Uğur Hocam ben de yine kendi üniversitemden örnek vermek isterim.MBA iş bulamadıkları için/deneyimleri olmadıkları için boşta kalmama niyetli bir alternatif sadece ve maalesef.
- ilker Serdar (Mr.Pizza)
Malesef @ilker uzmanlaşmak yerine senin de söylediğin gibi "MBA yaparsam iş bulma ihtimalim artar." diye düşünerek giriyorlar. İsim vermeyeyim ama nişanlım burada ve yurt dışında yaptığı yüksek lisans sonrasında burada misafir olarak girdiği amerikan edebiyatı doktora derslerinde Foucoult ile ilgili yapılan bir alıntı sonrası öğrencilerin sözleşmişçesine Foucoult kim diye sorması'nı anlatıyordu bana üzülmüş ve siniri bozulmuş bir halde. Daha üniversite yıllarında bir edebiyat öğrencisinin bilmesi gereken kuramcılardan birini bırakın yükseği Doktora'da bile bilmemeleri durumu aslında MBA konusunda konuşulanı özetliyor. Amaç uzmanlaşmak bilgiye ulaşmak değil diplomayı almak...
- aykut ibrişim
ABD'deki çoğu okul zaten bunu şart koşuyor değil mi?
- Hande Sonmez
Askerden kaçayım derken doktor olmak :) bizim şirkette 2 tane var :)
- Erhan Kocabaş
@Hande, evet aynen öyle 2-3 sene iş deneyi istiyor, bazı sınavların şartlarını sağlamasını istiyor... (En güzeli) Bazıları ise ne olursan ol paranı al gel demekte...
- İsmail Dağlı
@Can burada(ki burası İstanbul Üniversitesi İşletme FAKÜLTESİ(iibf'ye bağlı bir bölüm değil ve mezunlarının öyle böyle yerlerde pozisyonlarda çalıştığı bir okul değildir) şu anda aynen durum dediğin gibi.İşsizlikten dolayı MBA.Üzücü cidden çok üzücü.
- ilker Serdar (Mr.Pizza)
Lisanstan yeni mezun olup MBA e gelen öğrenciler, maalesef derslere katkı sağlayamıyorlar, bu bir gerçek. Öte yandan bu arkadaşların derslikleri kalabalıklaştırmaktan başka da bir zararları olmuyor...
- kaan gonel
Öğreticileri eleştirmek yerine, öğrencileri eleştirmemeli.
- Yusuf Arslan
alanında en iyi 500 üniversite içine girdiği halde öğrencisinin ne iş hayatında önünü açan hatta staj yapmasını sağlamayı bırakın staj belgesi bile vermediğinden öğrencileri ortada kalan bir üniversitemiz mevcut. (korkarım bu sadece ist. üni. de de değil..)üniversitenin öğrenciyi bünyesinden başka yerde işe yaramazmışcasına tutumu da bu yöndeki kararlarda büyük ölçüde etkili bence
- çağrı
Öğrenciler de sütten çıkmış ak kaşık... Öğreticiler ne verdiyse, yalayıp yutuyorlar zaten. Hatta yetinmiyorlar, üzerine bir de çalışıp öğreniyorlar... Hocalarını geçmek en büyük amaçları... Hadi canım sen de...
- Uğur Özmen
tüm A larımı ben aldım.. hep hocalarım F verdi :)
- ersan bilik
uğur hocam kesinlikle sizinle ters düşmek isteyeceğim en son şeylerden. istisna durumundayız çevrenizde belki ama arakadaşlarım ve ben bir şeyler başaralım diye çaba sarfediyoruz..
- çağrı
Çağrı, yukarıda sözünü ettiğim sözü "Öğreticileri eleştirmek yerine, öğrencileri eleştirmemeli" yaklaşımına karşı söyledim. Ersan'ın dalga geçtiği gibi düşünüyor öğrenciler. Çağlar'ın feed'inin altındaki bir öğretim üyesinin bakış açısı da senin sözlerini doğruluyor (maalesef). Bu durumda, birbirine uygun davranıyorlar. Arz ve talep birbirini karşılıyor. Özetle, sana katılıyorum, ama doğrusu bu değil.
