- ipek aral kişioğlu
Başkası konuşurken, Enver'in dediği "milat" anını konuşabilir. Ama burada kendinden bahsederken "yeni yönetim" diye konuşanları tartışıyoruz.
- Uğur Özmen
Yani bana konuyu saptırmayın mı diyorsunuz Uğur bey ? :)
- ipek aral kişioğlu
Hayır. Kendinden bahsederken "yeni yönetim" sözü kullanmanın "nötr" olamayacağından bahsediyorum. "Biz yönetim olarak..." diye başlayan cümle ile "Biz yeni yönetim olarak..." başlayan cümle arasında "tarafsız" olmayan birçok "alt-yazı" çıkarılır. Doğal olarak...
- Uğur Özmen
Ben Uğur bey'in "tarafsız" olmayan birçok altyazı çıkartılabileceği görüşüne katılıyorum. Sonuçta yeniye neden olan şey eskiden duyulan memnuniyetsizlik, kaygı. Böyle bir vurgu ile gelen kişi(ler), şirket süreçlerini çalışanların zihninde zedelemiş olur.
- ipek aral kişioğlu
30 yılı aşkın iş hayatımda, eski veya yeni gelen kadrolarda defalarca yer aldım. Küçük bir kurumsal bankanın perakende banka olması sürecinde bizzat çalıştım. Mevcut yönetimin yeni bir uygulamayı getirmesi durumunda "yeni yönetim" diyen birilerini hiç görmedim.
- Uğur Özmen
Yönetimin en önemli kuralı, işler düzgün yürürken, köklü değişiklikler yapılmamasıdır. ("Good to Great" kitabını öneririm.) Şirket çok iyi giderken "arkadaşlar, duydum ki iyi bir akım varmış. Adı da Kaizen.." diyen bir üst yönetim olmaz. İyi gidiliyorsa, sadece nereler daha iyi yönetilir diye bakılır. O zaman da "yeni yönetim" demez kimse kendisine...
- Uğur Özmen
Örneğin politik arenada seçim sloganlarında ağırlıklı olarak 'yeni'den ziyade değişim vurgusunu görüyoruz. Obama "Yes, we can" dedi. Yenilik değil, değişim vurgusu yaptı. Yani varolanın iyileştirilmesi, geliştirilmesi ... Popülist medya söylemleri "yeni" olmaya taşıyor, bilinçli politikacılar ise değişim vurgusu yapıyor.
- ipek aral kişioğlu
"Yeni yönetim"ler, "enkaz devraldık" edebiyatını severler. Eski yönetimler de hatalarının abartılıp yaptıkları başarılı işlerin görmezden gelinmesinden endişe/nefret eder. Bu duruma izin vermek, yeni yönetimin icraata geçmek yerine eski yönetimi yermekle, kendilerinin onlardan daha iyi olduğunu ispatlamakla uğraşmasına, kimi zaman da eskilerle yenilerin çatışmasına izin vermektir. Uğur Özmen, yazı net, gerçek de net. yazı gerçekle birebir örtüştüğünü görmek mümkün düz mantık bakmazsak eğer. Eline sağlık
- Omer Ekinci
Ben bu yazıdan şöyle bir ders çıkardım : "Başarısız olan yönetimi değiştirin, EĞER DEĞİŞİMİ YÖNETEBİLECEKSENİZ!". Bilmem katılır mısınız?
- Omer Ekinci
Yazıyı yazarken, bunun Gelistrend'e uygun olduğu gelmişti aklıma... Aynen yukarıda yazdıklarını anlatmaya çabalıyorum Ömer. Teşekkürler.
- Uğur Özmen
Bazen yeni yönetim kacınılmaz oluyor. Telsim mesela; Tmsf el koyduğunda yeni bir yönetim oluşuyor ve Telsim'in satışı gerçekleştiğinde yeniden yeni bir yönetim oluşuyor. Her iki durumda da yeni yönetim demek doğru bişey. Bu uç nokta dışında; yeni bir yönetim anlayışı benimsiyorsa şirket, yeni yönetim demekde sakınca görmüyorum ben. Hep iyiye gitmek amacsa, yeni her zaman eskiden iyi...
more...