- Uğur Özmen
İstanbul üniversitesi işletme fakültesini 7 yılda bitirdim. Ancak bu esnada sürekli olarak çalıştım. Her ne kadar okulun formatı okumak+çalışmak olmasada ben bu yolu seçtim. Hiç pişman değilim. Ancak okulu bitirmek için çok zorlandığımı söylemeliyim. Çalışmak isteyen öğrenciye imkan sunulmalı diye düşünüyorum.
- selim
Öğrenci bilmeyendir. Bilmediği için ona kızmak haksızlık olur. Verileni neden ve nasıl yalayıp yutacağını ve bu gerçekleşmediği takdirde öğrenciyi hangi metodlarla doğru yola götüreceğine ikna etmek, öğretim üyelerinin mesleğidir ve bunun karşılığında para almaktadırlar. İş hayatında tutunamayan, başarısız insanların toplandığı bir yer olursa Üniversiteler, öğrencileri eleştirmeyi de mesleklerinin bir parçası olarak görmeye başlarlar. Fakat amacı ve ulaşılmadığı takdirde ki sorumlular ortadadır.
- Yusuf Arslan
Böyle der ve sorumluluktan kurtuluruz. Hatta daha çocukluğunda öğrenmeyi, çalışmayı, araştırmayı öğretmeyen anne-babayı da kurtarırız sorumluluktan. Ohhh ne rahat...
- Uğur Özmen
Özyinelemeli şekilde, öğretim üyelerinin de bu şekilde sorumluluklarından kurtulduklarını söyleyebiliriz. Fakat bu yumurta mı, tavuk mu sorunsalının cevabı bellidir: Anne ve babaların sorumlulukları öğrenmeyi, çalışmayı, araştırmayı öğretmek değildir. Anne-baba olmak için her hangi bir ehliyet veya önkoşul da yok. Fakat öğretim üyelerinin diplomaları vardır ve maaş almaktadırlar.
- Yusuf Arslan
Fransızca öğretmenlik mezunuyum 2.sınıfın sonunda ingilizce öğretmenlik bölümünde yan dala başladım fakat ingilizce bölümündeki hocalarımın yan dal öğrencilerini istemediği o kadar belliydi ki en son "yeterince öğrencimiz var siz nereden çıktınız" gibi bir laf işitince ne oluyoruz dedim. Yani o bölümden mezun olmamam için ellerinden geleni yapıyorlardı sanki, kötü bir öğrenci değildim fakat ayrımcılık derecesinde her türlü zorluk önüme konulunca vaz geçtim. Son bir sene kala bıraktım. Şimdi pişman mıyım? şuan değilim ama ilerde olabilirim diye düşünüyorum. Açıkçası kurtulduğum için seviniyorum şuan. Hevesimi tam olarak körelttiler üzerlerine gitsem belki başarabilirdim belki çok büyük bir hata yaptım ama dayanamadım. Şimdi farklı bir alanda dilimi kullanarak kendimi geliştiriyorum, çalışıyorum. Bir-iki sene sonra da olursa master yapmak istiyorum. Yani iş tabii ki öğrencide bitiyor ama öğretmenlerin de bir şekilde teşvik edici ve heveslendirici davranması gerektiğine inanıyorum. (konunun dışına çıkmış olabilirim özür dilerim doluyum bu konuda)
- Dilara TAN
Ya o değil de bu askerden kaçmak için master, doktora yapanlar eninde sonunda yine askere gitmiyorlar mı? Yaş ilerledikçe de daha da zor oluyor bu askerlik işi, kaçmak niye hiç anlamam.
- Coşkun Taşdemir
Anne-baba olmayı sadece çocuk yapmak sanan bir zihniyetin ürünü satırlara yansıyor. Evet.