- Serap Yilmazer
Seth Godin ne güzel yazmış... http://sethgodin.typepad.com/seths_b... Troller... Profesyonellere onları görmezden gelmeleri için para ödeniyor. (İşlerinin bir parçası...)
Düzgün tartışamadığınız insanlarla zaman kaybetmeyin.
- Uğur Özmen
Sadece profosyenel ortamlar değil, hayatın her alanı için geçerli bir motto bence...
- Ozan Cılga
Gercekten guzel bir ozet olmus. Bir donem ben de trolleri umursuyor ve kafama takiyordum. Bir suredir durum degisti. Ff'in bunda katkisi buyuktur.
- M. Serdar Kuzuloglu
from iPhone
İşin içinde siz de olunca, yetenekli gençler için hakikaten büyük bir fırsat ortaya çıkmış demektir. Bu heyecanı yaşamak için, gidip yaşımı hiç olmazsa bir 20 yaş küçültsem mi acaba :)
- Cahit Akın
“Birey olmanın baş özelliği seçmektir.” Seçilmek gibi edilgen bir durum, birey olmaya yakışmıyor. Birçok seçenek arasından senin seçilmen bir ödül de olsa, asıl olan seçmektir."
- Sinem Co
41? 29! Deney 7’nin sadece internet işlerini yapmıyor. Tüm iletişimini tasarlayan ve yöneten de onlar. Kurgusuyla, etkinlik tarafı ile, radyo spotuyla, TV reklamları ile… tüm iletişim 41? 29! dan çıktı.
- Uğur Özmen
Hayatımın kalan her gününü, bu tanım içerisinde yaşamak istiyorum. "Keyif: Bir fıkraya kahkahalarla gülmek, neşeli anları sevdiklerinle paylaşmak, Boğaz’da güzel bir güneş batışı, neşeyle “amma da çok yedik” diyebilmek, takdir etmesi anlamlı birinin “çok iyi be!” demesi, bir çocuğun büyümesini izlemek, bir dostunun telefondaki sesi, kadehlerin birbirine çarpınca çınlaması, fırlama bir...
more...
- Muge Cerman
Biliyorum, sevmeyeni de çok. Ama ben (bu tanımda olduğu için) KEYİF kelimesini seviyorum.
- Uğur Özmen
"Anlamak" yerine yargılamayı daha çok sevdiğimizden bu sorunlar oluşabiliyor.Bir de herşeye fikrimizi belirtme hırsı.Uslup konusunda sorun yaşayanlara iletişim becerilerini geliştirme eğitimini öneririm.Keyifli pazarlar.
- Demirhan
Cumartesi akşamı Ankara'da olsam, Pazar günü Ankara kimleri görürüm
Herhangi bir katılıma açık buluşma planlanırsa ben de koşa koşa gelirim hocam (:
- M. Hakan Deryal
Uğur hocam, hala daha görüşemedik. Hep karıştırıyorsun ben istanbuldayım :)
- Cihan (ch) KALOĞLU
Her katılıma açık... Ne bileyim, saat 11.00 gibi başlayan bir muhabbet belki de (geç kahvaltı gibilerden) Veya öğle civarında... (Akşama döneceğim için, çok geç saate kalamam)
- Uğur Özmen
Geç kahvaltı uygundur bence, bir şeyler organize edelim biz Ankara'lılar olarak..
- Sinem Co
Emek 8. Cadde'de Şanlı Edessa'nın karşısında diye biliyorum, ben de hiç gitmedim ama böyle anlatıldı geçen hafta.. Daha detaylı bilgiyi Ömer'den almak daha sağlıklı olacak :)
- Sinem Co
Cihan İstanbul da :) Bi gün sen istanbuldayken de ben ankaraya gidip nispet yapıcam uğur hocam :)
- Cihan (ch) KALOĞLU
Aşti'den çıkınca Gazi İletişim'in arka sokağında kalıyor (İletişim fakültesiydi orası değil mi?)
- Yasin
aahh o gun Ankara disindayim ya :( tuhh :( @Ozlem, o ben oluyorum :) tuh ya ben de olabilecek olsaydim keskee, neyse Ev sahipligini Tolga abi itina ile yapacaktir mutlaka :) mekan konusunda verilmis tarifler aynen bize getirir sizi, 'Emek 8. cd. 83. sk 1/17' ayrica gmap'den de soyle; http://maps.google.com/maps...
- Ömer
from fftogo
Cihan sen de gel, hatta Müge Teyzem de gelsin :)
- Sinem Co
gokce 17sinde buradayim 18 inde yokum :( size gore ayarladim ama siz yoksunuz yani yarin? Babam zaten hazirlikli olur, direktifleri verecegim :p
- Ömer
from fftogo
maalesef gelemiyoruz.. haftaya tez jürim toplanacak, ona hazırlık yapmam lazım.. bu arada Uğur Hoca'nın feed'ini de haberleşmek için kullanmışız gibi oldu :) Ankara'da buluşacaklara şimdiden iyi eğlenceler, keyifli sohbetler :)
- GokceGoksel
ben de gelmek isterim. Kahvaltı ya da brunch tarzı bir şey mi düşünüyorsunuz. balıkçım da bu imkan voar mı? :)
- İsmail BASKIN
Pazar günü Tunalı tarafında saat 10:00-10:30 gibi diyoruz. O taraflarda kahvaltı için önerisi olan? Saat belli, mevki belli ancak kahvaltı edilecek yer konusunda arada kaldık. Tercihleri alalım.
- Burcu Saracoglu
Şahane.. Hadi yer ve zaman belli olsun. Tunalı tarafında kahvaltı güzel olur. Mekan olarak da Bestekar'da bir tercih yapılırsa harika. :)
- Taci Yalçın
estağfurullah hocam ne darılması :)) hem sizi özel davet edeceğim size de uyacak olan yakın zamanda bir tarihde :)
- Ömer
Taci Bestekar'da alternatiflerini alabiliriz, zaman olarak da saat 10:00-10:30 civarı Pazar günü..
- Sinem Co
Son durumu Pazar sabahı buraya bakarak öğreneceğim.
- Uğur Özmen
Uğur Hocam, Bir cumartesi akşamı da İzmir'e gelseniz, bakalım pazar günü burada sizi bekleyen kimleri kimleri görürdünüz acep...
- Erdal Erdogdu
İzmir de var orta vade planda... Ama "mevsimi geçti, yazın daha güzel olur" diyorlar...
- Uğur Özmen
Hocam, 4mevsim güzeliz biz :) Tabi plana, programa, ne zaman en uygun olursa sizinle burada buluşmak güzel olacaktır...
- Erdal Erdogdu
Harvard Cafe var. Kahvaltısı nasıl bilmiyorum ama, sessiz sakin, hizmeti güzel iyi oluyor. Mado'da iyidir.
- M. Hakan Deryal
Artık yol hazırlıklarına başlıyorum. Arada bakacağım buraya :-)>
- Uğur Özmen
Arkadaşlar ses seda kesildi. Yok m öneri başka? Veya nereyi seçiyoruz?
- M. Hakan Deryal
Galiba Mado ... Orayı biliyorum hiç değilse :-)>
- Uğur Özmen
Öyleyse saat 10:00 Tunalı Mado diyelim. Gelen kişiler bir kendilerini gösteririse iyi olur. Ben yarın büyük ihtimalle katılamayacağım. Öğlen belki katılabilirim. Ararım sizi. Kimler geliyor?
- Burcu Saracoglu
Oradayım bir aksilik olmazsa. Bu arada, Tunalı'da Mado kapanmıştı sanırım, yerine c'viz açılmıştı. Oradan bahsediyoruz değil mi, Tunalı'nın girişinde olan? Yoksa başka açıldı da benim haberim mi yok (:
- M. Hakan Deryal
Güzel bir muhaabeti sonlandırmak zorunda kaldık. Sinem, Barış ve Hakan ile saatler birbirine ekleniverdi. Gençler öğrenci... Dersleri yerine bana zaman ayırdılar. Müteşekkir kaldım.