- Uğur Özmen
Hayır. Sadece vurguladığım nokta: öğretim üyelerinin sorumlulukları var. Bunu gerektiği gibi yerine getirmiyorlar. Yazdığım bir kaç cümleden zihniyet analizi yapmasak? İçeriği tartışmak gerekli.
- Yusuf Arslan
Öğretim üyesinin sorumluluğu 18 yaşındaki birini meslek sahibi olacak şekilde eğitmek. O yıla gelene kadar çalışmayı öğrenmemişse, öğretim üyesi öğretemez. Anne-babası onu kötü yetiştirmişse, "paranı babam veriyor" der. Derse geleceğine sokakta sürter. Araştırma yapacağına arkadaşından kopyalar. Bunları okul öğretemez. Bunları aile verir. Üniversite insana doğru bilgiyi nereden bulacağını öğretir. Günümüzde hızla değişen bilgiyi nasıl sürekli güncel tutacağını öğretir. Ama bunu öğrenmeyi isteyip istememek, ailenin eğitiminden gelir. Eğer "Anne-baba olmak için her hangi bir ehliyet veya önkoşul da yok. Fakat öğretim üyelerinin diplomaları vardır ve maaş almaktadırlar" zihniyetini savunuyorsan, "paranı babam veriyor" diyen çocuğa yakın bakıyorsun demektir. Tartıştığım zihniyet de bu zaten.
- Uğur Özmen
Damla, Richard Branson veya Steve Jobs veya Bill Gates'i örnek alıp üniversiteye de gerek yok diyebilirsin. Hatta Sakıp Sabancı'yı örnek alıp "Lise bile gereksiz" kanaatine de varılır. :-) Bu arada, ABD'deki MBA öncesi çalışma süresi ortalama 12.8 yıl ve bunun 8.2'si yönetim düzeyinde (Kaynak: Executive MBA Council)
- Uğur Özmen
çok uluslu bir ilaç şirketinin GM`i ile tartışırken, executive MBA programlarına, harvard`da neden 100 - 200.000$ verilir ki gibi birşey sormuştum... o da bana şu cevabı vermişti; "çünkü arkadaşların nestle`nin ceo su , general motors'un pazarlama müdürü olabiliyor" :)
- ersan bilik
Doğrudur. Bunun yanında bir anekdot da ben anlatayım. Kendisi Harvard mezunu bir patron, GM'ini Harvard'a göndermişti. Ersan'ın dediği gibi "okul arkadaşı" faktörü dışında birkaç cümle daha vardı. Günde 200 - 300 sayfayı anlayarak okumak + karar verirken tüm etmenleri gözetebilmek... http://ugurozmen.com/blog... ve http://ugurozmen.com/blog... serisine devam mı etmeli acaba
- Uğur Özmen
MBA akademik bir sıfattır hocam naptınız öyle. Tr deki mba eğitminin kötü olmasını eleştirmek başka eğitime vize koymak başka düpedüz elitizm bu :)
- Üstün Üzüm
İşletme mezunları MBA yapmadan doğrudan doktoraya başvurabiliyorlar. Bu yıl hem Sabancı Üniv.'den, hem de Koç Üniv.'den Cornell, UCLA gibi okullara doktoraya giden mezunlar oldu. MBA derseniz, o dünyada başka amaçla yapılıyor... Ama akademik değil.
- Uğur Özmen
normali bu zaten, mba denen programin mantigi bu. ancak turkiye'de yalnizca para toplamak icin egitim veren okullar bazen bunu gormezden gelip aliyor programa ogrencilere. o ogrenciler de zaten ne uzerine o okula girdiginin farkinda bile olmayan insanlar.