- Uğur Özmen
Çok güzel bir sohbetti hocam, bize zaman ayırabilmeniz beni çok mutlu etti, en yakın zamanda tekrar görüşmek üzere.. Burakcım zaman olsaydı teklif edicektim Kıtır'ı ancak Uğur Hoca'nın fazla zamanı yoktu :)
- Sinem Co
Yazının yorumunda, yanlış anlama eğilimi olduğunu gördüm. Önemli bir ayrıntıyı buraya da taşımak gerek. Değişimin hızlı olması gereken ortamlarda bu uygulanmayabilir. Diğer yandan, Karayolları, Demiryolları, DPT gibi ülkenin uzun vadeli srateji ve kalkınması ile doğrudan ilgili her devlet kurumunda uygulanmalı. Ayrıca, kısa vadeli rant yaratabilecek (bu sayede uzun vadede sıkıntı yaratacak) başka yerler varsa, onlarda da uygulanmalı.
- Uğur Özmen
Yorumumu bloga bıraktım, yazılarını “hiperaktifler ve dikkat eksikliği olanlar için uzaktan eğitim” programı olarak önermek istiyorum. Tam dozunda ve kıvamında dersler var yazıklarında. Ne içini bayıltıyor insanın, ne de eksik kalıyor. Bir diğer yazıyı, heyecanla beklemeye başlıyorum.
- Muge Cerman
RFM hem şirkete; hem de müşterilerin içinde bulunduğu segmentlere göre değişir.
- Uğur Özmen
Bazı taksiler "korsan"... Öyleyse, kendini trafik kurallarının üzerinde gören belediye otobüsü ve halk otobüsü şoförlerine, "korsan" olmayan taksi ve minibüs şoförlerine ne diyeceğiz.
- Uğur Özmen
Bir taksicinin asli görevi, kendisine söylenen varış noktasına, en uygun şekilde (en kestirme yol, en kısa sürede varılacak yol vs vs takip ederek) - (nereden gidelim?, adresi siz biliyor musunuz? diye sormadan; oraya gitmem demeden; kısa mesafe gidince surat yapmadan; zorunlu sohbet ettirmeden) trafik kurallarına uyarak ve güler yüzle ulaştırmaktır.
- Yusuf Esenkal
Bu korsan taksilere hayır mitingine, taksiciler ve aileleri dışında katılacak birisi olduğuna inanmıyorum.
- Deniz Utku
biz geyigini yapiyoruz katılsak mı mitinge diye
- denizoktar
valla araba aldığım gün tek şükrettiğim şey taksicilerden kurtulmaktı, arabamı satıcam yakın zamanda ve tek endişem yeniden taksicilerle muhattab olmak zorunda kalacak olmak :(( Derdim 3 kuruş 5 kuruş fazlası azı değil, taksicilerin büyük çoğunluğu (en azından bana denk gelenler) sinirli, terbiyesiz, trafikte kurallara uymayan tipler. Sakin sakin yola çıkıp taksiden sinir küpü olarak...
more...
- Alev
Ben birçok post-soviet ülkedeki modeli çok beğeniyor ve takdir ediyorum. Yolda herhangi bir aracı durdurup nereye gitmek istediğinizi söylüyorsunuz ve pazarlık ediyorsunuz, anlaşıp binip gidiyorsunuz. Bence taksileri tamamen feshedip bu modele geçelim. Let the chaos rule.
- Enver ALTIN
Enver, ben gençken Türkiye'de de öyleydi.
- Uğur Özmen
Alev, o insanların arasındaki fark, korsan olanın randevu ve talep üzerine çalışması, sabit maliyetlerinin az olması. Korsan olmayan taksici ise belirsizlikler içinde yüzüyor.
- Enver ALTIN
Enver, ben gençken de (tamam çocukken diyim:) yolda falan taksi otobüs vs bekleyen birini gördü mü arabalılar durur, gideceği istikamete doğru ise alırlardı arabalarına. Ama artık hepimiz paranoyak olduk, hırsız mı cani mi sapık mı diye.
- Alev
Peki bu benim suçum mu Enver, bazen bi dövmedikleri kalıyor :)
- Alev
Bence senin suçun evet. Bu gibi adamlara para vermemek konusunda inat edersek nasılsa açlıktan ölecekler. Bırakalım ölsünler bence.
- Enver ALTIN
Ticarilere göre daha sakinler Alev'in dediği gibi. Fiyat listeleri var ve gideceğimiiz yere ne kadar ödeyeceğinizi önceden biliyoruz. Şoför daha fazla ücret almıyor. Bir sorun olduğunda ofislerini arayıp, durumu anlatığımızda, karşımızda bir muhatap bulabiliyoruz. Bir keresinde ben söylememe rağmen şoför bavulları 1.kata kadar kendi çıkarmıştı. Zaman geçtikçe bir tanışıklık oluyor ve açıkçası kendimi daha güvende hissediyorum korsan takside.
- Seviye Kaloğlu
Bu arada... yasal olarak bir adı var bu kuruluşların. Turizm ve taşımacılık şirketi şeklinde kuruluyor ve özel müşterilerine şoförlü araç kiralama hizmeti satıyorlar. Kesinlikle taksici değiller, korsan hiç değiller.
- Enver ALTIN
katılıyorum hocam. Besiktas barbaros iskelesinde 230 kusur adet taksi plakasının sadece bir kişiye ait olduğunu (230 x500bin tl) ve çalışanların hepsinin Urfalı bir aşirete mensup olduğunu, ayvalıklı bir taksiciden dinledim. İstanbul' da taksicilik mafyöz organizasyonları beslemek icin çalışan bir makina gibi. Karapara aklamak için en ideal yöntem. Parayi üstelik devlet aklıyor.
- ★muratkgirgin
ha bir de mesela işim gereği gece (hatta sabaha karşı) hastaneye giderken ya da hastaneden dönerken, yollarda genelde ben olurum arabayla bi de taksiler. O kadar çok taksici tacizine uğradım ki, laf atmalar, önüme kırmalar, sıkıştırmalar. Bu tecrübelerden sonra arabada şapka bulundurur oldum, saçları toplayıp şapkayı takıyorum ki kadın olduğum anlaşılmasın, bu kez de polis çeviriyor şüpheli görünüyorum diye :)
- Alev
Yıllar önce öğrenmiştim. Londra'da taksi şöförü olabilmek için tüm caddeleri ve sokakları bilmek gerekiyordu. Navigasyon cihazları ile bu kural halen geçerli mi bilmiyorum ancak, 18 yaşında ehliyet verip bir daha da hiç bir şekilde kontrol etmeyen trafik kanunlarımızdan ne beklenebilir ki. Ben 1.5 senedir korsan taksi kullanıyorum. Eski taksici bir amcamız. Kısa mesafe uzak mesafe hiç...
more...
- Olcayto Cengiz
Kar-tipi altında taksi bekleyen insanları karşısında toplayıp "Sen nereye gidiyorsun, sen, ya sen?" diye müşteri beğenen (adam seçen) 'legal' taksicileri gördüğümden beri korsan taksiler hakkındaki fikirlerim değişmiştir.
- İbrahim Özdemir
ahahah İbrahim kaç kez bindiğim taksiden indirilmişimdir kimbilir. Biniyosun yer söylüyosun, oraya gitmem buraya gitmem. Eee senin istediğin yere gidelim o zaman gezmeye çıktık sanki??? Birinde inat ettim inmedim, yol boyunca o söylendi ben söylendim, her zaman da atıyorum 18 tutmuşsa düz 20 veririm, kuruşuna kadar paramın üstünü alıp indim (hırsımı alamadım o ayrı)
- Alev
from IM
"çözüm önermeden miting yapmak gürültüdür" kesinlikle katılıyorum. sansüresansür hareketinde de aynı problem vardı mesela. sadece miting değil bir çok olaya uyarlanabilecek bir evrensel söz olmuş :)
- Zekeriya KOÇ
Ataşehir'de, hemen 3 blok ötede bir taksi durağı var. Komşu sayılırız. Kendilerinden başkası yokmuş gibi araba kullanıyorlar. Elimle "yavaş git" diye ikaz ettim. Kavgaya niyetlendi. Buralarda bir "korsan" biliyorsanız... Ailecek kullanalım...