- Eda Demir
18 yaşına kadar her hangi bir öğretim görmeyen kişiler mi MBA eğitimine giriyor? Oraya kadar elini kolunu sallayarak gelebiliyorsa, sorun anne-baba dan önce, ön eğitimin sorunlu olduğunu gösterir. (O ön eğitimin sorumlusuda yine maaş alan kişilerdir.) Benim savunduğum kesinlikle saygısızlık ve sevgisizlik değil. Evet, saygı ve sevgiyi tamamen aile öğretmelidir. MBA'nın gerekli olup olmadığı konusunda: http://www.guardian.co.uk/educati...
- Yusuf Arslan
Sadece saygı ve sevgi değil, çalışmayı, doğru hedefe yönelmeyi, ahlaklı olmayı (kopya çekmemeyi), kitap okumayı aile öğretir. Öğretmen değil...
- Uğur Özmen
Malesef her anne-baba üniversite mevzunu değil. Okuma yazma bilmeyen anne babalardan bahsediyoruz. Hedefin ne olduğunu bilmeyen, kopya çekmenin ne olduğunu bilmeyen aileler.
- Yusuf Arslan
Maalesef yanılıyorsun. Okuma yazma bilmeyen anne-babalar çalışmayı, kolay yoldan köşe dönmemeyi, ahlaklı olmayı öğretebilir. Zaten bu kavramları başkası öğretemez.
- Uğur Özmen
Nasıl yanılıyorum? Ahlak ve sevgiyi aile öğretmeli diyorum. Siz bunları tekrarlıyorsunuz ben tersini söylemişcesine.
- Yusuf Arslan
Kopya çekmek nedir? Ahlaksızlık mıdır? Nasıl olur da bunu aile öğretemez? Çalışmayı da aile öğretir. Bunun için okuma yazma bilmeye gerek yok. Üstelik, anne-babanın (ikisinin birden) okuma yazma bilmediği yüzde de oldukça az. Ya kavramları ben boşu boşuna vurguluyorum, ya da...
- Uğur Özmen
Siz hiç (her zaman dem vurduğunuz deneyiminizle) ailesinin karşı çıkmasına karşın okumak isteyen ve bunun için çabalayan öğrenci modeliyle karşılaşmadınız mı?
- Yusuf Arslan
Bu cümleler bana mı ait: "Anne ve babaların sorumlulukları öğrenmeyi, çalışmayı, araştırmayı öğretmek değildir. ". "Okuma yazma bilmeyen anne babalardan bahsediyoruz. Hedefin ne olduğunu bilmeyen, kopya çekmenin ne olduğunu bilmeyen aileler."
- Uğur Özmen
Çeliştiğim her hangi bir nokta yok. "Anne ve babaların sorumlulukları öğrenmeyi, çalışmayı, araştırmayı öğretmek değildir. " ve "Evet, saygı ve sevgiyi tamamen aile öğretmelidir."
- Yusuf Arslan
Kendisiyle bu kadar çelişkiye düşüldüğünde, hemen tartışmayı bırakırım. Buyrun devam edin.
- Uğur Özmen
Bunu yazacağınızı tahmin etmiştim. :)
- Yusuf Arslan
Bardagin bos tarafinda bakiyor Ugur bey. Ilk tanistigimda bana "fikir onemli degil" dedi ve ben o anda koptum kendisinden.. (yani onun fikirlerini dinlemedim bile) belkide sadece yanlis anlasilma =]
- !lker yoldas. )°(
Herkesin şahane fikirleri var. Hayata geçirilmedikçe fikir önemli değil. Lafı bir yerinden anlayanlar için, evet "fikir önemli değildir." "Kaç tanesini hayata geçirdin" diye sorarlar adama...
- Uğur Özmen
en az 3 yil is deneyimi olmadan ve insan mba'den ne bekledigini anlamadan mba'ye basvurmayi ertelemek cok yararli
- Fatmanur Erdogan
Dün Bülent Eczacıbaşı'nı dinledik. MBA'e çok önem verdiğini söyledi. Mezun olur olmaz değil, iş yaşamında deneyim kazandıktan sonra yapılmasını tercih ettiğini vurguladı.