- Uğur Özmen
Hocam aslında çok güzel iş, ben para yatırabilirim biraz buna galiba :)
- Enver ALTIN
Korsan taksiye hayır falan değil kesinlikle. İzmir'deyken korsan taksi kullanırdım sadece. Bir ucundan bir ucuna 25 liraya gidip keyifli sohbetli güzel vakit geçirirdim. Yolda müziğimi de ben seçiyordum, sigaramı da içiyordum. Hiç bi zaman bana abi kısa mesafe abi yağmurlu abi çişim var gibi bahaneler uydurmadılar. Üzgünüm ama Ticari Taksilerin yavşaklıklarından çok sıkıldım. Dün eve...
more...
- ArmaN ACAR
kendi korsan taksimizi kendimiz kuralım :))
- Alev
from IM
Arman, aynı durumda hemen plakasını alıp trafiği arayıp (156'ydı sanırım?) şikayet edersen "trafikteki asli görevlerini yapmamalarından" dolayı 600 TL gibi bir ceza kesiliyor diye biliyorum.
- Eren Kumcuoğlu
Kesinlikle doğru tespitlerde bulunmuşsunuz hocam. Önerileriniz de oldukça reel. Açıkçası ben de ticari taksi yerine korsan kullanmayı tercih ediyorum. Çünkü : Ticari taksiciler gibi 5 km lik yolu 10 km ye çıkarmıyorlar. Daha ucuz ve ne kadar ödeyeceğini önceden biliyorum. Ticari taksi baronları önce kendilerine baksınlar. İnsanları salak yerine koymasınlar. Hayat gerçekten de boşluk kaldırmıyor.
- nihat solmaz
Tükettikleri mazot ya da LPG'yi KM başına hesapladığınızda KM başına kazandıklarının 1/10'u kadar bile maaliyetleri olmadığı ortaya çıkıyor. Bu da yetmiyor biner binmez bir de güzel açılış ücreti ödüyoruz. Sokakta gördüğünüz sarı renkli her araba maaliyetinin 10 katı kadar kâr eden ve o da yetmiyormuş gibi habire mızmızlanan, bu kadar para kazandırdığı işletmesine hiç bakmayan ekmek tekneleri esasında. Oldukça kârlı bir iş olmasa taksicilik plakaları yüzlerce bin TL eder mi? Bence hiç acımamak lazım...
- Umut Gultekin
Şişli - Mecidiyeköy'de Cevahir AVM'ye yakın Alternatif Ulaştırma Hizmeti sağlayan bir işletme bilen varsa lütfen telefonunu paylaşsın.
- Yusuf Esenkal
Demek ki, taksi dışı "ulaştırma hizmeti" şirketlerine pazarda yer var. Yorumlar bunu gösteriyor. Enver??
- Uğur Özmen
Hocam, bir girisimci olarak, iyi hesap yapmadan bir ise girmenin ne demek oldugunu zor yollardan ogrendim. Musaadenizle biraz bunun ustune yatayim, pazar arastirayim. Bakalim bu isi yasal yoldan yapmanin maliyeti ne kadar fark ediyor. Sonra bi is modeli bulalim...
- Enver ALTIN
from IM
Korsanların hizmet kalitesi çok daha iyi. Demek ki bu plaka sisteminin değişmesi gerekiyor. Sıkıntı orada.
- Devran Eroğlu
En son bindiğim taksici, çoğu taksicinin korsan taksicilik yaptığını, kendisinin de ara ara korsan olduğunu söyledi. Bazı alışmış müşterileri bu şekilde kendi araçlarıyla daha ucuza ve sık götürüyorlarmış...
- firat coskun
Devlet'in tümden aradan çekilmesi doğru değil. O zaman vergi konusu da problem olur. Devletin kalite standartlarını belirleyen ve denetleyen bir organ olması gerek. Yani "sınav yapan" ve (şikayetler de dahil) kayıtları iyi tutan bir yapı gerekir. Yazıda önerdiğim gibi...
- Uğur Özmen
ehliyet alirken soforler odası mı ne ona benzer bi yere bi para yatırılıyor. onlar kim mesela, ne is yapiyorlar?