- Uğur Özmen
Üniversiteye girmeden önce de bir sene çalışma zorunluluğu olsun. Oynamak kurcalamak lazım eğitim sistemini. Bir nesil harcarız belki ama ideali buluruz sonunda.
- Yiğit Karakış
Yiğit, bu konuyu biraz işlemek gerek.
- Uğur Özmen
Master yapmanın ne demek olduğunun pek de bilinmediğini düşünüyorum...
- tugrul akin
Uğur bey biliyor musunuz, anafeed'imin ilk sayfasının en altında hep sizin bir feediniz oluyor ama hep yani :)
- Parfe
Parfe... Buna sevinebilirim değil mi?:-) (Yani sevinirsem kızmazsın diye umuyorum.)
- Uğur Özmen
yok canım neden kızayım, fakat sürekli en son feed sizinki oluyor. oraya sabitlemek için para verdiğinizi düşündüm bir ara :)
- Parfe
MBA yapılacaksa iş hayatına girildikten sonra yapılmalı tezine kesinlikle katılıyorum. Okul biter bitmez henüz iş hayatını bilmeden “Master of Business Administration” öğrenmenin anlamı var mı? İşletmede master derecesi yapmak :)
- Sevil Mert ~ E-lmayra
Master yapmak demek, bir konunun USTA'sı olmaya çalışmak demek. MASTER = USTA... Okulda ders seyrederek usta olunmaz.
- Uğur Özmen
Yüksek lisans yaptığım dünemde sınıfta benim gibi öncesinde iş hayatında gelen çok fazla kişi yoktu. Çoğunluk lisansı bitirip direkt oraya geliyor. Şöyle de bir gerçek var, akademik kariyer yapanların bir çoğu özel sektör deneyimine sahip değil, ya da tam tersi. Tabi hocalarımı tenzih ediyorum :) Bu konuda Can Dündar'ın bir röpotajından alıntı vermek isterim "Gazetecilik mesleğinde şöyle bir şey var: iletişim okuduysanız, bu sektöre girdikten sonra biraz mesafeli karşılanıyorsunuz, çünkü oradaki alaylılar mekteplileri pek sevmiyorlar. Çekirdekten yetişenler, bu işin okulda öğrenilemeyeceğine inanıyorlar. Buna karşılık iyi bir gazetecisinizdir, bir süre sonra üniversitede öğretim görevlisi olmaya kalkışırsanız, orada vebalı muamelesi görürsünüz çünkü mesleğin bütün kirini, pisliğini üzerinize toplamışsınızdır. Üniversitede bir arınmaya ihtiyacınız vardır, her şeyi baştan öğrenmeye ihtiyacınız varmış gibi bir muameleyle karşılaşırsınız. Bana sorarsanız, akademinin sektörden, sektörün de akademiden öğreneceği çok şey var. İletişimin bu iki ana damarının aynı nehre akması lazım."
- Eva Çiton
Mühendislik ya da başka bölümlerde okuyup, o alanı çok sevmeyen, sektör değiştirmek isteyen, işletme dallarında(pazarlama, finans, CRM vs.) kariyer yapmak isteyen öğrenciler direk üniversite çıkışı MBA yapmayı seçebiliyorlar. Zira mezun olduğunda okuduğu alanla alakalı bir firmada dahi pazarlama, yönetim ile ilgili bir işe başvuran mühendislik öğrencisi kabul edilmiyor, çünkü zaten işletme, finans okumuş, stajını yapmış sürüyle öğrenci sizden bir adım daha önde oluyor, siz istediğiniz kadar, okurken kendinizi bu alanda geliştirmiş olun, elinizde işletme diploması olmayınca size bakılmıyor. İstediği alanda iş bulamayan öğrenci ne yapsın, sektör değiştirmenin en kolay yolu olan MBA'e başvuruyor. 2 yıl sonra belki deneyimli akranlarına göre çok fazla şey kazanıp çıkmıyor o okuldan ama en azından sektör değiştirmiş oluyor.
- CapeLLa