- Emel Senkul
Sevgili Emel orası padişahlık gibi, yönetimi babadan oğula geçen bir meslek kuruluşu, ama yüz karası bir yer, sülük gibi kan emci ,yaralı parmağa işemeyen, odasına kayıtlı insanların hakkını savunmayan yozlaşmış bir kurumç Al takke ver külah her yerde sürdüğü gibi, orada da gönül rahatlığıyla sürdürülüyor. Yıllardır ne paralar döndü taksi plakalarında vs insanlar mafyavari yöntemlerle susturuldular.
- Muge Cerman
Korsan taksiye evet diyorsanız, yazdığınız bir kitabın ve yaptığınız filmin daha iyi bir pakette ve kaçak olarak sunulmasına da ses çıkarmıyor olmalısınız. Korsan taksicilik düpedüz hırsızlıktır. Türkiye'de özellike taksi sisteminin kötü olduğu gerçektir ancak bunun çözümü korsan taksicilik değildir. Bugün otomobil alıp korsan taksicilik yapan yarın uçak alıp korsan uçak şirketi olursa ne olur?
- Murat Şahin
@muratsahin: Abuk ve abartılı örnek üretme yeteneğinizi takdir etmekle birlikte; önce taksi hizmetinin ne olması ve ne olmaması gerektiği konusunda anlaşalım, ondan sonra birilerini hırsızlıkla suçlayalım diyorum. Bugün araç kullanma ehliyeti olan herkes ücret karşılığı veya ücretsiz olarak isteyeni aracıyla istediği yere götürme hizmetini vermek hakkına sahip midir? "Korsan taksilere"...
more...
- Enver ALTIN
from IM
Murat Şahin... Örneğin abartısı konusunda Enver zaten yazmış. Korsan "uçmak" iyi bir fikir. Ama havaalanına "konmak" için bazı koşullar gerekiyor. Selim Tuncer'in dediği gibi "marifet uçmakta değil, konmakta" http://www.markam.biz/index... :-)> Ayrıca ben çözüm önerimi yazdım. Sizinkini de okusaydık keşke... Mesajınız son sözümü haklı kılıyor. "Çözüm önermeden miting yapmak... Bence gürültüdür..."
- Uğur Özmen
Korsan taksi diye adlandırdıklarınızın büyük bir kısmı korsan değil aslında. Araba kiralıyorlar şoförü ile birlikte. Buunla ilgili bir iki düzenleme yapılsa küçük sözleşmelerle bu işlem ile gayet rahat bir şekilde kullanılabilir. Çok mecbur kalmadığım sürece ben sizin korsan dediğiniz araçlardan kullanıyorum. Yeri geliyor kapıda bekletiyorum. Yeri geliyor istanbulun diğer ucuna kadar...
more...
- Cihan (ch) KALOĞLU
Annemler Bakırköy Osmaniye de oturuyor. Ananem yaşlı kadın. Ne zaman Bakırköye gitmek için taksi çevirsek taksicinin asık suratını çekiyoruz. Ulan dangalak , yaşlı kadın, bizde biliyoruz iki adımlık yolda yürümeyi yoksa. Birde bagaja eşya koymak istemeyen taksi şöforü vardır ki o daha da kıldır, surat asar , söylenir, akar mı diye sorar elli kere .. Gece bardan çıkarsın, hap teklif...
more...
- morkedipatisi
İlk duyduğumda Korsan Taksi'yi olumsuz bakmıştım ama bütün yorumları okuduktan sonra, özellikle taksicilerin terbiyesizliklerini hatırladığımda, bir tane korsan taksicimin olması gerektiğine karar verdim. Hakkaten bulacağım bir tane ailecek kullanacak.
- Osman Özmen
Türkiye'de bir taşımacılık kanunu var ve yolcu taşıma işini de tarif ediyor. Şehir içinde bbir noktadan diğerine km vb hesaplarla adına şoförlü araç kiralama vs diyerek bu iş yapılamıyor o kanuna göre. Yapıldığında adı korsan taksicilik oluyor. Taksi sisteminin çözülmesi için ise bu işin şirketleşmesine izin vermek yeterli.
- Murat Şahin